Anasayfa | Yazarlar | Mahmut Gergerli | Çatışmasızlık Kararı ve Çözümde Yaşanabilecek Sorunlar

Çatışmasızlık Kararı ve Çözümde Yaşanabilecek Sorunlar

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font

 

 

gergerli@gmx.de

 

Bugünlerde Türkiye ve Kürdistan'da yaşayan insanların büyük bir kesimini sevindiren gelişmeler yaşadık ve yaşıyoruz. Mevcut çatışmaların bir an önce bitmesini arzu eden özellikle geniş -fakir- halk kesimi son dönemlerdeki gelişmelerle daha da umutlanmış durumdalar. özellikle Devlet ve Hükümet yetkililerinin, Türk Aydın ve Yazarları'nın Kürd Sorun'un tanınması ve çözümüne yönelik açıklamaları ve KCK-PKK'nin mevcut çatışmazsızlık kararının 15 Temmuza kadar uzatması hepimizi sevindiriyor.

PKK ve DTP'nin mevcut talepleri göz önüne alındığında sorunun; siyasi, barışçıl ve yasal düzenlemelerin dışında bir çözümü olmadığı aklıselim olan herkesçe de biliniyor. Bu yüzden çatışmazsızlık durumunun belirli şartlara, yani Askeri Operasyonların durdurulmasına bağlamak ve özellikle de “misilleme hakkında” bahsedilmesi tabiri caizse “işi yokuşa sürmektir”! 

Hepimizin de bildiği gibi bugüne kadar ve şu an da Türk Ordusu ve Komuta Kademesi mevcut Siyasi İrade'nin dışında hareket edebilmektedirler. (Hatta bir kısmı çatışmalarda büyük rantlar sağlamaktadır!) Eğer öyle olmasaydı, şu an ki mevcut Hükümeti yıpratmak için bazı girişimlerin içinde Generaller seviyesinde  -emekli dahi  olsalar- askeri personel yer almazdı. Bu yüzden sorunun çözümünde KCK ve PKK‘nin Hükümeti zor durumda bırakmayacak şekilde davranması gerekir ve Hükümet yetkilileri de özelliklede Başbakan Erdoğan Kürd Halkının seçilmiş Temsilcileri olan DTP Başkanı Ahmet Türk ile süreci destekleyecek şekilde bir görüş alış verişinde bulunması gerekmektedir.

Benim burada DTP ve PKK yetkilerine bir çağrım olacak; çatışmaların durdurulması, Barış ve Huzurun ülke Topraklarımıza gelmesi için gerekli olan çabaları gösterirken, desteğimin sizinle olduğunu bilmenizi isterim! Ancak, Sizlerden ricam kaybedilenlerin bulunması ve sorumluların yargılanması için yıllardır gözleri yaşlı, yürekleri yaralı Kayıp Yakınları'nın dile getirilen haklı taleplerini “tu kaka” etmeyin! 

Siyasi Tutsakların, Dağdaki Gerillaların Onurları zedelenmeden Topluma Entegresine imkân sağlayan koşulları yaratmayı unutmayın! Bu bir “öç ALMA” duygusu değil! Bu insanlığa karşı işlenen suçların hiç bir dönem ve hiç bir yerde cezasız kalmayacağının dünya âleme gösterilmesidir! Bu yakın Tarihimizle yüzleşme cesaretidir!

Bilmem hatırlatmaya gerek var mı? öcalan bile yıllardır “Hakikatleri Araştırma Komisyonu”nun kurulmasını dile getiriyordu, UNUTTUNUZ MU? 

04.06.2009

 

 

Yorumlar (8 gönderildi):

serdest .. 05 Jun, 2009 01:55:10
avatar
MAHMUT GERGERLİ KARDEŞİMİN DİKKATİNE?
Gergerli kardeşimin talep ve isteklerine canı gönülde katılıp destekliyorum, ancak yazısını tam okuyunca bu kardeşimin daha PKK'yi yeterince tanımadığının sonucunu çıkardım.

1= PKK ve onun siyasi uydusu durumda olan DTP hiç bir zaman barışın bu topraklara gelmesini asla istememişlerdir. Bu ulvi kavramı sürekli dile getirerek bunun üzerinde siyaset yapıyorlar, biliyorlar ki halkımız bu anlamsız ve hedefsiz savaşın kendilerine bir şey kazandırmadığı gibi bilakis haklı olan ulusal demokratik talepleri de geliştirilen şiddet nedeniyle göme gidiyor. Halkımızın gelmiş olduğu politik düzey onları ciddi anlamda düşürmeye sevk ediyor. Ve hareket bunu iyi algıladığı için takkiye yaparak barış havarisi kesiliyor. Yoksa özünde barışı istemek gibi dertleri asla olmamıştır. Kaldı ki silahı bırakıp almak onların tasarrufunda değildir. Karanlık dehlizlerden gelen talimatlara göre pozizsiyon aldıkları daha anlaşılmamış mıdır?

Barıştan söz edeceksin karşı tarafa asker tabutlarını göndereceksin bu çelişkiyle nasıl barışı gerçekleştireceksin anlat bakalım... Dünyadaki büyük barışı germeleştirenler kendi insanıyla barışık olanlardır, kendi içinde demokrasiyi işletmeyen özgür tartışmayı yasaklayan bir zihniyet nasıl barıştan söz eder anlamaktan zorlanıyorum. ÖCALAN hemen hemen tüm görüşme notlarında şunu defalarca kez söylemiştir (beni muhatap alın demiyorum, seçilmişlerle bu sorunu çözün bunlarda olmuyorsa AKİL ADAMLARDA oluşmuş bir barış komisyonu oluşturup onlarla çözün.) Bazı aydınlar devreye girip ciddi bir yumuşama süreci oluşunca alelacele şu açıklamayı yaptı. BEN temmuzda barışın yol haritasını açıklayacağım demesiyle kendisini yine adres gösterdi değil mi ? Bununla şunu yaptı bu işi benim dışında kimse çözemez ve süreci yine gerip ortamı toz duman etmedi mi?

Allah aşkına gerçekte demokratik bir ortam olsaydı bu gün Kürdleri temsilen gerek milletvekili ve gerekse belediye başkanı bunlar mı olacaktı? İşte bunlar ortamın normale döndüğü an pillerinin biteceğini anladıkları için barışı istemezler. Demokratik kuralar tam işlendiği zaman, karanlıktaki gizli ilişkiler deşifre olacağını bildikleri için barışı istemezler.......
MAZGIRTLi"DEN GERGELi"YE .. 05 Jun, 2009 03:07:30
avatar
ÇÖZÜM DİYORSANIZ...
Sayın Mahmut Gergerli
Nasname'de ÇÖZÜMDE YAŞANABİLECEK SORUNLAR adlı makalesinde;
İvedi bir kaç sorunu dile getirdi.
Benim de ekleyeceklerim var.

Zindanlarda yatan masum binlerce insan var.
Bu vatandaşlar en kısa sürede özgürlüklerine kavuşturulmalı...
Gerekirse öncelikle haksız yere tutulanlar olmak üzere maddi olarak desteklenmeli.
Bu arkadaşların psikolojik biyolojik artik her neyse
Tüm tedavileri üstlenmeli sebep olanlar,

Gerekirse yargılanmalı.
Bir o kadar vatandaşımız da yurtdışın mahkum, mağdur edildi.
12 Eylül faşizminin ayak sesleri var iken daha
Bir çok vatandaş suçsuz olduğu halde
Yurtdışına mahkum edildi.

Çünkü ayak seslerinden belli idi ki, suçlu suçsuz ayrımı yapmadan
Bir kesimi ezip yok edeceklerdi.
Öylede oldu yani


Kaçanlar nihayetinde sürgüne mahkum olsalar da
En azından yaşıyorlar.
Bu arkadaşların geri dönüsüne destek verilmeli
Yer yurt verilmeli.....
Burada kalanlar kimi işkencelerde öldü kimi sakat kaldı.


Kimi hala izlerini taşıyor...
On binlerce insan aile yerinden yurdundan edildi ...
Büyük şehirlerin varoşlarına mahkum edildi
Kapitalizme sermaye oldu bu insanlar...
Bunların hesabını kim verecek ..?
Gerçekten çözüm deniyorsa


Bunlar dikkate alınmalı.....
Ama görünen o ki genelkurmay ve bazı militarist çevreler
Bu savaşın bitmesini istemiyor
Çünkü onlar rant peşinde
MAZGİRTLİ-04 haziran 2009
Muzaffer Saglam .. 05 Jun, 2009 11:06:59
avatar
Eger halkimiz icin bizler gercek'den gerek Turkiye genelin'de ve gerekse'de Kuzey Kurdistan bolgesin'de barisi, demokrasiyi ve de Kurdistan ulusal sorununun gercek anlamda da cozumunu istiyor isek, o zaman'da bizlerin oncelikle halkimizin butun ulusal ve de demokratik gucleri arasinda gucbirligini olusturmamiz gerekiyor. Iste bizler'de ancak o zaman dusman'in yillardir halkimiz uzerinde uygulamaga calismak istediigi bu birlik ve beraberliginin bozucu oyunlarini'da bosuna cikarmis oluruz.
Cunki dusman yillardir halkimiz arasin'da ki gucbirliginin engelemek icin bu oyununu her zaman derin-devletin bu planlari ve de taktikleri ile bunu engelemege calismistir.
Simdi eger 70'li yillara birazcik'da olsa bakacak olursak kuzey Kurdistan bolgesin'de o yillar'da yesermege baslayan, ulusal demokratik-hareketi bastirmak ve de bu mucadeleyi kendi inisiyatifin'de tutmak icin'de dusman her zaman bu ulusal mucadele'nin onune kendi plan ve taktiklerini hayata gecirmistir. o yillarda'ki bunun en basit ve de somut ornegide bugun'ki PKK'nin su anda'ki konumudur. Eger o yillari biraz'da olsa hatirlayanlar olursa ve de Kurdistan'in degisik orgut ve de yapilanmasi icinde yer almis olanlar cok iyi bilirler'ki bu gelisen Kurd ulusal hareketlerine kuzey Kurdistan'in dort bir tarafin'dan PKK tarafin'dan saldirilar yapilmistir. Karsilikli olarak'da yuzlerce, binlerce yurtsever insanimiz karsilikli olarak katledilmislerdir. O yillarda'ki bu gidisat halkimizin uzerin'de hem buyuk bir korku ve panik havasi yaratmis ve hem'de ulusal sorunun cozumu icin'de halkimiz uzerin'de de buyuk bir moral bozukluugu ve de umutsuzluk tohumlarini ekmistir. Eger o yillar'da karsilikli bu catismalarin yerine ulusal gucler arasin'da guc birligi olusmus olsaydi inanin'ki bugun'ki durum o yillardakin' den cok daha farkli olurdu. Iste derin-devlet'de bu amacini pratikde gerceklestirmek icin ve de devam etirmek icin'de PKK'yi ve de onun seroku Ocalan ve de onun Ankara Tuzlucayirli tayfasini kulanarak bu planlarini ne yazik'ki hayata gecirmis oluyordu. Ve o yillar'da PKK'nin disin'da ki diger butun Kurd orgutlenmeleri'de her zaman kendi aralarin'da guc ve eylem birliiginin gerceklesmesi icin biribirlerine cagrilari yapmislardir, bunun icin'de surdan veya buradan buyuk ugraslar vermislerdir. Fakat ne yazik'ki 12 eylul fasist diktatorluk ve de darbesinin gelmesiyle'de artik ne yazik'ki o gorulen umutlari'da seller alimis goturmustur. PKK'nin disinda'ki bizim diger Kurd orgut ve kurumlari'da kendi cikis yollarini avrupa'da bulmaga calismislardir ve boylece'de o 70'li yillarda'ki gb. ulusal harekete fazla bir katkilari ne yazik'ki fazlaca olmamistir. Iste bunun icin'de o zaman'ki degisik diger Kurd orgut ve kurumlari'nin da bu konudaki kimi eksikliklerini, hatalarini'da gorerek bir oz elestiri yapmalari gerekmektedir.
Simdi derin-devlet bu planini daha'da derinlestirerek bunu hem legal ve hem de illegal anlamda gerceklestirmek icin imrali araciliigi ile bunu gerceklestirmege calisiyor. Bunun icin'de halkimizin su anda'ki konumuna gore'de istiyor'ki oncelikle legal anlamda halkimiz arasin'da gucbirligi'nin olusturulmasinin engelenmesi icin imrali ile hazirlatmis oldugu plan ve taktiklerini ortaya atiyor. Bunun iicin'de DTP'yi on planda tutuyor ve DTP'nin icinde'ki adamlari ilede binu boylece uygulamaga calisiyor. Cunki DTP'nin belirli kadrolari dolayli yollardan tamamen derin-devletin kontrolu altinda ve de gudumundedir. Bu DTP'liler hic bir zaman halkimizin ulusal gucleri arasin'da gucbirligi'nin gerceklesmesini istemiyorlar. Onun icin'de DTP'liler derin-devletin istemleri ve de talepleri dogrultusun'da oncelikle sunu on plana cikariyorlar. Neymis efendim bizim oncelikle Turkiyede'ki kimi devrimci-demokratik gucler ile aramiz'za guc ve de eylem birligini gerceklestirelim ve de imrali'nin onerisi ile de CATI PARTISININ yapilanmasinin gorusunu ortaya atiyorlar. Yahu kardesim inanin'ki o cati partisi icin'de sozumona yer alan Turk solu denilen o kesimlerin durust kisiler oldugunu hic bir Turk sol ve demokrat cevreleri ne taniyor ve ne de onlari ciddiye aliyorlar. Zaten onlari'da Turkiye devrimci hareketi icin'de hic bir yerleri'de yoktur. Ne yazik'ki Apocular'da her zaman o kesimlerin sozumona bazi aydin ve sozcu olarak gosterilenlerinin bazilarini'da kendi medyalarin'da on planda gostermege calisiyorlar. Onlar zaman-zaman ya roj tv de'ki degisik panellere katiliyorlar ve de PKK'nin diger yayinlarin'da da onlarin zaman-zaman yazilarina'da yer veriyorlar. Iste halkimiz arasin'daki guc birligi'nin gerceklesmemesi'nin onunde'ki en buyuk engelin birincisi budur. Bizim diger Kurd orgutleri'de ne yazik'ki bu oyuna karsi bir turlu baska bir plan ve program uyguluyamiyorlar. Cunki oncelikle DTP bunun onunde buyuk bir engeldir. Zaten DTP'nin icin'de basrolun kimin'de oynadigi acik bir sekilde ortadadir. Onlar'da zaten derin-devletin kontrolun'de ki kimi parlamenterlerdirler.
O zaman oncelikle biz yurtsever Kurd insanlari olarak PKK'nin icin'de ki ve de ona bagli olan degisik parti ve kurumlar'in icin'de yer alan durust namuslu Kurd insanlarina cagrida bulunuyoruz, lutfen dusman'in bu oyununu bosuna cikariniz, dusman'in bu oyununu bozunuz, bu derin-devlete bagli olan tayfalari tasfiye ediniz, bunun inisiyatifini'de PKK ve de ona bagli olan kurum kuruluslarin icin'de yer alan dogru, durust, namuslu diger Kurd insanlarina teslim etmege calisin.
yorumcu .. 06 Jun, 2009 01:29:17
avatar
Sayın Gergerli pe-ke-ke ve gerek dtp olsun bunları yönlendiren milyonlarca Kürd halkının iradesi var.bu gün fazla değil 500 bin Kürd insanı Amed de meydana çıksın dtp veya pe-ke-ke ye seslensin bırakın silahları gelin genelkurmay veya hükümet ne diyorsa onu yapın derse.inan ki olur.aynısı kayıplar ve tüm olumlu ve ya olumsuz olaylar içinde.yani kısacası sayın kardeşim Gergerli ve değerli yorumcular,en büyük güç milyonlarca Kürd halkı ve onun iradesidir.siz bu kurumları suçlarken aslında incinen Kürd halkı olmakta.ha yanlışlarını yazın elbette çok yanlışları var.bizim işimiz bu yaptığı yanlışları Kürd halkına duyurmak.fikir vermek ve gerçekleri yazmak olacaktır.

Ama yargıç olmayalım, yani daha mahkeme edilmeden asmayalım. Asla egemenlerin istediği bir tuzağa düşmeyelim. bu tuzağın birincisi böl parçala birbiri ile savaştır. Bakın Türk genelkurmayı üç gün ABD gezisinde ne diyor, güneye Talabani ve Barzani'den saldır diyor. Bu ne demek biliyor musunuz? Biz bu yeryüzünde ve hatta ayda veya evren (ona güçleri yetmez ya)bir Kürd ve Kürdistan devleti istemiyoruz. Kurulsa bile bunu adını biz koyarız. Selamlar
.. 08 Jun, 2009 03:17:30
avatar
Yorumumu varmıyorsunuz, sonra kalkıp PKK eleştiri kabul etmiyor diyorsunuz. ilk önce kendi eleştiri mekanizmanızı çalışır hale getirin, korkmayın.
Ibo Serhat .. 09 Jun, 2009 07:56:55
avatar
Bana göre bu eylemsizlik veya cati$masizlik karari cok gereksiz yersiz ve zamansiz bir karardir. Cünkü Türk ordusu zaten her gün sava$ faaliyeti icerisindedir. Süre uzatmanin ve bakalim devletin yakla$imi nedir diye sormanin bir anlami ve ciddiyeti yok. Devletin ve ordusunun yakla$imi acik, inkar ve imha denilen siyasetin devam etmesidir. Belki de bu karardan dolayidir ki TC yine cesaret bulup geleneksel gerici siyasetinde israr etmi$ yoksa aslinda bazi olumlu sinyaller vardi, bir cözüm firsati var.
ABD Islam alemiyle ili$kilerini iyile$tirmeye cali$iyor. Ortadogudaki gerici diktatörlükleri artik eskisi gibi desteklemiyor. Demokratikle$meyi sadece sözde degil artik ciddi bicimde pratikle$tirmek istiyor. Bu ve bircok ba$ka nedenlerden dolayi artik Kürdistan meselesi icin de bir geli$me ve cözüm imkani görünüyor. Bari$ icin kurtulu$ icin durum daha öncekinden daha elveri$li. Islam aleminin bulundugu karanliktan cikip aydinliga kavu$masinin zamani gelmi$tir. Ama böyle bir sürecte Kürtlerin ba$inda inisiyatif kullanabilecek sorumlu ve ciddi bir lider olmali, ciddi aydinlar ve siyasetciler olmali.
Saygilar
ÃŽsmaîl Girkî-- Kemalist KCKnin Imrali ihanet cözümü acikladi .. 12 Jun, 2009 07:25:47
avatar
Bazı insanlar kör ve sağır oldukları için Kendi partilerinin İmralı'daki karargâhtan çıkan vahim düşmanlığına ne yazık ki at arabası gibi yürümeye devam ediyorlar.
İşte Devletin isteği üzerine yayınlanan KCK İmralı Bildirilerinden birkaç alıntı:

"Kurtuluş Savaşı dönemidir. 1921 Anayasası vardır. Ancak Mustafa Kemal'in etrafını kuşattılar."

"İsrail ve İngiltere beni, kendi çıkarlarına karşı bir çıkış olarak görüyorlar."

"Ben bu savaşı on beş yıldır sınırlıyorum."

"Ben 1 Eylül'e ilişkin çözüm önerilerimde yoğunlaşıyorum.
Bizim sınırlarla bir sorunumuz yok. Biz ulus-devlete, tek devlete, tek bayrağa, üniter yapıya bir şey demiyoruz, üniter yapılarına karışmıyoruz. Burada Kürtler için demokratik alan açılmasını isteyeceğim.."

"Bu konuda ordu bu tür davranışlara karşı dikkatli olabilir. "

" Aslında devletin içinde DTP operasyonunun yapılmasını istemeyenler de vardı. Ama yapıldı. 10.6.2009 İmralı."

İşte, PKK-Öcalan'ın devlet projesi budur.
Bu insanlar nasıl hâlâ Öcalan ve Kemalizm'in Kürd düşmanlığını göremiyorlar?

Her bijî Kurd û Kurdistan"

Ibo Serhat .. 13 Jun, 2009 10:23:44
avatar
Ne yazik ki ortada dü$man devletin herhangi bir olumlu yakla$imi yok. Ne yazik ki TC sava$ta israr etmektedir. Ve kimi uluslararasi güc TCyi bu yönde te$vik etmekte ve olasi bir olumlu geli$meyi engellemek istemektedir. Birileri Türklerle Kürtlerin bari$masini, sava$in durmasini ve ülkenin geli$mesini istememektedir. TCnin ba$inda bagimsiz ve cesur bir lider olsaydi belki bu oyunlari bozabilir, halkin ve ülkenin cikarlari dogrultusunda inisiyatif kullanabilirdi. Ama TCnin ba$inda bagimsiz ve cesur bir lider yok. Tayyip Erdogan eskiden baya cesurmu$ duyduguma göre. Ne yazik ki bu cesaretini yitirmi$ görünüyor. Erdogan bu oyunlari bozabilir aslinda.
Saygilar

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu: