Anasayfa | Yazarlar | Dr. Cevdet Akbay | Cevdet Akbay: Ulusalcı Cehaletin “Barzaniler Yahudidir” Safsatası!

Cevdet Akbay: Ulusalcı Cehaletin “Barzaniler Yahudidir” Safsatası!

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image Mele Mustafa Barzani

"Barzaniler Yahididir" iddıasını ileri sürenlerin ilham kaynağı Prof. Yona Sabar, Barzanilerin Yahudi olduğu iddiasını kesin bir dille yalanlıyor. İddiaların, bilgi eksikliğinden kaynaklandığını söyleyen Sabar, 16 ve 17nci yüzyıllarda yaşayıp, bulundukları bölgeden dolayı “Barzani” olarak anılan Yahudilerden Samuel Adoni Barzani ve Asenath Barzani’den bahsediyor ama Mesut Barzani’nin bu aileden geldiğini ihtimal dışı görüyor...

 

 

 

 

 

 

Son birkaç haftadır Abdullah Öcalan ve avanesi, baharla birlikte siddetli çatışmaların olacağını söyleyip duruyorlar. Buna paralel olarak, son günlerde, derin-TSK’nin yeni bir “Sınır Ötesi Operasyon” için hazırlandığı iddia ediliyor. Derin-PKK, onumuzdeki aylarda, Daglica ve Aktutun gibi, apoletli Ergenekoncularin destegiyle gerceklestirdigi provokatif bazi eylemlerle derin-TSK’nin Güney  Kürdistan’a girmesini saglamaya çalışıyor. Planlanan bu son “Sınır Ötesi Harekatı”nın görünürdeki hedefi  PKK olsa da asıl hedef Barzani ve Güney Kürdistan olacaktir. Anlaşılan, Ergenekon Davası ile darbe üstüne darbe alan derin-TSK ile Demokratik Açılım ile iyice köşeye sıkışan derin-PKK, anlaşmalı olarak başlatacakları yeni bir çatışmayla kıstırıldıkları köşeden kurtulmaya çalışıyorlar.

Birkaç yıl önce gerceklesen ve “Balyoz Darbe Planı”nın bir parçası olduğu simdi anlasilan “Sınır Ötesi  Operasyonu”nun hedefinde de gene Barzani vardi. AK Parti Hükümeti’nin aldığı onlemler sonucu derin-TSK hedefine ulaşamadı. Bir zamanlar dusman olarak gorulen Güney  Kürdistan’da Türk Konsolosluklari acilarak diplomatik iliskiler daha da gelistirilmeye çalışılıyor. Bu da, haliyle, hem derin-TSK’yi hem de derin-PKK’yi cok rahatsız ediyor.

Birkaç sene önce, zamanin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ve diger apoletliler, PKK’nin hemen hemen her eyleminden sonra yüzünü Güney’e cevirip Barzani’ye kükrerlerdi. Sadece apoletliler değil, Ergenekoncu Medya da Güney Kürdistan’ı TSK’ya işgal ettirmek için askerleri provoke ediyordu. Bu provokatorlerin başında Ertuğrul Özkök geliyordu. 22 Ekim 2007 tarih ve “3-5 F-16; 30-40 sorti” baslikli yazısında şunları yazmıştı (http://www.cevdet.net/haber.php?go=fullnews&newsid=48):

“Geldiğimiz bu noktada muhatabımız kimdir? Aşağılık cani sürüsü (C. Akbay’in notu: PKK'yi kasdediyor) olmadığına göre, kimdir yakasına yapışacağımız asıl sorumlu? Ve cevabını buldum. Onu koruyan, ona yataklık eden, ona kol kanat gerenler (...) Bundan böyle, namlularımız, Barzani'ye çevrilmiştir. Hedefimiz, Barzani’nin, askeri ve ekonomik hedefleridir. Amacımız, oradaki ‘Kürt rüyasını', ‘Türk kâbusuna' çevirmektir. Barzani, eğer PKK üzerinden bir ‘Kürt megalo idea'sını gerçekleştirmeyi hayal ediyorsa, biz de onun karşısına bir yeni ‘misak-ı milli' haritası çıkarmalıyız.” 

PKK’nin Barzani tarafindan değil, ona cok seviyesizce hakaretler eden Öcalan tarafından, hem de Genelkurmay’in kontrolundeki İmrali Adası’ndan yonetildigini Buyukanit ve Özkök bilmiyorlar mi (http://www.nasname.com/Yazarlar/cakbay/1868.html; http://www.nasname.com/Yazarlar/cakbay/1970.html)? Biliyorlar elbet, ama derin-TSK, Ergenekon Medyasi ve derin-PKK (ve tabii ki A. Öcalan) arasindaki kirli ittifağı dikkatlerden kaçırmak için gerçekleri ısrarla saklamayı tercih ediyorlar.

2007’de Güney  Kürdistan’in işgali için provokatif yazılar kaleme alan Özkök, 18 Temmuz 2009 tarih ve “İmralı'da hareket var” başlıklı yazısinda, Kürd Sorunu'nun çözüm adresi olarak Öcalan'ı gösterme gayretine girdi (http://www.nasname.com/Yazarlar/cakbay/4378.html; http://www.nasname.com/Yazarlar/cakbay/4548.html). Ayrica, Özkök’un, 2007’de Güney  Kürdistan’i işgal ettirmek için gundeme getirdigi “misak-ı milli haritasi” ile Öcalan’in 17 Mart 2010 tarihli Görüşme Notları’ndaki “Musul ve Kerkük’ün yeniden Türkiye topraklarına katılması” önerisi arasindaki paralelligi, Türk ve Kürd Ergenekonlari arasindaki dayanismayi göstermesi acisindan dikkat cekici buluyorum (http://www.gundem-online.net/haber.asp?haberid=88479). 

Ertuğrul Özkök ve Abdullah Öcalan arasındaki bu fikir birlikteliği şahsen beni fazla şaşırtmiyor. Yaptıklari haberlere bakıldığında, hem Kürd hem de Türk Ergenekonunun Güney  Kürdistan’in varligindan cok rahatsizlik duyduklari, Güney  Kürdistan’in bagimsizligina engel olmak için guc birligi yaparak azami caba gösterdikleri dikkat cekiyor. Apocu Medya’da cikan 13 Subat 2010 tarihli “Washington'da 'Kürdistan' senaryoları” baslikli ve buna benzer haberler Kürd Ergenekonu’nun Güney  Kürdistan rahatsizligini aciga vuruyor (http://www.firatnews.com/index.php?rupel=nuce&nuceID=21614).

Apocu yayin organi ANF, sözkonusu haberle “Kürd halkının doğal olan siyasi iktidar ve bağımsız devlet talebini; Siyonizm'in talebi ve onların senaryosu olarak takdim” ediyordu (http://www.nasname.com/tr/6194.html). ANF ayrica, “Federe Kürdistan Bölge Başkanı Barzani'nin siyasi ve diplomatik çabalarını da karanlık-olumsuz olarak yansıtma eğiliminde” oldugu asikardir. ANF’nin bu haberinden yaklasik bir ay sonra, bu sefer, Genelkurmay’daki cuntacıların internetteki “psikolojik harp dairesi” gibi faaliyet gösteren ve Ergenekon’un avukatligini yapan ODAtv.com sitesi devreye girerek ANF’nin haberini destekler mahiyette bir asparagasa imza atti (http://www.odatv.com/n.php?n=barzaniler-ve-israil-2803101200). Apocu ve Ergenekoncu Medya arasindaki iliski gozonunde tutulursa (http://www.nasname.com/Yazarlar/cakbay/5257.html), Güney  Kürdistan’i ve Barzani’yi itibarsizlastirmak için, aralarinda paslastiklari rahatlikla gorulebilir.

Derin ODA’nin iddialari yeni değil; cesitli donemlerde, özellikle Güney  Kürdistan’i işgal ihtimallerinin arttigi donemlerde, isitilip gundeme sunulan bayat ve temelsiz iddialar. Bu iddialar daha cok “Fabrikatör/uydurukçu” Yalçın Küçük ile talebesi Soner Yalçın’ın “isimden yola cikarak irk tesbiti” gibi ucuk yontemlerine ve Ahmet Uçar’in saptirilmis “tarihi bulgular”ina dayaniyor. Bu iddialari gundeme getirenler, “Kürd diye geçinen Barzaniler aslinda Yahudi” safsatasiyla Barzanileri, Israil’e tepki duyan Muslumanlarin gozunden dusurmek ve Güney  Kürdistan’in işgalini mesru göstermek istiyorlar. Irklara dusmanligiyla bilinen fasist Ergenekon’un sik sik basvurdugu ahlak disi yontemlerden biridir bu.

18 Subat 2003 tarih ve Sefa Kaplan imzasiyla Hürriyet Gazetesi’nde cikan “Barzanilerin Yahudi oldugu” iddiasi (http://arama.Hürriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=128488) su ifadelerle basliyor: “Muhtemel bir savaşta Türk askerinin Kuzey Irak'ta yer almasını istemeyen Barzani Ailesi'nin, Kürt Yahudisi olduğu ve ailenin pek çok haham yetiştirdiği ortaya çıktı.” Bu giris, su bayat iddialarin neden gundeme getirdigini göstermeye yetiyor. ODAtv.com’daki yazı da cogunlukla 7 sene önceki bu yazıya dayaniyor. Hürriyet’in sözkonusu haberi, Balyoz Plani’nin hazirlandigi Aralık 2002’den sonra gundeme getirmesi tesaduf değildir (plan, 5-7 Mart 2003 tarihinde Selimiye Kışlası’nda 1. Ordu’ya bağlı tüm komutanlıkların katıldığı toplantıda tartisildi).

ODAtv.com sitesindeki haberin bazi kesitlerini ele alip yazıdaki tutarsizliklari göstermeye calisacagim. Yazı, “İlginçtir, İsrail, Kürt halkının haklarına daima destek vermiştir” gibi temelsiz iddialarla Güney  Kürdistan-Israil arasinda hayali ve temelsiz bir kopru kuruyor. Israil ile Güney  Kürdistan arasinda sanildigi gibi guclu bir isbirligi oldugu ve Israil’in (daha dogrusu, ABD’deki Neokonlari kontrolu altinda bulunduran Israil Derin Devleti’nin) Güney  Kürdistan’in gelismesini istedigi dogru değildir. Kürdlerin en zor zamanlarinda bile, mesela Halepce Katliami’nda, Israil’in Kürdlere yardim eli uzattigi soylenemez. Nitekim Kürdler o katliamdan kaçarken Israil’e değil Türkiye’ye siginmayi tercih ettiler.

“Israil Derin Devleti”nin (her ulke gibi Israil’in de “Derin Devlet”i vardir) gudumunde olan, MOSSAD hesabina calisan ABD’deki Neokonlarin, Güney  Kürdistan’i işgal etmek için cuntacı Türk generallerine her turlu maddi ve manevi destek sunduklarini biliyoruz. PKK'nin bitirilmesi için Barzani'nin de Abdullah Öcalan gibi İmralı Adası'na hapsedilmesini teklif edecek kadar pervasizlasan Michael Rubin’in (http://www.nasname.com/Yazarlar/cakbay/1522.html), Genelkurmay’in duzenledigi SAREM Seminerlerinin demirbas konusmacisi oldugunu da biliyoruz. Bu durumda kim daha Israilci; ODAtv’nin avukatligini yaptigi Ergenekoncu cuntacılar mi, Neokonlarin saldirilarina maruz kalan Barzani mi?

Israil, dunyanin dortbir kosesindeki Yahudileri Israil’e getirmeye çalışırken; Israil disinda yasayan Yahudilerin yaptiklari her bir cocuk basina ayda yaklasik 500 dolar para oderken, Yahudi olan!(!) Barzani’yi (ve Güney  Kürdlerini) ODAtv’nin avukatligini yaptigi “Saf Türk” cuntacılara hic bogdurur mu? Ayrica, Neokonlarin, Türkiye’deki Ergenekonculara her turlu maddi ve manevi destegi vermekten cekinmediklerini de biliyoruz. Yani, Israil’in “Derin Devleti”, Kürdlerden cok ODAtv’nin avukatligini yaptigi Ergenekoncu cuntacılara daha yakin aslinda. Bu da, ODAtv’yi Israil Derin Devleti’ne daha yakin yapiyor (Odatv’nin, Hz. Davud’un yildizini andiran sembolu kullanmasi bundan dolayi olsa gerek!).

Yazıdaki, “Akademisyenler, araştırmacılar ve stratejistlerin bugünkü Ortadoğu’daki yapılanmanın, büyümesi beklenilen Kürt Yahudi devleti olduğunda hem fikirdirler. (Kürdo-Judaik) Kürt Yahudi devletinin büyümesi ileride Ortadoğu ve dünya politikalarını çok önemli bir şekilde etkileyecektir” fikri Yalçın Küçük’e aittir. Küçük (ve Dogu Perincek), Abdullah Öcalan’i Güney  Kürdistan’a saldirtan, bircok Kürdu Kürde kirdirmak için yogun caba gösteren ve bunda basarili da olan Ergenekon Teror Orgutu’nun “fitneci” elemanlarindandir. Onun 1990’lerde Öcalan’i kullanarak yaptigini, 2000’lerde Neokonlar, Genelkurmay’daki Ergin Saygun (ve daha önce, Cevik Bir) gibi muhteris generalleri kullanarak yapmaya calistilar. Neokonlarin, Sınır Ötesi  Operasyon için sarfettigi gayreti hatirlayalim.

Yalçın Küçük de dava arkadasi ve “biraderi” Michael Rubin gibi Güney  Kürdistan’a darbe vurarak Israil Derin Devleti’ne hizmet ediyor aslinda. Yani, Ergenekoncu Küçük ile ABD’deki Neokonlar ayni isi yapiyor; bu da, Ergenekon ile Neokon’un ayni karanlik merkezin emrinde (buna “Uluslararasi Derin Devlet” diyebiliriz) oldugunu gösteriyor. Yalçın Küçük ve Soner Yalçın gibi Ergenekoncularin “Israil karsitligi” goz boyamaktan baska birsey değildir; kendilerini gizlemek için basvurduklari, kullanim tarihi gecmis bayat bir yontemdir; kimse aldanmasin.  

Alıntıya devam edelim: “Şu ayrıntıyı bildirmekte de yarar vardır. Kürt Yahudileri diye tabir edilen kesim ile Kürt dilini ve kültürünü benimsemiş, tarih boyunca Kürdistan diye tabir edilen Kuzey Irak bölgesinde var olmuş, sonradan İsrail’e göç eden Yahudiler kastedilmektedir. Bu kesim etnik kökenleri itibariyle Kürt değildir. Aksine Yahudi kavmindendirler, yani İsrailoğulları’nın neslinden gelmektedirler.” Burada acik bir kafa karisikligi oldugu goruluyor cunku Kürd ve Yahudi iki ayri irktir, bir insan ya Kürddur, ya Yahudi’dir ya da melezdir. “Kürd Türkleri” veya “Türk Kürdleri” tabirleri ne kadar manasiz ise “Kürd Yahudileri” de o derece manasizdir. Saniyorum buradaki “Yahudi” tabirini “din” olarak kullaniyorlar (“Musevi Kürdler” demek istiyorlar belki); bu durumda bile bir mana ifade etmiyor lakin, Hazar Türkleri’nden Museviliğe giren olmuşsa da tarihte Museviliği kabul eden hicbir Kürd kavmi yoktur.

Yazıdaki Barzanilerin Yahudi oldugu iddiasina gelmek istiyorum: “Barzani Aşireti, Beroji, Mizorî, Şarvanî ve Dolemari olmak üzere dört aşiretten müteşekkil bir aşiret konfederasyonudur. Barzan bölgesi Irak'ın Erbil iline bağlı olup ülkenin en kuzey ucunda yer almaktadır. Encyclopeadia of Iranica´ya göre Barzan adı, Kürtçenin de mensup olduğu kuzeybatı İrani dilerde Mahalle anlamını taşımaktadır. Nitekim Kürdistan olarak tabir edilen Kuzey Irak’taki Musul ve Erbil şehrinde, Hahamlar yetiştiren Barzani ailesi hakkında en önemli detaylı bilgileri Yahudi Ansiklopedisi – Judaica vermekte ve şöyle açıklamaktadır:” 

“Musul şehrinde yaşamış olan Haham Ben Nethanel Barzani Halevi hakkındaki bilgiler sınırlıdır. Nethanel Barzani Musul’a yerleşmiş ve bu bölgedeki Talmud eserlerini ve İbrani diline ait eserleri geniş bir kütüphanede toplamıştır. Bu eserler ve yazma kitaplar, yine haham olan oğlu Samuel Barzani’ye miras bırakmıştır. 1560 - 1630 yılları arasında yaşayan oğul, Kürdistanlı Kabalist Haham Samuel Barzani Ben Nathanel döneminin ünlü Kabalistlerindendir. Bu aile Barzani ismini ise yaşadığı bölgenin adından almıştır. Barzani ailesi Barazan bölgesinde ve Musulda yeşiva okulunu Kürdu. Barazani ailesinin diğer Kabalist hahamları Musulda ve diğer Kürt şehirlerinde yaşamışlardı. Kürdistan bölgesinin en seçkin ve hahamlar yetiştiren ailelerindendi. Samuel Barzani Kabalistti, ve Kabala ya dair pek çok kitap yazmıştı. Bu kitapların bilinenleri ise ise Avnei Zikkaron, Sefer Ha-Iyyun, Sefer Derashot, ve Sefer Haruzot isimli eserleriydi.”

Yukaridaki koca iki parağrafın özeti sudur: Barzan, Kürdce’de “Mahalle” anlamina gelen, Kürdlerin cogunlukta oldugu ama içinde Yahudilerin de oturdugu bir bölge ismi. Bir zamanlar, Iranli olanlarin “Farisi” (yani, Iranli), Habesli olanlarin “Habeşi” (yani, Habeşistanlı), Bitlis’li olanlarin da “Bitlisi” (yani, Bitlisli) olarak anildigi gibi, Kürdistan’in Barzan bölgesinde yasayanlara da “Barzani” (yani Barzanlı) deniyordu. Bir Haham da “Barzani”ydi, İmam da! İnsanların aynı bölgede yasamasi onlari ayni irka ait yapmaz! Yazar, “Haham” ile “Barzani” kelimelerini yan yana kullanarak “Barzanilerden Haham cikmis… O halde Barzaniler Yahudidir” cikartmasini yapiyor. Soner Yalçın ve Yalçın Küçük’un klasik küçük mentalitesine tabi olanlari dustugu acinasi hal! Isimlerinin onunde “Arastirmaci” ve “Prof” unvani olan Yalçın ve Küçük’un kapasitesi bu kadar olunca, kapasitesiz okuyucularinin acinasi durumunu varin siz hayal ediniz!

Bu gayri ciddi iddiayi kuvvetlendirmek için de Mele Mustafa Barzani’nin, bir zamanlar ayni bölgede yasadiklari, Israil’in kurulmasindan sonra da Israil’e yerlesen eski komsulari olan Yahudilerle cekilmis fotograflarini gösteriyorlar. Bu basit kafaya gore, ayni bölgede yasayan herkes ayni irka tabi oldugu gibi, ayni fotograf karesinde olanlar da ayni irktan sayilir! Basitlik ustune basitlik. “Kendisi de bir Kürt Yahudisi olan ve Los Angeles California Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yapan Prof. Dr. Yona Sabar’ın, 1982 yılında Yale Üniversitesi tarafından yayımlanan ‘The Folk Literature of the Kürdistani Jews: An Anthology’ (Kürdistan Yahudilerinin Halk Edebiyatı: Antoloji) isimli kitabında Barzanilerin soyu ile ilgili çarpıcı bilgiler vermektedir. Barzani aşiretinin Yahudi kökenli olması bölgeye ve tarihe bakışımız için önemlidir. Çünkü bugünkü Mezopotampa sınırları içerisindeki bölge Yahudiler için çok kutsal bir bölgedir.”

Prof. Sabar’in kitabi “Kürdistanli Yahudiler” (yani, Kürdistan’da yasayan Yahudiler) ile ilgilidir; ne oldugu belli olmayan “Kürd Yahudiler” uzerine değil. “Barzani Yahudileri”, muhtemelen Asur ve Babil Sürgünleri’nden kalma Yahudilerdi. İspanya Sürgünü’nden sonra Anadolu’ya yerlesen bircok Yahudi bugun cok guzel Türkce konustugu, Anadolu kulturunu benimsedigi halde irken Türk olmadiklari gibi, Barzan bölgesindeki Yahudiler de Kürdlerle ic ice yasadiklari için Kürdlerin hem dilini hem de kulturunu benimsediler (bu durum onlari irken Kürd yapmaz elbet).

Yazar, yukarida basitligini gösterdigimiz delilleri(!) sunduktan sonra su sonuca variyor: “Baba Mustafa Molla Barzani ve Mesud Barzani’nin İsrail ile sıkı ilişki kurması, İsraille ittifak etmesinin nedenlerinden birinin aynı kökenden gelmeleridir.” “Koken”den kasit, Kürdler ile Yahudilerin beraber yasadigi Barzan bölgesi! Bunun otesinde sunduklari elle tutulur herhangi bir delil yok.

Bu uyduruk deliller, yazari da ikna etmemiş olmalı ki, yukarida adresini verdigim ve tarihci Ahmet Uçar’a dayandirilan Hürriyet Gazetesi’ndeki haberden uzunca bir alinti yapmis: “Ahmet Uçar'ın yine Osmanlı arşivinde bulduğu bir başka belge ise 1856 yılında Sallum Barzani isimli bir hahamın, Musul'dan Selanik'e, oradan da Hahambaşılığın özel ricası ile Kudüs'e sürgün edildiğini gösteriyor (...) Uçar, Tarih ve Düşünce Dergisi'nde konu ile ilgili olarak yazdığı yazıda şöyle devam ediyor: ‘Mustafa Barzani'nin yıllar sonra Kürduğu ilişkiler, hahamlarla Sallum Barzani ailesi arasındaki ilişkilerin yıllarca sürdüğünü göstermektedir. Molla Mustafa Barzani, 1950'den beri sık sık ziyaret ettiği İsrail'de her zaman Kuzey Irak kökenli, Kürtçe konuşan bir Yahudi hahamın evinde kalmaktadır: Haham David Gabay.”

Görüldüğü gibi tarihci Ahmet Uçar’in “irk” kriteri de Yalçın Küçük’unkinden pek farkli değil: Mele Mustafa Barzani, Kürdçe konuşan Yahudi Haham’in evinde kaldığı için Yahudi oluveriyor! Ayni mantiga gore, ertesi gun bir Kürde misafir olunca da haliyle tekrar Kürd olur! ODAtv.com bu hezeyanları bize “bilimsel delil” olarak sunuyor. Yasadığınız bölgeye, beraber fotoğraf çektirdiğiniz kişiye ve misafiri olduğunuz kişinin ırkına gore ırkıniz da degisime ugruyor! Bunlari ciddiye alip bu kadar cevap yazdigima yaniyorum ama, maalesef bu sacmaliklari ciddiye alan cok saf insan var!

Muhsin Kızılkaya, Yalçın Küçük ve Ahmet Uçarin bu derin tahlillerini(!) şu ifadelerle tiye alıyor (23 Subat 2003, Radikal; http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=r2&haberno=2008): 

“Yalçın Küçük şu aralar bir kitap yazıyormuş. Küçük kitabında, Barzani ve Bedirhani ailelerinin Yahudi olduğunu ispatlamak üzereymiş. Biraz daha sabredersek, Yalçın Küçük'ün kitabından, 18. yy'dan bugüne kadar başımıza gelmiş olan bütün o büyük belaların bir Yahudi komplosu olduğunu öğrenmiş olacağız. Bununla yetinmeyecek, Musa Anter'in, Cüneyt Zapsu'nun da Yahudi olduğunu öğreneceğiz. (Biliyorsunuz, Yalçın Küçük, bundan kısa bir süre önce Orhan Pamuk'un da Yahudi olduğunu ‘ispatlamıştı’. Herhalde, bir Türk'ün aklı bu kadar güzel roman yazmaya yetmez diye düşünmüş olacak.)” 

“Yalçın Küçük bu büyük buluşu üzerine çalışadursun, Hürriyet gazetesinde 18 Şubat günü yayınlanan, ‘Barzani Ailesinin Yahudi Olduğu Ortaya Çıktı’ başlıklı haberle, tarihi bir gerçek daha aydınlanmış oldu. Haberin kaynağı, ‘Tarih ve Düşünce Dergisi’ne bu konuyla ilgili bir yazı yazmış olan tarihçi Ahmet Uçar...Uçar, ‘Kürt Yahudiler’ adlı bir kitaptan yararlandığını söylüyor, ancak kitabın adını bile doğru hatırlamıyor, çünkü A. Medyalı'nın yazdığı kitabın adı ‘Kürt Yahudiler’ değil, ‘Kürdistanlı Yahudiler’dir. (Neyse bu kadar hata, bir tarihçide de olur.) Tarihçi Uçar, başvurduğu kaynaklarda, Kürtlerin yaşadığı bölgede Yahudilerin de yaşadığını öğrenince, araştırmalarını derinleştirmiş. Osmanlı arşivlerinde, 1856 yılında Sallum Barzani isimli bir hahamın, Musul'dan Selanik'e, oradan da Hahambaşılığı'nın özel ricasıyla Kudüs'e sürgün edildiğine dair bir belge bulmuş. Ve kafasının içindeki ampul aniden yanmış. ‘Sallum’ ve ‘Barzani’ kelimelerini yan yana görünce, Barzanilerin Yahudi olduğunu hemencecik anlamış.” 

Kızılkaya, ince bir sekilde Yalçın Küçük’le dalgasini geçtikten sonra şu eklemelerde bulunuyor: “Biliyorsunuz, Yahudiler dünyanın her yerine dağılmış olan bir kavim. Tabiatıyla bir kısmı da Mezopotamya'da Kürtlerle iç içe yaşıyorlardı İsrail devleti kurulunca kadar. Kürtlerle birlikte yaşayan Yahudiler, iki grubu ayrılıyordu. Bir kısmı ticaretle, kuyumculukla, el sanatlarıyla uğraşırken, bir kısmı da toprak işleterek, Kürtler gibi yaşıyordu (...) Kürtlerle birlikte aynı yerlerde yaşayan Süryaniler, Ermeniler gibi, zaman içinde bazı Yahudi aileleri de, çeşitli nedenlerden, dinlerinden vazgeçerek Müslüman olmuşlar. O ailelerin birkaçını ben de tanıyorum ve şu anda Yahudilikle hiçbir ilgileri yok.”

“Yahudi aileler Hakkari'de olduğu gibi, Barzan'da da vardı. Barzan bölgesinde yaşayan Yahudiler'e, ‘Bîrker’ denir. ‘Bîr’ geleneksel Kürt kıyafeti olan şel û şepik'lerin dokunduğu tezgahın adıdır. Burada yaşayan Yahudilerin bir kısmı, Barzan ailesinin erkeklerine şel û şepik dokuyordu. Barzaniler de onlara gözü gibi bakıyordu. Hatta Barzaniler bunlara Bàdiyal adlı bir köy vermişti. İsrail devleti kurulunca da bir kısmı İsrail'e gitti, bir kısmı da kendi köylerinde kaldı. Tabiatıyla, bunların içinde hahamlar da vardı, sanatkârlar da, çiftçiler de... Buralarda yaşayan ahali, soyadlarıyla çağrılmaz. Hangi köyde yaşıyorsan, oralısın ve soyadın o köyün adıdır. Yaygın kanının aksine, Barzani adı sadece Barzani sülalesinden gelenlerin adı değildir. Barzan bölgesindeki aşiret konfederasyonuna mensup herkese Barzani denir. İşte Uçar'ın büyük buluş olarak bize sunduğu Sallum Barzani de muhtemelen, o bölgede yaşamış olan bir Yahudidir ve Barzani ailesiyle hiçbir ilişkisi yoktur.”

“Uçar'ın iddia ettiği gibi Barzan tek bir aşiret ve köyden müteşekkil değil. Barzani aşireti, Beroji, Mizorî, Şàrvanî ve Dolemàri gibi dört aşiretten oluşan bir aşiret konfederasyonu. Bugünlerde, Doz Yayınları arasında çıkmış olan Mesut Barzani'nin babasının hayat hikâyesini anlattığı ‘Barzani’ adlı kitabında da belirttiği gibi, Barazi ailesinin kökleri Amediye paşalarına uzanır. 1600'lü yıllardan bugüne kadar gelen aile seceresinin içinde bir tane yabancı ada rastlanmaz. Aile, baştan beri İslam dinine bağlı, imam ve şeyhleriyle ünlüdür. Amediye Paşası Zübeyir'in oğlu Mansur'dan Musul'da Osmanlılar tarafından asılan Şeyh Abdülselam 2, Şeyh Ahmet ve Mela Mustafa Barzani'ye kadar yaklaşık dört yüz yıllık tarih boyunca Barzaniler, hep otoriteye kafa tutmuş, devletlerle yıldızı barışmamış, yerlerinden yurtlarından edilmiş, sürgüne gönderilmiş, çocukları hapishanelerde doğmuş, kıyıma uğramış bir ailedir.”  

“Tarihçi olmak iyidir, tarihi bilmek şartıyla. Dedikodu üzerine kurulu tarih anlayışıyla bir yere varılmaz. Bizde tarihçi geçinenler, biraz da tarikatlar tarihini bilmiş olsalardı, örneğin Barzan ailesinden Şeyh Mehmet'in 1700'lerde, Nakşibendi tarikatının Tavil Şeyhlerinden tarikatın liderliğini aldığını, bunu yıllarca sürdürdüğünü, çok sonları 1800'lerin başlarında da aynı sülaleden Şeyh Mehmet 2'nin Nehri Şeyhi Seyit Taha'dan tekrar icazet aldığını bilselerdi, bu sülalenin Yahudi olduğunu ileri sürerek, bu kadar büyük bir cehaletin içine düşmezlerdi. Ama olur, biz de çoğu zaman yalan, tarihte gerçeklerden daha makbuldur. Tarihçi Uçar'ın Barazilerin Yahudi olduğunu dair bize bir kanıt olarak sunduğu Talaviv'de Mela Mustafa Barzani'yi evinde konuk eden Haham David Gabay'ın, Barzan'dan İsrail'e göçmüş, Barzanilerin zamanında toprak verdiği, kendi okullarını açmaya yardım ettiği, kısacası kol kanat gerdiği bir Barzan yerlisi olduğunu nasıl ispatlayacağız? O coğrafyada bu tür ‘iyiliklerin’ aşiret kültüründe karşılığının bir gece konukluğu olmadığını, o kültürü bilmeyenlere nasıl izah edeceğiz Allah aşkına?”

Kızılkaya yerden göğe kadar haklı ama karşı tarafın anlama kapasitesi kısıtlıysa, söyledikileri onlar için fazla birşey ifade etmiyor. “Bir bölgede yasamakla ırkın degişmez” “Bir Yahudi ile aynı karede bulunman veya Yahudi’nin evinde misafir kalmanla Yahudi olunmaz” demenin ne Yalçın Küçük’e, Soner Yalçın’a, ne Ahmet Uçar’a, ne Salim Meriç’e ne de onların yazdıklarını akıl eleğinden geçirmeden kabul edenlere bir faydası yok maalesef. Yazdıklarının basit bir kahvehane dedikodusu kadar bile ciddi olmadığını bilelim, bize yeter.

Ahmet Uçar, 2003’teki Hürriyet’in haberinde “Barzani ailesi ile ilgili ilk iddiaları da Amerika'da yaşayan ve kendisi Kürtçe konuşan bir Yahudi olmakla kalmayıp bu konuda uzman olan Prof. Yona Sabar'ın bir kitabında rastladım. Prof. Sabar, Barzani ailesinden gelen hahamların bölgede dini çalışmalar yaptıklarını söylüyordu. Bunun üzerine ben Barzani ailesinin kökenlerini araştırmaya başladım.”  

Sanıyorum “Barzanilerin Yahudiliği” konusunda “en ciddi(!)” iddia bu görünüyor ama Ahmet Uçar’ın ilham aldığı olan Prof. Sabar, Barzanilerin Yahudi olduğu iddiasını kesin bir dille yalanlıyor. İddiaların, bilgi eksikliğinden kaynaklandığını söyleyen Sabar, 16 ve 17nci yüzyıllarda yaşayıp, bulundukları bölgeden dolayı “Barzani” olarak anılan Yahudilerden Samuel Adoni Barzani ve Asenath Barzani’den bahsediyor ama Mesut Barzani’nin bu aileden geldiğini ihtimal dışı görüyor (http://www.forward.com/articles/8576/).

Bu son kuvvetli delil(!)in çürütülmesiyle, “Barzaniler Yahudidir” safsatasını toptan çöpe atmış oluyoruz. 

28 Mart 2010

 

Yorumlar (19 gönderildi):

Mhmet BAYDAR .. 29 Mar, 2010 12:17:03
avatar
Destıte sağbıt tetışteki'spehi nivisiye bılnekı cehş vı tirüki başbuxunın Sılavü rız
serhat merdini .. 29 Mar, 2010 01:36:33
avatar
hadi diyelimki Barzaniler Musevi ne olmuş yada sayın Mesud Barzaninin anne tarafı Ermeni yada Süryanii ne olacak bu Özgür bir Kürdistan için verdikleri mücadele gerçeğini gölgelemeye yetecekmi. Benim yakın çevremde ve akrabalarımda özellikle 70 li yılların sonunda doğan bir çok kız çocuğuna ŞELLO ismi verildi... ve Güney Kürdistanın bu ilk (gayri-müslim olan) kadın Peşmergesinin faşist Irak rejimine karşı yürüttüğü kahramanca mücadele adeta destansallaştırılarak her yerde anlatılırdı Müslüman(şafii) olan dedemin kıldığı namazdan sonra Margaret Şello'nun ruhuna fatiha okuduğuna defalarca tanık oldum.Yahudi-Ermeni-Asuri-Yezidi ve coğrafyamızdaki tüm inanç ve etnik zenginliklere düşman olanlar kimler bu çook aşikar: bölgedeki statiko-perestler(el-kaide,iran rejimi,baas suriye rejimi,kemalist ergenekon tayfası vb..) diğer taraftan en başta Kürdleri- Musevileri-Yezidileri-Asurileri-Ermenileri bu coğrafyanın rengi olarak kabul edip bu mozağikteki her rengi kendi iradeleriyle kabul eden değişimden ,yenilikten,demokrasiden taraf olan kesimler bunlar kimmi abartısız söylüyorum gidin Güney Kürdistan'a ordaki tüm dini cemaatlerin ve etnik grupların nasıl beraber ve kardeşçe yaşadıklarına tanık olacaksınız,hemde türkiyede söylendiği gibi sözde kardeşlik değil herkesin eşit haklara ( en başta anadilde eğitim hakkı) sahip olduğu bir kardeşlik.
Ömer Özmen .. 29 Mar, 2010 01:45:02
avatar
Jı bo Lêkolîna cenabê te ya zanîyarî, gelek spas.
Destê te û mejîyê te sax be !
Her bıjî

Ömer Özmen
Muzaffer Saglam .. 29 Mar, 2010 02:58:35
avatar
Barzaniler hem Kurtistan ulkesi'nin ve hemde Kurd halkinin onursal temsilcileridir. Bunun aksisini soyliyenler ise hem Kurd halki'nin dusmanidirlar, hemde derin-devletin isbirlikcileridirler. Yine bazi yorumcu dostlarinda belirtigi gibi Kurdistan ulkesi gerek dini inanislari ve gerekse de ulusal etnik kokenlikleri ile de farkli halklarin kardesce, dostca birlikte bir arada yasamis olduklari mezapotamya'nin guzel bir ulkesidir. Mezapotamya'nin bu kutsal topraklari uzerinde yasamlarini surdurenler bu yasadiklari bu kutsal topraklardan'da onur duymaktadirlar. Hangi dini inancdan'da olurlarsada olsunlar o guzelim Kurdistan ulkesi onlarin tumunun ve de hepsinin ortak bir ulkesidir, bir vatanidir. Zaten degisik dini inancinda'ki butun o insanlar ve de halklar o ozgur topraklar uzerinde kahraaman pesmergelerin guvencesi altinda yasamlarini surdurmektedirler. Herkesde kendi ulusal kimligini ve de dini inancini serbestce, ozgurce ve de guvenlik icerisinde soylemektedir o inancina sahip cikmaktadir. Iste Kurdistanin dusmanlari onlarla isbirligi halinde calisan o ihanetci Kurdler araciligiyla bu siyasi stratejik taktigini kullanmak istemektedir. Ama dusman sunu cok iyi bilsinki o provakatif emellerine halkimiz hic bir zaman izin vermiyecektir, onlarin o dusmani projelerinide hem onlarin ve hemde isbirlikci Kurd ihanetcilerinin suratlarina carpacakltir. Kurdistan Kurdistandir, Kurdistan Kurdistanda yasiyan farkli dini inancda'ki butun halklarin ortak bir vatanidir.
Îsmaîl Girikî-- Kemalist PKK yayin Oragani anf demek daha mantikli olur Sayin Cevdet .. 29 Mar, 2010 09:50:14
avatar
Itiraf etmeliyimki Partiya Karkerên Kemalistan(PKK) Kurd halkini kandirmada cok basarili oluyorlar. Bakin Kürdlerin isi zor. Sözde olumus kisiler hala bu düsman partiyi tanimaya yanasmiyorlar. Yada kendi kisisel cikarlari geregi destek veriyorlar. Birde isin önemli noktasi vardir oda, " bilerek bu düsman partiye hizmet ve destek sonmasidir".

Kekê Cewdet senin yasam boyu bu ölcüde siyast yapmasini dilerken, birde bu partiye(yani KemalistPKK) icraatlarinda ve siyasi hedeflerinden, yada amac ve isteklerinden; toplam isimini cikarmadigin icin hala özülüyorum.

Aciklarsam; Bir parti Kurd ve Kurdistana düsman ise,
Kurdistan bayragina düsman ise,
Kurdistan devletine düsman ise,
Onotomiye düsman ise,
Az bir özerklik´de düsman ise,
Kemalizmi Kurdlere referans olarak gösteriyorsa,
Kurd halkini 25 yildir aldatiyorsa.
Peki Bunun ismi nedir? Baska bir deyisle, bu parti herhandi Kurd partisi olabilir mi? yada Buna Kürdtür diye bilinirmi?

Ben kendim acimdan söyleyeyim, bu Parti Kürd adini kollaniyir fakat Kürd ve Kürdistan düsmanidir. Ozam buna kim yardim ve destek veriyorsa oda Kürd ve Kürdistan düsmanidir.
Îsmaîl Girikî
29.3.2010
salih .. 30 Mar, 2010 12:37:41
avatar
Insanlar ne zamandan beri anasını babasını milliyetini seçebiliyor?
Kaldı ki insan yahudî olarak dünyaya gelse ne olacak?

Bir sıradan insan veya politik lider ille de ulusal kökenine göre mi davranır yoksa politik ideolojik ilke inançlarına göre mi?

Reel sosyalizm çöktü ve halen çözülmemiş
ulusal sorunların varlığı geç zaman milliyetçiliğini doğurdu. Kullanan kullanana ! Sanki A,B,C veya Z milletine ait olmak otomatikman doğruluk veya yanlışlık getiryormuşcasına (Orta-Çağ'daki günah keçisi bulma politikası) "Şu adam mı;falanca milletten ! Çek kuyruğundan gitsin!" anlayışı ucuz ve kaba bir milliyetçiliktir. Prim yapmaz mı? Yapar
Burası Orta-Doğu; ver gazı ver gazı;yiyen çıkar.

Beraber kardeşe eşitçe özgürce yaşamın hesabını yapmak zor! Kafayı buna yormak zor tabii. Oyna milliyetçiliğe ve X(milliyet) karşıtlığına olsun bitsin !

Kürtlerin aşırı milliyetçi çizgilerini anlıyorum;senelerdir çözülmemiş bir ulusal sorun var ortada. Diğerleri de Kürtler'den pek farklı değil. Arap Türk milliyetçiliği de geç zaman milliyetçiliği. Daha bir 50/60 yıl çekeceğimiz var.Belki de daha fazla. Daha akacak çok kan var.
Salahaddin .. 01 Apr, 2010 01:53:40
avatar
“İlginçtir, İsrail, Kürt halkının haklarına daima destek vermiştir” gibi temelsiz iddialarla Güney Kürdistan-Israil arasinda hayali ve temelsiz bir kopru kuruyor."Bu iddia hayali ve temelsiz değildir.İsrail,Araplarla savaşırken Irakı bu savaşın dışında tutma amacıyla Güney Kürdistan'a büyük destekler vermiştir.Bizzat kendi subaylarını gönderdiği Güney Kürdistanda peşmergelere eğitim verdirmiş,eylem planları bizzat bu subaylar tarafından oluşturulmuş hatta bu subaylar bizzat savaşlara katılmışlardır.1966 ve 1973'lerdeki büyük savaşlarda verdikleri taktik,strateji ve komutaları sayesinde neredeyse peşmergeler imhadan kurtulmuştur..Bunun yanında Güney Kürdistanda bir sahra hastanesi kurdurmuş,İran üzerinden büyük miktarda silah,cephane göndermiştir.Bu konuda daha detaylı bilgi için -özellikle yazıyı yazanın-Şalom Makdimonun "Irak ve Ortadoğuda Mossad" kitabının okunmasını tavsiye ederim.
Cevdet Akbay .. 01 Apr, 2010 03:44:08
avatar
Sevgili Salahaddin;

Israil ile Araplar arasindaki muhalefet/savaslardan dolayi Israil Arap olmayan topluluklarla/devletlerle iliski kurma ihtiyaci duymustur. Israil ile Kurdistan arasindaki bu "Cevresel Strateji"yi (peripheral strategy) Barzani'nin Yahudi olmasina(!) baglayan Ergenekoncu Turkler, Israil ile Turkiye arasindaki sicak ili$kiyi nasil izah edecekler? Turkiye’yi yonetenlerin Yahudi oldugunu mu gosterir? Odatv ve daha once baska yerlerde cikan sozkonusu iddialarin cok capsiz ve mantiksizligini gostermeye calisiyorum.

Israil'in Guney Kurdistan'da Kurdleri egitmesi bile "Israil, Kurd halkinin haklarina daima destek vermi$tir" ifadesinin cok mubalaga oldugu gercegini ortmez. Neticede Israil her zaman kendi menfaatini on planda tutmu$tur. “Cevresel Strateji” ta Ben-Gurion’dan beri kullanilagelmistir, amac oncelikli dusman olan Suriye, Sudan, Lubnan, Misir’a ve ozellikle de Irak’a karsi Turkiye, Iran ve Etiyopya’ya yanasmistir (1960-70’li yillar icin konusuyorum). Oncelikli dusman olarak gorulen Irak’a karsi da Kurdleri yanina cekmek icin bazi grisimlerde bulunmasi tamamen Israil’in menfaatinedir; Kurdleri bir nevi Iraq’a karsi kendine siper etmek anlamina gelir. Nitekim, Irak’ta Kurdlerle sicak iliski gelistirme ihtiyaci duyarken Misir’da da (Misir’a karsi) Kiptilerle ili$ki geli$tirmi$tir. Bu bir stratejidir, yoksa ne Kurdlerin ne de Kiptilerin kara ka$i, ela gozu icin degildir.

Israil ile Araplar arasindaki 1967 savasindan sonra Israil yeni saldirilarin olacagini goz onunde tutarak Kurdlere daha fazla yanasma stratejisi guttu. Amac, olasi Israil-Arap savasinda en azindan Suriye ve Irak’i gucsuz dusurmekti. Nitekim, Kurdler ile Irak arasindaki savas, Irak’in diger Arap devletleriyle beraber 1973’teki Yom Kippur / Ekim Savasi’nda Israil’e karsi savasmasina engel oldu. Israil acisindan bakilirsa Kurd-Irak Devleti cati$masi onlar icin verimli olmu$tur; tabi insanin aklina “Irak’i sava$tan uzak tutmak icin Kurdler ile Irak’i birbirine du$uren Israil devleti miydi?” fikri de gelmiyor degil.

Butun bunlarin yaninda bir de $u var tabii... Kurdistan'dan Israil'e gocup orada onemli mevkilere gelen Kurdistani Yahudiler (Kurd Yahudiler degil!) eski "Anavatan"lari olan Kurdistan'a karsi hep sicak bakmi$lardir, hala da oyledirler. Hatta Yahudiler arasinda Muslumanlara en sicak bakan, hatta Muslumanlarla kiz alip veren Kurdistan'dan Israil'e gocen Yahudiler'dir. Bu Yahudilerin eski kom$ularina yardim etmesini "Israil Kurd halkinin haklarina daima destek vermi$tir" $eklinde gostermek mubalagadir; bundan yola cikarak Barzanilerin Yahudi oldugu iddiasini ileri surmek temelsiz, sacma bir iddiadir, iyi niyetle izah edilemez.

Daha detay icin” http://www.noravank.am/file/article/256_en.pdf
Salahaddin .. 01 Apr, 2010 09:44:50
avatar
Ben de zaten sadece İsrail ile Güney Kürdistanın arasında geçmişte "stratejik" bir köprü kurulduğunu belirtmek istemiştim.Diğer nesep tartışmasını çok gereksiz görüyorum zaten.İsrailin kendi menfaatlerini ön planda tuttuğu noktasında da size katılıyorum.Nitekim 1991 intfadasından sonra İsrail bu ayaklanmaların Irakta bir şii devleti kuracağını ve bunun da kendisine zarar vereceğini düşündüğü için eski Genelkurmay başkanlarından Dan Shormanın başını çektiği bir grup (Geniş Tabanlı Knesset Koalisyonu)gerek İsrailde gerek Amerikada lobi faaliyeti yaparak Kürtlerin yüzüstü kalmasına katliama uğramasına neden olmuştur.
mehmet .. 03 Apr, 2010 09:29:11
avatar
Yazacagım bu sözün tepki tooplayacagını biliyorum. Önce Kürt oldugumu söyleyeyım de ondan sonra bilgi kaynaklarıyla birlikte vereyim.

Yaklaşık 2 yıl önce Güney basınında Celal Talabani'nin bir söyleşisi çıktı. Orada Talabani, Mesud Barzani ile Suudi Arabistan'a yaptıkları bir ziyaretten bahsediyordu. Talabani, Kraliyet ailesi bizi davet etmişti. Riyad'ta Mesutla birlikte gittik. Akşam Kraliyet ailesinden geldiler. Yarın sabah sizi haca götürelim diye. Talabani tabi olur gidelim diyor. Kraliyet ailesinden yetkili ayrılınca Mesud, diyor ki ben gitmem. Gidersem dönüşte beni rezil ederler! O zaman Talabani diyor senın hasta oldugunu söyleriz. Sabah Talabani hacca gidiyor, Mesud hacca gitmiyor. Sonra bende araştırdım. Barzani ailesinden hacca kimse gitmemiş.
Yahudi kökenli olması bilmem X kökenli olması hiç umrumda degil. Barzani Kürdistan davasına hizmet eden bir Kürt'tür.... O kadar! Bu bilgiyi de paylaşmak istedim
Cevdet Akbay .. 03 Apr, 2010 10:16:53
avatar
Sevgili Mehmet;

Hac bir ibadettir, ibadet de $ahislari baglar. Biz $ahislarin ibadetleriyle ugra$miyoruz.

Bahsettiginiz roportajin kaynagini da verirseniz cok seviniriz; bu haliyle ODAtv'nin dedikokusundan bir farkini goremiyorum.
mehmet .. 03 Apr, 2010 10:20:15
avatar
Haberin Anf ile alakası yok kı. Çamur at izi kalsın. Haberi israilliler yapmış. Üstelik kötü bir sey degil ki. Kürdistan için İsrail lobi yapmış bunun neresi karanlık kı...

WASHINGTON- - Washington’da lobi çalışmaları yürüten İsrailli yetkililerin Obama yönetimini ‘bağımsız Kürdistan'ın avantajları’ için ikna etmeye çalıştığı iddia edildi. İsrail basınına göre ABD’nin İsrail Büyükelçisi Michael Oren bir süredir kongre nezdinde Kürt devlet için çalışma yürütüyor.

Israel National News gazetesinde yer alan Sara Benjamin imzalı haberde, Washington’daki etkili İsrailli lobi gruplarının ABD Başkanı Barack Obama yönetimini, Irak’ın kuzeyinde bir Kürt devletinin oluşumuna iknaya çalıştıkları kaydedildi.

ABD İsrail Büyükelçisi Michael Oren’in konuyu sayısız kez üst düzey Pentagon yetkilileri ve ABD Kongre üyeleriyle görüşmelerde gündeme getirdiği ileri sürüldü. Michael Oren’in ayrıca, geçtiğimiz günlerde Beyaz Saray’ı ziyaret eden Federe Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesud Barzani ile de, tasarımı değerlendirmek üzere gizli görüşme yaptığı belirtildi. Dahası, İrak Cumhurbaşkanı ve YNK Lideri Celal Talabani’nin İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu tarafından bizzat bilgilendirildiği kaydedildi.

'BAĞIMSIZ KÜRDİSTAN FİKRİ DESTEKLENİYOR'

Haberde, “İsrail güçlü şekilde bağımsız Kürt devleti fikrini savunuyor ve iki dost ulus arasındaki askeri ve siyasi bağ inanılmaz düzeye çıkmış durumda” denildi.

Görünüşte, Kürt devletini kurma konusunda Kürtleri özlemi ve batılı güçlerin buna desteğinin var olduğu kaydedilen haberde, eksik olanın Kürt liderlerinin adım atarak böylesi bir oluşuma talip olma eğilimi göstermeleri olduğu belirtildi.

Federe Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesud Barzani’nin son Washington ziyareti öncesi bölge yönetimini bilgilendirmediği yönündeki haberler gözden kaçmadı.

Yine özellikle İsrail ile Federe Kürdistan Bölgesi Yönetimi arasındaki ilişkilerin Washington merkezli gündeme gelmesi dikkat çekici.

KUDÜS-HEWLER İLİŞKİSİ...

Barzani ile ABD İsrail Büyükelçisi Oren arasında gerçekleştiği iddia edilen görüşmenin içeriği bilinmiyor. Ancak Barzani, El Arabiya televizyonuna verdiği bir demeçte, İsrail’le ilişkilerinin olmadığını, Bağdat-Kudüs arasında ilişkiler kurulmadıkça bunun söz konusu da olmayacağını söyledi. Bununla beraber Barzani, Kudüs-Hewler arasında ilişki olmasının kötü bir şey olmayacağını belirterek, “hemen hemen tüm Arap ülkelerinin İsrail’le ilişkileri var, dolayısıyla bizim neden olmasın?” dedi.

İsrail’le gizli açık ilişkileri olan Arap ülkeleri, Federe Kürdistan Bölgesi ile İsrail arasındaki ilişkiler hakkındaki söylentilere tepki göstererek, Hewler-Kudüs arasında ilişkilerin olmasına karşı çıkıyor.

Geçtiğimiz günlerde, Kürt komandolarının Hewler yakınlarında İsrail istihbarat örgütü Mossad tarafından eğitildikleri haberleri Kürt basınına yansıdır. Hatta bu eğitimlerin görüntüleri yayınlandı. Ancak her iki taraf alışıldığı üzere haberleri yalanladı.

İsrail’in, son zamanlarda Türkiye ile yaşadığı diplomatik krizler sonucu Kürt kozunu daha güçlü kullanmasının söz konusu olabileceği tahmin ediliyor.

Türkiye’nin İsrail’e yönelik çıkışlarının iki ülke arasındaki askeri-ekonomik ilişkilere olumsuz bir yansımasının olmadığını, zira bunun ABD-AB destekli olduğunu belirten bazı gözlemciler, İsrail’in Güney Kürdistan’ın bağımsızlığını savunmasının, İran ve Suriye’ye karşı yeni müttefik bulma arayışından kaynaklandığı görüşünde.
Bakurî .. 03 Apr, 2010 10:40:12
avatar
Mehmet kendini Atatürk sanma lütfen. Ucuz Türk taktikleri yapma.

Barzan bir bölgenin adidir. O bölgeden olmak demek Barzanî olmak demektir. Türkcesi Barzanli.

Kapadokya, Kilikya, Serhed, Xerzan, Botan, Tolhildan, Behdînan, Soran vs. gibi Barzan da tarihsel bir bölgenin adidir.

Burdan olan Yahudi de, Kürtte, Japon da isterse Barzanî soyadi alabilir. Mesele budur.

Ergenekon Terör Örgütü üyelerinden biz Kürtlerin kullanip kullanip TC´ye hediye ettigimiz binlercesinden biri olan Yalcin Kücük kendince iki zeka özürlüsü Türkü kandirip ellerine bomba verip Kürtlere saldirtmak icin binlerce yalan uydurdular. Bu da öyle bir yalandi.

Türk yutar. Türk yutmak icindir. Yaratilmis bir millet üzerinde deneyler yapmak herkesin hobisidir.

Biz Kürtler yüklem, tümce olmayip ÖZNE oldugumuz icin gülüp geceriz. Bundan istifade edip yaratilmis milletlere ugrasmalari icin yepyeni kemiksel vizyonlar sunariz. Anlamayan Türk olsun.

Cevdet Bey´in yazisi cok verimli. Ellerine saglik.

Bu arada bir tanidigim Alman vatandasi olunca Aryan soyadini aldi. Türklerin hic sevmedigimiz, kullanmayacagimiz soyadi damgasini atti. Simdi buna da Alman asilli mi diyecekler. Bekleyip görelim.
Cevdet Akbay .. 03 Apr, 2010 10:44:44
avatar
Sevgili Mehmet;

Haber Israil kaynakli ama ANF'nin eklemede bulundugu a$agidaki ifadeler ANF'nin niyetini ortaya koyuyor:

"Federe Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesud Barzani’nin son Washington ziyareti öncesi bölge yönetimini bilgilendirmediği yönündeki haberler gözden kaçmadı."

"Yine özellikle İsrail ile Federe Kürdistan Bölgesi Yönetimi arasındaki ilişkilerin Washington merkezli gündeme gelmesi dikkat çekici."

Guney Kurdistan'i "devletcik" olarak a$agilayan, Barzani ve Talabani'den hazetmeyen Ocalan'in gudumundeki ANF'nin bu iki cumleyle bile ne mesajlar vermek istendigini cok iyi goruyoruz.
Cevdet Akbay .. 05 Apr, 2010 08:56:30
avatar
Sevgili Mehmet, Barzani'nin hac konusundaki yorumu ile ilgili olarak somut delil sunmasi gerekiyordu. Somut kaynak sunamadigina gore yorumu da safsata olarak kayda geciyor. Boyle camur atmak olsa olsa ODAtv'cilerin veya Apocularin i$i olabilir. Sevgili Mehmet hangi taraftan acaba?
Cevdet Akbay .. 23 Nov, 2010 01:18:46
avatar
"Barzaniler Yahudidir" pilavi, Ergenekon Teror Orgutu'nun sanal alem avukati ODATV.com'da tekrar tekrar isitilip sunulmaya devam ediyor. Ilki, 28 Mart 2010'da "Barzaniler ve Israil" ba$ligiyla verildi (http://www.odatv.com/n.php?n=barzaniler-ve-israil-2803101200).

Yalcin Kucuk ve Soner Yalcin mantigiyla yola cikarak isimlerden irk bulma hastaliklari var. Bu yazida da, Barzan Bolgesi'nde ya$adiklari icin isimlerinde "Barzani" (yani Barzan bolgesinden olan) ifadesi bulunan birkac Yahudi'den yola cikarak Barzani'lerin Yahudi oldugunu ispatlamaya calisiyorlar. Bunu, Barzani'lerin, eski kom$ularindan olan bazi Yahudilerle cektirdigi fotograflarla "guclendiriyorlar"!

Yazar, Mart'ta yayinlanan bu asparagas yazisinda, California Universitesi (Los Angeles) profesorlerinden olan ve atalari Kurdistan'da ya$ayan Yahudilerden olan Yona Sabar'a atifta bulunuyor. Hatirlatalim:

"Kendisi de bir Kürt Yahudisi olan ve Los Angeles California Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yapan Prof. Dr. Yona Sabar’ın, 1982 yılında Yale Üniversitesi tarafından yayımlanan ‘The Folk Literature of the Kurdistani Jews: An Anthology’ (Kürdistan Yahudilerinin Halk Edebiyatı: Antoloji) isimli kitabında Barzanilerin soyu ile ilgili çarpıcı bilgiler vermektedir."

Oysa, yukaridaki yazimda da belirttigim gibi, Prof. Sabar, soylediklerinin (ulusalci Turkler tarafindan) carpitildigini soyluyor (http://www.jweekly.com/article/full/19679/rumors-flow-in-turkey-kurdish-leader-is-a-jew/).

Prof. Sabar'in bu duzeltmesi, "Barzaniler Yahudidir" safsatasini isitip isitip gundeme getiren Ergenekonculari/ulusalcilari cok rahatsiz etmi$e benziyor. Nitekim, ODATV'nin yazari da rahatsiz oldugu icin, bu asparagasini bir daha elden gecirmek zorunda kalmi$.

Yazar, "Kurd Yahudileri ve Barzaniler" ba$ligiyla 24 Ekim 2010'da yayinlanan yazisinda (http://www.odatv.com/n.php?n=d02dc857-2410101200), yalanlarini dayandirdigi bir kaynagin kendisini yalanlamasinin hayal kirikligini ya$iyor ve $oyle yaziyor:

"O dönem aşireti Barzani Ailesi’nin, Haham Barzani ile bir kan bağı var mıdır? O dönem Kuzey Irak’ta bir tek Barzani aşireti olduğu Osmanlı kayıtlarında görülmektedir. Yahudiler yaşadıkları yerleri soyisim olarak alırlar. Fakat burada ilginç olan husus Haham Barzani’nin de Kürt görünümlü Yahudilerden olmasıdır. Kürtçe ve Aramice konuşan bu ailenin, bugünkü Barzani aşiretinden olduğunu, kendiside Kuzey Iraklı (Zaho) Kürt Yahudisi Amerikalı Prof.Dr. Yona Sabar, Yahudi Barzani ailesinin kurucusunun 16. yüzyılda yaşayan Haham Samuel Barzani olduğunu belirterek, ailenin sonraki yüzyıllarda Musul, Kerkük ve Erbil yöresinde etkili olduğunu söylemişti. Fakat kamuoyundan gelen tepkiler neticesinde geri adım atmak zorunda kaldı."

Bunlarin ar damari arizali oldugu icin hatalarini kabul etmeye yana$mazlar. Oysa kendi safsatalarini Prof. Sabar'a dayandirarak "guclu delil" olu$turmaya cali$tilar (nasilsa kimse cikip Prof. Sabar'in cali$masini bulma, okuma zahmetine katlanmaz diye du$unmu$ler anla$ilan), Prof. Sabar bu ahlaksizliktan haberdar olunca da olaya el koyup, kendisinin bu yalana alet olmasina kar$I tavir koydu. Bu da,haliyle, Ergenekoncu/Neokoncu zevati rahatsiz etti.

Peki, Barzanilerin Yahudi olmasi safsatasini kim kurcaliyor? Her$eyden once, insanlarin salt irklarindan dolayi yargilanmasi irkciliktir, suctur; Barzani'nin Yahudi olmasi veya olmamasi da fazla onemli degildir. Barzaniler gercekten Yahudi irkindan gelselerdi, biz de cikar soylerdik. Bir insanin Kurd olmasi suc olmadigi gibi Yahudi olmasi da suc degil.

Ama, bu Ergenekoncu zihniyetin amaci farklidir. Bu gibi psikolojik harp taktikleriyle, asparagaslariyla Barzanileri muslumanlarin gozunden du$urmeye ve Ortadogu'da yanlizla$tirmaya cali$iyorlar. Bir ta$la aslinda birkac ku$ katletmeye cali$iyorlar. Barzani ile ili$kileri geli$tiren AK Parti Hukumeti'ne de "Yahudi Barzanilere arak cikmak"la caktirmadan cakiyorlar... Bu da, malum, sozculugunu Michael Rubin adli Neokon cete uyesinin yaptigi $eydir. Rubin, o kutsal(!) gorevi ODATV'ye birakmi$, anla$Ilan.

ODATV ile Israil Derin Devleti arasindaki muhabbet bununla sinirli degil. Daha dun, Israil Derin Devleti, yeni MIT Muste$ari'ni ele$tirdi diye, yeni muste$ari kiyasiya ele$tiriyordu ODATV. Sadece Ergenekon'un degil, Neokon'un da avukatligini yapiyor ODATV... Gorev icabi, tabii!

Bu gorev Yalcin'a cok yaki$iyor; sana da cook yaki$iyor Soner!
eli xerzi .. 23 Nov, 2010 02:43:46
avatar
Kürt halkı Barzanilerin hangi inançta olduklarını çok iyi biliyor.onları farklı inançlarda göstermek, onların KÜRT halkının gönlündeki yerini değiştirmez kaldıki insanları yücelten inançları değil onurlu duruşlarıdır.Barzaniler Kürt Ulusal Mücadelesi boyunca onurluca mücadele ederek Kürt halkının takdirini kazanmış, Mele Musatafa BARZANİ saygın sayılı dünya liderleri arasında tarihteki yerini almıştır.
Kurdistan .. 24 Nov, 2010 03:49:07
avatar
Turk toplumu kendi hastaliklarini kurtlerede bulastirmak icin caba icinde. Kendi icindeki dikta yontemleri, demokratiok olmayan davranislari, herkese tek renkten giydiren, herkesi ayne dine sayan v.s.v.s

Kurt halkinda farklilik dogalarinda vardir. Ayne aileden kimi musluman, kimi ateist, kimi ise hiristyanliga yakindir. baska bir aileden kimi solcu, kimi kurtcu, kimi sagci.

Cambegan asiretinde olup kimi ateist, kimi musluman, kimi hiristiyan, kimi alevi ve hata hata kimi yahudi leride tanidiklarim oldu.

Farkliliklar kurtlerin guzeligidir.

Barzan assiretinde olup farkliligi kabul etmiyenler kendileri gibi fasist bir sistem kurmalarin pesindeler.


yasasin tam demokratik kurdistan
Kurdistan .. 24 Nov, 2010 11:32:35
avatar
Salahadine katiliyorum.

israil az da olsa kurtlerin ozgurluklerini istestir.

gecenlerde incili yeniden gozden gecirdim. Media-persian lerin yahudilere destek vermesi ve onlari soykirimdan kurtardiklarini yaziyor.

BUGUN BIZ YANI KURTLER, DOGU, BATI,KUZEY, GUNEY, FARK ETMEDEN, 3500 SENE ONCE YAHUDILERE YAPTIGIMIZ IYILIKLERIN KARSILIGINI ISTEDIGIMIZ ICIN SUCLUMUYUZ? YOKSA ISTEMIYECEK KADAR KERIZMIYIZ? anti israilci olanlara bu sorum...

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu: