Nasname Ozgur Bireyler Toplulugu: ODATV.com “GUNDİ KEMAL PROJESİ”nin Neresinde? ODATV.com “GUNDİ KEMAL PROJESİ”nin Neresinde? ================================================================================ Dr. Cevdet Akbay on 10 Jun, 2010 04:36:00 > "Gundi Kemal"in bir Ergenekon Projesi olduğunu, dolayısıyla Deniz Baykal'ın da Ergenekon şebekesi tarafından tasfiye edildiğini olay patlak verdiğinde yazmıştım (http://www.nasname.com/Yazarlar/cakbay/6892.html ve yukaridaki yazi). Ergenekoncu Medya, özellikle de Ergenekon'un sanal alemdeki psikolojik harp merkezi olan ODAtv.com sitesi bu kirli oyunu AK Parti Hükümeti'ne malederek bir taşla birkaç kuş öldürmeye çalıştı. Gelişmeler, Baykal kasetinin bir Ergenekon tezgahı olduğunu, GUNDİ KEMAL'in de Ergenekoncular tarafından CHP'nin başına getirildiğini gösteriyor. Kemal Kılıçdaroğlu’nun arkasındaki güç olan Önder Sav'in, www.egedesonsoz.com 'dan Ümit Yaldız'a verdiği mülakat bu kirli planı ele veriyor (http://www.egedesonsoz.com/?sayfa=roportaj-detay&rID=188&roportaj=sav`in-agzindan--gandhi-kemal`in--dogusu). Sav, sozkonusu roportajda "İktidarın parmağı yoktur diyemem" diyerek utangaç ama arsız bir şekilde hedef saptırmaya çalışsa da fazla inandırıcı olamıyor. Çünkü kimin parmağı olduğunu öğrenmek için bu operasyondan kimin menfaat sağladığına bakmak yeterlidir. Kimin yarar sağladığı ise apaçık ortadadır. Ergenekon Terör Örgütü’nün uzun zamandan beri Deniz Baykal'ı tasfiye etmek istediği bilinen bir şey. Kemal Kılıçdaroğlu’nun da Ulusal Derin Devlet ve ona bağlı olan Ergenekoncu Medya ve malum bir kısım işadamları tarafından uzun süreden beri bu görev için hazırlandığı, hatta Uluslararası Derin Devlet’in Alman İstihbaratı vasıtasıyla dolaylı olarak sağladığı bazı “dosyalar”la Kılıçdaroğlu’nun popülaritesini artırdığı dikkatlerden kaçmıyor. Son bir manevrayla Önder Sav’ın da “Gundi Kemal Projesi”ne dahil edilmesiyle projenin ilk aşaması, yani Baykal’ın tasfiye edilip yerine Kılıçdaroğlu’nun getirilmesi başarıyla uygulandı. Bu operasyondaki en kritik rol şüphesiz ki Önder Sav'ındır. Sav’ın desteği olmadan Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başına geçmesi kesinlikle mümkün görünmüyordu çünkü Sav’ın delegeler üzerindeki ağırlığı biliniyor. Baykal’ın 50 yıllık arkadaşı olan Sav nasıl oldu da birden bire Baykal’ı yüzüstü bırakıp Kılıçdaroğlu’nu destekledi? Sav’ın roportajda söylediği gerekçeler bana pek inandırıcı gelmedi. Deniz Baykal’ı “seks kaseti” ile düşüren Ergenekon, Sav’ı da benzer bir kasetle tehdit edip “Gundi Kemal Projesi”ni desteklemeye zorlamış olabilir mi? Deniz Baykal’a ait olduğu iddia edilen “ikinci kaset” aslında Önder Sav’a mı ait? Sav, sözkonusu olan bu “ikinci kaset”le mi yoksa başka kaset veya dosyalarla mı yola getirildi? Ergenekonun dünyası hem çok karanlık hem de çok kirli olduğundan manzarayı fazla iyi seçemiyorum ama orada herşey ihtimal dahilindedir. Gönüllü avukatı olan Baykal’ı bozuk para gibi harcayıp kirli bir mendil gibi buruşturarak bir köşeye atan kirli bir yapıdan herşey beklenir. Son haftaya, hatta son günlere kadar Baykal’ın arkasında duran; dikkatleri kasetten uzaklaştırarak Baykal’ı kurtarmak için “Baykal’a suikast” asparagasını uyduran Sav’ın birden bire sırtını Baykal’a dönmesi ve o güne kadar desteklemediği Kılıçdaroğlu’nu desteklemesi bana normal gelmiyor. Ayrıca, Kılıçdaroğlu da son günlere kadar aday olmayacağını söylüyordu. Sav, sözkonusu mülakatta “Kılıçdaroğlu ile iki üc kez gizlice buluştuk” diyor. Demek ki, ne olduysa CHP’nin Olağan Kongresi’ne birkaç gün kala olduğu anlaşılıyor. Eğer “Sav’ı tehdit etme” iddiası doğruysa, onu Kılıçdaroğlu ile görüşmeye zorlayanın da Ergenekon olduğunu söyleyebiliriz. Ama nasıl? “Nasıl”ını da Ergenekon’un sanal alemdeki avukatı ve psikolojik harp merkezi olan ODATV.com’dan öğreniyoruz. Bu konuda ODATV.com'un 18 Mayıs tarihli "Kılıçdaroğlu-Sav ittifakını ODATV mi sağladı?” başlıklı yazısinda ilginç ipuçları var (http://www.odatv.com/n.php?n=kilicdaroglu-sav-ittifakini-odatv-mi-sagladi-1805101200), okuyalım: "Gelelim bize gelen duyumlara; yani Kılıçdaroğlu ile Sav'ın nasıl yan yana geldiğine: Önder Sav Pazar günü 'Baykal Son Noktayı Koydu' haberini Odatv'den okuyup, (çünkü Odatv'nin CHP'deki kaynaklarının ne kadar güçlü olduğunu bildiği için) üzerinin çizildiğini anlayıp hemen telefonla Kılıçdaroğlu'nu arıyor. Ve ikili bu telefon görüşmesinden sonra aynı günün akşamı bir araya geliyor… Sonrasını biliyorsunuz." Sonrasını biliyoruz da öncesi hakkında büyük soru işaretleri ve karanlıkta kalan noktalar var. Sav’ın Kılıçdaroğlu ile gizlice görüştüğünü, ilk bölümü 4 Haziran 2010 günü Egedesonsoz.com sitesinde yayımlanan kendi mülakatından ögrendik. Sav’ın, “Karımla dahi bölüşemem” ve “kimse de bilemedi” dedigi, “Kimsenin bilmediği, bilemeyeceği bir yerde” yapılan o çok gizli görüşmeyi ODATV iki haftadan fazla bir süre önce nasıl bilebildi? Eğer karısıyla paylaşmadığı gizli bir görüşmeyi ODATV ile iki hafta önce paylaşmışsa, Sav'ın ta o zaman Ergenekon tarafından “Kılıçdaroğlu’nu destekle yoksa...” gibi tehditlerle yola getirildiği, mülakatta ise yalan ifade kullandığı söylenebilir. Bir diğer ihtimal ise, ODATV bu ikiliyi gizlice dinletti (veya Ergenekon dinleyip bilgiyi ODATV’ye sızdırdı). Ben şahsen başka bir ihtimal göremiyorum. Evet, mikrofon ODATV’nin görünürdeki sahibi (kimisine göre gerçek sahibi derin-TSK’dir) Soner Yalçın’da... Fikir babası Yalçın Küçük veya “Usta”sı Doğu Perinçek de araya girebilirler tabi... Millet, bu “Ahlaksız operasyon” hakkında bir açıklama bekliyor! Not: İsrail’in uluslararası karasularındaki bir yardım gemisine yaptığı korsanca saldırı hakkında detaylı bir değerlendirme yazısını daha sonra yazacağım. İsrail Derin Devleti’nin gerçekleştirdiği bu saldırının AK Parti Hükümeti’ni hedef aldığına ve dolayısıyla Ergenekon’un “Gundi Kemal Projesi” ile yakından ilgili olduğuna inanıyorum. Ergenekon’un psikolojik harp merkezi ODATV’nin bu saldırıyı AK Parti Hükümeti’nin aleyhine kullanma çabası bunu gösteriyor (http://www.odatv.com/n.php?n=fethullah-gulenin-aciklamasi-israilde-nasil-karsilandi-0906101200). 10 Haziran 2010