Öcalan Ergenekon üyesidir !...
“ "Ergenekon'da Tolon, Eruygur onlar tutuklandı, Levent Ersöz Rusya'ya kaçtı. Demek ki durum çok ciddi……. Buraya gelenlerden biri de tutuklanmış. Ben onlarla defalarca görüşmüştüm. Çok katıydılar. Bunlar radikal bir gruptu. Aslında bana bir şeyler söylemek istiyordu, biraz farklıydılar.“ona cok sey söylemişler..
Megalomani ya da büyüklük hezeyanı, kişinin kendisine gerçekle uyuşmayan üstün nitelikler yakıştırmasıdır. Derin bir ruhsal sorunun belirtisidir. Megalomani, kendi başına bir hastalık değilse de oldukça şaşırtıcı bir psikolojik durumdur. Büyüklük hezeyanları kişinin, yetenekleri, nitelikleri ve yaşantısı hakkındaki mantıksız inançlara dayanır. Megalomani, kendini önemseme duygusunun gerçekliğe dayanıp abartılı bir biçim alan, aşırı bir özgüven değildir.
Nedenleri
Megalomani, üç ayrı biçimde ortaya çıkan davranış tipine verilen addır. Birincisi, genellikle huzursuzluk, gevezelik, sinirlilik belirtilerinin eşlik ettiği, büyüklük inancı ve davranışlarıyla bir mani olarak belirir. İkinci tipte şizofreni belirtileri görülür: Hezeyanlar o ölçüde manik yapıda değildir. Kişi olağandışı niteliklere, güç ve zenginliğe sahip olması doğalmış gibi davranır. Bu tip megalomanide çoğu zaman başkalarının kötülükleriyle karşı karşıya kalındığı konusunda da hezeyanlar görülür.
Üçüncü tipte megalomani, ilerlemiş frengi enfeksiyonu sonucu oluşan beyin hasarından kaynaklanır. Ne yazık ki, frenginin ilk belirtileri kimi zaman gözden kaçabilir ve başlangıç belirtilerinin hızla yok olmasına karşılık mikroorganizma etkinliğini sürdürür. Beyne yayılan enfeksiyon yargılama ve dikkati yoğunlaştırma yeteneklerini bozar, depresyona, megalomaniye ve başka türde hezeyanlara yol açar.
İmralı daki teslimiyet odağının son perşembe ayetlerini okuyan sıradan biri bile artık kesin teşhis koyabilir..bunun için tip okumuş olmaya gerek yoktur..
Öcalan son açıklamalarında daha önce çok yoğun belirtileri olan ancak kesin teşhis konuşlan hastalığının artık tedavisi imkansız bir noktaya geldiğini ispatlıyor..bir doktor arkadaşımızı aradık ve durumu sorduk , arkadaşımız üsenmedi bize yukarıdaki megalomanı tespitini ve bunun sonuçlarını yazdı..sağolsun..
Evet öcalan tedavisi imkansız bir megalomanı hastalığı sürecindedir ..
Son perşembe ayetlerinde hem hastalığını teşhir ediyor , hemde kamuoyunun uzun süredir merak ettiği kendisinin Ergenekon ile ilişkisine açıklık getiriyor..
“ "Ergenekon'da Tolon, Eruygur onlar tutuklandı, Levent Ersöz Rusya'ya kaçtı. Demek ki durum çok cidd. ……i. Buraya gelenlerden biri de tutuklanmış. Ben onlarla defalarca görüşmüştüm. Çok katıydılar. Bunlar radikal bir gruptu. Aslında bana bir şeyler söylemek istiyordu, biraz farklıydılar.“
"Bazı çevreler operasyonu Gladio ile kıyaslıyor ama Gladio'yu NATO kurmuştu, yine NATO temizledi. Bu operasyon ise NATO'yu aşıyor." diyen Öcalan, "Amerika'nın doğrudan operasyonudur. Amerika bu konuda çok katıdır. Erdoğan direniyor değil mi, tabi direniyor. Amerika'nın desteği var. MHP, böyle durumlarda hep tarafsız kalır, yine böyle yapıyor. Kim güçlüyse ondan yana tavır alıyor. Bu bir demokratikleşme adımı da tabi ki değil. Kimse güçlü değerlendiremiyor gelişmeleri. Ben bildiğim için, olayı iyi değerlendiriyorum ......., "Ergenekon'da Tolon, Eruygur onlar tutuklandı, Levent Ersöz Rusya'ya kaçtı. Demek ki durum çok ciddi. Bu Amerika'nın doğrudan operasyonudur. Bunlar Rusya'ya, Çin'e, Hindistan'a dayanıyorlar. Rusya'yla bağlantıları ortaya çıktı değil mi, bu yönleriyle tartışılmalıdır. Buraya gelenlerden biri de tutuklanmış. Ben onlarla defalarca görüşmüştüm. Çok katıydılar. Bunlar radikal bir gruptu. Aslında bana bir şeyler söylemek istiyordu, biraz farklıydılar..”
Yukarıdaki cümlelerde net olarak görüldügü gibi kendisinin Ergenekonun bir parçası olduğunu artık kabul ediyor..
Megalomanı hastalığının pencesine düşen kürd halk önderi (!) öcalan Ergenekon ilişkisini ifşa ederken yine bu ilişkisini kendisiyle çelişen bir sonucada bağlamaya çalışıyor ama yazıkki beceremiyor..Ergenekon sürecinin demokrasiye hizmet etmediğini belirttiği bir önceki satırlarını unutmuş olsa gerek bir kaç satır sonra bu gelişmelerin Demokratikleşmeye katkısı olabileceğini vurguluyor..
“Bu bir demokratikleşme adımı da tabi ki değil. Kimse güçlü değerlendiremiyor gelişmeleri.“
“ Türkiye'nin demokratikleşme ihtiyacı var. Bu Ergenekon'un tasfiyesiyle beraber bir demokratikleşme şeyi de gelişir mi? Evet, belki olabilir. Şartlar müsait. Yeni gelişmeler olabilir.“
Ve geliyoruz megalomanı hastalığının kesin teşhisinin yapıldığı satırlara..
Ne diyor hazret(!)
Hücre günlerinde yeni bir savunma yazdığını ifade eden Öcalan, AİHM'e gönderdiği savunmada kesin ifadelere yer vermediğini belirterek, "sosyal bilimin doğası gereği öyle olması gerekir, kesin yargılar koyamazsınız" dedi. Öcalan, şunları söyledi: "Son savunmalarımda ahlak felsefesini de işledim. Son savunmam çok yetkindir. Daha önce hiç böyle yoğunlaşmamıştım. Şu an yazdıklarım da beş yüz sayfayı aştı. Kendimi övmek için söylemiyorum ama Marks'ı aşıyor. Fernand Braudel'in 'siyasi tekel' kavramından da yararlandım. Bu kavram bana epey cesaret verdi. Benim asıl savunmam budur. Bir daha da savunma yazmayı düşünmüyorum. Gerek de yok, bunlar yeterlidir diyebilirim. Hatta bin yıl yeter. Herkes yararlanabilir, bütün ülkelere uyarlanabilir. Al Hindistan'a uygula, al Afrika'ya uygula, al Irak'a, Filistin'e uygula. Ben ilk defa bu kadar derin sonuçlara ulaştım, yoğunlaştım. Bunları bir daha aşacağımı sanmıyorum. Bu savunmama ilişkin eleştirileri de almak istiyorum. Aydınların, birçok çevrenin, örneğin Frank Gunter'in fikirleri önemlidir, Wallerstein'ın görüşlerini merak ediyorum."
Marx i aşan öcalan dünya halklarına bin hatta iki bin yıl yetecek inciler ürettiğini söylüyor..
Yani öcalan ekonomi /politik , sosyal/politik .. cinsel/politik vb gibi önemli konularda yeni bir çığır açtığını belirtiyor ..(!)
“Deliler hastanesinde bir deli arkadaşına peygamber olduğunu söyler, arkadaşı da ona inanmaz. - "Oğlum" der, "kafayı yedik de bu kadar da değil." Daha sonra bir diğer arkadaşının yanına gider ve der ki: - "Hasan peygamber olduğunu iddia ediyor". Bunun üzerine diğer arkadaşı: - "Yalan, çünkü ben öyle bir peygamber gönderdiğimi hatırlamıyorum."
Kıssadan hisse..
Selam ve saygilar..
Halis Açar
xalisacar@hotmail.com
Not: alintilar ANF..



Yorumlar (24 gönderildi):
hayri durmus gercekten gardiyanlar delikten yani mazgaldan baktiklari icinmi ölüm orucuna basladi?bunu cok merak ediyorum.
gecen haftaki olaganüstü görüsme yazilarinda abdullah öcalan hayrinin direnisini kötülüyor ve hayrinin,mazgaldan baktiklari icin rahatsiz olup ölüm orucuna yattigini iddia ediyor.
bu hayriye ve zindan sehitlerine karsi bir haksizlik degilmidir?
bunun cevabini mutlaka istiyorum senden.
gecen haftaki olaganüstü görüsmenin notlari.
Öcalan'in zorla saçlari kazitildi - flash
ISTANBUL (04.07.2008) - Ergenekon baglantili kisilerin sevk ve idare ettigi Imrali Cezaevi'nde kalan ve hala hücrede tutulan Öcalan'in zorla saçlari kazitildi. Öcalan, uygulama emrinin direk tepeden geldigini söyledi. Ergenokon operasyonunu da deginen Öcalan, "Tartismanin temelinde demokratiklesme yoktur. Disaridan dayatilan bir savastir. O güçler ABD, Ingiltere ve Israil'dir" dedi.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, avukatlariyla bir araya geldi. Edinilen bilgilere göre, Öcalan, görüsmede kendisine verilen sekizinci 10 günlük hücre cezasinin bittigini, 20 günlük 9. hücre cezasinin ise 2 Temmuz itibariyle baslatilabilecegini söyledi. Öcalan, hücre cezasi esnasinda karsilastigi tutumlari degerlendirirken Eylül 2007 yilinda saçlarinin kazitilmasindan sonra ikinci kez istemedigi halde saçlarinin kazitildigini belirtti, su bilgileri verdi: "Saçlarimi kazittilar. Devlet, bunu "biz istedigimiz zaman seni kontrolde tutariz, istedigimizi yapariz, sen bizim elimizdesin, yirmi dört saat kontrolümüzdesin" mesajini veriyor. Benim elimde Imrali yönetmeligi var, diger cezaevi yönetmelikleri var. Yaptiklari saç kesme bunlara aykiridir. Tabii bu yaptiklari siyasidir. Bunu yapmamaniz lazim, dedim. Onlar da 'biz saçinizi kesmek zorundayiz' dediler. Bu durum buradaki yetkilileri asan bir durumdur. Emir en tepeden geliyor. Mazgaldan bakiyorlar. Mehmet Hayri Durmus, 'benim ölüm orucuna baslamamin nedeni bu delikten bakma meselesidir' demisti. Yani kapi deliginden sürekli kontrol ettikleri için ölüm orucuna yatmisti. Tabii ben öyle bir eyleme girmeyecegim ama bu konu önemlidir. Onlara bu yaptiklarinin çok sakincali oldugunu söyledim. Zaten odada sürekli kamerayla gözetleniyorum. Ayrica delikle oynamayin, ama böyle yapacaksaniz mazgal açik kalabilir, dedim. Ama hayir o tarafa bu tarafa sak suk diye çekiyorlar, ben birden irkiliyorum, kitap okurken rahatsiz oluyorum, yazi yazamiyorum, dikkatim dagiliyor, hatta geceleri bazen uyuyamiyorum. Bu durumu Cezaevleri Izleme Komisyonu'na bildirmek istiyorum. Bana iliskin seyler üstten geliyor. Ne yaparlarsa yapsinlar sahsiligimi, kisiligimi korurum, korumasini biliyorum. Sereflice yasamasini biliyorum. Son nefesime kadar onurluca yasayacagim. Burada direnmeye devam edecegim. Intiharvari herhangi bir eyleme girismeyecegim, bir sey olursa benden bilmeyin bunun sorumlusu devlettir. Kaba direnise girmeyecegim, hatta küfür etmeyi bile kaba direnis tarzi oldugu için kendime yakistirmiyorum. 30 günlük hücre cezasini basariyla atlattik, bir 20 günü daha atlatirim. Ben biraz alistim, savunmalarimi yaziyorum. 10 günlük hücre cezasi iki gün önce sona erdi. Son 20 yirmi günlük hücre cezasini da hemen uygularlar."
YASANANLAR HEGEMONIK SAVASTIR
Görüsmede Ergenekon operasyonuna deginen Öcalan, "Ne ulusalcilarin agziyla AKP'yi ne de AKP'nin agziyla ulusalcilari elestirelim. Bizim tarzimiz bu degil. Üslubum, tarzim bu degil. Kürtler dikkatli olmali" dedi ve söyle devam etti: "Bugün yasananlar bir hegemonik savastir. Ulusalcilar tasfiye oluyor. Ilk kez oluyor bu kadar üst düzeyde generallerle ilgili seyler. Bunlarin arasinda Hursit Tolon da var. Hursit Tolon, buradan sorumlu kisiydi. Etkili bir kisidir. 1920-30'larin ideolojisi, sistemi tasfiye oluyor. Mustafa Kemal'in o zaman kurdugu sistem bugün asiliyor. Bu yasananlar hegemonik bir savastir. Ulusalcilar öyle dedikleri gibi ya da sanildigi gibi Amerika karsiti degildirler. Bunlar Irak'taki BAAS'çilar gibidirler. Yalçin Küçük diyor ki, Ilhan Selçuk en Amerikanci kisidir. Amerika ile en çok görüsebilen ve anlasabilen kisidir. Amerika serbest birakirsa, generaller 24 saat içinde darbe yaparlar. ABD onay vermiyor, Israil onay vermiyor.
BU SAVAS AKP’YI VE ORDUYU ASIYOR
Hepsi, ABD Israil'e bagli, onlarin izni olmadan bir sey yapamiyorlar. Bu hegemonik savas, ayni güç tarafindan kontrol ediliyor. Her iki taraf ayni merkezi güce bagli. Bunlar, hem ulusalcilar hem AKP'liler ABD'ye "beni alin" diyorlar. Yani biri diyor ki ben size en iyi hizmeti yapacagim digeri diyor hayir ben daha iyi size hizmet ederim. Bu tartismalarin nedeni darbe olup olmamasi degildir. Tartismanin temelinde Türkiye'nin demokratiklesmesi yoktur. Bu savas AKP'yi, orduyu asar, disaridan dayatilan bir savastir. Disaridan kontrol ediliyor. Her iki taraf da ayni güce baglidir, ayni güç tarafindan kontrol ediliyor ve bu güç tarafindan çatistiriliyor. Bu güç ABD, Ingiltere ve Israil'dir."
YAHUDILERIN ROLÜ ÇOK BÜYÜK
Öcalan, bugün yasanan tartismalarin tarihi arka plani bulundugunu vurgulayarak söyle devam etti: "16 Mayis'ta Mustafa Kemal'in çiktigi yerden Kraliçe, Ingiliz Savas gemisiyle geliyor. Bunun anlami, bakin biz bu kadar güçlüyüz, bu kadar gücümüz var, demek istiyorlar. Ben yakindan takip ediyorum. Gazetelere baktim, birkaç gazeteci de bunu anlamis gibi. Bu hegemonik savasin tarihi eskidir. Yahudilerin burada rolü çok büyüktür. Ben bunlari dile getirirken anti semitik degilim. Yahudilerin de Ortadogu'da demokratik bir sekilde diger halklar gibi yer almasindan yanayim. Ispanya Kralliginin yikilmasi, Fransa Kralligi ile Avusturya-Macaristan Imparatorlugu ile Osmanli Imparatorlugunun yikilmasinda Yahudi politikalari etkili olmustur. Bu biraz da Hiristiyanlik karsitligidir.
Mustafa Kemal bu ideolojiyi biraz kirmak istemis ama güç getirememistir. Benim Mustafa Kemal'i gündeme getirmemin nedeni budur. Mustafa Kemal bunlari biliyor tam anlamak çözmek istiyor. Tarihi çok inceliyor, okuyor. Ben de tarih konusunda benzer süreçten geçtigim için daha iyi anliyorum. Ama Mustafa Kemal güç getiremedi, 1926'da onlarla anlasti. Türkiye 1926'dan bu yana bu hegemonik güç tarafindan kontrol ediliyor. Bu güce teslim olmustur. Mustafa Kemal'in özgürlükçü olduguna da inaniyorum, bagimsizlikçi olduguna da inaniyorum ve direndigine de inaniyorum. O nedenle israrla Mustafa Kemal'e vurgu yapiyorum. Ama birakmadilar, güç getiremedi, etrafini kusattilar. Ittihatçi kadro ile Mustafa Kemal'in etrafini sarmislardi. Dr.Nazim, Cavit Bey onlar Ingilizlerin adamiydi. Mustafa Kemal, onlarin bazilarini asti, onlar da bazilarini ama bir yerde durdu, yoksa her iki taraf da bitecekti, sonuçta uzlastilar. Mustafa Kemal daha fazla ileri gidemedi, onlarla uzlasti. Ismet Inönü onlar Ingiliz yanlisiydi. Mustafa Kemal'i Çankaya'ya hapsettiler. Ama Mustafa Kemal de kendi ideolojisini hakim kilmak için çok çaba sarf etti."
M. KEMAL'IN IDEOLOJISI TASFIYE OLUYOR
"Bugün Mustafa Kemal'in egemen kildigi ideoloji tasfiye oluyor." diyen Öcalan, su hususlarin altini çizdi: "Türkiye 1926'dan bu yana dis güçlere baglidir. Sadece '60'larda Menderes, biraz Ruslara yaklasmaya çalisti, onu da astilar. Dis güçler, Türkiye'yle artik bu sekilde yürüyemeyecegini biliyor. Ortadogu'ya tam hakimiyetleri için Ilimli Islam ile birlestirilen bir sistem tasarlamislar, Ortadogu için bunu gerekli görüyorlar. Türkiye'ye yeniden bir sekil veriyorlar. Nasil sonuçlanacak bilemiyorum. Belki de bir müddet böyle devam eder. Çünkü Israil, Türkiye'nin böyle çatismali kalmasini da istiyor olabilir.
KÜRTLER TARAF OLMAMALI
Kürtler, iyi çalisirlarsa bu durumu atlatabilir. Bu hegemonik çekismelerde Kürtler taraf olmasinlar. Kürtler ne ulusalcilardan ne de digerlerine taraf olsunlar, çok dikkatli olsunlar, kendilerini korusunlar. Ancak bu sekilde bu kaosu atlatabilirler. Bu güçler Denizler için de onlari kullandiklarini söylüyorlar. Yani Denizleri nasil kullandiklarini anlatiyorlar."
TÜRKIYE LÜBNANLASABILIR
Öcalan, iç çatismali halin Türkiye'yi ****ürecegi yer konusunda ise su görüsleri dile getirdi: Beni Ortadogu'dan çikardiktan sonra Esad'i teslim aldilar. Besar Esad biliniyor. Iran'a da birkaç hava saldirisi düzenleyecekler. Eger Türkiye demokratiklesmezse sira Türkiye'ye gelir. Ben 2. Agir Ceza Mahkemesi'ne iki sayfalik bir yazi yazdim, hücre cezasi için. Orada devlete tekrar seslendim. Daha önceki 124 sayfalik savunmamda söylediklerim halen geçerlidir, dedim. 'Ben Türkiye'de demokratik bütünlükten yana oldugumu tekrar belirtiyorum' dedim. Türkiye demokratiklesirse çok gelisir diyorum. Fakat demokratiklesmezse, demokratik adimlar atmazsa, Irak, Iran, Suriye'den sonra siranin Türkiye'ye gelecegini belirtiyorum. Türkiye'de yüzlerce etnik ve kültür yapilari var. Bu durumda demokratiklesmezse Türkiye, Israil-Filistin, Irak, Lübnan gibi olur. Türkiye Iraklasirsa, Lübnanlasirsa bu çok vahim sonuçlar dogurur. Kaldi ki o zaman Ermeniler'in, Pontuslarin vb. birçok seyin hesabini Türkiye'den sorarlar. Türkiye daha fazla batmamisken demokratik açilimla bu önlenebilir. Ben, Türkiye için Iraklilasma, Lübnanlilasma tehlikesini görüyorum."
ZAMAN KAYBEDILMEDEN ÇATI PARTISI KURULSUN
Öcalan Türkiye'nin karsi karsiya bulundugu tehlikenin üzerinden gelinmesi için de su öneriyi yapti: "Bunlari bosuna dile getirmiyorum. Ben bosuna konusmuyorum. Böyle bir tehlike gördügüm için bunlari dile getiriyorum. Bunun için Çati Partisini öneriyorum. Halklar birlikte hareket etmezse, dayanismayi saglamazlarsa, herkes kendi etnik ve diger kimliklerini dayatirlarsa herkes kaybeder. Bagimsizlik birbirinden uzaklasmak degildir. Çati Partisi, demokratik birlik için önemlidir. Herkes kendi özgünlüklerini koruyarak bir araya gelebilirler. Kaldi ki herkesin buna ihtiyaci var. Toplumlarin birbirleriyle çatismasini önlemek için demokratiklesmek için bu gerekli ve önemlidir. Bu bizi kardeslesmeye ****ürür. Demokratik bir toplum için sadece kardes olmak da yetmez, halklarin demokratik birligi, birlikteligi gerekir. Sol, en azindan demokratiklesme ilkeleri çerçevesinde bir araya gelebilir, birliklerin saglayabilir. Bunu basarirlarsa çok parçali yapisindan da kurtulur. Sosyalizm, Bati kökenli bir kelimedir. Anlami toplumculuktur. Demokratik toplumculuk ilkeleri etrafinda tüm güçlerini birlestirebilirler. Tüm demokrat kesimleri de içlerine alabilirler. Demokrat dindarlari da içlerine alabilirler. Mazlum-Der de olabilir. Eger buna inanmayanlar varsa, bunlar kuskulu kisiliklerdir. Bu kisiler demokratik birlikteligi, barisa iliskin ortak projeleri bozmak için ortaya birçok farkli yapi ve proje sunabilirler. Dikkatli olmak lazim."
OZANDILAR DEMOKRASI MÜCADELESI VERIYORLARDI
Öcalan, söyle devam etti: "Denizlerin tutuklanmasindan sonra baslattigimiz mücadeleyle bugünlere geldik. Denizler, Mahirler, '70'li yillardakiler, hayatlarini ortaya koydular. Hayatlari pahasina Kürt kelimesini telaffuz ettiler. Deniz Gezmis, idam sehpasinda Kürt ve Türk halkinin özgür birlikteliginden ve kardesliginden bahsetti. Bu çok önemlidir. Hem özgürlükten hem kardeslikten söz ediyordu. Deniz de Mahir de yapilmasi gerekeni yaptilar ve bu nedenle de idam edildiler. Kürt sözcügü ilk Mahir Çayan'in agzindan çikmisti. Sasirmistim, kim bu delikanli yigit diye. Onlar bunun için hayatlarini feda ettiler. Kürt Türk halkinin kardesligine, halklarin kardesligine inaniyorlardi. Ben de onlarin anisina bagli kaldim. '70'li yillarda Kürtlerin varligi dile getiriliyordu ama sorun tam anlasilamiyordu. Simdi Kürt sorunu anlasiliyor, herkes sorunu biliyor, mücadele etmek için iyi bir zemin var. Fakat buna inanmak, bunun için hayatini ortaya koymak gerekiyor. Sol bunlari anlamazsa olmaz. Öyle sahte solla olmaz. Sivas-Madimak'in yildönümü bugün. Onlarin anilarina bagliligimi bildiriyorum. Onlarin hepsi aydindi, ozandi, saziyla sözüyle demokrasi mücadelesi veriyorlardi."
DTP IÇ SORUNLARI GIDERSIN
DTP'nin bu ay içerisinde yapacagi kongreye deginen Öcalan, "DTP de Kongrelerini bu ay yapacaklar herhalde. Kongre'de basarilar diliyorum. Varsa sorunlari, mutlaka gidersinler. Çati partisi çalismalarini yogunlastirsinlar. Demokratiklesmeyi saglamazlarsa olmaz, bu mutlaka olmali. Digerleri için de söylüyorum. Ben Deniz ve Mahirlerin anilarina saygiliyim ve üzerime düseni yaptim, onlar da üzerlerine düseni yapsinlar, ciddi olsunlar. Kabul etmezlerse onlar kuskuludurlar, Bu konuda daha fazla konusmak istemiyorum. Ben bunlari dile getirirken hayatimi ortaya koyuyorum. 25 günlük hücre cezasi, burada 25 yil gibidir. Ben gerektigi zaman bunu göze alip konusuyorum. Ama herkesin, bir seyler yapmasi lazim." dedi.
BURADAYIM AMA DEVLETI DE ELESTIRIYORUM
*** *** devlet olgusunu degerlendiren Öcalan, bu haftada devlet olgusu konusunda su degerlendirmeyi yapti: "Devlet dedigimiz olay sudur. Ben bütün birikimime tecrübeme dayanarak devletin var olmasi gerektigini söylüyorum. Devletin yikilmasindan, parçalanmasindan yana olmadigimi söylüyorum. Devlete gelince, kim ne kadar örgütlüyse O, o kadar devlettir. Simdi ben de devletim. Ömer Lütfü Mete de diyordu "Apo devlet gibidir" diye. Nasil devletim, kesinlikle yanlis anlamayin, devletin kanunlariyla, devletin kanunlari çerçevesinde buradayim. Ama devleti elestiriyorum. Devleti de anliyorum, devletin ne kadar olaya ciddi yaklastigini da biliyorum. Ben disarida ayda bir doktor kontrolünden geçmezdim, burada her gün doktor kontrolünden geçiyorum, bir sürü masraf yapiliyor, yüksek düzeyde güvenlik önlemi aliniyor, Ben bunlar iyidir, güzeldir anlaminda söylemiyorum, devletin olaya yaklasim biçimini, ciddiyetini dile getirmek için söylüyorum. Ben ucuz seyler söylemiyorum. Devlet de bunu biliyor. Devletin bana yaptiklarini da biliyorum, onlar da söylüyorlar, beni üst düzeyde koruduklarini. Devletin kanunlari çerçevesinde buradayim ama devleti elestiriyorum. Devletin kanser gibi olmasini, kanser üretmesini elestiriyorum. Devletin demokratiklesmesi için mücadele ediyorum. Devlet de benim gücümü biliyor, ona göre yaklasiyor. Devlet de beni buraya getirten güç de yani Amerika, Ingiltere, Israil benim burada söylediklerimi cümle cümle biliyor, onlardan yararlaniyor. Burada konustuklarim aninda devlete, CIA'ya, MOSSAD'a gidiyor."
BAGIMSIZIM O YÜZDEN HALK BANA BAGLI
"Devlet, benim gücümü de biliyor." diyen Öcalan, sunlari söyledi: "Benim ölmemin onlara neye mal olacagini, ölmem halinde nelerin olabilecegini biliyor. Ne simdilik onlar beni tasfiye edebilecek pozisyondalar ne de biz devleti dönüstürebilecek bir pozisyondayiz. Bu nereye kadar sürecek bilmiyorum. Ne çok umutsuzum, ne çok umutluyum. Belki iyi seyler de olur, belki kötüye gider bilemiyorum. Ben, Kürt halkiyla oynanmasina kesinlikle ve asla izin vermem, daha önce de vermedim. Bunu devlet çok iyi biliyor. Bunun için üzerime bu kadar geliniyor. Amerika da bunu çok iyi biliyor. Barzani'nin partisi onlarin partisi gibidir. Talabani'nin YNK'si Ingilizlerin öz partisidir. Zaten Talabani Barzani, Israil-Ingilizlerin öz agidirlar. Devlet de kontrol ediliyor. Ama ben halkimi kimseye kullandirtmadigim için halkim bana baglidir, bagli kalacaklar da. Bu böyle bilinmelidir. Gücüm var. Ben, PKK'ye iliskin bir sey diyemem, onlarin bilecegi seydir, ben karismam. Su an gelinen noktada ne ben bir sey yapabilirim ne de benimle görüsülebilir. Bu konuda ne çok umutluyum ne çok umutsuzum. Onurlu ölmesini de bilirim."
URFA TARIHE BAKISI DEGISTIREN KENT OLACAK
Bu hafta da Yahudilik degerlendirmesi yapan Öcalan, "Yahudi sermayesi Koç araciligiyla kullaniliyor, daha önce sadece Dogus grubu vardi. Simdi daha çok Citi Bank'ta falan toplanmis. Yetmisli yillarda bölge topraklarinin nasil ve kimler tarafindan parsellenecegi belirlendi. AKP benim düsüncelerimden en çok yararlanan partidir. Her konustugumdan yararlanmaya çalisiyor, uyguluyor, ayrintilarina girmeyecegim. Akademiyi daha önceden söylemistim. Ben bölgede kooperatifçiligin gelistirmesi gerektigini tartismistim. DTP, Kürt halkinin onurunu ve namusunu korumalidir." ifadelerine yer verdi. Öcalan, Urfa kentinin tarihsel önemi ve günümüz açisindan stratejik degerini analiz ederken de su cümlelere dikkat çekti: "Urfa, Hz.Ibrahim'in sehridir. Urfa'da dikili taslar, en eski medeniyetlerin yeridir. Ta avcilik toplayicilik döneminden kalma bulgular var Urfa'da. Medeniyetin baslangiç tarihi olma ihtimali var. Ingiliz arkeologlar, üzerinde çok duruyorlar. Bu yerin avcilik toplayicilik döneminden kaldigi ispatlanirsa, tarihe, uygarliklara iliskin tüm teoriler çökecektir. Bu durumda tarihi, yeniden düsünmek, yeniden baslatmak ve yazmak gerekecektir."
400 SAFYALIK SAVUNMAM BITTI
Bir aydir yazdigi savunmalarina deginen Öcalan, "Savunmalarimi hazirliyorum, 400 sayfaya yakin kismini bitti. Bunlar da biterse Ortadogu ve Kürt kismina geçecegim. Iyice yogunlastim. Ben daha önce fazla savunma yapmadigimi, daha çok demokratik baris çagrisinda bulundugumu ifade etmistim. Simdi asil savunmami yapacagim. Savunma üzerine çok yogunlasiyorum. Ben normalde yazilarimi pek begenmem, yazdiklarimdan biraz süphe duyarim ama bu savunmam epey iyi. Bazi seyleri tartismaya açtim. Kadin konusuna da degindim. Kadin konusu önemlidir, kadinlari çok önemsiyorum. Kadinlar, bana göre sömürgelestirilen son irk, son ulustur. Bu konuyu çok açimliyorum." seklinde konustu. Öcalan, sözlerini "Cezaevindekilerden bana gelen daha önceki mektuplarini okuyorum. Yogunlassinlar onlar da. Trafik kazasinda yasamini yitiren Cihan Deniz ve Hüsnü Ablay için bassagligi dileklerimi iletiyorum. Ailelerine de bassagligi diliyorum. Ozan Gökkan ailesine bassagligi diliyorum, özel selamlarimi iletiyorum. Benim çok dostlarim var orada, hepsine selamlarimi iletiyorum." diyerek bitirdi.
Sevgili okuyucu,
Anlata anlata dilimde tüy bitti, denir ya. Yine anlatırım. Ama yanıt vermektense; Ölümü Yasaklıyorum kitabımı -bir gelenek olarak- her 14 Temmuz yıldönümünde yayınlıyorum. Çünkü bunu yıllar önce bastım. Ne TR de basbiliyor ne de bastıklarımı satabiliyorum.
O nedenle burdan yayınlıyorum.
Bugün sayın Buldan'ın kitap için önsözünü verdim. 14 Temmuz'da kitaba başlayacağım.
Umarım ordan gerekli yanıtları alırsınız.
Selam ve sevgiyle.
Aponun ve PKKnin sayesinde sizde geciminizi sagliyorsunuz, fakat ne siz nede sizin gibiler bir Solschenizyn olabilirsiniz, fakat paylasdiginiz bir nokta var.
Alexander Solschenizyn Rus Carligina tapiyordu ve siz son yazilarinizda belli ettinizki Hizbullaha ve onun etkisinde Allahin Rahimine vardiniz!!!!
Fakat bugünlerde Allahin rahimi ve hersey Dollar oldugu bellidir, ne deyim bir insanin ömrü kisaldigi zaman, ne acayipse hep sahte bir dindar olur ve hem kendini ve hemde Tanriyi kandirmaya kalkiyor, fakat siz ne Sehit nede Kahraman olacaksiniz, siz ancak ve ancak Solschenizyn gibi kendi vataninizdan ve kendi Halkinizdan sevilmeyeceksiniz, tipki ALEXANDER SOLSCHENIZYN gibbi!!!
Üzülüyorum cünkü edebi yetenekleriniz ve arastirmaciliginaz söz yok, bir kelimeyle Müthis, fakat Tavriniz rahatsizliginizi ifade ediyor, ne Selim Cürrükkaya nede bir Yasar Kemal sizin anlatma veya edebi dilinize kavusabilir, Bizde bir söz var, Das eigene Talent verkennen, ne yazik ki sizin icin gecerli!!!!
Sana bir şey sormak istiyorum bana cevap verirsen çok keyfweş olurum.
Son Görüşmenizde 500 sayfalık Savunmanızdan bahsediyorsunuz, ve Savunmanızı öve öve bitiremiyorsunuz.
"...Bir daha da savunma yazmayı düşünmüyorum. Gerek de yok, bunlar yeterlidir diyebilirim. Hatta bin yıl yeter. Herkes yararlanabilir, bütün ülkelere uyarlanabilir. Al Hindistan'a uygula, al Afrika'ya uygula, al Irak'a, Filistin'e uygula..." Diyorsunuz. Burada
adeta Karl Marxı bile aştığını iddia ettiğiniz dünyayı kurtaracak yeni bir ideoloji olarak gördüğünüz savunmanızı
kimin uygulamasını istiyorsunuz?
a-George W. BUSCH (ABD)
b-Vlademir PUTİN (RUSYA)
C-Usame Bin DALİN (EL KAİDE)
d-Zübeyir AYDAR (KONGRA GEL)
Ben eminimki her siteye giriyorsunuz.
Kurd halki er gec sizin ne mal oldugunuzu anlayacak .eminimki isz sonucuna ba$ta bu misyonu kabul edrken kabul etmi$siniz.
safça ve cahilce sizi tanrila$tiran Kurdistani unuturarak degerli saclarinz icin halki mobilize edenler nereye kacacak?
artik mizrak cuvala sigmiyor..apo müridleri bunu görsün..
asagida yaziyi newroz .com dan ali mahlasli bir arkadasin yazisidir yazdiklarina tamamen katildigim icin sizin yaziniza yorum olarak ekliyorum..
Bazilari olup biten her seye "amin " denilmesini istiyorlar.Hic kimse A vaya B partisini elestirmesin.Eksiklik ve hattalari soylemisin.Nedeni ise Dusmanla bir savas icerisindeymisiz ve bu konularda yapilacak her tur aciklamanin dusmanin
Psikolojik savasina hizmet ediyormus vs, vs.
Bir kere dusmanla savas icerisinde oldugumuz yeni degildir.80 kusur yildir Turk Devleti Kurdleri katlediyor.Bu gidisle kim bilir belki bu savas 40-50 yil daha devam eder.O zaman ne yapalim her seye seyirci mi kalalim ?
Her sey gozlerimizin onunde cerayan ediyor.Nerde cikti bu Kemalizm ? Israil ve ABD dusmanligi?Bence bunlar kapsamli bir Planin birer parcasidir.Nedir efendim ?Hucre cezasiymis?Kitap ve gazete vermiyorlarmis, dusuncelerini aciklayamiyormus....
500 sayfa kitap yaziyor,gelismeleri herkesten daha cok iyi goruyor ve degerlendiriyor, ergenekoncu komutanlarla gorusuluyor ve birileri kalkip kimse bu tip konulara girmesin diyor.Ayrica herkesin bu konularda konusma hakki yokmus. emek verenler konusabilirmis.Nerden biliyorsun kimin emek verip vermedigini?Herkes kendisini ispatlayip oyle mi konusacak. Peki emek vermeyenler ne yapacak.Agizlarina kilit vursun, olur olmaz her seye amin desinler oylemi.Boyle sacma tekelci anlayis mi olur.Bunun ne kadar tehlikeli oldugunu gecmiste yasadik ve halla yasiyoruz.Cok degerli insanlarimizin bu tip yanlis anlayislara kurbani oldugunu biliyoruz.
Kendi adima Turk Devletinin Imrali araciligiyla Kurdlere yonelik cok kirli politikalari oldugunu seziyor ve buna karsi cikmaninda yurtseverligin vazgecilmez bir gorevi oldugunu israrla belirtmek istiyorum.
Tesekürler.
S. Alan
- sen bir hainsen(!)
- sen abdonun yerine geçmeye çalişisen kıskanisen(!)
- sen ne yapmişsen ki konişisen(!), ömrün boyunca yan gelmiş yatisen, hatta rivayetlere göre cigerlerini abdo beddua ettiği için kaybetmişsen
- abdoyu çekemisen, bu halka ihanet edisen(!)
- xoce sen el öpmeyi bile bilmisen(!)
- ateistliğin bile yalan valla geçen gördüm gizli gizli namaz klisen kendinden geçmiş gerici bilem olmuşan(!)
- burda ben bir abdocuyla başedemedim vallahi sen delirmişen!!!!
Insanlar ratgele ergenekoncu olarak lanse idilemez ki, Halil Acar burada durup dururken Abdulpislik`i ergenekoncu göstermiyor. Belli ki Zilan biraz Apoculugun birazda Hasan Bildiricinin sofrasindan yedigi yemekle enerjisini topluyor ve böylece isi sullandirmaya yöneliyor. Sanirim gidasini Hasan bildiricinin akli sira sivri akilli tahlillerinden derliyerek kisa görüs belirttiyor. "Haydi sende ergenekoncusun" diye olayi sullandirarak sanki insanlar rastgele düsünce belirttiyorlar. Sivri akilli "Zilan" algilama nesnelerinden yoksundur, yahut bilincli sullamalara yöneliyor. Hani Hasan bildirici bayimizda A.Firat`i kastederek bu adamin yillarca AP partisinde hizmet edipte hemen Apo hakkinda söyledigine inanmayin telkinlerinde bulunuyordu ya! Tüm bunlar azcok psikolojik merkezli oldugunu süreci izleyen herkes tarafindan rahatlikla ortaya koyulabilinir. Kürd cephesinde Kürd dostu gibi görünüp, TC devletinin yapi taslarini düzenleyenlere sanirim pek yabanci degiliz. Yalcin Kücük, Dogu Perincek, suat Bozkus, Demir Özlü ve akli sira daha marifetli elemanlardan oldugunu sanan Hasan bildirici´nin uzun uzadiya kürtlere yaptiklari nasihatlari anlayabiliyoruz. imrali sürecinin baslamsiyla böylesine sayisiz nasihatlar, telkinler ortaya atildi. Demir Özlü bunun düsünce masturbasyonlu uzun uzadiya tahlillerini bile yapti. Kaldi ki, Apo´yu Ergenekoncu ve devletin uzun vadeli gizli iliskiler icinde oldugunu sadec A.Firat desifre etmedi. Devletin bizzat sadik elemanlari tarafindan, devlet anlayisina farkli vizyonlarla bakan devlet yanlisi Avni Özgürel vs gibi milliyetci camialar desifre etti. Hasan Bildirici ve Zilan akillisi neden buraya bakipta kalemlerini oynatmiyorlarda, efendim yani AP´ye hizmet eden bir kisinin sözleri nicin ciddiye alinarak Apo karsitligi yapiliyor. Dün nasil Yalcin Kücük, Demir Özlü, Suat Bozkus vs gibilerinin ideolojik safsataligini anliyorsak bugün de Hasan Bilkdiricinin sakin ve "dost" nasihatlarinida anlamakta zorluk cekmiyoruz. Bu bir görev sürecidir. Figurlar degisir ama, hedefte Apo`nun teshirini geciktiren sürecin uzamasina destek olacak "kalemsörlerin" amaclari degismez. Apo lesini bütün pisligiyle toplumda canli tutmak ve yasatmak devletin uzun vadeli stratejisinin bir parcasidir. Buna kisisel mi diyelim cani gönülden mi diyelim yasatmaya entellektüel caba katanlarin kalemlerini daha derinlemesine ineceleyelim. Anlayislar inanclar telkinler nasihatlar hep ayni kapiya ciktigini görürüz.
Avni Özgürel, Bülent Orakoglu ve benzerlerin ortaya attiklari beyanlari görmemezlikten gelmek,Zilan kardes sen kendine göre sullandirabilirsin, siradan bir insan olarak seni kimse ciddiye almaz, ama, Hasan bildirici tipi insanlari Kürt kamuoyu unutmamasi gerekir. Bu kanalla gelistirilmek istenen farkli amaclar tasiyor.
Onun icin Zilan insanlara rastgele ergenekoncu demekle ergenekoncu olunmuyor. Halis Acar, Apo´yu ergenekoncu tahlil ediyorsa hakli delil ve acik ispatlara dayanarak, yapiyordur. Bugüne kadar ortaya cikan yazili beyanlar ve sözlü beyanlari delil göstererek tahlil yapiyor. Sizin gibi ortaligi rastgele sullandirmiyor.
ben haklıydım değil mi bunları başkalarının okumasını istemedin senin güntaç akmanla aarabalığın varmı senin doğru yazdığına kim neden inansın haa sende ergenekondaysan haklısın o zaman bilirsin belki beraber çalışmışsınız belliki haber kaynaklarında hep mit ve ergenekondan oluyor aynı taraf gazetesi gibi bir zamanlar aydınlık böyle yazardı ucu nereye dayandı gördük sizi de göreceğiz
Simdi sizin verdiginiz bu görüsmeler Öcalan'in bizzat kendisinin acikladigi, Imrali'da askerlerin kendisiyle yaptigi görüsmeler. Bunun gizli-sakli bir yani yok, Öcalan askeri kanattan kendisiyle yapilan görüsmeleri daha önce de acikladi.
Burada yazilanlardan Öcalan'in Ergenekon üyesi oldugu gibi bir sey cikmaz. Böylesi bir anlam sadece sizin bagnazliginizi ortaya koyuyor.
sükrü bey bunu diyecektir...
cok normal.
baska ne beklenir ki?
sükrü bey "öcalan ergenekon üyesi degil!" mi diyecek?
asil ergenekon üyesi degildir dedigi zaman sasarim.
sükrü bey, belki hosunuza gitmeyecektir...yigidi öldür ama hakkini yeme.
öcalani elestir, sonuna kadar elestir, ama elestirmeyi dogru yap. dogru yapilmayan elestiri geri teper.
dünyanin en kötü adami, her pis tasin altindan o cikar demekle pek inandirici olmuyorsunuz.
adamin kötülügü siralarken iyiligini hep unutuyorsunuz.
haa. birde bu kadar rahat demeç vermesini neye bağlıyorasunuz? Eğer ergenekoncu olmasa ona demeç izni verilirmiydi?ergenekon işi bitisn bakın apoununda işi bitecek o kadar rahat dmeç veremeyecek. ergenekoncular ziyaretine gitmiş bence ergenekon savcısının apoyuda ifadeye alması lazımdır hele birde dtp ve pkk içindeki ergenekon ortaya çıksın siz seyredin o zaman gümbürtüyü. aponun odasında telefon ve faks olduğu idd,ia edildi bir zamanlar pkk ve dtp lilerden ses çıkmadı dtp milletvekilleri geçen sene "bizde ordu gibi düşünüyoruz laiklik konusunda ordu ne düşünüyorsa bizde aynısını düşünüyoruz"dediler van milletvekili özdal üçer, ığdır milletvekili pervin buldan ve şırnak milletvekili hasip kaplan(ki hasip efendi eski chp milletvekiliydi) bunlar demeçleriyle ordu gibi düşündüklerini söylediler artık birilerinin gerçekleri görmesi lazım pkk li ve dtp li olan kürtlerin gerçeklerle yüzleşme zamanı geldi geçiyor aponun kürtlükle ilişkisinin olmadığını ne zaman anlayacaklar adam marksı bile aştığını söyleyecek kadar kürtlükten uzaklaşmış apo ergenekounun kürt uzantısıdır göreceksiniz ki bu yazılanlar doğrudur yazıyı yazan arkadaşı kutluyorum tebrikler ediyorum
bu adamın kurduğu partinin önderliğinde verilen mücadele sonucunda kürt varlığı geri dönülmez bir şekilde kabul edilmemiş mi? kürtler örgütlü bir halk olmamış mı? kürt öğrencileri üniversitelere "anadilde eğitim" talebi vermemiş mi? artık çocuk isimler kürtçe verilmiyor mu? iki tane kürtçe (kurmanci) kanalımız, gazetelerimiz, yayınevlerimiz yok mu? türkiye'nin her yerinde kürtçe festivaller yapılmıyor mu?....
uzatmıyorum, eğer bunu yapan ergenekon'sa, allah razı olsun o ergenekon'dan... eğer bunu yapan bir "türk oğlu türk'se" allah razı olsun ondan...
sığ tartışmaları bırakalım. biraz olsun nasıl politika yapılır onu öğrenelim bence. tayyip erdoğan "laiklik bizim güvencemizde" diye diye laikliği bitirdi, islami örgütler kırk yıldır "kemalist iktidarı yıkacağız" diye kof slogan atıp bir halt yapamamışlardı... siz yeminli pkk düşmanlarının yaptığı da aynen budur.
Ama Şükrü Gülmüş yazsın. Vallah yazsın. Yoksa can sıkıntısından ölecek adam. Yapacak başka birşeyi yok. Kalvyesi hızlı. Top sakalı güzel. Avrupası janjanlı. O yazmayacak da kim yazacak?
Hayır ben hoca değil, XOCE'yim.
Bizde Hocalar çok. Süleyman Hoca, Aziz Hoca, Metin Hoca, Cevdet Hoca, ben de bir garip Xoce'yim.
Sen ÖNDER ve Sadık.
Ben Önder tanımam.
Ama bir insan olarak Sadıkları severim.
Onun için de SN Önder dedim. Bakarsın 'aha vala Xoce de Önder'e SAYIN' dedi derler.
SN ÖNDER.
önderini ne kadar okuyorsan beni de o kadar oku.
Eminim ona nasıl alıştınsa bana da alışacaksın.
Çarpıldın değil mi?
İnsanı çarpan yazılar okumak istersen bir de Selim XOSTE'yi oku.
Tavisye ederim.
Selam ve devamla
Xoce
Yıllar önce kart-kurt sesinden kendimize kürt adını verdiğimizi iddia eden devlet bugün trt çatısı altında kürtçe tv aşma noktasına getirilmiş.. sizin "mürid" dediklerinizi üniversitelerde, büyük şehir mahallelerinde kürtçe kurslar verip, kürtçe dergi basıyorlar... fetullah gülenci olacakken yurtsever olup, elinde braudel'in, wallerstein'in, nietzche'nin kitapları ile dolaşan kürt öğrenciler var, şahidiz...
görmüyor musunuz bir gerçekleşme yaşanıyor. geriye dönülemez bir kimlik edinimi yaşanıyor. bir halkın çocukları artık kendi kimliğinden utanmıyor, "mürid"de olsa bu utanmamanın mücadelesini yürütüyorlar...
tüm bunların birinci elden sağlayıcısının pkk olmadığını söylemek için gerçekten çiğ süt emmiş olmak gerekir... durum bu kadar açıkken her gün "yok öcalan böyle"..." yok öcalan şöyle" basitlikleri yapmanın anlamı nedir?
öcalan'ın partisinin sempatizanları türklük kimliğini, kemalist anayasayı tartışarak, onu değiştirme projelerini ortaya koyarak en büyük kemalizm karşıtlığı yapıyor iken, "bunlar kemalisttir" ve ya "öcalan kemalizmi övüyor" demenin politik bir anlamı var mı? öcalan isterse "ben kemalistim" desin, Kürt kimliğini bu devlete dayattıkça ve bunu başardıkça, cümlelerin bir önemi kalır mı?
Son söz olarak şunu söylemek istiyorum ki, tam tersi olarak asıl ben sizin gizli örgütlerle,istihbarat servisleri ile ilişkili olabileceğinizi düşünüyorum... Madem düşünmek bu kadar ucuzladı, hadi buyurun buradan yakın: ŞÜKRÜ GÜLMÜŞ ERGENEKON ÜYESİDİR! BU SİTESİ İKE DE KÜRT HALK ÖRGÜTLÜĞÜNÜ DAĞITMAK, KÜRT HALKINI ÖRGÜTLÜLÜKTEN DÜŞÜREREK MÜCADALE YÜRÜTMEZ DURUMA GETİRMEYE HİZMET ETMEKTEDİR!!
bundan bir kac güm önce kurdistan-post.com'da okudum, Ergenekon iddanemesinde yakalanan bir adamin (adini ne yazikki simdi hatirlayamadin) ajandasinda S. Gülmüs ve S. Cürükkayanin cep telefon numaralari varmis! Belki kurdistan-post.com arsivinde bulursam eklerim haberi!
Bunlar kendileri Ergenekoncu bu yüzden bu kadar cildirircasina saldiriyorlar zaten!
Catlasinlar, kürt halki bu satilmislara inanmayacaktir!
Bangin Ciyayi
Yorum yaz