Anasayfa | Yazarlar | Cemil Demircan | Cemil Demircan: Tabular yıkılmalıdır

Cemil Demircan: Tabular yıkılmalıdır

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image

Ülkemizde en örgütlü güç olan PKK/DTP, Türkiye’deki politik sürecin bu ovulasyon döneminde, Kürd halkının ulusal demokratik haklarını programlaştırıp madde madde hükumetle tartışacağına ve bunların çözümü için rasyonel projeler üreteceğine, tüm iradesini İmrali’ye havale etmiş ve varolan enerjisini de Apo’nun ya kaşıntılarıına ya da solunum sorunlarına indekslemiştir. Kürd halkının temel sorunları yerine, Öcalan'ın odasının büyüklüğünü stratejik bir hedef olarak saptamıştır.

.

.

.

.

.

Tabular yıkılmalıdır

Herşey değişiyor. Hem de çoğumuzun görüp kabullenmek istemediği bir hızla gerçekleşiyor bu değişim. Tartışılmaları yasak olan fikirler ve kullanılmaları hapisliğe götüren kavramlar, günlük yaşamın doğal sözcükleri arasındadır bugün. Bireylerin, fikirlerini tartıştırma ve düşünce özgürlüğünde, eskiyle kıyaslanamayacak kadar bir gelişme söz konusudur. Tabuların yıkılması sürecine temkinli bir dalış yapılmıştır. Kısa bir süre öncesine kadar, Türk Ordusunun tehdit ve Kürdistan’daki vahşi operasyonlarında dikilen göz ve kulaklar, bu vahşete neden olan odakları ortadan kaldırmağa yönelen Ankara’daki girişimlere çevrilmiştir şimdi.

Hedefine Avrupa Birliği’ne üye olamayı koyan ve bunun için gerekli olan reformları yapmağa çalışan hükumetle, bunu engellemeğe çalışan statukocu güçler arasında ciddi bir mücadele sürmektedir. Her ne kadar bazılarımızca böyle bir tespit apolitik görünürse de, bu, demokrasi güçlerinin ve Kürd halkının, bu gerçekleştirilen son reformlarla ne kadar rahat bir nefes almağa başladıkları gerçeğini hiç yadsımaz.

Gelişimin zaman zaman tökezlediği ve zikzak bir çizgi izlediği yaşanılan bir gerçektir. Bu da, devinimin motoru olan güçlerin (Türk, Kürd) hem net olamayışından ve hem de karşıt güçlerin dişlerini canlarına takarak çıkardığı engellerdendir. Yani, bir el demokratik kanalları ve siyasetin önünü açmağa, yeni anayasayı yapmağa uğraşırken, bir el de tüm bu girişimleri sebote etmek için her yola baş vuruyor.

Nitekim, henüz 2000 yılında, hem şehrimizdeki Kürd Derneği’nin başkanı ve hem de dernak adına çıkardığımız ‘Ararat’ adındaki derginin sorumlusu olmam sıfatıyla, 1 Mayıs kutlamaları için şehrimize gelen, İsveç’in o zamanki Dışişleri bakanı Anna Lindh de, onunla yaptığım röportajda şöyle demişti: “Türkiye’de, iki eğilim var bence: Birisi, şu anki durumun Türkiye için sıkıcı ve rahatsız edici olduğuna inanıyor; diğeri ise, yani ordu, polis ve kurumların teşkil ettiği taraf, demokrasi ve insan hakları doğrultusundaki herhangi bir gelişmeyi kabul etmiyor.”

Ayrıca, bu yeni sürecin her alanda aynı hızla gelişmediği ve her kesimi aynen etkilemediği de, diğer bir gerçek. Her ne kadar bu son dönemlerde PKK, kendilerini eleştirenleri tehdit etmiyor ve militanlarını bunlara saldırtmıyorsa da (ki bu da yadsınmaz bir gelişme), genel olarak, ne alışageldiği şiddet yöntemlerinden vazgeçmiş ve ne de Apoculuk kültüne son verme yönünde ufak bir kıpırdama göstermiştir.

Ülkemizde en örgütlü güç olan PKK/DTP, Türkiye’deki politik sürecin bu ovulasyon döneminde, Kürd halkının ulusal demokratik haklarını programlaştırıp madde madde hükumetle tartışacağına ve bunların çözümü için rasyonel projeler üreteceğine, tüm iradesini İmrali’ye havale etmiş ve varolan enerjisini de Apo’nun ya kaşıntılarıına ya da solunum sorunlarına indekslemiştir. Kürd halkının temel sorunları yerine, Öcalan'ın odasının büyüklüğünü stratejik bir hedef olarak saptamıştır. O, hücresinde her ’ıh’ dediğinde, militanlarının, zavallı çocuklarımızı sokaklara dökmesini büyük bir başarı diye algılamıştır.

Bu “militan”ların vücutları dinamik, ama akılları felç olmuştur. Apo’nun narsist emirlerini daha iyi uygulayabilmenin yarışı içindedirler. O’nun ağızıyla avukatlara iletilen siyasal direktiflerin sadece birer piyonudurlar. Hiç birisin kendisine ne has özgün bir kişiliği ne de kendisine özgüveni vardır. Olup bitenlere ilişkin özgür bir siyasal yaklaşımları ve karar alma hakları yoktur. En sivilleri olan milletvekilleri bile, herkesin gözü önünde ‘Meclisi terkedip sine-i millete dönüyoruz’ dedikleri halde, “serok”un, sadece “Ben farklı düşünüyorum” demesiyle birlikte, üşüşerek, hepsi meclise marş marş geri dönmüşlerdir.

Aysel Tuğluk, geçen Aralık ayının 29’unda, Diyarbakır Havaalanında yaptığı açıklamada, “İfade vermeye gitmiyorum çünkü partimizin bir kararı var. Zorla götürme durumu olsa bile götürüldüğümüz mahkemede de ifade vermeyeceğim” demişti. Ama ne hikmet olduysa, iki gün sonra, yani 31 Aralık’ta, Ahmet Türk’le birlikte Ankara Adliyesi'ne giderek, ifade vermiştir.

Kendi aklıyla hareket etmeyen, kendi özgür iradesine sahip çıkamayan, bir dediği bir diğerini tutmayan ve Apo’nun her ‘hışt!’ demesiyle, tükürdüğünü geri yalayan bu takım, Kürd halkının nasıl gerçek temsilcisi olur?

Unutulmamalıdır ki bu tanrılaştırdıkları ‘serok’ları, Suriye’de bulunduğu süre boyunca, değil Kürd halkı, başında olduğu örgütün tek bir üyesi için bile, ne bir fedakarlıkta bulunmuş ne de bir empati duymuş, ve ister Kürd halkının isterse de kendi örgütünün başına ne gelmişse gelsin, en ufak bir riski, hiçbir zaman göze almayı denememiştir. Hep, herkesin kendisiyle ilgilenmesini ve onun rahatı için kendilerini feda etmelerini istemiştir. Ondaki narsizm İmralı koşullarında daha da artmış, vücudundaki en ufak bir kaşıntıyı bile sorun edinmiş, Kürd halkının yakıcı olan sorunlarının üstünde tutmuştur. Örgütün üye ve çevrelerini daima kendi sağlık ve psikolojik sorunları için sokağa dökmüştür. Halkın sorunları için herhangi bir protestoda bulunmamış ve statukocuların kutsallaştırdıkları kemalizme tek bir toz kondurmamıştır.

Peki, bunların dışında kalan Kürd aydın ve yurtseverlerinin durumu daha mı iyi? Elbette değil!... Demokrasiye ve özgür birey pozisyonuna olan susamışlığımızın bizde yarattığı doyumsuzluktan olsa gerek, birbirimize tahammül ederek, birlikte, uzun erimli siyasal çalışmalar yapma yetimizi köreltmiş durumdayız bence. Ancak, hem bizi sarmalayan uluslararası koşullar ve hem de Türkiye’nin siyasal yaşamında kaydedilen ilerlemeler, bizlere de değişimi dayatmaktadır. Bu görevi hakkıyla üstlenebilecek bir yapılanmanın er veya geç oluşacağına inancım tamdır.

Halkının tüm kesimlerini kucaklayacak ve çoğunluğu teşkil edecek olan öyle bir yapılanmanın çalışma yöntemleri de, şiddet değil, bilgi ve sevgi temeli üzerinde şekillenmelidir. Çünkü şiddet, dirençli bakteriler gibidir, yapıştımı bırakmaz. Sorunların çözümünde işin raconu olarak yapışıp kalır insan beynine.

Gözardı edilmemesi gerken başka bir nokta da, her siyasal yapılanmanın kendi çapında, verili duruma ve potansiyeline uygun olarak, halkına ve insanlığa karşı bir misyonunun var olduğudur. Bu misyonun gerçekleştirilebilmesi ve vizyonlarının halka mal edilebilmesi için, tabanından yönetimine kadar kollektif bir fikir mekanizmasının olması ve iç ilişkilerinde gerçek demokrasinin işlemesi gerekir. “Lider” tabusu olan PKKvari bir yapılanmanın misyonu, ancak, komşu Arap ülkelerindeki BAAS partilerininki gibi olur. Getireceği de, sefalet ve ızdıraplar temelinde sivrilen sadece slogani bir “özgürlük” olacaktır. Yani, insanlarımızın düşmanları çatlatırcasına(!) “KANLA, CANLA SANA FEDAYIZ EY BAŞKAN!” haykırma özgürlüğü... 

Biz katılsak ta katılmazsak ta, süreç, Türkiye’deki Kürd sorunu’nu barışçıl yollarla çözecek bir iradeyi zorunlu kılmaktadır. Çünkü devlet te bu kirli savaşı sürdürerek Kürd halkını "kökten kazıma"yı başaramayacağını anlamıştır artık. Ama ne var ki, her iki tarafta da çatışmalı ortamın sürdürülmesinden yana olan kesimler vardır. Kimi "yiğitlik, namus belasına" kapıldıkları için silahı elden bırakmak istemiyor, kimisi de bundan rant edindiği, para kazandığı ve otoritesini kaybetmek istemediği için... Gerginlik ortamını kendileri için yaşamsal bir veri olarak gören bu güçler, ortalığın tam da yatışacağını sezdikleri anda, ateşe benzin döküp, yangına körükle gidiyorlar.

Her ne kadar gizli ellerin dürtmesiyle, bu süreci sebote etme provakasyonları sokaklarda sahneleniyorsa da... her ne kadar bir yandan “Ya Allah”, “Hepimiz Mehmediz, PKK´ya Yeteriz”, “gençler terör örgütü PKK yandaşlarını böyle kovaladı”, “molotofa karşı döner bıçağı” gibi kışkırtıcı sesler; ve öte yandan da “eylemci gençliğin onurlu duruşu”, “yurtsever Kürt gençliğinin yönü dağlar olmalı”, “gerilla saflarına katıl” gibi, duygu sömürüsü yapan çağrılar, yandaş medyalarını hergün işgal ediyorsa da... Bu süreç mecrasını bulacaktır!

Daha önce de söylemiştim: Kürd sorunu’nun çözümü öyle basit bir süreç değil. En basiti, acaba bu çözüm, nüfusça çoğunlukta olan Türk halkının, 80 yıl şırınga edildiği inkarcı beklentisini mi karşılayacak, yoksa azınlıkta olan Kürt halkının, 80 yıldır dile getirdiği taleplerini mi? İki tarafı da memnun edecek bir çözümün parametrelerini bulmak öyle sanıldığı gibi kolay olmayacak.

.

İsveç,
14 Ocak 2010

.

.

.

.

Yorumlar (18 gönderildi):

BARZAN .. 14 Jan, 2010 07:34:33
avatar
Avukatlari utanctan davasini birakti.uluslararasi mahkeme samimi itirafciligindan dolayi yeniden yargilamayi kabullenmedi kendiside red etmedi.o ben isayim civilendim ne olursun devlet baba beni oldurme diye durmadan yalvariyor.hastaligim irsidir dedi ondan fena kosullarda olan açlik grevi yapti.kahirdan kendini yakanlari §ehid diye te§vik ettiler.mhp,liler anamiz turk diyip af dilemedi.§imdide anam berazi a§iretindendir diyor.bir ara §van perwerden kizip butun,qerekeci mirek a§iretini turk ilan etti.oysa bu a§iretin MUKKADES KURDISTAN icin onlarca §ehidi var.kurd tarihini ve mucadelesini olu ilan edip kendi dogu§u ila ku§ ve yilana bagladi.bu odlekligiyle deyil yilan oldurmek fistik agacina bile cikamaz.yani sorun kurdin okuma ve dusunme yetenegi belki eksik.derler idrak olmasa irade olmaz.pkk, nin muhalif lider ve komutanlari ummulmadik olcude yeteneksiz ve korkak cikti.meydan kaldi gazal okuyanlara.orgutlenme,hareketlenme kurdistan kurtulacak.olurmu?gerilla ele§rirse hain diye infaz edilecek.karayilan farklimi desek.pkk a§iret hukuku,adeleti ve vicdani olsa bile iyi kurd derim. 7 yada 777, asker oldurmu§ fasa fiso. ...kurdin sorunu abdilahi a§mak kolektif ,ulusal birlikteliktir.kuzeyin gazabi pkk,dir.
Cevdet Akbay .. 14 Jan, 2010 11:29:12
avatar
Sevgili Cemil Bey;

Elinize saglik... Tabular yikiliyor, yikilmaya mahkumdur. Selam ve dostlukla.
hawre .. 15 Jan, 2010 02:00:39
avatar
Bence yogunlugunuzu sadece bi konuda yogunlastirmaniz yanlis.apo devletin yetistirdigi ve devlet icin adete yetis Hizir rolunü 30 yil eksiksiz yapti.
apo yu Kurd halki uzerinde nufus ederek kontrolde tutmak isin bi yüzü asil yüzü desifre etmek lazim
uluslararsi konjukture göre ayarlama ve uluslararasina Kurd mesrulalasmami ve siyaset veya bi rol sahibi olmamasi bakimindan da ele almak lazim.
tirkler ortadoguda dunya ile bagi olamasi acisindan ne araplardan ne farsatan korkmaz ve alternativde görmaz.cünkü herbirisi bi Kurd parcasi uzerinde sömürgecidir ortak anlastiklari en kolay noktadir bu.
tirklerin alternativ ve kendisini yok edecek nesnenin Kurd oldugunu cok iyi bilmektedir.bundan dolayi ulslararasinda hic ismi gecmemesine özen gösterkte ve buyuk planlar yürütmektedir.iste bu planlarin en buyuk parcasi apodur.
tum tc de gelismeler ice yonelik hesaplamak yanlistir.
tirkler bu 90 larda dunyanin tek kutuplasmasinda cok korktular apoyla isi basarip basarmayacaklarindan emin degildi.cünkü apoyu yarattiklarinda 70 lerde sowyetin yikilmasi fazla hesap icinde degildi.fakat bu son 20 yilik tek kutuplu donemde de bunu apoyla basrdilar.basaramadiklari nokta Guney de emelerine ulasamadilar.ondan dolayi ikisde guneye ofkelidir.
simdi istedikleri sisli ve puslu hava yi yani 20lerden 1990 a kadar ki gibi bi kutuplasmanin ufkunu görüyorlar ve seviniyorlar.bu kutuplasma berak bi bicimini almamis isede kac yil sonra bu cin-rus larin basini cektigi blok olarak netlesecek.bunu herkes biliyor.tabii tc de bildigi icin uckagitciliga basladi bile.kemalizmin veya tirkligin tarihi uckagitciligi.zamaninda atatirk sovyet-bati ve islamida kulandi simdide bunlar yine bati +asya(cin,Rusya) ve islamiyet e oynuyor kendilerine buyuk manevra lanlari yaratiyorlar.
örnek tc nin israile diklenisi ,yine batiyla fazla uyuysmamsi hep rol icabidir bunu yaparken iceriyi saglama aliyor yani Kurdleri kimin eliyle tabiiki aponun.
son yemeni usa ABD yemene guc yigdiracak tek amac cin enerjisini petrolunu saglayan en buyuk alana Yemen-sudan somali vs.buralara terorizme karsi adi altinda girip onlarin yasam damarina darbelemek.
abd nin hedefi bu.
kurd sorununu tc bence bi yönde ulusaarasina kart ve koz olmamasi icin apoyu dahada tanrilastiryor .basinda dedigim gibi Kurdlerden korkmuyor.
Kurdlerin dunya gucleriyle alip verecek bi oyuncu durumuna gelmesini apo eliyle yapiyor 30 yil yapti ve basariyorlar malesef.
Bati tc yi icten cokertmein yollarini ariyyor.fakat tc bu sansi onlara vermiyor.
By_NêRXaS_ .. 15 Jan, 2010 04:31:15
avatar
İmralıdan "Yerim daraldı,kaşıntım var" diye ben bağırdım.
Sahte Kürt tarihini ben yazdırdım.
Ben boşaltım Kürt özgürlük hareketinin içini.
Örgüt içi infazları ben yaptım.
Kadro kademesini ben belirledim, Bana daha fazla itaat edilsin diye.
Ben hayale daldırdım müritleri "Sizin bedeniz bende yaşayacak" masalıyla.


Kürdistan da ben hükümsüz kıldım ahlaki değerleri.
İki koyunu güdemeyenleri ben vekil yaptım.
Esad'ı,Topal'ı,Keçi sakal'ı ben taşıdım omuzlarımda.
Dara düşen dayılarımın "çelikten burnuna" ben yaptım estetiği.
Kandil yasalarını ben ürettim.Kürt gençlerini tüketsin diye.

Şeyh Said'i,Seid Rıza'yı tanımayan cehalet benim eserim.
"Kürdistan mücadelesi benimle başladı" diyecek kadar küstahlığı ben ürettim, büyük aklımla.
Kürtleri aptal yerine koyan Kemalist övgüler, hep benim sözlerim.
Kadın özgürleşmesi adı altın da genç Kürd kızlarını ben "Gerilla" yaptım.
Ben pohpohladım onları bedenlerini ateşe versinler diye.
Ben yerleştirdim Kandil'in göbeğine ajanları.
Bir uçtan bir uca Kürdistan coğrafyasına mayınları ben döşedim.
Kürtlerin ritmini ben bozdum, ben kapattım açılımın kapılarını.
Kürtler benim yüzümden paranoyak oldu.
Taş atmaya teşvik ettiğim çocukları ben hapse tıktırdım.
Ben göz kırptım örgüt içindeki suçlulara.

"Dağa çıkarız" diyen Emine Ayna'ya, eşbaşkanlığı ben verdim.
Zindan direnişcilerini ölünce hatırladım da, Duran Kalkan'ı ben hortlattım, imralı kapısına tekme atarak.
Hiçbir mesajı olmayan Avukat görüşmeleri benim eserim.
Zindanlara ben doldurdum Kürtleri.
Beş para etmeyen içi boş eylemleri ben pazarladım.

Önümü,arkamı açmadıkları için ben bağırdım, "Nerde bu Kürt halkı?" diye...
Kalemini satan,sahte tarihcileri ben yazar yaptım, beni kurtarsınlar diye.
Kendi özgürlüğümü Kürdistan'a tercih eden bendim.
Ben yerleştirdim, Kürtlerin içine ergenekon'u,çete düzenini.

Beni de alkışlayın.
Benimle de gurur duyun.
By_NêRXaS_
Ellerinize sağlık Cemil bey sevgi saygılaımla...
Aliser .. 15 Jan, 2010 03:34:42
avatar
Yillar önce,bu sayfalarda sayin S.Akkoyun ile Türkiyeninin Avrupa Birligine kesinlikle giremeyecegini, buna Tc nin mevcut ekonomik ,siyasi,politik ve kültürel yapisinin en büyük engel ollusturdugunu, bu engelleride bazi yasalarda veya söylemlerde göstermelik ufak tefek rütuslar yaparak degil,köklü bir burjuva demokratik devrimi ile ancak mümkün, olacagini Akp ninde böyle bir devrimi yapmayi bir yana birakalim bu Devrimi yapmak isteyenleri engellemek icin bizzatEmp.ve gerici Türk egemenleri tarafindan bilicli bir sekilde iktidara getirildiklerini kaldiki A.B.gibi Emp.bir blok un Tc yi mevcut sömürge siyasiti geregi iclerine almayacaklarini,böyle bir seyin olmasinin mümkün oldugunu ileri sürmenin Emp.sömürge karakterini bilmeyen "aydin"kilikli ahmaklar oldugunu söylemis ve gelinen asamada bu konudaolup bitenlerin beni hakli cikardigini ,önümüzdeki dönemde bu konuda A,B. nin Tc ye kesin red kararini verecegine hep beraber görüp sahit olacagiz.Halep orada ise arsin burada!!!
ikincisi su acilim denen safsataya inananlara bir iki sözüm olacak;Dogru Akp gerek Emp.cikari geregi ve gerekse kendi yeni koprador yesil sermayesinin cikarlari geregi,Kemalistlerin üzerine "kararli"bir sekilde gidiyor ve dahada gidecektir,bu ugurda her tür yol yönteme basvurmaktan bu güne kadar kacinmadi.onlara karsi ne yaparsa yapsin bizi ilgilendirmez,ancak gerek kürdlerin,gerek Alevilerin vb.genis bir muhalefet yelpazesine sahip olan kesimleerin destegini arkalarina almak icin yaptigi sahtekarliklari tesifre etmek boynumuzun borcudur. Akp ile kemalistlerin arasindaki kapismadan hangi kesimin zaferle cikacagi henüz netlik kazanmadi ancak gidisat akp nin bu mücadele sonucu karli cikacagini gösteriyor,ancak bu it dalasinda gerek Kürdler ve gerek ise diger muhalif kesimlerin hanesine eksiden baska bir sey düsmeyecegini,acilim adina söylenenlerin sadece bir kandirmacadan ibaret oldugunu bu güne kadar yapilanlara baktigimizda anlamak mümkündür.Ikincisi Akp nin gerek savundugu gerici Türk /Islam ideolojisi olsun ve gerkse cikarlarini savundugu koprador burjuva sinifinin,sinifsal karekteri geregi olsun, zaten demokrat olmayacagini demokrat olmayan bir kesimden demokrasi getirmesini beklemenin cok aptalca bir beklenti oldugunu bilmek lazim.
Ayrica sunudu bilmek lazim;sömürge bir parti olan Akp nin ,Kürdistana gene sömürge statüsünden baska bir sey vermeyecegini kavramak icin de kahin olmaya gerek yok kanisindayim,sayet olursa bu konuda, söyle bir degisiklik olabilir ancak,iste klasik kemalist yapi yerine ki zaten onun iside bitmek üzere,Türk /Islam sentezine dayali bir sömürge siyasetini getirecektir yani kürd icin esasa iliskin hic bir degisiklik olmayacaktir,bunun tersini savunanlar ya bilicli yada bilicsizce bunlarin ekmegine yag süren ... olabilir düsüncesindeyim.
Pkk nin Apo hainin etkisinde oldugunu hepimiz biliyoruz,ancak bu hareketi sadece bunun ile sinirlamanin milyonlara varan bir halk gercekligini inkar anlamina gelecegini, kaldiki kandilin cikarlarini ve bu halkin cikarlarini degil, Apo nun hainligi hic bir gücün onlara tümü ile sirtini döndürmeyi göze alamayacagini artik siradan bir insan dahi görebilir.
Dolaysi ile Apo ve Tc istese bile kürdlerin,gerillanin Pkk yi tasfiye etmeye yanasmayacaklarini ,bu alanda yapilan bazen gizli, bazen acik onlarca mücadele örneklerinden görmek pekala mümkündür..
Bütün bu vb. nedenlerden dolayi ben Pkk nin silahsizlandirilmasini kesinlikle dogru görmüyorum.Düsmanin silahli gücleri oldugu sürece hangi vesayet altinda olursa olsun Pkk nin de silahli güclerinin olmasini bir o kadar hak ve mesrudur diyiyorum.Ama tabi biz mücadelemize en amansiz sekilde bu Apo cu hainlere karsi gene devam edecegiz, taki Tam Bagimsiz Demokratik Kürdistan rüyamiz gerceklesene kadar,buna mukabil ister yesil(Islam klikli) ve isterse gri(kemalist klikli), hic fark etmez bütün sömürgeci kesimlere karsi da mücadeleyi amansiz bir sekilde sürdürecegiz,hic bir düsünce bizi bu konudaki mücadelemizden ali koyamayacaktir ...bu vesile ile Nasname vb.kürdistani olusumlarda,farkli düsüncelerin bir arada yasama sartlari oldugu müdetce, ki bu vardir ve bu var oldugu sürece,tabi yikmadan dökmeden bir arada kalmanin kürdistani aydin sorumlulugumuzun geregi olduguna inaniyorum ve hatta bunu daha ileri bir düzeye tasimamizin bir zorunluluk olarak görüyorum.
Sayin Demircan a katiliyorum,biz her tür tabuya karsi mücadele edip onlari yikmak zorundayiz,keza tabularin oldugu bir yerde olumlu hic bir gelismenin olmayacagini iyi biliyoruz...tabi her tarafi tabular ile cepecevre cevrelenmis bir cogfafyada bunun cok zor bir görev ve sorumluluklarida beraberinde getirecegini iyi bilmek lazim...yani isimiz zor,ama ben yinede umutsuz degilim yeter ki,her seye ragmen iyiyi,güzeli,dogruyu,hakliyi savunmaya devam edelim ve ne pahasina olursa olsun bu konudaki karaliligimizdan asla ve asla taviz vermeyelim.
Selamlar
îSmail Girikî- Bu beyannamenin icerigine göre PKK Kürd mü, yoksa düsman mi? .. 15 Jan, 2010 04:13:35
avatar
Benim sabit bir Kürdistan gürüsün su olmustu hep: PKK ye karsi gelmek ve karsi kuymak TC devletinin Özel kuvvetler karargahina karsi gelmek demektir demisimdir.

Hic vakit kaybetmeden altini ince deyil kalin cizmek sartiya PKK Kürd düsnaidir.

By_NêRXas´a Katilmayan Her Kürd neyi savunur?

Ilave olarak da, Kürdistan devletine en karsi olanda PKK/Öcalan oldugunu, Kürdleride buna alistirdiklarini Kemalizmin yol güstericiligini benimsedigini bütün Kürdlere bildiriyorla.

Imralidan Kemalizm savunmalari Bugün de gelmeye basldi:
"Bu anlayış gereği demokratik ulus, demokratik vatan kavramları kullanılabilir. Bu anlayış iktidar ve devleti hedeflemiyor, iktidar ve devlete bulaşmıyoruz.Benim bu anlayışım Kürdistan’a biraz yerleşmiştir. Kürtlerin çok ezilmelerine, katliamlara uğramalarına rağmen yine de bu anlayış Kürtler arasında biraz gelişti. Herkes ulus-devlete bulaştığı için çözüm gelişemiyor. Güney’de de bu nedenle bir katliam gelişebilir, katliama uğrayabilirler, uyarıyorum. Talabani ve Barzani’yi de bunun için uyarıyorum".

Ingiliz Avukat güya Carsamba günü Imraliya gitmisti. O ceva evinin yapilisini Avrupa standartlarina göre yapildigini daha önce basinda cikmisti. Simdi bu Kürdleri hayvan yerine kuyan Öcalan bir kez daha Kürdleri sokaklara tasima yolunu acti ve koyun sürüleri gibi sokaklari duldurmaya baslar!

Hey gidi dunya hey! Ben artik bu Imrali satlmis Küurdlere ne diyecegimi bilemiyorum. Insan bu kadar da hayvan olurmu?
on lidir bir yerde kaliyordu her carsanba buranin iyi olmadigini, nefes alamiyorum, kasínti var,kafam agriyor, birisi bemin elimi kasinin vs. hikayeleri yetmedi simdide burasi iyi deyil, eski yer daha iyiydi?

Bu Öcalan/PKK sahtekarlari ve yalanci örgütleri, hic olmazsa ben senin/sizin Kürd düsmani oldugunu, ama kendi koyun sürülerinide iyi güttügünüzü cok iyi biliyorm. Ama sürü bir türlü farkina varmiyor yada bilerek bu ihanete destek oluyorlar.

Bir ay daha PKK/Imrali zavalli Kürdleri sokaklara tasima biletleri kestiler.

De haydê Kurdên ji dunyayê bê agahdar bi qêrin bu endamê Ergenekona terorist Öcalan. Gelo hon xwe biser vê ve dibînin? Ev laike gelo bo we?

Mirov fikirdikin û lêkolinê dikin da ji tistan û boyaren agahdarbin, lê hon? wekî hespê erebe lipê ne li rastê ne li cepê hon temaseyê dunyayê nakin cima gelo?

Cilêhat 17cm lik doza Kürdistan? Aha eve helwesta her Kurdekê xwedî ramanên netewî di his û bîrên wîde.

Wekî serok Mesûd Barzaî dibêt dubarekirina babaetan zor caran base. Ez dibêjim Gelo ev Kürdên li pê Imralî/PKK dicin dê kengê bibin Mirov?
Îsmaîl Girikî
Ismail .. 15 Jan, 2010 05:04:00
avatar
Aliser rumuzuyla yazan arkadasin yorum yazisi gunceli objektif verileri okumaya deger teskil etmekte ancak gunumuzun hele su donemin acil olan baris diline agirlik vermeliyiz diye dusunuyorum.savas dili hic birseyi cozmes, Churcil dedigi gibi savasin kazanimi yoktur.Dunya devleri birlesirken Avrupa Birligi,ABD,Sanhgah pakti,[Rusya,Cin,Hindistan vb]Kurtlerin gelecegi nasil bir ekonomik ve siyasi birlik olacak bagimsizlik kurtlerin en dogal hakki bu hususda kayda deger degerlendirmeler henuz arastirilma yok , selamlar Ismail
Dîrokwan .. 16 Jan, 2010 11:50:42
avatar
Ali$er gene fena kesmi$!

Kuyrukluyildiz gibi arasira gorunuyor;gorununce de AKP ile bir duello yapip ortadan kayboluyor.Tipki,
hem$erisi Kiliçdaroglu gibi.

Soylemi $u:AKP, aynen Kemalistler gibidr, al birini vur birine!Bizim (kendisi kim ise?) için farketmez.

Dinle Ali$er:

Uzumlerle kirazlarin ayni zamanda olgunla$tigini sana kim ogretti?Hele ikisinin ayni meyve oldugunu kim soyledi?

Hic "Dersim katliamdir" diyen ile "Dersim zaferdir" diyen bir olur mu?

Niye demagoji yapiyorsun?Utanmiyor musun?

Sen siteye gorevli mi geliyorsun?
Aliser .. 18 Jan, 2010 12:30:48
avatar
Dirokwan a;Beni savundugum düsüncelerden ötürü degil,"camur at izi kalsin " misali belden asagi yöntemle"buraya devletin bir görevlisi olarak mi giriyorsun?"suclaman dogrusu cok büyük ....Aslinda sen, bu konuda daha agir ithamlari hak ediyorsun,ama ben yinede bunlari simdilik bende sakli kalmasi kosulu ile buraya yazmayacagim.
Kaldiki ,yazdigin bazi yorumlardan hareketle ,savundugun düsünceleri üc asagi bes yukari, hangi cenaha yakin biri oldugunu tahmin etme disinda seni pek fazlada tanimiyorum.Dolaysi ile sadece bana ettigin o agir ithamlardan dolayi(bu tepkisel bir cikis sonucu da olabilir pekala)sana, agzima geleni söylersem ,tamda senin sevyene inmis olurum ki bu dogru bir tutum olamaz.
Ayrica "kücük "bir ihtimal bunlari haketmeyen bir insanda olabilirsin,ama ilede benim ile tanismak istiyor isen ,Nasnamede ortak bir tanidik vasitasi ile tanisip,senin ile "kozlarimizi"paylasabiliriz,bakalim kim nerenin görevlisi imis ortaya ciksin!!!
Kisi olarak bu güne kadar bu Nasanameye bir cok yorum yazdim,yazdigim yorumlarimda mümkün mertebe, karinca kararinca olsa halkimizin cikarlarini savundum,bunu yapar ikende hic bir cikar gözetmedim kaldiki gerek yasadigim hukuki problemlerden dolayi olsun ve gerekse maddi olarak,hic bir kisiye ihtiyac duymayacak durumda olmam ve ayrica hic bir cevre ile politik örgütsel iliskimin olmamasi ,bu konuda yazdiklarimin gercekten sadece ve sadece halkimizin mevcut kötü gidisatindan dolayi duydugum kaygilar sonucu, cok samimi duygularim sonucu yazdim bütün bunlari. Zaten benim yazilarimi okuyan herkes eger art niyetli,ve idolojik olarak karsi devrimci degiller ise,yazilarimin bu düsünceler sonucunu yazildigini rahatlikla anliyabilirler.
Ayrica ilk okul son sinifina kadarki bölümü saymasak hic bir sömürgeci parti ve cevre ile ne ailemin ve nede benim hic bir iliskim olmamistir.Orta bir de duydugum öfkeden dolayi Atatürk ün heykeline döktügüm siyah zift ile onlar ile olan bütün "iliskilerimi" bir daha yesermemek kaydi ile tümden yikip attim.
O tarihten bu güne kadar düsünce olarak hep Marksizmi savundum.Bu düsünceden daha iyisi cikmayana kadarda bu ilkeli durusumdan bu güne kadar taviz vernedigim gibi bundan sonrada asla taviz vermeyecegim.Keza gerek biz kürdler icin olsun ve gerek ise, diger ezilen halklarin kurtulusu acisindan olsun en dogru düsüncenin marksist düsünceyi savunmaktan gectigine inaniyorum.
Gerek Dirokwan gibi yolunu sasirmis bazi ördekler olsun ve gerekse bilicli olarak bana saldiranlari, oldukca cileden cikaranda sanirim benim bu dik ve ilkeli durusumdur.
Buna mukabil hic bir sömürgeci parti ve cevre ile buna Akp de dahil olmak üzere,örgütsel iliskisi olmayan her demokrat kürd yurtseveri ile bir arada kalabilecegime inaniyorum.Tamda at izi ile it izinin birbirine karistigi günümüzde,bu konudaki tavir ve davranislarimizin tekrar gözden gecirmemizin hayati bir öneme sahip oldugunu düsündügüm icin bu konuyu elimden geldigince "kasimaya"calisacagim
Sunu Dirokwan da dahil olmak üzere her kes kafasina soksun;Nicel bazi farklar disinda sömürgeci hic bir partinin arasinda özde bir fark yoktur.Kaldiki onlarin arasindaki farkliliklarin niteligi,ölcüsüde beni hic mi hic ilgilendirmiyor bize gölge etmesinlerin baska bir sey istemiyorum...onlardan gelecek "iyiliklerin","hayrin"da canlari cehneme...
Ben aslinda onlara degil,hala düsmanlarimiz olan bu kesimlerin kuyruguna takilip giden Dirokwan gibi"kürd"lerimize kiziyorum,beni kilicdarogluna benzeten bu zat keske gercekten benim ve cümle alem Dersimliler kadar bu devlete karsi mücadele etselerdi , ve keske bizim Kemalizme,onun Chp sine karsi verdigimiz mücadeleyi bu gibiler de sömürgeci Türk /Islam sentezcilerinin temsilcileri olan Akp,Mhp vb.Erbakan gibilerine karsi verselerdi,simdi Bagimsiz ve Demokratik Kürdistan on kez kurulmus olurdu.Kendi düsmanlarina asik olanlar aslinda tamda bunun gibilerdir.
Keza onlarin yurtseverlikleri.ulus cikarlarini esas alan degil ,orta cag düsüncesinden gidasini alan Türk/Islam sentezidir,ee ben simdi bunlara günümüzün modern hamidiye alaylari icerisinde,(tabi Akp gibi sömürgeci bir partinin önderligi altinda )yer almaya aday insanlardir dersem onlara haksizlikmi yapmis olurum?sanmiyorum.Peki bunlarin günümüzdeki koruculuk sistemi icerisinde yer alan"kürdlerimizden" özde bir farklari olacakmi sanmiyorum...ha kel mehmet,ha mehmet kel...
Dîrokwan .. 18 Jan, 2010 02:17:39
avatar
Dinle beni ... Ali$er!

Nasname sitesinin senin gibi bir kerameti kendinden menkul siyasi akil hocasina ihtiyaci olduguna nerden hukmettin de iki de bir ayni $eyi yani AKP=CHP demekten ba$ka bir $ey dile getirmiyorsun?

Yani bu sitede herkes senin ... beynine mi muhtactir?Kimse neyin ne oldugunu bilmiyor;dunyanin devrim firtinasi merkezi Dersim`den ALi$er gelecek , butun herkesi uyudugu derin uykudan uyandiracak,Kurdistan kurtulacak,Dunya ozgurle$ecek,emekciler $akir $akir oynayip bayram edecek cek ve de cek,cak...

Afferin Ali$er iyi ki varsin Boyyuk devrimci.Devrimin tapusuda zaten senin cebinde!

Dersim dunya devriminin firtina MERKEZI.

Marx oldu, fakat mirasini bir tek siz ya$atiyorsunuz, Marksizmin anahtari cebinizde,aman kimseye kaptirmayin ha!
Kimse ne Marksizmi biliyor, ne gecmi$te ne de Marksizm uzerine senin boyun kadar kitap yazacak kapasiteye sahiptir
Zaten bilgisayari da Interneti de Marksist Leninist hatta Maoist Dersimli devrimci karde$lerimiz icat etmi$ti.

Yaw siz neymi$siniz be !

Sizi begenmeyen herkes Turk Islamci!

Siz 60 senedir CHP Kemalizmine 2 Milletvekili hediye etmiyorsunuz!Kamer Genc`i de siz secmediniz,Turk Islamcilar secti!

Kilicdaroglu da Bitlis Nur$in`lidir!

Sen ne yaman bir Sulun Osman`sin yaw!

Zeka derecen kac?

Bu sitede senin gibileri dereye susuz goturup susuz getirecek kafasinda 40 tilki dola$tirip hicbirinin kuyrugunu digerininikine degdirmeyen siyaset ustalari var ALi$er efendi.

Aslanin fareye bogduruldugu devirler coktan gecti...

Hadi i$in rastgele!
Xusrew .. 19 Jan, 2010 06:03:15
avatar
By_NêRXaS_ !!!!! Bir kac noktayi unutun galiba.Ben temamliyayim.

Kurd ecdadlari,Kasitiler,Huriler,Medler den kalma kultur ve degerlerini ben bosaltim.Nice Imparatorlarin buyuk Iskenderin gecemedigi,impartorluklarin hukum edemedigi ve Kurdlerin en stratejik,lojistik savunma gucu ve annasi olan Zagroslari,Kandili ben Turk ve Farslara desifre ettim.O guzelim dogayi canli tatbikat sahasi yaptim turklere.
Teyzeye,amcaya "haval" dedim.Turk,Arap ve Farslardan daha cagdas olan Kurd kadinini feminst olmiyan Kemalist feministlere teslim edip,Kurd erkek ve kadinini rencide ettim.
Kurdlerin zengin olmasini önledim ve teker teker isim verip,Özel Harp Dairesi ve JiTEM cilere kurban ettim.
Dunyada hic benzeri olmiyan,"dusman" dedigim turk devletine kendi aramizda anlasarak,hic bir ucuncu devlet veya bir bagimsiz bir kurum(BM,amnesty internationel,kizil hac)olmadan,tutanaksiz belgesiz gerilami ve avrupada bir kac muridimi ben yoladim "baris grubu" diye.

Yazacak daha cok var ama bunluk yeter,okuyucu arkadaslarin dikkati dagilmamasi icin.
MAZGİRTLİ .. 19 Jan, 2010 07:38:00
avatar
Sayın dirokwan ...
Siz alişer kim ise onunla mi yazişiyorsunuz yoksa
Dersimliler ve marksizm i karalamaya mi çalişiyorsunuz..?
ortadogu Cografyasinda bazi gelişmeler ve olumlu şeyler varsa o begenmediğiniz Dersimli marksisteler sayesinde olmustur sizİn gibi yobazlar sadece kürde zarar vermiştir
Yikilmis Hayaller .. 20 Jan, 2010 12:04:57
avatar
Merhaba Aliser arakadas yaptigin belirlemeler tamamiyle dogru ve bilimsel Abdul kadir aksu ve sozde kurt vekilleri TBMM de nezaman cikip agizlarina KURD sozcuyunu almis merak ediyorum dogrusu. Bunu dahi yapmamisken ne acilimdir anlamadim ergenekon dediklerindede ceza alanlar itirafci KURD ler ne ilginc :d Dersimlilere tas atan arkadasin diyer yorumlarini okumadim ama bu yorumundan sunu cikardim arkadas belki Kurd olabilir ama yorumunda Kurdlerle ilgili birsey cikaramadim daha cok ummetci bir anlayis cikardim sayet ummetci anlayis SAIDI KURDI adi altinda olsaydi yani ondan ornek verseydi diycektimki bu arkadas kurtulusu Kurdlerin islam catisi altinda birlesmesinde goruyor diycektim ve bir Dersimli olarak ortak bir payda yakaliyacaktim (((ulusal mucadelelerde fikirler ve gorusler farkli olabilir ama amac aydir BAGIMSIZLIK))) ama malesef kamer gencten chp den Dersimin AKP disindaki partilerden 2 milletvekilinden bahsediyor biri DTP nin ama :d Keske Kurdistanin butun sehirleri Dersim gibi olabilseydi simdi sana Dersimlilerin Kurdler acisindan ne kadar onemli roller ustlendiyini anlatirdim lakin sende bir Kurdculuk sezinleyemedim bosa anlatmis olacam ve sunuda unutma tekrar yaziyorum Turkiyede kemalizme savas acan tum orgutlerin kurulmasinda Dersimliler Yada nufusunda surulduyu sehir yazssada aslen Dersimliler yer almistir savasmistir tarihide bilmiyorsun yaziyorsun ama ne yazdigini ya biliyorlar yada sen bilmiyorsun eyer bu savas ummet icin ise herkes ARAP oldugunu soylesin olsun bitsin ama Araplarin bile 50 tane devleti var eyer bu savas ummet icinse hepimiz turkuz muslumaniz diyelim :d sormazlarmi adama o zaman hepimiz KURDUZ MUSLUMANIZ deseler ne olacak bunu desinler yada sen bunu de Bir Dersimli olarak arkandan ilk ben gelecem!!!iste Dersimli olmak budur sevgilerle...
Dîrokwan .. 20 Jan, 2010 12:32:17
avatar
"Dersim Katliamdir" diyen AKP yi
"Dersim Zaferdir" diyen CHP ile e$itleyen ve bu mantigini Dersimli karde$lerimize mal etmeye kalki$an sozde Marksist siyaset tellallarina diyecek bir cift laf olmalidir.

Bay Mazgirtli!

Dersim senin tapulu malin mi yoksa Kurdistan`in bir parçasi mi?

Dersim Marksistlerinin Ortadoguda neyi degi$tirdigini dogrusu cok merak ediyorum.Ortadoguda kimse boyle bir husnu kuruntuyu bilmiyor.

Bir eski Marksist olarak $unu diyeyim:
Marksizm, Endustrile$mi$/sanayile$mi$ toplumdaki i$ci/emekçi kesimlerin ideolojisidir.Koylu hatta a$iret duzenegi icinde ya$ayan toplumlarin degil.Marx mezarindan kalksa "Ben kendi bilimimi esas olarak 19.yy.Avrupa toplumlari icin ongordum;bu toplumlari analiz etmedim" der!Yani Marks`in ongoruleri bizim Kurdistan toplumu icin sadece ve sadece sosyalizmin bir turu bir ilham kaynagi olabilir;ba$ka hicbir $ey!Onun da son kullanma tarihi gecti.

Eger siz e$itlik du$uncesi ya da sosyalizm du$uncesini ileri surerseniz derim ki ta ilk caglardan beri bu du$unceler $u veya bu form altinda vardir.1000 çe$it sosyalizm vardir.
Kurdler niye tek bir Sosyalizm turune mahkum olsun ki?

Her$eyi bir kenara birakin:
Dersim`de kaç fabrika var?Kaç sanayi i$çisi var?Peki Burjuva/proleterya ikileminin ya$anmadigi bir toplumsal alt kultur Marksist ideolojiyi nerden yaratacak?Eger Marksist iseniz bilmeniz gerekir ki "altyapi ustyapiyi belirler".
Olmayan altyapi hangi Marksist du$unceyi dogurur?

$irnak`ta, Hakkari de ne kadar Marksizm olursa Dersim de de o kadar olur!Kaldi ki Marksizm Bati Avrupa toplumlarinin dogal evriminin urunudur.Bugun dunyada bilinen anlamda devletin ve siniflarin yokoldugu bir Marksist toplum yoktur.
Dolayisiyla Dunya Devrimin firtina merkezi Dersim esprisi alt kulturunu bir yana birakin.Kendi toplumumuzu oldugu gibi kendi tarihi diyalektigi icinde kavrayalim.Tarihi kendi guncelligi icinde yakalayalim.

Bazilari saniyor ki Sunni kokenli Kurdler ne Marksizmi bilir, ne insanligin genel evrimi ve geli$iminden haberdardir.Oyle sansinlar!Kendini aldatmanin ba$kasina bedeli nedir ki?

Yobazlik ce$it ce$ittir;sandiginiz dinsel anlamda bu satirlari yazanin pek de oyle dinsel ideolojik kaygilari yoktur.Hele Dersimli gariban Kurd karde$leriyle hicbir derdi yoktur.Ama ideolojik yobazlik, sol lafazanlik,siyasi akil hocaligi taslayan ama gercekte bo$a attigini bilen bezirganlarla i$i vardir.

Marksist siyasetin 1.$arti ezilenlerin dayani$masidir.CHP fa$istleri Dersim de halkimizi kirimden gecirirken, Komunist Enternasyonal ne yapti?Stalin ne yapti?
Hitler ile saldirmazlik anla$masi imzalayip Polonya`yi i$gal etti!2.Dunya Sava$ sonrasinda kurulan Mehabad Kurd Cumhuriyetini Ingilizlerle anla$ip Iran $ahinin agzina atti.Hani nerde Marksizm?

Bazilari duymu$ Horasan`da hali dokunur:

Ama enine ama boyuna...
Dr.Ali GUN .. 21 Jan, 2010 07:04:25
avatar
Sayin Demircan,
Beyninize saglik.Bu saglikli analizden sonra bir baska yazinizda cozume yonelik kisa,net ve anlasilir onerilerinizi de okumayi isterim. Saglikla kaliniz.
merwan .. 27 Jan, 2010 02:54:28
avatar
dirokwanın yorumlarına katılıyorum ayrıca dersimdeki bir avuç insan bizim yanımızda fakat dersimlilerin ist.izmir ankarada atatürkçü düşünce derneklerinden çıkmadığınıda çok iyi biliyoruz...bundan neden bahsetmiyorsunuz alişer ve dersimo yoksa sizdemi asimile oldunuz
Hewal .. 27 Jan, 2010 04:29:10
avatar
Taraflardasn ricam boşuna birbirinizle zıtlaşıp şutlaşmayınız.Dersimlilleri hiç bir kuvvet Chp den ayırdmaz.Onlar koyu Kemalisttir.Esnaf arkadşım var.Dersimde babasını katletmişler ama,yine chp ye toz kondurmaz.Bu itibarla boşuna konuşmaının hiç bir mantığı yoktur.
Dersimlilerin gidecek karar kılabilecek tek adresleri CHP dir.Baykal bu adamları kapıdasn kovsa bacadan geri gelirler.Hem hiç Dersimliler Kürdleride sevmez.Çünki kürdler onlara göre gericidir.40 yıldır böyle tanır böyle bilirim.Bu gün Olmazda faraza Ali çıkıp gelse Aliye bile destek vermezler.Hasan ile Hüseyin dersime gitse kimse yüzüne bakmaz.Zira dersimlilere göre onlarda gericidir.
Îsmaîl Girikî--Pkk´nin bir aylik İşgalcı Devleti savunma Siyaseti, istek ve Propagandasi .. 30 Jan, 2010 07:11:05
avatar
Kendini bilmezlerin bir ezberi vardir. Ben Burda Imralı´yı körü körüne destek veren tayfalarını bahs ediyorum. Okumadan yalan söylemek, okumadan desteklenmek, okumadan haince desteklemek bir çikar kapısı olarak biliyorlar. Yada Kendilerini güten Imralidan çikan bütün emirnamelerini meşrü görürler hiç okumadan. Sonra gerçek analize tabi tutulduğunda ve bu çıkan ihanet talimatlarini, ihanet buyotunu, kavramların içerik anlamlarını, hiçliğini kamuoyuna sunulduğunda, bu sefer beyinsizlerin tepesini atar ve dünyasını kaybederler bilincsizce.

Kürd gençlerini Genel kurmayin istek ve paralelinde birer yem parçası olarak kollanan kemalist PKK Açik olarak Genel kurmayi destekled. MHP ve CHP gibi gerek Kozmik Oda olsun gerek Askeri bir cuntaya hazır belge ve ses kayıtlarina alaylı bir sekilde karşı çıkarak her iki partinin önüne geçme şampiyonu oldu bu kemalist Pkk.

Görünürde Kuzey Kürdistanda Kürd halkini savunabilecek ne bir Örgüt ve nede siyasi şahsiyet ve nede akıl adamlar yoktur. Kemalist İşçi Partisi(pkk) zaten ismi gereği derin rejimin siyasetini fiili olarak benimsemiş ve uygulanmaktadir. Buna karşı her kimki engel olursa bu devletin şebekesi karşı atağa geçip yalan ve dolan siyasetini devlereye sokar.

Bu kendine Kürd adini veren Kemalist İşçi Partisi(PKK) 2010 yılına girerken, önümüzdeki bu bir yıllık boyunca nasıl kemalist devlet siyasetini savunacaklarını, ve kendi sürülerinide buna entegre edeceklerini daha yılın başınyaken beyan etmiş bulunmaktadir.

-„Devletin bütünlüğüne, birliğine karşı değilim, bu yönlü bir tutumum ve konuşmam yoktur“. Mustafa Kemal Cumhuriyetçidir. yaşadığı sürece İngilizler ve Sovyetler arasında denge politikaları izledi. “Mustafa Kemal’in.... Mustafa Kemal’in… Mustafa Kemal’i…“ Bu yönüyle Mustafa Kemal’e Robespierre’e yapılanın aynısı yapılmıştır. Devrimi’nde Kral, Robespierre’e öldürtülmüş, daha sonra daha ılımlı bir gruba da Robespierre öldürtülmüştür.” Yani Kemalist pkk´ nin içindeki kardeşi kardeşe vurdurtma taktiğinı gibi..

-“O dönemde Mustafa Kemal’in etrafı İngilizler tarafından İttihat Terakki kadrolarıyla müthiş kuşatılmıştır; İngilizler onun etrafını çepeçevre sarmışlardır. İngilizler, İttihatçı kadrolar eliyle kendi politikalarını dayatıyorlardı. Mustafa Kemal ise Moskova ve Lenin kartını oynamak istiyordu.

-„İngilizler Kürtleri de Kuzey’den sürüp Güney’deki ulus-devletçiğe hapsetme politikasını yürütüyorlar. Şeyh Sait ayaklanmasında, Şeyh Sait’in haberi bile yoktur. Şeyh Sait ayaklanma yürütecek durumda da değildir. İngiltere’nin birinci gündem maddesi Musul-Kerkük ve petroldür. Bu yerler Misak-ı Milli sınırları içinde olmasına rağmen İngiltere ile yapılan gizli bir anlaşmayla Türkiye bunlardan vazgeçmek zorunda kalmıştır“.

-„AKP’nin son yedi yıllık iktidarında gerçekleştirmeye çalıştığı budur.”
PKK’siz ve Öcalansız, sırtını Irak, Amerika ve kısmen Avrupa, Talabani ve Barzani’ye dayayan, Kuzey’den bazı sahte Kürt liderlikleri yaratarak, bunlar üzerinden sonuç almaya çalışan AKP’nin yumuşak imhacı çözümdür“. İşte MHP ve CHP nin de anlatmak istediikleri ve buna karşı nasıl bir yöntem belirleneceklerini adeta bu Kemalist Kürd düşmanı PKK başını çekmektedir.

-„ikincisi AKP, ABD, kısmen Avrupa ve Talabani ile Barzani’nin içinde olduğu yumuşak tasfiye çizgisi.
Üçüncüsü ise radikal demokratların çizgisi.” MHP nin çok çok ilerisinde Kürd düşmanlığına soyunan PKK, aslında kendi amac ve hedefinide açiklanmaktadır.

“Ben yol haritasında çözümün nasıl olması gerektiğini açıkça ortaya koydum. Bu çerçevede çözüme varız, başka türden bir çözüme kimse beni dahil edemez.”

Neyin yon haritası? Zaten herşey daha sonra kendi basinlarında posta posta yayınladılar. Hiç bir şey Kürdler için yoktu. Varsa yoksa Kemalizmin milli sınirlarıni kurumak ve kollamak Kemalist Kürd düşmanı PKKye kalmişti. Açıkçası buydu.

-„Kozmik oda bir görüntüdür. Bunun gerisine, arka planına bakmak gerekir. AKP tek başına yapmıyor, arkalarında ABD var“. Küdr düşmanı PKK bu katil ve işgalcı generallerden daha fazla Kozmik Odaya sahip çikıyor ve Inkilaplarıda adeta meşru görülmektedir.

Oral Çalışlar/Radikal Barış ve Demokrasi Partisi’nin yöneticilerinin, İstanbul’da gazetecilerle gerçekleştirdiği buluşmaya, günün tartışması damgasını vurdu: “Türkiye askeri vesayetten kurtulmaya çalışırken, bunun yerine polis vesayetine mi giriyor?”
* Yeni bir vesayet dönemi başlarsa, askeri vesayetten daha kötü bir döneme girmiş oluruz.
* Askeri vesayet dönemleri sivil vesayetlerden daha kısa sürmüştür.
* Beli silahlı askeri yıldırıp, beli silahlı polisi üzerimize salacaklar...
* Askeri vesayet istemiyorum, onun yerine hükümeti payidar kılacak ‘polis devleti’ kurulmasını da istemiyorum.
* Gladio’yu tasfiye edip yerine İslamcı Gladio kuruyorlar. Ergenekon davası da bu amaçla tezgâhlandı.
PKK nin kendisi de Terör örgütü Ergenekonun bir parçası olduğu için feryad ediyor. Zaten Kermalist Pkknin bu terör örgütü tarafindan yönetildiğini bir sürü belgelerde açığa çıkmıştı. Imralideki Bu genelkurmaya bağlı olan PKK nin başındaki Kişi BDP Trkleşmesini isterken, sanki bu 17 yıldır HEP den beri Türkleşmemişlerde şimdi Türkleştireceklerini akılarınamgeldi? Gerçi Imrali kkomuta karargahı bunu çok iyi biliyor, ama genede kamuoyuna bu açık talimatlarını hem BDP´ye ve Hemde Kandile bir kez daha yolladı:

-„ BDP’nin bu boşluğu doldurması gerekir.“BDP Türkiyelileşmeli, Türkiye’nin tüm sorunlarını ele alan bir perspektifle çalışmalarını yürütmelidir. üç ilkeden bahsetmiştim; demokratik cumhuriyet, demokratik vatan, bunun içinde Kürdistan’da var, inkar edilmiyor. Ve demokratik ulus“. BDP çok renkli. Barış ve Demokrasi Partisi, ‘Demokratik Siyaset İçin Demokratik olmalı, Türkiye’nin renkliliğini yansıtmalı“. PKK´nin Bu bildirilerde Kürd düşmanlığından başka bir şey yoktur.

DBP Imraliden gelen bu emre fiili olarak yerine getirmek için :

-„Demir Çelik, Bu tarihi eşiği önemseyen, kendi tarihi rol ve işlevini doğru oynamak zorunda olan bir siyasal parti olarak kendimizi değerlendiriyoruz”. Kürt siyasal hareketinin demokratik cumhuriyet, demokratik toplum, demokratik siyaset paradigmasının da görülmeye değer olduğunu ifade ederek,“İşte BDP, HEP’ten bu yana yirmi yıllık süreçte bu paradigmaya uygun demokratik ülke, demokratik siyaseti esas alan ve toplumun demokratik örgütlülüğü üzerinden şekilnenen bir algıyla yaklaşmakta. Devleti öngörmeyen hedefine koymayan sistemin muhalifleriyle birlikte değişim dönüşme paradigması tüm muhaliflerin birlikte hareketini geliştirecek bir paradigma olmaya başlamıştır“.

Kim ne anladı bu BDP´nin siyasetinde acaba? „Devleti öngürmeyen hedefine koymayan“ açık düşmanlıkta ostalaşmiş bu 17 yıllık HEP geleneği BDP açik bir şekilde Kürd ve Kürdistan düsmanlığı hedefinine koymuş bulunmaktadır.


* PKK/Imrali İkinci hafta da Kendi TC savunma siyasetini ilerleterek: „Kurdistana karşi bu fikrimiz yerleşmiştir“! Kemlist PKK Imraliden:

„Ben buradan kimseye talimat vermiyorum, bunu doğru da bulmuyorum. Bu esaret koşullarında, bir hükümlü koşullarında bunu yapmam mümkün değildir, bu durumda bunu yapmayı ahlaki de bulmuyorum“. „Ancak görüşlerimi ifade etmeye devam edeceğim“. Diyen Imrali Özel kuvvetlerin emir eri Öcalan/ PKK siyaseti rahatlıkla Kürdlerin güzüne bakarak, mudern yalanlarina devam ediyorlar!

„Ulus-devlet anlayışı kapitalizmin, kapitalist modernitenin sonucudur“. Sakız gibi çiğnemek ve bunu da Kürd kitlelerine inandırmak için can atan bu zihniyete karşi her unurlu Kürd görevidir.

“Avrupa tekilliği esas alıyor. Bu tek başına eksiktir, yetersizdir. Benim önerdiğim ne Avrupa tarzı tekilcilik ne de Reel Sosyalizmdeki gibi enternasyonalizmdir. Yine benim önerdiğim ne iktidar, ne federal ne de klasik konfederal sistemdir. Bu anlayış gereği demokratik ulus, demokratik vatan kavramları kullanılabilir. Bu anlayış iktidar ve devleti hedeflemiyor, iktidar ve devlete bulaşmıyoruz“. Öcalan PKK adına devam ediyor:

„Benim bu anlayışım Kürdistan’a biraz yerleşmiştir“.
Kürtlerin çok ezilmelerine, katliamlara uğramalarına rağmen yine de bu anlayış Kürtler arasında biraz gelişti. Herkes ulus-devlete bulaştığı için çözüm gelişemiyor. Güney’de de bu nedenle bir katliam gelişebilir, katliama uğrayabilirler, uyarıyorum. Talabani ve Barzani’yi de bunun için uyarıyorum“.

Neden Ulus-devlet anlayışı kürdler sözkonusu olunca kapitalist moternitenin sonucu oluyor da İşgalcı devletlerin emrindeki Kemalist PKK bütün bu işgalcı ulus-devletlerinin bütün siyasetlerini savunup, Kürd halkına da ulus-devleti haram görüyorlar?

Kürd gençlerini pisokolojik olarak aldatan Kandildeki TC bekçileri de, Kürdistan devletine karşı Kürd gençlerini dağa çıkmasını beyanat östüne beyanat veriyorlar! Murat Karayılan: “Kürdistan özgürlük mücadelesinde bugün en stratejik mevzi dağlardır. Eğer gençlik en stratejik mevzide yer almak istiyorsa gerillaya katılmalı” dedi.

Peki „stratejik mevzi“ dedikleri ulgu nedir? Kürdistan´ın devlet olmasina karşı olması için mi bu gençleri dağlara çekiyorlar? Bu sorunun yanıtı yokarida sumut bir şekilde Imrali vermiş bulunmaktadir. Bir başka deyişle: PKK nin resmi siyasetine göre Kandile çikıp silah alanlar Öcalanin fedaileri olarak görev almaktadir. Ey Kürdler! Niye siz kendi gençlerini bu düşman zihniyetinin hizmetine heba ediyorsunuz?

Kemalizmin resmi siyasetinin bekçiliğini yörüten PKK/Öcalan bütün dünya´nın güzü önünde, özellikle Kürdlerin gözüne baka-baka; „PKK´nin yani Bizim Kürdistana karşı düşmanlık fikrimiz yerleşmiş bulunmaktadir“ diye beyan ediyorlar. Ve Barzanî ve Talabani´yide Kürdistan devletini kurmamalısın uyarısı yineleyen PKK nin bu ihanet ve düşmanlık siyasetine karşı, her akilli Kürdün buna karşı uyanması gerekmektedir.

Yeni yer „Çok özel ve bilinçli olarak ve ince planlamayla yapılmış bir yerdir“. Çok masraf edilmiş, bundan sonra bunun düzeltilme durumunun olacağını da zannetmiyorum“.

Hani 15 metre yerin dibindeyim diyorsun? Nasil olur yapılan yer çok güzeldir ve ince planlarıyla yapılmış ise diyorsan? Sonrada 15 metre yerin dibindeyim diyorsun? Yoksa sen deniz altinda mi kaliyorsun? Denizaltıyla mi TC devletinin sinirlarini tutmaya başladin? Gerçi seni destekleyen iki düşünceli kitle (sürüsü) nede olsa senin yalanlarina ve düşmanlığına da „duğru derler“. Eh, o zaman sende yerin dibinde 15 metre deyil, Genel Kurmayın Özel Kuvvetler kumutanlığına bağlı devlete sadakatını yerine getirme „anahtar gürenivini“ bu aptal kitleye ulaştırmaya devam et!

TC devletinin bekçileri olan Imrali perestlerinde Bahoz Erdel:“Bu tasfiye planlarını Kürtler içinde PKK ve Öcalan karşıtı bir oluşum yaratarak gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Bunu da bazı, ruhlarını ve onurlarını satmış hain Kürtleri yanlarına çekip bir araya getirerek yapmak istiyorlar“. Eğer Türk ordusu buna rağmen başaramamışsa bunu ordunun bir zaafı, generallerin veya Genelkurmay’ın bir eksikliği, bir suçu olarak değerlendirmemek gerekir. Bence bunlar Türk ordusuna yönelik yapılan haksız eleştirilerdir

„Önderliğimizin barışa yönelik bütün çabalarına karşın, adeta ölüm çukuruna bırakılarak fiziki ve psikolojik işkencenin yoğunlaştırılması.. Bundan böyle kızıyla erkeğiyle her Kürt genci bir gerilla adayıdır. Her an bir gerilla olarak karşılarına çıkabilecektir. Ben de bu temelde bütün onurlu ve cesaretli Kürt gençlerini Kürdistan dağlarının doruklarına gelmeye ve gerillaya katılmaya çağırıyorum“.
Peki ne için Kürd gençleri dağa çıkmayi istiyor bu ihanet ve düşmanlık içindeki PKK?

Kürdlerin özlemi olan Kürdistanin bağımsızlık mücadelesi için deyil elbette. Ya ne çindir? Yokarıdaki çerçeveye bakıldiğında, analizden geçirildikten sonara, Kürd gençlerini dağa çağırmanın tek bir sebebi vardır diyorum: „Devletin rejim siyasetini savunmak ve Kürdistan devletine karşi kuymaktır. Iradelerı olmayan yönetimin iradesizlik siyasetini bunu kabul etmiştir. Kürdistan Bağımsızlık mücadelesine karşı kemalizmin zihniyetini Kürdistanda yerleştirilen PKK, işgalcı Genel kurmayi bu kadar savunması gayet nurmaldir! Ne de olsa Pkk de onlarin bir parçasıdir.

KCK Adina Kandilde ezber: „Türkiyelileşememede HEP geleneği de bir özeleştiri yapmalıdır. Buna devletin engelleyici politikalarını görmezden gelmeden ama fazla da abartmadan başlamak lazım. Öncelikle Türkiyelileşmeye Türkiye’nin batısından daha fazla oy almak olarak bakmamak gerekir. Kürt sorunu başta olmak üzere Kürtlerin sorunları ve çözüm yollarıyla ne kadar ilgileniliyorsa ülkenin batısındaki sorunlarla da o kadar ilgilenilmelidir. „Kürt sorununa yapılan vurgunun etnik kökenden dolayı değil“, sorunun Türkiye’nin en temel sorunu olması sebebiyle yapıldığına itina gösterilmeli bu gerçek mutlaka Tüm halka anlatılmalıdır“.

Bakın bu çete örgütü adına ta Kandilde açikalama yapıp Kürd halkını bu yalan ve düşmanlık siyasetine inandırılması da aynen yokarıdaki Özel kuvvetler karargahının emretme verziyonun tekrar kopyasıdir.Kürdlerin bir halk olmasını bırak, etnik dahi deyildirdiyen bu Kemalist Kürd düşmanı pkk yokarıda açıklamış olduğum bu açık siyasetine artık Kürdler dur deme zamanı gelmış ve geçmiştir bile.

BDP´Lİ HASİP KAPLAN: BATASUNA TEÖRİZMİ DESTEKLEDĞİ İÇİN KAPATTI

Hasip Kaplan’ın başvuru dilekçesinde ne vardır?
Strasbourg’ta bulunan BDP Hukuk İşleri Komisyonu Başkanı Hasip Kaplan, yarın(20.01.2010) AİHM yetkilileri ile bir görüşme yapacak. Batasuna ile DTP davası arasında benzerlik olmadığını kaydedecek."Batasuna kararının bizimle ilgisi yok. İspanya'da Bask, resmi dili olan özerk bir eyalet. Bu eyalet ülkeden ayrılmayı, ayrılıkçılığı savunuyordu. ETA ile organik bağı vardı. DTP'nin PKK da dahil hiçbir örgütle organik bağı yok". İspanya, Herri Batasuna partisini, ETA ve alt kuruluşlarıyla organik bağı bulunduğu, ETA eylemlerini kınamaktan kaçındığı, yasal olan ya da olmayan yollardan mücadele vereceklerini açıkladığı, ‘’terörizmi’’ desteklediği, halkı devlete karşı mücadele etmeye tahrik ettiği gerekçeleriyle kapattı”. Anayasa Mahkemesi ise DTP'yi kapatırken, DTP ile PKK arasındaki ilişkiyi "bağlantı" olarak tanımladı. Mahkeme, DTP'nin PKK ile organik bağı bulunduğuna yönelik bir tanım yapmaktan kaçındı”.

İşte bu kişiler güya hukuk okumuşlar! Kerkes bunun ne demek istediği anlamalıdır ve bu kişiler devletin gerçekten gürevli elemanları olarak Kürd halkını bitirdiler ve şimdide AİHM de ETA yi destekleyen Batasunayi terörizmi destekledi , ve halki tahriklere sürükledikeleri için mahleme İspanyayı haklı bulmuşmuş! Diyen Kemalist Hasip Kapkaplan!

ETA kendi halkına ayrılmayı istiyor da, Kemalizmin artikları ne istiyorlar? Sayı siz kemalizmin gürevlileri Kürd halkinda ne istiyorsunuz? Her yerde rejimden daha fazla devletin Kürd düşmanlığı görevini sürdürmek ve buna da zavallı Küdleride bu yalan, sahtekar ve ihanete korban etmek neyin ahlakına sığıyor? ETA ayrılmak istiyor, biz ayrılmak istemiyoruz demek neyin imdadına koşmak istiyorsun? Zaten Sen Hasip Kaplan dahil peninizin devlete sadakatınızı Kürd halkı biliyor.
Bana gore DTP kapanmadıki. Kendi levhalarini ertesi gün indirdiler bir yıl once İmrali emir duğrultusunda kurulan karton partinin kurulan levhalari asmadınız mı?

Kemalizmin partisi olan PKK nin başındaki Öcalan hiç bir zaman ağır esaret kuşullarında olmadı.
„Evet elli bine yakın insan öldü“ diyen kanli kemalist partinin basi Öcalan
“Ben burada kararımı vermişim. Ancak ilkelerimden taviz vermeyeceğim“ müritlerine birkez daha deklere eden Generallerin emrindeki Pkk; „Aslında Türkiye Cumhuriyeti Devriminin kuruluşu ve kazandığı karakter de bu yıllara denk geliyor. Bu söylediklerim uygun bir dille ifade edilebilir“. „BDP kimlik partisi görünümünü aşmalıdır. Biz hiçbir zaman bu vatanı bölmek istemedik“. Türklerin ve Kürtlerin birlikteliğine hayati derecede ihtiyaç var. Yine büyüyebilmeleri için Çatı tarzı bir araya gelmek, temel konularda ortaklaşmak zorundalar“. “Ben daha önceleri de söyledim, benim koşullarımı ileri sürerek hareket etmesinler. Beni taklit etmesinler, beni ileri sürmesinler, benim gibi düşünmeye çalışmasınlar, kendileri gibi hareket etsinler, benim yerime geçer gibi hareket etmesinler, kendi düşünceleri olsun. Yapabiliyorlarsa becerebiliyorlarsa önderlik yapsınlar. Kendileri kararlarını alırlar. Ben bu kararlarına müdahale edersem, hayır böyle olmaz dersem beni sert eleştirsinler. Ancak onlar da verdikleri kararları uygulamazlarsa ben de onları sert eleştireceğim“.
Kemalizm ismini anmadan gene kemalizmi savunmaya gecti PKK merkezi. Peki bu açık ihanet ve düşmanlığın başı çeken kişiliksiz, İlkeremimden taviz vermem“ deki içerik anlami ne demek istiyor?
Kemalizme bağlı olarak benimsedığı ilkelerden taviz vermeyiz den mi bahsedir? Yada Bakın ben defalarca burda açıkladım ben bir şey istemiyorum Kurdlükmü kurdistan mi bunlar benim için bir hiçtir, beni anlayan anlasınlar anlamayanlarda çekip gitsinler mi diyor? Evet Her ikiside.

Kandili çekidüzene sukmak için Kemalist Imrali Karargahı devam ediyor; „Ben benimdir, onlar da kendileridir. Kendilerine göre düşünsünler, karar versinler, bana göre karar vermesinler. Onlar kendileri olsunlar. Gerekirse bana, ‘’bize karışma’’ desinler. Biz kendi kararımızı verdik, desinler, sen niye karışıyorsun desinler. "Ben daha önceleri de söyledim, benim koşullarımı ileri sürerek hareket etmesinler. Beni taklit etmesinler, beni ileri sürmesinler, benim gibi düşünmeye çalışmasınlar, kendileri gibi hareket etsinler, benim yerime geçer gibi hareket etmesinler, kendi düşünceleri olsun“.
Duran Kalkan Kandilde KCK adina, Imralıya bağlılığını ve onunla var olduklarını tez elden açıklama yapmak zorunda kaldı. Ve: İmralı’da Önder Apo üzerindeki baskı, saldırı had safhada artmış durumda. Önder Apo buna 17 Kasım darbesi dedi. Önder Apo'nun yeri değiştirildi, ağır bir baskı ve işkence altına alındı. İşkence sağlık durumundan dolayı fizikidir, psikolojiktir. Bu durumun ölüm kuyusuna atılmak olduğunu ifade etti Önder Apo. Buna karşı da, İmralı’ya götürülen tutuklular da dahil, görüşe çıkmama yönünde bir direniş var“. Türkiye Güney Kürdistan yönetimine ne vaat etmiştir? Hangi tavizler vermeyi öngörmüştür? Neyi pazarlamıştır? Karşı teklif olarak neler almıştır? Bu çerçevede neleri tartışıyor, ne tür kararlar veriyor? Bunların açıklanması gerekiyor. Aslında basının bu konuların arkasına düşmesi, araştırması, bunları açığa çıkartması gereklidir. 17 Kasım İmralı darbesiyle başladı. Bir olguya darbe demek öyle basit bir olay, geçici bir olay değildir, dolayısıyla 17 Kasım darbesi devam etmektedir. Bu darbenin Önder Apo'ya dönük saldırı yönü vardı.“
KCK yalan söylüyor duğru söylemiyor. Onların kendilerine başkan dedikleri kişi hiç bir zaman esaret altinda olmadı. Tersine merkez değişikliğinden beri dahada serbest ve aktif bir şekilde genel kurmayın emirlerine uygun olarak hareket etmektedir. PKK nin merkezi Şamda iken belki biraz düşünebilirdi gerçi orda da TC nin albayları tarafından kurunuyordu. Ama Kemalist PKK nin merkezi İmraliya taşındiğindan buyana böyle bir teredüt, korku ve engelleme olayida artık sifıra indi ve Özel Kuvvet´lerin Kozmik odanın emirlerine göre hareket etmeyi, nerde ne ne zaman avcıliğığa çıkacağını ona göre hareket etmeyi bir mücadele biçimi olarak Kendi kitlererine sonmayi görev biliyorlar. Istediği gibi PKK yi Imralidan sevk ve idare ediyor.Türkleşmeyen HEP geleneğinden gelen Iradesizlere Birde Kandilde bir ikinci emir geldi; „Türleşın“ Imralinin emirlerine paralel olarak.
İmralidki PKK merkezi devam ediyor yalanlarına;" Bu koşullarda pratik önderlik yapılamaz, talimat verilemez. Bunu ne ahlaken doğru buluyorum ne de kanunen doğru buluyorum. Bu yaklaşım ne ahlakidir ne de kanunidir“.Bana göre dünyanin en ahlaksiz kisisi sensin. Bu kisa özette de bakildiginda sen Kürdlerin gözüne baka baka yalan söylüyorsun“.
DBP lilere emir veriyorsun: „Kürd kimliginden vaz geçin“ diyorsun. Bu talimat deyilse nedir ? İşte açik yalanların burda. Gerçi senin vermiş olduğun emir duğrultusunda korulan bütün karton partilerin hiç biri Kürd kimliğini savunamazlar, ama nedense bu açik ihtarina neden ihtiyac duyoldu?
İradeleri genel kurmayın emeirlerine bağlı olarak beklemekte olan Kandildeki öldürme „timlerini gevşek mi davrandi´“larda onlara bu sert uyarıyı yaptın generalerin adına? Yoksa senin temel kemalizm siyaseti iflaz mi oldu da, son anda kendini bu zeminde silkelenmek mi istiyorsun? Madem kemalizmin ilkelerine bağlı bir PKK vardir diyorsun o halde, bu siyasetini sonuna kadar Kozmik Odalarin vermiş olduğu emir gereği davranmalıdır KCK diyorsun.

Kemalist Pkknin başındaki açık ihanetçi ve Kürd düşmanı savuncusu Öcalan yalan östüne yalan söylemeye devam ediyor:
Kaldı ki BDP sadece Kürtlerin partisi değildir. Milliyetçi temelde örgütlenen bir parti değil. DTP´yi Uyarmıştım, önerilerimi de yapmıştım, tekrar ediyorum ve uyarıyorum; aynı hatalara düşmemek önemlidir. Şunu da belirtmek istiyorum; İşte ‘PKK’nin sözcüsü olmak’ falan deyip partiyi kapatıyorlar. BDP Ancak şimdiden bu biçimiyle kimsenin sözcüsü değildirler. PKK’nin sözcülüğü söz konusu değildir. Kaldı ki PKK kendi sözünü söyleyebilir. ”
Öcalan burda talimat veriyor mu vermiyor mu? Veriyor.

Kemlist PKK Kurd halkı sözkonusu olduğuna göre Ulus devlete amansız bir düşmanlik besliyor okuyalım aşağıda.
„Ulus-devlet, kapitalizmin var oluş sebebidir. Kapitalizm ulus-devletsiz olmaz, ulus-devletsiz kendini var edemez. Ulus-devlet özgürlüğün ve demokrasinin sonu olmuştur.Ulus-devlet kapitalizm doğurur. Ulus-devletin doğuracağı şey kapitalizmdir“.

Kürtlerin de milliyetçi temelde örgütlenen partileri var. Mesela Şerefattin Elçiler, YNK ve KDP bunlar milliyetçi temelde örgütleniyor. İşte federasyon talepleri ortada.”
“Bu hususlar onların bileceği şeylerdir. Zaten bu temelde örgütlenen partiler var ama bizim anlayışımız böyle değildir. Ancak sadece milliyetçi temelde dar kalan bir anlayışla Kürt sorunu çözülemez“. İşte PKK nin temel siyasti budur.

Okuyuyocudan af dileyerek tekrar diyorum bu havşi ve Kürd düşmanı kemalist PKK´yi savunan her kimse tarihin kara ve unursuz sayfalarında yerlerini almış bulunmaktadır.

„BDP, DTK değil, BDP’nin daha farklı, bütün Türkiye’yi kapsayan bir parti olması gerekiyor. Bunun gereklerini yerine getirmesi, Bunun ilkelerini daha önceleri ortaya koydum“. Bu konularda temel siyasetlerini içerir bir broşür düzenlenip dağıtılabilir. Bu broşür üzerinden çeşitli çevrelere gidilerek kendileriyle görüşülebilir. Ben de bu hususlarda üzerime düşeni yapmaya çalışacağım“.
Öcalan burda talimat veriyor mu vermiyor mu? Veriyor.

„Açılım falan yok, açılım dedikleri safsatadır. Davutoğlu’nun söyledikleri “sıfır sorun politikası”, bütün bunlar benim yol haritasında açıp tartıştığım meselelerdi“.

PKK´nin Açılıma karşı olduğu şu tezler herkes tarafından bilinen bir durumdur. Hatırlayanlar bilir. Örneğin; „Tek bayrak, Tek Ulus, Tek devlet“ temel siyasi hedefleri olarak Imraliden çikan talaimatlarla beyan etmişti. Birde herhangi bir Kürd devletinin korulmasınada karşı olduklarini, bunun çözüm olmadığını, buna karşı olduklarını bir deyil binlerce defa deklere etmiş bir kemalist pkk den bahs ediyorum.

“CPT heyetiyle de görüştüm. Altı kişiydiler. Onlara işte buranın koşullarını, yeniden yargılamanın önemini, AİHM’deki davamı konuştum. Burada bu hafta diğer arkadaşlarla bir saat görüştüm“.
„Bu hafta arkadaşlarla görüştüğümde o diğer arkadaşa da söyledim işte böyle böyle parçalanarak bir yere varılamaz. Bir araya gelmenin, ortak alanlar yaratmanın, siyaset yapmanın zorunluluğunu görmeleri gerekiyor“.

Geçen hafta da Öcalan yalan söylemişti. Bus on hafta ona eşlik eden 5 mahkumla görüştüğünü söylüyo. Ve talimatlar için nelerin yapılması gerektiği özerinde durulduğuni kendisi açıklıyor. Madem yeni yeri kötüydü acaba neden bu CPT dedikleri reklam hikayesini açiklamiyiyorlar?
Gene kemalist PKK adına Kandilde haftada bilmem kaç kere açıklamada bulunan Generalerin emrindeki „Kürdleri aldatma konseyi“, Ergenekon icimizde vardi- sızmıştı fakat onlari biz attik bilmem nereye gittiler“ demelerinin altindaki gerçeği aslında gizliyorlar. Asıl Ergenekon şu anda Kandildeki o mubarek Kürdistan tuprağını kirleten ve Kürd ve Kurdistan ulusal davasına karşı olan generalerin emrindeki ihanet içindeki Sahtekar açik yalancı ve aldatıcı pkk-kck konseyinin bizzat kendisidir“.

Birileri inatla Kürd ve Kürdistana karşı ihanet ve düşmalığı savunuyorlar, Kurdleride buna inandırmaya çalışıyorlar. Bu uğursuz ve ulusal Kurd devletine karşı ihanet olarak biliyoruz ve biz Kurdistani evlatları olarak bu ihanet ve açık Kürd düşmanlığı teşhir etmek için seferber olmaliyiz. Yazar ve çizerlere bu konuda büyük bir görev düşüyor. Halkını bu felatten kortulası ve İmrali devlet çizgisini buşa çıkarılması bağlamında bu görevi zaman geçirmeden yapmalarıni sağlık veririm. Çönkü Ulus-devlet Kürd halkının doğal hakki olduğu ilkesinde yola çıkarak bu ihanete dur demeliyiz.
Îsmaîl Girikî
30.01.2010

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu: