Anasayfa | Yazarlar | Ramazan Toprak | Gelmeyiversin Ziyanı Yok!

Gelmeyiversin Ziyanı Yok!

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image www1.samanyoluhaber.com'dan Bir Kari-Katür

Gök kubbe altında yeni bir şey söylemeyi, tasvibinden geçen görüşlerin dışında bir alternatif arayışını asla ve kat’a kabullenmiyor. İktidarda ise manifestosunu herkesin iman ettiği esaslar olarak uyguluyor, muhalefette ise “Benim olmayanı başkasına da yar etmem” kısırlığı içinde dağa taşa vuruyor. O kadar derin bir hoşgörüsüzlük içinde ki, üzerine varlığını inşa ettiği özel günlerin kutlanmasında bile “Siz ne anlarsınız 23 Nisan’dan, ulusal egemenlikten” psikolojisi içinde “pireye kızıp yorganı yakmak”la eşdeğer bir tutum sergiliyor.

 

Şu CHP garip bir parti gerçekten. Bu gariplik, genel başkanı Deniz Baykal’ın kaprisli tutumlarıyla “bir siyasi partiden başka her şeye benzemek” gibi dramatik bir vaziyette ve nerde duracağı belli olmayan bir belirsizliğe doğru yol alıyor. Özellikle “ulusalcılık projesi”ne atıldığı günden bu yana akla ziyan işlerle uğraşıp duruyor. Kendisi gibi düşünmüyor diye yönetim kademelerinde görev alan kişi ve kurumları “yok” saymak adına siyaset yapmanın bir gereği olan konularda bile köşesine çekilip veryansın ediyor. Cumhurbaşkanını yok sayıyor, Çankaya’yı idari sistemin içinde es geçiyor. İktidara karşı da böyle. Ve diğer “yok”ları da eklerseniz ortaya son derece komik bir resim çıkıyor: “Benim kadromdan atanmamış makam ve mevkiler benim için yok hükmündedir” diyen bu resim elbette CHP’ye aittir ve komiklikten başka bir kelimeyle izahı yapılamaz.

Alın bu CHP şablonunu dindarlıkta deneyin, sonuç bir facia olacaktır! Düşününki, dindarların içinde bir grup, kendisini “en hakiki dindar” sayarak dışında yer alanları “yok” hükmünde sayıyor.

Milliyetçilik, vatanseverlikte ne sonuç getireceğine bakmak ister misiniz bu mantığın? “Allah korusun” deyip devam edelim.
CHP’nin duruşu fanatizmle özetlenebilir ancak. Akla aykırı, bilime aykırı, evrensel değerlere, dinlerin buluştukları ortak referanslarla taban tabana zıt. Çünkü vasatı yok, mutedil değil, hırçın ve ben merkezli bir yapılanmayı ısrarla koruyor.

CHP, ülkeye zaman kaybettiriyor siyasetteki varlığıyla. Gereksiz tartışmaların, anlamı olmayan ayrışmaların merkezinde yer alıyor. Bir çeşit katı kurallarla kendini dünyadan tecrit etmiş bir tarikat gibi adeta!

Gök kubbe altında yeni bir şey söylemeyi, tasvibinden geçen görüşlerin dışında bir alternatif arayışını asla ve kat’a kabullenmiyor. İktidarda ise manifestosunu herkesin iman ettiği esaslar olarak uyguluyor, muhalefette ise “Benim olmayanı başkasına da yar etmem” kısırlığı içinde dağa taşa vuruyor.

O kadar derin bir hoşgörüsüzlük içinde ki, üzerine varlığını inşa ettiği özel günlerin kutlanmasında bile “Siz ne anlarsınız 23 Nisan’dan, ulusal egemenlikten” psikolojisi içinde “pireye kızıp yorganı yakmak”la eşdeğer bir tutum sergiliyor.

Aslında CHP, tek doğrunun kendinde olduğu gibi yanlış ve tutarsız bir inatta kendisi ile beraber ülkeye de ciddi enerji kaybettiriyor. “Tek doğru neden CHP’de olsun, dünya CHP’den ibaret değil ki!” dese hem kendisi rahatlayacak hem de kilitlediği, daralttığı siyaset alanına da bir nefes aldıracak.
Ama yok, dediği dedik CHP’nin! Deniz Baykal ve arkadaşları,  “zaruri olmadıkça Çankaya’ya çıkmamak” şeklindeki akıllara ziyan duruşlarını muhafaza ediyorlar. Nedir zaruret, hangi hallerde doğar ve bu zaruret denen muhteremi kenara alıp normale dönme olasılığı yok mudur?

Yaklaşan 23 Nisan Bayramı öncesi, CHP yönetimi resmi kutlamalar çerçevesinde Çankaya’ya çıkmayacakmış. Gazeteler böyle yazıyor günlerdir. Hatta gazeteler, bu tarihten önce tartışmayı başlatıp soruyorlar: “Acaba katılacak mı?” diye. Baykal’ın o haşin karelerinden biri eşliğinde sunulan haber, Baykal’dan gelen “yok” yanıtı ile bir başka krizi tetikliyor: “CHP katılmıyor” 23 Nisan ve benzeri günler öncesi ve sonrasında kriz oluşturmak üzere harekete geçiyor CHP. AK Parti’yi suçluyor, laiklikten dem vuruyor ve noktayı “ülkenin bağımsızlığı tehlikededir”le koyuyor. Başkaları büyütüyor bu sesi ve bir bakmışsınız ki, adına ulusalcı dedikleri kesim, elinde bayrak, alanlara dolup Yunan işgalini protesto eden bir haleti ruhiye ile iktidara yükleniyorlar.
İnsanın “Gelmeyiversin ziyanı yok” diyesi geliyor. “Madem kendisi gibi düşünmeyene karşı bu denli tahammülsüzler, varsın bizim cephede de CHP eksik olsun! Bakarsınız, siyasetin doğasına karşı sürdürülen bu süreçte birileri, ferasetli, evrensel düşünebilen ve doğruları insanlığın ortak aklının ürünü bilen bir ekip çıkıp CHP’nin boş bıraktığı cenahı harekete geçirerek siyasette ihtiyaç duyulanı karşılarlar”.
    
CHP, Türk siyasetinde bir ihtiyaçtır ve sağlıklı düşünebilen CHP’li bir kadro, sadece CHP fikriyatına hizmet etmekle kalmaz aynı zamanda genel anlamda da siyaset olgusuna katkı yapar. Ama bu CHP, bahsini ettiğimiz CHP değil!

20 Nisan 08

Yorumlar (0 gönderildi):

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin