Halis Açar:Aygan`ın Düşündürdükleri !...
Öcalan`ın yaptığı tahribat , ihbar , itiraf , teslimiyet , infaz , kayıp vs gibi toptan tasfiye ile Aygan yada Ayganların yaptıklarını karşılaştıralım vede bu gün Aygan`ın durduğu yer ile Öcalanın durduğu yeri görelim gün geçtikçe Aygan Kürd`i olmaya çabalarken , günahlarından arınmanın yöntemlerinin arayışı içine girmişken.Öcalan Kürd düsmanlığını ve Kürd tarihinin en büyük örgütlü başkaldırısını yoketmenin uğursuz rolünü başarıyla sürdürüyor.tepki ise asıl tepki Kürdkıranlara yönelik olmalıdır. Aşağıda öcalan in Görüşme notlarından alıntılar veriyor ve o alıntılardan yorumu siz okurlara bırakıyoruz.
Aygan gerçeğini görememek ve o gerçeğe hiç bir kıblenin etkisi altında kalmaksızın bakmak Kürd`ün namuslu duruşudur.Aygan`ın Nasnamede yaptığı açıklamalara gelen yorumlara şöyle bir baktım o yetmedi sevgili yorumlar editörümüzün titiz çalışması sonucu yayınlanmayan , yayınlanma şansı olmayan yorumlarada göz attım.
Sağduyulu ve hiç bir merkeze biat etmeyen değerli okurlarımızın yorumları dışında kalanları anlamakta güclük çektiğimi belirtmeliyim. o yorumlarda geçen argümanlar tipik bir çocukluk hastalığı ve asıl ihanetçiyi , katili saklama güdüsünün dışa vurumudur.
Evet öncelikle belirtmeliyimki biz Aygan`ı ne kahraman ve eli öpülesi bir yurtsever sınıfında düşündük nede o hiç bir insani özelliği olmayan küfürnamecilerin vurguladığı bir hain vede katil gibi değerlendirdik.Aygan bu haksız ve kirli savaşın kurbanlarından biridir ve Aygan gibi bu savaşta kurban edilen yığınla Kürd vardır bunun temel sorumlusu TC adlı sömürgeci düşman değil tam tersine Kürdleri bu uğursuz role bilinçli olarak hazırlayan Öcalandır.
Doğası gereği TC bu savaşta bütün kirli yöntemleri deneyecektir , denemiştir o yöntemlerden biri Aygan`lar yaratmaksa bir diğeri ve en önemliside Kürd Başkaldırısını/Muhalefetini bastırmak amaçlı Abdullah Öcalan`lar yaratmaktır bu noktadan bakıldığında Kürd ve Kürdistani değerlere en çok zarar veren ve bu zararda ısrar eden Aygan değil Öcalan gibi teslimiyetçilerdir.Bu gün ne yazıkki binlerce Aygan vardır ve ne yazıkki bu binlerce Aygan`ın bu uğursuz rolünü sürdürmesi noktasında Öcalan tayfası ısrarcıdır dolayısıyla verdiği tahribatın farkına varan ve bu tahribattan çeşitli nedenlerle(Vicdani, Sosyal vs.) vazgeçen ve yerinin yeniden kendi halkının yanı olduğunu seçen Aygan`a yönelik bu saldırgan ve rededen üslup tahribatı sürdürün çağrısı yapmaktadır ..Meselelere objektif bakma ve bunu namusluca yorumlama yetisini geliştirmek zorundayız, Kuşku yokki günahkarlık karşıtı bir tavrımızın olması gerekiyor ve yine kuşku yokkı Aygan`lardan hesap sormalıyız ancak bunu yaparken asıl objeyi korumak toplumun önünden asıl suçluları kaçırmak beyhude bir çabadır.Öneriyoruz..
Öcalan`ın yaptığı tahribat , ihbar , itiraf , teslimiyet , infaz , kayıp vs gibi toptan tasfiye ile Aygan yada Ayganların yaptıklarını karşılaştıralım vede bu gün Aygan`ın durduğu yer ile Öcalanın durduğu yeri görelim gün geçtikçe Aygan Kürd`i olmaya çabalarken , günahlarından arınmanın yöntemlerinin arayışı içine girmişken.Öcalan Kürd düsmanlığını ve Kürd tarihinin en büyük örgütlü başkaldırısını yoketmenin uğursuz rolünü başarıyla sürdürüyor.tepki ise asıl tepki Kürdkıranlara yönelik olmalıdır.Aşağıda öcalan in Görüşme notlarından alıntılar veriyor ve o alıntılardan yorumu siz okurlara bırakıyoruz.
o0o
-(Çekilirken) Acı kayıplar olursa kötü olur. Derhal durdurma ve geri çekilmeye başlanabilir. Eylül beklenmeyebilir. Çocukların ihtiyaçları da vardı, biraz dinlensinler. Hemen başlansın kışa kalmamalı. Dersim' den ta oraya kadar mesafe az değil. Zaten (çözüm) olursa gelip devletle kucaklaşırlar. İmha olursa da kaybedecek bir şey yok. Başarmak sanırım tarihi bir şey olacak. Sürece müdahale etmeden, armut piş ağzıma düş denemez. Biz başlattık, biz sonuçlandırdık olmalı.
-(HADEP'lilere siyasi yasak konusunda) Bakın ben de tutukluyum. Barış çalışmam engelleniyor mu?
-Barış kültürü savaş kültüründen daha değerlidir. Kaba silahçılık Kürtlerin zararınadır. Hazırdan barış olmaz. Emek, çaba şart. Devlete küserek olmaz. Hem devlete kafa tut, hem küs, hem de devletten iste. Olmaz. O kızda bol bol okusun. Selamlarımı söyleyin. İstanbul'u anlatın. Mehmet'in yanına dönmesine gerek yok. Öbür amcasına da gitmesin. İstanbul kültürüyle yetişsin. Avrupa'daki kızların yanına gidebilir.(yeğeni için söylüyor)
-Türkiye'nin çeşitli şahsiyetlerine gidin. ÖDP, EMEP'i zorlayın. Perinçek'e gidin. Milletvekillerine gidin. Adalet Bakanlığına bu yazımı iletebilirsiniz. Af tartışmalarının seyrini etkileyebilir.
-Son ikona diyorlar benim için. İlginç. Bakalım İsa'nın doğumunun 2000. yılında İsa ben mi olacağım. 2.agustus 1999 görüsme notlarindan..
yukarıdaki alıntiları özellikle aldım devleti bunca koruyan , devletle kucaklaşmayı önermek kadar telimiyeti Kürd halkının önüne koymakmı ağırdır Aygan ın Kürd ler lehine pişmanlığımı..?
devam edelim...
Yaptığı yüzlerce sayfalık itiraf ve ihbar sonucu PKK başkanlık konseyinin aldığı karar akıllardadır.
" Parti önderliğimiz esaret altında işkence görmektedir kendisine verilen bilinç bunaltıcı ilaçlar vs nedenlerle şu andan itibaren PKK baskanlık konseyi olarak Parti önderliğimiz adına yapilan açıklamalar kuşkulu ve güvenilir değildir" PKK baskanlik Konseyi.
Bu karara karşın Öcalanın yaptığı açıklama yine ilgili tarihteki Av görüşmelerinde şöyle geçiyor Öcalan konuşuyor;
`"Başkanlık Konseyine; Değerli Yoldaşlar!
Med TV açıklamarında benim koşullarım bilinmedik veya değiştirilmedikçe, benim açıklamalarımdan kuşku duyulacağı veya güvenilmeyeceği anlamına gelen bir sonuç çıkardım. Benimle ilgili ve öneminden ötürü şunu belirtiyorum:
A-Benim içinde bulunduğum koşullar irademi ve bilincimi kıracak veya çarpıtacak durumda değildir. Şimdiye kadar tek bir dayak, küfür bile yemedim. Zorla ifade vermedim. On günlük, müdürün katıldığı soruşturmada hava sorunu vardı. Şimdiki odam tek kişilik orta sınıf bir otel odası gibidir. Önünde tahminen on veya on beş metrekarelik bir havalandırma, ayrıca bir görüşme odasıyla, ziyaretçi odası vardır. Yirmiyi aşkın gardiyan, sırayla nöbetimi tutmaktadır. Görevlendirilen nöbetçiler uygundur. Yemek ve temizlikte sorun yoktur. Fazla kilo verdim, çok sorunlarım yoktur. Bazı askeri yetkililerle ara sıra görüşmeler oluyor. Onları da en çok ben istiyorum. Şimdiye kadar 34 gündür böyle sürdürdüm. 
B-Kürt-Türk çatışması gibi boyut verilerek, açmaz derinleştirilmek istenmektedir. 96’da daha çok ordu kaynaklı dolaylı mesaj teatisi bundan dönüşü ifade eder. Benim yaklaşımımdan da biliyorsunuz; olumlu yaklaşma biçimindeydi. En son 1 Eylül 1998’de ateşkese gidilen protokol niteliğindeki değerlendirmeler, yeni süreci ifade eder. Soruşturma ve avukatlarla olan görüşmelerde de bu tavrı sürdürüyorum. Çözüm, ülke bütünlüğü ve bağımsızlığı temelinde daha çok politik çözüm arayışıdır.
C-Tartışılan Kürtler de devletin asli bir kurucu unsurudur. Anayasa ve vatandaşlık hakkı olanlar, her demokratik-siyasi hakkını kullanabilir. Şimdiye kadar bilinen nedenlerle kullanılmaması bilinçsizlik, korku vs. nedenlerdendir. Ben geniş bir devlet güvenceli kültürel özerklikle bu hususların birleştirilmesini öne sürdüm. Bir model geliştirilmesini ilkede yanlış bulmadım.
D-Demokratik bir yerel yönetim, seçim ve siyasi partiler yasasıyla ... politik çözüme önemli oranda katkıda bulunacağını tartıştım.
E-Eğer yasal güvence, iş ve benzeri hususlar diğer maddelerle birlikte gündeme gelirse silahlı savaşı sürdürmenin anlamının kalmayacağını ve sürecin politik, barışçıl gelişeceğini belirttim. En azından devlet tavrını netleştirinceye kadar bilinen aktif savunmaya, üs ve eğitime ... ateşkes tavrımızın doğru bir tutum olduğnu belirtiyorum. Gerek metropol, gerekse kırsalda bizi adeta mahfeden, yozlaştıran eylemlerin de kesin karşısında olduğumuz bilinmelidir.
Türkiye’ye PKK ile barış, kardeşlik, ülke bütünlüğü ve demokratik devlet temelinde anlaşmayı çözüm olarak şimdi daha da vurgulayarak sunacağım. Gelişmeler olursa sizi bilgilendireceğim. Hatta uygun yöntem bulunursa, görüşme yollarını da, dolaylı da olsa deneyeceğim. Bilinen çizgi de bir daha asla eskisi gibi olamayacak. Çalışmalarınızın en verimli süreçte olduğuna inanıyorum.
Güney PKK ise, bağımsız ve iktidarda veya üzerinde ağırlığı olmak durumunda. Yoksulları da Türkmenleri de içerisine alacak şekilde bir demokratik cephenin, Türkiye’yi ve Rejimi karşısına almadan geliştirilmesi önemlidir. Ortam uygundur. Diğer güçlerle zorunlu olmadıkça çatışmaya girilmemelidir. İlkeli uzlaşmalara girmekten çekinmemelisiniz. Cezaevindekiler esnek olsun. ... arkadaş esnek olsun, belki bırakırlar
19 Mart 1999 günlü Av görüşmesi.
Türkiye ile sorunu yok ve rejimi karşınıza almayın diyen Öcalandir bu durumda yitik otuz bin canın hesabını sormak Aygana saldırmaktan daha elzem değilmidir..?
Öcalan pişmanlik yasası istiyor..
"Çok önemli bir şey söyleyeceğim. İlk defa size söylüyorum, HADEP barajı aşamayacak. Olağanüstü bir kararla Ecevit desteklenebilir, ya da Yılmaz önerimdir. Bu oylar böyle boşuna heba olmasın. Ecevit veya Yılmaz’la görüşerek olabilir. Tarihidir, değerlendirmek gerekiyor. Genel seçimler için bunu önemli buluyorum. Onlarla görüşürsünüz."
Avukat Yılmaz’ın daha uygun olabileceğini söylüyor, ancak Başkan "Ecevit daha uygundur" diyor. "Ecevit ile çözümlenebilecekse görüşülmelidir. 8 maddelik talebi de görüşmeye götürmek gerekiyor. Ecevit bunu önemli karşılar. Demokratik çözüme katkıdır. Ecevit’in başkanlığında gelişebilir. Oylar boşuna gitmesin. Demokratik çözüme götürür. Ecevit’e bunu onaylarsanız çözüme gelebilirsiniz, demokrasiyi güçlendirirsiniz denilir. Barışa hizmet için Güneydoğu da dahil barış anlayışına hizmet için biz sizi desteklemek istiyoruz. Demokratik çözüm benim durumumun yargılanması, af vb. görüşler halka sunulur. Ecevit’in kendisi de bunu istiyor. Heyet halinde görüşün. Bu demokrasiyi güçlendirme işidir. Aksi halde ben açıklama yaparım, falan partiyi destekleyin diye. Buna gerek kalmasın. Benim de görüşüm olarak söylersiniz. DSP ile görüşün. 8 madde idealdir, Ecevit’in tarzıdır. Anti-feodal çözümdür. Ecevit uyabilir. Ecevit’in birinci parti olmasında zarar yok. Ecevit’in şahsının da ötesinde demokratik çözüm şansıdır. Acılı süreci sona erdiriş barışçıl süreci getirebilir.
Legal sahamızda bazı kişiler sorun çıkarabilir. Onlarla da tartışın, oylar boşuna gitmesin, yoksulların oylarıdır. Ecevit’i eskiden seviyorlardı, şimdi de sevebilirler."
Avukat bunu söylerken gülümsediğini söyledi. "Mahsuru yok. Ecevit ile yapacağınız görüşmeler tamamen kapalı yapılmalıdır, olgunlaşıncaya kadar. Perşembe günkü ziyarete kadar mutlaka sonuçlarını getirin. Daha sonra kitleye açıklama yapılır. Son anda görüşüm olarak verilir. Duygusallık yapılmasın. Hazırlık yapılsın. Milletler çapında hazırlıklar yapılsın."
MHP ile görüşün. Sürece karşı duramaz. DYP en hırçınıdır, tasfiye edecekler. Peki, iyi hale vesile olabilirler mi? son altı sayfayı hakimlerle ve savcılarla görüşün. Bu ifadeleri boşuna vermiyorum. Çözüm ifadeleridir, arkası gelir, demokratik çözümdür. Savcıya son olarak bir mektup yazdım. İçeriği daha güzeldi. İyihal için kullanacaksınız bunu, mükemmeldir. Güncelleşecek pişmanlık yasası üzerinde duracaksınız. Her parti ile bu konuda görüşeceksiniz. Anayasal açıdan af olmuyor. Pişmanlık yasası bunu şekli olarak kapatır. Af için Anayasal değişiklik gereklidir."
Avukat, pişmanlık kelimesine karşı çıktı. Yani bu konu çok olumsuz etkileyecek, olumsuz anlaşılacak biçiminde avukat kendi görüşlerini belirtmiş. Başkan "Dışarıya farklı yansıtın"12.Nisan 1999 tarihli Av Gör.
Öcalan devam ediyor..
Devletin benim hakkımdaki izlenimi şu; diyorlarki, sizinle ilgili aldığımız bir kararı niye herkese bildirelim. Üç, dört kişi bilir. Demekki benim hakımda net bir açıklık yok. Dağlarda Köroğlu havasıyla siyaset yürütülmez. Biz üzerimize düşeni yaparız, karşı taraf ne yaparsa yapsın. Biz 93’te, 96’da bunu yapamadık. Devlet istediğini yapsın. Devlete şu güveni de vermemiz gerekiyor; devlet, bunlar gerçekten demokratik çözüm istiyor mu diyor? Tüm gücümüzle çatışmalara girmeyin diyeceğiz. Devletin içinde hala çeteler var. Onlarla diğerlerini biribirinden ayırt edeceğiz. Bir çok devlette PKK var. Bir barış ortamı varken devlet niye istemesin. Devlet, kendinizi kanıtlayın diyor. Ve bundan sonra dikkatli olun, gerekirse devletten özür de dileyin.
Türkiye’de yanlış bir demokrat kafa var. Devletin bazı standartları var, herkese uygulanır. Yalnız Kürtlere değil MHP’ye de, CHP’ye de, HADEP’e de hepsine uygulanır. Devletlen tartıştım, bana sizin Misak-ı Milli konusundaki tavrınız doğru dediler. Bana Nutuk ve Anayasa’yı getirdiler. 
Mustafa Kemal 1923’e kadar farklı yaklaşıyor. O uygulansa çözüm olur. Mustafa Kemal’de bizim sözlerimize uygun çok şey var. Çanakkale’de yüzbin şehit verildi. Neden bu ortak vatana sahip çıkmayalım. Savunmam çözümleyici. Arkadaşlara bu uyarıyı yapın. Benim kullanıldığım iddiası küstahlıktır. Benim burada bir gün yaşamam onların ömrüne bedel. Ben burada iğne ucu kadar çözüm yaratabiliyorsam buna saygı duyulması gerekir. Devletin beni harcatma niyeti yok.
Benim için, beni devlet adına sorgulayanlar önemli. Diyorlarki, sizin güvenliğiniz için bunları yapıyorsak bunlar ciddiye alınmalı. Bu kadar masraf yapılıyor. Bu devlet hala çözüm arayışında. Bu önümüzdeki günlerde beli olur.
Beni uyardılar, gazetecilerin diline değer verme dediler. Bu mesajlarım çok önemli. Başkanlık Konseyi telsizlerle her tarafa ulaştırsın. Gazetede de yayınlansın. Özgür Politika, Özgür Bakış ve tüm basınlar ısarla yayınlasın. Sağlığım iyi. Tek sorunum, tek kişilik koğuş. Yemek, ilaç, doktor problemi yok. Devlet deseki, sizin konseyinizden bazı arkadaşlar gelir ne dersiniz? Çözüm olabilir, ne iyimseriz ne kötümseriz. Bu uygulanmazsa sizin hayatınız ve avukatlar tehlikede, sizin sağlığınız da buna bağlı. Bu amansız çatışma niye? Bunu 93’ten beri söylüyorum. 2 Mayis 1999 Tarihli Av.Gör.
Kimse taşkınlık yapamaz onlara. Kardeşlerimize tek laf eden oldu mu? Savunma noksanlıklarını engellemelerini fazla abartmamak gerekir. Olağanüstü bir durum burası. Güvenlik nedeniyledir. Tek koğuş da aşırı bir işkence değil. Aşırı güvenlik endişesinden kaynaklanıyor. Mücadele ederek bunu aşmalıyız. Doktorla konuştum, barış ve benzeri şeylerden bahsettim, yetkimiz olmadığını söyledi. Psikolojik ortamı sordum; büyük fırsat avukatlara verildi diyor. Tek kişi benim hakkımda konuşamaz, tek hak avukatlara hukuki açıdan 125. Madde uygulanacak. Planlama öyle. Avukatların misyonu ortamı yumuşatma olmalı. Mahmut gibi birisi PKK’ye ulaşıyor. Yoksa kuş uçurtulmaz. Bu bir işarettir. Sizin bir açıklama yapma durumunuz olabilir. Hiç bir devlet yetkilisi benim hakkımda açıklama yapamaz. Ahmet Zeki’nin yöntemi uygun bir yöntem değil. O yönlü olursa adım atılamaz. Devletin adım atma olanağı varsa da devlet çözümü demokratik olur. Olumsuzu kimse engelleyemez. Olumlu imkan var. Panel, sempozyum, demeç vb. yöntemleri kullanın. Sağlığım iyidir. Fiziki olarak psikolojik durum gelişmelerle ilgilidir. İyi izlenimler aldık, gelişmeler var.
Devletin çalışma tarzı farklı, burada yeni anladım. Konsey bunu iyi kavramış. Tepki duymadan, karşı çıkmadan uyum içinde olun. Demokratik güçler kazanıyor. MHP uyum sağladı kazandı. Sol da uyum sağlasa kazanır. Özgür Politika’ya görüş ver. Sohbetinizdeki konuşmalarda sağlığımdan bahset. Sizde, Türk televizyon kanallarına açıklama yapın. Benimle iki cümle konuşmak en üst kararla olur. Devletin en üst kararıyla buradasınız. Bu şansınızı kullanın. Tehlike falan yok. Adınızı sordum, pek anti-pati ile karşılanmıyorsunuz. Konum öyle. Bizi daha sonra yaktı demeyin. İyimser değil, iyimserliği geliştiriyorum. Kaba küfür, fiske yemedim. Sana iyi muamele yaptık teşekkür borçlusun diyorlar. İsteseydiler daha kötü yapardılar.
Konsey’e yeni talimatımı yazdım. Çok daha kapsamlı yazdım, 6 sayfalık. NATO sistemini de, derin çözümledim. Bu barışın ve ülkemizin davasıdır, anlayış bekleyin. Adı pişmanlık olabilir ama aftır. Saygılı olmamız gerekli. Özel davranıyoruz diyorlar. Tedbirler özeldir." 10 Mayis 1999 tarihli görüsme.
Bana Atatürk’ün Nutku’nu getirin. Mehmet Ali Birand’tan ilginç bir mektup aldım. ‘Mahkemeye iyi sığın, dağdakilerin silah bırakmasına yardımcı ol’ diyor. Tecrit kalkmazsa mahkemeye çıkıp ifade vermeyebilirim. Fazla ısrarcı olmayın. Durum çok ağır. Siz çok rahat konuşuyorsunuz. Savcılarla, hükümetle iyi görüşün. Genelkurmay’la görüşün, ÖCALAN büyük bir hizmette bulunuyor deyin. Kendimi hizmet için yaşatıyorum. Genelkurmay seçim sonuçlarını ciddiye alıyor bana göre. Parlemento ne zaman toparlanabilir? Yeni düşünülen pişmanlık yasası çıkarılabilir mi? Silahlı mücadelenin son bulması temelinde bu yasa çıkarılabilir mi? Bundan sonra mücadele siyasi kanala akacaktır. ABD bunu istiyor. Benim durumum pişmanlık yasasının gündemleştirileceği yönünde.
Terörle mücadelenin sonuçlandırılmasını Genelkurmay’da istiyor. Operasyonlarla bu işin sona ermeyeceğini ve silah çözüm değildir. Silahlı mücadele sona ererse ne olur? Bugüne kadar bir madde bulunmuş değil. Bu derin sessizliğin altında bir şey olabilir mi? Benim durumumdan ayrı bir demokratikleşme düşünülemez. Ben her an düşebilirim. Tecriti bir an önce halletmeniz gerekiyor, sağlığım elden gidiyor." 22.Nisan 1999 tarihli görüşme.
Selamlar
Xalisacar@hotmail.com
23.09.2008



Yorumlar (14 gönderildi):
10 bin Kurdistanli kelimenin tam anlamiyla bir trajedi yasiyor.
Bu kampta yasayan herkes sabahtan aksama kadar Apocularin denetiminde ve herkes Apocu egitim
seanslarindan geciyor ,bu kamp apocu sistemin Kurdistanin tumune uygulamak istedigi konseptin embriyo halidir.
Bizzat BM yayinladigi bir bildiriyle cocuk yasta kisilerin zorla sillah altina alindigini deklere etmistir ve bu cocuk haklarina aykiridir , suctur.
Apocu medyaya yansiyan roportajlarda da kucuk yasta kizlarin kendilerinden yasca buyuk erkeklerle zorla evlendirildikleri ,birden fazla esle evliliklerin oldugu, kampa verilen maddi yardimlarin ic edildigi ,gecen bunca zamana ragmen egitim,saglik ,konut gibi hic bir sorunun cozumlenmedigi kampta yasayanlarin tek kurtulusun Turkiye`ye geri donmek istedikleri belirtilmistir.
Bu ornekte te anlasiliyor ki;apo`nun yakalanmasi Kurd hareketinin yararinadir boylelikle apo`nun gercek capi belli oldu.Yoksa tum Kurdistan mazallah Mahmur gibi olsaydi halimiz nice olurdu!
Teşekkürler Halis...
Köyde Ayşé Teyzem vardı,rahmetli.Zavallı duruma düşmüş/düşürülmüş bir sabi gördüğü zaman kendini tutmaz ve anaç duygularıyla başlardu söylenmeye:"veled veled veled...lımın lımın lımın..."
Durum bu yani,Serok'un hal-i pür melali bu yani..."..Perinçek'le görüşün.."diyor.Görüşülmüş olmalı."Huuu Perinçek abi ne olacak halim?Ne zaman çıkacam burdan,bak daralıyorum haa.."Çok merak ediyorum,Perinçek'le Yalçın Küçük masada kadeh tokuşturuken;"rolünü de iyi oynadı kerata haa,biz de iyi kullandık enayiyi..."diye kahkahayı basmışlar mıdır?
Selamlar
Cezaevi rehabilitasyon süreci, DDKO, Avrupa, PKK, PKK-Karsitligi v.s. gidiyor.
Onun icin herhalde her seyi karistiriyorsun.
Xalis, PKK karsitligi ile varolamazsin. O mevkii sayin Burkay ve bazilarina ait. Sonlarini sen de biliyorsun. PKK karsitligi bir insani yasatiyor olsaydi, bir kac tane kralimiz olurdu. Ama yetmiyor PKK karsiti olmak.
Ayrica kamp yerel Kürt gücleri tarafindan kontrol altinda tutulmaktadir.
Sizin burada lanse ettirmeye calistiginiz seyler, Türk basinini aratmiyor. Bir ara kamp sakinlerini zan altinda birakmak icin, Türk basini kampta cephanelik bulundugundan dahi bahsetmisti. Bu haber BM yetkililerince yalanlandi.
Kamp sakinleri Kürt kimlikleriyle ve temel haklarinin TC tarafindan önceden garanti edilmesi sartiyla dönmek istiyorlar. Kisaca genel durum bu. Sizin yazdiklariniz gerceklerden uzak, yanlis seylerdir. Bu kadar yanlisa insan bilgisizlikten, cahillikten degil, artniyettten düser. Bu artniyetin insani nerelere götürecegini de varin siz düsünün.
Maxmur Kampi'na ulasim artik her bölgeden cok kolay.
Tarihte bircok önemli olaylar ya$anmi$tir, günümüzde insanlarin ders almasi gereken tarihi olaylar vardir. En önemli olaylardan biri, Hz. Isa'dir. Isa'nin ya$ami ve mirasidir. Insanlar Isa'yi sevmi$ti, Isa'ya inaniyor ve güveniyordular. Isa Allah'in elcisiydi, Allah'in emirlerini yerine getiriyor, Allah'in mesajlarini insanlara ula$tirmaya cali$iyordu. Insanlar Isa'nin davetini cogunlukla kabul ediyorlardi.
Bir gün insanlar, Isa'nin ögrettigi yeni dinin ibadet yerini, bir ali$-veri$ yerine cevirmi$ler, bir pazar yerine cevirmi$ler. Imansizlar Isa'nin popularitesinden faydalanmak, Isa'nin ibadethanesinde cikar saglamak istemi$, ama Isa'nin teorisinden habersiz, hatta kimisi Isa'nin ögretisini hice sayarak. Hz. Isa durumu görmü$, insanlarin ibadethaneyi ba$ka $eyler icin kullanildigini görmü$, ve cok sinirlenmi$, insanlari kovmu$ ve ortaligi dagitmi$. Cünkü Isa, ibadethaneyi insanlarin ticaret yapmasi icin, günah i$lemesi icin in$a etmemi$ti. Dogru yolu bulmalari icin, Allah'in haberini ögrenmeleri icin orayi yapmi$ti. Isa'yi pek anlamami$tilar aslinda.
Kisa kesiyorum: Her yil Kürt festivallerinde Isa'nin isyan ettigi ayni durumla kar$ila$iyorum ve isyan edesim, ortaligi dagitasim geliyor. Cünkü PKK fedaileri, bazi imansiz *********** cikar saglamasi icin, festival ortamini bir pazar yerine cevirmesi icin ya$amlarini feda etmediler. Orada örnegin kitaplar satiliyor, fakat bu kitaplari satanlar, o kitaplarin iceriginden habersizdirler. PKK ögretisidir, önemlidir, degerlidir, hatta kutsaldir. O standlarda kitaplari satanlarin duru$undan, yakla$imindan acikca anla$ilacagi üzere, o ki$iler PKKli degildir, PKKnin ögretisinden habersidirler, ama PKK sayesinde cikar saglamaktalar. Mesela o kitaplarda sigara icilmesinin yanli$ oldugunu, ve Kürtlerin sigara icmemesi gerektigi yazilidir, fakat adam elinde sigarayla, standin arkasinda sigara icerek bu kitaplari satiyor. Üzerinde ticaret yaptigi olguya tamamen ters dü$mü$ ki$ilerdir hepsi. Orada konu$ma yapanlarin hepsi PKK ile ters dü$mü$, PKKye tamamen ters olan konu$malar yapiyorlar, öbür yandan PKK kitaplari satiyorlar. Kitaplara ilgi de fazla degil, gencler daha cok müzik gibi bo$ $eylere ilgi duyuyor, PKKnin kutsalligindan habersiz, yoz, geri kalmi$, bilincsizdirler. Sonra Sahnenin önünde on-yirmi tane kendini bilmez genc toplaniyor, bir vatan hainin resimleri üzerinde olan bayraklar salliyor, ikidebir "Biji Serok Apo", deyip duruyorlar ve insanlari rahatsiz ediyorlar. Bir olur, iki olur ama her dakka ba$i Biji Serok Apo diye lümpence kendinden gecercesine bagirmak da neyin nesi oluyor?
Insan yaptigi hatalardan ders cikarmaz ise, insanligindan $üphe edilir. PKK tarihi boyunca hic bir zaman dogru düz kadrolar egitilmemi$, yeti$trilmemi$tir. Abdullah Öcalan alcagi sadece sözde cözümlemelerle kadroyu egitip yeti$tirebilecegini sanmi$, ama bir gün bakmi$ ki, kimse cözümlemeleri okumuyor, okuyanlar da anlamiyor, ve bir türlü dogru dürüst bir kadro olu$amiyordu. Hatta saglam kadrolar ajanlar tarafindan cözümlemelere dayanarak yok ediliyor, geriye sadece en a$agilik kontra ki$ilikler kaliyor, ve Apo, kendisini bir sabah tek ba$ina rezilce Imrali adasinda, dünyadan tecrit edilmi$ ve dü$mana teslim edilmi$ vaziyette buluyordu...
Bugünde Apo'nun adamlari ayni bicimde, hic fazla zahmete girmek istemiyor, hic bir kadroyu egitmeye, gelecek icin saglam kadrolar yeti$tirmeye yana$miyor. Ne yapiyor? Kongre yapiyor, karar aliyor, bildiri yayinliyor, röportaj yapiyor, bo$ bo$ konu$maktan ba$ka, bo$ bo$ oturmaktan ba$ka hic bir$ey yapmiyorlar. "PKK'nin tüm kadro ve sempatizan yapisina" ba$likli bildiriler yayinlayarak kadroyu egitebileceklerini mi saniyorlar bu aptallar? Bildiri yayinlamakla partiyi mi gelecege hazirlayacaklar? Öyle mi particilik yapilir? Öyle basit mi? Apo'nun cözümlemelerini kimse takmiyorken, Duran Kalkanlarin, Murat Karayilanlarin hic bir i$e yaramayan gevezeliklerini mi takacaklar?
PKK bu degildir bilmiyorlar mi? Bilmiyorlar, yoksa öyle bo$ bo$ konu$maz, sonuc vermeyen eylemleri desteklemezlerdi. PKK olayi nedir? Kürtce konu$ma yasagini örnek alalim yeter: Cikmi$lar zavallica "Anadilimizde egitim istiyoruz Kürtce serbest birakilsin" diye devlete yalvarmayi iyi bir$ey saniyorlar. Ama PKK icin anadil yasagi, insanlik di$i bir durumdur ve tarti$masiz bir sava$ gerekcesidir. PKK, insanlik onurunun ayaklar altina alinmasina kar$i en onurlu eylemin adidir. PKK sava$tir, kölece yalvarmak, onursuzca, zavallica devletten istemek ve beklemek degildir. Peki bu Duran Kalkan ve Murat Karayilan adindaki ki$iliksizler bilmiyorlar mi? Allah belalarini versin, ba$ka bir$ey demiyorum. Bunlar PKKli degildir, PKK bu degildir. PKK, birkac yildir buralarda Ibrahim Serhat'in yazdigi gibidir. Ba$ka türlü degildir. Bu ********** istedikleri kadar takla üstüne takla atsinlar, PKK gercegini ters yüz edemezler. Halk gercek PKKlileri istiyor, ama bunlar PKKden cok uzaktirlar, PKKden kopmu$turlar. Mahsum Korkmaz ve Mazlum Dogan'in takipcileridir PKKliler. Abdullah Öcalan'in takipcileri PKKli degildirler. Abdullah Öcalanin takipcileri dünyanin en *******vatan hainleridir. Zamaninda Isa'ya ihanet edenlerden bir farklari yoktur bunlarin. Hz. Muhammed'e ihanet edenlerden hic farki yoktur bunlarin. Hz. Ibrahim'i öldürmek isteyen putperestlerden bir farki yoktur bunlarin. Allah'in, peygamberlerin ve tüm meleklerin laneti onlarin üzerine olsun...
ibo serhata...
kardeş pkk yi övüp hareket önderlerini yeri dibine koymuşsun.nasıl iş anlamadım.eger o yigit gerillaları övüyorsan sana katılıyorum.ama pkk örgütünü destekliyorsan bence yanlışsın.bugün her hareket kendi önderleriyle vardır.senin dedigin şuna benziyor.''birgün bir cemaatçiyle konuşurken afganistan pakistan ırak gibi ülkelerdeki islamı örgütlerin vahşice olan eylemlerinden bahsettik.dedik ki bugün bakıyorsun en kanlı eylemleri vahşilikleri müslümanlar yapıyor.yani kendine müslümanım diyen yapıyor, böyle iş mi olur diyoruz.adam birtürlü müslümanların yaptıgını kabullenmiyor.diyorki onlar gerçek müslüman degildirler.müslümanlık öyle degildir.tamam kabul ediyoruz dedik müslümanlık bu tür eylemleri kınar ama bugün kendilerini islam fedaileri olarak gösterenler bunu yapıyor.sen ne kadar müslümanlıgı översen öv ama müslümanlar da herşey var.üçkagıtçılk, yalan, iftira, vahşet......''pkk işi de bugün bu..sonuçta iyi işler yapmıyor.kendini de tasviye etmez.
ibo serhado bugün kürtler çok süper de silahlı örgütlenseler de silahlı mücadeleyle başarıya ulaşamaz.bundan sonrada böyle birşey olmaz.zor.bugün kürtler politik olarak iyi örgütlenmeli.dtp gibi üç başlı olmamalı.hedflerini iyi belirlemeli.iki de bir parti olarak hedef degiştirmemeli.iyi bir örgütlenme .ile siyasi başkaldırılar yaparsınız.eskiden dtp ye gidince partide hiçbir zaman politik tartışmalar görmezdim.sadece gerilları konuşuyorlardı.çalışma yapmazlardı.farklı görüşlere açık degillerdi.ama artık gitmiyorum.başka bir kürt partisi hak para gidiyorum.((ne kadar da dtp liler bize ajan deselerde))daha kürdi bir parti.okuma kültürü var.senin de dedigin gibi dtp deki şahsiyetler gibi çıkarcı, sattıgı kitabtan haberi olmayan insanlar yok..daha bilinçli..
yukardaki yazıyı umarım pkk liler okumuştur.apo nun ne oldugunu anlamışlardır..diyor gidin ecevitle mesut yılmazla görüşün.((ne verecekse))bu gün diger kürt partileriyle görüşün diyor mu?cezaevinden nasıl pkk ye yazı yollayabilir.devlet bırakır mı?demek ki devletin işne geliyor.erfenekomcu olan ''perinçeke gidin'' diyor.televziyona bakarsanız görürsünüz.bu adam solcu da degil.devletin kullandıgı niteliksiz biri.
apo hakkında ne yazarsan yaz bitmez.bunu halka duyurmak lazım.biz yorumcular tarafından..
sevgiler saygılar
Keke Atmaca emin olun ben siz ve sizin gibleri iki nedenle çok seviyorum
Bunlardan birincisi kör , mutlak itaatçi ve amigo olmaniza ragmen Kürdsünüz Kürd olmanızdan dolayı , halkımın bir bireyi olmanızdan dolayı seviyorum , Kürd ve Kürdistan kokusu taşıyan her şey benim için değerdir.
ikincisi ise:
Siz ve sizin gibiler benim en sadık okurlarımsınız.sizler olmazsanız benim yazma şansım olmaz , sizler olmazsanız ben yazacak bir şey bulamam dolayısıyla yazılarım okunmaz bir yazarın yazarken iki hedefi vardir.çok okunmak ve yazdıklarının hedeflediği kitleye ulaşmasını görmek.
Sağolunki sayenizde ben çok okunuyorum yine sağolunki ben size ulaşabiliyor beyninizde fırtınalar estirebiliyorum bu konuda cidden size minnetarım.
Siz ve sizin gibilerin bana Nasname yorum köşesinde vede direk email adresime gönderdiğiniz O Apo edebiyatını en iyi yansıtan küfür ,tehdit ve hakaret dolu mesajlar benim iyi yazdığımın ve okunduğumun kanıtıdır Allah sizlerden razı olsun , bir yazar başka ne ister.emin olun bana sizlerden malum içerikli mesaj gelmediğinde rahatsız oluyorum ve okunmadığımı anlıyorum..
Keke atmaca benim yazdiklarıma yanıt vermektense onları görmektense direk bana yukarıdaki mesajınızda olduğu gibi (ki bu bana sizlerden gelen en insani mesajdır diğerleri ne yaıkki Nasname nin vede insanlık ailesinin ahlaki normlarına uygun olmadığı için yayınlanmıyor.)saldırmanız sizlerin içinde bulunduğu çaresizlık ve ahlaki çöküntüyü korkaklığı ve inançsızlığı belgeliyor.
keke bana yazmaya devam edin bende sizlere verecek cevap çoook..
bana gönderdiginiz her mesaj , küfür , tehdit vs beni güçlü kılıyor sizi çaptan düşürüyor benim yazma şevkimi artırıyorsunuz sizler olmazsanız ben yaparım ..devam kurban devam..
ve sizler olmazsanız emin olun Şükrü Xoce beni Nasnamede tutmaz kovar ..okunmayan yazarı kim ne yapsın..
Keke Atmaca ve önün gibi düsünenler Bana yazdığınız yukardakine benzer her mesajda baltayı kendi ayağınıza vurduğunuzu unutuyorsunuz ve sürekli ayağınızın bir yerini biçiyorsunuz ve ben üzülüyorum Apo müridleri yakında tamamen kendi beceriksizlikleri sonucu ayaksız kalacak.
Bana demişsinizkı..
"parçalı kişilik dedikleri bu olsa gerek !
Cezaevi rehabilitasyon süreci, DDKO, Avrupa, PKK, PKK-Karşıtlığı v.s. gidiyor.
Onun için herhalde her şeyi karıştırıyorsun.
Xalis, PKK karşıtlığı ile varolamazsın. O mevkii sayın Burkay ve bazılarına ait. Sonlarını sen de biliyorsun. PKK karşıtlığı bir insanı yaşatıyor olsaydı, bir kaç tane kralımız olurdu. Ama yetmiyor PKK karşıtı olmak."
yahu dikkat benzer bir mesaja daha önce yanıt vermiştim..
Benim kişiliğim parçalı ise ve rehabilitasyon süreci yaşamışsam.
buna ne denir peki.
Öcalanın kısa yaşam öyküsü origınaldır!
1967-68 MTTB ilişkisi
tapu kadarstroda rüşvet alan bir TC memuru.
Aldığı Rüşveti utanmadan anlatan bunuda ankara yolculuğunda kullandığını belirten kişilik.
Sonra Türk ocakları şerüveni..
Sonra Ankara Mit te ofis boyluk ve Mit eğitim sürecine katılım.
Sonra İstanbul şerüveni ve kimsenin değer biçmediği silik bir kişilik.
Sonra yeniden Ankara ve Dev-Genç/Perinçek silahşörlügü..
Sonra perinçek in kaleme aldığı bağımsız türkiye başlıklı bildiri dağıtmak
Sonra Ankara da tutuklanma ve Derin devletin 6 aylık eğitim süreci
Tutuklandığı davanın bir numaralı sorumlusuyken 6 ayda salırverilme ve içeride bulunduğu 6 aylık sürecin bu güne kadar kamuoyundan saklanması ki bu MIt in onu eğittiği süreçtir.(bakınız Baki Tugün anılarına .yada Pekmezcinin Pilotun hikayesi adlı kitabında demirelin anlatımlarına)
neyse devam edelim.
Tuzlucayır toplantıları Küprkıran hareketinin ilk növelerinin hazırlandığı sürec.
En yakın arkadaşının nişanlısına sarkıntılık(arabanlı ismet ) ve Kesire ile nişanlısını ayırma Kesire ile Flört..
Sonra polisin , mitin yanı Devletin sözüm ona aradığı dönemde Bütün Diyarbakır polisinin bilgisi dahilinde Diyarbakırda Güngören apartimanında Abdullah Kesire Aşk evi..
sonra Kürdistanlı öncü devrimcilerin teker teker katledilmesi süreci..Ferit Uzun , Mustafa Çamlıbel ve diğerleri.
Sonrasımı
Şam muhabaratın kucağına oturma süreci
ancak unutmadan belirteyimki bu dönemlerde hazretin birincil düşmanı kemalizm , kemalizmin uzantısı Türk soludur vede hazret bağımsız birleşik Kürdistan yanlısı anti sömürgeci savaş diyor.
Muhabaratın kucağında bir yanda Cemil Esad in elini öpmeler diğer yanda Hafız Esadın eteklerine yapışmalar yine aynı dönemde Perinçek Kücük ve Ergenekon görevlileri ile kurulan ilişkiler.
Mesala Şamda yaşadığı Apartimanı Elçilk görevlisi bir Türk binbaşıyla paylaşma..
Sonrasımı malum
uluslarası istihbarat örgütleriyle ilişkiler
Kendi deyimiyle 15.000 iç infaz hatırlatırım bu 15.000 Kürd genci eder..
Sonrasımi..
Rusyadaki Faşist lider jirinovski ile ilişkiler hatta onun misafiri olmalar.
Sonrasımı Jirinovskinin evinde Türk albaylarla görüşmeler..
Sonrası malum
Ada sahilleri.
Vede Kürd devleti isteyenler Türkiyenin düşmanıdır , biji kemalizm..
ben Türkiye yurtseveriyim.
Devleti anlayın.
vs vs vs.
de hele söyle kekemin kim parçalı kişiliktir..?
Halis Açar politik bilinçle tanıştığı günden bu yana hiç bir zaman Bijı Kurd u Kurdistan şiarından ayrılmadı .. ne DDKO sürecinde , ne PKK sürecinde.ne Zından sürecinde nede bu gün.
uzun oldu biliyorum..
keke bana yazmaya devam edin bende sizlere verecek cevap çoook..
selamlar..
dikkatle izlendiginde bu halkin sessizligi ve icindeki öfke cok net görülebiliyor ve sizin yazilariniza gelen yorumlarin geneli(yayinlananlar) yazilarinizi benimsediklerini belirtiyor yayinlanmayanlarida tahmin edebiliyorum size muhalefet olsun diye yorum yazanlarin yazilarina baktigimda klasik Apo cu yorumlar meselelerin öznesiyle ilgili tek cümleleri yok sizin sorulariniz , iddialarinizi cevaplayacak kadar ne yürekliler nede bilgili sizin dediginiz gibi kör ve akil yoksunu bir saldirganlik icindeler dikkatle izliyorum bu güne kadar bir tek kisi sizin iddialarinizi cürütecek yönlü tek satir yazmadi yada sizinle tartisacak tek kelime yazmadi buda onlarin bilinc düzeyini , dünyayi algilama anlayislarini net gösteriyor.
az önce bir sitenin forumuna baktim WP adli site Nasnameye saldiri kampanyasi baslatmis ancak oradada soyut klasik küfür mantigi hakim site editörü dahil basit ucuz küfür edebiyatina siginmislar buda Nasnameyi ve sizi suclayanlarin savunacak seylerinin olmadigi anlamina geliyor.
yola devam saygilar.
"büyük fırsat avukatlara verildi diyor. Tek kişi benim hakkımda konuşamaz, tek hak avukatlara hukuki açıdan 125. Madde uygulanacak. Planlama öyle. "
"Son ikona diyorlar benim için. İlginç. Bakalım İsa'nın doğumunun 2000. yılında İsa ben mi olacağım."
Sayin Halis Acar bu adamin bu cümlelerini kim tercüme etmeli iyi bir tercüman gerekiyor belki o zaman bu Apo cular anlayabilir aslinda yine anlayamazlar.
tespitiniz cok yerinde.Ayganlari bu hastalikli ve ihanetci kisilik ve onu egiten TC yaratti.
burada kizilacak olan Ayganlar degil onu yaratan bu hasta kisiliktir.
Hakli ve yerinde tespitleriniz cok güzel bir dille kaleme aliyorsunuz iyiki varsiniz.
basarilarinizin devami dilegiyle sagilar.
bir insan vardir düsmanin karsisinda aslanlar gibi kükrer ben sizin adaletinizide , mahkeminizide tanimiyorum der.iste odur yigit.
bir insanda varki düsmanla ilk karsilastiginda kedi gibi olur , anam türktür , devletim firsat versin hizmet edeyim , sehid analarindan özür dilerim .. ben yapmadim PKK li komutanlar yapti..ben tek bir kursun harcamadim der.
bir insan vardir Romada Med Tv ye telefonla baglanir ne kemalizm ne DEmirelin Sisko göbegini birakir türkiyenin her sokagi savas alanidir savasi tirmandiracagiz der ve tam bir ay sonrada kenya ucaginda benim anam türktür der.
Devletim olanak versin hizmet edeyim der
de hade gel bakalim kimdir yigit
selamlar sadik
bu sözü kim söyledi?
(sözde)Kürt Halk Önderi (bundan sonra KHÖ diyelim,ya da Büyük KHÖ diyelim,yakışır kerataya...)
Dostlar içimiz dolu yazamadan edemiyoruz,inanıyorum ki Nasname okuyanların çoğu aynı haleti ruhiye içindedirler.
Şimdi,size başka bir örnek verecğim.Haturlayan olabilir,bir kaç yıl önce henüz AKP kurulmamış ama RP ile
yol ayırımına gelmiş Tayyip Erdoğan'ın çevresinden bahsediliyordu.İşte tam o sıralar Recai Kutan liberal bir yazarın askerleri eleştiren bir yazısı doğrultusunda askerleri eleştiren bir demeç veriyor.Askerler sert çıkınca Recai Kutan tornistan edip ben söylemiyorum falan gazeteci söylüyor demeye başladı.Bu kıvırması müthiş bir şekilde Erbakan'ın büyük tabanının farklı bir arayışa girmesinde başat kırılma noktası olmuştu.Çünkü şu gerçeği hepimiz biliyoruz;kitleler liderlerinde özellikle 2 temel vasıfta
arıza görünce travma yaşarlar ve sadakat bunalımı sözkonusu olur.Birincisi liderlik konumundakilerin herkesten farklı bir cesaret sahibi oluşları konusudur.İkincisi,liderlerin şatafat düşkünlüğü ve zenginler karşısındaki tutumu olayıdır.Bugün Erbakan'ı yalnızlaştıran kendisinde ve yakın kurmaylarında kitlesinin görmeye başladığı bu iki onaylanmayan hasletten başka bir şey değil.Bunu gözlemlemek için siyaset bilmci olmaya gerek yok...Konumuz erbakan ya da Kutan değil ama,bir parelellik kurmak için dile getirmek istedim.Bizim "Büyük KHÖ" de güç karşısında malesef dik duramadı duramıyor,Şam şutlamasından sonra dağlarda kartal olmak varken yine şatafatlı bir yaşamın arayışıyla Kenyalara kadar savrulmak bu zayıf karekterin bir sonucundan başka bir şey değil.Apo'nun,yani Büyük(!) KHÖ,yemeğe ve kadına olan düşükünlüğünü Kürt Halkına çok büyük fatura etti vesselam...Bütün dünya tarihi içerisinde,bağlısı olan kadınlarla cinsel içerikli hikayelerle bu kadar yoğun anılan Apo'nun ikinci bir örneği yoktur.Yine Apo gibi,-bir nevi kendi çirkef ilişkilerini perdelemek veya meşrulaştırmak için-kadın konusunda halkının inanç ve gelenekleriyle yüzde yüz tezat teşkil eden ipe sapa gelmez argumanlar geliştiren başka bir örnek te yoktur.Saygılarımla
Yorum yaz