Ben sana asla sayın demeyeceğim!…
ÜÇÜNCÜ KULLANIM ŞEKLİ: Aslında siz kendinizden üstün görmezsiniz ama karşınızdakinden her an için bir kötülük beklersiniz. Bu durumda da sırf yalakalık yaparak karşınızdakine sevimli görünebilmek için “sayın” dersiniz. Belki bir gün yetki ve sorumluluk korktuğunuz kişinin eline geçerse size dokunmasın ve size zarar vermesin istersiniz.”
Diyarbakır'da aralarında belediye başkanları ve sivil toplum örgüt temsilcilerinin de aralarında bulunduğu 321 kişi, Cumhuriyet Başsavcılığı'na dilekçe vererek, "Sayın Öcalan" demeye devam edeceklerini belirterek kendilerini ihbar etti.
Diyarbakır'da Büyükşehir Belediye ve alt kademe belediye başkanları ile sivil toplum temsilcilerinin de aralarında bulunduğu 321 kişi, imzaladıkları dilekçeyi Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdi. Hazırlanan dilekçede, şimdiye kadar "Kürt" kelimesi nedeniyle insanlar hakkında soruşturma açıldığı, şimdi ise "Sayın Öcalan" kelimeleri nedeniyle soruşturma ve gözaltıların olduğu belirtilerek, "Sayın Öcalan" demeye devam edileceği belirtildi. Dilekçede imzası bulunanlar Adliye'ye gelerek kendilerini ihbar etti.
Hazırlanan ortak dilekçenin Cumhuriyet Başsavcılığı'na verilmesi sonrasında basın açıklaması yapan Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Derneği Federasyonu (TUHAD-FED) Diyarbakır Şube Başkanı Mehmet Omaç, "Sayın" olarak hitap etmek suç ise bu suçu işlemeye devam edeceklerini söyledi.
Ortadoğu'daki güç dengelerinin değişmesi, Türkiye'nin içerisine düştüğü ulusal ve uluslararası çıkmazlarla birlikte barış ve demokrasiye olan tahammülsüzlüğün son noktaya geldiğini kaydeden Omaç, "Başta Kürtlerin temel hak ve özgürlük taleplerinin reddi, inkarı ve çözümsüzlüğü olmak üzere, toplumdaki diğer temel sorunları kendi dinamikleriyle çözme yerine, her türlü şiddet ve baskı yöntemini tercih etme yolunu benimsemiştir" dedi.
Eskiden "Kürt kelimesine karşı olan tahammülsüzlüğü şimdi de "Sayın Öcalan"hitap şekline olduğunu kaydeden Omaç, bu nedenle yüzlerce dava açıldığını ve bir çok kişinin cezalandırıldığını söyledi.
Omaç, "Sayın olarak hitap etmek suç ise bende 'Sayın Abdullah Öcalan' diyorum ve bu suçu işleyip kendimi ihbar etmek ediyorum" dedi.ANF. AMED (23.05.2008)
Ben bir Kürd bireyi olarak sayın demiyorum , demeyeceğim..önce bu sayın nedir kime denir ona bakalım , bütün dünya dillerinde aşağı yukarı sayın ın anlamı ve kime denildiği aşağıdaki gibi belirlenmiştir..özünde bir saygı ifadesidir..
“Sayın” ifadesi nedir? Kime “sayın” denir? Sayın ifadesi, üç farklı şekilde kullanılmaktadır.
BİRİNCİ KULLANIM ŞEKLİ: Mektup zarflarının kullanıldığı yıllarda (bizim çocukluk ve gençlik yıllarında başka şansımız yoktu) birisine bir mektup ya da kart gönderilirken zarfın üzerine gönderilen kişinin adından ve soyadından önce “sayın” yazılırdı.
İKİNCİ KULLANIM ŞEKLİ: Bir kişinin başka bir kişiye karşı yaş, makam ya da rütbe olarak üstünlüğünü ifade etmek için saygı değer bulduğunu açıklayabilmek amacıyla kullanılır. Başka bir deyim ile eğer siz kendinizden daha üstün gördüğünüz birisi var ise ona “sayın” dersiniz.
ÜÇÜNCÜ KULLANIM ŞEKLİ: Aslında siz kendinizden üstün görmezsiniz ama karşınızdakinden her an için bir kötülük beklersiniz. Bu durumda da sırf yalakalık yaparak karşınızdakine sevimli görünebilmek için “sayın” dersiniz. Belki bir gün yetki ve sorumluluk korktuğunuz kişinin eline geçerse size dokunmasın ve size zarar vermesin istersiniz.”
Evet Bay Öcalan ben size sayın demiyorum , size sayın dersem bunun önce kendime sonra Kürd halkına ve en sonunda da Dünya devrim mücadelesinde onurlu duruşlarıyla emek vermiş , şehid olmuş vede yaşayan bütün güzel insanlara saygısızlık yapmış olacağım..
