Abdullah Öcalan'i ve Son Gelişmeleri Doğru Okumak...
DTP'liler "Sine-i millete dönme" kararını açıklamak için gittikleri Diyarbakır'da, Ahmet Türk'un ifdesiyle, 200 binden fazla Kürdün kendilerine destek vereceğini umuyorlardı. Oysa umdukları sayının onda biri, yani 20 bin civarı ancak toplandı. Bu manzara, DTP'ye oy verenlerin büyük bir çoğunluğunun da barış istediğini gösteriyor. DTP ve Öcalan, barış isteyen çoğunluğa rağmen, isteseler de adım atamazlar zaten.
-------------------------xxx---------------------
Abdullah öcalan'i ve Son Gelişmeleri Doğru Okumak...
Eski DTP'lilerin "sine-i millet" kararından dönmesini salt öcalan'ın "istifa etmeyiniz" telkinlerine bağlayanlar var. Ergenekoncu Medya, bu son gelişmeden yola çıkarak egosunu ilahlaştıran öcalan'in duymaya bayıldığı "Apo eskisinden daha güçlü, Apo'suz çözüm olmaz" sloganını sesli olarak telafuz etmeye başladılar.
Bu sloganı bayraklaştıran medyanın bir süre önce de çözüm için İmrali'yi gösterdiğini de unutmayalım.
Gelişmeleri doğru okumak lazım...
Bütün bu gelişmelerin odağında AK Parti'den kurtulmak vardır çünkü AK Parti, toplumsal barış için Demokratikleşme Süreci'nin mimarlığını yapıyor.
Barış gelirse, kargaşa ve terörden rant sağlayan yerli ve yabancı silah tüccarlarından Genelkurmay'daki cuntacı bürokrat ağalarına, kargaşadan nemalanan holdingcilerden seçimsiz iktidara gelmeye göz diken beleşçi siyaset ağalarına kadar herkes zarar görecek.
Son yıllarda Derin Devlet'in kiralık tetikçiliğini yapmaktan başka birşey yapmayan derin-PKK ve öcalan, zarar göreceklerin başında gelir elbet.
Bütün bu barıştan nefret eden kişi ve kurumların orkestra şefliğini yapan Derin Devlet, AK Parti Hükümeti'nden mutlaka kurtulmak istiyor; bunun için her yolu deniyor. Sandıkta AK Parti'den kurtulmanın mümkün olmadığını son birkaç seçim sonucu anlayan Derin Devlet ve tetikcileri, hükümeti indirmenin başka yollarına ağırlık verdiği anlaşılıyor.
Kaosu tırmandırarak AK Parti Hükümeti'nı yönetemez duruma sokmaya ve sonunda istifaya zorlamaya çalışıyorlar. 28 Şubat Süreci'nde "irtica" paranoyasıyla oluşturduklari kaosla Refah-Yol Hükümeti'nı istifaya zorlamışlardı. Aynı şeyi deniyorlar şimdi.
DTP'nin kapatılmasının kaotik ortam oluşturma projesinin bir parçası olduğunu daha önce yazmıştım (http://www.nasname.com/Yazarlar/cakbay/5512.html). 7 askerin Tokat'ta katledilmesi de bu projenin bir parçasıydı. Tokat'ta işlenen cinayet de 33 askerin olduğulduğu Bingöl cinayeti gibi derin-TSK ve derin-PKK ortak yapımıdır.
Bingöl'de derin-TSK erleri korumasız olarak derin-PKK'ye teslim edip katlettirerek barışı sabote etti (Dağlıca ve Aktutun saldırılarında da aynı işbirliğini görüyoruz). Tokat'ta ise cinayeti işleyen derin-TSK'dir, üstlenen ise derin-PKK'dir.
Taraf Gazetesi'nin haberine göre öcalan, sansürlenen görüşme notlarında Tokat'taki saldırıdan habersiz olduğunu söylüyor.
33 askerin öldürüldüğü Bingöl Saldırışı'ndan da habersiz olduğunu söylüyordu... Sonradan "üstlenmek zorunda bırakıldık" dediği biliniyor. Ergenekon'un PKK'nin içine sizdiğini, bundan çok sonra haberdar olduğunu, bu Ergenekoncuların kendisini ortadan kaldırmaya çalışıldığını da söylüyor (sirasi gelmisken, bu son ifadesi "korktuğu için dayılarına sığındı" iddiamızı kuvvetlendiriyor).
öcalan'in bütün bu iddialarına inanırsak onu, başında bulunduğu örgütten ve örgüt içindeki gelişmelerden bihaber olan bir "bostan korkuluğu" veya, oraya göstermelik olarak oturtulan bir "kukla başkan" olduğunu kabul etmemiz gerekecek...
"Bostan korkuluğu" mu, "kukla başkan" mı olduğu onu ilahlaştıranlar karar versin; beni ilgilendiren, öcalan'in da örgütü derin-PKK gibi Derin Devlet'in tetikçiliğini yaptığı gerçeğidir.
16 Aralık 2009 tarihli Görüşme Notları'ndaki bir cümle son günlerdeki gelişmelere ışık tutuyora aslında: "Bence henüz istifa edilecek aşamaya gelinmedi".
DTP'nin kapatılması Derin Devlet'in bir projesi ise, DTP'nin sine-i millete dönüp mücadeleyi sokağa taşıyarak kaotik ortam oluşturma da Derin Devlet'in öcalan'a havale ettiği bir görevdi.
Barış isteyen Kürd Halkı, DTP'ye geri adım attırdı, halkın barışta ısrar ettiğini gören öcalan da geri adım atmak zorunda kaldı. Yani öcalan'in yaptığı rol çalmaktan başka birşey değildir.
öcalan, Kürd Halkı'nın "Meclis'te mücade etmemizi istemiyorlar, tek seçeneğimiz kaldı: dağlara çıkmak ve sokaklara inmek!" diyerek sokaklara çıkarak ülkede kaos oluşturmasını bekliyordu. Derin-PKK medyasının "ayaklanmayı bütün ülkeye yayalım" propagandasına rağmen, kargaşa ve kaosun zararının farkında olan Kürd Halkı tarafından ciddiye alınmadılar.
DTP'liler "Sine-i millete dönme" kararını açıklamak için gittikleri Diyarbakır'da, Ahmet Türk'un ifdesiyle, 200 binden fazla Kürdün kendilerine destek vereceğini umuyorlardı. Oysa umdukları sayının onda biri, yani 20 bin civarı ancak toplandı. Bu manzara, DTP'ye oy verenlerin büyük bir çoğunluğunun da barış istediğini gösteriyor. DTP ve öcalan, barış isteyen çoğunluğa rağmen, isteseler de adım atamazlar zaten.
öcalan, Kürdlerin gösterdiği bu cılız tepkiden dolayı üğradığı hayal kırıklığını "Bence henüz istifa edilecek aşamaya gelinmedi" ifadesiyle dışa vurdu (barış ve demokrasi konusundaki diğer sözlerine inanmıyorum, sahip olduğu herşeyini şiddete börçlu olan öcalan kesinlikle barış ve demokrasiden yana olamaz; fıtratı buna müsait değil). öcalan'a göre "istifa edilecek aşama" BDP'nin de kapatılmasıdır. O zaman "DTP'yi zorla Meclis'te tuttum, şimdi Kürdler kendi yollarını çizecekler" diyerek kaosu adres olarak gösterecektir.
DTP'nin kapatılması öcalan ve PKK bağlantısından dolayıydı; eski DTP'lilerin, BDP çatısı altında toplanma kararını "öcalan böyle istedi" ifadelerini "BDP'yi de kapatınız" şeklinde okuyabiliriz. Dolayısıyla, BDP hakkında yakında kapatılma davası açılacağına kesin gözüyle bakılabilir. Derin Devlet'in güdümündeki öcalan'in verdiği kozu değerlendirecek olan "derin" savcı Abdurrahman Yalçınkaya dava için kolları sıvamıştır belki.
Kapatılma kararının önümüzdeki genel seçimlerden kısa bir süre önce açıklanacağını tahmin ediyorum. DTP'nin kapatılmasının faturasını AK Parti'ye kesenler BDP'nin faturasını da AK Parti'ye keserek Kürdlerin topyekün olarak AK Parti'den uzaklaşmasını umuyorlar.
Plan kaba haliyle şöyle: BDP'liler bağımsız olarak seçime girecek ve 50 ile 70 civarında milletvekili çıkaracaklar; BDP'nin kapatılması yüzünden Kuzey Kürdistan'da, Kürd Açılımı yüzünden Batı Türkiye'de ciddi oy kaybına uğrayacak olan AK Parti tek başına hükümet kuracak kadar milletvekili kazanamayacak. Yeni hükümeti CHP liderliğinde bir koalisyon kuracak!
Koalisyon hükümetini kuracak olan CHP ve ortakları, 28 Şubat Süreci'nde Mesut Yılmaz'in yaptığı gibi, yapacakları değişikliklerle menfaatleri zedelenen başta rantiyeci holdingciler olmak üzere herkesi mutlu edecekler, Ergenekon Davası'ni da tıpkı Susurluk gibi sumenaltı edecekler. Koalisyon konusundaki planlar uzun süreden beri konuşuluyor zatan. Hatta 2007'deki seçimde CHP ve MHP koalisyonu bekleniyordu, olmadı. Ergenekon'un uluslararası destekçileri bile bu plana umut bağlamış durumda.
Derin Devlet'in güdümündeki öcalan'in bu önemli plandan uzak durmasını bekleyemeyiz. Hem uçakta hem de mahkemede "devlet ne görev verilise yaparım" sözünü tutarak üstüne düşeni fazlasıyla yapıyor, gene de yapacaktir.
Bu plan tutar mı?
Cevap hem öcalan'ı, hem patronu olan Derin Devleti hem de beleşten iktidar olmaya göz dikmiş CHP'yi üzecektir:
Hayır, kesinlikle tutmayacak. Hayal kırıklığına uğrayacaklardır.
En büyük hayal kırıklığına ise sanıyorum öcalan ve PKK uğrayacak. çünkü BDP'nin kapatılmasından sonra şiddetten uzak olan siyasetçiler yeni bir partiyle yollarına devam edecekler (Baydemir'in şimdi kükremesine bakmayınız, eminim o da bunlar arasında yerini alacaktir). PKK tamamen tasfiye edilecek; öcalan'a bağlı olan fanatik siyasetçiler ise zamanlar silinip gideceklerdir.
öcalan'a gelince... İmrali'da yapılacak yeni düzenlemelerle sesi soluğu kesilecek.
26 Aralık 2009
Fotograf: http://www.nasname.com/Yazarlar/sgulmus/5574.html



Yorumlar (34 gönderildi):
Kemalizmin en büyük vurucu gücü,Tsk ve Pkk ve Yargı hala iş başında.Tabi benim ölçüm başkalarınınki daha başka olabilir.
Yalnız şu bir gerçekkki;Tsk ve Pkk nin eski etkinliği kalmadı.Halk ikisininde aynı yere hizmet ettiğini anlamaya başladı.
Eski müzmin dtp cilerde şiddet olaylarını tasvip etmeyip,yanlış yapılmaması gerektiğini söyleyenler hayli arttı.
Görelim mevla neyler.
Bu seçimden akp odaklı olanı pan-amerikan barışıdır. Diğerinin ise ne olduğunun adını varın siz koyun.Kıscası iki yol da çözümsüzlüktür. Ancak yollardan biri sanki bunalan yorulan boğulan insanlara biraz da olsa soluklandırma imkânı tanıyabilir(mi?) gibi görünüyor şimdilik. Tabii sonuçta olanlar-bol yeni liberal soslu pan-amerikan çözümü olacağından,ideolojde ve kültürde bol bol din temelli kavramlar öne çıkarılacaktır.
Sol emekçi Kürt ve Türkler'in bu durumda zaten bağımsız ve genel gidşatı etkileyecek güçleri olmadığından "ehven i şer" seçimlere başbaşa kalacaktır. Ufukta görünen odur.Ölümü görüp sıtmaya razı olacağız. Durumun özeti budur.
Sevgiyle selâmla.
Haklı olarak bir çok insanımız artık öcalanı eleştirmekten vaz geçin kürtlerin toplumsal kurtuluşunu sağlayacak olan bilimsel ilkelerle donatılmış yeni bir örgütlenmeyle alana inin denilmekte.
Bu istem ve talebin haklı ve doğruluğu tartışma götürmez bir gerçektir.Öcalanla kapışmanın kürtlere bir şey kazandırmadığı bazı insanlar tarafında yüksek bir sesle dile getirilmektedir.Bu gerçeklikten hareketle başka bir açıda olaya bakıldığında.
Öcalanın bu günkü kürt siyasetindeki misyonu ve etkisi objektif olarak ortaya konulmalıdır. acaba bu kuşullarda öcalanın gerçek yüzü net anlaşılmadan farklı bir siyasal örgütlenmenin zeminini oluşturmak mümkünmüdür? bence hayır.
Öcalan ve ona bağlı olan tarikatı kürdistanı top yekün olarak ipoteğine almışlardir. bu ipotek işlemi kaldırılmadan kürdistanda farklı bir düşüncenin hayat bulamıyacaği HAK PAR ve KADEP örneğinde anlaşılmıştır.
Devlet açısında öcalanın misyonu henüz bitmemiş kullanım süresi hala devam etmektedir. kürtlerin özgürlüğe çıkan kapısı öcalan tarafında kilitlendirilmiş ve anahtarda kendisindedir. bu anahtar öcalanda alınmadan kürtlerin özgürlük kapısı bir süre daha kapalı olacaktır.ama şu unutulmamalıdır o kapı mutlaka açılacaktır....
Pkk ve öcalani öcü gibi göstermen ve akp yi peygamberler seviyesine yükseltip barisin, demokrasinin sesi yapman cok manidar. yazdigin onca uzun yazilarin hepsi makyaj anlatmaya calistin pkk-öcalan sözüm ona pis akp erdogan feto cici.. yalan mi?
Halkin temsilcileri yaka paca göz altina aliniyor, kelepceleniyor, dtp kapatiliyor, kürtler üzerinde ki baskilar devam ediyor.. bu mu baris isteyen akp ?
Vurulup yerlerde sürülen kürt gerilalarin videosunu seyretin mi..
biz kirk kisiyiz hepimiz bir birimizi taniriz..
Birilerinin A. Öcalan`in hep gündem olmasina büyük bir gönüllükle katildiginizi siz de biliyorsunuzdur. Bu kisinin öne cikarilmasinda devletin, devlete paralel olarak da Perincek`in sol icindeki cabalarin sonucu olarak gelistigini de bilmektesiniz. Bu gün o cokca elestirdiginiz "murit" tutumun olusmasinda devletin ve solun PKK`ye dayattigi "apoculuk", kisiyi öne cikarma politikasinin bir sonucu oldugunu bilmenize ragmen bu kervana katilmaniz bana manidar geliyor. Diyarbakir direniscilerinin israrla "PKK ML bir partidir, apoculuk düsman yakistirmasidir" belirtmelerine ragmen devlet, Perincek, Kücük ve sol örgütlerin trenine sizin de böyle büyük bir zevkle atlamaniza baska bir anlam veremiyorum.
Kürt sayfalarini tikliyor, Rasidiye olayini degerlendirmelerini okumaya calisiyorum. Resmi ideolojiyi destekleyici yorumlar disinda yorum görmek cok zor. Devlet, Apo, AKP, sol örgütler trenine yine büyük bir zevk ile atliyorsunuz. Rasidiye olayini bir provakasyon olarak görüp göstermek, acilimin kapanmasina bir neden, AKP`ye bilincli bir saldiri olarak görüp, göstermeye calisirken, öldürülen 70 gerilladan (son tek tarafli ateskes döneminde) sözetmiyorsunuz. Naaslari tekmelenen Kürt gerilalari vicdaninizi hic rahatsiz etmedigi gibi dini vicdaninizi da tindirmadigini büyük bir üzüntü ile görmekteyim. Miliyetci yaninizi bir yana birakirsaniz insan olarak iciniz biraz da olsa ciz etmiyor mu? A. Öcalan ile Rasidiye konusunda ayni düsüncede oldugunuzu (Taraf gazetesini okuyunuz) görmüyor musunuz? Görüyorsaniz o kisiyi elestirmenizi neye yorumlamak gerekir. Kötüler icinde en iyisi tezine dayanarak AKP`yi bu kadar övmek, hapishanelere doldurulan Kürt cocuklari tarafindan acaba nasil görülecek ve yorumlanacaktir. Icinde Kürt sözcügüne bile tahamülü olmayan AKP`nin sözde aciliminin adini degistirmesi milliyetci duygularina saldiri olarak gören Kürt köylüsüne nasil izah edeceksiniz?
Bir askerin burnu kanayinca hiddetlenip, avaziniz ciktigi kadar "provakasyon" diye bagirisinizi en azindan naaslari tekmelenen gerillalara saygidan dolayi biraz alcak tutmaniz gerekmiyor mu?
Devlet, A. Öcalan, AKP treni bizi gerceklerden ve isteklerimizden uzaklastiriyor. Tersine giden trene binmemiz gerekiyor. Sizi de buraya davet ediyorum.
Madalyonun tek yuzü ile olguları tahlıl etmeye çalışmak,abesle iştigal etmekten öteye gitmez.
Sizin görmediginiz yada görmek istemediginiz yüzünü biraz açmaya çalışalım.
Bilindigi gibi Hdp ve Bdp yönelik son iki ay da iki büyük operasyon yapıldı.
Bu operasyonlar 'Genel kurmay,AKP,ve İmralı devşirmesinin ortak kararıdır.
Yüzlerce yurtsever gözaltına alınmış 80 yakın insan tutuklanmıştır.
İmralı Devşirmesi,legal faaliyet sürdüren Kürd politikacılarla aynı gürüşte olmadığını belirtmekle birlikte
aynı zamada onları İhbar da etmiştır.
Bir önceki 'avukat gürüşmesinde
/başka çevrelerle ilişki kurlmasının/sinyalini vermiştir.
Son avukat gürüşmesinde ise KCK ile aynı gürüşte olmadıgı,indirek olarak tutuklanan Kürd politikacılara sahip çıkılmamasını buyurmuştur.
Aşagıdaki dip not dikatlice okundugunda olay daha iyi anlaşılacaktır.
'Radyodan dinledim. KCK’den bahsediyor. KCK’nin konfederalizmi öngördüğünü, savunduğunu söylüyor. Hayır, böyle değildir. Benim çözüm önerim KCK sistemidir. KCK sisteminde devlet olduğu gibi kalır, devlete karışmaz, devletle sorunu yoktur. Üniterlikle sorunu yoktur, üniterliğe karışmaz, üniterliği tartışmaz. KCK sisteminde sınırlarla uğraşma yoktur. Türkiye’de mevcut sınırlar içinde sınırlara dokunmadan Türklerle Kürtlerin demokratik birlik anlamında konfederal birliği vardır, demokratik konfederalizmi vardır'
İmralı devşirmesi Dtp yi istedigi hizaya getiremedigi anlaşılıyor,
şansını bu kez BDP ile deniyor.
BDP nin sömürgeci faşist türk devletini emir eri olmaması için,Bdp içindeki yurtsever kardeşlerimizle bire bir ilşki kurulmalı bu kardeşlerimize her tirli destek sunulmalıdır.
Her kimki PKKyi İmralı devşirmesiyle açıklamaya çalışıyorsa o imralı devşirmesini aklamaya çalışıyordur,ya da imralı devşirmesinin degirmenine su taşımaktadır.
Başta Fedekar ve cefakar kürdistan halkı
özere,dag ve zindan direnişçilerimizin
anılarına ve emeklerine saygısızlıktır
Pkk,Dtp,bdp nin etkilededigi ya da etkileyecegi kürdistanli yurtsever
kitleyi başta TC olmak üzere, imralı devşirmesinin ve onun celatlarının insafina terk etmek demektir.
Biz postu Avrupaya semiş fukaraların yapacağı fazla bir şey yoktur.
Tek yaptıgımız kanayan yaramızı canlı tutmak,düşmana olan kinimizi pekiştirmek,genç kuşaklara düşünsel bazda perspektif sunmaktır.
Cevdet bey,Kendinizi AKP ye ve onun fikir babasına canfida siper etmenizi anlıyorum ve diyorum ki,Gel biraz da kendini Kürdistan ulusuna siper etmeye çalış,inanki artık yaşlandık,çok büyük acılar çektik Kardeşlerizi,Yoldaşlarımızı Hata Göz bebeklrimizi,TC,ve onun devşirmeleri birer,birer aramızdan aldılar.
Artık sahaya insen?
Sıra sana gelmedimi?
size selam ve saygılarımı iletirken
kürd gercekligine karşı biraz daha duyarlı olmanız dilegiyle.
Fanatik bir AK Parti'li olmadigimi diger yazilarimi okursaniz gorursunuz; ortada bir demokratiklesme sureci var, yani ulkeyi askeri/militarist yapidan kurtarma operasyonu var. Severiz veya sevmeyiz, bu operasyonun en onemli unusrlarindan biri de AK Parti'dir. Hakkini vermek lazim. Ulkenin demokratiklesmesi, yonetimin seffaflasmasi elbetteki herkesten cok zalim militarist/kemalist/OHALci sistemden en cok ceken Kurdlerin faydasinadir. 17 bin faili mechulden bahsediyoruz, bunun askeri yonetimin revacta oldugu donemde oldugunu da biliyoruz... AK Parti yonetiminde faili mechullerin hemen hemen sifira indigini soylemek AK Particilik yapmak degildir, hakki teslim etmektir. Bu demokratiklesme sureci gorunurde AK Parti'nin aleyhine oldugu halde (ozellikle milliyetcilik damari kabarik bolgelerde oy kaybediyor) adamlar ellerini tasin altina koyuyor, bize ne oluyor da karsi cikiyoruz?
Bir surectir elbet, bir gunde olacak birsey degil bu. Kurd Acilimi'na mucizevi manalar da yuklemiyoruz, hersey pembe olacak da demiyoruz. Ama eskiye nazaran daha rahat bir ortam dogacagi kesindir. Demokratik bir sistemde, hukukun isledigi bir yerde kimse gunduz evinden alinip ortadan kaybolmayacak. Demek istedigimiz budur. Normallesmenin oldugu yerde kimse irkindan, inancindan dolayi horlanmayacak. Gerillanin kafasinin tekmelenmesi de Kurd siyasetcilerinin elleri kelepceli teshir edilmesi de normallesmenin henuz tam olmadigini gosteriyor. Suan bir surecte olan demokratiklesme kuvvetlendigi zaman bu tur olaylar olmayacak. Bunlarin daha kotuleri oluyordu eskiden, sistemin demokratiklesmesiyle bunlar da geride kalacak. Ama kargasa ve militarist sistem ortadan kaldirilmazsa, bunlarin daha agirlari olacak.
Resadiye olayi, DTP'nin kapatilmasi oncesi gerceklestirilmesi dusundurucu gelmiyor mu sizce? Bu tur olaylarin amaci tansiyonu yukseltmek, catismayi kizistirmaktir. Orada milliyetciler kizip sokaga cikacak, diger taraftan DTP kapatildi diye sokaga cikan Kurdler... Bir noktada catisacak bunlar. Istenen ve beklenen buydu, ama sagduyulu insanlar buna firsat vermedi.
Sizin tersine giden trene bininiz, o tren sizi OHAL'li doneme goturecek sevgili dostum. Biz demokrasi trenine biniyoruz, gelecege, Kurdler basta olmak uzere her halk icin daha aydinlik olan gelecege gidecegiz.
Buyuk fotografin kucuk bir kesitine takilip kalmissiniz, buyuk fotografi goremiyorsunuz. Buyuk fotografi gorunuz. Demokratiklesme surecini destekleyen AK Parti'yi destekliyorum, AK Parti'nin sahsini degil. Demokratiklesme surecinin destekcisi CHP dahi olsa onu da desteklerdim. Meselelere kuru sloganlarla yaklasiyorsunuz.
baskanlarin adresi belli, yerri yurdu belli, kacma ihtimaleri yok.
evlerinde bomba mi yakalandi, tank, top mu, darbe plani mi yaptilar?
hirsizlik, yolsuzluk, rüsvet olaylarimi oldu?
AKP ic isleri bakani bu tablonun sorumlusu degil mi?
DTP kapandi akp ne yapti?
oysa akp kapanma davasi sürerken dtp akp yi hep destekledi kapanmaya karsiyiz dedi.
yazilarinizin ana temasi akp ye destek pkk ye köstekdir ..demokrasiyi kendiniz icin istiyorsunuz siz demokrat olamazsiniz buna inanmiyorum. demokrat insan böyle düsünüp yazamaz.
hacca gittim, tövbe ettim yalana dolana, namerde savasim hep sürecek..
abd deye koltuk atan cevdet beye pkk yi yedirmeyiz..pkk yi pkk liler elestirebilir.
Kandilde,ajan yaftalamasıyla infaz edilip,kenfensiz çukurlara atılanlarda sizin gibi düşünüyordu.Yedirmeyiz diyenler geç yaşta yendi gittiler.
Nice genç gerilla kızlar herşeyini o yolda kaybettiler.
Siz yinede pkk yi yedirmeme savaşına devam edin.
biz burada hukuk devleti oldugunu idia eden bir hükümeten konusuyoruz. düsmaninda olsa pkk gerillasini hadi vurdun diyelim yerde süründürmenin, küfür etmenin, tekmelemenin manasi nedir? savunma bakani akp li degil mi? bunun cevabi kandilde yapildigini idia etiginiz (delili yok) seyler degildir.
akp kürt siyasetcilerini iceri atarak, kelepceleyerek mi demokrasiyi binaa edecek. cevdet bey kimi kandiriyor?
mesele pkk meseleside degil olay kürtlere özgürlük olayidir.
seyh seide, seyid rizayada aynisi yapildi. pkk kusaginada aynisi yapiliyor. diyelim simdi pkk var siddete bahane pkk den önce devletin siddeti, yasagi, zulmü yokmuydu?
AKP kendisine demokrasi istiyor.
hani parti kapatmaya karsilardi, dtp kapandi sus pus oldular.
ortada iki yüzlülük var.
ben ideoloji ve parti ayrimi yapmaksizin demokrasiyi savunuyorum.
......
cevdet bey avd vatandasi ( yalansa özür dilerim) buyursun kurdistanda incelemelerde bulunsun akp nin demokrasisini gözüyle görsün..
hacda iblisi tasladim, orada temizlendim hak yolundayim.
selam ve dua ile..
Yanliş anlaşılamamak kaydıyla,Sizin düşmanının tc mi?yoksa akp ve cevdet akbay mi?
heci mehmut dayi unutmaki içimizdeki şeytanı taşlamikçe,zalim nefsimizi frenlemedikçe her amel boş.
genel olarak imkanlarim olcusunde,zamanim var oldukca gerek nasname gerek farkli siteleri incelemeye okumaya ve okuduklarimi beynimin suzgecinden geciriyorum ve kendimce gelismeleri anlamlandirmaya calisiyorum.Bireyler genel olarak savunduklari idolojik goruslerin etkisinden kurtulamazlar ileri sunduklari fikirler genelde orgut liderlerinin gorusleri ile bir bir ortusuyor,bagimsiz kendilerine ozgu bir dusunce ileri suremiyorlar bu durum sunu gosteriyorki idolojik olarak orgutsel bir yapinin fikirlerini savunanlar pekte bagimsiz kendilerine ozgu bir dusunce ileri surememektedirler bu durumda en cok PKK ve onun taban kitlesini temsil eden yapi icerisinde gorulmektedir.
Peki bunu nereden biliyoruz birilerine kara calmak icinmi soyluyoruz yoksa dusuncelerimizi maddi temellere dayandirarakmi acikliyoruz onada bakmak gerektigine inaniyorum.elbetteki bu dusunceleri ileri surerken maddi dusuncelerimizi temellendirerek bu goruse variyoruz peki bu duruma kaynaklik eden maddi temel nedir.
1-Abdullah ocalan imranli surecinden once kemalizme yonelik degerlendirmeleri incelendiginde ocalanin kemalizm hakindaki kesin yargisi kemalizmin ve onun idolojik kuramcisi olan kemal ataturkun fasist bir karekter ve kimlige mensup oldugu yonundeydi.Kurdustanda gerceklesen katliamlardan birinci dereceden sorumlu tutulan kisiydi.Imranli surecinden sonra kemal ataturkun devrimci ve ilerici oldugunu yine Abdullah Ocalan yazdi ve PKK kitlesi bu soylemleri tartismadan alip kendi gorusleri gibi kabul etti.Peki ocalan kemalizmi imralidami anladi,koca bir donem icerisinde fasist olan idolojiyi elbetteki ocalan imranlida ogrenmedi bazi gucler kendisine soyletirdi.
2-Seyh saait isyanini ingilizlerin kiskirtmasinin sonucunda gerceklestigini soyledi ve ayni PKK kitlesi sorgulamadan kendi ulusal onderlerini ingiliz ajani olarak kabul etti,ayni Ocalan imranli surecinden once bu direnisleri ilerici ve ulusal olarak goruyordu.Dersim direnisi icin henuz bir aciklama yok varsada ben okumamisim,dersim direnisi icin bir soz soyleyecegini sanmiyorum cunku dersimlilerin tepkisinin ne boyutta olacagini akli selim her insan bilir.
3-Bingolde 33 asker olduruldu ve PKK ustlendi ve ayakta alkisladi bugun ocalan kendisinin bilgisi dahilinde oldugunu aciklamakta ve PKK kitlesi hic dusunmeden hemen her soyleneni oldugu gibi kabul ediyor,tipki tokata gelisen olay gibi.Bir orgutun genel baskani olan bir insanin nedense hic bir eylemde kendini sorumlu tutmamasi o baskanin baskanlik vasfini tartismaya acmazmi,bu orgute persfektif veren ocalan degilmi buna kimi inandirisiniz,daha once hepiniz birer zilan olun dusmanin bagrinda kendinizi patlatin diyen ocalan degilmi peki,nasil olurda hic bir olaydan haberi yok.bunun gibi daha nicelerini saymak mumkundur.
AKP nin ilericiligini tartismak elbetteki dogru degil,AKP demokrat degildir bunda sizinlen hem fikirim ancak gerek ulusal gerekse uluslararsi konjoktor kurt sorununun cozumunu dayatmis ve konuyu tartismaya acmistir konu ilk kez Turk kamuoyunda bu denli tartisilirken bu tartismalarin onunu kesmek saglikli dusunen hic bir kurdun isine gelmeyecegi ortadadir o zaman bu kaos kime yariyor silahli catismadan nemalanan kliklerin isine yaramaktadir.
DTP'nin anayasa mahkemesinde davasinin devam ettigi ve karar asamasina vardigi bir donemde Turk kamuoyunun ve buyuk trajlar yapan gazetelerin koseyazarlari DTP nin kapatilmamasi gerekti yonunde beyanetleri ortadayken sokaklarin catisma alanina surulmesi ve Tokatta silahsiz askerlerin oldurulmesi bize hic bir sey anlatmazmi,anlatmiyormu.
Es baskan Emine Ayna gulerek acilim kapandi,parti kapanirsa biz daga cikariz diye bagiriyordu neden kendisi daga cikmadi budami bizlere bir sey anlatmaz.Duygularimizin yerine aklimizi koymak zorundayiz politik gelecegimiz duygularimiz ile orulmeyecek,mutlak olarak akil ve bilgiylen orulecegini bilmek zorundayiz.
Insanlarin zindanda katledilmesi.daglarda infazedilmesi yerlerden surulmesi tabiki kabul gorulmez ve kabuledilmemelidir her platformda protosto edilmeli yazilmali cizilmeli catismali durumun ortadan kaldirilmasi icin caba harcanmalidir buna karsi cikmak devrimci olmayi gerektirmiyor siradan bir insan olarak insani vicdana sahip olanlarda bu sorumlulugu yerine getirmeli getirebilmelidir.Ancak anlatilan farklidir 30 yilik bir catimali durmda cozum hemen beklemek olasi degil bunu zemini olusturulmali kamu oyu hazir hale getirilmelidir,dikat edilirse ne zaman sorunlar tartisilmaya aciliyor gerek derin devlette gerekse PKK icinde birileri tetige basarak gleismeleri ve tartismalari sabote ediyor onemli olan bu durumu farkina varmaktir.cozume yonelik her iki taraftan karsi olanlarin oldugunu bilmeliyiz, gelismeleri orgutsel idolojinin etkisinden kurtularak biraz daha kendimize ozgu ve ozgurce yorumlarsak daha iyi anlayacagiz diye inaniyorum.
Tüm yazinin özeti.
DTP nin kapatilmasi DTP lilerin sucuydu.
PKK olmasaydi Kürtler ezilmeyecekdi, TC demokratik bir devlet olacakti.
AKP ve AKP yanlisi medyanin bir sucu sorumlulugu yok.
Kürtler suclu.
Amin.
Ah bu anlamayan kürtler
Devlet ve Hükümet her türlü haki ve hukuku verecekde bu Öcalan, PKK, BDP(DTP) olmasa. Tüm suc onlarin.
Kürtlerin sectigi belediye baskanlarini AKP hükümeti degilde Rus hükümeti aslinda iceri atirdi, bunu yayan aslinda Rus ergenekonudur. AKP sucsuzdur bu bir komplodur.,
ROJ TV de seyretigimiz yerlerde sürüklenen gerilla cenazelerini o hale getiren TC -AKP ordusu degildir, Alman ordusu yapmistir.
Kürtlere özgürlügü, demokrasiyi cok gören AKP hükümeti degil Cin hükümetidir.
Hepsi yalan ve iftiradir.
Kürt kizi ceylani parcalayan roket degil bir boru parcasiydi. Buda aslinda PKK liler yapti ama AKP ye mal oldu. vah vah..
Amin.
Öncelikle şunu belirteyim kürt hacilerimizi bu özgür tartışma platforumda görmek nasname camiası olarak bizleri aşırı dereceden sevindirmiştir.
Bütün kötülüklerin kaynağı olan şeytanıda hicaza gidip taşladığını söylemektedir.İslam dinine göre şeytan taşlama haccı olmanın kıriterlerinde olduğu bilinmektedir.
Burada asıl yapılan şudur her kimki kütülük ve fitnenin kaynağı olmuşsa bunda böyle ben onlara karşı savaşacağım manasını taşımaktadır. Bu işin dinsel tanımı bu meyanda algılanmalıdır.kütülük ve iyiliğin toplumsal insan yaşam evrelerinde ortaya çıktığı bilinen bir gerçektir.
Bu bağlamda şeytanın görevine bakıldığında insanları kandırma,kütülüğe itme yolda çıkarmadır.
O zaman bu niteliklere sahip olan her kes şeytanın yandaşlarıdır. Asıl taşlanması gerekende bunlardır.
Peki bu açıda bakıldığı zaman öcalan nereye konulmalıdır.
=dört bin köyün boşaltılmasına sebep olan milyonlarca kürdü mecburi istikama tabi tutulmasına neden olan yirmi bin kürt gencicini bağımsızlık istiyoruz diye dağa çağırıp kandıran bir hare onların ölümüne neden olan sonuçtada ben uniter devlete yanayım mustafa kemal ilerici ve devrimcidir berzani ve talabani ilkel miliyetçidir şehsaid ingiliz ajanıydı bende başka kürdistanda her kes haindir diyen öcalana bir kaç taş atmak gerekmezmi haci mahmut efendi...EĞER SEN BUNLARI GÖRÜP SESİZ KAlIYORSAN.inaki hicazda taşlamış olduğun şeytan çok incinmiş ve ağlamış aynı saftaydık hacci efendi diye çok üzülmüş diye düşünüyorum...
Beyninize,elinize saglik. Pozitif bilimlerle ugrasmak sizin gibi insanlari daha ileri goruslu yapiyor.Gercekten Ergenekon Kuvvetleri,Kurt ve diger ayaklariyla beraber her zamanki oyunlariyla AK Partiyi altedebileceklerini dusunuyorlar. Anayasa Mahkemesi,Yargitay, Danistay,Mehmetcik Basin,Bazi Barolar,Muhalefet Partileri de buna destek veriyor. Onceden olsa karamsar olabilirdim. Ancak ABD,AB basta olmak uzere tum uygar ulkeler, Hitler'in bile ornek aldigini soyledigi bir diktatorun kurdugu rejimin bu cagda yasamasina izin veremezler.Onun icin bende zoraki de olsa iyimserligimi muhafaza ediyorum.Yine de siz ve tum Kurt aydinlari en kotu durumlarda bile yapilacaklari,fikirlerinizle yazmaya devam edin.Bu halk ve diger ezilenler fikirlerinize her zaman ihtiyac duyacaklar.Saglik ve basari dileklerimle
Daha once bir yorumunuzda Zeki Adsiz grubuna bagli gerillalara taktikleri Onunla birlikte verdiginizi,Qami$lo`dan idare ettiginizi yazmi$tiniz.
$imdi ise " Tabi'ki bir sure sonra ben herne kadar onlarla iliskimi kestiysem'de yasamimi bizim guneybati Kurdistan'in Qamislo'da surduruyordum" diyorsunuz!
Hangisi dogru?
Rahmetli Zeki Adsiz ve Urfan Alpaslan`a ili$kin O Yorumunuz Nasname ar$ivinde duruyor!
Evet hangisi dogru?
Ayrica 12 Eylul tutuklanmasi sonrasi PSK`nin cokmesindeki rolunuz nedir?
Sizin Ankara bulbulu oldugunuz soyleniyor!
Sen kimsin, hele sen bana gercek ismini, soyunu, sopunu soylede ben'de sana gereken yaniti vereyim. Benim Ankara bulbulu oldugumu soyliyen'de tam bir a**** ornegini vermistir. O meshur fasist 12 eylul fasit askeri darbesin'de o yillarin sozumona kendilerini ileri duezyde kendilerini orenler oncelikle hem kendilerini ve hem de ailelerini guvence altina aldilar, bizim gibi halkinin ozgrlugu icin onurlu mucadele etmis olan insanlari'da acikca Turk fasizmi'nin cenderesine atilar. Eger senin dedigin gercek ise, ben sana onurlu bir Kurd insani olarak soyluyorum eger ben oylesine ihanetci olmus olsaydim, Diyarbakir zindanin'da o onurlu direnis ornegini gostermezdim. Ayni zaman'da da bizim politik davamiz'da da sadece ben ve Mehdi Zana siyasi savunma yapmistik. Onemlisi'de eger ben ihanetci olmus olsaydim medem'ki neder Zeki Adsiz beni disariya cikariyor, gerek Suriye'de ve gerekse'de Beka'da cok sicak ve de yakin iliskilerimiz vardi. Eger ben ihanetci bir insan olsaydim peki o zaman neden beni kusuna dizmedi. Sen Kimsin'ki benim kaldigim bolgeyi, yeri soruyorsun, yoksam sen'de Turk MIT ile birlikte mi calisiyorsun, beni Turk MIT'ine mi teslim etmek istiyorsun, aga'nin, beyin oglu , hele sen bir soylede sen Kurdisatn mucadelesi icin bugune kadar ne gibi bir mucadele vermissin. Ayrica'da sunu'da belirteyim Urfan Alapaslan'da gonderdigimiz grubu'nun icin'deki Zeki Atsiz'in oz yegeni Murat miyidi, Firat miydi o alcakca Urfan ASlpaslani haince katyl etti. Zeki Atsiz'in olumu'de o kahir'dan oldu. Beni halkimin butun siyasetcileri tanirlar bizim orta anadolu'nun Kurdleri'nin uyanislari'da benim emegim sonucu bu duzeye gelmistir. Anladin mi aga'nin oglu.
halen buralarda isek senin gibi seviyeli adam gibi adamların yüzündendir.Şu yeğen Murat hikayesini geçelim. anlayışla karşılarsın umarım.Zaten şu internet denen yerde Brütüslerden geçilmiyor.birebir tanışıyoruzda ondan.
