Anasayfa | Yazarlar | Cevdet Akbay | PKK, Seçim Öncesi, Derin Devlet’in Kiralık Tetikçiliğini Yapmaya Hazırlanıyor

PKK, Seçim Öncesi, Derin Devlet’in Kiralık Tetikçiliğini Yapmaya Hazırlanıyor

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image "TAK Derin Devlet'in Emrinde!"

“TAK’ın açıklamasından bir gün sonra (25.01.2010), yine Fırat Haber Ajansı, bu kez PKK sorumlularından Duran Kalkan’ın; ‘Süreç savaşa doğru ilerliyor. Bunu herkes görmeli, anlamalı. İçinde bulunduğumuz ortam bir savaş ortamıdır. Kürt halkı ve Kürt yurtseverleri bu gerçeği görmeliler.’ yönündeki açıklamasını duyurdu. Kısa bir süre önce de, Murat Karayılan’ın ‘Kürt gençleri dağlara yönelmeli ve gerillaya katılmalı’ diye çağrı yaptığı biliniyor.”


Genelkurmay Karargahi’ndaki Cuntaci yapilanmanin sanal alemdeki psikolojik harp dairesi olan ODAtv.com sitesi, kendisine yakisan vazifesini, butun ahlaki ve mesleki kurallari ayaklar altina alarak yerine getirmeye devam ediyor.


Haber ve kose yazilariyla cuntacilarin kirli darbe planlarini desifre ederek hem cuntacilarin planlarini suya dusuren hem de bu planlari sulandirmakla gorevli ODAtv’yi zor durumda birakan Taraf Gazetesi, uzun sureden beri derin-ODA’nin gobek alti, seviyesiz saldirilarina maruz kalmaktadir. Taraf’in ortaya cikardigi darbe planlarini savunmakta ve sulandirmakta oldukca zorlandigi anlasilan “Derin ODAciler”, careyi ucuz ve bayagi yontemlere basvurmakta bulmuslar. Herkes kendisine yakisani yapar.


Bu yaziyi, derin ODAcilarin satasmalarina cevap vermek icin yazmiyorum. Taraf’in zaten kimsenin avukatligina ihtiyaci da yok. Ahmet Altan, “Değişecek...” baslikli yazisinda (3 Subat 2010; http://taraf.com.tr/makale/9830.htm) hem Ergenekoncu Medya’daki eski model apoletli yazarlari hem de derin ODA’daki comez “postal yalayicilari”na gereken cevabi vermis:  


***

Rezilce iftiralar, yalanlar, küfürler, bu büyük hareketliliğin yanında sıçan kuyruğu gibi kalıyor, “kullanışlı” medyanın çaresiz alçaklıkları, sadece bu alçaklıklara imza atanların kişisel tarihlerini biraz daha kirletmekten başka işe yaramıyor. Bu tür zavallılar medyada hep vardı, medyanın yapısı da buna uygundu ama gerçekleri yazan gazeteler çıktıktan sonra bu çapsız kıvranmalardan, gerçekleri yazan yazarların ailelerine, eşlerine iftiralar atıp küfretmelerinden bir sonuç çıkma ihtimali kalmadı.”


Onlar yalanlarını yazarlar. Biz de doğruları yazmayı sürdürürüz. Balyoz belgeleri karşısında dilleri kulaklarına kaçan, gözleri körleşen tıynetsiz güruh sanıyor ki alçakça yalanlarla hedefi saptırabilirler. Saptıramazlar.

***


Ahmet Altan’in bu cevabini aktardiktan sonra PKK Medyasi’nin diline doladigi “Iyi Kurd-Kotu Kurd” argumanina gelmek istiyorum.


PKK (daha dogrusu tepe taklak olmus haliyle KKP, yani “Kemalist Kurdler Partisi”) jargonunda “Iyi Kurd”, Ocalan’in “Burnum akiyor” diyerek aglasmasiyla sokaklara dokulup etrafi yakip yikan, iradesini Ocalan’in cebine hapseden, iradesizlestigi icin Ocalan’in cagdisi fikirlerini mutlak gercek olarak goren, dunya gerceklerini kavramaktan aciz, Kurdlerin zararina olan siddette koru koruna israr eden Kurd demektir. “Kotu Kurd” ise bunun tam tersini ifade ediyor; yani, Kurdleri galeyana getirmek icin “Oy burnum akiyor” diye mizmizlanan Ocalan’a “Cocuk gibi aglayacagina al eline mendili, sil!” diyebilen; iradesini Ocalan’a satmadigi icin ozgurce dusunebilen, baristan ve demokrasiden yana olan Kurddur.


Odatv yazarlarindan Sinan Sungur, PKK’nin “Iyi Kurd-Kotu Kurd” konusundaki hastalikli ve ilkel tavrini su ifadelerle ozetliyor (evet, Odatv’de makul insanlar da var; 22 Ocak 2010 tarih ve “İşte isim isim 'İyi Kürtler’ ve 'Kötü Kürtler' baslikli yazisi: http://www.odatv.com/n.php?n=iste-isim-isim-iyi-kurtler-ve-kotu-kurtler-2201101200): “PKK, Kürtleri genel olarak ikiye ayırıyor. ‘Apocu’ olanlar ve olmayanlar. Apocular ‘İyi Kürtler’, olmayanlar ise ‘Kötü Kürtler’ olarak değerlendirilmekte. PKK örgütüne sempati ile bakan, ancak Öcalan’ı ‘serok’ (başkan) olarak görmek istemeyenler de ‘Kötü Kürtler’ grubuna dahil edilerek, onlara kuşkuyla bakılmakta ve güven duyulmamaktadır. PKK’ya göre ‘Apocu’ olmayan Kürt, “hain, işbirlikçi, ajan, kontra, faşist” Kürt’tür ve örgütün hedefidir.”


Ergenekon’un Kiralik Tetikciligini Yapan PKK, “Kotu Kurd” Olarak Gordugu Baris ve Demokrasi Taraftari Kurdleri Susturmak Icin Harekete Geciyor!


Sinan Sungur, sozkonusu yazisinda PKK’nin hedefi olan “Kotu Kurdler”i isim isim acikliyor: “KDP lideri Mesut Barzani, KYB lideri Celal Talabani, PSK (Kürdistan Sosyalist Partisi) kurucusu ve eski lideri Kemal Burkay, PRK/Rızgari lideri Mümtaz Kotan, TEVGER eski lideri İbrahim Güçlü, PDK/Bakur lideri Daraf Bilek, KADEP lideri Şerafettin Elçi ve HAK-PAR eski lideri merhum Abdülmelik Fırat gibi, PKK karşıtı olan tanınmış Kürt politikacılar, Öcalan ve PKK sorumluları tarafından en ağır ifadelerle suçlanmaktan kurtulamamışlardır. Bu tutum, halen de sürmektedir.”


“Kürt aydın ve yazarlarından; Tarık Ziya Ekinci, Naci Kutlay, Ahmet Zeki Okçuoğlu, Ümit Fırat, Mehmet Metiner, Altan Tan, Enver Sezgin, Sıraç Bilgin, Lokman Polat, Lutfi Baksi, Hatice Yaşar, bu arada TRT-Şeş TV’de program yapan Fırat Ceweri, Muhsin Kızılkaya, İhsan Aksoy ve Abdülcelil Candan da ‘işbirlikçi’ ve ‘hain’ diye suçlananlar arasında.”


“PKK içinde uzun yıllar sorumlu düzeyde görev yapan, ancak daha sonra yönetimle görüş ayrılığına düşerek örgütten ayrılanlardan; Selim Çürükkaya, Şemdin Sakık, Nizamettin Taş, Mehmet Can Yüce, Hüseyin Yıldırım, Şükrü Gülmüş, Halil Ataç, Dursun Ali Küçük, Hıdır Sarıkaya, Hıdır Yalçın, Hamili Yıldırım, Ayhan Çiftçi, Zeki Öztürk, Selahattin Çelik, Şehnaz Altun vs. gibi isimler de PKK ve Öcalan tarafından ‘ajan, hain, Ergenekoncu’ olarak itham edilmekte.”


Sungur’un “Bugüne kadar, örgütten ayrılıp PKK tarafından katledilen veya örgüt içinde yönetime eleştirilerde bulunmasını müteakip infaz edilen ve sayıları binleri bulan kadroların olduğu da bir gerçek. Kani Yılmaz, Şahin Dönmez, Dr.Baran, Mehmet Şener, Resul Altınok, Kemalé Sor, Kemal Özkan, Çetin Güngörmüş, Faruk Bozkurt, Hikmet Fidan, vb. bunlardan birkaçı” ifadelerinden ve PKK’nin üst düzey yetkililerinden Bahoz Erdal kod adlı Fehman Hüseyin’in 17 Ocak 2010 tarihli aciklamalarindan, PKK’nin, kendi varligi icin tehlike olarak gordugu demokratiklesme surecini baltalamak ve baris ve demokrasiden yana olan muhalif Kurdleri sindirmek ve korkutmak icin yeni bir infaz furyasi baslatma niyetinde oldugunu gorebiliriz.


Sungur’un aktardigi Bahoz Erdal’in tehdit icerikli aciklamasi soyle: “Eğer dini duygularla AKP'ye umut bağlamış iseniz, AKP'nin gerçek dinle hiçbir alakasının olmadığını görmeniz ve bu hatadan vazgeçmeniz gerekir (C. Akbay’in notu: Usame Bin Ladin gibi gibi konuşuyor mübarek!). Eğer Kürt sorununu çözebilir ya da çözecek umuduyla -bunun ne kadar gerçek dışı ve yanıltıcı olduğu artık ortaya çıkmıştır- AKP'ye oy vermiş veya AKP’ye girmiş iseniz, bu yanlış tutumdan vazgeçmeniz gerekir. Yok eğer para için, rant için, çıkar için AKP’de yer alıyorsanız, bu şu demektir, demek ki dinini, imanını, yurtseverliğini, halkını ve onurunu para karşılığında satmış insanlar konumuna düşüyorsunuz. Bunun tehlikeli bir yol olduğunu ve halkımızın bunları unutmayacağını herkesin bilmesi gerekiyor. Onun için kandırılmış, yanılmış, gerçek dindar ve yurtsever Kürtlere bunu görüp doğru yola girmelerini söylüyoruz. Israr edenlerin de onursuz, iradesiz, işbirlikçi, koruculuktan daha beter insanlar olduğunu ve öyle tarihe geçeceklerini herkesin bilmesi gerekiyor.”


