Anasayfa | Yazarlar | Süleyman Akkoyun | Ergenekon Devletin Dışa Vurumudur

Ergenekon Devletin Dışa Vurumudur

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font

                 

ERGENEKON DEVLETİN DIŞA VURUMUDUR

suleymanakkoyun@hotmail.com

    

Türkiye'deki “derin” yapılanmalara ilişkin defalarca yazdım. Tekrarın tekrarı da olsa, uzun bir süredir gündemi belirleyen “Ergenekon Operasyonu” ve bunun toplumun farklı kesimlerinde yaratmış olduğu abartılı beklentiler üzerine, Ergenekon'un ne olup olmadığına ve nereye kadar gidebileceğine ilişkin düşüncelerimi yeniden, Nasname okuyucuları ile paylaşma gereğini duydum.

 

Türkiye ve Kürdistan'da resmi tarih ve resmi ideolojilerden arınmış özgür bir yaklaşım eksikliğinden kaynaklanan handikap; toplumsal çatışmalara kaynaklık eden olguların bilince çıkartılmasını sadece sınırlamakla kalmıyor, aynı zamanda olguların kurgulanış felsefesini ve tarihsel geri planını dikkate almayı da güçleştirip,  bireyin olguyu bilince çıkarmasını karmaşıklaştırıyor. Dolayısıyla, hem Ergenekon'un yapısı ve hem de Abdullah Öcalan'ın da bu derin yapılanmanın üyesi olup olmadığı gibi bunaltıcı/kırıcı bir tartışmaya kilitlenmenin temel nedeni; yukarıda ifade etmeye çalıştığım,  resmi tarih ve resmi ideolojilerden arınmış özgür bir yaklaşımın, totaliter yapılanmalarda yaşam hakkı bulamamasından kaynaklanmaktadır.

 

Zaten, Devlet'in işlediği siyasi cinayetler ile PKK'nin bir gelenek haline getirmiş olduğu iç infazların Kürd toplumunda yaratmış olduğu travmaların sonuçlarına bakarak bile, birbirlerine karşıtmış gibi görünen odakların, özünde aynı karargahtan yönetildikleri ve birbirlerini beslemiş oldukları rahatlıkla tesbit edilebilir. Bu duruma en açık örneklerden biri de, şantaj ve tehditler sonucu PKK ile çalışmak zorunda bırakılan, Musa Anter'in öldürülmesi olayıdır. Çok iyi biliniyor ki, Musa Anter, kendisine PKK tarafından verilmiş olan bir işi yerine getirmeye çalışırken, yani PKK'den ayrılmış olan Hogır kod adlı Cemil Işık'la görüşüp, onu yeniden PKK'ye katılmaya ikna etmeye çalışırken, öldürülmüştür. Yani, Musa Anter ”Cellat”ın eline bilinçlice verilmiştir. Buna benzer örnekler çoktur.

 

Şurası iyi bilinmeli!.. 1999'dan sonra Öcalan tarikatından kaçmış veya kopmuş olmalarına rağmen, kendilerini paklayabilmek endişesiyle, pısırıklaşarak detaylarda boğulan eski “komutan”ların sergilediği yamuk duruş, PKK'de egemen kılınan kişilik bozulmasından kaynaklansa dahi, sonuçta; Öcalan-Devlet ilişkisinin tüm yönleriyle deşifre edilmeden bu günlere taşınmış olmasına katkı sunmuştur/sunmaktadır. Dolayısıyla, kişisel kaygılardan dolayı "susmak", "pısırıklaşmak" söz konusu bireyleri temize çıkarmaz/çıkarmamalıdır.

 

Defalarca yazmış olduğum gibi, Türkiye'de Ergenekon türü çeteleri temsil eden güç silahlı bürokrasidir, senaryosunun yazıldığı ve tatbikatının yapıldığı yer de, Genelkurmay Başkanlığı'na bağlı olan Özel Harp Dairesi'dir. Bu Daire toplumsal organizmanın tüm hücrelerine kadar örgütlenmiştir. Amaçları arasında; Kemalist otoritenin toplum üzerindeki hakimiyetini korumak için toplumun nabzını tutmak, silahlı bürokrasinin belirlediği yolda yürümesini ve garnizon kültürlü tek bir toplum yaratmak için sürekli taşaron örgütler kurmak ve yönlendirmektir (Kürdistan'da PKK ve Hızbullah gibi).

