Fuad Çavgun : Özgürlüğün Düşü Bile Güzel
Bunca badirelerden geçmiş, bir ömür bu davaya adamış bir insan olarak; şunu diyorum: Kürd halkının her değeri bizim biricik değerimizdir. Bu düşmana yan bakandan, bir dua edene, bir satır yazandan, dağda hayatlarını feda eden gerillaya kadar. Değerlere bağlılık; Kürd ve Kürdistanî değerler sırt çeviren Abdullah Öcalan’a methiye dizmek değildir. Çünkü o mevcut durumuyla Kuzey Kürdünün meşrulaşma hareketini bombalıyor. Dünyadaki bazı devletler bir Kürd ailesi kadar iken; bağımsılık elde ediyorlar. Bağımsızlık bir haktır Kırk milyonluk halka için bunu istemek iyi olmuyor(!) Neden iyi olmuyor? Bunu anlmıyoruz. Ama o’nun açısnıdan bakacak olursak, bizim ‘Kürd Büyüğümüz’ İmralı’da rahatsız oluyor.
Deveti Biliyoruz. Hükümette Sesleniyoruz:
AKP hükümeti eğer, TC Devletinin bir katı inkarcı, gelenek devamcısı olmadığını göstermek istiyorsa; o zaman bu konudaki farklıllıklarını ortaya koymalıdır.
Bir kez kısaca hatırlatalım:
-Süleyman Demirel -vakti zamanında- Diyarbakır’da ‘Kürd realitesi’ni tanıyoruz’ dedi. Ankara’ya gidince –korkudan unuttu. Bugün ise –yine birileri kuyruğuna bastı- ve tanıdığını kabul ettiği Kürd Realitesini tehtit etti.
-Mesut Yılmaz; Demokrasinin yolu Diyarbakır’dan geçer, dedi. Bu sözü ağzında geveledi. Unuttu gitti.
-Başbakan Recep Tayyip Erdoğan; Kürd Sorunu benimde sorunumdur, dedi. O zaman bu sözünde dursun. Ona şunu hatırlatmamızın zamanıdır:
‘Kürd halkının temsilcilerine elini uzatmıyorsan, Kürd Halkı’ndan oy istemeye hakkın yoktur.’ Öcalan ve PKK’sının uydu örgütlerini, temsilcilerini yerine Kürd Halkının seçilmiş ‘Milletvekilleri’ ve belediye başkanlarını muhatap al!..
Çatı ve Kürdün Temsilcisi Olanlara:
Öcalan, İmralı’dan hergün bir tez ortaya atıyor. Kafaları bulandırıyor, olan aklı da kediye yüklüyor. Tavşan kaç/tazı tut oyunu kendisine oynatılıyor, o da Kürdlerin önüne atıyor.Bunu yapmasının sebebi de var olan Kürd Halkının itibarını sarsmaktır. Son zamanlarda bir Çatı Partisi lafı atıldı ortaya. Biz diyoruz ki;
Temel sağlam olmadıktan sonra, yapılacak bina kum tarlasında olur. Bu bina ne kadar görkemli olursa olsun, en ufak bir sarsıntıda yerle bir olur.Bugüne kadar yapılan yasal parti binaları ve tabelalarına bakmak yeterli gelir.
Bugünkü -icazetli ve atamacı Milletvekilleri ve belediye başkanlarının kendileri için bile bir hükmü yok. Kürdler artık bunca deneyden sonra; ‘Amed’e muhtar olmaya evet, Ankara’da cumhur olmaya hayır’ demelidirler. Önce belediyelerden başlanmalı. Şu anda 56 olan belediye sayısı 156’ya çıkarılmalı. Halk kendi yerel önderlerini, liderlerini ve başkanlarını seçmeli. O zaman bu liderler savaşı da durdurur, barışı da getirir, halklarını da özgürlüğe kavuşturur.
Bir defaya da mahsus olsa, biz tüm Kürdler, korucusundan muhalifine kadar herkes ulusal bir payda içinde bir olabiliriz. Kendi meşruiyetimiz ve iç birliğimiz her şeyden öncedir. Kürd halkı içinden yaşayanlarıyla idare edilmelidir.
Değerlere Yaklaşım Hakkında
Bunca badirelerden geçmiş, bir ömrü bu davaya adamış bir insan olarak; şunu diyorum: Kürd halkının her değeri bizim biricik değerimizdir. Bu düşmana yan bakandan, bir dua edene, bir satır yazandan, dağda hayatlarını feda eden gerillaya kadar.
Değerlere bağlılık; Kürd ve Kürdistanî değerlere sırt çeviren Abdullah Öcalan’a methiye dizmek değildir. Çünkü o mevcut durumuyla Kuzey Kürdünün meşrulaşma hareketini bombalıyor. Dünyadaki bazı devletler bir Kürd ailesi kadar iken; bağımszılık elde ediyorlar. Bağımsızlık bir haktır. Kırk milyonluk Kürd halkı için bunu istemek iyi olmuyor (!) Neden iyi olmuyor? Bunu anlamıyoruz. Ama o’nun açısınıdan bakacak olursak, bizim ‘Kürd Büyüğümüz’ İmralı’da rahatsız oluyor.
Özgürlüğün Düşü Bile Güzel
Şu anda eğer bağımsız Kürdistan Devleti kurulursa en çok Abdullah Öcalan ve egemen güçler huzursuz olacak. O zaman onun egemenlerimizden ne farkı kaldı? Biz bir düş de olsa, bir sevda da olsa; bağımsız ve özgür Kürdistan savunucusu olacağız. Ve buna katkı sunan herkesi kardeş diye bağrımıza basacağız.
Bu anlamıyla gögsümüz bir meydan, yüreğimiz ummandır.
Sevgi ve dostlukla kalın.
Foto: http://www.boston.com/bostonglobe/regional_editions/globe_west/west/levar.JPG



Yorumlar (3 gönderildi):
Bazı yorumcu ve okuyucu arkadaşlarımızın yorumlarını okuduğum zaman hep şu denilmektedir lütfen DEĞERLERİMİZE saldırmayalım.tamam çok hoş ve doğru bir uyarı bence değerlerimiz nelerdir önce onları ulusal bazda somutlaştırmalıyız bilmeliyiz,anlamalıyız ve tüm dünyaya kırmızı çizgilerimiz,onursal.hasasiyetlerimiz bunlardır vazgeçemiyeceğimiz kutsal değerlerimizde şunlardır diyecek bir ulusal irade henüz resmi anlamda oluşmuş değildir tabi bu kurum gerelidir acilen oluşması için tüm kürt siyasetçileri adeta seferber olmalıdırlar. ve en kısa zamanda KÜRDİSTAN ULUSAL KONSEYINİN Kuruluşunu halkımıza müjdelemelidirler bu benim itek arzum olduğu kadar tüm kürt aydının ve yurtseverin talebidır kanısındayım. bu yapı olşmadan her kes değerleri kendi kafa yapısına göre yorumlar ve deklere eder.kimisi gerçek değerleri görmez ihanet çizgisinde mütala eder kimiside teslimiyet ve bitimi değer olarak telaki eder veya ideolojik olarak bakar öyle değerlendirir ulusal değerler bir ulusun vazgeçilmiyenidir doğrur ama hangi değerler DOSTLARIM........?
ille de devlet diyerek ve özgörlüğü illede devletle bağlantılı ve de bağımlı hale getirerek o halkın değerlerini ve yeteneklerini sınırlı ve gettolaştırmış olmuyor uyuz.Benim önerim,kim her nerede yaşıyorsa ora halklarıyla ortak değerler etrafında adalet dairesi içerinde bir yaşam sistemi kurmaya çalışmaları şeklindedir.Eğer mesele türkiye ise burada yeni bir devlet projesi değil,türk faşimine dayalı sistemi eleştirmek ve insanların fıtri ve doğal hallaerini yaşamalrını sağlamaya dönük bir proje ile insanalrın karşısına çıkmak olmalııdr.bu vesileyle şunu söylemek mümkün,türkiyede Kürt sorunu veya bağımsız bir kürt devleti şeklinde bir sorun yoktur ve olmamalıdır.Asıl sorun Türk ırkıçılığı ve türk ulusalcılığına dayalı despot ve haksız resimdir.Uluslara ait devletçiklein ortaya çıkarılması ve devletmiş gibi gösterilerik kölelştirilmeleri emperyal güçlerin bir taktiğinden başka bir şey değildir.Bu bağlamda yapılamsı gereken bin yıllık bir ortak gerçmişi paylaşılan ortak deerleri bu coğrafayada yaşayan bütün halklar olarak ve büütn halkların eşit şartlarda ve imkanalrda mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşamasını sağlamaya çalıışmak olmalıdır.Bunun için de asıl problemei yani türk problemini hallemenin yolarına bakılmalıdır.Ancak,Türk sorunu halledilmeye çalışıkırken bir Kürt sorunu da oluşturmamak gerekir.
Yorum yaz