Unutmadık : Fatma Temel(Dilan)
Qamışloda Şener`in yanında olan o yiğit Kürd kadının adı hiç önemli değil ki ondan tek satır olsun kimse söz etmiyor!. Kayıtlara Dilan Kod adıyla geçen ve kimsenin anmadığı o yigit kadın Fatma Temel `dı , istedikki Baran (Cihangir Hazar) yoldaşı Fatma Temel`dende söz etsin. belkide eder biz biraz sabırsızız. Sabırsızlığımız Fatma Temel `inde ölüm yıldönümü olmasındandır belkide. Nasnamede Sevgili Elif Orhan`da yazdı oda unuttu. Fatma`yı. Biz unutmadık. Evet Belki M. Cahit Şener öne çıkmış politik bir kimlikti doğal olarak ondan çokça söz edilmeli edilecekte. Ancak Şener `de Dilan`da Kürdistan şehididir.
Mehmet Cahit Şenerin 17. ölüm yıldönümü . Kürd Halkının güzel evladı Şeneri Arkadaşları , yoldaşları , yakınları uzun uzun yazdı onun yaşamını Vejin Hareketi içindeki konumunu ve PKK özellikle Apdullah Öcalan ile nerde nasıl ters düstügü , dolayısıyla Apo örgütüne karşı koyduğu tavrı biliniyor.
Mehmet Cahit Şener PKK tarihinde önemli bir duruşun ve çıkışın adıdır doğal olarak ona yakın olanlar , Onunla süreci yaşayanların Onu anmaları onun düsüncelerini bu güne taşımaları doğaldır .
Mehmet Cahit Şener`e Qamışlo da Apo`cuların burnunun dibinde cesaret ve fedakarca yanında yer alan kollayan ve o kalleş Apo`cu saldırıda yaşamını yitiren biride var.
Ne yazıkki M. Cahit Şener`i anlatan ondan kendilerini afetmesini isteyen ,ondan on yil sonra özür dileyenler.
Onu unutmadıklarını söyleyenler için . Şamda Şener`in yanında vurulan o yiğit Kürd kadının adı hiç önemli değil ki ondan tek satır olsun kimse söz etmiyor.Kayıtlara Dilan Kod adıyla geçen ve kimsenin anmadığı o yigit kadın Fatma Temel `dı , istedikki Baran (Cihangir Hazar) yoldaşı Fatma Temel`dende söz etsin. belkide eder biz biraz sabırsızız.
Sabırsızlığımız Fatma Temel `inde ölüm yıldönümü olmasındandır belkide.Nasnamede Sevgili Elif Orhan`da yazdı oda unuttu. Fatma`yı.Biz unutmadık.
Evet Belki Mehmet Cahit Şener öne çıkmış politik bir kimlikti doğal olarak ondan çokça söz edilmeli edilecekte. Ancak Şener `de Dilan`da Kürdistan şehididir.Fatma Temel(Dilan) Ne yazıkki bizimde hakkında çok az bilgimiz var.
Elimizdeki bilgiler Fatma Temel`in Sivas`ta hemşirelik okuyan daha sonra PKK saflarında mücadeleye katılan Muş /Varto ,Keçan Köyündendir.Fatma Temelin Eşi Mustafa Pusa`da olaydan bir hafta sonra İstanbulda yine Apo`cular tarafından katledilir.Ablası Türkan Temel ise Kars Kağızman`da gerillaya katılmak isterken
devlet güçleri tarafından katledilir.Saygıdeğer okurlarımızdan Fatma Temel , Mustafa Pusa ve Türkan Temel ile ilgili bilgisi olanlarin bize yazmalarını istiyoruz.
Biz Mehmet Şeneri unutmadığımız gibi Fatma Temel`ide Mustafa Pusa`yıda . Türkan Temel`ide unutmadık Benim Kahramanlarım ölümsüzdür.Kürdistanın o güzel insanlarını unutmayacağız.
Halis Acar.

Fatma Temel (Dılan) 1991`de Şam`da Apo`cular tarafından katledildi
Fama Temel ( Dilan) için bize yazan bir dostumuzun Şiiri ektedir.
Habip KARA
Ben de vuruldum...
Beni duyan olmadı.
Ben de ordaydım.
Hain kurşunlar arkadaşıma sıkılırken
Siper ettim göğüsümü
Halkım için can koydum
Bu davaya beni duydunuz mu?
Orda
Şeytan ve Firavunlar diyarında
Orda
Şam’ın şekeri Arabın
Zehiri Kürdün olduğu
Diyarlarda.
Qamışlo’da vurudular beni ve yoldaşımı.
Ahmedi yani Mehmet Cahidi
Ana söylemiyle Mehmet Şeneri
Bizleri
Beni, seni, bizi
Hepimizi vurdular
Düşmandır
Karşı koyandır
Vurur elbette
Lakin benim en çok vurulmam
Kürdün beni yok sayamasıdır
Adım Fatma
Mahlasım Dilan
Ve Temel’ler olarak girdik dilanlara
Vurduk
Vurulduk
Kırıldık
Am asla boyun eğmedik ey halkım
Ne Şam’ın Firavun’una
Ne de onun beslemesi; besmelesiz tövbekarına
Öcalan dediler ama gerçekten de o
Kürd’den intikam alandı
Çünkü o Öcalan’dı.
Öcümüzü yerde koymayın.
Biz düştük Kürdistan toprağına...
03,11,2008



Yorumlar (30 gönderildi):
Sevgili Mehmet Cahit Sener'in anisinin önünde tekrar saygiyla egiliyorum, degerli bir devrimci, fedakar bir yoldas ve insan güzeli biridir. Unutulmamali, anisini hep yasatmaliyiz.
Evet sevgili Seneri yazdik,tabiki yazacagiz da. Unuturmak istiyenlere inat unutmiyacagiz.
Bunun yanin da Sevgili Sener’e inanan, güvenen ve bu temelde Apo guruhundan gelecek tehlikelere aldirmadan yaninda olan , destegini sunan ve bunu cani ile ödeyen o güzel yürekli devrimci kizi da unutmamaliyiz.
Yoldasi icin canini veren Sevgili Fatma Temel’i ben unuttum. Yazimda yer vermedigim icin Sevgili Fatma Temel’den ben kendi adima özür diliyorum.
Arkadasim Halis Acar uyardigi icin de ona da tesekür ediyorum.
Ismi bilinen ve bilinmiyen tüm topraga düsenleri tekrar saygi ile aniyorum.
Onlari yüregimize gömdük, asla unutmiyacagiz.
Elif ORHAN
nasname.
"Eze naxwim gustî dixwim ava ber gustî" kurdlerin degimiyle olmaz oyle sey. Apoculari yasatan kim? devler. Peki o örgüt adina olaylar yapan kimler? PKK liler. Ozaman en sumut ve en mantiki degim " pkk tarafindan katledildi" olur.
Selamlar
Arastirmaci,irdeleyici,sorgulayici,analatik kalemini ve bilincini saygiyla selamliyorum.Ergenekoncu,ozel harp dairesi tarafindan egitilip basimiza bela edilen,itirafci-isbirlikci Halfeti agasi modern DEHAK"i Apo yu bir avuc namuslu,erdemli,soylu anladi ve cozdu.Bunu cozenler gercekde okuyup arastiran edemli aydinlar bu yapiyi iyi cozduler.Basta nasnme emkcilerin oncusu XOCE,Selim Xoca ve ardillari canla basla calistilar.Karinca kararinca yavas yavas birsey aciga cikiyor.Kolay degil sozlu toplum gelenegi ataerkil gelenek,feodalizm,carpik din gelenegi,gec kalmis uluslasma,somurgeci boyunduruk vs.v birlesince enkazlari yikimlari bilinmezlikleri dyaha iyi gore biliyoruz.Mazlum cilekes Kurt halkin basina coreklenen bu bela oyle kolay kolay bertaraf edilmeyecek.Somurgeci irkci tc devleti basimiza oyle bircorap sardilar ki bu dugumu cozmek yarim yuz yili bulur.Itirafci-isbirlikci Apo bir knusmasinda aynen soyle diyordu:"Oyle bir kurt tipi yarttim ki benim disimdaiki kurt bir araya gelemyecek".Gerci bu safsatsi bosa cikti.Ama kabul edelim ki bu herif yuzyilin oynunu oynadi bu yikim muhendisliginde kismn basarili oldu.Dusune biliyormusun Israil HAMMAS" FKO"u zayiflatmk icin kurdu ama bu orgut Israil in en buyuk dusmani oldu.Gel gelelim TC devleti kurt halkina karsi bu orgutu kurdu ama bu yapiyi bastan beri Apo eliyle hem kontrol etti,heme binlerce yigit kurtmilitanini en vahsi yontemlerle ortadan kaldirdi.Bu yetmiyormus gibi kendi eibini tum karar meknizmalarin basina getirerek adeta isbirikci ekolunu yetistirdi.Yigit kurt halkina yurekden diyorum ki artik yeter!celledina ve katiline sevdalanma!Bir cendereye sokuluyorsun,gozunu ac!bilincini derinlestir,somurgecinin yuzune haykirdigin gibi isbrlikci Apocu guruhunda yuzune haykir.Artik yuzlesme ve haykirma donemi!elam,sevgi,sayglar...
Hinek hene dibêjin, di şerê 25 salan de 40 hezar kes mirine. Ez ne bawer im ku ev reqem rast be. Ez wusa texmîn dikim ku bêhtir ji sed hezarî keç û xortên kurd hatine kuştin.
Ez bi xwe ne li dijî PKK me, ne li dijî sazîyên kurd im. Ez ne li dijî DTP me jî. Lê ez dizanim ku ev saziyên kurd; PKK, DTP û saziyên mîna Roj-Tv, rojnameyên mîna Gundem, Ö.Politika, Ö.Halk de gelek ajanên dewletê hene. Her çendî wekî ku têkoşîna kurdan bidin dixuyin lê ji aliyekê de jî bi destê ajanên dewletê, ev sazî tam nakevin xizmeta kurd û Kurdistanê. Ger mirov mînakek bide, dema ku namzedên parlamenteriyê hatin hilbijartin, kes nizane kîjan komîsyonî qerar daye. Gelo ev Aysel Tuğluk, Akın Birdal, Emîne Ayna, Silhedîn Demirtaş û Gültan Kışanak ku peyvek bi kurdî nizanin çawa bûn wekîlên kurdan? Gültan Kışanak tirkman e. Akın Birdal merivê dewleta kûr e. Dema ku çend pêxwzasan bi nezanî gule berdan wî, dewletê di nav 24 saetan de ew qefaltibûn. Yanî, ez dibêjim ne tenê A. Öcalan ajanê dewletê ye, hîn gelekên din jî hene. Bi rêya van ajanan, dewlet bi dilê xwe şekil dide têkoşîna kurdan, bi vî awayî têkoşîna kurdan di bin kontrola xwe de digre. A. Öcalan di serî de zilamê dewletê ye. Ger ne zilamê dewletê bûya, çawa destdirêjiya ewqas keçên kurd dikir.
Serokê Hizbullaha Lubnanê Nesrellah dema ku deng li hêzên xwe yên çekdar dike, bi mulahîmî dibêje, hadê xortno, ez qurbana we bim, şerefa miletê me, rûmeta ûmatta me di destê we de ye, me mehçûb mekin, ez fedayê we bim, ez dora we bigerim, îro roja rûmetê ye...
Çiqas serok di dinyayê de hene, Mela Mustefa Barzanî jî tê de, giş dema ku deng li xelkê xwe, deng li eskerên xwe dikin, bi dilovanî, bi rehm û heskirin deng li wan dikin, wan motîve dikin. Lê A. Öcalan her dem li kurdan, li gerilayan heqaret dikir. Ji yekî re digot çilmo (sümüklü Haso), ji yekî re digot ker kurê kerê, ji xelkê kurd re jî digot hûn ji jina oruspî jî xirabtir in, digot Barzanî Talebanî jinên xwe difroşin...
Ev termînolojî, termînolojiya serokan nîn e.
Ez silav û hurmetên xwe ji hemû xebatkarên NASNAMEyê re, ji hemû miletê kurd re dişînim. Bijî kurd, bijî Kurdîstana mezin a hevgirtî. Bijî Alaya kesk û sor û zer. Bijî şehîdên Kurdîstanê yên mîna Mihemed Şener, kulîlka Gimgimê Fatma Temel û hezarên bi nav û bê nav...
onlarin torpilide yoktu kimsesizdi onlar.
onlarin tek seyleri vardi inanclari ve bunun icin yasamlarini vermekten kacmadilar.
kjimsesizlerin avukatida olmaz , hesap sorani , affet beni , yada özür dileriz diyenleride olmaz.
onlar siyaset agasida degildiler.
onlarin tek sucu geride onlarin adini kullanarak siyaset yapacak ne arkadaslari nede kardeslerinin olmamasidir.
eger Dilan yoldasin bir kac kardesi olsaydi bin sefer her internet sitesinde Dilanin "kahramanligini" yazsaydi elbette kimse unutmazdi.
Eger Dilan yoldasin arkadas ve kardesleri olsaydi ve Dilanin sehadeti üzerine kendisine rant saglasaydi kimse onu unutmazdi.
diyorlarki unutmayacagiz , o söyle degerliydi , böyle degerliydi.anisi önünde saygiyla egiliyoruz.
peki de hadi söyleyin bu cok degerli zatlar. Dilan degerli degilmiydi . onun anisi yokmuydu.o cokmu degersizdi.onu neden unutttunuz.
Kürd halki bu rantcilardanda hesap soracak.
keke Xalis ve Nasname sizi bir kez daha takdir ediyorum.kimsesizlerin sesi avukati ve yoldasi oldugunuz icin.
Nasnamenin hesabi yoktur . kirli kimse ona yönelir. Nasname kimsesizlerin sesidir . Kürd halkida kimsesizdir.
Dikkat edin ayni olayda sehit düsen iki insan ayni inanca mensup . ayni davaya kosuyorlar bunlardan biri icin kiyametler kopartiliyor. anmalar , siirler , özür dilemeler , affet beniler daha neler neler. unutmadik seni demelerki bence iki yüzlüce bir sey bu.ve bunu söyleyenlerin hepsinin ikinci lafida Kürdistan ve kürt halki oluyor.
Bende soruyorum Dilan , Mustafa Pusu sizin halkinizdan degilmiydi.onlar ayni davadan sehid olmadilarmi.Dilan Sizin unutmadiginiz yoldasinizin yaninda vurulan yoldas degilmiydi. hangi kriteriniz var iki sehid insanin degerini bu kadar ölcebilmek icin.
Xalis Acar in bu haberi sonrasi hic utanacakmisiniz.?
Sizin o Apo culardan farkiniz nedir onlarda varsa yoksa apo diyor ama yanibasinda en büyük iskenceye baskiya ölüme maruz kalan yiginla kürt icin killari kipirdamiyor . sehitler icin numaradan aglayip sizliyorlar.
farkiniz ne.
Fatma Temel sizin özür dilediginiz , af dilediginiz yoldasinizla ayni olayda ayni evde sehid düsmedimi.?
Yazar cok güzel söylemis tabi anlayana.
Mehmet Sener de Fatma Temelde bizim sehidimizdir.
biji adalet
Emeginiz ve duyarliliginiz icin sizi kutlarim . Haci Cindi niki ile yorum yazan saldirgana verdiginiz cevap ise bence ders alinmasi gereken bir manifestodur.
Kürdistanli bir aydinin olgun bir o kadarda ders dolu cevabi böyle olmali haci cindi nikli arkadas bu cevaptan ders almalidir.kim özgürlükten yana jkim degil oturup kullahini önüne koymali düsünmelidir o ve onun gibiler gercekte neyin ne oldugunu sorgulamalidir.
Nasname ve sizin bu degerli calismalariniz bir isiktir bu isik hepimizi aydinlatiyor.
Basarilar.
Orada katledilenler savas sucu islemediler. onlar Kürdistan icin oradaydi Apo kendisi diyor 15.000 ic infaz yaptik.
sen ne diyorsun.
okudugunumu anlamiyorsun Mehmet Sener Apo ya muhalif oldugu icin katledildi diger binlercesi gibi.
Insanlara ajan , düsürülmüs , hain damgasi yapistirip öldürdüler. hangi yasadan söz ediyorsun.
bu olaylari anlatanlar yasayarak anlatiyorlar öyle gerilla anilarinda bin türlü kahraman yalani degil bunlar.
kimki uygulamalara uymadi katledildi. kimki ben klasikleri okumak istiyorum dedi ona önderlik cözümlemeleri neyine yetmiyor dendi bin türlü oyunla ya katledildi yada iskence edildi.
Nasname den özür dilerim bu arkadasin yazdiklarini okudum asabim bozuldu. bu kadar yüzsüzce katilleri savunmak TC gibi bir mantigin yetistirdigi bir seydir. onlarda öldürür sonrada bin türlü yalan uydururlar.tipki Amed zindani gibi.
selamlar
Abdullah ocalan icin Halfeti agasi deyip onu bizle ozdeslestirmekle halfetililere hakaret ediyorsun. Halfeti agalari ne kendilerini dusmana satmis ne itirafci olmus ne de bunca gewende olmuslardir.
Sizden bir ozur alacagimiz olsun.
Bahsettigin gerilla gunluklerinin ne sartlar altinda ve hangi sansur altinda yazildigini cok iyi biliyoruz.Cunku;biz senin gibi baskasinin yazdigi gunlugu okumadik, bizaat yasadik.Hem de yillarca.
Bunca yildir ayakta durabilen bir hareket diyorsun PKK icin.Evet,ayaktadir cunku derin devletin destegi var arkasinda.Ortaya cikan onca kirli iliskiye ragmen yalan diyorsaniz yolunuza devam edin.
Derin devlet, PKK dan baska bir guc birakmadi ortalikta. Ikisi el ele verip hepsini tasfiye ettiler.PKK savasmaya devam ediyor diyorsun.Devam ediyor da,Kurd halkina ne kazandirdi simdiye kadar? Neler kaybettirdigi ise ortada.
Eger mesele kimlik meselesi idi ise bir milletin kimligini hicbir guc yok edemez.Ve PKK daha ortada yokken bu ugurda siyasal mucadele veren Kurd örgut
örgutleri vardi.
Size son tavsiyem; sansurlu,redekteli ve yönlendirmeli "gerilla gunlugu" okuyacagina,son gunlerde basinda carsaf carsaf ifsa edilen APO-Derin devlet iliskilerini oku da ufkunuz acilsin.
halfeti agalari derken kafadan **********
sadece laf olsun diye yorum yapilmaz.halfetide hangi yurtsever aga var ben tanimiyorum yillardirda ordayim.
saygilar.
saygilar
Gerçekten anlatım tarzın çok vahim.
Yani bekara karı boşamak hesabı benim gibi bir insanın belki de hiç bir yorum yapma hakkı yok,çünkü ne o şartları yaşamış biriyim ne de o konuda bir müşahadeye sahibim.Ancak,işte gerilla pratiği olan arkadaşlarımız yazdı (Jiyan,Cemil gibi)onlar seni hiç onaylamıyor.Sonra akıl var vijdan var;kurtuluş mücadelesi için o tercihte bulunmuş bir Kürt gencinin hayatı,(bay ya da bayan farketmez)o mücadeledeki kadrolar arasında yetkiyi elinde bulunduranların ceplerindeki bozuk gibi istedikleri biçimde harcayacakları bir hayat mı oluyor bunun hayatı.Veya dediğiniz gibi,bir şekilde tırpalananlar yetmezliklerinden ya da mücadeleye zarar verdiklerinden dolayı bu cezalarla karşılaşmış olsa bir dereceye kadar insan hak veerbilir;ancak işlerin böyle olmadığını bizzat tanıklar anlatıyor.Sadece PKK vermedi ki gerilla savaşını bu yeryüzü üzerinde.Filistinlilerden Vietnamlılara kadar,Latin Amerika ülkelerinden Afganistanın Hindukuş dağlarına kadar,oradan Sri Lankadaki Tamil Kaplanlarına kadar geçmişte ve şimdi epey yekun tutan bir gerilla savaş örneği vardır.Acaba bu işler orada da aynı şekilde mi yürüyor? Çok affedersiniz ama,oralarda da komutanının çirkin niyetine evet demeyen bir bayan savaşçı ödül olarak hain-ajan yaftasıyla mı karşılaşıyor...Sonra başka bir yönü de var meselenin,hani bizim bir Kürt hikayesidir.Yaşlı adam bostanın içinde geziznirken kontroldışı müstekreh kokulu malum gazdan kaçırı,sonra dönüp seslenir gerisini:mala xityariyé,çi bikim..ama sonra ekler:ez xortaniya te ji dizanım..mesele biraz da bu hikayeyi hatırlatıyor,hadi dağ koşullarında şu oluyor bu oluyor belki de istenmeden...İyi de biz sivil şartlarda da PKK ne kadar gaddar hareket ediyordu onu da biliyoruz.İsim vermem iyi olmaz ancak yalan birşey yazmam için bir sebeb yok.Epey zaman önceydi,Hollanda'da yaşayan ve hayatı boyunca Kürdi ve Kürdistani değerlere bağlılık temelinde nefes alıp vermiş bir yakınımız,sırf zenginliği oranında PKK'ya vergi(!) vermekten imtina ettiği için ağır bir şekilde dövüldü ve yıllarca yaşadığı o şiddetin etkisinde sağlığını kaybetmiş bir halde kaldı.Şimdi bunun gibi örnekler de binlerle ifade ediliyor,bu çürümüş PKK denen yapının neresinden tutsanız dökülüyor.
bir arkadas yazmis kimsesizlerin sesi diye aynen öyledir.
halis acar in yazdiklarini hangimiz biliyorduk. kimin haberi vardi Dilan dan.sehid olmus ve oldugu yerde kalmis.
Apo cular zaten yazmiyor.Dilan in yoldaslari ise unutmus . nice güzel insanimiz varki sahipleri bile korkudan sahip cikamiyor.
sayin acar ben kendi adima sana minnetarim.sagol varol. bizi tarihimizle yüzlestir.
selamlar.
Öcalan`ın Annesi ile bir kez karşılaştım sanırım DEP kongresiydi Kürdçe bildiğini biliyorum ancak Türkçe bilirmi bilmezmiydi bilgim yok ayrıca Öcalan`ın Annesi Türk müydü bilmiyorum. Türk olduğunu öcalan kendisi söyledi ve bilebildiğim kadarıyla Osman`da onu yalanladı.
Yine Mehmet Öcalan bir imralı ziyaretinde bunu Öcalana soruyor ve Öcalan kızıyor.
bunun dışında çeşitli iddialar var ancak bu konuyu önemsemediğimide söylemeliyim.
Selamlar
Bu turden duskun agalar heryerden cikar.Alinmana geek yok.Ben o bolgede cok yigit kahraman yoldaslarim vardi.Sozumun muhatabi isbirlici-itirafci AVDO"dur.Bak bir ornek vereyim;"Beni baskn yaratti"diyen kisiliksiz binlerce devrimcinin katili A.H.KAYTAN denen ucube tipde benim hemserim ama bn bu kirli beyinli unsurdan bir Dersimli olarak utanc duyuyorum.Kendi kisilginden benliginden uzaklasmis uydu unsurlarlar heryerde cikabilir.Bizim onderlerimiz cikarsiz,maskesiz kavga icinde yasamini yitirenler,AVDO"ya karsi meydan okuyup direnenler,Diarbakr zindandirenisind canlarini bu kavgaya tutusturanlar vede kefensiz ve tabutsuz topraga dusenlerdir.Selam,sevgi,saygilarimla.
yukaridaki yazi yazarimiz Halis Acar`a aittir.
arkadasimiza sormak istediginiz bir sey varsa kendisine sorabilirsiniz. tabii iyi okuyup yazabilme gerekliliginide hatirlatalim.
Nasname.
Mehmet Şener (Ahmet), Fatma Temel (Dilan), Mustafa Pusa (Şiyar),Aysel Özcan (Şilan/Arjin) konusunda yazılanlar duygulandırdı. Yıllarca sessiz kalındı, herkes sustu...ya da susturuldu. O olayın sorumlularından bazıları şu anda bazı yerlerde kariyer yapmakla meşguller. Cihangir Hazır (Sarı Baran) arkadaşın Dilan hakkında birşeyler yazmayışına içerleyen arkadaşları da bilmek isterdim. Böyle bir olayın olmuş olmasına ihtimal vermek istemedim. Mehmet Şener'le birlikte katledilmesinin ötesinde, Sarı Baran’la aynı ortamda da bulunmuştu Dilan.
Ayrıca burada bir rahatsızlığımı daha belirtmek isterim. Mehmet Şener'in anısına diye yazı yazan bir arkadaş, o zaman onun yanından geleni ajan diye nitelendirip infazını gerçekleştirmeye çalıştığından bu yazıyı samimiyetsiz buluyor ve öncelikle bu konuda özeleştirel yorumlar yazmalıydı.
PKK/Vejin olayının başından bildirinin kaleme alındığı zamandan, Suriye kısmı, istanbula uzanan serüvene kadar bilgi sahibiyim. bunu yazmak sevindirecektir beni. Ancak şimdi değil. Bunları daha yakından bilen bir arkadaşla da eğer burada yazıyor ise görüşmek ve yazışmak ta isterim. İhsan ya da Süleyman... başka ca isme gerek yok. ben onlardan biriyim ve yaşamaktayım...belki tesadüf eseri belki de diğer tarafın beceriksizliği...artık ne dersek diyelim. mustafa Pusa'nın mezarı sefaköy söğütlüçeşmededir.
Sadece bu da değil...eski pkk gerillalarından mustafa (siyasi komiser) soy ismin unuttuğum için anımsamıyorum...)dan da bahsedilmiyor hiç... Filit (Hogir'in portatiflerinden daha sonra Sarı Baranlarla kalmıştı...) ne oldu bilmiyorum.
Diyeceğim o ki, o kadar çok telafisi imkansız olan yitirişlerimiz var ki...konuşulması, açığa çıkması gereken o kadar çok gizimiz var ki... zamanı neden gelmiyor bunları açıklamanın...bunlar gerçekleştirilebilir. ayrıca fotoğraf da eklemek istiyorum dilan, şiyar, arjin e ait... bu konuda aydınlatırsanız sevineceğim. teşekkürler.
İnsanlık için ayağa kalkmış bir örgütün insanlık adına insanlığı katletmesi anlaşılır değildir. Elbette her gerilla mücadelesinde yanlışlıklar olacaktır... hatalar olacaktır. Hatta ciddi olarak örgütün bir parçasını düşmana teslim etmek isteyen de çıkacaktır ve bun gibi olayların kesinlikle önlenmesi gerekecektir. Savaş kararı alınmışsa acımasız davranmak mantık gereğidir.
Ancak Partide olan bu değildi. Çok daha vahimdi. Savaş cephesinde değil. merkezde yani akademide bile vahşet içeren şeyler yaşanıyorsa bu gerilla mücadelesi sorgulanabilmelidir. Bunu sorgulamak pervasızlık değil, sorgulamamak gözükörlük olmalıdır. Özgür halk yıllarca bu ve benzeri gerilla mücadelesini anlatan günlükler yayınladı. sözkonusu kişilerin kendisi bile abartılı, yalan gerçekdışı bulmaktaydı. Şu çok kesin ki Kürtler tarihte bir efsane yarattı... PKK. doğru. ancak aynı efsaneyi yine kürtler çökertti. Olayın gerçek yüzünü bilmeden olay üzerine ahkam kesenler yaptı bunu. Susturanlar yaptı. Öfke duyup öfkesini ölümle dindirenler yaptı. Emin olun bunu anlamak zor değil.
Bana xalisacar@hotmail.com yada nasnamenews@yahoo.de email adresınden ulaşabilirsiniz.
selamlar
Çağ değişti, lakin hala kafalar değişmedi. Artık çağımız İnternet çağıdır. Bu çağda kahramanlık menkibelerine gerek yoktur. Ve kahramanlığa gerek duyanlara şunu söylüyorum.
Artık,
Kahraman en çok yaşatandır!..
Üretendir.
Birey olandır.
Çağın gerekleriyle donanmış insandır.
Mehmet Şener bence hatası ve sevabıyla önce insandır. Ben onu kahraman olarak görmüyorum. Ve Batman Yürekli Şener'de -kendimce- onu ortaya koydum.
Tekrardan gündemime almak istemiyorum.
Lakin bazı şahıslar -bir yerlerden- düğmeye basılmışcasına hemde anlaşmalı bir şekilde Mehmet Şener üzerin yazmaya ve onu adeta tanrı katına çıkardılar.
Biz ne yaptık; bişey demedik.
Çünkü herkes kendince bir totem yaratabilir ve ona tapınabilir.
Birey olma hakkı kadar, mürit olma hakkı da var.
Benim /bizim ve Nasname olarak yaptığımız sadece onun kadar hatta ondan daha da fedakar bir yoldaşını, Fatma Temel'i öne çıkardık. Bir fotosunu bulduk. Hakkında biraz daha net bilgi edindik. Ama biz bunu yaparken bazı -ölü seviciler ve kahraman yaratmak isteyen sevdalılar- bunu Şener'e karşıt gibi gösterdiler.
Hayır'.
Ne münasebet.
Peki soruyorum:
-33 silahsız askerin yanında 7 sivil insan vuruldu. Kimdi bunlar? Bunlar insan değil mi? Neden adları geçmiyor?
-Batman'da Mehmet Sincar vuruldu. Habib Kılıç da vuruldu. Neden Sincar anılıyor, neden her yıl mezarı güllerle dolduruluyor da Kılıç anılmıyor?
-Yada Habip Kılıç'ın yanında Metin Özdemir vuruldu. Kimse bundan bahsetti mi? Yok!..
-Kani Yılmaz vuruldu. Yanında bir insan daha vardı. Sabri Tori. Onu da biz öne çıkardık. Oysa bir tek Kani anılacaktı.
İşte biz her olayın bilinmeyenini, güçsüz, zayıf ve kimsesiz olanın tarafıyız. Mazlumların olmayan sesiyiz.
Bu anlamıyla sayın Zilan Pusa'ya sesleniyorum. İster Şener'in ardılları ister PKK/Vejin Hareketinin mürsaçıları yapsın ve yapmasın; bize bilgi verin. PKK/Vejin saflarında YİTİKLERİ yazalım. Veya siz yazın biz yayınlayalım.
Hatta gündemimiz el verirse bir de şu ünlü DHP (Devrimci Halk Partisi)'ni de yazalım. Onun için de Ahmet Köksal bir örnektir.
Şu anda bu Partinin Sekreteriçesi Meral Kıdır dışarda. Kayıp, yitik ve sessiz. Peki sessiz kalınır mı bu durumda?
Daha düne kadar 'Bu mêrat PKK bir Çernobildir. Tek çare onu gömmektir' diyenler.
Bugün,
'Gelin PKK Tarihini yazalım' diyor.
Çok geç değil mi?
Ya da başınıza bir gerçek saksı mı düştü.
Bu hamur daha çok su kaldırır.
Ve yaşadıkça, suyu vereceğiz.
Elmahkum. Başka çare yok.
Selam ve devamla.
Yukardaki notunda benide anmissin yillar sonra yeniden irtibata gecmemiz iyi oldu. Bu notum bu ekranlarda cikar mi sen tekrar bu ekranlarin basina gelirmisin bilmiyorum. Ben sizden sonra Muradiye´ye gecdim. Eve geri döndüm daha dogrusu sonra babam onlar benim memlekette kalmamin sakincasi var diye beni izmir gönderdiler. Uzun süre bacim gillerde kaldim sizi aradim bulamadim,sonra kendi imkanlarimla Finlandiya`ya yerlestim' burada kendime bir Fin`li bayanla evlendim. Su anda esim isvecte calistigi icin isvece tasinmisiz, ama, stokholm"da degilim. Kuzey kutbundayim. Kimseyle iliskim yok, siyasetide biraktim ugrasmiyorum, arkadas olarak hak hukukumuz var. Basin dardaysa asagidaki e-mail üzeri benimle irtibata gecebilirsin elimden gelen yardimi yaparim ama, bir sartla yanima gelsen bizim eski "dostlarla" iliskiye gecmeme sartiyla her tür yardimi yaparim. Ihsan`la konusmuyorum. Kimseyle konusmuyorum. Baran onlarda burda ama, iliskim yok iliskiyede gecmek istemiyorum. Yazarsan genis genis anlatirim, yasadigimiz trajediyi.
Ne tesadüf ara sira bakarim inter-net`lere. Bilirsin Dihok´taki catismada o seken tastan dolayi, gözümün bir tanesi tamamen görmüyor. Ondan dolayi fazla bakmiyorum inter-net´e.
NOt :Sayin muradiyeli Filito nun email adresi Nasnameden alinabilir.
nasnamenews@yahoo.de veya xalisacar@hotmail.com
ez im...ez zilanım. min te ji bir nekir.
unutmadım. hep aklımdaydın. benden sonra yaşadığınız trajedinin bir çoğunu duydum. benzerlerini de biz yaşadık burada. istanbula döndükten sonra devam etti ordaki saldırıların benzerleri. fotoğrafını annene-babana iletemedim...üzgünüm. habur nehrinde öldüğüm yayılmıştı haber olarak o zaman üzülmüştüm fotoğradını annenlere iletemeyeceğim diye. hatırladın mı. şilan şimdi isveçte. dilan la şenerden sonra onu yakalamışlardı. yaralanmıştı suriyedeki çatışmada. neyse anlatmayayım şimdi. ben şu anda istanbulda kendime ait bir studyoda dövme işiyle uğraşıyorum. aynı zamanda kürtçe dublaj, stranen geleri (klam) söylüyorum. bunun dışında hayatın bir yerindeyiz işte. kırıklıklarla, kırgınlıklarla. umarım yeniden yazışırız.
********adresine mail atarsan sevinirim. kendine iyi bak dünün portatifi bugünün yetişkin adamı güzel insan.
Sayin okur email adreslerinizi karsilikli olarak ikinizede iletecegiz selamlar.Nasname.
Dolayisiyla yorumunuz yayinlanmamistir. ancak yazdiklarinizi noktasina dokunmadan ilgili adrese gönderecegiz.
Selamlar. Nasname.
Dahili bie cehennemdi İstanbul, Kürdistan ateşe verildiğinde. Bérivan (Türkan Temel) hemşireliği anlatıyordu Fatoş'a. Kaygıların yer kapladığı yüreğimizde nice belirsizlikler yaşanıyordu. Söz suya yazılan olmuştu. Resim kağıtlara yazılanda kalmıştı. Zikredilen odur ki savaşa adım vermek, destana sahip çıkmak gerekti. Resul vardı yanında Amedin çocuklarından... bilinirdi ki tüm yollar tehlikedeydi. Tüm gidişler yarım ölüme varıştı. Bérivan da ayırdındaydı bunun. Varto'yu içinde gezdirip Ankara'da yaşıyordu. İstanbul'a dağlarında bahar görmek için gelmişti. Fatoş'u susmuştu kendinde...Hatice kalmıştı büyük şehirde. Resul'e merhaba deyip dağlarına bahar yüklemek için yola çıkmıştı. Kars son nokta değildi...Kağızman'da kuşatmaya geç diyemedi. kaldı. Resul gerisin geriye döndü. Almak için Bérivan'ı. Tüm sesler kesildi. Issızlaştı herşey. Fatoş kaldığı yerde İstanbulda, kadıköyde karanlığına gömüldü ablasının. Ölüm dokuz kere gelmişti. Duramadı Fatoş ta. sırtına ablasının yükünü de aldı, sevdasıyla kilit olup kendi dağlarına aktı. Oysa her yerde olduğu gibi içten kanamaktaydı yara. Xabur'a sığındılar sonra. Darboğazdan çıkarmak için Şener aldı Mustafa'nın ve zilan'ın sevdasını Qamişloya yollandı. Kim bilebilirdi ki aynı cephede savaştığı insanlar nefesine kurşun sıkacak. Kim bilebilirdi ki, yaşamayı öğrettiği insanlardan engerek çıkacak. Kasımdı. ilk haftaydı. Yeniden yol çıkmıştı. Kuşatılmıştı. Şener ve kıllarına zarar gelmesini istemediği iki can. Muhaberat ve eski cephe arkadaşları kendini bilmezcesine yağmurdan kurşunlar yağdırdı. Dilan (Fatoş) can serdi orada. Ablasının gittiği yere...ama aynı düşman değildi bu kez. içten yaralanan, içe vuran, yoldaşlarıydı bu kez ölüme yollayan. Şener yaranın farkındaydı. Sustu. Ölümüne ağlamaktaydı Dilan'ın. Bir de Şilan vardı, iç kanamadan beslenen yoldaşları görmemişlerdi onu. Muhaberat aldı ve iç kanamadan beslenenlere teslim etti.
Ey sessiz ruhum. beslenme artık. Çırpınma. Aforoz et kendini!
Tutsaklığın parametlerinde kol gezen acı. Damla damla çekilen kan. Ve duvarlardan sızan ölüm. Öz benliğine itaatten uzak, yabana uç vermişe itaatte uç. Habersiz yedi iklime forsa. Kulun kendine gölgesini tanrısallaştıran krallar. Aynı güneşin yarattığı coğrafyada ayrı ayrı takvimler yaşayan arada uçurum yaşayan benlikler.
Yaratılmış bir benlikten çıkıp yeni bir apoletle göveren kişilikler. Hesabın hesabının yapıldığı arenaya istif edilmiş yaşam oyuncuları. Dünyayı çürümüş küf kokusuna dönüştüren iktidar müptelalılığı... Emirin amirine, memurun yüreğine öldürttüğü insan! Kül ol...
Yorum yaz