Nasname Ozgur Bireyler Toplulugu: Kürdler; Filistin Sorunu Ve İsrail Devletinin Suçları Kürdler; Filistin Sorunu Ve İsrail Devletinin Suçları ================================================================================ Mahmut - Gergerli on 03 Jun, 2010 11:20:00 KÜRDLER, FİLİSTİN SORUNU VE İSRAİL DEVLETİNİN SUÇLARI Özgür Bireyler Topluluğu Yayın Kurulu olarak yaptığımız son açıklama olumlu ve olumsuz oldukça ses getirdi. Yapılan yorumlarda bazı noktaların yanlış anlaşıldığı veya açık kaldığını düşündüğüm için, bazı gerçeklerin altını çizmek istiyorum: * Filistin Halkı son 60 yıldır vatansız olması yetmiyormuş gibi özellikle son 10 yıldır da İsrail Devletinin teröre varan acımasız uygulamalarıyla yüz yüzedir. (Örneğin; Gazze ye uygulanan Ambargo veya bundan bir yıl önce Gazze’ye yapılan askeri saldırı gibi-1400 Filistinli öldürülmüştü-) * İsrail Devletinin, Uluslararası sularda Sivil İnsanlara yönelik gerçekleştiridiği saldırı kabul edilemeyeceği gibi, bunun savunulacak bir tarafı da yoktur. (Almanya Başbakanı Merkel’ e açık bir mektup yollayan yahudi asıllı Prof.Dr. Rolf Verleger, İsrail Devletinin “Faşist bir edepsizlikle dejenere” olduğunu ifade etmektedir) * Ancak bu saldırı bir provakasyondur. Kimin tarafından ve ne amaçla hazırlandığını şu an bilinmese bile çok tehlikeli gelişmelerin önünü açabilecek çaptadır. * Türk Devleti, Ortadoğu da Emperyal bir güç olma çabasındadır. * Hamas her ne kadar geçmişi şaibeli de olsa ve yürüttüğü politikalar bizim tarafımızda eleştirilse bile, özellikle Gazze şeridinde yaşayan Filistinlilerin seçilmiş temsilcileridir. * İnsanlığın yüz karası olan Irkçılık tarihte en başta ve en çokta Yahudilere uygulanmaktadır ve son 20 yılda Ortadoğu Ülkelerinde Yahudi Düşmanlığı tehlikeli boyutlara varmıştır. (Öyle ki Türkiye’de Facebook üzerinde Hitlerin Yahudilere yönelik Jenosidini haklı gösteren sloganlar paylaşılabilmektedir). * 1970’li yıllarda dünyadaki Devrimci Hareketler ve Sosyalistler, Filistin Halkının davasına ölümü pahasına sahip çıkarlarken, Müslümanlar özellikle Türkiye’dekiler olaya seyirciydiler. Bizim anlamakta asıl zorluk çektiğimiz ve eleştirdiğimiz konu ise; Kürdlere yapılan vahşi uygulamalar, Müslüman çevreler tarafından sesizce geçiştirilirken; bir Bosna, bir Filistin, bir Irak veya Çeçenistan söz konusu olduğunda hem Kürd ve hem de Türk Müslümanları -çok organizeli bir şekilde- Tekbirlerle protesto gösterilerine başlayabiliyorlar. Ancak; * Irak Ordusu 16 Mart 1988 de Halepçe Şehrinde 5 binden fazla Kürdü hardal gazıyla zehirlerken, Müslüman Alemi olaya sessiz kalabilmişti. * 1999 yılının Şubat ayında İsrailin Berlin Konsolosluğunu protesto amaçlı işgal etmek isteyen silahsız ve sivil 4 Kürd Genci öldürülğünde de Müslümanlarda çıt çıkmamıştı * Çok uzaklara gitmeğe bile gerek yok. Bundan yaklaşık bir ay önce 5 Kürd Siyasi Tutsağı İran tarafından idam edildiğinde “Mazlumun hakkını savunmak ve Zalimi lanetlemek” için Türkiye’li Müslümanlar Camii çıkışında nümayiş yapmamışlardı. Biz diyoruz ki; Kürd Müslümanları Bosna da, Afganistan da, Irak ta veya Filistinde yapılan haksızlıkları protesto etmeden önce, kendi halkına daha doğrusu kendisine uygulanan haksızlıklara -en azından- lanet okumasını öğrenmelidir. Diğer halkalara yapacağı yardımdan önce, kendi halkına yardım etmesini pratiğe geçirmelidir. Bu demek değildir ki; yeryüzünde uygulanan haksızlıkları doğru buluyor ve onaylıyoruz! Ama ; “önce can sonra canan” diyoruz! gergerli@gmx.de 3 Haziran 2010 Mahmut Gergerli