Anasayfa | Yazarlar | Metin Delikan | Konfederalizm de Nereden Çıktı?

Konfederalizm de Nereden Çıktı?

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font

Birden fazla kurum veya kuruluşun bir çatı altında yöntimine federasyon deniliyor örgütlenme literatüründe.

Sayalım ki bir kaç ayrı iş kolunda bir kaç ayrı sendika var. Bu sendikalar politik veya sosyal faaliyetlerinde birlikte hareket edip, birlikte karar almak için bir birlik kuruyorlar. Bu durumda bu oluşuma federasyon diyebiliriz. Bu durumda sendika yönetiminin dışında bir tepe yönetim olur ve federasyonu yönetir.

Bu federasyonlar kendi aralarında birleşip bir çatı yönetim kurarlarsa buna da konfederasyon denir.

Almanya’nın esas adı Federal Almanya’dır. Uluslararası adı Federal Republic of Germany’dir. Yani Federal Almanya Cumhuriyeti.

Bu ne anlama gelir? Bir; Almanya’nın başında kıral yoktur, seçilmiş cumhurbaşkanı vardır, dolayısıyla “cumhuriyet”tir. İki; bu ülke kendi içinde bağımsız bölgesel yönetimlerden oluşmuştur ve siyasi ve ekonomik olarak merkezi yönetime, yani “federal hükümet”e bağlıdır.

Burada dikkatinizi çekmek istediğim bir nokta var; Almanya “konfederal” değil “federal” bir devlettir. Peki ne zaman “konfederal” bir devlet olur? Bir başka ülke, mesela Belçika gibi federal bir ülke, Federal bir Almanya ile bir çatı yönetimde anlaşırsa buna “konfederal” bir devlet diyebiliriz.

Peki öyle bir ihtimal var mı? Bu soruyu bir Belçikalı veya Alman’a sorarsanız aptal diye gülerler. Çünkü öyle bir şeye ihtiyaç yoktur ve yüzyılların verdiği bir gelenekle oluşmuş bu ruhsal oluşum aynı zamanda insanları yan yana tutan bir gelenektir. Olağanüstü bir durum olmazsa böyle bir şey akla bile gelmez.

Yeryüzünde kendine “konfederal” adını veren bir tek ülke tanıyorum: İsviçre.

İsviçre arabalarını gördüğünüz zaman arkasında CH harflerini görürsünüz. Bu harfler “Confederation Halvetia” kelimelerinin baş harfleridir. Yani İsviçre’nin esas adı budur.

Peki İsviçre neden kendini “konfederasyon” olarak adlandırmaktadır? Bu hikâye hem çok uzun ve hem de Kürd kardeşlerimin anlayamayacağı bir durumdur.

İsviçre hem çok zengin ve hem de demokrasisi çok eskilere dayanan bir ülkedir. Bu hikâye beş yüz yıllıktır dersem yalan olmaz. Eskiden derebeylerin her biri kendi başına bir “devlet” sayıldığı zamanlar azar azar iç yönetiminde serbest ama birlikte yönetilen küçük devletler olmaya başladı. Şehirler arasındaki bu birleşmeler zamanla federasyonlar oluşturdular.

Öyle bir zaman geldi ki federasyonlar kendi aralarında birleşti ve İsviçre beş ayrı dil konuşan bölgelerden oluşan “konfederasyon” şekline dönüştü.

Bu tamamen bir ihtiyaçtan kaynaklanmıştır. Ama İsviçre halkının demokrasi anlayışı ve ruhsal yapılanması tamamen kendine özgüdür. Tarihsel gelişim süreci, aristokrasinin kendi arasındaki ilişkileri böyle bir sonuç doğurmuştur.

Ama bir şeyi daha belirtmeden geçmek olmaz. Farklı dilleri konuşuyor olması, ille de federasyonu zorunlu kılar diye bir görüş yanlış olur. İleri demokrasilerde devlet oluşumlarında her ülke kendine özgüdür.

Dikkat ederseniz Almanya tek dilli olmasına rağmen federasyondur ama iki dilli olan Hollanda federasyon değildir veya en azından kendini “federasyon” olarak tarif etmemektedir.

Bu konuda daha pek çok örnek vardır ama uzatmamak için anlatmıyorum.

Gelelim Kürdlerin “federasyon” ve “konfederasyon” ihtimaline.

Ben bu kavramları anlatmaya çalıştığım zaman özellikle unutulmaması gereken bir şeyi tekrar ettim. Bir daha tekrar edeyim ki bu kavramlar ileri demokrasilere özgüdür. Hala demokrasi sorunu olan ülkelerde bu söz konusu değildir.

Hele dili yasak, adı yasak bir ülkenin insanların önüne konmuş “konfederalizm” ve hatta “konfederalizm önderi” kavramlarının deli saçması olduğunu anlamak zor değil. Öncelikle bir soru sormam gerekiyor: Ortadoğu’da federal anlamda bir yapılanma var mı? Yok. Onu bırakalım, otonomik anlamda bir yapılanma var mı? Yok.

Peki ama bir halkın diğerini boğduğu, birinin diğerini yok saydığı böyle bir coğrafyada alttan gelen, yani sivil örgütlenmeden gelen demokratik bir anlayışla böyle bir siyasi ve ekonomik “konfederasyon” olabilir mi? Olacaksa ne zaman?

Bu soruların cevabını ancak falcılar verebilir. Aklı başında bir insanın böylesi hayali bir soruya muhatap olması mümkün değil.

Bu kavramı utanmadan Kürd gündeminde tutanlar bize kiminle “federal”, kiminle “konfederal” olacaklarını da anlatmalıdır. Kaldı ki kurulacak olan “federal” ve “konfederal önder”leri kim ne zaman seçti? Hangi hakla, hangi demokrasi anlayışıyla?

Oldu olacak “konfederal” İsviçre’ye “serok” ilan etsinler. Bu bana daha mantıklı geliyor.

Bütün bunları duyunca “Sümer Rahip Devleti”ne şükür ediyorum.

Eh, bunu da yaşadık. Onlar söylüyor, diğerleri gülüyorlar.

Ben utanıyorum.

Yorumlar (0 gönderildi):

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin