Anasayfa | Yazarlar | Mahmut Gergerli | 27 yıllık esaret ve Mandela'nın cesur tavrı!

27 yıllık esaret ve Mandela'nın cesur tavrı!

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
27 YILLIK ESARET VE MANDELA'NIN CESUR TAVRI!

 

gergerli@gmx.de

Nelson Mandela bundan 20 yıl önce yani 11 Şubat 1990’da  27 yıllık esaretten sonra serbest bırakıldı veya  serbest bırakılmak zorunda kalındı.

Aslında, Irkçı Güney Afrika yönetimi Nelson Mandela’yı Şubat 1985’te serbest bıraktırarak,  hem ANC’nin ara vermeden sürdürdüğü haklı kavgayı dumura uğratmak ve hem de Uluslarası baskıları hafifletmek için, bir jest yapmak istiyordu. Böylelikle, Güney Afrika yönetimi hem dışardan gelen baskıları hefifletecekti ve hem de içerde ki gerginliği giderecekti.  

Ancak, Beyaz Irkçı Yönetiminin Mandela dan serbest bırakmanın karşılığında tek bir isteği vardı;  Mandela kamuoyu önünde  ANC’nin silahlı mücadeleyi bıraktığını ilan edecekti.

Hükümetin teklifini red eden Mandela birkaç gün sonra, kızı Zindzi vasıtasıyla bir açıklama kaleme aldı. Kapstad’ta ki bir futbol sahasında ANC taraftarlarına yönelik okunan mesajda Mandela şöyle diyordu;

“Hükümetin bana dikte ettirmek istediği talep beni çok şaşırttı. Şiddet seven bir insan değilim.... Ancak bizlere başka mücadele yolları bırakılmayınca, silahlı mücadeleye başlatmak zorunda kaldık....  Öncelikle, Devlet Başkanı Pieter Willem Botha,  şiddet kullanmaktan vazgeçtiklerini ve Irkçılığı sonlandırdıklarını ilan etsin. Halkın Organizasyonu olan ANC’yi yasal olarak tanımalılar ve Irkçılığa karşı verdikleri mücadeleden dolayı tutuklanan tüm tutsaklar serbest bıraksınlar. Ayrıca Yurt dışına çıkanların gelişine imkân sağlayan yasalar çıkarılmalı ve Serbest Siyaset yapmayı garantileyerek halkımızın kendisini yönetecek tercihleri yapabilmesine imkân sağlasınlar “

Mandela’nın o dönem imkânsız diye nitelendirilen haklı ve inatçı talepleri, 2 Şubat 1990 da yeni Devlet Başkanı Frederik Willem de Klerk tarafında Parlemento yapılan açıklamayla tek tek kabul edildi.

Klerk tarihsel açıklamasında; ANC ve diğer yasaklı siyahî direniş organizasyonlar üzerindeki yasağın ve yıllardır süren olağan üstü hal’in kaldırıldığını, tüm siyasi tutsakların serbest bırakılacağını ve Irkçılığın ortadan kaldırılması içinde yasal düzenlemelerin peyder pey yapılacağını ilan etti.

Bireysel özgürlüğünün karşılağında tarihsel yenilgiyi ve özrü red etmekle Mandela tüm Dünya'ya, onurlu mücedelelerin onurlu barışlarla pekâlâ sonlandırılabileceğini gösterdi.

Kim bilir, belki Mandela’nın bu tarihsel ve onurlu duruşu bazı Siyasetçilerimize ve özellikle Öcalan’ı Mandela ile kıyaslama zayıflığına düşenlere bir ders olur!
10 Şubat 2010
Foto: http://myhero.com/images/guest/g203260/hero48166/g203260_u53695_NelsonMandela-collage.jpg

Yorumlar (4 gönderildi):

BAY EFENDİSİZ .. 11 Feb, 2010 07:16:12
avatar
ROLİHLAHLA (NELSON) MANDELA

Ben izninizle dünyanın en ünlü mahkûmu olarak anılan Mandela’dan biraz daha söz edeceğim.

Irkçı Güney Afrika Cumhuriyeti'nde beyazların egemenliğine karşı savaş veren Afrika Ulusal Konseyi (ANC) adlı örgütün kurucusu olmak suçundan yargılanan ve uzun bir tutukluluk dönemi geçiren ünlü gerilla liderinden.

Dünyanın en ünlü mahkûmu olarak bilinen bu lider Rolihlahla Mandela’dır.

Yerli dilindeki asıl adını, ilkokula başladığında, zenci olan ilk öğretmeni, -nedense- beyazların telaffuz edemeyeceğini bahane ederek Nelson olarak değiştirmiştir.

Ve o küçücük yaşta ilk ateşleme gerçekleşmiş, kafada kıvılcımlar çakmıştır.

Neden?

Neden babamın bana kendi dilimle verdiğim isim, beyazlar telaffuz edemez diye değiştiriliyor! Bu halka bu korkuyu kim öğretti?

Ve ilk adım: Ciddiyet, vakar, çatık kaşlı tebessüm.

Mandela ilkokulda başlayan düşüncesine, lise yıllarında başlayan mücadeleyle devam etti. Ardından 1961 yılında ırkçılığa karşı silahlı direnişi üstlenen ve kongrenin askeri kanadı özelliğindeki Umkhonto ve Sizwe'yi (Milli Mızrağı) kurup başkanı olarak sürdürdü.

Aktif mücadelesi sadece 3 yıl sürdü. 1964 yılında tutuklandı. İlk duruşmada (belki de gözaltında) Halkın, tamamının temsil edilmediği ve beyazların temsil edildiği parlamentonun çıkardığı kanunlara uymak zorunda olmadığını savundu.

Böylelikle zaten hükmünü önceden kararlaştırmış olan mahkeme heyetine gereken dersi verdi. Ve beyaz yönetim tarafından ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Irkçı Güney Afrika yönetimi tarafından hapishanede yıllarca siyahları şiddete yönlendirmesi için yapılan baskılara karşı durdu, asla şiddete prim vermedi, halkı üzerine hesap yapmadığı gibi yapılan hesapları da boşa çıkardı.

Hapishanede yazdığı defteri bile elinden alınmışken, halkını şiddete yönlendirmesi, sokaklara dökmesi için vereceği mesajların dışarıya taşınacağına söz verildi. Halkını tahrik etmesi koşulu dışında dışarıyla temasına asla izin verilmedi. Öyle ki, 28 yıl önce hapishanede el konan defteri ancak 2004 yılında, yani 23 yıl sonra günışığına çıkarılabildi.

1990 yılında devlet başkanı De Klerk tarafından şartsız olarak serbest bırakıldı. Serbest bırakıldığı zaman 71 yaşındaydı.

27 yıl sonra 71 yaşında hapisten çıktığında bunca yıl boyunca kendini hiç geliştirmediği için halkını hayal kırıklığına uğrattı (!)

Çünkü 27 yıl sonra hapisten çıkışını (1990) Güney Afrika Cumhuriyetinin yasama başkenti Cape Town'ın 7 Km. doğusundaki hapishanenin önünde gün boyu bekleyen on binlerce insan, Mandela’dan sadece 30 yıl önce idamla yargılandığı mahkemedeki son sözlerini duydu:

“Ben beyazların tahakkümüne karşı savaştım, siyahların tahakkümüne karşı savaştım, demokratik ve özgür toplum fikrini öğütledim, bunun için ve bunu başarmak için yaşadım; bunun için ölmeye de hazırım!”

Evet, bu lider Rolihlahla (Nelson) Mandela. Filmlere dahi konu olması, bazı bireylere ders vermesi açısından çok önemli bir şahsiyet.

Serbest bırakılmasına Güney Afrika siyahlarının yanında birçok beyaz da sevindi. Mandela'nın; "Mücadele benim hayatımdır. Hayatımın sonuna kadar siyahların bağımsızlığı için mücadele edeceğim," demesi, halk arasında onu bayraklaştırdı.

94 sonrası oluşan yeni Güney Afrika’nın hoşgörü toplumu olacağının altını çizdi. Ülkenin anayasası insan haklarına saygılı hale getirdi. Zencileri yıllardır ezen beyaz azınlığa da yeni ülkede yer olduğunu göstererek tolerans dersi verdi. 27 yıl boyunca hapis yatarken, özellikle hapishanenin beyaz gardiyanları tarafından şiddetli baskıya uğramasına rağmen beyazlara karşı nefret beslememesi ayrıca dikkat çekilmesi gereken bir noktadır.

Sözü Mandela’nın tarihe her dilde ve altın harflerle yazılacak bir sözüyle bağlayalım:

“Doğru şeyi yapmak için her zaman ‘doğru’ zamandır.” Tabi bunu derken kastettiği şey onurlu bir “barış”tan başka bir şey değil.
ahmet .. 12 Feb, 2010 03:10:03
avatar
O'na Atatürk barış ödülü verildi.ama o kabul etmedi.Bir zalim adına düzenlenmiş ödülü almayarak daha da büyüdü.
Halit .. 13 Feb, 2010 07:41:15
avatar
Sizi bu yazinizdan ötürü kutluyorum ensef bir yazi. Bu tür yazilar zihinleri aciyor.
selamlar
Mahmut Gergerli .. 20 Feb, 2010 03:20:22
avatar
Değerli hatırlatmalarınız için teşekkürler!. Nelson Mandela anılarında kendi asıl isminin Rolihlahla’ nın iki anlamı olduğunu ; sözlük anlamının; “Ağacın dalını çeken” ve halk arasında ki anlamının da “Kışkırtan, Fitneleyen’” anlamlarına geldiğini söylüyor.

Nelson Mandela’nın mesajının sonunda Halkına şöyle sesleniyordu;
“...
Kendi Özgürlüğüme ne kadar önem versemde asıl önemli olan Sizlerin özgürlüğüdür! Cezaevine girdiğimden beri bir çok insan bu uğurda canını feda etti, bazılarıda özgürlük için olmadık acılar çekti. Ben kendimi onların yalnız kalan eşlerine, yetim çocuklarına, onların acı çeken ve ağlayan Anne ve Babalarına karşı sorumlu hisediyorum... Sadece özgür insanlar pazarlık edebilir. Tutsak bir insan hiç bir antlaşmaya/ sözleşmeye imza atamazlar. Sizler ve Ben özgür olmadıkça, bu anlamda hiç bir girişimde bulunmayacağım! .. “

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu: