Her Savaş Kendi Resmini Çeker!
Hani, "Yaradılanı Yaradan’dan dolayı seviyordunuz!?" Bu mudur, Yaradan’a olan sevginiz? Sömürgeci Türk basının katliama yaklaşımı, kayıtsız kalması, Kürd ulusuna uygulanan soykırım ittifakının kendisidir. Gazze’de en ufak bir olaya gösterilen tepkinin %1 bu katliama karşı gösterilmedi.
Her Savaş Kendi Resmini Çeker!
Bazen insan, sözün bittiği an der. İşte Uludere Roboski köyünde yaşanılan vahşet, tam da sözün bittiği andır. Parçalanmış insan cesetleri bir vadide karın üzerinde sıralanmış ve yanı başında çömelmiş yakınlarının donuk bakışları, sesleri boğazlarına düğümlenmiş hıçkırıklı ağlamaları, tam da Kürd ulusuna karşı sürdürülen kıyım savaşın resmidir.
Durumu izah etmek istiyorum, ancak, izah edecek kelime bulamıyorum. Vaziyet bütün çıplaklığı ile ortada ve bunun başka izahı da yok diye bir sonuca varıyorum. Emir buyurmuşlar; Kürdler teröristtir, Kürdistan da hareket halindeki her şeyi vurun!
Bölgede hiçbir canlı varlığın hareket etmeye, yaşamaya hakkı yoktur!
Sonuç malum...
Bölgede insanların, ne hayvanların ne de ağaçların yaşamaya hakkı vardır. Çünkü komple bir coğrafya terörist ilan edilmiştir. Dağı, taşı, vadisi, mağarası, suyu terörist ilan edilmiştir. Devlet karar almış ve emir vermiştir; Kürdistan vurulacak!
İşte! Size, sömürgeciliğin vahşi görüntüsü; Dağda vurulan yedi gerillanın kömürleşmiş cesetlerine bakmaya içim burkuldu. İnsanlığın resmi bu olabilir mi? Bu görüntüler, bu resimler insanın insanlıktan nefret etmesini sağlıyor. Bu görüntüler bırakın dağa çıkmayı, insana her şeyi yaptırabilir.
Hani, "Yaradılanı Yaradan’dan dolayı seviyordunuz!?" Bu mudur, Yaradan’a olan sevginiz?
Sömürgeci Türk basının katliama yaklaşımı, kayıtsız kalması, Kürd ulusuna uygulanan soykırım ittifakının kendisidir. Gazze’de en ufak bir olaya gösterilen tepkinin %1 bu katliama karşı gösterilmedi.
İstisna olarak Taraf Gazetesi başlık atmış "devlet kendi halkını bombaladı" diye. Türk Başbakanı’nın buna tepkisi çok sert oldu ve "çok acımasız bir başlık" diyor.
Evet, Türk basınında gelenektir, Üç Maymun’u oynamalıydı, susmalıydı!
Galiba ölen 35 canın acısının Türk Başbakanı için fazla bir anlamı yoktur!
Doğrudur, devlet kendi halkını bombalamaz!
Ya bu devlet bu halkın değildir ya da bu halk, bu devlete ait değildir. İkisinin bir arada olduğu yerde bu barbar görüntüler olmazdı. Olsa olsa Kürdistan gibi sömürge ülkelerde bu tür barbarlıklar görülür.
Başbakan taziye evini arıyor, "acınızı paylaşıyorum!" diyor. Acıyı yaşayan yaşar, acıyı kimse paylaşamaz. Acı ait olan yerindir ve ateş düştüğü yeri yakar!
Muhalefet Partisinin lideri Kemal Kılıçdaroğlu, "Bayrağı oraya dikmek için gittim" diyor. Partisi geçmişte de Kürdlerin cesetleri üzerine bayrağı dikmişti. Hâlâ aynı faşist zihniyet.
Yılbaşına iki kala yüreğim, Uludere’nin Roboski köyüne, 35 canla beraber gömüldü. Bütün dünya gökyüzünde ışıldayan havai fişeklerin altında yeni bir yıla girerken, Kürd Ulusu’na, havadan bombalar yağıyor. Her gün, her dağın başında, her vadinin karanlık kuytusunda onlarca Kürd genci zamana yayılmış bir soykırım savaşı ile öldürülüyor. Yani biz Kürdler için, giden ile gelen yılın farkı olmayacak, demektir.
Beyler, bu katliam ister Kandil’ in size verdiği ihbarın yönlendirmesi ile olsun, isterse İmralı’nın verdiği istihbarat ile olsun veya iktidar mücadelesinden birinin diğerine çelme atmasından kaynaklansın, hepsinin ortak hedefi; Kürd Ulusu’nu bitirme savaşıdır!
Kürd Ulusu’na karşı uygulanan, zamana yayılmış bu soykırım savaşını sürdürmek için, taşeron örgüt ile sömürgeci devlet birbirini tetikliyor/besliyor ve sömürgeci devlet ile PKK kıskacında yürütülen danışıklı savaştan Kürd Ulusu bir an önce kurtulmak istiyor.
Kürd gençlerinin kanından, çekin ellerinizi!
Kürd insanının cesetleri üzerinden siyaset yapmayı, rant elde etmeyi bırakın!
Bu danışıklı savaşı, "yanlış istihbarat" ve “Alicengiz Oyunları” ile manipüle edemezsiniz!
Aslında Roboski katliamına neden olan; sözüm ona "yanlış istihbarat" bu kirli savaşın kimin denetiminde olduğunu ve neyi hedeflediğini açık bir şekilde gösteriyor.
Yıllardır, bu kirli/danışıklı savaşın Kürd Ulusu’nun çıkarına olmadığını, bizzat kıyımına yönelik olduğunu Küdistani düşünenler hep söylüyorlar. Roboski katliamı bunun bariz göstergesidir.
Onun için, Kürd Ulusu’nun çıkarına olmayan bu kirli savaşın bir an önce durması gerekir.
Bu katliam ve zamana yayılmış soykırım savaşı Kürdistan’ın sömürge olmasından ve bundan doğan ulusal haklarını talep etmesinden kaynaklanıyor.
O yüzden Roboski katliamı basit ve münferit bir olay değildir bir özür dileme veya tazminatla geçiştirilsin!
Bunun bedeli Kürd Ulusu’nun kendi kaderini kendisinin özgürce belirlemesidir ve her Ulus gibi Kürd Ulusu da kendi kaderini kendisi özgürce belirlemek istiyor.
Gerisi teferruattır!...
4 Ocak 2012
Rucan Keleş
canomergi@hotmail.com



Yorumlar (3 gönderildi):
"Namuslu düşman" diye bir tabir var, ne yazıkki Kürdlerin düşmanları bu tanımlamaya uymuyor. Bu etnik bir yaklaşım değil, bir tespittir.
Bu danışıklı ve kirli savaşla bir tek canımızdan olmadık ! Bir tek kanımızı kaybetmedik ! Ruhumuzu, irademizi ve cesaretimizi de kaybettik ! Estirilen şiddet bizleri rehin almış, ihtiyaç duyulan cesaret ise kayıplarda...
Şimdi de UMUTlarımızı yok etmeye çalışıyorlar. Ne pahasına olursa olsun buna izin vermemeliyiz.Umudumuzu diri tutarak Kürd halkının kendi kaderini kendisinin tayin etmesi için bu umudu yaşatmalıyız ki, sömürgeciler ve işbirlikçileri istedikleri gibi at oynatamaz duruma gelsinler...
Yorum yaz