Halis Açar:Öcalan`ın Şamdaki komşusu Albay kimdi.?
Puzzle güzel bir oyundur parçaları yerleştirdiğimizde Şam`da , Moskova`da , Brüksel`de, İmrali`da sürekli bir Albay var ve çıkan resimde bu Albay gözüküyor
Öcalan konuştukça puzzlenin parçaları birleşiyor ilginç ilişkiler ve sonuçlar çıkıyor.belliki Öcalanın konuşmasını isteyen ve sağlayanlar parçaları yavaş yavaş yan yana getirmek konusunda oldukça ustalar.ilişkiler parça parça açığa çıkıyor böylece bir biçimde Öcalanı hala "halk önderi" olarak niteleyen ve olan bitenden bihaber olan Kürd kitlesi bu şekilde dahada manipüle edilecek yanı deyim yerindeyse Öcalanın derin ilişkileri kitlelerin gazı alınarak açığa çıkartılacak.
Derin devlet ve iradesini tamamen ona teslim eden Öcalan Ergenekon ilişkilerini ve Kürd özgürleşmesi karşıtı rolünü sonuna kadar oynayacak .Kürd muhalif çevrelerinin öteden beri dillendirdikleri ve büyük oranda açığa çıkardığı Öcalan ve Ergenekon ilişkileri imralıdaki zatın paniklemesine neden oluyor. O ve Ona akılverenler muhalefetin elinden bu kartı alma çabası içine girmişler dolayısıyla yukarıda vurguladığımız gibi artık mızrak çuvala sığmıyor ve onlar açıklayacağına ve haklı çıkacaklarına biz ilişkilerimizin bir bölümünü yavaş yavaş açığa çıkaralım diyorlar buna siyaset dilinde manipüle etme ve karşıtlarının silahlarını ellerinden almak denir. ancak
Öcalan ve onu kontrolde tutan güçlerin bazı hesapları tutmuyor bilgi çağındayız ve artık insanlar her türlü bilgiye anında ulaşabiliyorlar.dikkat edilirse Öcalan son açıklamalarında bir yandan dikkatleri PKK içindeki "çetelere" çekiyor , bir yandan sürekli İsrail , İngiliz oyunlarından dem vuruyor, bir yandan tam bir TSK li ağzıyla Güney Kürdistan yönetimine saldırıyor hedef gösteriyor diğer yandan ise satıraralarına Ergenekon ilişkilerini sokuyor .yanı ustalarının ona öğrettiği gaz alma yöntemini geliştirmeye çalışıyor.Geçen Temmuz ayında yaptığı bir açıklamasında Ergenekon generalleri ile ilgili şunları söylemişti.."Tutuklanan generallerin İmralı ile bir şekilde ilgileri olmuştu, Hurşit Tolon ve birkaçı bir dönem burada komutanlık yaptı. Bunlar İmralı’yla ilişkiye geçerek neyi yapmak istemişler, hedefleri neydi buna bakmak lazım?" ve Öcalan burada bildik iki ismi gündeme getirmiş bu isimlerin imralı yönetiminde bulunmaları nedeniyle doğal bir ilişki içinde olduğunu vurgulamak istemişti.yine aynı görüşme notlarında "Ergenekon'da Tolon, Eruygur onlar tutuklandı, Levent Ersöz Rusya'ya kaçtı. Demek ki durum çok cidd. ……i. Buraya gelenlerden biri de tutuklanmış. Ben onlarla defalarca görüşmüştüm. Çok katıydılar. Bunlar radikal bir gruptu. Aslında bana bir şeyler söylemek istiyordu, biraz farklıydılar."
"Bazı çevreler operasyonu Gladio ile kıyaslıyor ama Gladio'yu NATO kurmuştu, yine NATO temizledi. Bu operasyon ise NATO'yu aşıyor." diyen Öcalan, "Amerika'nın doğrudan operasyonudur. Amerika bu konuda çok katıdır. Erdoğan direniyor değil mi, tabi direniyor. Amerika'nın desteği var. MHP, böyle durumlarda hep tarafsız kalır, yine böyle yapıyor. Kim güçlüyse ondan yana tavır alıyor. Bu bir demokratikleşme adımı da tabi ki değil. Kimse güçlü değerlendiremiyor gelişmeleri. Ben bildiğim için, olayı iyi değerlendiriyorum ......., "Ergenekon'da Tolon, Eruygur onlar tutuklandı, Levent Ersöz Rusya'ya kaçtı. Demek ki durum çok ciddi. Bu Amerika'nın doğrudan operasyonudur. Bunlar Rusya'ya, Çin'e, Hindistan'a dayanıyorlar. Rusya'yla bağlantıları ortaya çıktı değil mi, bu yönleriyle tartışılmalıdır. Buraya gelenlerden biri de tutuklanmış. Ben onlarla defalarca görüşmüştüm. Çok katıydılar. Bunlar radikal bir gruptu. Aslında bana bir şeyler söylemek istiyordu, biraz farklıydılar.."
Devamla Ergenekon ile Türkiyede demokrasinin gelişebileceğine vurgu yapıyor " Türkiye'nin demokratikleşme ihtiyacı var. Bu Ergenekon'un tasfiyesiyle beraber bir demokratikleşme şeyi de gelişir mi? Evet, belki olabilir. Şartlar müsait. Yeni gelişmeler olabilir" http://www.nasname.com/Yazarlar/hacar/1300.html
yine aynı Öcalan son görüşme notlarında Ergenekon için israili suçluyor ve Ergenekonun tasfiyesini israilin istediğini vurguluyor.bu söylemin Cumhurriyet gazetesi ve İP çevresinin söyleminden farklı olmadığınıda söyleyebiliriz.
o0o
Öcalan İmralı ya gittikten sonra bir isimden iki üç kez söz etti özellikle ergenekon ile ilişkisi gündemdeyken verdiği bu isim ergenekon davası sanıklarından ve şu an tutuklu bulunan Emekli albay Hasan Atilla Uğur`dan başkası değildi.
Öcalan albay Hasan Atilla Uğur ile tanışıklığının nerden geldiğini hiç belirtmez İmralıda bu ismi telafuz ettiği her defa sadece Albay Uğur`un imralı sürecinde onunla ilişkiye girdiğini belirtir.peki gerçek öylemi..?
Bizce değil.Öcalan albay Hasan Atilla Uğur`u yıllar yıllar öncesinden tanır/tanışırlar öyle söylediği gibi İmralı ile başlamış bir tanışma değil bu.
Albay Hasan Atilla Uğur ile Öcalan arasındaki tanışıklık Uğur`un Binbaşılık günlerine dayanır belkide çok daha öncesine.
yıl 1995 Öcalan`in Şam günleri kaldığı apartmanın bir dairesinde oturan bir Binbaşı var Öcalanın eve giriş çıkışlarda karşılaştığını söylediği bir binbaşı .Bu binbaşı kimdi dersiniz ve nasıl oluyorduda Öcalan gibi "Bölücü/Terörist" bir örgütün lideriyle aynı apartmanda kalıyordu.?
Bu Binbaşı o dönem Türkiyenin Şam Başkonsolosluğunda Askeri ateşe ve Öcalanla aynı apartmanda oturuyor.
Şimdi isterseniz Öcalanın bu binbaşıyla karşılaşmalarına tanıklık etmiş o dönemde Şam`da Parti Merkez Okulunda bulunmuş eski bir PKK`linin tanıklığını okuyalım..
"Ergenekon operasyonunda yakalanan Albay Atilla Uğur`u Suriye`nin Başkenti Şamda Öcalanla beraber gördüm.
1994`ün sonlarında Şam hava alanında indim,Öcalanın şöforü Delil beni aldı Şamda bulunan PKK parti merkez okuluna getirdi. merkez okulu koordinatörü Duran Kalkan (Abas)ve yardımcısı H.T (Reber)beni karşıladılar.O gece beraber kaldık.PKK 5.kongre hazırlık süreci bitmiş, D.Kalkan ve bir grup kongre için Güney Kürdistana gidiş hazırlıklarını yapıyorlardı.H.T biye aynı gece okulun çalışmaları ve kuralları hakında bilgi verdi ve özelikle Öcalanın ders verdiğinde ayağa kalkan her kişi, Öcalan otur demiyene kadar oturmuyacak defalarca bunu hatırlatı.
Öcalan ertesi gün geldi derse girmeden kapıda ayak üstü gelişime ilşkin sohbet ettik,daha sonra derse girdik 5.kongreye ilişkin perspektif ve alınacak kararlar üzerinde durdu.,bir kaçkişiyi kaldırdı ve daha sonra oturun dedi, beni kaldırdı ve sürece ilişkin değerlendirmemi istedi.sonra kendisi iki saat konuştu ve beni ayakta bekletti.aynı gece 5.kongreye gidecek grupları yolcu ettik.D.Kalkanın yerine PMO kordinatörlüğüne H.T`yi getirdiğini açıkladı.
Bir süre okulda kaldıktan sonra zaman zaman Öcalan`la Şam merkezinde ve Kürdlerin yaşadığı diğer şehirlerde halk toplantılarına katılırdım.1995 in şubat ayında Öcalan ,ben ve şöför Delil Lübnanın Barelias kasabasına gittik, Öcalan sık sık buraya gelir Kürdistanın her tarafına telsiz konuşmaları ve tekmiller almak içindi.ve aynı zamanda gelen gazetecilerle raportaj yapardı.
Öcalan zaman zaman "kendimi çok iyi koruyorum"diyordu kesinlikle hiç bir koruması yoktu kaldığım süre içerisinde olmadı ve çok rahat hareket ediyordu,her nekadar Suriye istihbaratı kendisine güvence verse dahi, CIA;MASOD ve MİT in çalışmaları Suriyede vardı, buna rağmen hiç bir tedbiri sözkonusu değildi.
Lübnanda bir gece kaldıktan sonra geri Şam`a döndük,Öcalan ,şöföre beni evde bırak arkadaşı Okula götür dedi,söför hangi eve dedi tarif ettiği eve bizi götürdü, tam kapının önüne geldik bana dedi sen arabada inme Delil insin çantamı kapıya kadar getirsin dedi,Öcalan ve Delil tam içeri girecekleri sırada birisi kapıyı açtı ve dışarıya çıktı, Öcalanla tokalaştı ve ayak üstü bir dakika sohbet ettiler ve Öcalanla şöför içeri girdiler ,dışarıya çıkan kişide gelen siyah bir jeepe binerek uzaklaşıp gittiler.bu kişiyi iki metreden gördüm Suriye istihbaratın elemanı olarak tahmin ettim,Delil geldiğinde yolda kapıdaki kişinin kim olduğunu sordum,Türkiyenin Şam Başkonsolosluğunda Askeri ateşe olduğunu söyledi,Adamın Binbaşı olduğunu söyleyince ben tam şoke oldum neye uğradığımı şaşırdım ve hiç bir yorum yapmadım.Suriye`de gördüğüm bu Albay Ergenekon operasyonunda yakalanan Atilla Uğur`du Tv.de görünce ikinci sefer şok oldum."
Tanığımız haklı olarak şok oluyor inanamıyor ancak gerçek bu.
Peki Albay Uğur`un Öcalan ilişkileri bu kadarmı gerçekten.
Albay Uğur ergenekon iddianamesinde istihbaratçı olarak geçiyor Antalyada yakalandığında Firari Levent Ersöz`le ilişkileri olduğu ve özellikle telefon dinletmeleri/dinlemeleri Eruygur ile ilişkileri ve bir dönem Albay Sarızeybekle girdiği çelişki gündeme gelmiş.yine dönemin Askeri şurası tarafından emekliye sevkedildiği belirtiliyor.
Atilla Uğur:2003’te jandarma genel komutanlığı istihbarat başkanlığı teknik takip daire başkanıydı. Eruygur’un komutanlığı döneminde çalıştı. Aynı dönemde, “üst düzey gizlilik dereceli” bazı telefonların teknik takibinin yapılması konusunda Tuğgeneral Ersöz ile birlikte çalıştığı ileri sürülmüştü. PKK konusundaki bilgileriyle bilinen Atilla Uğür, Öcalan yakalandıktan sonra sorgulayan ekipte de önemli rol oynamıştı.
Şamda Atilla Uğur. İmralı da Sorguda Atilla Uğur sorguda itiraflar yapılırken Hazretin yanındaki Atilla Uğur.peki sadece bu kadarmi..?
Nasnamede tarafımızdan yayınlanan bir haberden yola çıkarak puzleleri biraz daha yanyana getirelim.Orhan Kaya`nın Öcalan`ın Rusya günlerini anlattığı günlükte ilginç bir not vardı Türkiyeden Öcalanı ziyaret eden bir Albay.
Bu Albay kimdi.?
Orhan Kaya Günlügünde Öcalanı bir albayın ziyaret ettiğini belirtmişti.
http://www.nasname.com/tr/1727.html
http://www.nasname.com/tr/1738.html
parçaları yerleştirdiğimizde Şam`da , Moskova`da , Brüksel`de, İmrali`da sürekli bir Albay var ve çıkan resimde bu Albay Hasan Atilla Uğur gözüküyor.
05.10.2008
xalisacar@hotmail.com



Yorumlar (21 gönderildi):
Nasnamenin üretken cesur yazar kadrosu ve halis acar bunu ortaya cikardi biz kürtler gercekleri sayenizde görüyoruz bu arada size tanikligini anlatan taniginiztada tesekkür ederiz.
selam ve saygilar
Peki ya zamanin Sam'daki T.C. Baskonslosu A. Öcalan'in abisi ve akıl hocasi Yalçin Küçük'ün bir şeyi omaz mi ? Akrabalığı yok mu ? Bu konuyu da açıklarsanız fena olmaz !
Öcalan bir düsmandir, o Kürd düsmanıdır. Ömrünün sonuna kadar da bu lanet rolü oyniyacak. Köleleri ve müritleri bugüne kadar, defalarca çağrıda bulunmuş olmama rağmen, bu adamın „Kürd halk ve yurtseverliğini ifade eden iki cümlesini“ gösterip, kaynak beirlemediler. Düşünün ki bir adam, kimi müritlere göre dahiyane adam, çarşaf-çarşaf yazı ve kitapları varmış, ancak ne hikmetse iki cümleciği buup çıkaramiyorlar !
Kürd halk ve ülke sevgisini iki cümle ile tanimlamamış, ona defalarca hakaretler yağdımış bir insan nasıl olurda ‚Kürd ve Kurdistan’ davasına kendini adamış olabilir ?
"Askeri okullar sınavına giren Abdullah Öcalan'ın, Genelkurmay'ın kapısından nasıl döndüğünü aktarmak için... İşte başlıyorum.
Öcalan'ın baba evinde Kürtçe konuşulduğu için ancak ilkokul sıralarında Türkçe öğrenebilir. Köylerinde ortaokul olmadığından eğitimine Nizip'te devam eder. Sınıfın tek yatılı öğrencisidir.
Parası ve arkadaşı yoktur. Bu durum onu hem okuldan hem toplumdan soyutlar. Tek başına bir dünyası vardır. Tam da bu döneme denk düşen 27 Mayıs darbesi ona güçlü olmanın yolunu gösterir. Asker olmaya karar verir. 1966 yılında askeri okullar sınavına girer. Yazılı sınavı geçer ancak sözlüde başarılı olamaz. Yeniden köyüne döndüğünde çevresine Kürt olduğu için orduya alınmadığını söyler.
Sınavdaki başarısızlığının kılıfı bu olur. Aynı yıl girdiği meslek liseleri sınavında Tapu Kadastro Meslek Lisesi'ni kazanır. Ankara ile tanışması, bu okul sayesinde olur.
Abdullah Öcalan sınavı kazanıp askeri okula girseydi ne olurdu bilinmez ama 'Adolf Hitler Güzel Sanatlar Akademisi'ne girebilseydi İkinci Dünya Savaşı çıkmazdı' diyenlerin çoğunlukta olduğunu tahmin edebiliyorum. Viyana'da beş yıl boyunca ressam olmak için çabalayan, başarılı olamayınca da askerliği seçen Hitler, ressam olabilseydi acaba bugün nasıl bir dünyada yaşıyor olurduk?
Öcalan'ın askerlik hayali, Hitler'in ressamlık rüyası kadar çabuk geçmez. Tapu kadastro okumaktadır ama kafasının bir köşesinde hep asker olmak vardır. Liseyi bitirdiği yıl yeniden askeri okullar sınavına girmeye karar verir. Onu bu konuda daha da cesaretlendiren kişi Kara Harp Okulu'ndan Felsefe öğretmeni olarak Öcalan'ın okuduğu liseye gelen Faruk Çağlayan isimli asker olur.
Binbaşı Çağlayan, çok sevdiği öğrencisi Öcalan'ın gençliğinde sergilediği milliyetçi tavırların oluşmasında büyük paya sahiptir. Hatta Öcalan'ı, o günlerde sıklıkla gittiği Tandoğan Ülkü Ocakları'yla tanıştıranın da bu binbaşı olduğu söylenir."
yavas yavas öcalanin her seyi ortaya cikacak Nasnamenin yillardir söyledigi her sey artik aciga cikiyor.Apocularin Nasnameye neden bu kadar saldirdigini anlamak gerek.
Basarilar Nasname ve Sayin Acar.
"Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’ın “suç örgütü kurmakla” suçlandığı Şemdinli vakası ve iddianamesine uzanalım. Büyükanıt o tarihte Kara Kuvvetleri Komutanı ve Genelkurmay Başkanı olmayı bekliyor. Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya imzalı Şemdinli iddianamesinin 13 klasör tutan ilavelerinde özel bir belge yer alıyor. Tefrik karı adı verilen 2006/21 sayılı bu belgede Büyükanıt’a “Suç işlemek için örgüt kurmak, görevi kötüye kullanmak, sahte belge düzenlemek” suçları atfediliyor. Tabi suç örgütünde Büyükanıt yalnız değil. Büyükanıt’la beraber 5 asker ile bir MİT yöneticisine de “Siz suç örgütü kurdunuz” deniliyor. Bu askerlerden birinin adı Cemal Temizöz. Davaya Jandarma Binbaşı rütbesiyle konu olan Temizöz’ün önemli bir özelliği var. Hani Öcalan’ın “Defalarca görüştüğü” kişiler vardı ya; emekli Albay Uğur gibi o kişilerden biri de – kuvvetle ihtimal – Binbaşı Temizöz’dür. Çünkü Temizöz de sorguya katılan ekibe dahildir."
Emekli Tuğgeneral Veli Küçük ile Ümit Oğuztan’dan ele geçirilen PANZEHİR isimli örgütsel dökümanın içeriğinde PKK’yı tasfiye etmek yerine Abdullah Öcalan ile işbirliği yapılması örgürülüyor. Ergenekon terör örgütü İddianamesi’nde yer alan bilgilere göre sözkonusu dökümanın içeriğinde PKK’nın tamamen tasfiye edilmesi yerine, Abdullah Öcalan’la işbirliği yapılıp bizzat Ergenekon içerisinde bulunan, ‘genç subaylar’ olarak tabir ettikleri, çeşitli askeri kurumlara sızmış örgüt üyelerinin PKK yöneticilerinin yerine getirilmesi öngürülüyor
APO’DAN KÜÇÜK’E MEKTUP
PANZEHİR isimli dökümanda yargı süreci reci devam ederken Öcalan’ın medya aracılığı ile mesaj iletmesine imkan verilmesi yerine, yazılı mesajlarının güvenilir kuryeler aracılığı ile iletiminin sağlanmasının daha akılcı olacağı belirtiliyor. Dökümanda ‘Öcalan’ın İmralı’daki tutukluluk ve yargı sürecinden yararlanılarak, PKK başkanlık konseyi içinde yer alması sağlanacak kadrolar ile PKK’nın ABD ve AB kontrolünden kurtarılarak doğrudan Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlanmasının sağlanabilmesi gerektiği...’ ‘Öcalan emekli olmamıştır, ve emekliliğe de kendisini hazır hissetmemektedir’ denilen belgede ayrıca, Ocalan’ın Suriye’den ayrılmadan önce Küçük’e haber ve mektup göndererek ‘Teslim olmak için muhatap arıyorum’ dediği vurgulandı. Öte yandan belgelerde PKK ile kurulan ilişkinin DHKP/C ve Hizbullah ile de kurulduğu, Küçük’ün DHKP/C lideri Karataş’la görüştüğü belirlendi. İşçi Partisi’nin bürosundan elde edilen bir başka belgeden ise, Ergenekon’un bazı üyelerinin PKK’ya silah sattığı uyuşturucu trafiğini beraber yürüttüğü bilgisine ulaşıldı.
Savcı beni de dinlesin
İmralı’DAKİ PKK elebaşı Öcalan, PKK-Ergenekon iddialarıyla ilgili savcı Zekeriya Öz’e konuşmak istediğini bildirdi. Öcalan’ın avukatı Hatice Korkut star’a yaptığı açıklamada, müvekkilinin bildiklerini anlatmak istediğini söyledi. Korkut şunları söyledi: ‘’Şu an Ergenekon soruşturması kapsamında yargılanacak olan paşalar, bir dönem Güneydoğu’da görev yaptı. Müvekkilim Ergenekon soruşturması kapsamında PKK’ya yöneltilen iddialar ile ilgili konuşmak istiyor. Bazı şaibeli olayların aydınlatılmasını istiyor’’ Öcalan’ın ‘’Ergenekoncular bize eylem yaptırmak istedi ancak biz bunu kabul etmedik’’ dediğini belirten Korkut, ‘Savcı isterse görüşme isteğini değerlendirebilir. Biz , görüşme için henüz bir başvuru hazırlığı yapmadık’’ dedi
Demek istedigimiz dogru ve haklilik yetmiyor güc olak gerek. kimse kalkip bunu yapmiyor.yazip cizmekle istegin kadar gercekleri yaz pratikle bulunmasa nafilerdir.
Ancak ne yaparsak yapalim, ne yazarsak yazalim bu sorun boyle daha uzun sure devam edecektir, nedeni Ocaln degil, halkimizdir. Niyemi? Onun cevabini Ocalan nir gorusme notunda soyle vermistir:
"Genel Kurmay'dan yetkililerle gorusuyoruz, bana peki bunlari halka ve partiye nasil anlatacaksiniz, diye sordular. O kolay dedim. Eger bir delilik yaparsam beni peygamber ilan ederler, yok devlete hizmet edersem baskan'in bir bildigi var derler dedim".
Kendi halki ve partisini bu kadar asagilamis ama yinede bu kadar ona bagli kalinmis bir ornek varmidir? Ben bilmiyorum. Zaman zaman acaba biz Kurtler gercekten lanetli bir halkmiyiz? diye dusunmuyor degilim dogrusu.
Allah sonumuz hayretsin
Sizi kutlamak gerekki bu iliskileri cok iyi yakalamissiniz.kürd gazeteciliginde önemli bir arastirmacilik örnegi vermissiniz sizin gibi nitelikli ve cesur gazetecilere ihtiyacimiz var basarilarinizin devami dilekleri ile.
selamlar.
YASAASIN NASNAME
Toplantının amacı tarafları masaya oturtmak ve think-thank denilen düşünce alışverşi yoluyla siyasal çözüm kanallarını zorlamak.
Bunun için ilkesel olarak gizli kalması ve asla dışarıya sızmaması kararı alınıyor.
İlk toplantıdan sonra Şanar Yurdatapan gelkurmayın PKK ile görüşmeler yaptığını Özgür Gündem gazetesine fısıldamasyıla toplantıların devamı gelmedi ve sonraki toplantılar da iptal edildi.
Sözü edilen albay bu toplantıya da katılmış olabilir mi?
Ciddi ve entellektüel bir platform olan özgür bireyler sizlere tesekkür ediyoruz.
Sayin Acar yine önemli bir calisma yapmissiniz bam teline basmissiniz.
yazinizi bir cok gazete ve sitede görmek beni mutlu ediyor artik Kürd entellektüelleride kaynak oluyor önceler carpitiyordu türk medyasai ama yavas yavas düzelecekler.
yazinizi asagidaki adreste buldum nasname yaziyordu altinda ve bu beni mutlu etti.
http://www.timeturk.com/Aponun-Samdaki-Albay-komsusu-kimdi-29043-haberi.html
bütün haber siteleri nasnameden söz ediyor.
http://www.8sutun.com/haber?id=10470
http://www.haber10.com/haber/141219/
http://habermerkezi.wordpress.com/2008/10/07/apo-ve-ergenekon-arasindaki-sok-baglantilar/
Sayin Acar`in yazdiklarini okursaniz vede biraz anlarsaniz yukaridaki yorumu yazmazdiniz.
kolayca ulasilan taniklar kim biraz kafa yorun.
sayin yazarin yazdiklarinin hemen hemen hepsinde taniklik edenler kürt tür ve Apo nun cenderesinden gecmis. bu gün artik insanlar konusuyor ve yasadiklarini dile getiriyor.Nasname ve Sayin Acarda bu insanlara sözcülük yapiyor bu büyük bir cesaret , emek ve güven isidir.kör gözlere gözlerinizi artik acin diyor.sagir kulaklara kullaklarinizi temizleyin diyor, teslimiyeti ve kürtkiranligi görün diyor.
siz göremiyorsunuz cünkü samimi bir bakis aciniz yok.yukaridaki yorumunuzdada samimi olmadiginiz belli.
Amed zindaninda yapilanlar ve oradaki gardiyan ve askerler hepsi bildik kisiler orada yillarca yatan direnen insanlar bunlari defalarca yazdi.
kaldiki orada askerlik yapan bir askerin bu gün ne yaptigini ögrenseniz ne olacak.
Sorgulanan bir sistemdir Derin ve kirli devlet ile ona destek olan Kürt ayagini teshir ediyor sayin yazar.
bu sayfalarda apo müridlerinin defalarca söyledigi TC ye karismiyorsunuz lafinin nasil yalan oldugununda kanitidir bu.
Bak yukaridaki arastirmada TC denen sömürgeci düsmanin Kürt halkina karsi nasil örgütlendigini oku ve bu devleti onunla ortak olanlari tani ve lanetle.
diliyorum okudugunu anlarsin , apo nun dedigi gibi beni kimse anlamiyor , Kürtler "gerizekalidir" tezini cürütün artik.
sayin sükrü gülmüs on yil önce ne düsünerek siteyi actiniz bilmiyorum bu kadar uzun ömürlü ve bu kadar taninmis olacagini düsünmüsmüydün.
dün gece türk televizyonlarini gezerken birden bir televizyonda PKK ye muhalif kürt sitesi nasname dedi tüylerim diken diken oldu dikkatle izledim sayin halis acarin haberi vardi ve tam 2 dakika verdi dayanamadim hemen nasnameyi actim haberi okudum .
sagol sükrü abe cok sagol bu gün artik bizimde her yerde adindan söz edilen bir sitemiz var ve cesur kadrolarimiz var.
internette kücük bir arama yaptim belki isinize yarar diye haberin yayinlandigi siteleri gönderiyorum .
saygiler
http://www.haber3.com/news_detail.php?id=415141
http://www.ihlas.net.tr/detail.asp?id=85656
http://www.netgazete.com/NewsDetail.aspx?nID=535101
http://www.stratejikboyut.com/news_detail.php?id=12606
http://www.stratejikboyut.com/news_print.php?id=12606
http://www.eurozaman.com/euro/detaylar.do?load=detay&link=43315
http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=366458
http://nethaber.wordpress.com/2008/10/13/ocalanin-binbasi-komsusu-kimdi/
http://www.arabulforum.com/showthread.php?t=12005
http://www.8sutun.com/haber?id=10470
http://www.haber10.com/haber/141219/
basarilar.
PKK terör örgütüne muhalif Kürt sitesi 'nasname' yazarı Halis Açar, ergenekon tutuklusu emekli Albay Hasan Atilla Uğur ile ilgili şok bir iddiada bulundu.
İsmini açıklamadığı ancak 1995 yılında teröristbaşı Öcalan'ın yanında yer alan eski bir teröristin ifadesine yer veren Açar, Öcalan'ın Şam'da olduğu yıl bir apartman dairesinde o dönemde elçilikte askerî ataşe olarak görev yapan emekli Albay Uğur ile aynı apartmanda kaldıklarını yazdı. Halis Açar'ın kaleme aldığı 'Öcalan'ın Şam'daki komşusu kimdi?' başlıklı yazı, Öcalan-Uğur tanışmasının aslında İmralı'daki sorgudan çok daha öncelere dayandığını gösteriyor. Açar, yazısında, "Yıl 1995. Öcalan'ın Şam günleri kaldığı apartmanın bir dairesinde oturan bir binbaşı var. Öcalan'ın eve giriş çıkışlarda karşılaştığını söylediği bir binbaşı. Binbaşı kimdi dersiniz ve nasıl oluyordu da Öcalan gibi "bölücü-terörist" bir örgütün lideriyle aynı apartmanda kalıyordu? Bu binbaşı, o dönem Türkiye'nin Şam Başkonsolosluğu'nda askerî ataşe ve Öcalan ile aynı apartmanda oturuyor." diyor. Halis Açar, Öcalan'ın binbaşı ile karşılaşmalarına tanıklık etmiş, o dönemde PKK'nın Şam'daki Parti Merkez Okulu'nda bulunmuş eski bir PKK'lının ifadelerini satırlarına taşıyor. Açar'ın, ismini vermediği ve ifadelerin içeriğinden örgütün üst düzey yöneticilerinden biri olduğu anlaşılan eski PKK'lı şunları anlatıyor: "(Öcalan) Bana 'Sen arabadan inme, Delil (araç sürücüsü) insin, çantamı kapıya kadar getirsin.' dedi. Öcalan ve Delil tam içeri girecekleri sırada birisi kapıyı açtı ve dışarıya çıktı. Öcalan'la tokalaştı ve ayaküstü bir dakika sohbet ettiler ve Öcalan'la şoför içeri girdiler. Delil geldiğinde yolda kapıdaki kişinin kim olduğunu sordum. Türkiye'nin Şam Başkonsolosluğu'nda askerî ataşe olduğunu söyledi. Adamın binbaşı olduğunu söyleyince ben tam şoke oldum, neye uğradığımı şaşırdım ve hiçbir yorum yapmadım. Suriye'de gördüğüm bu kişi ergenekon operasyonunda yakalanan Albay Atilla Uğur'du."(alıntı)
işte ergenekon'nun bi terör örgütü olduğunun bi kanıtı daha...işte vatanımızı kimlere emanet ediyoruz...yazık çok yazık...
izmirli
sende bu sitenin pkk karşıtı olduğuna inandın yani.
byyourself.
ben öyle bişey deme dim...bu sitedekilerle ilgili hiçbirşey demedim...kimin ne olduğunu Allah bilir...siz neden böyle bi yorum getirdiniz ki onu anlamadım...
METİN .gerçektende meleği sırtından vurdu..... demiş ki;aktardığın metinin başlığını okurmusun
byyourself
eee nolmuş...
izmirli
sen bilmiyorsan ben ne yapayım,reklamlarını yapıyorsun sitenin yanlızca...
byyourself
bakınız ben reklam yapmak için bu konuyu açmadım...konu reklam malzemesi yapılmayacak kadar hassas bi konu...bugün okuduğum hepimizle ilgili bi konuyu paylaşmak haberdar etmek sitedim...o kadar...sizin ne düşündüğünüz umrumda diğil...başlığından da ne çıkarırsanız çıkarın...anlam değişmez...ya da buraya yazmazsınız olur biter...
Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan Emekli Albay Hasan Atilla Uğur, ikinci kez ifadesi alınmak üzere adliyeye getirildi.
Alınan bilgiye göre, tutuklu sanık Uğur'un soruşturmayı yürüten savcıların talebi üzerine tutuklu bulunduğu Tekirdağ Cezaevi'nden Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'ne getirildi. Uğur'un savcıya ikinci kez ifade vermesi bekleniyor
Emekli Albay Hasan Atilla Uğur, 04 Temmuz 2008 tarihinde tutuklanmıştı
09.10.2008 haberler.com
Taraf - Istanbul - 27.10.2008
"ASKERÎ ATAŞE ATİLLA UĞUR MU? • Öcalan’ın avukatlarıyla yaptığı görüşmede askeri ateşenin ismini vermezken, Halis Açar Nasname adlı internet sitesindeki köşesinde bu kişinin, Ergenekon’un tutuluklu sanıklarından emekli Albay Atilla Uğur olduğunu iddia etti. “Öcalan”ın Şamdaki komşusu albay kimdi?” başlıklı yazısında Açar şunları yazdı: “Öcalan albay Hasan Atilla Uğur’u yıllar öncesinden tanır/tanışırlar. Öyle söylediği gibi İmralı ile başlamış bir tanışma değil bu. Albay Hasan Atilla Uğur ile Öcalan arasındaki tanışıklık Uğur’un binbaşılık günlerine dayanır belki de çok daha öncesine. Yıl 1995; Öcalan`ın Şam günleri kaldığı apartmanın bir dairesinde oturan bir binbaşı var. Öcalan’ın eve giriş çıkışlarda karşılaştığını söylediği bir binbaşı. Bu binbaşı kimdi dersiniz ve nasıl oluyordu da Öcalan gibi ‘Bölücü/Terörist’ bir örgütün lideriyle aynı apartmanda kalıyordu? Bu binbaşı o dönem Türkiye’nin Şam Başkonsolosluğu’nda Askeri Ateşe ve Öcalan’la aynı apartmanda oturuyor.”
Abdullah Öcalan’ın da 8 ekimde avukatlarıyla yaptığı görüşmesinde şunları söylemişti: “Hem Atilla Uğur hem de MİT Müsteşarı Emre Taner bana şöyle dediler: ‘Biz bu sorunu KDP, YNK ve Amerika ile değil sizinle çözelim.’ Bana konuşmaları olumlu geldi. Ama onların durumu şimdi ortada. Benim sorguma katılan paşa cezaevinde yatıyor ve neden tutuklandığı bilinmiyor.”
Nasname gündem belirlemeye devam ediyor. Nasname yazdikca Apo imralida rahat uyuyamiyor.
Yorum yaz