Sayın demeyeceğim..Çünkü:
son 30 yıllık Kürd tarihinin en muazzam kalkışması sürecini boğup Kemalizm’e peşkeş çektiğiniz için..
Sayın demeyeceğim .Çünkü:
Karanlıksınız ..
Sayın demeyeceğim ..Çünkü:
Dünya ulusal kurtuluş ve devrim mücadelesinde eşine rastlanamaz bir teslimiyet ve korkaklık sergilediğiniz “fırsat verilirse devletimin hizmetindeyim” dediğiniz için..
Bay öcalan bilirmisinizkı “benim anam Türk tür fırsat verin devletimin hizmetindeyim” , Türk işgalci askerlerini ailelerine dönüp “şehit (!) ailelerinden özür dilerim” gibi korkakça ve kendi gerçekliğinizi açığa çıkaran duruşunuzun Kürdün yüreğinde ne büyük bir utanca vesile olmuştur..?
Bay öcalan siz kendi gerçekliğinizi o kafeste sergilerken , binlerce kahraman evladını Kürd dağlarına özgür bir avuç toprak için kurban veren dünyanın en çilekeş analarına hakaret ettiniz..Size asla sayın demeyeceğim..
Sayın demeyeceğim..Çünkü :
Son yüzyıllık Kürd tarihinin en büyük başbelası katili Mustafa Kemali aklarken , Kürd başkaldırısı önderlerini hain ajan ilan ettiğin için..
Sayın demeyeceğim..Çünkü:
size sayın dersem Amed zindanında bir kibrit çöpüyle ateş olan o kahramanların kemikleri sızlar buna bir Kürd bireyi olarak hakkım yok..
Sayın demeyeceğim..Çünkü:
Haki ve Kemal e saygısızlık ederim..
Sayın demeyeceğim ..Çünkü:
Bizzat senin emrinle katledilen yığınla Kürd gencine tarih önünde hesap vermekten korkarım..
Sayın demeyeceğim ..Çünkü:
Kürd tarihinin en büyük önderi Dünyanın en büyük ulusal kurtuluşcusu Melle Mıstefa BARZANÎ benden hesap sorar, utanırım..
Sayın demeyeceğim ..Çünkü:
1925 başkaldırısının önderleri Şeyx Saîd , Baytar Nuri , Dersim’in onuru Kürd Dedesi Seyit Rıza , Koçgiri başkaldırısının efsane ismi Ali Şêr ve Zarife Xanım’dan utanırım..
Sayın demeyeceğim..:Çünkü:
Faşist Baas rejiminin elinde direnişin destanını yazan kahraman Kürd kadını Leyla Qasım’dan utanırım..
Sayın demeyeceğim..Çünkü :
Kürd halkını kendi egoların için kırıma uğrattığın için..
Bay öcalan bilirmisin kirli ve teslimiyetçi politikların nedeniyle bir coğrafya yerle bir edildi..Milyonlarca Kürd diasporalarda yaşamaya mahkum edildi..onlarca güzel insan ateş oldu , yüzbinlerce Kürd TC metropollerinde bir sokak hayvanının bile yaşamayacağı şartlara mahkum edildi..düştü , dejenere oldu,kayboldu..
Sayın demeyeceğim..:Çünkü:
Türkiyenin bütün zindanlarını kapılarında dipçik ve jop yiye yiye tanıyan ve buna rağmen bir gün bile “heval“lere sitem etmeyen Mardin’li Eyşê anadan utanırım..
Bay Öcalan bilirmisinki o Eyşê ana ufacık boyu ve kocaman yüreğiyle sadece oğlunu değil gelinini de mücadeleye verdi ve sadece oğlu ve gelini için değil bütün tutsak “Heval’ler” için zindan kapılarındaydı ve bir tek gün yılmadı ..Vee bunu asla anası Türk olan , devletten Kürd başkaldırısına karşı görev bekleyen senin için yapmadı o özgür bir Kürdistan için bunu yaptı.
Ya sen ne yaptın bay Öcalan!..Eyşê ana zindan kapılarında dipçik yerken , en galiz küfürleri duyarken sen ne yaptın..? Ben söyleyeyim Bay Öcalan..Sen O’nun utancı oldun..O’nu aşağıladın O’nun ülkesini işgal eden , O’nun çocuklarını katleden Türk askerinden ve ailelerinden özür diledin..Bay Öcalan özür dilenmesi gereken o kahraman Kürd anaları değilmiydi? Yürekli olup katleden sizsiniz özür dilemesi gerekende sizsiniz diyemedin..
Sayın demeyeceğim..Çünkü:
Ben babamı sürgünde kaybettim , Babamın son cümlesi şu olmuş..’oğlum gelecek ne yazıkki oğlu gidemedi ..’ Bay Öcalan bilirmisinki ben ve benim gibi binlerce insan bunu yaşadı ve hiç bir zaman devletinden hizmet beklemedi..“Söz onurdur, onuru çiğnetmeyeceğim“ dedi..Babam’ın kemikleri sızlamasın diye sana sayın demeyeceğim, çünkü sen sayın değilsin bunu asla hakemedin..
Şimdi sana sayın deme kampanyası başlatanlara sorayım..Neden tarihin en korkak ihanetçisine sayın diyelim..?
Kürd tarihinin en büyük , en muazzam ve önemli kalkışmasını Kemalizm’in kuyruğuna takmış bir ihanetçiye sayın dedirtemezsiniz..Ve bilmelisinizki Kürd halkı bu utancın hesabını sizlerden soracak..Unutmayın Hitler muazzam bir orduyla Moskova’ya dayandı..Saddam her sokağa çıktığında milyonlar ona adeta tapıyordu..Ancaakk..bu gün Moskova’ya dayanan o muazzam ordunun içinde bulunan askerlerin çocukları bundan ve Hitlerden utanç duyuyor..Saddamın bağdattaki heykelini Saddama tapar gözüken o halk yıktı..Ve Saddam bir çukurda ele geçti..Tarih ihanetlere ve ihanetçilere tanıklıkla doludur..
Bay Öcalan sen sayın olmayı asla haketmiyorsun ve ben bir Kürd bireyi olarak sana sayın demeyeceğim..Hiç bir halk ona hesap vermesi gereken birini sayınlıkla taltif etmemiştir..
xaliacar@hotmail.com
24.05.08



Yorumlar (21 gönderildi):
BENİM İNANCIM ŞU Kİ BİLİMSEL OLMİYAN HİÇBİR ŞEYİN BAŞARI ŞANSI YOKTUR.APO NUNDA ŞANSI YOKTUR. HALKIMIZIN ULUSAL DEMOKRATIK TALEPLERİNİ DOĞRU ZEMINDE VE DOĞRU KİŞİLERLE ÖRGUTLEMEK İÇİN ÖRGUTLULUGUMUZU KİTLESELLEŞTIRMEK LAZIM. BENCE DOĞRU OLAN BUDUR. YOKSA APONUN SAYIN OLUP OLMADIĞI DEĞİLDIR.
SAGILARIM VE SEVGİLERİMLE.
Suleyman'in Akkoyun'dan aldiginiz aktarma cok guzel ama gercekleri yansitmiyor. Gercegi soyle olmalidir, Apocular Gorusme notlarini okusalar Apoculugun ne oldugunu anlarlar. Maalesef buyuk bir cogunlugu GN'leri bile okumuyor. Tanrim bu ne buyuk bir azaptir yasiyoruz...
Sevgilerimle
Bu senin yazdıkları bana; hazır asker mektuplarını anımsatıyor.
Hani Ali Okullarında, Türkçe bilmeyenlere verilen cinsten.
Ve başlar...
Sayın okuyan ve dinleyenler,
başta anama, değerli babama, köyün civcivlerine kadar, selam ederim falan filan...
Bu nedenle beni güldürdün.
Yine sağol.Sen yine öyle inan, ben de böyle. Bir zararı mı var?
Gülmüş
Sevgili KÜRDiSTANLI KARDESiM;
Bilmem biz hic tarihimizden ders aliyormuyuz. Bu tarihimizin en destansal anlatimi Demirci Kawa ve Dehak arasindaki gecen rivayetlerdir. Ama akillica düsünmenin ve ona göre hareket etmenin bir sembolu gibi tarihimize yansimistir. Dikkat edilirse tarih boyu halkimiz böylesine örnek kabilindeki dersleri idrak ederek ilerleme kaytetmis ve varligini bugünlere kadar getirmistir. Mesela yakin tarihimizde bir Mazlum Dogan olayi vardir. Nedir Mazlum Dogan olayinin boyutlari, Neden bu güzel insanimiz hic bir baska gün secmedide kalkip 21 Mart gününü secti. En güzel canina neden bugünü secerek kiydi?
Sanirim bu önemli tarihinizinde anlam ve önemini unutmussa benzemis, bugün "görkemli" olarak uluslararasinda Kürtler acisindan bir gelismenin oldugunu söylüyorsun bu berillemen belki özgür Kürdistan icin söylene bilir ama, malesef Kuzey Bati Kürdistan icin söylenemez. Neden mi? Dinle sevgili Kardesim;
Biz Kürtler Mazlum....larin ugruna bedel ödedigi ve bu bedellerin sonucu bugünkü "görkemli" gelismelerin adim adim tasfiye edilip, bir ulusun insani icin gerekli olan özgürlük haklarinin anlamsizlastirilip tasfiye edildigi bir sürecten geciyoruz. Kürdün sorunu ne tv ne yol ne de "Be serok jiyan nabe, Edî Bese" mastürbasiyonlaridir. Böylesi sapik, anlamsiz, iceriksiz, siyasalsiz, histeriksel cigirtkanligin devri, Umudumuz Karaoglan, anadilde egitim, Yol su elektirik istiyoruz gibi safsataligin karsisina ezilen ulusun adina yakisir siyasal ve daha sonra silahli mücadeleyle karsilik verilerek coktan kapandi. Neden mi? Cünkü halkin duyarli temiz insanlari bu safsatalikla Kürdistanlilarin gercek siyasal özgürlügüne kavusamayacagini bildiginden radikal bir tavrin örgütlenmesi icin tarih sahnesine ciktilar.Asimlasyoncu sömürgeci bir politik düzende bu söylemlerin gercek özgürlük olmadigini bildiginden, bu basit söylemcilerin telkinlerine kulak asmadilar. Onbinlerce insani kürdistan sehir meydanina dökenler Karaoglan Ecevite yalvararak aman dilemekle özgür olmayacaklarini cok iyi biliyordular varsin Ecevitin de Kürt olmasi ne yazar, onunda o dönem "...Bölücülük yapmayin kadir devlet Baba size neyi uygun görmüsse buna sükür etmeyi bileceksiniz. Sizde hali hazir Türkiye Cumhurriyetinin özgür vatandaslarisiniz." demesi Kürd insanini özgür kilamadiysa ve o dönemde pasif telkinlere kulak asilmis olunsaydi kim bilir kacbin kez daha karaoglanlar icin kafalarimizi hatta ve hatta birbirimizi öldürerek gecen anlamsiz tarihimizin seyircileri olarak yerlerimizi almis olurduk. Devletin, sömürgeci devlet isleyisinin hic bir kurali degismeyecek cati partilerinin ayaklari arasinda paslasip bunu bir nimet görecektik. Anlamak isteyen icin bugün de Apo`nun dile getirdigi dün Ecevitin dile getirdigiyle özünde hic bir ayrilik yoktur. Apo`nun ortaya sundugu boklu degnek hicte siyasal ilke baglaminda gercek bir özgürlük sorununa isaret etmiyor. Eger biz özgürlüklerin ictenligini ve özünü güzel kavramissak. Sorun kavrayis sorunudur. Özgürlükten ne anliyoruz.
Iste sorunun gizemi burada yatmaktadir. Milyonlarca Almanin Hitlere inanarak ulusuna yaptigi cirkefligi artik cocuklar bile igrenclikle kinayarak Dünya´nin bir cok yerinde okul kitaplarindan okuya biliyor, Xendekar gibi insanlarimizin bilmemesi onlarin yasama yaklasiminin bir göstergesidir, biz Nasname okuyucularini bu bilincsizlik gafletine cekmesini dogrusu gülüncden öteye aciyla karsilamak gerekir. Toplumlarin bireylere inanarak toplumuna hazirladigi felaketleri insanlarimiz nasil göremiyorlar, cevabi aslinda basit; okumuyorlar 12 Eylül Karanligindaki vahsetin yolactigi korkunun insanlarda yarattigi duyarsizligin simdi devletin imrali konseptleriyle yürüttügüne tanik olmaktayiz. Bir bildiriyi bile okumaktan üsenmis eski devrimcilerimizin varoldugunu sabahdan aksama kadar kahve köselerinde kaderlerine kendilerini terkettiklerini söylüyordu gecenlerde bir dostum, Diyarbakirdan.
Diyarbakir Zindanini yasayanlar bilir, Mazlum hangi sartlarin ürünü olarak cikti, Demirci Kawa`yi cikaran duygu, özgürlük yaklasimi neydi özgürlükleri anlama ve yorumlama ve bunun icin eyleme gecme tavirlaridir.
Gelelim yazimizin basina Xandekar Apo´nun vellev ki Mit´te olsa, ne kadar namusuz olduguda biliniyorsa susulmasi gerektigini bunun kürtlere daha yararli oldugunu söylüyor. Xandakar burada neyi unutuyor, bize diyor ki, Kürdistanin bir cok sehirinde, Avrupanin her kentinde toplumumuzun bir-iki milyonu histeriksel cigirtkanliklarla sokaklara dökülmüsler, bize 30 Bin insanimizin üstünde sehit olmus bir bedel, milyonlarca insanimizin ugruna sürgünlerle bedel ödedigi bir savasin siyasal icerigi hiclestirilip adim adim öldürüldügü, Bagimsizliktan, federasyondan, otonomiden, özerklikten hatta ve hatta MHP gibi fasist irkci kesimlerin kabul gördügü mahalli kültürden bile vazgicip, "Edi bese, be serok jiyan na be" intiharvari yürüyüsüne bizi davet ediyor, onlar gibi ya sesiz kalmamizi, yada bir dervis gibi icine sindirerek bizi felaketlerine cagirmaktadirlar. Onlar gibi felakette gitmedigimizden dolayi bize kizmaktadirlar.
iki ucu ***, ortasi ise daha berbat boklu bir serok degnegiyle ne tür bir özgürlüge kavusacagimizi, hem PKKliler hem de halkimiz gecmiste Med TV ekranlarinda rahatlikla görmüs olmalari gerekir.
Eger ulusal uyanisimiz dogru bir kavrayisla kavranmak isteniyorsa söyle bir örneklemeye gidelim; farz edelim Xandakar gibi düsünen insanlarimizla ulusal uyanisimizi tertemiz bir su kaynagi gibi görelim. Ki her yurtseverin teminnati budur. Ve su kaynaginin tepesine birisi oturmus büyük bir ihanetle bu suyu lekeleyip bu kirli suyu bize icirmeye calisiyor, peki bu kirli suyu icmemek her insanin dogal hakki degilmidir. Bu kirli sunun insanlarimizi daha da takattan düsürecegini, degerlerine yabancilastirdigini, ayni Almanlar gibi felakatlere gidecegimizi, toplumumuza aciklamak neden zararli olsun? Eger bu toplum ayaga kalkmissa koca- koca olmus bir dereyi varolan tertemiz sehit suyuyla caglayanlasmissa neden bir zavalli, korkak, önbinlerce insana ölümü sunan sirasi kendisine gelince adeta .............af dileyen ve en basitinden Kemalizmin icraatlarini halka bir nimet gibi sunan boklu degnegin kokusunu icimize sindirmeye davet edilmekteyiz? Sorasim geliyor hangi serefli namuslu insan, Kemalizm´in halkimiza cektirdigi aciyi suclari aklayabilir? Caresizlik, cözümsüzlük zorlu bir sürectir ama kader degildir. insanlarimiz eski duyarliliklarini yitirip yanyana gelmekten bile acizlesmisseler -ki buda Kemalist politikanin Apocu söylemde birey ve toplumda yarattigi tahribata tekkabül etmektedir.- bize boklu serok degnegini koklamak düsmez.
Bizler Leyla degiliz mecnunumuzu Diyarbakir zindanlari kapilari önünde JiTEM elamanlarin kirli, katil kucaklarinda görelim. Bizler leyla degiliz mecnunumuzu boklu degneklerle koklayalim.
Bizler biliriz ki tarih bizle baslamadi bizlede sinirli degildir. Ihanetle popülesmek, ........ yetkinlesmek namuslu kürd insanina yakismaz.
Kendi öz kardesinin ölümüne neden olan Kemalist düzenin entrikalarini övgüyle anlatan adini bile anmaktan utanilacak kadar onursuzlasmis Aytekin Tugluk`un bacisi gibi olmamaya direnmek neden yadirganiyor.
Kardeslerimizin, bacilarimizin, cocuklarimizin ugruna canini feda ettigi degerlerin amaclarini yeniden topluma topluma animsatmak yadirganiyor?
Aslinda Xandakarin dayattigi su kardesler vallahi boklu bir suya düsmüsüz düsmesine ama bogulmamak icin bu boklu suda sehit kaniyla popülerlesmis Apo yilanina sarilim, hic olmazsa bu yilanin halki daha fazla zehirlemesine ses cikarmayalim , icimizde saklayalim, ahiret günü gelse o zaman önüne cikaralim, bildiklerimizi. Simdi Xandakar kardes bu dürüstlüge sigar mi, bildiklerini anlatmayip gelecek kusaklarimiza neden kötü örnekleri hic bir sey olmamis gibi gösterip, cocuklarimizin kötü kaderine neden olalim?
Sah ismail YiGiT
yazinizi okurken icim yandi cok güzel yazmissiniz her kürd bu yaziyi okumali..
devamini bekliyoruz saygilarimizla..
Sayın Halis Acar’in yazısına aslında bir katkı, cevap niteliğindeki bu yazımı geç göndersem de, yine sayın Acar’in yazısının yorumudur.
Sözkonusu son günlerden yazılan, söylenen „sayın“ sözcüğü ortalığa dağılmış..
Bu hitap biçimi ya resmi, yanı fazla tanımadığımız, bizi ilgilendirmiyen, ancak zorunlu olarak hitap ettiğimiz biri için kulanılır, ya da saygın birisi için, ya da, bize hem uzak hem de yakın ve saygınlığı hak eden birileri için kulanılır.
Apo bu sıfatların hiç birisinin içerisine girmiyor.
Önce saygın biri olmadığı gibi, bizi ilgilendirmiyen bir uzaklığıda yok. Aksine bize bir ton zarar veren, değerlerimizi hoyratça sömüren, üzerinde tepinen biridir. Onun için bu hitap şekli bizi tabiki ilgilendiriyor.
Mesela; ben asla „sayın“ demem.
Bunu dersem dağların koytularında yatanlara karşı ihanet olur. Onların dağlarda geçirdikleri bir gün kadar, emek vermiyen birine, asalak yaşıyan, değerlerime küfür eden birine asla ben „sayın“ demem.
Kanla yaratılan değerleri düşmanıma peşkeş çeken, toprağa düşenlere hakaretvarı konuşan ,değer yaratmadan değerlerin üzerine kene gibi konan birine ben asla „sayın“ demem.
Ben asla „sayın“ demem.
Bekaa vadisinde toprağa gömülenlere bu ihanet olur. Paronayaklığıyla Bekaa vadisinde işkence ile toprağa gömdüklerin hesabını vermiyen bir caniye, toprağa düşenlerin emeklerini can derdine düsüp dayılarına pazarlıyana ben asla“sayın“ demem.
Tayfa tayfa insanlarımız ,ne idiği belirsiz kücük biraderin Mehmetin karşısına gidip elpence oluyorlar. Bu mazlum halkı ve sözüm ona temsilcilerini sen hangi yöntemle dalkavuk-rezil u rüsya haline getirdin ki, aklı kıt olan Kardeşin Mehmet’in karşısında iki büklüm olup ondan talimat alıp ve azarlar ısıtıyorlar. El insaf, nasıl yöntemler kulandın, bu insanı mı sençe?
Ben sana asla „sayın“ demem.
Kürdistan da senin kuşağındakini bırak ,şen den bilmem kaç kuşak sonrasının daha doğum tarihleri bilinmezken, senin milleti kandırmanın bir başka yanın oratada. Bugüne kadar bu halk için hiç bir şey yapmıyan Havva ve Fatmanın ellerini öpmek için sıraya girenleri görürken duyduğum utancdan olmalı ki, ben sana asla „sayın“ demem.
30 yıllık bir savaşın sonunda kazanılan değerleri dayılarına kendi canın için pazarlarladın. Bu savaşın sonunda cömlüklerden ekmek arıyan insanlarımız var. Senin hoyratça, canice politikan sonunda binlerce ocak yakıldı, milyonlarca insanımız açlığa mahkum oldu.
Binlerce nişanlı genç, evli, ya da daha yaşamın baharındaki çocuklar “Özgür kürdistan” için toprağa düşerken, senin hep parti üstü tuttuğun, hiç bir yeteneği, emeği olmıyan biraderin Osman 140 kiloluk dev haline geldi. Bu dev Osmancık ikinci evliliğini hem de tornu yaşındaki biriyle yaptı. Bu değirmenin suyu nerede geliyor?
Bunun için ben sana asla „ sayin“ demem.
Sana „sayın“ diyenlere yanlızca açıyorum.
Şana „sayın diyenlerin aklına şaşarım ki, onlar acaba hangi çıkarlar, ya da neyin korkusu, ya da hangi kredi borçları için sana „sayın“ diyorlar.
Bir gerilla annesinin dediği gibi „şen bu halkın sırtındaki kambursun, Allah seni sanki Kürtleri cezalandırmak için yaratmış, onun için sana ben asla „sayın“ demem.
Şana „sayın „ diyemem,zira hiç bir insanı özeliğin taşımıyorsun, savaşcı, devrimci özeliğin de yok, tanrılar seni insanları cezalandırmak için yaratmış, sana verecek sıfat bile bulunmaz.
Şana „sayın „ demek,“sayın“ dediklerimize haksızlık olur.
Şen ki bu mazlum halkın cani-kanıyla yaratılan değerleri can korkusuyla düşmana pazarlıyan, sen ki ayağını dağlara atmadan yıllarca dağlardan direnenlere her türlü hakareti-yaptırımı yapan, sen ki kardeşin Osmanın hiç bir yaratıcı, savaşcı, devrimci pratiği olmadığı halde hep elit yaşatip, parti üstü rütbelerle görevlendiren asalak bay, ben sana asla “sayın” demem.
Şen toprağa düşenlerin kanlarıyla yarattığı değerleri kene gibi emen bir asalaksın, imralıdaki uğursuz baykuş ben sana asla “sayın” demem.
Tek kelime Türkçe bilmiyen annesini korkudan Türk eden, Türklere her konuda hizmet etmeye hazır olan bir korkağa ben asla “sayın” demem.
Irkçılığı, katlıyami temsil eden TC’nin paçavra bayrağını öpüp başına koyan bir uğursuza ben asla “sayın” demem.
Ben sıradan bir yurtseverim. Ben senden daha fazla düşmana karşı direndim, hala işkence izlerini tüm iliklerime kadar gerek fiziki, gereksede psikolojik olarak taşıyorum.
Sen düşmanına el-etek öperek yaranmak için çırpındın. Düşmanın sana insan muamelesi yaptığını korkudan söyledin, bunun için sırada bir yurtsever kadar direnmiyen birine ben asla “sayın” demem.
Şana “sayın” diyenlere ben esefle bakıyorum.
Bu mazlum halka bu kötülügü yapana ben asla „sayın“ demem.
Senem DIREN
Kör cahildir, Yalakadir, Düskündür,
Namerttir.
Bende Sana Asla Sayin Demem
Yaziyi yazanin eline saglik. Güzel bir yazi yazmis.Altina imzami atiyorum.
başına birşey geleceğin korkusunu yaşiyorum. o gerçek bir kürt aydını ve millitanıdır. tarih ne getirir ne ****üreceğini bilmiyorum. bildiğim tek bir şey var apo kürt aydınlarını, iş yapacak kürt militanlarını şu ve ya bu şekilde kayırdığıdır. onun ardılarıda devam ediyor.
şimd apo ne yapmak istiyor... eve dönüş yasası apoda yararlanabilinir deseydi inancınız olsun koşa koşa kabul eder. ve dilkeçe yazarken nereye imza atacağını, kaçtane saygılarımla diyeceğini şaşırırdı. bu kadar zavalaşan, tremelinde köylü olan, ve örgütü köylüleştirerek, okumuş,mürekep yalamiş, fakültyelerini terk eden öürenciler dış görünüşlerini köylülere bemzer tarzada dizayene etmeye kalkışmazlardı. okuyan, araştıran birey olyaları yargılar, öbürü yargılamadan ağanını hizmetine nasıl koşuşuyordu, aponun işinede öyle koşuşuyordu.spo yıkiciydi,yılan aponun gözüne girmek için bin kat daha yıkıyordu.
şimdi bu kadar zavalılaşan, bu kadar masumlaşan,köl kedisne dönüşen bir kişiye niye sayun diyeyim.
halk sizlere belediyeleri teslim etti.
evi yıkılan, kocası şehit düşen,bası hapiste olan kadın ve kızlarımız ne durumda olduğunu kimse düşündüğpü yok. hani mahsuni şerif der ya, ankarada dayım yok mahmut oğlum.. bunlarında pkk içinde ensesi kalı kimseleri olmadığı için herhangi bir iş ve uğraş, yardım alamadılar. ama ensesi kalın olanlar işe de girdiler, vurgunlarınıda yaptılar. bunlar yiyor, bunlar çalıyor denildiğinde de alıp kandile ****ürdüler, sen aldın bize ne kadar veriyorsunuz diye bilecek kadar düştüler. görün ey halkım. evin yıkıldı, şehirin en kötü yerlere düştün. tortu işlere çalışmaya başladın, kızın çevresinde gördükleriyle, evde ekmek bulamanın arasında bocaladı, apo sayesinde en kötü yollara sürüklendin. beni kurtarın diye bağırdığında da gene seni alanlara çağırdılar. faşizimim postaları altında gene aponun kurtuluşu için seni ezdiler.
sayın denilecek hiç bir özelliği yok, sadece bugün tecavüze uğramiş kızlarımızın. özgürlük ve bağımsızlık için kendini meşale den onurlu insanlarımızın. bu zatın şu anki durumu görseler ne diyeceklerdi. saniyorum karşisina diklip bunun için mi kendimize bu kadar eziyet ettik derlerdi.
apoya ilaç içirmişler diyorlardı. şimdiki bazı kafatasçı türk islam sentezcilerin belirtiği gibi, hüseyin özmeze ilaç içirmişler. zaten apoyla aynı kulvarda geliyorlar.
ben sayın demiyeceğim. demeyi hak eden için diyeceğim. yıllarca berzani ailesine köfür etti bu deyuz... berzaninin tırnağınıda ediyor musun. o 89 yaşında bile mavizeri omuzunda dağlarda dolaşirken, sen ile cemil esat fransa şerapları tüketiyordunuz. gözide kızlarımızla geceler yapiyordun. çok utanılacak bir adamsin. senin için tek bir kurşun atmam, ve senin için tek bir fedakarlıkta bulunmam. bu tc ki kendi başbakanını bile samiş, generallerini askerlere işkence çektirmiş, ama sana çok iyi bakıyoprlar. daha da ben cold olmuşum, sinüzlerdeki balgam boğazıma akiyor. ben 50 günleri aşan açlık görevlerinde gözüm dönerken, sen keyf çatiyordun. atrkadaşlarım soğukta ayakları kesilirken. ve ya operasyondan kaçarken ağızları köpüklenip şehit düşerken sen suriye muhaberatla günlerini gün ediyordun.
baytar nuri edasiyla. bu tc den alınacak her intikam sendende alınmiş olacak. ve senin öldürdüğün her kürt insani için dirim dirim bedelini ödeyeceksin. sen gelmiş geçmiş en büyü,k hainsin. şemoya bayrağı arkasına verip duruyorsun dedin. şemo bari gözlerini kırpıştırmiyordu. o kadar zavalı, o kadar korkulu gözlerle etrafını sözyüyordun. şimdi bayrağı alıp öoeceğinden korktum. tüm bu itirfçilar senin eserin.
ülkeyi etrk edin dediğn ve tc nın atığı pusularla şehit düşen rmzi avcı ve arkadaşları satgıyla aniyorum. orhanlar, mehmet şenerler, dialaverler, resul altınoklar, kör cemaller, kara botanlıların hesabı senin ve senin hempalarında sorulacak birgün. ve sen sayını ahk etmeyen hitler tarzına bir faşistsin APO
Seni iyi tanıyorum;yaşamın boyunca hep başına bela olan dilinin ölçüsüzlüğü hala tırmanışta! Uslubundaki sığlık gerçekten insanın tahammül sınırlarını zorluyor. Öylesine ki,kimi doğru şeyleri yazdığında bile itici oluyor. Bence sen gerçek adınla yazmalısın. Yani Esat Turan olarak! O zaman daha iyi anlaşılırsın.Çekinme; kimse yadırgamaz. Çünkü senin yaşadıklarına ve en son Aydın Cezaevi sürecine benim de tanıklığım vardır! Selamlar
ben geldim. gördüm yaşadım. benden önceleride geldi. gördü ve yaşadılar. benim kendi ismimle yazdığımı senin gayet iyi bilmen lazım. kendi ismimi onurla taşımasınıda bilirim. taşıyorumda.. sizin itham ve yakıştırmalarınız dışında, tc de bana bir şey diyemez. senin kahramanların ne yaptığını biliyor musunuz acaba. bilmek istenmesiniz.
beni neyin hedefi yapmak istiyorsunuz?ben hiç hedeflerde çıkmasdim ki... öldürülen zavalılar gibi.. ama benim sürecimi biliyorsanız 1991 de kaleme aldığım ve devrimci basına çarşaf çaraf yayınlatığım mekalalerimi de aydın cezaevinde okumuş olmalısınız. yaptıklarımdan, söylediklerimden hiç bir zaman utanmadım. söylemesi gerekeni zamanında söyledim. adam yere düşüp kaydığında söylemedim..adam bir düştü mü, adamin özel yaşamından, geleceğinden, geçmişinden söz edilmedim mi. ben onlardan olmadım. riyakarlık diz boyudur. hani güzel ortamda bülbül gibi ötenler, zor anlarda ne duruma geldiğinide çok iyi bliyorsun. egede ne tür pratiğe sahip olduklarınıda gördünüz.tek bir insanı incitik mi, iğfal edecek bir pratiğimiz oldum. bedelsizliğin bedelini ödedim.
bize laf söyleyip itham altınada bırakanlar şu an nasıl yaşadıklarınıda biliyorsunuz, sevgili dostum. beni teşhir etmeyi bırak. yazmayacaktım. benim kendi ismimle yazdıkalarımı görmek istiyorsanız; google gir ve çokça bildiğin ismimi tıkla görürsün. benim yaşamımda korkulara yer yok. özgür yaşadım ve ezdirildim.
ama bağımlı yaşayanlar kölece yaşamaya, iki yüzlü olmaya mahkumdurlar. içten farklı dışatan farklı. dilim başıma bela olmadı. dilim resimiyete göre yaşam kuranlar ve ben en büyüğüm diyeneler tc misali konuşandan korktukları içinde cezalandırılması gereken kesimler olduk.... ben inançlarımda ve yaşamın hiç bir alanında şua na kadar taviz vermedim vermeyeceğim.
sevgili arkadaşım, eleştirebilirsin, sözde söyliyebilrsin, katılmaya bilirsinde. orda her yazılana inancın olsun gözümü kapatarak imza atabilirim.
ben şu an öğrenciyim.. elimi yazı yazmada, kendimi hedefe koymakatan çokarmak istediğim için yazmiyorum.. yazmayıda seviyorum.
dostum uslubama dikkat ederim. ama yaklaşımda ön yargılı olma. bir birimizi çokça rahatsız etmiş olabiliriz. senden ricam benim ismimi anma. tekrar fakülteye başlamak için 4 yıldır mahkemlerle uğraşiyorum. zar zor mahkemeyi kazandım.
herkes ilk çıkışta başladı, bittirdi. ben daha yeni başladım. yani sizler bana ne kadar düşmansanız tc de bir okadar düşman... çünkü ben kendinim.. çünkü kürtlüğüm daha önde.. çünkü halkımı çok seviyorum. onlarda bunu biliyo galiba. saygılarımı iletiyor. lafta dikey konuşmuş olsamda af ola...
yanıt vermiyecektim. beni ateşleyip, radikal bir tutum takınıpta yazmamı bekleyen bu kalender arkadaşın provakte eğlimine alet olmak istemiyordum. gene acılı ve zor bir dönemde beraber olduğumuz günler uğruna salam ve saygılarımı iletiyorum.
cizreli yazsan yetecekti. Apocu oldugun zaten belli.
Muthis bi mantik yurutmussun!hayretler icindeyim!
Acikliyorum:
Aslinda bu nasname'nin tum yazar ve yorumculari olarak hepimiz ajaniz . Simdi sayende desifre olduk. Basimiza birsey gelirse senden bilirim ona gore.
Bence, sen bilgisayarin basinda vakit kaybetme. Serok'unun sacini kesmisler . Hemen sokaga firla, bak sen nelerle ugrasiyosun? cok ayip.
Yorum yaz