Anasayfa | Yazarlar | Harun Tak | Mülteci Günlüğü-2

Mülteci Günlüğü-2

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font

Ozlemde yetinmesini bilmekte var Amedim¬. Icimi kaplayan “ozlemime” kucuk kucuk armaganlar veriyorum bu aralar. Gormekle, duymakla, hissetmekle  ayni olmasada!
      Gercek; ben istesemde/istemesemde  Munzurlarin o gecit vermez kayaliklarini parcalayan, un ufak eden  kar zerreleri gibi icime siziyor. Beni; bana ait duslerimi, gelecek dediklerimi unufak edip savuruyor. Yenilgiyi kabul etmekle baslamali ise! Duslerden kopmadan  bunu basarabilirsem eger; gercegin sizisini  okadar agir yasamam biliyorum. Yetinmesini bilmekte iste tam burada imdadima yetisiyor.
           Seni; cirilciplak gozlerimle goremeyecegim belki bir daha! Ya da hic dolasamayacagim belki o dar o kuytu o kivrak sokaklarinda. Sabahin  ilk isiklar  penceremden iceriye olasiye guzel suzulmeyecek belki. Ben ben olarak  ortunmeyecegim o yoksunluk kokan mistik ruzgarlarini. Ne  camilerine, ne kiliselerine ne de meyhanelerine  ugrayamayacagim belki bir daha. Bende kalanla! Yetinmek zorundayim...

      Cunku Hayat! Cunku Gercekler! Cunku Yenilmislik! Cunku Ben! Cunku Sen! Cunku binlerce kilometre! Cunku....
Hepsini biraraya getirince ortaya cikan buzdan yapilmis bir duvar onumde uzanip giden. Dokunmak istiyorum; buz duvarima dokunuyor parmaklarim, usuyorum.
Gormek istiyorum; sogugun bugusu ayrintilari orten bir kar denizine donusuyor.
Duymak istiyorum; duvarima  carpip dagilaiyor ses dalgalari...
         Yuregime yerlesmeye calisan bu buzdan yapilmis duvarimin “sensizlikten” guc aldiginida biliyorum. Yetinmesini bilmek diyorum iste bu anlarda! Sana ait olan “benle”. Her zerremin karsiligi olani ariyorum; sana ait bir satir yazi ornegin.Sana  ait bir resim ya da sana ait bir an! Zerreler halinde  beni karsilamaya geliyor. Biz oluyoruz.
            Bir kavanoz aci biber salcam oldu gecen hafta! Sen kokan. Bana ait sen gibi icimi yakan. Dedim ya “yetinmesini bilmekle” ise basliyorum. Ozlemin zerrelerine karsilik geleni bulunca sen oluyorum. Sen gibi kokuyor, sen gibi dusluyorum.

           Bize ait topraklarda, bizim soludugumuz havada buluyorum kendimi. Her on yilda bir tirpanlanan gencecik yurek ve bedenlerin kaderini! Bizden sonraki nesillere birakmisligimiza kufurler savuruyorum.Tipki bizler gibi gelisip serpilmelerini izliyorum.Tipki bizler gibi “isigin” kesfine yolculuga cikmalarini, tipki bizler gibi “ozgurlugu yanlis yerde arama” isine koyuluslarina tanikligimin altinda eziliyorum. Her yandan “olumu” yucelten cagrilarin yukseldigi zamanda yasadigima lanet ediyorum. Kurdler icin yeni bir hasat! Zamani yasanirken ben eli kolu yuregi bagli izlemeye koyuluyorum. Sirasini savmis! Ogutulmus! Eski nesile aid olmanin acisini iliklerime degin hissederek.

       Anstaynin  zaman ve meken trenine binerek uzaklasiyorum kendimden. Yasamin “Goreceli“ onceliklerini bilincimde yasayarak. Su an Istanbulda, su an bogazin serin sularinin yani basinda, siradan her insan! Gibi! Beynimde ve yuregimde  yasama ait sorularin girdabinda kaybolmus bir Kurd gibi. O bagazin guzeliklerini izlemeye koyuluyorum…
                Her „turk“ asker dogar! Siariyla doldurulmus ve sokaklara salinmis uyuz itler devriye gezmekte. Tamda onlarin aradigi turden bir hedef oluyorum karanlik gozlerinde. Elerindeki bayraklari sallayarak, bir „kurdu“ kistirdiklarinin bilinciyle ususuyorlar! Uzerime. Biri „kimligimi“ istiyor! Digeri bunu bile beklemeden pencelerini savuruyor yuzume. Iyice hirpaladiklarina, horladiklarina, asagladiklarina kanat getirmis olmalilar ki takatsiz  avuclarima bir bayrak sikistiriyorlar! Hep birlikte „uyuz itlerin“ marsini okuyoruz.En guclu sesle...
          Beni! Oylece bulduklari yerde birakip yeni bir „Kurd“ bulma arayislarina devam ediyorlar.Cevrede yuzlerce „insan“ artigi, bogazin kiyisi ve Istanbul.
           Olmedigime! Oldurulmedigime! Sevinerek, ne oldugunu ne yasadigimi hicte sorgulamadan evimin yolunu tutuyorum. Avuclarimda siki sikiya tutugum! Kirmizi beyazli, „uyuz itlere ait“  turk bayragiyla.

           Mekana ve zamana hukmedebiliyorum ya! Sen oluyorum Amedim. Gozlerin gozleim oluyor; Aceleci adimlarla aksam kalabaligi icinden siyrilma ugrasisi veriyorum. Evde beni bekleyen „Laresime“ aldigim kucucuk, rengarenk sekerleri ceketimin cebindeki avuclarimda hissediyorum. Eve ulastigim ani; o ani dusluyorum. Laresim kapiyi acacak, kocaman opucukler konduracak yuzumun her yanina. Ceketimin cebinden ellerimi cikarip; avuclarimda siki sikiya tutugum renk cumbusu sekerleri ona uzatacagim. „Babam“ diyecek, sarilacak o kucucuk bedeniyle boynuma. O kisacik arada nasil avuclarimdaki sekerlerden birini almis, nasil acmis, nasil agzinda bir o yana bir bu yana cevirmis olduguna hayret ederek yuzume kondurulan yapis yapis opucukleri hissedecegim.
          Laresime ulasmak icin acele temeliyim! Ah birde su kalabaliktan siyrilabilsem diyorum. Su koseyi bir donebilsem…

            Kosede; bir poset icinde, ya da bir „termus“icine  hapsedilmis olumun! Beni beklediginden habersiz.
             Amed`te kime misafir olsam  bir „bombanin“  tedirginligi yuzume carpiyor. Bu kez nerede? Nasil? Bulacak bizleri demenin girdabinda buluyorum kendimi. Tipki 93!un olum sessizliginde her kose basi. O gunlerde “arkadan yaklasan kalles ayak seslerine” burunmus hizbull kontra ya ait olum ruzgari. Simdilerde  acik hedef “kurd” maskesine burunmus bir termusta beni beklemekte.

           Buradan; bu meken ve zamandan icimi usuten  anlara taniklik ediyorum. Beynimde ve yuregimde  bir anlik gezintimin  izlerine yenik duserek. Ulkem oluyorum; ulkemdeki Kurd oluyorum! Bizleri bekleyen  yeni “olum” hasadinda yitip gidecek can oluyorum. Kader! Olsa anlimiza yazilmis hic silinmeyen; Aglayacak, yaratana kufurler savuracagim. Biliyorum iste...
Bilmenin acisi olumden de beter.
          

         

       

Yorumlar (0 gönderildi):

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin