Fuad Çavgun: Stratejık Teslimiyetin Mazereti Olmaz
Koordinatör Notu: Daha önce de Çavgun arkadaşımızyın bir mazeretini belirtmiştik. Kendisi Diyarbakır Zindanı'nda girmiş olduğu Ölüm Orucu neticesindeki kısmi felç durumundan dolayı, ellerini sağlıklı kullanamıyor ve seri bir şekilde yazı yazamamıyor. Bu nedenle okuyucu yorumlarına bu nedenle yanıtsız kalabiliyor. Ama biz en kısa zamanda onun bu ihtiyacını da girecek bir formül bulmakla meşgulüz. Bu nedenle bazı sorularına o dönemi yaşayanlar olarak yanıt da verebiliriz. Sayın Kendal'ın sorusuna yanıt verildi. Ve bu konu hep güncel olduğundan Çavgun arkadaşımızın makalesini başlık değiştirerek güncelliyoruz. Selamlarımızla.
----------------------xxx----------------------
PKK ilk olarak ortaya çıktığı zaman şiddeti ilke olarak benimsedi, ona göre hareket etti ve bence mücadelesinde başarılı oldu. Kürd meselesini tüm Dünya'ya iyi bir şekilde duyurdu ama bu konuda yanlışları ve eksikleri oldu. Sonuç olarak Kürd meselesinin geldiği bu aşamada artık silah kullanarak, kan dökerek bir yere varılamaz. Aynen bir kuşun tek kanadıyla uçamayacağı gibi. Bundan sonra halkımızda kendi diline, kimliğine, kültürüne sahip çıkarak, elindeki tüm imkânları kullanarak kendi temsilcilerine sahip çıkmalı. Temsilcilerimizde halkımızın sesini gür çıkması için tüm imkânlarını ortaya koymalı. Kürd sorunundaki eksikliklerin ortadan kaldırılması için Kürdistan'daki tüm partilere, Aydınlara, değerli şahsiyetlere gidilmesi gerekir. Bu aşamadaki en kutsal görev budur. Bu görevde DTP'ye düşüyor. Diğer Partiler ve şahsiyetler buna yanaşmasa bile DTP'nin bu parti ve şahsiyetlere bunun böyle olmaması gerektiğini, sağduyulu davranılmasının gerektiğini açık bir dille anlatması gerekir.
Bu zemini, bu temeli kum tarlasında atmamalıyız. Sağlam atacağımız temelin faydalarını ileride mutlaka göreceğiz. PKK'nin terör örgütü olmadığı ve Ulusal Kurtuluş Hareketi olduğu hiç tartışılmamalı. Bugün gelinen süreçte PKK'nin Kürd meselesini çözüm sürecine soktuğu ortadadır. Her zaman negatif eleştirilerde bulunmak bize pek fazla bir şey de kazandırmaz. Hakkari'de DTP'nin yüzde 86 gibi oy çokluğu elde etmesi, o yerel yönetimde tüm Belediye encümeni ve İl encümenlerini alması, bir bakanın o yönetimi ziyaret etmesi kadar doğaldır. Bunu bir Kürd açılımının anahtarı olarak kabul etmek yanlıştır. Bir Bakanın bir belediye yönetimini ziyareti kadar doğal bir şey olamaz. Demek istediğim olayı farklı boyutlara taşımamalıyız. Bugün eğer AKP'den Van Milletvekili Gülsen Orhan Kürdçe türkü söyleme ihtiyacı duyuyorsa bizde bu olguyu geliştirip, TC Devleti yetkililerini Kürdçe karşılamamız gerekir. Diyarbakır, Van, Hakkari gibi illerde yerel bazda iktidarda olursak Kürdistan'a gelen devlet yetkilileri yerel temsilcilerimizle nezaket icabı da olsa görüşeceklerdir. Kültür Bakanı da gitti ve gördü. Barış için en önemli ismin Ahmet Türk olduğunu söyledi. İşte bundan dolayı Akıl adamlarımızla, değerli insanlarımızla, aydınlarımızla bir Komisyon kurmalıyız. Bu Komisyon inanıyorum ki, DTP'ye de faydalı önerilerde bulunacaktır. Kürd halkının özgürlüğünü bir insanın iradesizliğine bırakmamalıyız. özgür olmayan bir insan özgürlüğün temsilcisi olamaz.
Aslında güçlüymüş gibi görünen düşmanlarımız hiç de o kadar güçlü değiller. Kürdlerin düşmanları pislik içinde yüzüyorlar. Şimdiye kadar yapılan tüm isyanları bastırmış olabilirler, ama bu son 30 yılda gelişen ulusal hareketi etkisiz hale getiremedikleri için hüsrana uğradılar ve taviz vermek zorunda kaldıkları için uykuları kaçıyor. Bunun içinde Türk Devleti ise çıtayı olabildiğince aşağı çekmeye çalışıyorlar. Abartmıyorum; Bu hareketin yenilmezlik temelini Diyarbakır Cezaevi'nin kahramanlık direnişleri atmıştır. Belki bizi kısa bir süreliğine teslim almışlardı ama verdiğimiz tavizler bizi akıllı bir önderlikle zafere ulaştırmıştı. O zamanki cezaevinde Hayri Durmuş'un gösterdiği önderlikle bugünkü gösterilen önderlik arasında maalesef uçurumlar kadar fark vardır.
Bugün ulus devlet kavramını bir kandırmaca olarak bize yutturmaya çalışan İmralı'daki zatin bize yol haritası çizmesine izin vermemeliyiz. Kürdistan halkını hor gören, Kemalizm'i kutsal sayan imkânının el verdiği ölçüde faşist Türk ordusuna laf söylemeyen bir insanın ruh halini hesaplayarak hareket etmemiz gerekmez mi? Bugün Kürdistan halkı bu kadar eziliyorsa, bu kadar zulüm görüyorsa, perişan oluyorsa bu bir devletimizin olmadığı içindir. Ulus Devlete her zaman ihtiyaç vardır. Eğer bir toplum uluslar ası alanda değer kazanmışsa, bu devleti sayesinde olmuştur. DTP ve PKK'liler Apo'nun bu Ulus Devlet kandırmacalarına karşı tavırlarını göstermeliler. Kürdistan halkının temsilcileri legal zeminde olması gerekir ve yanlış yaptıklarında halkımızın onlardan hesap sormaları gerekir. Temsilcilerimizde her zaman bunun bilincinde hareket etmeliler.
En son olarak ta Yargıtay 1.Ceza Dairesinin 13 kurşunla öldürülen 12 yaşındaki Uğur Kaymaz davasında verdiği kararla katilleri aklamıştır. Bu kararla birlikte terörist TC Devleti Kürd halkı nezdinde meşrutiyetini yitirmiştir. Bu tür olaylar beni çok etkiliyor. Buna benzer bir olayı bundan yıllar önce Filistin'de görmüştük. Bir çocuğun babasının arkasına sığınırken, babasının oğlunu koruma refleksiyle elini kurşunlara karşı kaldırmasını hatırlıyorum. İsrailli canavarlar onları oracıkta hiç çekinmeden katletmişlerdi. Erdoğan'ın İsraillilere “siz adam öldürmeyi iyi bilirsiniz“ lafıyla yaptığı çıkışla kendi devletinin verdiği kararla ne kadar tutarsız oldukları bir kez daha ortaya çıkmıştır.
Selamlarımla



Yorumlar (11 gönderildi):
Yazılarınızı takip ediyor, bir çok görüşlerinize aynen katılıyorum. Özellikle bu son yazınıza diyecek hiç bir şey bulamıyorum. Ama şunu hatırlatmada yarar var: Öcalan ne kadar iradesiz ise, DTP de o kadar iradesizdir. DTP'nin iradesi Öcalan'ın elindedir, Öcalan'ında Genelkurmayın (Ergenekon) elindedir. Şimdiye kadar DTP'nin tüm uygulamaları İmralı'nın emir ve talimatları doğrultusunda olmuştur. Kısacası onun düşünceleri asılmadıkça Kürdistan'da hiç bir ilerleme olmayacaktır. DTP'nin de bunu yapacağını hiç mi hiç tahmin etmiyorum.
Yıllardır eleştirdiğiniz yerden yere vurduğunuz kurum ve kişilerin savunduğunuz davayı nereye taşıdığını görebiliyorken sizlerin bu davada ne rol oynadığınızı ise kestiremiyoruz. bu kadar inandığınız şeyleri sokaklarda neden anlatamıyorsunuz ya da insanlara kavratamıyorsunuz bilgisayar başında etmediğiniz küfür ve hakaret kalmadı bununla ilgili en ufak bir saldırıda yaşamıyorsunuz ki yaşarsanız bile normal karşılarım hakaret edip küfretmeyi doğal karşılayan bir zihniyetin bu refleksleri de normal karşılaması gerekir. Buna rağmen hala bir elin sayısını geçmeyen bir kesim bir avuç kalabalığı geçmeyen bir kitle.
Peki, sayın çavun sakın siz yanılıyor halk doğruyu savunuyor olmasın.
Sayın Çavgun'un yazılarını sürekli takip etmekteyim ve gerçekten her şeyi olması gerektiği gibi açık yüreklilikle ama bir o kadar da üsluplu ve kırıp dökmeden düşüncelerini iletebildiği için kendisine teşekkür ediyor, tüm tartışmalarımızın bu şekilde olması dileğiyle...
Kusura bakma ama bager ismi bana çok aziz değerli bir yurtsever militanın apocular tarafından katledilmesini hatırlatır ve o ismi herkes kullanmamalı
Sokaklar diyorsun evet sokaklara çıkamayız neden biliyorsun
Emniyetiniz mitiniz Jit'iniz yurtsever takibinde korkuyoruz
Eğer itiraz edersen seçim sonuçları delil ve şahit hem dtp nin aldığı oyların yarısından fazlası namus belası deyip mecburi olarak oy verenlerdir ama bir alternatif çıksın görürsün ne yazık ki tc nin aponuzu alternatifleri etkisiz hale getirmek için büyük çaba içindeler
TC de 25 milyon Kürd yaşıyor olsun en az 8 milyon oy
Sen 3 milyon almıyorsan...
Yazmaya anlatmaya gerek yok
Apo ne dese odur
Ne zaman öleceğinizi de bilir
Zaten tanrıyı nasıl aşarım diyordu bazılarının gözünde çoktan aşmış söyleyin garibime
Öcalan istese Kürt Ulusal mücadelesini tasfiye ettirebilir mi?
Ben sahsen Öcalanin avukatlariyla yaptigi görüsmeleri düzenli okuyorum, kizdigim anlarda oluyor, ama ben burada teslimiyeti göremiyorum, inaniniz ki, bunu sadece Öcalani savunma amacli olsun diye söylemiyorum. Bende hic bir negatif etki yapmiyor. Hem de bu kemalizm dedigimiz ucubelik, ister istemez cogumuzu bir nebze zehirlemis olabilir, ama bunun yan etkileri, hayatimizin akisina büyük bir yön verecegini sanmiyorum.
Bakin Kürtlerin bilinci müthis gelismis, PKK li olmasalarda dahi, cogu Kürtlügünü inkar etmiyor, birde dünyanin son hali her bakimdan cok karisik, hem idolojik bakimdan, hem de bu kadar teorik kirlenmeleride katarsak insanin isi baya zor.
Sayin Sükrü Gülmüse de bir sorum olacak, kendisinden bize neden tc nin PKK gibi bir örgütü Öcalanin eliyle kurma ihtiyacini duydugunu ve sonunda milyarlarca dolar harcayarak, kendi eliyle kurdurdugu bir örgütü tekrar tasfiye etmeyi ugrastigini aklim almiyor. Yoksa ben mi aptalim?
PKK var olmadan önce kürtlük bilincimiz ne kadar gelismisti, ne kadar siyasi politik bir gelisme kürtlerde söz konusuydu?
Bunlara biraz aciklik getiriseniz cok sevinirim.
Saygilar ve sevgilerimle
Bana sorduğunuz yanıtı üzerine şunu söyleyebilirim.
1- 1978'lere kadarki Kuzey Kürd Mücadelesinin liderleri ve lider tipleri; Bey/Ağa/Şey ve eski değerleri kendilerinde somutlaştıran insanlardı. Sıralayalım:
Koçgiri'de Yezdan Şêrler/ Dersim'de Seyit Rızalar, Ağrı'da Nuri Paşalar, ve böyle gidiyordu. Aslında bu liderlerin el değiştirme evresi Azadi Teşkilatıyla; Aydınlara geçecekti. Ama ne yaptı TC; aydınlara tırpan attı. Bu nedenle ihale Şeyh Sait'lere kaldı. Doğal olarak Saidi Kurdi bu hareket katılmadı ve katılamazdı da. Çünkü spontane gelişen ve şiddeti içerdiğinden Saidi Kurdiden destek alamadı. Hakeza Şeyh Said Hereketi de Dersim liderlerinden almadı. Ve bunlar Cumhuriyet dönemlerini gelince bariz olarak Mala Emine Perixanê, Mala Haco, Aliye Unis, Alike Bette ile güdükleşti.
2- 1978'lerin dünyası adeta 1968'lerden gıdasını aldı. DDKO, DDKD, Doğu Mitingleri, 23'ler,i 49'lar, 1972 tutuklamaları ve en son 1974'lerde bu Aydın Kesim tasfiye edildi.
Bunun yanında; Amerika tarafından başlatılan Devrimci ve Komünist Sürek Avı. Molla Avarelerden tutun da, Dr. Şıvanlar, Kaypakkayalar, Denizlere, Mahirlere kadar ne oldu; Devrimci Halkçı Liderle yok edildi.
3- İşte bu noktada Ömerli Halfeti Kişiliği (Öcalan Kürdlüğü) ortaya çıktı ve bana göre çıkarıldı. Peki o zaman şunu düşün bakalım:
Bizler yanı 1982 Diyarbakır Direnişçileri ve lider kadrolar.. Yani M. Hayri Durmuş, Ferhat Kurtay, Mazlum Doğan ve Kemal Pirlerin başını çektiği 30'a yakın lider-kadro neden taktik yapmadık? Eğer bu saydıklarım insanlar kelle koltuk gitmemiş olsaydı; onlar bugün hayatta olurlardı. Ve bu mücadele de asla bir arpa boyu yol almazdı.
Peki M. Hayri Durmuş da taktik yapmadı mı? Kurallara uymadı mı? Ama ne yaptı Durmuş; taviz verdi. Bu tavizi hayatıyla ödedi. Ve savunma yaparak tarihe bir DEĞER bıraktı. Ardından da "BEN HALKIMA BORÇLU GİDİYORUM" demedi mi?
Sevgili Kendal, ben o insanların saflarında, yanlarında bulunmuş insanım. Hayri Durmuş bir Kürd Lideriydi. Ve o yaşasaydı/yaşamasına izin verilseydi bu gün Amara/İmarlı Kürdü Abdullah Öcalan olmazdı.
Peki soruyorum sana;
Neden Kaypakkaya katlediliyor ama Öcalan burslu yoluna devam ediyor?
Neden Hayri Durmuş, Mazlum Doğan, Ferhat Kurtay ve Kemal Pir gibi onlarca kadro içerde kalıyor, inançları için ölüp bayrak oluyor da Öcalan daha işin başındayken ya Ankara'da ya da Suriye istihbaratgahına alınıyor?
Sorunun yanıtıysa şudur;
Denetim altına alınmış olan bir Öcalan oldukça hiç bir Kürd liderine yaşam hakkı yoktur. Ne dünün ağa ve beyi ne bir başka Kürd lideri.
Şu anda her şey onun üzerinden götürülüyor. Ve denetimi dışında olan bizlere de bu nedenle öcü gibi bakılıyor. Peki bu seni ve senin gibi düşünenleri neden rahatsız etmiyor?
Ben, Selim, Selahattin, Ve yüzlerce ona karşı olan Öcalan muhalifi var neden ona sağlanan olanağın onda biri verilmiyor. Adam içerde ama görüş ve düşünceleri iktidarda.
Bir zamanların Türkeş'i gibi.
Vala ben kendimi çatlattım. Artık bir şey demeyeceğim. Anladınsa anla, anlamadınsa rabbine yalvar. Çünkü herkesin görmesi ve bilince çıkarması farklı farklı ve zaman karar cüzdanı terk etmeye de bağlı.
Ve günümüzde Kürd lideri olmaya adam gibi adam yok. Olanlar da çok zor koşullarda.
Şükrü Gülmüş
Selam ve selametle.
yani ister begen ister begenme benden bu kadar diyorsunuz. bence sizin gibi büyük oynamak isteyen bir kisi icin basit aciklamalar ve davranislardir. Öcalan i getirip baska liderlik yapmis insanlarla karsilastirmakta bence cok yanlis. Bence zaaflari var Öcalan in, hatalarida var, zaten hatasi olmasaydi bu duruma düsermiyidi, düsmezdi tabiki.Liderlik vasiflarida bazen tartisilabilinir. Kürt liderler birazda aga seyh davranislari sergilerler. Ben isterdimki, Öcalan biraz mütevazi olsaydi, herseyi ben biliyorum, siz birsey bilmiyorsunuz demeseydi, daha büyük bir lider olurdu. Maalesef liderlerimizde biraz aga ve seyh vari davranislar mevcuttur. Kürt sosyalizasiyonunu böyle tamamliyor. Buna rahmen Öcalan cok farkli bir kisilik, yanlislari ve dogrulariyla büyük bir lider. Düsünün Lenin i almanlar trene bindirip rusyaya yolluyor ve bu kisi dünyanin gidisatini degistirecek bir devrime imza atiyor. Neden birileri kalkipta Lenin almanlarin ajaniydi demiyor, desede kim inanancak. Sonucta elde edilen kazanimlar önemlidir. Simdi Öcalan yakalanmadan önce bir kac kisi, bunlardan bir taneside Ugur Mumcuydu, Öcalanin mit ajani oldugunu ispatlamaya calisiyordu. Ve bu kisinin biyografisini okuyan bilir, devrimci entelektuellikten, Ulusalci-solculuga nasil terfi ettigini cok iyi biliyoruz. Nasil olurda devlet bu kisilerin eliyle kendi ajanini, yani Öcalani, desifre etmeye calisacag. Sanki kürt mücadelese bertaraf edilmis, silahli gerilla gücleri tümden imha edilmis ve son asamada bunu basariyla yerinen getirmis olan ajanin desifre edilmesine gelinmis. Olacak gibi degil. Bu nasil mantik ve nasil bir idadir.
Sunu neden yapmiyoruz, Öcalan yakalanmadan önce ki haliyle simdiki hali nasildi degerlendirmesi daha dogru bence. Bastada belirttim, Öcalan narzist bir kisilige sahip bir lider, buda dedik ya Kürt liderlerdeki aga seyh hastaligindan kaynaklaniyor.
Simdi sizin dediklerinize gelelim, yazdiklarinizin hic bir cümlesinden sunu cikarmis degilim, daha Öcalan dogmadan önce yapilan Kürt isyanlarinin tümü kanla bastirildi. Liderleri bin bir fitne ve fesatlikla yakalanarak idam edildiler. "Kilic artiklari" sadece arda kaldi ve bu sürec sizinde degindiginiz 68 li yillar daha sonrada yetmisli yillarin baslangici Kürt entelektuel kesiminin birseyler yapmaya calismasi, cünkü bu calisma halka mal olmayan bir calismaydi, aynen türk solunun yaptigi gibi, ögrenciler ayaktaydi ama Konya daki halk bunun farkinda bile degildi. Ne oldu 12 Eylül darbesi, O kadar iyi liderler cikardigi halde ne oldu, hepsinin akibeti hepimizce malumdur. Simdi Türk solunu arasan bulamazsin. Bir kac istisna disinda , cogu nasyonal sosyalist olmus. Simdi 68 ve 70 li yillarda bir kac tane Kürt aydini ve ögrencisi kalkip iyi niyetli olmasina rahmen, Kürtlerimi kurtaracakti?
Ben inanmiyorum, koskoca türk solu birsey basaramdi, kalkipta bir kac tane zavalli Kürt aydinimi bu isi basaracakti. Bunlar halktan kopuktu, bölgesel belkide biraz örgütlüydüler, ama Kürdistan genelinde her hangi bir gücleri yoktu. Kürtlerin o zamanki hali nasildi, bu insanlar birakin kürtlük bilincini, ne olduklarini dahi bilmiyorlardi.
Simdi PKK ve lideri Öcalan, ajanda olsa dahi, büyük bir atilim yaptilar, ister TC destekli olsun ister olmasin. Burada PKK diyorum ve Öcaln diyorum. PKK esittir Öcalan demiyorum. Bu PKK de sizinde yillarca emeginiz gecti, Mazlumlar, Hayriler ve daha niceleri olmasaydi, Öcalan tabiki birsey yapamazdi. Bir bütünen görmek lazim.
Simdi ne yapabiliriz, Kürtlerin cikarlari neyi gerektiriyor, siz bunlari benden kat be kat iyi biliyorsunuz. Ben siradan bir insanim, ama sizler zamaninda bu yola basinizi ve caninizi koymus insanlarsiniz. Bir Öcalana kizipta pire icin yorgan yakilirmi. Bakin Cümle düsmanlarimiz bizi yemeye ve bitirmeye calisiyor. Siz yakiniyorsunuz, diyorsunuzki su anda Lider olabilecek bir Kürt sahsiyeti yok. E el insaf, Öcalan bir berbat lider olsada dahi, hic olmayan bir liderden daha iyi degilmi?
Son olarak sunu belitmek sitiyorum, eger Türk devleti Öcalani ajan olarak Kürtlerin arasina sokmussa bence türk devleti aptal bir devlettir, düsünün bir ajan Kürtlerde bu ulusal etkiyi yapmissa, su anda Kürt sorunu devletin her kademesinde tartisiliyorsa, belkide cözümssüzde birakmak isteye bilirlerde, ama sonuc degismeyecek, ne öcalan artik bu cigi durdurabilir nede Bilcümle türk siyasetcileri, Ok yayindan cikmis ve Kürt artik özgür olmak istiyor.
Sizleri bu siarla selamliyor ve öpüyorum.
Yüzümüzü kara cikarmayin, hepimizde iyi ve kötü yönlerimizle Kürdüz ve kardesiz.
Diyarbakir sikiyünetim mahkemesinde cekilmis bir video gürüntüsü var.yutubede mazlum Doganin yasamini anlatan bir programda.
Mahkeme kürsüsünde yada mahkemede saniklarin konustuklari yer diyelim. üc etrafa tahtacittir. ayakta duramiyan ve aksiyarak yürüyen biri uzun zayif ve özerinde bir yake var. düsmemek icin tahtalara tutunuyor.
o kisi Mazlum mudur yoksa Hayri midir.
cevaplarsan cok memnun olurum. simdiden tesekürler.
ayrica her kürd o gürüntüleri izlemelidir ve gercek liderleri gürsünler.
O ayakta duramayan insan Mehmet Hayri Durmuş'tu.
Ben bakacağım ama bana o adresi yollarsan burdan verebiliriz.
Selamlarımla
Xoca
Yorum yaz