Bahoz Erdal’in aciklamalari bana fazla sasirtici gelmedi. Ergenekon Teror Orgutu’nun onumuzdeki secim oncesi planladigi kargasa planinda tetikci olarak kullanacagi PKK icin mazeret uretme pesinde. Sozkonusu kaos planina 26 Aralık 2009 tarihli “Abdullah Öcalan'i ve Son Gelişmeleri Doğru Okumak...” yazida deginmistim, detaya girmiyorum (http://www.nasname.com/Yazarlar/cakbay/5731.html).


TAK, Derin Devlet'in Emir ve Goruslerine Hazir!


PKK’nin, Ergenekon Teror Orgutu’nun kiralik tetikciligini yapmak icin sabirsizlandigini, simdiden hazirliklara basladigini, Sinan Sungur’un 1 Subat 2010 tarihli “PKK Çatışmaları Başlatıyor” baslikli yazisindan anliyoruz (http://www.odatv.com/n.php?n=pkk-catismalari-baslatiyor-0102101200).


Sungur, uzun sureden beri sessiz kalan TAK’in aniden ortaya cikmasini ve Ergenekon’un paravan orgutunun yaptigi tehditlerin Firat Haber Ajansi’nda yayinlanmasini (http://www.firatnews.com/index.php?rupel=nuce&nuceID=20619) ilginc buluyor: “PKK yöneticilerinden Murat Karayılan’a bağlı olarak 2004 yılında oluşturulan ve kent merkezlerinde, “TAK” (Teyrebazén Azadiya Kurdistan/Kürdistan Özgürlük Şahinleri) adı altında eylemler gerçekleştiren grup yeniden ortaya çıktı.”


“Kuruluşunun üzerinden altı yıl geçtikten sonra, Ocak 2010 ayı içinde 1. kongresini yapması dikkat çekici bulunan TAK, yayınladığı bildiride ‘Topyekûn direniş kararı aldığını ve Türkiye metropollerinde eylemler yapacağını’ açıkladı. TAK’ın açıklamasının PKK’nın bir kuruluşu olan Fırat Haber Ajansı’nca duyurulması da ilginç! Ajans, haberi 24.01.2010 tarihinde, ‘TAK'tan Türkiye Metropollerinde Saldırı Tehdidi’ başlığı altında verdi.”


“Uzun süredir sesi sedası çıkmayan TAK’ın, böyle bir ortamda yeniden sahneye sürülmesi düşündürücü. Bilindiği gibi TAK, 2004-2007 yılları arasında İstanbul, İzmir, Muğla, Antalya vs. gibi batı illerinde gerçekleştirdiği çok sayıda bombalama eylemini üstlenmişti. PKK’ya ait bazı yayın organlarında ise o dönemde ‘TAK’ın PKK’dan ayrılan bir grup olduğu ve PKK ile bir ilişkisinin olmadığı’ iddia edilmişti. Ama bu iddia, TAK’ın o dönemde yayınladığı açıklamalarla çelişiyordu. Çünkü TAK’ın, PKK aleyhine tek bir söylemi yoktu.”


“Şimdi ise durum tamamen netleşti ve gerçekler yapılan itiraflarla açığa çıktı. PKK’nın resmi haber ajansı tarafından duyurulan TAK bildirisinde, PKK’ya ve Abdullah Öcalan’a bağlılık var. Dahası, PKK ve Abdullah Öcalan karşıtı olan herkesin ve her kesimin kendileri için hedef olduğu belirtiliyor. TAK’ın bildirisinde, ‘PKK lideri Abdullah Öcalan’ın çok yönlü bir saldırı altında olduğu’ da iddia ediliyor.”


“TAK’ın açıklamasından bir gün sonra (25.01.2010), yine Fırat Haber Ajansı, bu kez PKK sorumlularından Duran Kalkan’ın; ‘Süreç savaşa doğru ilerliyor. Bunu herkes görmeli, anlamalı. İçinde bulunduğumuz ortam bir savaş ortamıdır. Kürt halkı ve Kürt yurtseverleri bu gerçeği görmeliler.’ yönündeki açıklamasını duyurdu. Kısa bir süre önce de, Murat Karayılan’ın ‘Kürt gençleri dağlara yönelmeli ve gerillaya katılmalı’ diye çağrı yaptığı biliniyor.”


Sungur cok onemli tespitlerde bulunuyor, kendisini tebrik ediyorum. Tabi, bu tur hazirliklarin Kurdler adina degil, koseye sikisan Ergenekon Teror Orgutu’ne taze kan pompalamak icin oldugunu biz israrla burada yaziyoruz. Ozellikle Ocalan’in “dayilarina” teslim olmasindan sonra, PKK (daha dogrusu KKP) tamamen Derin Devlet’in gudumune girmis ve Derin Devlet’in “darbe zemini hazirlamk icin kaos olusturma timi” gorevi yapan Ergenekon’un gudumunde kiralik tetikcilik yapan bir yapiya donusmustur. Derin Devlet ne zaman ihtiyac duysa PKK aninda “Emir ve goruslerine hazirim” diye eyleme girisiyor!


Mesela, Ecevit Hukumeti doneminde uslu bir kedi gibi Imrali’da vakit geciren Abdullah Ocalan, OHAL’i kaldiran, AB cercevesinde bircok duzenlemelere imza atarak kulturel alanda bazi iyilesmeler yapan, Leyla Zana ve arkadaslarinin serbest birakilmasini saglayan, MGK’yi sivillestiren AK Parti Hukumeti doneminde yirtici arslan kesildi! Derin avukati Mahmut Sakar’i devreye sokarak 2004’un ortalarinda ateskes kararini bozdurarak siddeti tirmandirdi. Tirmanan siddetten sonra Kuzey Kurdistan'a 250 binden falza asker yigildi, bolge gayriresmi OHAL'a geri cevrildi, AB'ye katilim sureci dogrultusunda yapilan iyilesmelere darbe vuruldu, militaristlerin eli guclendi. 

Insanin aklina hemen soyle bir soru geliyor "O zaman Kurdler aleyhine ne oldu da Ocalan ateskesi bozdurdu?" Hicbir sey olmadi, aksine iyilesmeler vardi. Ergenekon Davasi munasebetiyle ortaya cikan gerceklerden ogreniyoruz ki meger Ocalan, Sener Eruygur ve darbeci arkadaslarinina hizmet icin harekete gecmis (ileri surdugu gerekceler isin bahanesi). Apoletliler darbe plani yapmis, darbe zemini hazirlama isini de Ocalan’a havale etmisler. Ocalan da gorevini yapmis. "Dayilari"na teslim olunca "ne gorev verilirse yaparim" demisti, sozunu tuttu (hala da tutuyor). Ayni kirli isbirligini 2007’lerde de goruyoruz.


Daha once turp gibi olan, dunyaca unlu filozoflardan ne kadar ustun olduguna dair “bilgilendirici” beyanatlarda bulunan Ocalan, “Demokratik Acilim”in gundeme gelmesiyle birden hastalandi; burnu akmaya, kaşıntısı azmaya, nefessiz kalmaya(!) başladı! Cocuk gibi mizmizlanmasi sonucu Kurd cocuklari sokaklara dokuldu, catismalar cikti bircok insan hayatini kaybetti! Simdi bakiyoruz beyefendi turp gibi olmus masaallah. Utanilacak bir durum ama koca koca adamlar cocuk gibi mizmizlanan bu adamin agzina bakiyor hala!
Adalet Bakanligi'ndan birkac burokratin Imrali'ya gidip onunla bir iki laf etmesi (onu muhatab almasi) Ocalan'i iyilestirdi. Bu sefer hasta olma sirasi Duran Kalkan, Murat Karayılan, Bahoz Erdal ve TAK’ta.


Demokratik Acilim icin ugras veren AK Parti’den kurtulmak icin yaptigi butun planlari desifre edilen Derin Devlet, onumuzdeki secim oncesi cikaracagi kargasa ile AK Parti’yi zayiflatip CHP’li bir hukumet kurdurmaya, Ergenekon Davasi’ni kapatip Demokratik Acilim’i bitirmeye calisiyor. Bunun icin kargasaya ihtiyac olacak; kargasayi kim yapacak? Elbette ki PKK ve TAK! Bu kirli isbirligine ve karanlik gelismelere dikkat edelim. Ozellikle Kurdlerin bu kirli ittifagi gormesi lazim. Derin Devlet’in gudumundeki bu kiralik tetikcilerinin “Biz bunu Kurdler icin yapiyoruz” gibi yalanlarina kanmamaliyiz! 


1984'ten beri devam eden siddet yonteminin bedeli ortada: 50 binden fazla Kurd evladi kurban verildi, 5 binden fazla koy yakilip yikildi, milyonlarca Kurd buyuk sehirlerin gettolarinda sefalete mahkum edildi, milyonlarcasi yurtdisinda surgun hayati yasiyor, onbinlerce sakat, dul, yetim var... Cehenneme cevrilen bir hayat var. "Ozgur Kurdistan" diye yola cikip "Demokratik Cumhuriyet"te karar kilindi ama bunca bedele ragmen ortada bir "Demokratik Cumhuriyet" bile yok! Bunca bedel neden verildi? Buna ragmen tuzu kuru Ocalan ve avanesi utanmadan hala da siddette israr ediyorlar! Hayatini kaybeden bu 50 bin kisi icinde soyadi "Ocalan, Karayilan, Kalkan vs." olan kac kisi var acaba? Bir sorun bakalim!


Turkler de "Verdigimiz bunca kurban arasinda soyadi Baykal, Bahceli, Basbug, Buyukanit olan kac kisi var?" diye sorsunlar. Bugun savasta israr edenlerin ailelerinden cok degil, birer tane kurban gitseydi bu kirli savasi iki gunde bitirirlerdi. Mesela bugun Ocalan'in bir yegeni, Deniz Baykal'in bir torunu, Devlet Bahceli'nin bir akrabasi, Ilker Basbug'un bir yakini bu kirli savasta hayatin kaybetse bunlar utanmadan savas tamtamlari calmaya devam ederler mi?
 

Kanimizla Derin Devlet'e hayat veren PKK ve TAK gibi tetikcilere kulak asmayalim. Silah tuccarlarini, uyusturucu baronlarini zengin eden bu kirli savasa hayir diyelim.


5 Şubat 2010

Yorumlar (19 gönderildi):

Leçker .. 05 Feb, 2010 03:07:39
avatar
Canım 50 Bin kürd evladının hepsini tsk öldürmedi ya.25 Binini tsk ,25 Bininide pkk öldürdü. Bütün cinayetleri pkk ye yüklemekte haksızlık olur.
Dr. Ali GUN .. 05 Feb, 2010 04:10:30
avatar
Sayin Akbay,Herzaman oldugu gibi bu kezde uyarici yaziniz icin tesekkurler. Bu yazinizi basta Kurt aydiniyim diyen insanlarin ve bedel odeyen tum Kurt katmanlarinin okumasi gerekir.Bunun icin bu yazinin tum Kurdistan'da yayimlanmasi,dagitilmasi gerekir.Artik Turk halki dahil herkesin uyanmasi gerekir.Saglik dileklerimle
agir abad .. 05 Feb, 2010 04:26:03
avatar
Kürd aydın ve yazarları,yurtseverleri Kral'ın çıplak olduğunu gördüler.Öcalan ve PKK si ne mesaj verirse versin ters tepecektir.Öcalanı savunan güçler bile Öcalanla yola çıkmanın doğru olamayacağını anladılar.O nedenle yapacakları en ufak bir yanlış eylemde milyonlarca kürdün PKK ve Öcalana karşı direnişi görecekler ve BDP dahil olmak üzere kürdlerin tepkilerine maruz kalacaklar ve tamamiylen fonksiyonları bitecektir.
Kalkan duran ve Kandil'e kürdlerin inancı kalmamıştır ve PKK nin de böyle bir eylemi yapacağının kendi sonları olduğunun farkındadırlar.
Piroz .. 05 Feb, 2010 04:50:49
avatar
agir abad hayal görüyor.Tüm kürd yurtseverleri aponun emrindedir.
smail .. 06 Feb, 2010 12:16:00
avatar
Cemil Bayikin son "AKP yi bitirecegiz" aciklamasi tek kelimeyle ahlaksizliktir acikca orduya kemalizme hizmettir. Ordunun AKP ye saldirilarini kinayacagina acik tarafini belli etmistir!
mihemed Omeri .. 06 Feb, 2010 02:31:09
avatar
Hayir Piroz
sen cok yaniliyorsun.Tüm kürt yurtseverler apoya karsidirlar. sadece aposeverler aponun emrindedirler.
Cevdet Akbay .. 06 Feb, 2010 05:24:09
avatar
KKP (Kemalist Kurdler Partisi) cenahinda buyuk bir tedirginlik var. Protokol sirasina gore giderek KKP'nin ileri gelenlerinin tedirginliklerini buraya aktarmaya calisalim.

Dunyada, tutuklandigi hapishaneden orgutunu yoneten ve kesintisiz olarak her hafta haftalik basin toplantisi yapabilen tek mahkum(!) olan Abdullah Ocalan'in son basin toplantisinin ana konusu "Demokratik Acilim"di. Acilim konusunda net konusuyor: "Acilim dedikleri safsatadir" (http://www.gundem-online.net/haber.asp?haberid=86148). Yani "Acilim ihanettir" diyen fa$ist zihniyet ile yan yana bulunmaktadir. Taraf Gazetesi'nin ortaya cikardigi son "Balyoz Darbe Planlari"ni da ciddiye almiyor hazret.

"Darbe planlarını basında dinledim" diyor (sihirli radyoya ne olmus acaba?!!) "Darbe senaryoları' diyenler de var. 'Darbe ticareti yapıyor' diyorlar AKP'ye." diyor. Yani, Ergenekoncu Medya ile ayni frekanstan konusuyor. Su ifadeler de ona ait: "Aslında danışıklı döğüştür. Balyoz darbe planı 2003'te yapılmış, Madem AKP bunu biliyordu neden o zaman üzerine gitmedi, o zaman neden Tayyip Erdoğan bunu tartışmadı? Demek ki bir pazarlık sözkonusudur."

Basbakan'in darbe planlarini ta o zamandan beri bilip bilmedigini bilmiyoruz. Bilseydi dahi "degi$tiler-degi$mediler" diye ciddiye alinmayan, apoletli haydutlar tarafindan hesaba cekilen, e$i ba$ortulu oldugu icin GATA'ya bile alinmayan bir donemden bahsediyoruz. Hala "ulkenin sahibi benim" diye direten apoletli guruhun inadini ve gucunu kirmak zaman aliyor. Nitekim, bir taraftan Ergenekoncu medya ve cuntacilarin psikolojik harp taktiklerine karsi mucadele ederken diger taraftan da onlarin gucunu kirmak icin AB'ye katilim cercevesinde onemli degisiklikler yaptilar, OHAL'i kaldirdilar, MGK'yi sivillestirdiler vesaire.

$imdi AK Parti'yi "pazarlik yapmakla" suclayan "demokratik acilim"i safsata olarak goren Ocalan o zaman kiminle pazarlik yapiyordu acaba? Sivil Hukumeti bu kadar yerden yere vuran Ocalan'in bir defa dahi olsun Genelkurmay'i ve orada darbe plani yapan cuntacilari ele$tirdigine $ahit oldunuz mu? $imdi hemen hemen her hafta Erdogan'a yumruk sallayan Ocalan'in gorunurde kendisini yakalayan Ecevit'I bir defa dahi olsun elestirdigine sahit olaniniz var mi? 1 Eylul 1998’den beri devam eden ate$kesin neden Ecevit doneminde degil de AK Parti doneminde, 2004'un ortasinda bozuldugunu izah edebilen var mi? Neden, mesela, Ecevit doneminde degil de, OHAL’in kaldirildigi, AB sureci munasebetiyle duzenlemelerin yapildigi bir donemde ate$kes bozuldu? OHAL’in kaldirilmasi Ocalan ve PKK’nin nefesini mi kesti, $iddetten nemalanmasina engel mi oldu?

AK Parti iktidara gelir gelmez Cetin Dogan ve avanesi "Balyoz Darbe Plani" hazirliyor. Bir darbe planinin uygulanabilmesi icin kaotik ortamin olu$masi gerekiyor (12 Eylul darbecilerinin darbe $artlarinin olgunla$masi icin sokak cati$malarini koruklemeleri gibi). Balyoz Plani'na bakildigi zaman bu kaotik ortami olu$turmak icin iki orgutten bahsediliyor, PKK ve El Kaide! Oyle ki, sanki bunlarla sozle$me imzalanmi$ gibi "o $unu yapacak, digeri bunu yapacak" gibi ifadeler kullaniliyor.

$imdi Ocalan'a sormak lazim… Bu darbecilerle bir sozle$men oldu mu? Tam da darbe planlarinin yapildigi gunlerde mizmizlanmaya ba$laman tesaduf muydu? Eruygur ve darbeci avanesinin "Sarikiz" "Eldiven" "Yakamoz" gibi darbe planlar yaptigi bir donemde ate$kesin bozulmasi tesaduf olabilir mi? Darbe plani yapanlarla "Plan sizden, zemin hazirlamak benden" diye soz verdin mi? Darbecilerin ve ulusalcilarin Kibris konusunu bahane ederek AK Parti Hukumeti’nin uzerine gittigi bir donemde silahli catisma ba$latmani iyi niyetine ve demokratik sisteme olan a$kina mi baglamamizi bekliyorsun?

Ocalan, Cemil Bayik, Murat Karayilan, Bahoz Erdal ve benzerlerinin son gunlerde savunmaya gecmeleri, demokratik acilimi hedef almalari, Derin Devleti’in onumuzdeki secimlerden onceki “kaos plani” ile ortu$uyor. $imdi ma$allah cok saglikli gorunen Ocalan’in onumuzdeki aylarda tekrar nefes alamamaya ba$lamasi, nefessizlikten olmek uzere olmasi, ka$intisinin ve burun akintisinin tekrar artmasi ihtimal dahilindedir!! Oyle anla$Iliyor ki, bu zevat, onumuzdeki aylarda Derin Devlet tarafindan uygulanmaya sokulacak planin zeminini hazirliyorlar. Kurdleri Derin Devlet’in kirli planlari icin sokaklara dokmeye calisiyorlar. Kurdler bu kirli oyuna gelmemelidirler.

Cemil Bayik’in (http://www.gundem-online.net/haber.asp?haberid=86449)“Eğer AKP'yi Kürdistan'da bitirirsek, devletin PKK'yi tasfiye etmek için elinde kullanabileceği hiçbir siyasi güç kalmayacaktır. AKP onların son umududur. AKP'yi kapatmamalarının nedeni de budur. AKP üzerinden PKK'yi tasfiye etmeyi düşünüyorlar. AKP'ye verilen görev budur. Ellerinde başka bir güç yok. Ellerinde başka bir gücün kalmaması devleti çözüme mahkum edecektir. AKP bunun son aşaması olarak ele alınabilir. AKP'den umutları olduğu müddetçe sorunun çözümü için adım atmayacaklardır. AKP'yi Kürdistan'da bitirirsek, diğer partiler gibi yaparsak sonuca gidebiliriz” ifadesini Derin Devlet’e bir cagri olarak anlamaliyiz. Bayik’in da, tipki Ocalan, Karayilan ve Erdal gibi hedefinde Genelkurmay yok; Demokratik Acilim’da israr eden AK Parti var.

Ben Bayik’in yukaridaki “$ifreli” ifadelerini $oyle anliyorum: “Ey Derin Devlet, ey apoletli efendilerim! AK Parti’yi aradan cikariniz, bu parti Demokratik Acilim’dan vazgecmiyor, sistem demokratikle$irse $iddetten nemalanan bizim de sizin de ocagina incir agaci dikilmi$ olur. En iyisi siz Yargi’daki adamlarinizi devreye sokup bu partiyi kapattiriniz; biz bize saltanatimizi devam ettirir gideriz.” Abdullah Ocalan’in eskiden soylediklerine bakarak $unu cok rahatlikla soyleyebiliriz: Ocalan, sivillerden nefret eder, o hep askerlerin golgesinde, kanatlarinin altinda kalmak ister. Hatta gecmis Gorusme Notlari’na bakildiginda, “Net olarak söylüyorum. AK Parti hükümeti Genelkurmay'la PKK'nın arasını açmaktadır. Böyle giderse bu ülke bölünür” veya “Kürt meselesini ikimiz çözeriz. Askerlerle ben çözerim. Araya sivil yöneticilerin girip bir gayret göstermesi gerekmiyor” gibi bircok ifadesine rastlarsiniz. “Cozeriz” ifadesiyle aslinda “cozmeyiz, oyle karde$ce cati$ir gibi yaparak devam ederiz” demek istiyor. Tipki Turk statukosu gibi, Kurd statuko da cozumsuzlugu cozum olarak sunuyor.

Ocalan’in asker ve askerin Ocalan muhabbeti (dikkat ediniz, Genelkurmay sivilleri, Talabani ve Barzani’yi cok hedef aldiklari halde hicbir zaman Ocalan’I hedef almiyorlar) $uradan kaynaklaniyor. Ocalan, Ergenekon’un Kurd ayaginin en tepe noktasinda bulunuyor, yani ayni davanin adamlaridirlar. Dani$ikli dovu$le gemilerini yurutmeye calisiyorlar, insanlarin kani ve goz ya$lari uzerinden kendilerine istikbal kurmaya calisiyorlar. Yan birbirine muhtactirlar, birbirinden besleniyorlar. Aslinda birdirler ama “farkli cenahta” gibi gorunuyorlarlar. Bir de Ocalan demokratik bir ortamda “Atakurd” olamayacagini biliyor, kesinlikle olamaz. “Atakurd” olabilmek, Kurdlerin tepesine oturup M. Kemal veya Pol Pot gibi onlari ezmek icin de Derin Devlet’in destegine ihtiyaci vardir.

Yani $imdi butun varligini $iddete borclu olan insanlarin, kurumlarin, orgutlerin, muhtac olduklari ortamin ellerinden alinmasini isterler mi? Cuntacilarin demokratik bir sistemi sindirebileceginizi inaniyor musunuz? $iddetten nemalanan PKK’nin (Ocalan ve diger zevatin) gercekten demokrasi istedigine inaniyor musunuz? Yani $imdi siz Ocalan’in yarin obur gun herhangi birisi ile liderlik yari$ina girecegini hayal ediyor musunuz? Saddam gibi diktatorluk devri gecti, Ocalan olsa olsa Misir’daki Husnu Mubarek tarzi bir demokrat olabilir. Her secimde standard bir yuzde 98’lik bir oy ile iktidarini devam ettirir!! Onun, en az darbeci apoletliler kadar demokrasiden korkuyor Ocalan ve avanesi. “Demokrasi”yi agizlarindan du$urmemeleri sadece suistimalden ibarettir, hile ve yalandan ba$ka bir$ey degildir. Demokrasi konusunda kesinlikle samimi degildirler. $imdiye kadar demokrasi adina ne yapmi$lar? Hicbir $ey. Bunlarin entrikalarina, hilelerine aldanmamak lazim. Derin Devlet'in Demokratik Acilim'i kapatmakla gorevli Kurd Ergenekonudurlar bunlar.
Karadam .. 06 Feb, 2010 09:50:02
avatar
Alinti:
iroz .. 05 Feb, 2010 04:50:49
[agir abad hayal görüyor.Tüm kürd yurtseverleri aponun emrindedir.]

Apo'nun kimin emrinde olduguda belli,Duran Kalkan, Cemil Bayik,Murat Karayılan gibi yurdunu sevenler her halde hizmette kusur etmez.Anlasilan dayi'lari kulagini cekmiski Apo nun kasintilari,burnunun akmasi sip diye kesilmis,birde nefes almasi kesilse iste o zaman daglarina bahar gelecek yurdumun.
SERDEST .. 06 Feb, 2010 11:21:05
avatar
KRONİKLEŞMİŞ SOL JARGON DOĞRULARI GÖRMENİN ÖNÜNDE EN BÜYÜK ENGEL OLDUĞU ARTIK ANLAŞILMALIDIR....
Toplumların sosyolojik dokularını parçalayıp bölen kitleleri sağcı ve solcu farklı kamplara ayırıp çatıştıran asal gücün ergenekon örgütü olduğu artık anlaşılmıştır.
Bu iki ayrı kavramı kimlik olarak kabulenen sağ veya sol olarak kendisini tanımlayan siyasal örgütlenmelerin tümünün .... ergenekonun parmağı vardır.
Daha açık bir ifadeyle hepimiz ve herkes bilerek veya bilmiyerek bu vahşi kan akıtıcı örgütün stratejik programına yardımcı olumuşuzdur.
Toplumu germe ve kaosa sürüklemeyle amaçlanan asıl gayeleri kontröllü gerilim stratjisiyle darbelere zemin hazırlama olmuştur.
klasik sol duruş ve gözlük olayları net gösterme foksiyonunu yetirmiş olduğu gibi klasik sağ bakış açısıda anlamını yetirmiştir.
reel doğrular kimseye ait değildir önemli olan doğru şeylerin yapılmasıdır sağcı doğru yapmaz diye bir kayde kural yoktur.insan merkezli demokratik karektere sahip olan bütün adımlar kimler tarafında atılırsa atılsın desteklenmelidir.Bu gün dindar kimliğini öne alan AKP tüm toplumun demokratikleşmesi için bir takım açılım ve girişimlerde bulunuyorsa toplumsal çıkarlar gereği mutlaka desteklenmelidir.
AKP Sağ kimlikli bir partidir ben bu partinin reel doğrularına doğru desem siyasi kimliğimle çelişirim teredütlüğü bir an evel terk edilmelidir.
Yılardır sol kimlikle yaşayan ve tanınan yalçın KÜÇÜK doğu PERİNÇEK in somut durumları ortadadır.
AKP nin lideri erdoğanla bunları kıyasladığın zaman hangisi tercih edilmelidir. birileri sol kimlikle insanlık suçunu işliyenlerle beraber biriside sağ kimlikle demokrasiyi istemektedir.
Birileri kanın dökülmesini darbelerin olmasını arzulamakta biriside barışın huzurun gelmesi için çabalamakta
Buyrun tercih sizlerin.....
agir abad .. 06 Feb, 2010 02:32:51
avatar
Cevdet Beyin yazılarını okumayı severim, bilimsel ve belgelere dayalı makaleler yazması ilgimizi daha ok çekmektedir..Ancak, Cevdet beyden bir ricamız olacak: Makale ve yazıları çok uzun değil de,kısa yazarsa çok daha okuma fırsatımız olacaktır.
Yazının başlangıç ve sonuç arasındaki bağlantıyı(yazının uzun olması nedeniyle)değerlendirmekte biraz zorlanıyoruz.
Tabi ki Sayın Akbayın yazma sitiline karışma gibi bir lüksümüz yok ama yazılarını yakinen takip ettiğim için vermeye çalıştığı mesajları bir araya getirmekte zorlanıyoruz dersek kusurumuza bakmasın.
saygılarımla.
Cevdet Akbay .. 06 Feb, 2010 08:18:15
avatar
Sevgili Agir Abad;

Yazilarin uzunlugundan ve basi ile sonu arasindaki kopuk goruntu acisindan haklisiniz. "Benim stilim boyle" desem tam dogru olmaz. Konuyla ilgili daha genis detay vereyim derken haliyle uzuyor; zaten kisa ve oz yazi yazmak daha cok usta yazarlarin i$idir; uzun sureden beri yazsam da hala cirak olarak goruyorum kendimi.

Yazinin basi ve sonu arasindaki kopukluk da $undan kaynaklaniyor... Kafamda tasarladigim yaziyi mumkun mertebe basladigim sekilde bitirmeye calisiyorum. Bu yazida, ODAtv'nin darbe planlarini de$ifre eden Taraf Gazetesi'ne kar$i olan dusuk seviyeli saldirilarini elestirmek istiyordum. Bu yazinin girisine uygun dusen, tamamen PKK zihniyetine uygun bir yazi vardi Odatv'de. "Kim bu 'iyi' Kurdler" baslikli bu yaziyi (http://www.odatv.com/n.php?n=kim-bu-iyi-kurtler-0301101200) konu edinecektim, fakat Sinan Sungur'un yazisi daha makul geldi, onu i$ledim.

Yazinin ba$i ile sonu birbirinden kopuk gibi gelse de, gene de bir irtibat kurulabilir. Mesela, ODAtv'nin gorevi darbecilere hizmettir ama icinde makul yazilar yazanlar da vardir. Bu da bize toptan redci veya toptan kabulcu bir mantigin hatali oldugunu gosteriyor. Yani ben Odatv'yi elestirirken, toptan bir ele$tiri yapmiyorum, oradaki derinleri ele$tiriyorum. Sinan Sungur gibi makul yazan biri ile i$i gucu darbe planlarini sulandirmak olan Emre Özsuda veya ba$ka birisini ayni kefeye koymam. Tavsiyeler icin cok tesekkurler sevgili dost!
Yikilmis Hayaller .. 07 Feb, 2010 01:01:36
avatar
Tek istediyim bir sey var oda AKP nin basarili olmasi nedeni ise biz Kurdler su anki gucumuzle TCyle basedecek durumda degiliz seriat gelmesede onun olculerinde kanunlar gelsede yeterlidir bu neye benzer Onur Ogmenin soylemine benzer ne alaka degil mi Kemal Kilicdarogluna otur yerine Burasi turklerin partisidir sen burda degil 2inci adam 2000binincide olamazsin dedi. Ha gayret hepimiz bu AKP ye destek verelim ataturkun osmanli sistemiyle yurutup bugunlere getirdigi cumhuriyet gercek yoneticilerinin eline gecsin onlarda onur ogmen gibi soze gerektirmesinler inan Cevdet Akbay senden cok ben istiyorum AKP nin zaferle cikmasini bakalim adalet partinisinin icraatlari nelerdi bunlarinki neler olacak...
Cevdet Akbay .. 07 Feb, 2010 06:48:19
avatar
Öcalan: Ben hizmet edeceğim. Çok iyi edeceğim

Not: Yorumcularimizdan sevgili dostumuz Lales’in http://www.nasname.com/index.php?news=6098 adresindeki “Öcalan'nın Kandil’e gitmek istemi kamuoyundan gizlenmiş!” yazisinin altinda yazdigi kisa yorumuna hitaben yazdim ama laf lafi acti, cok uzun bir yazi ortaya cikti. Birkac gun sonra elden gecirip makale olarak ko$eme cekecegim. $imdilik malumat icin yorumlar kismina koyuyorum.

Sevgili Lales;

Degerlendirmeniz icin cok tesekkurler. Turkiye'nin gerceklerini bilmeyenler maalesef bazi kirli entrikalari anlayamiyorlar. Genelde butun Turkiye'de ozelde Kuzey Kurdistan'da i$lenen bircok cinayetin hapishanede yatiyor gibi yapan katillere i$letildigini kavrayamiyor bazilari. Bir $ekilde sorgulama ba$layinca da (gundemde olan Faili Mechul cinayetler davasi mesela) katile "ben cinayetin i$lendigi zaman hapisteydim" soyletip cinayeti "faili mechul" statusune sokup ustunu ortuyorlar.

Ocalan ile ilgili yazdiklarima tepki gosterenler, ya Turkiye gerceklerini anlayamiyorlar (zamanla ogreneceklerini umit ediyorum) ya da Ocalan'a olan sevgileri gozlerini kor etmis, gercekleri goremiyorlar/gormek istemiyorlar.

MOSSAD ile yakin ili$kisi oldugu bilinen debka.com sitesi, Ocalan'dan bahsederken "2002 yilindan beri Imrali'da olan" ifadesini kullaniyor (http://www.debka.com/search/?search_string=Ocalan). Sadece bir haberinde olsa "yazim hatasidir, gozden kacmistir" diyecegiz, biri 2003 digeri 2008 tarihli en az iki haberde ayni ifade geciyor. Istihbaratcilarin cikardigi bir sitede boyle bir hatanin olabilecegine ihtimal veremiyorum.

Iradesini Ocalan'in cebine koyanlardan umut yok (iclerinden bazilari belki zamanla gozlerini acarlar) ama ozgur du$unen Kurdlerin bu konu uzerinde dusunmesi lazim. Ocalan 1999'dan 2002'ye kadar neredeydi? Ocalan'in bu donemde fiziki olarak Imrali'da miydi, baska bir yerde miydi?

Daha once Ocalan’in Kandil ile telefonla goru$tugu bilgileri de gundeme gelmi$ti (telefon kayitlari bir gun cikar mi acaba?), medya (ozellikle Ergenekoncu Medya) nedense hic uzerinde durmadi, sumen alti edildi. Niye? Cunku Abdullah Ocalan kuzu postu giydirilmi$ bir “Ergenekon kurtu”dur, derin devletin adamidir ve darbe zemini hazirlamak icin cok onemli bir gorevi vardir.

PKK’lilere gore (tepe takla olmus hali KKP, yani “Kemalist Kurdler Partisi” dense daha dogru olur saniyorum) “uluslararasi bir komplo” ile ama gercekte Bekaa Karargahi’nda can guvenligi olmadigi icin guvenli olan Imrali Karargahi’na getirilirken yolda “dayilari”na bir soz vermisti Ocalan. “Anam da Turktur” derken “Siz benim dayilarimsiniz, ben sizi simdiye kadar sevdim, sevmeye devam ediyorum, dayilar yegenlerine sahip cikar” demeye calisiyordu.

Iradesini Ocalan’in cebine koydugu icin hakikatleri unutmus olan Apoculara, Ocalan’in dayilarina “Ben hizmet edeceğim. Çok iyi edeceğim” diye soz verdigi anlari hatirlatmak lazim. Hem de sIklIkla. Biraz geriye gidip tayini Bekaa Karargahi’ndan Imrali Karargahi’na cikartilan Ocalan’in ucakta kaydedilen o konusmalarini bir daha hatirlayalim:

***

Devlet görevlisi: Abdullah Öcalan, memlekete hoş geldin. Nasılsın?

Abdullah Öcalan: (midesi ekşimis gibi yapiyor) Sağol, iyiyim.

Devlet görevlisi: Miden mi yanıyor?

Abdullah Öcalan: İyi.

Devlet görevlisi: Yani sağlıktan bir problemin yok?

(Abdullah Öcalan kafasıyla "Hayır" işareti yapıyor.)

Devlet görevlisi: Ne var? Midende mi var? Ağrı, ekşime falan mı var? Yanma mı var?

(Abdullah Öcalan kafasını sağa sola sallayarak yüzünü ekşitiyor.)

Devlet görevlisi: Tamam, gereken tedaviyi biz yaptırırız. Şimdi sana bazı şeyler sormak istiyorum.

(Öcalan sürekli gözlerini kapatıyor.)

Devlet görevlisi : Gözlerini kapatmana gerek yok. İstersen suyla silelim mi? Bant izleri rahatsız ediyorsa suyla silelim gözlerini, rahat etsin.

(Öcalan, kafasını sallayarak "Hayır" diyor.)

Devlet görevlisi : Sen şimdi bizim misafirimizsin. Rahat ol. Yani kendini öyle sıkıntıya sokma. İstediğin birşey varsa...

Abdullah Öcalan: Ben ülkemi severim. Annem de Türk’tü.

Devlet görevlisi: Biraz daha yüksek sesle konuşabilir misin?

Abdullah Öcalan: Bir hizmet imkánım olursa yaparım. Onun dışında bana bir şey söylemeyin. Hizmet gerekirse yaparım.

Devlet görevlisi: Sorulara cevap verirsen, hizmet yapmış olursun. Yüzünü gözünü silelim eğer rahatsız oluyorsan.

Abdullah Öcalan: Türkiye’ye dönünce hizmet edeceğim. Fırsat verirseniz, hizmet ederim. Bunları, halkın içinde konuşuyorum. Başka bir şey de konuşmam. Bir hizmet imkánım varsa, ben inanıyorum vardır, daha üst düzeydekilere de bildirirsek, ben hizmeti seve seve ederim. Ben hizmet edeceğim. Çok iyi edeceğim.

Devlet görevlisi: Şimdi bak kaydediyoruz, senin şeylerini.

Abdullah Öcalan: Yayınlayın. İşkence etmediniz, benim içimden geliyor. Ama ben gerçekten söylüyorum. Türkiye’yi seviyorum. Ve Türk halkını da seviyorum. Onlar için iyi hizmet edeceğime inanıyorum. Fırsat verilirse yaparım.

Devlet görevlisi: Şimdi fırsat verilecek de. İstediklerin ne?

Abdullah Öcalan: Kendinizi yormayın, böyle şeylere gerek yok.

Devlet görevlisi: Yok zaten, bir emniyet tedbiri.

Abdullah Öcalan: Pek sevindiğim bir nokta var. Eğer dikkat edilirse aslında konuşulacak bir konu bu. Ama içime öyle doğuyor ki. Gerçekten iyi hizmetler yapacağıma inanıyorum.

***

Devlet gorevlisiyle konu$an teslimiyetci ki$i, bize “Kurd Halk Onderi” olarak pazarlanan Abdullah Ocalan! Siz bu konu$malarda bir “Dik duru$” goruyor musunuz? Dik duru$u $oyle birakalim, bir uzuntu falan goruyor musunuz? Aksine dayilarina kavu$manin verdigi bir sevinc var sanki…

1993’te Bingolde 33 askerin oldurulu$unu, 1999’da butun gerilla yurtdisina kaydirilirken 500 tanesinin Turkiye’de birakili$ini (ki bunlarin hepsi daha sonra katledildiler), gorunurde kendisini yakalayip Turkiye’ye getiren Ecevit doneminde dut yemi$ bulbul rolu yaptigi halde AK Parti’nin iktidare gelmesiyle sivil hukumete kar$i sert muhalefete ba$lamasini, 1998’de ilan edilen ate$kesin Ecevit iktidari doneminde degil de 2004’te yani AK Parti doneminde bozulmasini (ayni yillarda “Balyoz” “Sarikiz” “Yakamoz” “Eldiven” gibi bir suru darbe plani yapildigini hatirlatmakta fayda var), 2007’deki Daglica saldirisini (ayni donemlerde AK Parti’ye acilan kapatma davasini, 27 Nisan korsan bildirisini, cumhurbaskanligi secimini sabote icin yapilan 367 entrikasini ve Cumhuriyet mitinglerini vesaire hatirlamakta fayda var), ardindan $imdi “Demokratik Acilim”i sabote etmek icin devreye giri$ini (ve daha bircok garip gelismeleri) anlayabilmek icin Ocalan’in “dayilar”ina verdigi “hizmet sozu”nu hatirlamakta fayda var. Bugun ve dun olanlarin hepsi, istisnasiz hepsi verdigi bu sozle ilgilidir.

“Hizmet” ile ilgili nasil soz vermin$ti Ocalan? Ehemmiyetine binaen tekrar hatirlatalim:

“Bir hizmet imkánım olursa yaparım… Hizmet gerekirse yaparım… Türkiye’ye dönünce hizmet edeceğim. Fırsat verirseniz, hizmet ederim… Bir hizmet imkánım varsa, ben inanıyorum vardır, daha üst düzeydekilere de bildirirsek, ben hizmeti seve seve ederim. Ben hizmet edeceğim. Çok iyi edeceğim... Türkiye’yi seviyorum. Ve Türk halkını da seviyorum. Onlar için iyi hizmet edeceğime inanıyorum. Fırsat verilirse yaparım… Gerçekten iyi hizmetler yapacağıma inanıyorum.”

Dayilarin sana minettardir sayin Ocalan, sen fazlasiyla hizmet ediyorsun…

Vakti olan, Ocalan’in, derin avukati Mahmut $akar’a ate$kesi bozdurdugu donemde (Haziran 2004) kaleme alinan yazilara bir goz atsin. Mesela, Ahmet Kekec’in “Dirisi daha çok para ediyor... “ ba$likli yazisini mutlaka okumali (http://yenisafak.com.tr/arsiv/2004/haziran/15/akekec.html ). $u ifadeler Kekec’in sozkonusu yazisindan alinti:

“Radikal gazetesinin muhabiri, 7-8 yıl kadar önce, kendi ifadesiyle ‘terör üssü’ne girip Öcalan'la bir ‘söyleşi’ gerçekleştirmişti; o söyleşide Apo, Türkiye'de güvenlik birimlerinin ‘dönüştürücü/modernleştirici’ misyonuna övgüler yağdırıyor, hızını alamayıp ‘dinsel gericiliğe’ karşı ilerici çevrelerle ittifak kurabilecekleri mesajını veriyordu.

“Film o gün kopmuştu işte. Derken, ‘iç tehdit’ sıralamasında bir takdim-tehir yapıldı ve ardından nur topu gibi bir postmodern darbemiz oldu. Acaba diyorum ‘denetleme’ kılıfı altında İmralı adasına ani ziyaretlerde bulunan yetkili eşhas, Öcalan'ı Güneydoğu'daki ‘dinsel gericiliğe’ karşı yeni bir ittifak zaruretinin öznesi haline mi getirmeye çalışıyordu? Kimbilir...”

Kekec, yazisini, Ocalan’in ve avanesinin son gunlerdeki faaliyetlerine de i$ik tutacak $u ilginc bilgilerle bitiriyor: “Geçenlerde, bir gazeteci ağabeyimiz, Abdullah Öcalan'ın elden ele dolaştığı bildirilen bir beyanatından sözediyordu. Doğru mu, bilmiyorum; artık ‘Sayın’ sıfatıyla anılan Öcalan, İmralı'dan gönderdiği mesajında, taraftarlarını tarikat hükümetine (!) karşı direnmeye çağırıyormuş... Hem de, anadilde yayını gerçekleştiren, DEP'lilerin tahliyesini sağlayan, AB konusunda olumlu adımlar atan hükümete karşı... Çok ilginç gerçekten! “

Ne ilginc degil mi, 2004’te “Tarikat Hukumeti’ne karsi mucadele cagrisi” yapan Ocalan ve avanesi, bugun de ayni “gorev” icin meydanda.

Dayilarinin verdigi imkanla Imrali Karargahi’ni Bekaa Karargahi’ndan daha verimli ve randimanli bir sekilde kullanan sayin Ocalan, “Demokratik Acilim” konusunda fetvasini veriyor: "Acilim dedikleri safsatadir" (http://www.gundem-online.net/haber.asp?haberid=86148). Yani "Acilim ihanettir" diyen CHP ve MHP gibi fa$ist zihniyetlilerin solunda yerini aliyor hazret. Taraf Gazetesi'nin ortaya cikardigi son "Balyoz Darbe Planlari"ni da ciddiye almiyor son “haftalik basin toplantisi”nda.

"Darbe planlarını basında dinledim" diyor (“sihirli radyo”ya ne olmus acaba?!!) "Darbe senaryoları' diyenler de var. 'Darbe ticareti yapıyor' diyorlar AKP'ye." diyor. Yani, Ergenekoncu Medya ile ayni frekanstan konusuyor. Su ifadeler de ona ait: "Aslında danışıklı döğüştür. Balyoz darbe planı 2003'te yapılmış, Madem AKP bunu biliyordu neden o zaman üzerine gitmedi, o zaman neden Tayyip Erdoğan bunu tartışmadı? Demek ki bir pazarlık sözkonusudur."

AK Parti’nin o zaman pazarlik yapip yapmadigini bilmiyorum (yaptigini da sanmiyorum, cunku Ergenekon Teror Orgutu’ne indirilen balyozun hazirligini yaptiklarini az bucuk biliyorum). $imdi AK Parti'yi "pazarlik yapmakla" suclayarak “Balyoz Darbe Plan”ini ciddiye almayan, "Demokratik Acilim"i safsata olarak goren Ocalan, asil kendi pozisyonunu, yaptigi pazariklari anlatmali bence.

AK Parti Hukumetini (ki eksigi olsa da neticede sivildir, halkin destegini almi$ iktidara gelmi$) en acimasiz bir $ekilde yerden yere vuran Ocalan'in bir defa dahi olsun Genelkurmay'i ve orada darbe plani yapan cuntacilari ele$tirdigine $ahit oldunuz mu? $imdi hemen hemen her hafta Erdogan'a tekme-yumruk sallayan Ocalan'in Ecevit'i bir defa dahi olsun elestirdigine sahit olaniniz var mi? 1 Eylul 1998’den beri devam eden ate$kesin neden Ecevit doneminde degil de AK Parti doneminde, 2004'un ortasinda bozuldugunu izah edebilen var mi? Neden, mesela, kendisini yakalayan(!) Ecevit doneminde degil de, OHAL’in kaldirildigi, AB sureci munasebetiyle duzenlemelerin yapildigi bir donemde ate$kes bozuldu? Cunku OHAL’in kaldirilmasi hem cuntaci “dayilari”nin hem de Ocalan ve PKK’sinin nefesini kesti, rantina zarar verdi, cunku onlar $iddetten gidalarini alirlar.

Bir noktayi daha dikkatinize sunmak istiyorum... HADEP 1994’te kuruldu, 1995 ve 1999’da sirsiyla 1 milyon 171 bin 623 ve 1 milyon 482 bin 196 oy aldi. 1999’daki yerel secimlerde 40’a yakin belediye kazandi. $ayet 18 Nisan 1999’daki genel secime “Bagimsiz Aday” ile secime girmi$ olsaydi rahatlikla en az 50 tane milletvekili cikarabilirdi (Ocalan’in yakalanmasinin ardindan geldigi icin daha fazla da olabilirdi). Hatta kapatma davasiyla karsi karsiya oldugu 2002 yilinda bile “Bagimsiz Aday” olarak secime girilseydi gene ayni miktarda milletvekili cikartabilirdi. Ama o zaman “Bagimsiz Aday” meselesini “onursuzluk, kimliksizlik” olarak reddediyorlardi.

Peki, 2007’de neden Bagimsiz Adayliga karar verdiler? Bunun izahi da Ocalan’in verdigi “hizmet sozu”nde saklidir. AK Parti’li bir adayi Cankaya’ya cikartmakta israr eden, bu konuda askerlerle ve “derin devlet” ile “anla$maya” yana$mayan AK Parti; DYP ve ANAP’nin Meclis’e girisi engellenerek, 367 entrikasi, 27 Nisan korsan bildirisi, Cumhuriyet Mitingleri gibi toplum muhendisligi manevralariyla cokertilmeye calisildi. Hatta partinin icine bile el uzatilarak parcalanmaya calisildi, cesitli milletvekilleri korkutularak AK Parti’den kopartilmaya calisildi (simdi Turkiye Partisi kuran Abdullatif $ener, o zaman “siyaseti birakiyorum” diye 2007’deki secimde aday olmayacagini ilan etmi$ti!). AK Parti butun bu manevralardan secim karari alarak kurtulmayi ba$ardi.

Toplum Muhendislerinin hesabina gore AK Parti 2007 secimlerinde ancak %30 civarinda oy alabilirdi. Gene onlarin hesabina gore CHP oylarini %30’lara, MHP de %25’lere cikarmi$ti. DYP ve ANAP birle$ririlerek en az %10 bir oy alacakti. Bu da AK Parti iktidarinin sonu demekti. 2007’de DYP-ANAP destekli bir CHP-MHP Koalisyon Hukumeti planlaniyordu. Tabi, bu ara “Ben hizmet edeceğim. Çok iyi edeceğim” diyen Ocalan’a da yeni bir “hizmet” imkani dogmu$tu. Kuzey Kurdistan’da DTP’yi “Bagimsiz” olarak secime sokarak AK Parti’nin bolgede alacagi en az 30-40 milletvekilini elinden almasi saglanacakti. Bu da, AK Parti’nin kesinlikle tek ba$ina iktidar olmamasini saglayacakti. 2002’de Meclis’in neredeyse ucte ikisini alarak sistemi tedirgin eden AK Parti’ye karsi butun onlemler alinmisti (kapatma davasi de yedekte bekliyordu).

Butun hazirliklara ve planlara ragmen DYP-ANAP birle$mesi saglanamadi; ANAP secimden once tarihe kari$ti, DYP de Meclis’i sabote etmenin cezasi olarak barajin altinda kaldi ($imdi, derin devletin bir adamiyla iki oluden bir diri cikartmaya calisiyorlar, heyhat!). AK Parti’nin 27 Nisan Korsan bildirisine karsi dik durusu ve secim karari alarak (ayrica Cumhurbaskanliginin halk tarafindan secilmesini saglayacak adimlar atarak) halktan beklenmedik %47’lik bir destek aldi! Butun planlar tepe taklak oldu. Kuzey Kurdistan’da en az 50 milletvekili bekleyen DTP, 20 kusur milletvekili ile yetinmek zorunda kaldi. Ama buna ragmen Ocalan soz verdigi hizmetini ba$ariyla yapti; eger DTP’liler “Bagimsiz” olarak secime girmeselerdi, AK Parti’nin bugun Meclis’teki sandalye sayisi 15 ile 18 kadar daha fazla olacakti (bir not: DTP’nin Meclis’te olmasina onem veriyorum, olmasi gerekir; sadece neden daha once degil de 2007’de “Bagimsiz aday” karari alindigini izah etmeye calisiyorum).

2007 secimlerinde az da olsa hizmetini sunan Ocalan ve avanesi, bir sonraki secim icin daha erkenden de devreye girmis durumdalar. Derin Devletin bir sonraki plani, kaos uzerine kurulu oldugu icin Ocalan ve avanesi de planlarini buna gore dizayn etmis durumdalar. Kendisi Imrali Karargahi’ndan, Murat Karayilan, Cemil Bayik, Bahoz Erdal vesaireler (buna Avrupa yakasindaki Remzi Kartal, Zubeyir Aydar’lari da ilave edebiliriz) diger taraftan sIkI bir $ekilde asiliyorlar “vazife”ye. Uzun yillardan beri suskun kalan TAK “Turkiye metropollerinde saldiri” ilani ile mevziye cekilmis durumda (http://www.firatnews.com/index.php?rupel=nuce&nuceID=20619).

Ocalan ve PKK cephesindeki zevatin gerekceleri ne olursa olsun, farketmiyor, hicbirini $ahsen ciddiye almiyorum. Asil sebep Derin Devlet’in verdigi gorev ve Ocalan’daki “vazife” a$kidir. Mesele bu kadar basittir. Cunku Ocalan biliyor ki Demokratik bir sistemde kesinlikle ne bir Mandela ve ne de Atakurd olma sansi vardir. Militarist bir sistemde bir koltuk koparma $ansi daha yuksektir. O da “hizmet” ederek bir koltuk koparmaya calisiyor. Yani Kurdler uzerinden kendisine istikbal kurmaya calisiyor, Kurdleri koltuk davasi icin arac olarak kullaniyor.

Bu “Derin Devlet’e hizmet” ve “koltuk” a$ki oyle bir hale getirmi$ki bu zevati, kirli oyunlarina dini alet etmekten bile cekinmiyorlar. Ocalan, 27 Ocak 2010 tarihli “Basin Toplantisi”nda sunlari soylemis: “İslamiyet'e dair şunu tekrar söylüyorum; bugünkü Müslümanlık gerçek Müslümanlık değil. Gerçek Müslümanlığı, ümmet anlayışını tartışmak gerekiyor. Müslümanlığı halkın benimsediği, kabul ettiği tarzda modern Müslümanlık olarak yeniden tartışmaya açmak, diğer dinlere de bunu uygulayarak demokratik niteliğini öne çıkarmak gerekiyor. Demokratik İslam ve İslam'ın demokratikleşmesi tartışılabilir.”

Bahoz Erdal da 17 Ocak 2010 tarihli konusmasinda (http://www.firatnews.com/index.php?rupel=nuce&nuceID=20237) $u ifadeleri sarfediyor: “Eğer dini duygularla AKP'ye umut bağlamış iseniz, AKP'nin gerçek dinle hiçbir alakasının olmadığını görmeniz ve bu hatadan vazgeçmeniz gerekir. Eğer Kürt sorununu çözebilir ya da çözecek umuduyla -bunun ne kadar gerçek dışı ve yanıltıcı olduğu artık ortaya çıkmıştır- AKP'ye oy vermiş veya AKP’ye girmiş iseniz, bu yanlış tutumdan vazgeçmeniz gerekir. Yok eğer para için, rant için, çıkar için AKP’de yer alıyorsanız, bu şu demektir, demek ki dinini, imanını, yurtseverliğini, halkını ve onurunu para karşılığında satmış insanlar konumuna düşüyorsunuz. Bunun tehlikeli bir yol olduğunu ve halkımızın bunları unutmayacağını herkesin bilmesi gerekiyor. Onun için kandırılmış, yanılmış, gerçek dindar ve yurtsever Kürtlere bunu görüp doğru yola girmelerini söylüyoruz. Israr edenlerin de onursuz, iradesiz, işbirlikçi, koruculuktan daha beter insanlar olduğunu ve öyle tarihe geçeceklerini herkesin bilmesi gerekiyor.”

“$eyhulislam” Abdullah Ocalan, Kemalistlerin bir ara ugrasip da beceremedigi “dinde reform” vazifesini de almi$ anla$ilan; Behoz Erdal da bu “reform edilecek” dinin Usame Bin Ladin’i edasiyla tehditler savuruyor! Islam konusunda ahkam kesen bu zevatin zerre kadar Islam’la alakasi olsa insan bu kadar tepki vermez aslinda ama omrunde alni secdeye gitmemis (pardon, Ocalan zamaninda namaz falan kiliyormus herhalde!!!), gusul abdesti almaktan bile aciz bu zevat boyle sacma sapan “fetvalar” verince insan bir iki laf etmekten kendini alamiyor!

Birileri bu “kiralik tetikcilere” ve sahte “Islam reformistleri”ne “Derin Devlet iflas ediyor, onun tetikciligini yapmaktan vazgeciniz; yolunuz cikmaz sokaktir, hicbir sey elde edemezsiniz” demelidir. Bunu soylemek de akli basinda olan PKK’lilere du$uyor! Ya bizim yazdiklarimizi anlayamiyorlar (biraz cok gercekci yaziyoruz herhalda; yalakalik da yapamiyoruz) ya da bizi dinlemeye tenezzul etmiyorlar... Korukledikleri ate$in icinde yanacaklar, “zarara rizasiyla gidene acinmaz” kurali geregi onlarin yanmalarina yanmam da bircok masum insan da yanacak, ona yaniyorum. Bu lanetli $iddet 1984’ten beri bir fayda getirmedi, bundan sonra da getirmez, getirmeyecek. Ama Kurd halkini kani be$ kuru$ etmeyen Derin Devlet’e kurban veren bu zevat ihanetlerinin hesabini verecekler bir gun. Bu dunyada olmasa bile Mahkeme-i Kubra’da mutlaka...
ali .. 07 Feb, 2010 04:08:40
avatar
cevdet albay a yazıyorum ancak askeri zihniyet dağdaki gerilaya ergenekon çetesiyle hitap edebilir.hiçmi vijdanın sızlamiyor elleri öpülecek savaşan kahramanlara hakaret ediyorsun.kimbilir şuan ne yapıyorsun kahvedemisin yataktamısın beli değil dağda zindanda eylemde olmadığın kesin ancak senin gibi zihniyetler olduğu mudetce kürt halkın özgürlüğü mümkün değildır.senin gibi kürdistani düşünen insanlar olmasın 4 parçanın ve dünyanın sümürgeci göçlerle savaşan kahramanlara hakaret etmek vijdana sığmıyor bir kürdistanın özgürlüğünü savunan bır vatandaş olarak çok özüldım.
Piroz .. 07 Feb, 2010 05:25:43
avatar
Akbay,Kardanadam,yıkılmışhayeler ve serdest gibi hayal aleminde dolaşanlar hala APO üzerinden pkk ye saldırmanın ucuz kahrmanlığı peşinde koşuyorlar.Yazıklar olsun.
Apo yakalanınca,beninde anam türk vatanıma hizmet etmek isterim demiş olmasının sakıcası anormalliği varmıdır?Aslında Aponun bu sözlerini kabul edememekten daha anormallik ne olabilir?
Aponun bir emri ile başta Amed olmak üzere kürdistanın her yöresinde büyü yurtsever halkımız meydanlara dökülüp,Aponun istedği doğrultuda direnişini göstermiyorumu?Beğenmeyenler de aynı halkı sokağa direnişe daavet etsinler bakalım kaç kişi toplayacaklar.
Ne kadar çırğınırsanız çırpının halkımızın Apo sevgisini asla kıramayacaksınız.
Aponun derindevletin adamı olduğunu söyleyen Şükrü Gülmüş'ün kimi adamı olduğu yakıonda ortaya çıkarsa şaşmayınız.Bu sitenin Dinci samanyolundan farkı varmı dikkat ettinizmi?
Aliser .. 07 Feb, 2010 07:53:50
avatar
" Apo" yu kürd halkinin cikarlarina ters düstügü icin degil,Akp gibi sömürgeci bir partinin cikarlarina ters düstügü icin elestiiren ve bunuda artik cok acik bir sekilde yapan C Akbay i sidetle protesto ediyorum.Ve Nasname yönetiminide bu konuda göstermis oldugu vurdumduymaz,ilkesiz ve galiba birazda pragmatik bazi kaygilardan hareketle tavirsiz kalmasini ayni derecede protesto ediyorum ve ayrica böyle davrandiklari müdetce kürdistani bir site olma konusundaki inandiriciliklarinida hizli bir sekilde kaybedeceklerinide kendilerine hatirlatmak istiyorum.
Selamlar
ve umarim bu kisa yazimi yayinlama inceligini ve duyarliligini gösterirsiniz...
.. 07 Feb, 2010 08:02:36
avatar
Dogrudur!

Pîroz sen kendin "1 no lu Itirafciba$i" gibi itiraf ediyorsun:
Awdo kendi istegi dogrultunda halkimizi kullaniyor;dogru,halkin kendi cikari dogrultusunda degil.

Itiraf uîsimli bir film yapilsa ve itiraf sahnesine Awdo`nun ucaktaki hali monte edilse O film itirafi en yalin,en tipik ve en gerçek yonleriyle ifade edecegi icin o film Oscar odulu alir!Ya da gorsel Ansiklopedi hazirlansa dunyanin tum dillerinde itiraf kelimesinin anlami olarak tek kelime kulanilmaksizin Awdo`nun ucaktaki hali konulsa itiraf kelimesi sozlukteki anlamini tam bulur!

Avrupa Insan Haklari Mahkemesi, Awdo`nun dosyasinin goru$ulmesini reddetti.Gerekcesi:Ba$vuran ki$i samimi itirafci!