 

Aslında, 1972-1980 süreci kavranmadan, Türkiye'de muhalefet ve iktidarın görünmez organlar tarafından yönlendirildiği ender ülkelerden biri olduğu gerçeğini kavramak çok güçtür. Bunu kavramak için en basit formül, 1970'lerden bu yana Doğu Perinçek'le Abdullah Öcalan'ın ilişki, çelişki, çatışma ve Kemalist çöplükte buluşma süreçlerine bakmaktır. Türkiye'de egemen asker elit; kendi egemenlik alanında politik boşluğa yer bırakmayacak kadar değişik siyasi oluşumlar kurarak/yönlendirerek vb. yollarla, çok ince bir stratejiyi hep izleyegelmiştir. Kürd siyasi aktörlerinin bunu görememiş veya geç görmüş olması, halkımız açısından büyük bir talihsizlik olmuştur. Keza, söz konusu aktörlerin PKK'yi de devletin bu stratejisinin Kürdistan'a uyarlanmış bir versiyonu olduğunu algılayamaması veya geç algılamasının halkımıza faturası çok ağır  oldu ve olmaya da devam ediyor.

 

Tarih; Türkiye'de terörün başlaması ve durmasının, gerginliklerin tırmandırılması ve düşürülmesinin, farklı toplum kesimlerini çatıştırarak sokaklarda can ve mal güvenliğinin bırakılmamasının, siyasi belirsizlik yaratarak darbelere zemin hazırlayan ve yönetenlerin, öte yandan da topluma kendini kurtarıcı olarak sunan ve yutturan temel gücün; Genelkurmay bünyesinde örgütlenmiş olan Özel Harp Dairesi olduğuna tanıklık eder. Bu totaliter elit, ayrıca bir darbe ideolojisi olan "Kemalizm"i ordunun eliyle toplumun her kesimine dayatmış ve kendisiyle özdeşleşmeyen hiçbir birey, parti ve sivil toplum örgütüne; siyasal, sosyal, kültürel ve örgütlenme hakkı tanımamıştır.

 

Dolayısıyla, Ergenekon türü çeteler, Özel Harb Dairesi'nin cılkı çıkmış tortularından başka bir şey değildir. Başka bir değişle, Ergenekon ve benzeri suç örgütleri, buz dağının sadece görünen bölümüdür. Buz dağının derinliklerinde ise, Genelkurmay Karargahı'nın ev sahipliğini yaptığı, Özel Harb Dairesi vardır.

 

Türkiye egemenlerinin Kürd halkına karşı uyguladığı inkar ve imha konseptinin sürdürülebilirliğini olanaklı kılmak için baş vurduğu entrikaların birer sürümleri olan bu çeteler, otoriter elitin kendilerine verdiği serbesti ile evrimleşerek kontrol dışına çıkmıştı. Çoğunluğu asker kökenli olan bu insan müsveddelerinin sınır tanımayan provokatif eylemleri doğal olarak kamuoyunun dikkatini Ordu'nun üzerine çekmişti. Sonuçta, deşifre olmuş bu çeteler, Türkiye'nin demokrasiye geçiş sürecine ayak direten otoriter asker/sivil elite de yük olmuştu. Öte yandan, bu tortulara yargı yolunun açılmasına izin veren otoriter güç (askeri bürokrasi), toplumda sarsılmış olan prestijinin onarılması ve çeteleşmenin omurgasını oluşturan Özel Harb Dairesi'nin kamuflajını amaçlamaktadır.

 

Ayrıca, toplumda genel kabul gören hükümet (AKP) ile iktidarın (Ordu) uzlaşarak bu çetelerin üzerine gittiği savı kısmen doğru olmakla beraber, AKP'nin devlet içerisinde konumlanmış olan tüm suç örgütlerinin üzerine gittiği veya gidebileceği tezi ise bir yanılsamadır. Zira, günümüzde uluslararası verili durumdan kaynaklanan nedenlerden dolayı Türkiye'nin demokratik değişim ve dönüşümüne cepheden direnebilme olanağı bulamayan ve dış dinamiklerin de büyük katkısı ile kontrollu değişim ve dönüşüme zorlanan direnç odağı yine aynı güçtür.

 

Ergenekon operasyonu (sıraladığım nedenlerden ötürü), uluslararası bağlantıları ile birlikte, Özel Harp Dairesi'nin Kürd halkına karşı uyguladığı barbarlıkta kirlenen bağırsaklarını temizleme operasyonudur. Ama diğer yandan da devletin açığa çıkmamış yüzünün açığa çıkması ve toplumda demokrasi, şeffaf devlet, çeteler ve en önemlisi de bu çetelerin Kürd hak ve özgürlüklerine karşı pervasızca uygulamalarının tartışma gündemine taşınması açısından, demokrasiyi genişletici pozitif bir fonksiyon sahibi olduğu objektif olarak önemsenmeli ve desteklenmelidir.

 

Zaten, gerek yargılanan kişiler gerekse yargılanmaya konu olan olaylar, sanıkların emeklilik döneminde değil de, ama hâlâ görevde oldukları döneme ait oldukları dikkate alındığında, bu objektif fonksiyon, yani Devletin görünmeyen yüzünün görünür kılınması gerçeği, daha iyi anlaşılmaktadır.

 

Yani, bir özet olarak ifade etmek gerekirse; Ergenekon Operasyonu; Özel Harp Dairesi'nin Kürd halkına karşı uyguladığı barbarlıkta kirlenen bağırsaklarını temizleme operasyonu olarak düşünülmüş olması iddia edilse bile, objektif olarak devletin dışa vurumuna da hizmet etmektedir. Burada esas sorun, Ergenekon'un Kürd ayaklarının bu soruşturmaların dışında tutulup tutulmayacağı sorunudur. Tutulduğu oranda Devletin Kürd politikası daha da net ortaya çıkacağı gibi, gizlendiği oranda ise bu politikanın yürütülmesinde mutabakatın Devlet katında sağlanmış olduğu ortaya çıkacaktır. Çünkü; Musa Anter örneğinde de belirttiğim gibi, hemen hemen ileri sürülen tüm iddialarda görülebileceği gibi, hem sanıklar ve hem de olaylar, esas olarak Kürd Sorunu ve Kürd Halkının Ulusal ve Demokratik Hakları ve mücadelesi ile direkt bağlantılıdır..

 

Ancak, Abdullah Öcalan'ın bu kirli işlerin neresinde olabileceği gerçeği, Süleyman Demirel'in basına yansayan şu sözlerinde gizlidir. Demirel; “Abdullah Öcalan'ın İstanbul'dan Ankara'ya gelmesine keşke izin verilmeseydi. O zamanlar Dev-Genç'i bölmek için böyle bir yol izlendi… Kürd gençlerini Marksistlerin elinden kurtarmak ve Dev-Genç bölünmek istendi. Bunda başarılı olundu olunmasına ama Abdullah Öcalan yağdan kıl çeker gibi kaydı gitti. Keşke Tuzluçayır'da öldürülseydi!” Diyor. Başka söze gerek var mı?

 

31.08.2008

                                                                    

 

Yorumlar (17 gönderildi):

Evin .. 01 Sep, 2008 04:37:09
avatar
İhaneti, Öcalan'ın yakalanmasıyla başlatanlar, geçmişte PKK içinde yer almış, çeşitli nedenlerle ayrılmış ve kendi dönemlerinin sorgulanmasını istemeyen insanlardır. Sayın Akkoyun'un yazdığı gibi, bu bir projedir ve 70'li yıllarda devreye sokulmuştur. Zaten Öcalan dahil herkes PKK'nin MİT tarafından kurulduğunu söylüyor. PKK'den ayrılan insanlar, 'evet bu ihanet projesinin içinde yer aldık, yanlış uygulamaların, devlet politikalarının aracı olduk, kullanıldık. Bizim de içinde yer aldığımız dönem dahil başından beri uygulanan bir ihanet projesidir PKK' diyebilme dürüstlüğünü göstermeleri lazım. Aksi halde inandırıcı olamazlar ve Devlet-PKK bağının ortaya çıkmasına katkı yapamazlar. Tam aksine bu ilişkinin gizlenmesine yardımcı olurlar. Bu yönde samimi bir özeleştiri yapmaları halinde güvenilir olma yolunda ilk adımı atmış olurlar ancak. Hesaplaşma kökten olur, yüzeysel olmaz, bunun için de cesur ve samimi olmak lazım...
Musa .. 01 Sep, 2008 05:42:45
avatar
Başka söze hacet var mı? Eline sağlık, Sn.AKKOYUN. Allah, Nasneme ve sahibi Şükrü Hoca'dan razı olsun ki, sizin gibi cesur insanlara konuşabile ortamını yaratmıştır.

Eski PKK'li, yeni muhaliflere dukundurmanız harika, ancak çok merak ediyorum: Bu, insan bozuntuları konuşacak mı? Mesela; Halil Ataç,Nizamettin Taş, Süleyman Çürükkaya(Selim'e kurban olsun),Apo'nun karakutusu yosma Kesire Öcalan ve benzerleri. Ne dersiniz?
Hürmetler ve iyi ki varsınız!
a.aygan .. 01 Sep, 2008 12:50:27
avatar
Sayin S. Akkoyun`ave degerli yorumculara tesekkurler.Musa Anter olayi,Vedat Aydin olayi ve Kurt isadamlarina karsi gelistirilen saldirilarin hepsinin arkasinda ayni guclerin kirli amaclari yatiyor.sayin Akkoyun`nun dedigi gibi,bu olaylarin birinci dereceden tanigi olmama ragmen
medyadaki aciklamalarimda detaylara saplanip kaldim.Hogir´in JITEM le calistigini bile bile Musa Anter`i Hogir`i iknaya göndermeleri,Vedat Aydin`i tuzaga dusurmek icin; Numan kod adli Selahattin Görgulu`nun Batman ve Diyarbakir sehir merkezinde görevlendirilmesi? Butun bunlar dusundurucudur.
Eski PKK`li ust duzey kadrosu iken herhangi bir nedenden dolayi ayrilanlara gelince;Sizler sadece Apo`yu ve resmen itirafci olanlari karalamakla kurtulacaginizi ve tarihi görevinizi yerine getirdiginizi mi saniyorsunuz? Eski`nin hesabini vermeden ,yeni örgutler kurmak hayalinden vazgecin.Inandirici olamazsiniz.Bazilariniz da halkin PKK`ya verdigi bagislari cebelez edip sivistiniz.Su an bilmem nerede keyif catiyorsunuz.Benim gösterdigim medeni cesaretin yuzde birini gösterin ve konusun.Susmaniz sizi ilahi adaletten, halkin adaletinden kurtaramaz.Konusun ve eski pisliklerinizden arinin. Ancak bu sekilde halk sizi afedebilir.
Halil Atac ( Zahperli Halil)! özellikle
sen eski kadrolardansin.1978 deki "Urfa-Hilvan mucadelesi" döneminden beri Apo`nun gölgesi gibisin.Bircok seyden haberdarsin.Saklanip susman neyi haleder ki?Eger durust davranabilirsen ciltler dolusu kitap yazabilirsin.Diger eski lider kadrolara da ayni öneride bulunuyorum.Gun susma gunu degil,gerceklerin halk tarafindan bilinmesi icin,konusma gunudur.Konusmamiz belki kisisel cikarlarimizi zedeleyebilir.Fakat bu halkin cikari her turlu kisisel cikarin ustunde tutulmali diyenler sizlerdiniz.
Gecmiste benim gibi siradan kadrolara liderlik yaptiniz.Fakat su andaki suskun ve kacak tavriniz bizi hayrete dusuruyor.Hangi endise sizi gercekleri aciklamaktan alikoyuyor acaba?
Gec olmadan, is isten gecmeden cesitli kanallarla gercekleri ve gecmisteki suc ortakliginizi aciklayin ve halktan özur dileyin.Hic degilse ömrunuzde bir kez durust davranin.gercek isminizle meydana cikmaktan korkuyorsaniz, baska isimlerle yazin.Dunya fani,ömur kisadir.
Son sansinizi kullanin ve cikin meydana.
Aksi takdirde tarihin ve halkin nefreti ebediyete kadar sizinle olacaktir.Benim gibi eski bir gunahkarin size son tavsiyesidir bu.Kime cagri yaptigimi bilmeyenlere kisa bir referans vereyim;
Kesire Öcalan ( Fatma)
Halil Atac( Ebubekir)
Numan Ucar ( Mahir Welat)
Baki Karer ( Suleyman)
Nizamettin Tas (Botan)
Selahattin Celik (Selim hoca)
Suleyman Curukkaya (Doktor Suleyman)
ve su an adini hatirlayamadigim daha bircok APO muhalifi oldugunu söyleyerek ayrilanlar.Buyrun göreve,hic degilse ömrunuzun son demlerinde insanliga ir hizmetiniz olsun.
adar .. 01 Sep, 2008 03:37:32
avatar
avrupada yaşıyorsunuz dağdaki çobanın halinden ne anlarsınız ,inanmıyorum kargalarda güler,özel savaş adamları, apo suriyeye çıktıktan sonra kendilerine vuruyor apo yu elimizden diyor bunu apo da diyor ama kürd halkını yoktan var ediyor adam her koşulda kendini yaratıyor yiğidi öldür hakını yeme kürd tarihinde düşmana kafa tutan adam yok iki kişiyi yan yana getiren adam yok ,ajan da olsa kürtleri iyi örgütledi helal olsun adama
MusaAmedi .. 01 Sep, 2008 11:04:53
avatar
Sayin S.Akkoyun
Slueyman Demirel'den yaptiginiz asagidaki aktarmanin kaynagi varmidir? Herhangi bir kitap? roportaj? konusma metni, tanik? vs
Beni bu konuda aydinaltirsaniz cok sevinirim.

tesekurler, saygilar

"Abdullah Öcalan'ın İstanbul'dan Ankara'ya gelmesine keşke izin verilmeseydi. O zamanlar Dev-Genç'i bölmek için böyle bir yol izlendi… Kürd gençlerini Marksistlerin elinden kurtarmak ve Dev-Genç bölünmek istendi. Bunda başarılı olundu olunmasına ama Abdullah Öcalan yağdan kıl çeker gibi kaydı gitti. Keşke Tuzluçayır'da öldürülseydi!"
Süleyman Akkoyun .. 01 Sep, 2008 11:35:37
avatar
MusaAmedi'ye; Kaynak olarak: "PKK'nın MİT'olojik Tarihi: Apo ve Pilot - Öteki Devletin Derin Sırrı"( Necdet Pekmezci )

http://www.taraf.com.tr/haber.asp?id=13608

Ayrıca; Necdet Pekmeci'nin söz konusu kitabını referans alan ve kullandığım alıntıya atıfta bulunan onlarca internet sitesi gösterilebilinir.
Saygılarımla
munzur mahmutoglu .. 01 Sep, 2008 11:58:41
avatar
Sevgili S.Akkoyun! Bu haysiyetsiz, kisiyi basimiza bela edenin koku kurusun. Bu duskunun devletin planlayip tasarladigini misir"daki sagir sultan duydu. Biz kurtler sanirim balik hafizaliyiz. Ya da tc gizliden bizim genetik yapimizla oynadi. Acikcasi ciddi kaygilarim var. 1960-70-lerde bolgemizde saglik taramasi adi altinda asilar yapiliyordu, acaba ?

Yahu bu kisiliksiz karektersiz madrabazin pesinde gidenleri anlamakta zorlaniyorum. Son AV.GOR"erinde sacma sapan seyler soyluyor. Kemalizm denilen tek-tipci irkci gorusu ovuyor, eski yol arkadaslarini ihbar ediyor. Bu duskun resmen klinik vakkalik bir adam. Sanirim 10-yil oldu bu iyice bunaldi. Bu politik kadavranin pesine gidenler aklinda suphe duyuyorum. Ne diyelim, "M.Kemal ocalan" onulmaz bir hastaliga yakalanasin inim inmim inleyerek olesin. Selam, sevgi ve saygilarimla...
Batmanlı .. 03 Sep, 2008 07:56:14
avatar
Sn.S.Akkoyun makalenizde ergenekon örgüt -Amaçları arasında;...sürekli taşaron örgütler kurmak ve yönlendirmektir (Kürdistan'da PKK ve Hızbullah gibi).- diyorsun bu hızbullaha çok ağır bir hakarat değilmi. elini vicdanına koy nasıl apo ile müslüman bir partiyi aynı tutarsın. Biz ne zeman kafır mısto iyidir haklıdır dedik.
BATMANLI HIZBULLAHARAB denilen kisiye .. 03 Sep, 2008 08:57:26
avatar
yorumunuz hakaret icerdigi icin yayinlanmadi.Yorumlar Edi.
serdest .. 03 Sep, 2008 10:38:58
avatar
sayın AKOYUN Yukardaki makalenizi büyük bir beğeniyle okudum inanki çok kefgewş oldum gerçekleri haykırdığını bliyorum Ancak gerçekleri dile getirmek yetmiyor çünkü birde nesnel gerçekliğimiz vardır Yanıabdulahı ciddi anlamda sahiplenen büyük bir kitle vardır hatta bunlar hiç teredüt etmeden iradelerni teslim edip mürütlüğü kabulenmişlerdir bütün bu insanlar uzayda gelmemişlerdır tamamıdevrimci demokrat ve Yurtsever insanlarımızdırlar hemen hemen hepsi büyük bdeller vermişlerdir bence kürt devrimcilere acilen şu görevler düşmektedir bu insalara ÖZGÜR BİREY TEMELİDE EĞİTİCİ VEÖĞRETCİ ARGUMANLAR sunulmalı ve yaşamın her yerinde özgür tartışma ortamları yaratılmalıdır çünkü APOCU zihniyet bunlların östünde üyle bir tasallut oluşturmuşlarki bu atmosferde kurtulmak hemen hemen imkansızdır şüyleki gerek yazlı basınları gerkse gürsel basınları hata egemen oldukları tüm kitle örgütleriyle insanların beyinlerini yıkamaktadırlar ve üyle bir kıtle oluşmuşki kendilerinin dışın daki her kesi hain veya ajan olarak suçlamaktalar bariz yanlışlarnı doğru diye kıtleye empoze ediyorlar kımse bunlara karşı etkili olamıyor bireysel olarak karşı koyduğun zaman ölümle tehtit ediliyorsunuz alternatif bir örgütlülük olmadığından dolayı ğüç getiremiyoruz birey olarak her gün kahr olup gidiyoruz en sıcak ssevgilerimle
Süleyman Akkoyun .. 03 Sep, 2008 11:39:09
avatar
Serdest ve Batmanlı'ya; Serdest kardeşimizin tesbitleri yerinde olmanın ötesinde, gerçekliğimizin de dış vurumu olarak algılıyor ve katılıyorum. Ancak; tüm solunum sistemlerimizi tıkayan bu karmaşık olduğu kadar da kirli olan sürecin, halkımız tarafından aşılacağına olan güvenim de tamdır.

Batmanlı kardeşimizin eleştirisine ise katılmıyorum. Bunun duygusal güdülerle ortaya konduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla, söz konusu örgüte ilişkin düşüncelerimi koruyorum. Zira, Hızbullah'ın ne olup olmadığına ilişkin yakın tarihteki olaylar, bulgular ve toplumsal yapımızda yaratmış olduğu tahribatlar, Batmanlı kardeşimizini değil, tersine bizi doğrulamaktadır.

