S.Çürükkaya`ya çağrı.
Öcalan panik içinde , evet Öcalan takımı bu paniği iliklerine kadar yaşıyor ve evet Kürd halkı iblisleri tanımaya başladı. Şimdi bir araya gelmek zamanıdır Sayın Çürükkaya.. Şimdi bir araya gelmek zamanıdır Sayın Gülmüş.. Şimdi bir araya gelmek zamanıdır Sayın Atmaca.. Şimdi bir araya gelmek zamanıdır Sayın Çelik... Şimdi bir araya gelmek zamanıdır Sayın Çavgün.. otuz yıllık direniş kültürünü ve Kürdi değerleri kirletenlere ortak yanıt verme zamanıdır.bu sizlerin tarihi sorumluluğudur.
Saygıdeğer Çürükkaya bu kısa çağrımı Nasname okuyan ve nasnameye yorum yazan çok değerli Kürdistanlıların verdiği cesaretle kaleme alıyorum.
Öcalan`ın diktatoryal cumhürriyetine; her türlü kirli , şeytani saldırıya rağmen karşı çıkışı bizler sizlerin sayesinde öğrendik.
Bu gün ülkede yaşayan ve dünyanın değişik yerlerine savrulmuş onurlu Kürd lerin başına bela olmuş bu K.Ergenekon üyesi ve onun hizmetkarlarını sizler açığa çıkardınız ve bizde sizlerin verdiği cesaretle sesinize ses katma yolunu seçtik.
On yıllardır her gün dahada gürleşen sesinizle karşı çıkışı sonucu şeytanı açığa çıkardınız , çıkarıyorsunuz.
Sizlerin gürleşen sesiniz elbette Apo`cu iblis takımını çılgına çeviriyor ve doğal olarak ellerindeki bütün olanakları kullanarak bu gür sesi boğmaya çalışıyorlar.
Sayın Çürükkaya yukarıda belirttiğim gibi bir okur yorumu bu yazıyı kaleme almama neden oldu.bu saygıdeğer okurun yorumu benzeri yorumlar her geçen gün çoğalıyor eminim sizde bunun farkındasınız.
"hocalar,fuatlar,şelimler
arkanıza dönün bir bakın bizi hep ama hep yanınızda hissedeceksiniz.onurlu duruşunuzda başarıler.selam ve saygılar "
yukarıdaki yorum saygıdeğer bir Kürd ün beklentisi , istemi ve duruşudur eminim sürece sizlerle aynı noktadan bakan bütün Kürd yurtseverlerinin duruşuda bundan farklı değil.
Sayın Çürükkaya ;
çağrımızın nedeni iste tamda bu okur mesajında hayat bulan yanyanalığın pratik alanda hayata geçmesidir.
Sizlerin onlarca yıllık mücadelesi ve Ergenekon tartışmaları imralıdaki zatın üzerindeki yorganı açtıkça kiri ortaya çıkıyor , kir ortaya çıktıkça o ve ona biat edenler saldırganlaşıyor ve gündem saptırma başta olmak üzere kitleleri manipüle etmeye vede en tehlikelisi süreci teşhir eden Kürd şahsiyetlerini hedef göstermeye başladılar.
Evet sayın Çürükkaya
Öcalan panik içinde , evet Öcalan takımı bu paniği iliklerine kadar yaşıyor ve evet Kürd halkı iblisleri tanımaya başladı.
Şimdi bir araya gelmek zamanıdır Sayın Çürükkaya..
Şimdi bir araya gelmek zamanıdır Sayın Gülmüş..
Şimdi bir araya gelmek zamanıdır Sayın Atmaca,
Şimdi bir araya gelmek zamanıdır Sayın Çelik.
Şimdi bir araya gelmek zamanıdır Sayın Çavgün
otuz yıllık direniş kültürünü ve Kürdi değerleri kirletenlere ortak yanıt verme zamanıdır.bu sizlerin tarihi sorumluluğudur.
Amed zından direnişini kimseye mürid olmadan yaşayan sizlerin bir araya gelme zamanıdır.
Kürdler sizden bunu istiyor.
Sayın Çürükkaya Şükrü Gülmüş ün kullandığı bir söz var.değerlidir..Öcalan ve takımına yanıt verdiğinde "Çürükkayalar-Öcalanlar kapışmasında, ben Çürükkayalar’dan biriyim.’demişti.eminim aynı durumda sizde Gülmüşlerden biri olursunuz.ancak bu yetermi . bizce hayır.
Kürd direniş sembollerinden biri olan , onurlu ve bilge kişilik sevgili Fuad Çavgün tavrını koymuştur .
ve gelinen noktada Nasname bu yürüsün önemli bir ayağı durumundadır.bir kürd yurtseveri olarak Sayın Çavgun la , Sayın Gülmüş le ve tabii Sayın Çürükkaya ile aynı sayfada yazı yazmak hatta hatta bu saygıdeğer şahsiyetleri bir arada okumak ben(bizler) için bir onurdur.
öcalanın basındaki tetikçilerinden biri olan Delil Karakoçan ın (Şamil Batmaz) yazdıklarına ve tabii o takıma yanıt vermenin en güzel ve saygın yanı yanyana duruşla değilmidir.?
Tetikçi diyorkı."Acilen, Hakikatleri Araştırma ve Adalet Komisyonu'nu kurmak ve araştırmaya başlamak..."
buna yanıt vermek her namuslu Kürdün sorumluluğu değilmidir.?
Evet o adalet komisyonunu oluşturmaya acil ihtiyaç vardır .
Ancak ondan önce o komisyonu Kürd halkının yüreğinde , beyninde kurmaya ihtiyaç var .
kürdler sizden bunu istiyor ve bunu bekliyor.
şimdi tam zamanıdır.
saygılar.
xalisacar@hotmail.com
19.08.2008



Yorumlar (21 gönderildi):
sende dahil kendi kimliğinle karşı koy. Karşı koy ki seslerimiz birleşsin. Ama sen illahi nasnamede yazın diye bir çağrı yapıyorsan o başka bir konu. İhanete ergenekona sömürgeciliye kirli ilişkiye kim karşı korsa ben onlarla bırlikteyim. Selamlar
pkk siteleri ile sinirli degil.
yillardir bu yasaklamada bir trend varmi diye bakarim. kisa cevap YOK.
ben TR den welatparez e girilmedigi
Kurdistan post a girilmedigi
rizgariye girilmedigi
zamanlari da biliyorum. bu yasaklari sistematik de uygulamiyorlar. amack olabildigince az sayida kurdun bu sayfalari izlemesi. sadece pkk sayfalari degil ornegin guneyli sayfalar da zaman zaman mahkeme karari ile yasaklaniyor-sonra bir bakiyorsunuz sayfaya ulasiliyor. TR DTP nin apo nun direktifleri ile kurulu bir parti oldugunu bilmiyor mu?
pkk nin kendini saf kurd genclerine gosterdigi yuzu baska (TR bu yuzden yayailan dalgayi elbette istemiyor) bir de TR ile kopru kurma hevesi baska.
son olarak TR elbette kurdlerin her halukarda birbirine dusmesini ister.
kurdlere dusen ise birbirine dusmeden
gercekleri savunmaktir. bu gerceklerden biri de sukru, selim, cavgun beylerin apo hakkinda yazdiklaridir. bu adam sadece kurdlere degil bu dunyaya gelmis gecmis en pespaye lider musvedesi sayilabilir. kolay gelsin
saf ayaklarında şark kurnazlığı yaparak sorduğun soru gerçeği anlamaya değil nasname'yi zan altında bırakmak için itham edici ve kendi içinde zimnen bir cevap barındıran nitelikte bir sorudur.abdocu takım demek suretiyle de eğilim kamuflajı denemesi yapıyorsun,yakışır,reber'de omurga yok ki müritlerde mürüvvet olsun kusura bakma.şimdi bana kulak ver de cahilliğine ben bir çıra yakayaım:1.nasname büyük bir sanal platform oldu,Türkiye'de nasnameyi takip etmeyen köşe yazarı sayısı nerdeyse kalmadı,televoleciler hariç.günlük basının sık sık nasname'yi kaynak göstermesini de buna eklersen,yazdığın gibi Türk resmi makamları kapatmıyor değil kapatamıyor artık.Ehh azıcık demokrasi uç verdi be kardeşim Türkiye'de de,adama derdin ne kardeşim diye sorarlar,örgüt sitesi mi kapatıyorsun?Yani mahkeme kararıyla nasname kapatıldı diyelim,ertesi gün Türkiye kendi basını ve dünya basınının ateş menzilinde fena halde topa tutulur.2.nasname şiddeti öneren bir yayın yapmıyor,fikir ve eleştiri platformudur,bunun gibi yüzlerce kürt sitesine erişim de sözkonusu.türkiyeye eleştiri noktasında nasname onların eline su bile dökemez onlar da engellenmiyor.şahsen demokratik yaklaşımıma ve özgürlük anlayışıma sığdırmamama rağmen açıkça pkk propagandası yapan ya da pkk yayın organı niteliğindeki siteleri t.c.nin kendi mantığı ve yasal gerekleri çerçevesinde yasaklamasını garip bulmuyorum.aha ben iki dakika önce söylediklerimin sağlamasını yapmak için kurdinfo'ya,hatta pwd sitesine baktım açık.yani beğen ya da beğenme türkiye eski türkiye değil.3.eminim ki nasname türkiye'de bir çok resmi gayri resmi kesimi ciddi şekilde rahatsız ediyor,ama biraz şu anki hükümetin hak ve özgürlükler bağlamındaki açılımı ve a.birliği normları "yessah hemşerim" ve "söyletmeen vurun" zihniyetini geriletmiş bulunuyor.4.t.c.istese ve kafaya koysa rojtv yi bir allahınkulu kürt izleyemez türkiyede ama izliyoruz,bunu niye sorgulamıyorsun sayın cahil hevalım?bırak çanak antenle izlemeyi gir rojtv internet sitesine doya doya sörf yap...yani kısaca türkiye neden nasnameyi kaapatmıyor o halde bu işin içinde iş var yaklaşımı temelsizdir,buradan pkk li vatandaşlara ekmek çıkmaz.bilmem,tu fahm dıki,hevali heja e duv binehejaya...bu arada ben de burada sayın s.çürükkaya'nın nasname'de yazmasının bir okuyucu olarak beni çok mutlu edeceğini belirtiyor bu arzumu nasname yetkililerine de rica ile iletiyorum.selamlar
Sanirim bu yazida arkadasin demek istedigi farkli apoculara karsi mucadeleniz hepimiz tarafindan bilinip bir cogumuzu aydinlanmasi konusunda sebep oldunuz ve bu mucadeleden vazgececeginiz konusunda hic suphemiz yok ama bu dostun yazindan benim cikardigim ve gormek istedigim sizin gibi degerli Kuzey Kurt aydinlarin artik sistemli ve daha profesyonel bir ortamda kendinizi gostermeniz adina parti mi dersiniz yoksa Kurdistan surgun parlementosumu bilemem ama oyle bir organize olmaliki TC ve TC de olan kurt sorunun duzelmesi icin ugrasan tum diger yasal ve halk topluluklarinin sizi adres gostermesi ve bilmesini gerceklestirecek bir organize. Artik milletin barisin yolu imralidan gecer safsatasini curuttunuz simdi bize bu barisi ve Kurt halkinin ozgurlugu haklari icin savasacak ve onu en guzel sekilde temsil edicek elini bu tasin altina koyacak sizin gibi yigitler ve aydinlar lazim! Yanlis anlasilmasin sizin eliniz her zaman o tasin altindaydi ama su an gercekten Kurt halkinin bir alternatife ihtiyaci var, silahli degil politik bazda onu temsil edecek ve avrupadaki diplomasiyi kontrol edecek yigitlere, inaniyorumki sizin buna olanaklariniz var ve Kurt halkinin coguda sizinle beraber olucaktir. ( yoksa Kurt katili kemalist demokrasiyi destekliyecek ve Kurt dusmani imrali usagina yardim edecek haleri yokya )
Saygilar
Kuşku yokkı son otuz yıllık Kürd tarihinde önemli bir yeriniz vardır. mücadele içindeki yaşamınız ve yaptıklarınız biz (ben) kürd bireyleri için ön açıcı ve uyarıcı derslerle doludur bunada itirazım olamaz.
yazdığınız kitaplar , makaleler ve bu yönlü durusunuz da takdire şayandır ve zaten bu nedenledirkı size saygı gösteriyor ve değer veriyoruz.evet çıkışınız cesurdur ,
evet çıkışınız kimsenin kolay kolay yapamayacağı bir çıkıştır.
Sayın Çağrılı çağrımıza yazı yayınlandıktan bir kaç dakika sonra hızla verdiğiniz yanıttan dolayı size teşekkür ediyorum.
haklısınız sizler çok büyük bir mücadele verdiniz ve bunun sonucu değerler yarattınız , gözümüzü açtınız dolayısıyla kendimizi sizlerle kıyaslamak haddimiz değildir(!)
biz Şükrü Xoca nin bize verdiği olanakla naçizane düsüncelerimizi , doğrularımızı yazıyoruz bunda çokda becerikli olduğumuz söylenemez !!!
Deyim yerindeyse çaylaklık sürecimizi yaşıyoruz!!
ancak belirtmek isterimki bizde bu sürecin acıları , kayıpları ve sıkıntılarını yaşıyoruz,bizdede Kürdistanı bir yürek vardır ve bu bize bir sorumluluk yüklüyor.sizin onurlu ve dik duruşunuza destek vermek , sesinize ses katmaktır isteğimiz.kimliğimiz ve sesimizle bu karşı koyuşun yanındayız , olmayada devam edeceğiz
Sayın Çağrılı.
takdir edersinizki Kürdlerin başına bela olmuş devasa bir PKK ve Apo gerçekliği vardır ve bunun oluşmasında sizlerinde payı vardırç
bu gün bu belayı savuşturma noktasında yaptıklarınız tekrar belirtmeliyimki saygındır , bizim buna karşı en kücük bir itirazımız olamaz.
ihanet cephesi örgütlü ve bu örgütlü duruşunu kullanarak kitlelerin beynine tecavüzü sürdüyor.bu yetmiyor ihaneti red edenlere karşı sinsi bir o kadar tehlikeli bir şekilde saldırıyor.hal böyleyken naçizane düsüncemiz bu sinsi ihanet cephesine karşı duruşun önünde olması gereken şahsiyetlerin bu süreci en iyi tanıyan ve en net karşı çıkanlar olmasıdır ve bunu yaratmak sizlerin sorumluluğundadır.
vediğiniz yanıt ve duyarlı duruşunuzdan dolayı teşekkür eder , saygılarımı sunarım.
sayin cürükkaya ve diger sahsiyetler bu cagriyi dikkate almalilar.
sayin Acar sizi sonuna kadar destekliyoruz.
hurmetler.
selamlar
Cürükkaya'nin senin çagrina verdigi cevabi umarim iyice incelersin!.Bu tür çagrilarin çogalmasida inanki dilegim;Simdilik "sesinizi yükseltin devamli yaninizdayim" yani senin, "daha ne duruyorsunuz dizginleri elinize alsaniza!" gibisinden öncülüge davetine! ancak,"her zaman yaninizdayim!" diyebiliyor!
çagrilar çogalsa, Cürükkaya epeyce SIKISACAK!gibime geliyor!.
Sayin Açar,imdada çagirdigin mantigin niyeti,zaten "çamur atalimda tutmasada izi kalsin" idi,böylesine içten bir çagrin, sende ve senin deyiminlen birçok Nasname okurunda "iz!"biraktigini gösteriyor.Tabi ben Nasname okurunun 1'ni
10'a bölerim!senin hesabin düz olabilir!yani her bir okuru bir okur!sayabilirsin!.
Oncü! diye tüm Kürt'ler adina imdada çagirdigin Cürükkaya'nin o çok övündügü çürük! incilerini! iyi incelemeni salik veririm!Hepsinin kahramani "S"! tüm kapilar "S"!ye çikar! Böylesine "S"ye!sevdali bir megalamondan,toplumsal bir muhalefet beklemek!!!!.
Ortada degerler var!Kürt'lük! var,bunlar elimizden uçup gitmeden,sahip çikacak "S"'de olsa bende varim! "S"'nin varsa böyle bir gücü bende bir Nasname okuruyum bundan sonra!.
Ama "S", bir kere "zem zem suyuna"! pisledigini biliyor!keske meshur olmak için baska bir yöntem deneseydi!.
Dolayisiylan,milyonlarca çagrida olsa,O'nun söylecegi hep bu olacaktir,"tamam siz gidin geliyorum!".
Saygilar.
Selam arkadaslar Bu ocalan cetesine baskaldirip adam gibi dimdik duran ve olesiye mucadele eden bir MEHMET SENERI ve SEMIRI bilirim....onlkar vurusarak olduler.Onlarin anisi onundede saygiyla egiliyorum ruhlari sad olsun.Bizim sukru xoicede tam donkisottur.tek basinada olsa muhalefetini yapti.keske hepimiz oyle olsaydik.CURUKKAYA kardeslere gelince selimin her soyledigi yalan degildir fakat sadece isi ocalanin uçkuruyla aciklamak her nedense kafaya baska soru isaretleri getiriyor.ACABA UCU ONA DOKUNMUSMU.yani bu pkkden ayrilipta orgutlu muhakefet yapan adam cikmadi.Bunun mutlaka sosyolojik arastirmasi yapilkmali.cok ilginç bir durumdur.en yigitleri sozum ona gelip evlenip aileye kilitlendiler.SAIT curukkaya almanla evlendi.ayrilirken kurtluk içn ayrildinda simdi mucadele etsene.olumu goze alin? senerler,semirler gibi.ama o degil sorun eminimki siz ocalanin yerinde olsaydiniz ondan daha fazla hareminiz olurdu birde herkese goz yumardiniz.abdo ise hayir benim tek haremimi olsun diyordu.yoksa cok iyi oldugunuz degil.welhasil halis arkadas selimin sana verdigi cevaptanda, seninle dalga gectigi belli.fazla kendini uzme... bu pkk den ayrilipta orgutlu mucadeleye girecek parmak sayisikadar adam cikar ..daha cok bence yeni nesille mucadele edilmeli.
HER OCALANA KUFREDENI ADAM YERINE KOYMZYIN.
HER PKK DEN AYRILANI ADAM ZANNETMEYIN.
HUSRANA UGRARSINIZ.
YOLA DEVAM XOCE SENI SEVIYOM
Hayatin tadinin ne demek oldugunu,Diyarbakir zindanindan çikar çikmaz biz disardakilere!kavratmaya çalisan birinin,hayatini tehlikeye atacagini hiç sanmiyorum!.
Zira,Bekka'ya birazda romantik! bir hava tadi!vermesi amaciylan!gönderilen bizim "Diyarbakir zindan direnisi" romanin kahramani "S",Bekka'da bile güvenligini saglamisti!Eh..bosuna "Tilki" lakabini almamisti!.
Bekka'nin kendisinden dahda tilki! oldugunu anlayan bizim "tilki" "S",kampi çevreleyen tel örgüsünü atlayip kaçarken,nöbetçinin gözünden kaçmis degildi!Nöbetçi,Kamp sorumlusu Cuma'ya, "S tel örgüsünü atladi niyeti kaçmak herhalde ne yapalim?" diye bilgi verince,Cuma'da,
"Birak gitsin bizim için en hayirlisi bu!".
Tabi Tilki,koordineli,organizeli bu kaçis hikayesini romanlastirdi,bin bir hayati tehlikeylen dolu! bir Polisiye romanina çevirdi! "Dilin kemigi yoktur istedigin gibi manüpüle edersin!" derler,tabi bu dil bide Tilki Selim'in olunca!!.
Tabi Hoca isine gelmedigi için bu tür seyleri yazmiyor ama!,Hayati, ugruna ölmeyecek kadar seven birinin hayatini, ben senin gibi bir çulsuz Kürt ugruna tehlikeye atacagi aklimin ucundan bile geçmiyor!.
Neyse çagrilar çogalsin,sevgili kahramanimiz "S"'ye,bakalim ne kadar samimi!.
Bu devranda delikanli olmak merlik göstermek artik herkesin kari degil. yani devran namusuzlugun ve namerligin dönemidir, siyasete ise kahpelik olmus boynumuza asli bir kepazelik olarak meydanda duruyoruz. Yitirdiklerimizemi hayiflayayim, kandirildigimizami kiziyim, ihanet ettiklerimizemi aglayayim.En cokta toplumu Veba salingi gibi üstüne cöken kara cehaleti. herbirimiz sucluyuz kimimiz cok kimiz az Degirmene su tasidi, dönmesi icin. Canavari biz yaratik yok etmek icinde kiliclari kusananmak lazim. ben Selimden hala bekliyorum okali bir öz elestiri. mesela SENER rin infazinda ne yaptin. FUAT hala kendini afetmemis. Ne dersin ya sen, vicdanini sesi ol.
birde sorum olacak. Bu SIRLAR CÖZÜLÜRKENbir kurgu mudur bu kurgunun bu günkü ergenokon bukadar benzerlik göstermesi bir tesadüf müdür,
saygilar
unuttum söylemeyi, ben tarafimi coktan secmistim elbete sizsiniz
Ismini saklamayan varmi? mesala sen!,bana "ismini sakliyorsun" derken,seninki dahada sakli degilmi?.
Tel örgünün varligindan,Selim'in kendisi söz eder!
Istersen bir daha seni cin gibi çarpan!
"Seyx'in" ayetlerine bas vur!.
Beni sen yaratamazsin!Beni yaratanlarin beni yasatmalari içinde,hayatlari pahasinada olsa,halen "RUS rulet"i yarismasinda olduklarini biliyorum!.
Sende kampta olabilirdin! ama önemli olan neden ve niçin ordaydin!,bana göre hiçte orda degildin! Olsa olsa paketlenmissin oraya!,biliyorsun,bir paketi istedigin yere gönderirsin,itiraz olmaz!çünkü paket ruhsuzdur!önemli olan Ruhsuz cansiz bir sekilde paketlenmemek! bunu kabul etmissen suç kimin?.
Avrupa'da , senin gibi gerilacilik!oyun kasetini bize satmaya kalkan çok oldu!Ama unutma,"yuta yuta yutturmasini" ögrendik!.
Bu mesajin,benim imzam disinda bir çok imzayi tasidiginida bilmeni isterim!
Not: Bekaadaki mahsum korkmaz akademisinde tel orgu yoktu bana al kitabi oku diyecegine once kendin oku kitapta sozu edilen bekaa kasabasindaki meshqele denilen meyve hali ve ordaki orgut evidir
Amed Geneve ne demek?
Dolmus seferi mi yapiyorsun?
Ustelik de ayni kasedi habire calip duruyorsun.
Dolmusuna bindirecek yolcu ariyorsan baska guzergehlara bak.Oncelikle ehliyetin sahte.Ayrica senin dolmusunun teknik kontrol tarihi coktan gecmis. Nasname okurunu tasiyamaz ve Okurlar her dolmusa binmezler.Plaka numaran da Kurdistanî degil.
Tavsiye:Haydi vur kendini Cenevre asfaltlarina.Amed yolu senin boyunu asar.
Rast were
sayin Acar S.Cürükkaya nin bütün derdi kendisini konusturmak , Apo ile arasindaki kan davasini sürdürmektir.bütün yazilarini okuyun ki ben kitaplarinida yazilarinida okudum varsa yoksa Apo ile arasindaki kan davasi baska bir sey yoktur.Cürükkaya Apo ile bir kavghaya girmis izlenimi birakti bende kürdistani mücadele anlaminda verdigi bir sey olmadigi gibi bunu istediginide sanmiyorum .zaten son yazilarinda ben edebiyatciyim , yazarim diyor.
bence kürdistanlilarin bunu iyi irdelemesi gerekiyor.
saygilar.
Acı, keder ve biraz pişmanlık çilesinden sonra mutluluk artık
hazırdır sizi kucaklamaya…
Acıyı unutmayı kendine dert etmeye değer mi? Şöyle gerçekten kocaman
bir derdiniz varsa, buyurun acısını çekin; Yoksa, kusura bakmayın,
sizin acınız bana tat vermedi; ben kendi acıma yetişeyim...
Acının tadı çekilmedikçe ekşiyip bozuluyor; üstelik bozulurken
büyüyüp çatallaşıyor, yutulamaz oluyor. Tıpkı ertelenen mutluluk
gibi, ertelenen acılar da hislerin en beteri `pişmanlık' ile öcünü
alıyor.
Korkmayın; yasınızı tutun. Acının da tıpkı mutluluk gibi bir lezzeti
vardır. Bir izin verin kendinize, sımsıkı yapışın dertlerinize!
Yeterince görkemli olmasalar da, acılarınız hayallerinizin yoluna
dikilebiliyorsa eğer, yeterince gerçektirler.
Derdinin sorumluluğunu yüklenip acısını çekemeyen her kimse, yaşamın
tadından hak isteyemez. Üstelik çekilen acılar değildir insanı
yaşamın kıyısına sürükleyip ruhsuz bir ölümün kollarına bırakan;
çekilmeyen acıların geç kalmış pişmanlığındaki korkudur insanı
ölmeye çeken...! Ne demiş filozof? "Beni öldürmeyen acı bana güç
verir"...
Günün birinde, arabesk kederlerinizin kıyısından mutluluğa olta
atarken, ömrünüzü ertelenmiş acılar ve sevgilerle boşa harcamakta
olmanın pişmanlığını yakalarsanız, geç kalmış olmayacaksınız. Sadece
hatırlayın ki zamanı toptan yaşayamazsınız; tez elden, acının ve
sevginin elinden saygı ve sorumlulukla tutun, ve bugünü yarına
ısmarlamaktan vazgeçin yeter....
Yaşanmış olanın en iğrenç gerçekliğinden bir güzellik bilgisi
çıkarabilen, yalanı ve yanlışı bir başka gerçeğin örtüsü gibi görüp
sabırla karşılayan, aşkın koynuna masum bir güven içinde girenler,
acılarının sorumluluğunu çoktan üstlenmiş kişilerdir.
Ve aşk aslında çoğu zaman acıların paylaşım hazzıdır.
*Talihsizliklerim içinde kıvranan yüreğimin acılarını hiçbir şey
sevimli bir kadının onları okşaması kadar yumuşatamadı. (dememiş mi
J.J.R.?)
Acınızın yasını tutmayı güçsüzlük saymayın. Acının bilgisi sizi daha
da güçlü kılacaktır.
Hintli bir yaşlı usta, çırağının sürekli her şeyden şikayet
etmesinden bıkmıştır. Bir gün çırağını tuz almaya gönderir.
Hayatındaki her şeyden mutsuz olan çırak döndüğünde, yaşlı usta ona
bir avuç tuzu bir bardak suya atıp tadına bakmasını söyler. Çırak,
yaşlı adamın söylediğini yapar; ama içer içmez ağzındakileri
tükürmeye başlar.
Tadı nasıl?" diye soran yaşlı adama öfkeyle, "acı" diye cevap verir.
Usta çırağını kolundan tutar ve birlikte dışarı çıkarlar.
Konuşmadan az ilerideki gölün kıyısına giderler ve çırağına bu kez
de tuzun hepsini göle atıp, gölden su içmesini söyler.
Söyleneni yapan çırak, ağzının kenarlarından akan suyu koluyla
silerken, usta ısoruyu sorar: "Tadı nasıl? "
"Ferahlatıcı", diye cevap verir genç çırak.
"Tuzun tadını aldın mı?", diye sorar yaşlı adam.
"Hayır", diye cevaplar çırak.
Bunun üzerine yaşlı adam, suyun yanına diz çökmüş çırağının yanına
oturur ve şöyle der:
"Yaşamdaki acılar tuz gibidir, ne azdır, ne de çok. Acının miktarı
aslında hep aynıdır. O sadece acıdır. Ancak bu acının şiddeti, neyin
içine konulduğuna bağlıdır. Acıyı hafifletmek için yapman gereken
tek şey acı veren şeyle ilgili bilgini, hislerini ve düşüncelerini
genişletmektir. Onun için sen artık bir bardak su olmayı bırak,
berrak bir göl olmaya bak."
-Ustam bana göl olmayı öğret lütfen.
-Öğretmeye başladım ya işte!
saygilarimla
Yorum yaz