Ortadoğu Satrancında 3. Boyut
Yaşanan duruma gerekli müdahale Ortadoğu’nun mimarları ABD ve AB’nin ortak çıkarları doğrultusunda zaten yapılacak iken, Nükleer başlıklı füzelere “Cîhad nidaları ve Beddualar” ile tepki göstermenin anlamsızlığı ancak kamuoyunu aldatmak olarak açıklanabilir.
İsrail'in önceden uyarmasına ve yardım için farklı yollar önermesine rağmen ısrarla Yardım Gemileri gönderme çabası içinde olmak, "Yardım" kavramının arkasında gizlenen "Siyasi Rest’i" görmek istememek için bir kaç sosyal neden bulunur belki...
Filistin’e insani yardım yapmak adı altında, İsrail'e olan kinin gizlenmeye çalışılması pek akıllıca değildi. Üzüm yemek dururken, bağcıyı dövmeye kalkmak diye buna denir.
Sivil Aktivistler'in finans kaynaklarını ve 600küsür kişinin kimliğini inceleme şansımız olsaydı eğer bu eylemin Siyasi bir eylem olduğunu daha net görebilecektik.
Sivillerin açık hedef olarak gösterilmesinde AKP Hükümetinin ve Türk-İslam çevrelerinin sorumluluğu en az İsrail'in sorumluluğu kadardır.
Kürd'ler katledilirken; yardım gemileriniz Kürdistan’a geliyordu da İsrail mi engelledi?
Sorusunun cevabı'nı vermek bugün ağızbirliği yapmış olan Kemalist'ler ve Türk-İslam'cılarının ortak sorumluluğudur.
Ortadoğu’nun kabadayılığına soyunan T.C. ve İsrail’in, Ortadoğu'da gövde gösterisi yapacağı arenada Kürd'lerin Ulusal çıkarlarının gözetilmesi kaçınılmazdır.
Yaşanan duruma gerekli müdahale Ortadoğu’nun mimarları ABD ve AB’nin ortak çıkarları doğrultusunda zaten yapılacak iken, Nükleer başlıklı füzelere “Cîhad nidaları ve Beddualar” ile tepki göstermenin anlamsızlığı ancak kamuoyunu aldatmak olarak açıklanabilir.
Mevcut durumda: İsrail ile Kürdistan İşgalcileri’nin iki boyutlu Satranç masasında piyon/taraf olmak yerine, 3. boyutta 'SEYİRCİ' kalınması Kürd’lerin lehine olacaktır.
Jîndar Erdal Toprak
ejindar@gmail.com



Yorumlar (9 gönderildi):
Israil'in uyari yapma ve yardimin baska yollarla ulastirilmasini önerme hakki da hukuku da yoktur. Israil buna ragmen, tamamen hukuksuz olarak gemilere ve sivillere silahla saldirmis, bunlari rehin almistir. Bütün bunlar hicbir gerekce ile kabul edilemez.
IHH'nin Kürtler'e yardimci olmamis olmasi, Gazze'ye yardima hakki olmadigi anlamina gelmez. Kaldi ki yardim konvoyunda 32 ülkenin insanlarinin katkisi vardir.
Ne ortadoguda ne de dünyanin baska cografyalarinda emperyalizme mimarlik atfetmek ve bunlara teslimiyet kabul edilemez. Hele ki bunlarin nükleer güce sahip olduklarini öne sürerek emperyalizme karsi cikma ile alay etmek, sefil ... ruhun disa vurumudur.
Emperyalizmin ortadogudaki tetikcisi olan Israil'in bir Kürt tarafindan savunulmasi, Kürtler'e mazlum milletler ve emperyalizm arasinda tarafsizlik tavsiye edilmesi kabul edilemez; ancak Israil ve PKK saldirilarinin senkronize oldugunu aciklamaya yarar.
Hiç önemli degil belki ama; sanirim Kürd'de degilsiniz!
- IHH Organizasyonu’nu, içerisinde 32 tane yabancı var gerekçesi ile tarafsız gönüllülerden oluşan uluslar arası insani bir yardım hareketi gibi lanse etmek sadece basit bir manipülasyon’dur.
- IHH'nin web sitesindeki basın açıklamasının finalinde dertlerinin "Filistin'in Özgürlüğü" olduğu net olarak ifade edilmiş iken; Söz konusu İsrail ambargosunu karara bile bağlayan Birleşmiş Milletler'in kendi yardım gemileri dururken IHH’ ye bu görevi veren kesimler akan kanın birinci dereceden sorumlusudur.
- Sefil ruhun dışa vurumu cümlesinin muhatapları 'Sözde Müslüman' Arap Ülke'leri ve Afganistan'da (-kime karşı?) Emperyalizmin uşaklığını yapanlardır.
- İslam’ın tarifi işinize geldiği gibi, Afganistan'da başka Filistin'de başka Kürdistan da başka başkadır.
- Yazım’da "mazlum milletler ile emperyalizm arasında bir tarafsızlık tavsiyesi" olduğu doğru değildir, okuyunları yanıltmak için kasıtlı olarak seçtiğiniz bir hamledir.
- Uyguladığı "Devlet Terörü", tarihi boyunca tescilli Türkiye'nin İsrail'e hukuk dersi vermeye kalkışması da “kafasını kuma gömmüş deve kuşları” kadar gülünçtür.
Her ne hikmetse; Söz konusu Kürdistan olunca "Türk Marksistleri" ile "Türk İslamcıları" aynı saflarda namaza durur.
_______________________________________________________________________________________
Not: İstanbul'un trafik sorunu ile PKK'nin son eylemlerinin senkronize olduğunu iddia etmediğinize şaşırdığımı da ayrıca belirteyim.
Bu olaylarda denklemde bilinmeyenler en azindan benim icin bir kanaat bildirmemi engelleyecek duzeyde.
Cesitli teoriler ve yaklasimlar var.
Giden yardim filosu sanki bir saldiri beklemiyormus, gayet masum, tarafsiz cikarsiz insanlik ve merhamet tasiyormusta israil beklenmedik bir manyaklik yapmis saldirmis, vahsice, canavarca sivilleri öldurmus. Bu turk islamcilarinin ve basbakanin yaklasimi.
Bu aciklamaya sayet orada mehmet kaplan ve isvecten o meshur diger sivil toplum örgutleri uyelerini görmeseydim inanabilirdim.
Bu olaylarda bana iki teori mumkun geliyor.
Birincisi abd’nin degisen ortadogu politikasina paralel olarak iran’daki molla rejiminin yikilmasi degilde ehlilestirilmesi ve etkisinin kirilmasi amaciyla turkiye ile iran’in yakinlasmasini dolayisiyla islam aleminde kabul görmesini ardindan israille anlasmazliklari tirmandirip islam aleminin önculugune gecip onlari yönetme, kendi cikar ve arzularina göre bicimlendirme senaryosu gercek bir bir pentagon projesi olabilir.
Göstermelik sert aciklamalara ragmen ekonomok ve askeri isbirliginin perde arkasindan devam ediyor olmasi bu kaniyi guclendiriyor.
Hasmini yönetme yönelimi Iran’da museviyle ve diger belli basli muhalif gözuken guclerle, Turkiye’de pkk ile nasil anlam kazaniyorsa Abd’ninde turkiyeyi kullanmasi bana uzak bir ihtimal gibi gelmiyor.
Akp’nin gerceklestirdigi iyilestirmelere karsi olmamakla, arkalarinda abd de olsa onlari bu gunun sartlarinda desteklenebilecek tek guc görmekle birlikte Tayyip ve ekibi inanmis muslumandan cok Abd’nin memurlari algisi daha akla uygun geliyor. Böyleyse Tayyip yeni bir islevsellikle koltugunda kalmaya devam edecektir Turkiyeye abd tarafindan bu rolun verilip verilmedigini önumuzdeki gunlerde daha acik görebiliriz. .
Ikinci teori Turkiye’nin ABye uyelik sansini busbutun yitirmesinin ardindan Ab’ verilen gözdagi. Islam dunyasina acilabilirim kartini gösterdigi yönundedir. Iranla yaptigi uranyum takasi anlasmasi pesinden israille böylesi medyatik catisma havasinin hedefi fransa ve almanya’yi ikna etme yönundedir.
Fakat O yardim filosundan Mehmet Kaplan’in cikmasi bu ikinci teorinin inandiriciligini buyuk ölcude zedeliyor.
Kanimca chp balonu bu yeni islevsellikle indirilecektir.
Selamlar saygilar
türkiyenin amacı israili siyasi alanda yalnızlaştırma çabası ve uluslararası toplumu kışkırtmadan başka bir şey değildir
içerde Kürtlere karşı (hemde müslüman kardesim diyor) bu kadar zalimken kalkıp dışarda filistinlilere yardım konvoyları düzenlemek ve bunu siyasi amaçlarlara organize etmek ancak iki yüzlülük ve türk usulu tiyatro olur.
Hint okyanusuna savaş gemisi gönderen türkiye bu konvoyada ulaslararası sularda askeri olarak refakat verebilirdi ama vermedi çünkü amaç zaten israilin bu şekilde bir tepki vermesini sağlamaktı kendisi israil devletinden kat be kat zalimken türk devletinin siyasi oyunlarına payanda olmamak ve olaylara Kürt ulusal çıkarları açısından bakmak gerekmektedir.
son söz düşmanımın düşmanı dostumdur.
Beynine,eline sağlık.
Elimizde perde gerisindeki gerçek bilgiler olmasa bile akıl ve bilim ışığında sorgulayıcı düşünmeye çalışmak bile ne kadar yol gösterici oluyor.
IHH vakfınin kurucuları kimler? Bağlantılarını bilmiyoruz. Finansörleri bilmiyoruz.
Neden Mısır'a baskı yapılarak karadan kapalı tuttuğu gazze kapısından yardım edilmedi?
Halka esas ablukayı çağdışı HAMAS örgütü ile Mısır'ın birlikte yaşattıkları bilindiği halde neden görmezden gelindi?
Ancak bilinen birşey var. Olaydan sonra bu topraklarda Başta Kürt'lerin ve diğer halkların soykırımını yapan ve Dünya'nın barbar diye nitelediği Ergenekon düzeninin yani Türk ırkçılığının sembolü olan Türk bayrağı adeta mazlumların bayrağıymış gibi bütün ülkelerde dalgalandırılmaya başlandı.
Oysa Saddam'dan sonra Irak Bayrağı halkların ittifakına dayanmayan ve Saddam zulumünün simgesidir diye reddedildi ve yeni bir Irak bayrağı kabul edildi.
Bu eylemin Türk,Arap ve Fars ırkçılarının Ergenekon önderliğinde düzenledikleri bir proje olduğundan şüpheleniyorum.
Erdoğan'ın da bilimçsizce bu eyleme sahip çıktığı kanaatindeyim.
Şöyleki: Bundan önce de MHP'nin provokasyonuyla Anayasa'da sadece türban için yaptıkları değişiklik neredeyse AK Partinin kapatılmasına gidiyordu.
Gazze olayında da Ergenekon güçleri AK Parti ile İsrail'i açıkça karşı karşıya getirdi. Amaç AK Partinin artık gittikçe islamcı fanatik bir çizgiye kaydığını batıya göstermek ve İsrail lobisinin AK partiyi gözden çıkarmasını sağlamak .
Kanaatimce Ergenekon'un son hamlesi; Anayasa değişikliklerinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesini sağlamak ve AK Partinin kapatılmasını sağlamak ve çeşitli suçlardan dolayı Tayyip Erdoğan ve bazı yöneticileri cezalandırmak olacak.
Gazze Olayı Ergenekon'un son hamlelerini yaparken batının ve İsrail'in sessiz onay vermesini sağlamak olabilir.
Sağlık ve başarı dileklerimle.
Yorum yaz