Fuad Çavgun : Yaşasın Apo Demek, Kahrolsun Kürdistan Demektir
Halka doğruları söyleyin. Artık Apo’ya bizim işlerimize karşıma, deyin. Bizi bu halk seçti. Biz bu halka karşı sorumluyuz deyin. Bu cesareti gösterin. Şayet buna cesaret etmeseniz veba altına girersiniz. Halk sizi dinlemez. Seçmez. Ve Apo’dan çok sizi sorumlu tutar. Bu durumları sizde bizim kadar biliyorsunuz. Halk da göremeye başladı.Bir gün halk artık gazaba gelir. Değerlerin sahip çıkar. Kendi yöneticilerini tain eder.Ama siz hala bizim için bir değersiniz. Bu halkın hiç bir ferdini reddetme lüksümüz olmaz. Kürdle bir halktır ve uluslaşmak istiyor. Bu uluslaşmada eksik olan ayak pazardır. Devlet olmaktır. Bizin burjuvamız olmadan, proletaryamız olmaz. Olsun da siz bizim burjuvamız olun. Biz proleter kalmaya razıyız. Yeterki bu halk dünya ulusları içindeki yerini alsın.
Otuziki yıllık Kuzey Kürd Özgürlük Mücadelesinin başarıya ulaşmaması için hiç bir neden kalmamıştı.
1919 Kocgiri Halk Hareketi’den beri Musatafa Kemal önderlikli İttihat ve terakiye karşı direnmeler oldu. Bunlar 1938’lere kadar devam etti.
‘38’den 1978’lere kadar uzun bir sessizlik, yıldırma ve asimilsayonla geçti. Kuzey Kürdleri –olumsuzluğun ne kadar olursa olsun- PKK hareketiyle yeniden bir dirilişe yöneldi. Silahlı güçleri, halk desteği, uluslararası desteğiyle Dünyasal bir düzeye geldi. Eğer Kuzey Kürdleri bu konuda muaffak olamışlarsa, bunun tek bir suçlusu var; o’da buna önderlik kurumudur.
Önderlik kurumu da bu harekette (Eşittir) Apo oldu.
Eğer bugün Kuzey Kürdleri; Kürdistan ülkesinin bağımsızlığı, halkının özgürlüğü yerine ‘Yaşasın Apo, diyorsa, bunun açık anlamı kahrolsun Kürdistan demektir!.. Ben bunu böyle görüyor ve böyle okuyorum.
Apo, yıllarca süren bir haklı savaşın tüm kazanımlarını; kendi bireysel çıkarlarına feda etmemizi istiyor. Kemalizmi kutsuyor. Kuva-i Demokrasi diyor, bizi Kemalist olmaya davet ediyor.
Bir zamanlar Mahmut Esat Bozkurt’un sözlerini anımsıyorum.
Ürperiyorum. Ve özlelikle DTP partisine seslenmek istiyorum.
Onun askerleri, onun gerillaları ve binlerce ona bağlı müridi olabilir. Peki size ne oluyor? Sizin ona uymanızın ne anlamı var?
Halka doğruları söyleyin.
Artık Apo’ya bizim işlerimize karşıma, deyin.
Bizi bu halk seçti. Biz bu halka karşı sorumluyuz deyin.
Bu cesareti gösterin. Şayet buna cesaret etmeseniz vebal altına girersiniz. Halk sizi dinlemez. Seçmez. Ve Apo’dan çok sizi sorumlu tutar. Bu durumları sizde bizim kadar biliyorsunuz. Halk da göremeye başladı.Bir gün halk artık gazaba gelir. Değerlerin sahip çıkar. Kendi yöneticilerini tayin eder.Ama siz hala bizim için bir değersiniz. Bu halkın hiç bir ferdini reddetme lüksümüz olmaz. Kürdler bir halktır ve uluslaşmak istiyor. Bu uluslaşmada eksik olan ayak pazardır. Devlet olmaktır. Bizin burjuvamız olmadan, proletaryamız olmaz. Olsun da siz bizim burjuvamız olun. Biz proleter kalmaya razıyız. Yeterki bu halk dünya ulusları içindeki yerini alsın.
Kendi bayrağı, kendi marşı, kendi devlet başkanı ve kendi öz kimliği olsun. Peki ne diyor Apo?
Ulusu, devleti ve Kürd ile Kürdistan’ı yok saymıyor mu?
Kurdistanın başka hiçbir sorunu kalmadı da bizim tek sorunumuz Öcalan sorunu mudur? Ona sayın demek sorunumudur!?
Bu nedenle diyorum ki; hiç bir Kürd bireyi Yaşasın Apo demesin. Yaşasın Apo demek kahrolsun Kürdistan, demektir.
Selam ve saygılarımla.



Yorumlar (22 gönderildi):
Fuad CAVGUN da az degildi!Bende halen o dönemin ,tutuklu listeleri mevcut!.isterseniz,gönderebilirim!.
Anlamadigim,tüm bu muhalifligin,APO'nun gidisinden sonra ortaya çikmasi!,Mesala Fuad CAVGUN'nun PKK'ye muhalif olacagi,aklimin ucundan bile geçmezdi!Zira bu yazidanda anlasiliyor!,PKK'ye muhalif degil! ama...
Iste o "ama!" da yasanilan bazi güçlükler var!,dolayisiylan,"PKK'ye evet APO'ya hayir!" demeklen,kisi kendisini birtürlü kabullendirmiyor!,kaldiki bu çok denendi!.
Sayin FUAD,çok denendi!,APO bir türlü PKK'den uzaklastirilamadi!.Bu mütevazi! yazinizdada emele ulasacaginizi sanmiyorum!.
O halde söyle bir islem karsimiza çikiyor!,"PKK'mi APO'yu dogurdu;yoksa APO'mu PKK'yi dogurdu"!? Bunun izahini yapamadigimiz müddetçe isin içinden çikamayiz! veya APO'nun hakkindan gelemeyiz!.Zaten simdiye kadar,ortaya çikan muhalefetten bunun açiklanmasi beklenmekte! Umarim anlasildim!.
Dünya basını şokta
Abdullah Öcalan'ın şehit ailelerinden özür dileyip, canının bağışlanmasını istemesi, dağdakilere silah bırakın çağrısı ve teslimiyetçi tutumu dünya basınını şok etti. Apo'yu korkaklıkla suçlayan çok sayıda gazete, ‘‘Yargıçlar karşısında yıkıldı... Yalvarıyor’’ diye yazdı. İşte bazı tepkiler:
ABD
The New York Times: Kürt isyancı hayatının bağışlanmasına karşılık savaşı durdurmayı önerdi. Öcalan, savcının kendisine yönelttiği tüm cinayetleri ve diğer eylemlerin sorumluluğunu üstlendi.
Washington Post: Apo'nun özür dilemesi hem yandaşlarında, hem karşıtlarında şaşkınlık uyandırdı. Bir PKK yandaşı, ‘Kulaklarıma inanamadım. Öcalan, bir korkak ve hain. O, adına dökülen kanlara layık’ değil yorumunu yaptı.
İTALYA
Corriere Della Sera: Öcalan, çok solgun ve tedirgindi. Üstelik kilo da vermiş. Saçlarını kestirmiş, özenle giyinmiş. Sanki 15 yıldır Türkiye'yi titreten adam bu değil. Apo bırakın ‘yaşayayım barış için çalışayım’ çağrısında bulundu.
La Republica: Apo mahkemede özür diledi. Apo yargıçlar önünde yıkıldı, ‘Beni kurtarın, PKK’yı silahsızlandırayım' dedi.
İl Giornale: Öcalan pişman oluyor. Mahkemede ‘Hayatımı kurtarın’ dedi, yandaşlarına ‘silahları bırakın’ çağrısını yaptı.
YUNANİSTAN
Eksusia: Öcalan özür diledi. Öcalan, Yunanistan'ı kendisini yok etmeye çalışmakla suçladı.
Ta Nea: Mahkemede başka bir Öcalan gördük. PKK lideri Ankara'yla pazarlığa girdi.
Etnos: Öcalan davasında hedef Yunanistan. Türkiye olaya Yunanistan'ı da bulaştırmak istiyor.
Elefteros Tipos: Öcalan'la birlikte Yunanistan da sanık sandalyesine oturtuldu.
İNGİLTERE
The Daily Telegraph: Kürt lider yaşamak için yalvarıyor.
The Times: Davada Öcalan, ‘ölümsüz bir gerilla lideri’ değil, ‘yaşamı için pazarlık eden sıradan bir insan görüntüsü çizdi.
The Independent: Bir zamanlar Türkler’in felaketi olan Öcalan, şimdi yaşamı için mahkemeye ricacı oluyor.
FRANSA
Liberation: Öcalan'ın olağandışı itirafları. Terör örgütü başı şehit ailelerinden özür diledi.
Le Figaro: Yargıçlar önünde, Öcalan barış çağrısı yaptı.
ALMANYA
Bild: Öcalan af diledi. Uyuşturucu etkisi altında mıydı? PKK'nın şefi zayıflamış ve kendine güveni olmayan bir davranış biçimi sergiliyordu.
RUSYA
Moskovski Novosti: Apo yalan söylüyor. O bencil, zavallı bir kişi.
BELÇİKA
Le Soir: Öcalan kendi kendisini aşağıladı ve kellesini kurtarmak istedi.
Nezan: Sözleri geçersiz
Paris Kürt Enstitüsü'nün sorumlusu Kendal Nezan, ‘Apo, Türk gücünün baskısıyla konuşuyor her türlü işkence gördü’’ dedi. Nezan, ‘‘Sanıyorum kendisiyle cezaevinde anlaşma yoluna gittiler. Ama Aponun söyledikleri artık geçersizdir’’ diye konuştu.
"‘38’den 1978’lere kadar uzun bir sessizlik, yıldırma ve asimilsayonla geçti. Kuzey Kürdleri –olumsuzluğun ne kadar olursa olsun- PKK hareketiyle yeniden bir dirilişe yöneldi." diyor, 49'lar, 65'ler, DDKO'lari' TDKP'yi unutuyorsunuz,neden? Bu sureci gozardi edemezsiniz, bu sureci gozardi ederek 38 sonrasi tarihi PKK ile baslatmaniz cok buyuk bir haksizliktir ve bu durum sizin kisiliginize golge dusurur.
Selam ve saygilarimla.
G.Gecitkoylu
SAYIN APO DEMEK SAYIN TC DEMEKTIR.
Bunu DTP anlamalisi lazim
Bizim icin sayin degil BIJI KURDISTAN
Nasname ve Nasname calisanlarina saygilar
peki sizce, apo neden pkkden uzaklastirilamiyor, acaba bunda onun ardindaki tc. ve tc.ye bagli ankara gurubunun payi nedir sizce. Aponun yakalandiktan sonraki tavri ve sebep oldugu atilan geri adimlar düsünülürse, degil önder olarak adlandirilmak, o, tarihte aponun kendi agzindan ifade ettigi Kürdlerin en büyük haini dedigi idrisi bitlisiye rahmet okutur cinstendir.Ayrintiya girmeye gerek yok, herkesin gördügü, kiminin savunmalar, kimininde itiafnameler dedigi ( avrupa insan haklari mahkemeside itiraflari demisti ) rezalete sahip cikan pkk yöneticileri, onu hala önder olarak görüp, sahiplenmeye en inanilmazida kararlarini uygulamaya devam ediyorlar. Benim burdan cikardigim sonuc, su andaki bütün pkk yönetilerinin tc. nin kontrolü altinda, onun Kürd hareketi icine sizdirdigi ajanlar olduklari yönündedir. Yoksa hangi akli basinda Kürd böylesi bir itirafciyi hala önder olarak görmeye devam edebilir. Dava sürecinde dis basinin degerlendirmelerini kenen demirtas arkadas buraya aktarmis, hani tarafsiz gözlemciler diyelim, isterseniz bir kez daha okuyun.
amed geneve sunu soyluyom evet artik biji apo yok biji kurdistan var
artik o atguzlugunu cikartik.artik hersey acikta gurunuyor.ama guremeyenlere de sasiyom.
Biz PKK bünyesinde yer almis olan arkadaslar gercegi gördügümüzde yigitce ve ölümüne -senin ve senin gibi düsünen bireylerin hic bir zaman göze alamadigi-¨bir dürüstlükle hatalarimizida suclarimizi da kabullenerek halkimiza olan öz elestirimizi veriyoruz. Ya sizlere sormali senin ve senin övündügün örgütlerin tarihsel görevi neydi? Sizler Kürdistan devrimcileri olarak halkiniza karsi tezgahlanan PKK yapilanmasi karsisinda neden tarihsel sorumlulugunuzu yerine getirmedinizde Avrupa`ya halatlari baglatip 50 bin insanimizin katline seyirci kaldiniz? Biz sucluysak suclu gibi gördügünüz bizlere karsi neden örgütlenmediniz? Hani devrimcidiniz, hani serefli ve namusluca halkiniza ve ülkenize sevdaliydiniz, o zaman neden tarihsel görevlerinizden kactiniz? Objektif olarak en lanetli iblisleri bizlerden cok sizler olmuyormusunuz? Aslanim yigit ol yigit. Biz yanildik, yanilgi bilincsizlikten dogan bir olaydir, bilimsel olarak. Ama, siz her seyi önceden bildiginizi fakat namuslu bir insan olarak halkiniza karsi tarihsel sorumlulugunuzu yerine getirmeyip, kendinizi örgütlemekten veba hastaligi gibi kacdiniz ve kendinizi tükettiniz.
En kötüsüde 1993 Tarihinden sonra yani Apo`nun acik acik "Türk Ordusu her zaman ilerici hareketlerin basini cekmistir" diye Türk ve Kürd Kamuoyunun gözünün icine bakarak bilinc altindaki realitesini ele vermesine rahmen, sayin liderleriniz yani Kuzey Kürdistanin yurtsever devrimci örgütleri olarak protokoller imzalamaniz, PKK`den imrenerek silahli mücadeleye öykünmeniz, bunu icin Yekbun örgütleri olusturmaniz v.s, v.s ve sonra hic bir ilkesel tutum göstermeden Med tv ekranlarinin süs esyalari gibi panellere cikmanisa ne demeli? Abdullah ve Yalcin Kücük pisliginin liderlerinizin gözlerinin icine bakarak saatlerce halkiniza hakaret etmesine panellerde sirf kendini tadmin etmek icin zavallica oturan liderlerinize ne demeli, aslanim? Bir birey olarak ya sen kac kez namusluca konustun birde biz okurlar onu merak ediyoruz
Nizanim we ke bihistiye gotina peşiya ye dibejin "dizi bistana derten zivistanan" yani pişti dem derbas dibe sucdar hin nu sucen xwe dibejin tiştna itraf dikin. We her yek temanek di nava ve rexisitnede derbas kiri iro ji hun rabune tivdidkin alife ku je em xwraiye erxa ku je av vexwariye. Ma ev qelam u ev zanina we bi xera keye we ji ke girt we ez zanin u pispori ji mala bave xwe ani ? . Tişteki din ji heye
Demeke sehabiyen Pexember je dipirisin dibejin Ya Muhemed 2 gruben fillehan hene Hewari u Ensari; Hewari dibejin Ensari li riya ne rastin durisitn, Ensari ji dibejin Hewari ne ser li ser riya rast in. Gelo kijan ji wan rastiye dibejin? Pexember ji bersiv dide u dibeje herdu ji rast dibejin. Lewre herdu xurub ji ne li ser riya rast in.
Bele wele hun herdu xurub ji ne rast u dirustin U çiqas bixwazin sere gele Kurd çelq bikin ji, gel rastiye baştişr dibiene u dikare min ji we ji zu nas bike. De rastiya xwe bibine u tu hez u quwet de nikaribin Gele ji reça azadiye dur bixe.
Biji Kurd u Kurdistan biji şervanen azadiye bijin cendeken kurma xwari
öcalanın uçaktaki görüntüsü ve perişan hali gerçekten acı vericiydi.onur kırıcı psikolojik bir hareketin devlet bakımından zirve bir örneği denilebilir.apo^nun "benim annem de türktür,bir hizmet verilirse yaparım" şeklindki şok sözleri kürtlerin iç burkuntusunu hızla bir travmaya dönüştürdü ve türk devletinin psikolojik propaganda hamlesini zaferle taçlandırdı.pkk çevreleri canhıraş bir karşı hamle ile,aponun birtakım uyuşturucu ameliyelerin etkisinde bu sözleri sarfettiğini ve bu halin liderlerinin asaletini gölgelmeyeceğini
savlamaya başladı.kürt kamuoyu bu sahneyi asla unutmuyor ve herkes meşrebince bir anlam bütünlüğü içerisinde değerlendirmeye çalışıyor.aponun ön soruşturmada savcılara çözülmesi ve mahkeme safahatında yapılmış bir pazarlığı çağrıştıran uzlaşmacı tavrı bir yana,uçak yolculuğunda dilinden dökülenler psikiyatri bilimi ışığında değerlendirilecek olursa iki şey söylenebilir:1.bilinci tamdı ve "memlekete hoşgeldin" üstü kapalı tehditiyle dehşete düşüp düşmanından medet umdu.bu durum,onun liderlik vasıflarının en önemli unsuru olan yüksek cesaretten yoksunluğuna işaret eder ki;kürtleri esaretine alan esas travma tam bu noktada uç verdi.2.ilaçların etkisindeki bilinçsizlik haliyle,yani kürtçenin güzel terimi olan "géj" durumu ile malülken bu sözleri sarfetmiş olması.kanatimce,durumun bu noktada gerçekliği bahis konusu ise mesele çok daha vahim bir şeye işaret ediyor.demek ki bunun (aponun) dışa vuran bilinç altı;çok ta asil düşünceler,kürtlerin idealleriyle örtüşen sahici projelerin zihinsel katman değildi.yani her halukarda abdullah öcalan liderlik sınavında sınıfta çakar...gerisi laf u güzaf...saygılar
1. Kürtler PKK mücadelesi ile hicbir sey elde edememislerdir
2. Kuzey Kürdistan Mücadelesi basarili olamazdi, cünkü Öcalan zaten MIT'in adamiydi.
v.s. gidiyor.
Isin ilginc yani, farkli yazilara yorum yazan, yukaridaki düsüncelere ters görüs belirten hic kimse, bu yazida kendi görüslerinin zitti olan tezleri görmüyor. Tek hoslarina giden, yazida birazcik anti-PKK, anti-APO var ya, tatmin oluyorlar; kendi görüslerine ters olsa da. Anti-APO olsun yeter.
BELÇİKA
Le Soir: Öcalan kendi kendisini aşağıladı ve kellesini kurtarmak istedi.
Öcalan'ın İmralı mahkemesinde sergilediği duruşu Belçika ve Rusya gazeteleri gerçekten güzel özetlemişler.Öcalan'a göre tek doğru odur,sadece kendi zavallı yaşamı önemlidir.Kürtlük,mücadele,değerler ve müritler topluluğu onun duruşuyla bağlantılı olduğu müddetçe vardır.
Bu yanılmanın artık sonlarına geliyoruz.Gerçekler inatçıdır,hükmünü icra eder.
Apoizm saçmalığına bel bağlayan zihniyet yavaş yavaş yolun sonuna yaklaştığının bilincinde,bu sebeplede psiko-nevrotik tepkiler vermeye başladılar.İmralı sakinini ideolojiler üstü konuma yükseltmeleri bunu yıllardır amaçlamaları politik tükenişlerinin en bariz göstergesidir.
Nasıl 1999 Şubat'ında Uçakta zavallıca hizmet etmek istiyorum dediyse ve mahkemede anlattıklarıyla af dilenciliğine soyunduysa... Bu karşı-devrimci lider gerçekliği biz Kürtleri derinden yaraladıysa,bunun günümüze uzanan süreçle birlikte daha açık itiraflara dönüşeceğini düşünüyorum.
Apo ve İmralı PKK'si elindeki kozları hemen hemen tüketti.
Hep birlikte yaşayıp göreceğiz. Öcalan bir süre sonra ya kendisi genelkurmaya bağlı çalıştığını ve PKK içindeki devletin maaşlı yöneticilerini açıklayacak ya da devlet onun ipini çekmeye çok yakın bir süreçte bunu açıklayacak.
Bekleyip göreceğiz,bugün kendi cellatlarının peşinden Kürtler bakalım bu durumla yüzleştiklerinde onbinlerce şehide,verilen büyük bedellere ne gözle bakacaklar...
Aslını inkar edenler bizden değildir.Kürtlere diyeceğim inkarcılara bel bağlamayın.Özüne ve sözüne güvenilir öncülerle bağımsızlık kazanılır.
Gerisi mi; Laf-u Güzaf'tır !!
BİREYSEL ÖNDERLİKLER DİKTATÖRLERİ DOĞURUR.
Derimci mücadelenin doktirini oluşturan KARLmarks komunsal yaşam tarzını işler ve hep bu tarzın siyasal yapılanması üzerinde kafayı yorup yoğunlaşır snuçta en uygun metot kolektif mekanizmada kendisini ikna eder. daha sonra dünyada gerçekleşen bütün devrimler bu yöntemle gerçekleşmiş vebu yöntemin dünya düzleminde doğruluğu ispatlanmıştır bu devrimlere öncülük eden parti ve örgütler hiç bir zaman birey egemenliğine fırsat vermemiş (KONSEY VEYA MERKEZ KOMİTE_)biçiminde
bir örgütlemeyi esas alarak kolektif karar almada yana tavırlarını koymuşlardır. bunda dolayı alınan kararlar isabetli olmuş halk tarafında benimsenerek uygulama alanına sokulmuşlardır. bu evrensel ve doğru yöntem emperyalist ülkeler tarafındada benisenerek devlet yönetimlerinde tutun şirket yönetmedede tarz olarak kabul görmüştür bilindiği gibi kolektif kararlar sayısı birden fazla olan kişilerle alınır ve alınan kararlar TEZ ANTİ TEZ.SENTEZ Deklemiyle tartışarak hayata geçirilir bu şekilde alınan kararlarda hata ve yanılma payı minimumdur ancak salt birey olarak alınan kararlarda sorunu enine boyuna tartışmak olanaklı değildir yanı bireyin iki dudağı arasında çıkan söz tartışmasız mutlak bağlayıcı olmasını ön görmektedir bu yöntem beraberliğindede despotik bir anlayışın doğmasına sebep olur birey kendisini dev aynasında görmeye başlar her dediğim doğrudur kompleksine kapılır her kesin özerinde egemen olma anlayışıyla hareket ederek acımasız bir TİRAN olup çıkar örneğin ırakın BAAS partisi ve sadamın çizdiği profil gibi bu bağlamda P.K.K de buna benzer bir görünüm kitleye vermektedir gerek P.K.K nin 10cu kongresinde alınan karalar olsun ve gerekse İMRALİNİN tüm açıklamaları buna somut delildir gerçi KADEK in 7 kongresi ve sonuç bildirgesinde bireysel önderlik öne çıkartılmış günlerce yapılan uzun tartışmalar netcesinde bireysel önderlikte karar kılınmıştır ta o günde şimdiye kadar bu yöntemizlenmiş öcalan P.K.K Önderliğinde kürt halk öderliğine onursal başkanlıkta fiili başkanlığa terfi edilmiştir böylece kürt halkının kaderi onun vicdanına teslim edilmiştir açıkçası P.K.K baas partisi olma yoluda hızla ilerlemekte SEROKTA sadamlaşmaktadır ey mazlum kürt halkı bu hayre alamet değildir bence bu fenomen mücadelenizin önünde en büyük engeldir selam ve devamla.......
Yorum yaz