Itirafcilik:Awdo`nun ucaktaki hali.Psikoloji,sozler,jestler,hareketler,baki$,yuzifadesi her $eyiyle...

Peki bu durumda itirafci olmayan,direnen ve bu ugurda canlarini veren Kurd yurtseverlerini nereye koyacagiz?

Lanetler olsun gerçegi inkar edenlere!

Adaletin olmadigi siyasete lanet olsun!
Yikilmis Hayaller .. 07 Feb, 2010 10:19:28
avatar
Yasam mucadelesi vermeye calisan TCnin yaklasik %35 lik kesmini olusturan bir halkin ozgur yasam arzusunu bu kadar basite indirgemek akil izan isi degil. DEP ankara il baskanligi bombalandiginda Hatip Dicle bu sartlarda belediye secimlerine giremeyeceklerini soyluyordu ve girmediler.HADEP secimlere ikinci girisinde bagimsiz adaylarla girip girmeme konusunda celiski yasarken bagimsiz adaylar icin getirilecek %10 baraji mecliste konusulmaya baslandi. DTP secimlere bagimsiz girdi ama sebebi sizin izahinizla uzaktan yakindan alakasi yok kaldiki DTP nin isini zorlastiracak yasayi kendi anayasalarina aykiri olmasina ragmen uyguladilar AKP-CHP kolkola ne ses cikartan ne soz eden var tabi durum boyleyken siz neyin ittifakindan bahsediyorsunuz yok 20-30 tane eksik fazla zaten yasayi AKP CHP MHP beraber hazirliyor inanin bende sizi anlamakta zorluk cekiyorum gozleriniz kor olmali diye dusunuyorum. Diyer konu bagimsiz girilmesinin temel sebebi ocalanin taban kaybetmesi DTP nin aldigi oyun altinda oy alacaklarini bildikleri icin bagimsiz girdiler bircok kisi secime dahi gitmedi. Bu demek degil AKPye guveniyorlar. En son secimlerde DTP 3-4 hanefi sehri disinda her yerden zaferle cikti butun kurdler tek ses olup AKP nin ve turklerin kendilerine bakisina cevap verdiler genel kurmay baskani bu partinin aldigi oylari daha sonra goruseceyiz dedi. TC sunu cok iyi biliyor bu secim DTP nin basarisi degildi Kurdler artik bu ulkede normal vatandas olmadiklarinin farkina vardilar sistemin onlari kabul etmediyininde IGDIR da KURDLER belediyeyi aldi bu TCye tokat gibi cevapti simdi yanip tutusuyorlar acilim sevdalilari demokratiklesme hikayeleriyle secimden once oyle demiyordu RECEP ERDOGAN ya sev ya terket diyordu Genel Kurmay ne diyordu bu partinin aldigi oyu daha sonra milli guvenlik kurulunda goruseceyiz AKP ye bakilirsa gercekten gorusmusler. PIROZ sana ne diyeyimki insan baskanini onun acziyetten soylediyi KURDUN onurunu ayaklar altina aldigi sozlerle mi savunur? Sizler istiklal marsi gibi 2 kitayi gecmeyen bu sozlere yeni sozler katamiycak misiniz ne zaman yeni bir sey yapacaksiniz? Tutki OCALAN kalp krizi gecirdi mekan deyistirdi reber APO nun izini surenler o tarafa mi gidecek? Bu mucadele bitecek mi? Sizin bu aptalliginiz yuzunden mucadele saplanip kaldi insanlar umudu farkli yerlerde ariyor. iki kelimeyi yanyana koyup konusamiyorsunuz 100 kelimeden 90i apo reber onderlik imrali tecrit tasfiye komplo ajan hain isbirlikci SIKILMIYOR MUSUNUZ bunlari duymaktan konusmaktan. Her seyi yaratan Kurdleri var eden her seyi gorebilen bir bakista kimin hayin oldugunu cozumleyen tek basina bu mucadeleyi yaratan ONDERLIK goremedi mi TCnin eline gececeyini halkini gerillasini bu kadar seven onderlik gorupte gidemedi mi yanlarina. Iste sen ve senin gibi 3 kelimeden baska soyleyecek sozleri olmayanlar insanlarin basina yonetici olarak veriliyor sonrada basari bekleniyor avrupaya geldim hayallerim busbutun yikildi adam sadece BJI SEROK APO dediyi icin adama vermisler yetki sorsan KURDUN tarihini anlat bji serok apo der TCde bunlar kendine kurdum bile demezlerken burda bu can XRAShane cabalari gozlerimi yasartti :d iste PKK nin en iyi yazani sensin yazdigin yorumda burda bir bak bakalim aciz insan elle tutulur nesi var simdi bu apoyla ve senle Kurdistan kurulur mu Kurdler hak alabilir mi diyarbakirda yuzbinler sokaga cikiyormus anlamadim ne yuzbini? 2-3 polisin tek basina tum Diyarbakira yettigini gostermek icin mi cikartiyorsunuz? Neden o polisler yetiyor biliyor musun insanlarin ocalana ve pkk ye guvenmediklerinden onlar kaciyorlar ama neden biliyor musun orada olsede polis tekme tokat kadinlari suruklesede o insanlar icin direnis gosterilmeyecek ve yuzbinler 3-5 polisin elinden asla Hewallerini kurtaramayacaklar. Varsin o YUZBINLER sende ve apoda olsun ben tek kendime yeterim...
Cevdet Akbay .. 08 Feb, 2010 07:03:44
avatar
Sevgili Ali;

Ne yazimda ne de yorumlarimda gerilla hakkinda bir cumle dahi olsun bir ifadem yoktur. Yaziyi ya okumadiniz (okumaz-yazar yorumcularimiz da var!!) veya okuyup anlamadiniz. Bir daha okumanizi tavsiye ederim. Ucuncu bir ihtimal de Apocusunuz, dolayisiyla ne yazarsam yazayim, icerigine bagmaksizin elestirmekle gorevlendirilmi$siniz. Ben, Kurd hareketini kisirla$tirarak Kemalist duzene angaje eden, Kurd Halk hareketini Derin Devlet’in tetikciligine indirgeyen Ocalan’I ve avanesini ele$tiriyorum. Millet de, cok $ukur, gercekleri goruyor; Ocalan ve PKK’nin (ki bu orgutun Kurdlerle bir alakasi kalmamistir; tamamen Ocalan’in aile $irketi olmus ve derind evletin gudumune girmi$tir) ust yonetimindeki tedirginligin sebebi budur. Kurd Halki, Ocalan’in bir Kurd Halk Onderi degil, Kurdleri satan kuzu potuna girmi$ bir kurt (Ergenekon kurtu) oldugunu ogreniyor. Sizin tedirginliginizi anliyorum sevgili dostum. Ayni tedirginlik Piroz ismiyle yazan Apocu arkadas icin de gecerlidir.

Sevgili Aliser’in tepkisini soyle okuyorum “Cevdet Akbay’in ele$tirileri dogru ama dindar olduru icin ele$tirilerini kabul etmiyorum!”. Takintinizdan vazgecin sevgili Aliser. Kurdlerin hepsi sizin zihniyette olmak zorunda degil; farkliliklari kabul etmek zorundasiniz. Ayrica, hicbir partinin propagandasini yapmiyorum, hakliya hakli, haksiza da haksiz diyorum. Demokratik acilimi yapan ister AK Parti olsun ister baska bir parti, farketmez, desteklerim cunku Demokratik Acilim’dan tarafim ve bari$in en cok biz Kurdler muhtaciz. OHAL tarzi bir ortam mi istersiniz, barisin hakim oldugu bir ortam mi? Kuzey Kurdistan’daki $imdiki durum ile, mesela OHAL donemindeki durumu kiyaslayiniz. Hangisi daha iyi? Demokratik Acilim ile ortam daha iyi olur. Demokratik Acilim’a BDP’nin ve Kurdlerin daha cok sahip cikmasi gerekirken Ocalan’in burun akintisina takilan BDP kostek oluyor. Niye? Cunku demokratik bir ortam Kurdlerin faydasina ama sadece kendi derdine du$mu$ Ocalan OHAL gibi ortamlardan nemalaniyor. Kusura bakmayiniz ama sizin gibi birkac fanatigin hatiri icin demokratik acilima destek mermekten vazgecmeyecegim, bu acilima onayak olan partilere camur atamam! Siz de Demokratik Acilim’a destek veriniz, sizi de destekleyeyim… Fikirlerime cevap vermek yerine beni susturmaya calismanizi da size yakistiramiyorum.

Sevgili Yikilmis Hayaller; ben sizin samimiyetinize inaniyorum, fakat Ocalan’in iradesiyle hareket eden DTP’nin 2007’de secime giris konusunda daha sakin bir kafayla dusunmenizi oneririm. Ozellikle Derin Devlet her dara du$tugunde derin-PKK ve Ocalan’in devreye giri$ini de gozonunde tutmanizi rica ediyorum. DTP’nin veya herhangi bir partinin bagimsiz secime girmesine kesinlikle karsi degilim, yuzde 10 gibi ilkel bir baraja karsi boyle yapmalari bu ilkel sisteme karsi da bir protesto olduguna inanirim. Ocalan’in direktifine gore hareket ettigi halde ben BDP’ye veya ondan onceki Kurd partilere kesinlikle kar$i degilim, hatta onlarin mutlaka demokratik sistem icinde varliklarini devam ettirmeleri, meclis’te bulunmalari gerektigine inanirim (butun zorluklara karsi direnmeleri lazim; AK Parti’den once kac tane parti kapatildi, MNP, MSP, RP, FP vesaire). Ama 2007’de bagimsiz olarak secime girmesinin sizin anlattiginiz baraj konusu veya diger mevzularla bir alakasi oldugunu sanmiyorum. Konuyu bir daha du$ununuz. Demokratik Acilim konusunda yanli$ du$undugunuzu tahmin ediyorum (yukaridaki yoruma bakiniz).

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu: