Çerkes Deyince...
Hiç aklımda yokken bu köşeye Çerkesler neden gelip kondu? Çünkü gündem Ergenekon ve çeteler. Çünkü daha önce konuşulamayan şeyler konuşuluyor. Bazı okuyucularım yazdığım yazıyı yanlış okumuş veya yanlış yorumlamış.
Nereden başlayalım? 1920 lerden, yani Kürd, Türk ve Çerkeslerin “işgalci gâvuru” ülkeden kovma döneminden. Az çok bu tarihi bilenler Batı Cephesi’nde Çerkeslerin rolünü, Doğu Cephesi’nde Kürdlerin rolünü iyi bilirler.
Demem o ki o yılları deşersek “Atatürk yurdumuzu kurtardı” gibi bir yalanı kolaylıkla anlarız. Peki kim kurtardı? İşgale karşı eline silah alan Çerkesler, Kürdler, Türkler ve öteki sıradan insanlar.
Atatürk Urfa’ya mı gitmişti, Anteb’e mi? Hakkâri’ye mi Kars’a mı? Orada kim savaşıyordu? Kürdler.
Batı cephesinin kahramanları da hiç şüphesiz Çerkes Ethem komutasındaki Çerkesler’di. Öyleki MKemal her sıkıştığı zaman yardıma çağırırdı. Hatta Ankara’da bile Çerkes Ethem olmadan işler yürümüyordu.
Sonra ne oldu?
Atatürk ve İttihat ve Terakki Ankara’ya iyice yerleşince komplo ve oyunlarla Kürdler de Çerkes Ethem de saf dışı edildi. İstiklal Marşı’nın yazarı Arnavut Mehmed Akif ve istiklal savaşının kadın kahramanı Çerkes Halide Edip Adıvar dahi bu oyunlardan nasibini aldı. Ankara’nın İttihatçi ırkçıları onları sürgün etti. Çerkes Ethem ise Yunanistan'a sığınmak zorunda kaldı, ölünceye kadar da orada kaldı.
Bu yıllarda Kürdler daha ağır bedeller ödedi. O yaralar şimdiye kadar da kanamaya devam ediyor.
Sevgili okuyucular,
Ben MİT’e Çerkeslerin hakim olduğunu söyleyince Çerkes halkına hakaret etmek veya zan altında bırakmak diye anlayanlar olmuş. Bu çok yanlış.
Ona bakarsanız Kürd’ün onbinlerce korucusu var. Kürdleri koruculardan yola çıkarak değerlendirmek ne kadar doğru? Veya PKK lilerden veya Hizbullahtan oluştuğunu söyleyebilir miyiz?
Veli Küçük ile Cem Ersever Çerkesdir ama Yeşil de anası babası Türkçe bilmez Solhanlı bir Kürd’dür.
Daha da anlayamayanlar için bir kaç isim daha vereyim. Çok takdir ettiğim Almanya milletvekili Cem Özdemir, MHP nin kitabını yazmış Taha Akyol ve Nazlı Ilıcak, yazılarını severek okuduğum, her defasında “Çerkes damarıma dokunmayın” diyen Perihan Mağden ve nice niceleri.
Her insanın kökenini bilmesi ve araştırması dünyanın en doğal olayıdır. Ama bazı arkadaşlarım “ben Kürd’üm, falan Çerkes” deyince durumdan vazife çıkarıp içlerinden “acaba ayrımcılık mı yapıyor?” diye sorduklarını yüzlerinden okuyorum.
İnönü Bitlisli bir Kürd’tü, Recep Peker ise Çerkes. Cem Ersever Çerkes’di Yeşil Kürd.
Kökenini söylemenin zararı yok, faydası var. Çünkü “Anadolu mozayiği” terimi neredeyse en çok kullandığımız terimken bu mozayiğin renklerini bilmemek olur mu? Bu renkleri en güzel yanlarıyla işlemezsek statükonun arkasından yürüyen sürüler olmaz mıyız?
Bu yazıyı yazarken bir zamanlar üç yıl arkadaşlık yaptığım Çerkes Ahmet Hoca’yı ve yıllarca alış veriş yaptığım Çerkes Hacı Mümin’i andım.
16 Nisan 08



Yorumlar (0 gönderildi):
Yorum yaz