Saygılarımla
munzur mahmutoglu .. 04 Sep, 2008 05:56:22
avatar
Batmanli kurt kardesim!Bu site adi "Ozgur bireyler toplulugu"gorusunu yaz.Buna saygiliyiz.Burada yazarlar ve yorumcularin yuzde doksani PKK icinde cesitli duzeylerde gorev ve sorumluluklar almis insanlar.Halkini ve ulkesini seven insanlar.Cogu agir bedeller odemis fedakar insanlar.Ozgur bilinc,ozgur ruh,elestirel bagimsiz edinmis kisiler.Bak geldikleri orgutunu acimasizca elestirebiliyor.Bu orgut kurt halki adina begen veya begenme turk askeri ve polisine kursun sikmis kurt halkina azda olsa hizmeti olmus.Ben gercek hizbullaha(lubnan ve filistin)saygi duyarim.Devletin kurdugu hizbullah binlerce yurtseverimizi katletti,yaraladi,sakat birakti.Vicdanli olun kanli katil,devlet tasaronu kurt halkinin dusmani hizbi-kontrayi savunmayin.ulus ve tarih bilincini gelistir,duygularini iyi niyetini somuruye acik birakma.Butun dinlere ve mezheplere karsi esit mesafedeyim.Hepsine saygiliyim.Benim onceligim kurt sorunudur.Basit bir ornek vereyim;ben bir kurt anne-babadan oldugumdan dolayi cok aci cektim.Egitimin her asamasinda hissettim,sosyal yasamin her alaninda orselendim,asgilandim otekilestirildim.Kurtce konusdumdiye,kurtce muzik dinledim diye,kendimi kurt olarak tanimladim diye,kendim ait insani taleplerden bulun diye basima gelen kalmadi.Rica ediyorum lutfen biraz kendin ol...Selam ve hurmetle.
Serxebun .. 05 Sep, 2008 03:52:11
avatar
Küfürnameniz yayımlanmadı, bağışlayın (!) düşüncelerinizi özgür platformumuz olan Nasnam'de yayımlanmasını istiyorsanız, lüten kendiniz için kabul edemiyeceğiniz sıfatlandırmaları başkalarına yapmayınız. Yani, önce kendinize karşı saygılı olun. Yorumlar Edi.
Serkan .. 05 Sep, 2008 11:17:15
avatar
Sayın Serkan, "yorum"unuzun tahrik edici yönü ağır bastığı için yayımlanmamıştır. Yorumlar Edi.
diyar .. 09 Sep, 2008 04:52:42
avatar
Kiymetli kardeşim S.Akkoyun, yaptığın tesbitleri ben de paylaşıyorum. Ancak bu 12 eylül canavarlarına bir dokun.mesala Tahsin Şahin kaya, askeri okula başladığı zaman yanılmıyorsam babası Amasyada bir berberdi.darbeden sonra dünyanın en zengin 15 generali arasında adı geçti. ama bu darbeci general için ne bir dava ne bir haber çıktı. bu adan nerde ne yapıyor, niçin kimse ondan bu kadar serveti nereden buluğunu sormuyor. en çokta merak ettiğim bu katil darbeci nerede? bilen varsa allah aşkına söylesin. hürmetler
sunny .. 16 Sep, 2008 08:18:03
avatar
Sayın Akkoyun yazılarınız gerçekten çok güzel, sanki neyin ne olduğunu önceden biliyormuş gibisiniz.Gerçi yazar olmanın en büyük özelliğide bu olması gerek.Bilgilendirdiğiniz ve yazdıklanırınız için şahsen teşekkür etmek isterm.Saygılarımla
mehmet şahin .. 19 Jul, 2010 12:38:16
avatar
sayın akkoyun
bazen sizin gibi düşünmiyor değilim.
sanırım çok kişinin benim gibi kafası karışık

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu: