Şeyh Said'i Anarken.
Bugün Nasname’de bir yazı okuyunca aklıma bir kaç kelime eklemek geldi.
Doğrudur, 84 yıl önce şubat ve mart ayları Şeyh Said’in despot bir rejime başkaldırı günleridir. Dolayısıyla tarihimizden bir sayfayı hafızalarımızda canlı tutmak ve yeni kuşağa aktarmak zorundayız.
Öncelikle son zamanlarda, 2004 yılında İmralı’da sakin Urfalı’nın tamamen devletin görüşü olan bir alıntıdan başlamak gerektir.
“Şeyh Said Kürtler için bir şey mi yaptı? Şeyh Said Kürtleri 100 yıl geriye götürdü. Neyi savunduğu belli değil, ideolojisi belli değil. Bunun Ingiliz oyunu olduğu açık. Güney`de de bu tavrı koymasaydım bizim Ferhat kökten gidecekti. Abbas Barzani`ye Ferhat`ta Talabani`ye gidecekti. Ben bunlara karşı çıktım.”
Yukarıda yazılanlar tamamen Kemalist rejimin yalanıdır ve maalesef başımıza musallat edilmiş bir “Kürd” tarafından ibraz edilmiştir ve dolayısıyla bize misliyle acı vermektedir.
O dönemde elli seçkin Kürd’ün idamı ve binlercesinin zalimlerce katledilmesini bu şekilde açıklamak neyle izah edilir bilemiyorum.
Tarihimizin bir onur belgesi olan Şeyh Said serhildanı hakkında çeşitli anlatımlar ve yorumlar olabilir ama yukarıdaki söylemi ne yorum olarak veya bir anlatım olarak kabul etmek mümkün değildir.
Kürd milletine hakarettir.
Belirtmek istediğim bir diğer konu da o dönemin somut şartlarını anlamadan bu isyanda mükemmeliyet arayan ve dolayısıyla küçümseyen görüşlerdir.
Şimdi yaşadığımız dönemle o günlerin arasındaki farkı göremeyen bu arkadaşlarımız serhildanı bir yanıyla görüyor ve değerlendiriyorlar. Rahmetli Şeyh Said’in sadece bir din alimi, sadece bir müslüman olarak algılayan görüş de yanlıştır.
Eğer biz bu isyanı anlamak istiyorsak İttihat ve Terakki’nin devamı olan Kemalist rejimin yukarıdan aşağıya emirle “değişim ve batılılaşma” adı altında geleneksel Kürd yapısını aşağılama ve yasaklama anlayışına karşı bir direniş olduğunu rahatlıkla anlarız.
Bu isyanda yer alan insanları alt alta sıralarsanız konuyu daha iyi anlarsınız. Bu isyanda ateist Liceli Fehmi ile radikal dindar Cibranlı Miralay Halit Beg’i rahatlıkla görebilirsiniz. Bu isyanın bir diğer müttefiki de Dersim mebusu şehid Hasan Hayri Beg’dir. Bu üç ismi andığınız zaman isyanın kutsallığı daha iyi anlaşılır.
Bu isyanı daha değerli kılan bir konu da Şeyh Said’in isyan bölgesinde müslüman olmayanlara dokunulmaması için isyanda çıkardığı fetvadır.
Bir diğer yanı da aile içinde eğitimde dini bilgilerin yanı sıra pozitif ilme verdiği önemdir. Bu örneğin en değerlisi Şêx Seîd’in oğlu Şêx Mihemed’dir. İsyan yenilgiye uğradıktan sonra Şêx Avdirrehîm ile Suriye’ye geçmek zorunda kalmıştır. Bu serhildan’ın en bilinmeyen ismi olarak görünen genç Mihemed’in, Kürd yazar ve şair Cigerxwin ile bir mazisi vardır ve bunu “Jinenigarîya Min” adlı anı-kitapta anlatıyor.
Şêx Mihemed babası kadar İslam’ı bilen bir gençtir. Ama inanç konusunda kafasında pek çok soru vardır. Cigerxwîn ateist olmasında Şêx Mihemed’in rolünü detaylarıyla anlatır.
Bütün bunlardan daha önemlisi ise Azadî Kürd örgütünün yapısı ve amaçlarıdır. Bütün bunlar yan yana getirilmeden bu kutsal isyanı anlayamayız.
Rahmetle ve şükranla anıyorum



Yorumlar (5 gönderildi):
BEN BUNA TALİBİM VE 15 YILDIR BUNU ARAŞTIRIYORUM.
NASNAME: Buyrun kendinizi burada ifade edebilirsiniz.
Sevgi ve Saygilarimla Alexander C. Hermann
NASNAME EDİ:
Değerli Alexander; yorumunuzun yayımlanmamış olduğunun her hangi özel bir nedeni olmadığı gibi, sizin özgür olup olmadığınız hakında söz söyle hakkına sahip değiliz. Yorumunuz almanca olduğundan dolayı, söz konusu bölümü idare eden arkadaşımız tarafından anlaşılmadığından dolayı silinmiştir. Mümkünse, Türkçe veya Kürdçe yorumunuzda görüş veya eleştiri mahiyeti varsa, memnuniyetle yayımlar, bu vesileyle yanlışımızı düzeltmiş oluruz.
saygı ve sevgilerimizle..
Şeyh Said bir Kürt olarak tekrar islamı ve kuranı canlandırmak için bu tağuti sistemi yıkmak için kıyam başlatmıştır. Fakat içlerine sinmeyen bu sistemin kuklaları tarafından her türlü karalamaya maruz bırakılmışlardır...........
NASNAME EDİTÖRÜ: Yazar arkadaşımız Adnan FIRAT, hiçbir kırgınlık ve küskünlüğe mahal vermeden, bazı bireysel sebeplerle -bir dönem- yazılarına ara verdi. Biz de bunu anlayışla karşıladık ve kendisine başarılar diledik. Kendisi yine de istemleriniz üzerine yazarsa, severek yer vereceğiz. Hatta eski Nasname Arşivinde de yazılarına yer vermeyi düşünüyoruz.
Ama öncelikle onun istemesi şart.
Yorum yaz