Sana biribiriyle çeli$en bizzat kendi yazdigin 2 adet yorumu sordum:
Yorumlarin Nasnamede asili,ben fazladan bir $ey ilave etmiyorum.
Halep ordaysa ar$in burda!
1.yorumda diyorsun ki:
"Urfan ve arkada$larina gerekli taktikleri genelde Zeki Adsiz ile ben veriyordum"
2.yorumda diyorsun ki:
"Tabi'ki bir sure sonra ben herne kadar onlarla iliskimi kestiysem'de yasamimi bizim guneybati Kurdistan'in Qamislo'da surduruyordum"
Yani 1.yorumda silahli hareket sirasinda rahmetli Zeki ve Urfan ile birebir ili$kin oldugunu,hatta askeri yonetimde oldugunu soylerken, 2.yorumunda bu ili$kinin olmadigini,daha once bittigini soyluyorsun.
Hangisi dogru?
Soru gayet basit ve bunun ne MIT ile ne de IT ile bir alakasi yok!
Bilgi kirliligi yaratma numarasina kalkma;yutmazlar!
Ben senin nerde nasil oldugunu sormuyorum!Sen kendin soyluyorsun:Haa eger kendi soyledigini ihbar kabul ediyorsan,kendi kendini ihbar ediyorsan o ayri bir mesele;ona da kargalar guler..
Sana bu soruyu soran herkese boyle mi cevap veriyorsun?Eger oyleyse cok komik olursun cunku cok bilen var gercegi.
Ayrica ben aga cocugu degilim;ke$ke olsaydim,hic fena olmazdi.
Ankara bülbülü ve cozulmen gercegi, gazete ar$ivleri,iddianameler ve ya$ayan taniklarca dile getirilmi$tir.Daha fazla ayrintiya girmek istemiyorum;yarari yok ancak haddini de bil,kimseye ekabirlik taslama.
"bizim orta anadolu'nun Kurdleri'nin uyanislari'da benim emegim sonucu bu duzeye gelmistir."diyorsun ama konu$tugum bir bayan koylun "Muzo`yu cocuklugundan beri tanirim;en son ugra$masi gereken $ey politikadir!" dedi bana.
Kurdî davada kimin ne bedel odedigini Allah bilir reklam konusu edilecek konu degildir; herkes seviyesine gore konu$ur ama gercegi yalniz Allah bilir!
Seninle agiz dala$ina girmem!
Ama bilmen gerekir ki yalan kendini bir yerde ele verir.Dîroknaslar da gorur...
Cevabin varsa kendi kendine ver, bana degil.
Cunku her iki yorumun da ortada,herkesin gozu onunde duruyor...
Yanilmiyorsam siz 1988 Agustos ayi olacakti disari ciktiniz. sizin bülgeden bir arkadas daha vardi zeydan arkadas.zeydan daha sonra ülkeye geri siyasi calismalar icin geldi tutuklandi. Ben kasim 1988 de kampa geldigimde sen orda yoktun.
Kek sedar(urfan Alpaslan) nin Zeki Adsiz`in yegeni Murat tarafindan vuruldugunu yaziyorsunuz. Bakin bu cok cirkin bir seydir. Murat guurptan kacgün evel ayriliyor ve catisma esnasinda orda yok. Kek serdar`in vuurldugu catismadan sag kurtulan arkadasimiz var ve suan Almanyada yasiyor. kek serdar son kursununa kadarda savasiyor ve sehid düüsyor. Düsman kek serdar( urfan Alpaslan) nin cesedinide kasaplar deresine atiyor.
Bilmedigimiz konularda lütfen gürüüs belirtmiyelim.
Sayin Dîroknas size bir soru sordu ancak cevabini hala veremediniz.
Gercekten iki yorumunuz celi$iyor!
Neden?
1- Urfan Alapaslan ve de arkadaslarina taktikleri ben ve de Zeki Adsiz veriyorsuk,
2- Herne kadar iliskimi onlarla kestiysem'de yasamimi Qamislo'da surduruyordum.
Bunlarin hepsi'de dogru olan seylerdir, ben onlarla bagimi koparma'dan once genelde orgutun butun siyasi egitim calismalarini gebnelde benim denetimim'de yapiliyord. Bu siyasi calismalarla birlikte bana askeri konular'da da zaman-zaman sorular soruluyordu, onerilerimi istiyorlardi, ben de o gunki duruma gore gereken bilgileri onlara veriyordum. Simdi bunun neyi yalandir, neyi gercekci degildir'de, sizler neyi ogrenmek istiyorsunuz.
Ben onlarla iliskimi kestik'den snra'da iliskimi Beka'dan kestim, bizim guneybati Kurdistana gecis yaptim, bir sure'de yasamimi orada o bolgede'ki halkimla birlikte surdurdum. Simdi bu sordugunuz sorularin anlami nedir, allah askina sizler hala'da o gecmisli yillarda'ki gibi sanki insanlari yeniden orgutluyecekmisiniz gibi bir politika yapmaga calisiyorsunuz. Biraz gercekleri gorelim, olup-olmus butun gercekleri gorerek halkimiza karsi ve de butun kamuoyuna karsi durust olmaga calisalim.
Urfan Alpaslanin kahpece sehid edil;isini olayi yakin'dan bilen insanlarimiz vardir, bu olayi artik Kurdistan'da ki diye bilirim'ki butun kesimler ogrenmis surumdadir. Hata o yillar'da PKK'nin bu konui ile yapmis oldugu aciklamalar vardir, verdigi bilgiler vardir. Sizler bu gercek olayi gizlemek icin kime hizmet etmek istiyorsunuz. Zeki Adsiz sirf Urfan ASlpaslan'in kahpece sehid olusun'dan dolayi buyuk uzuntuye kapiliyor, bu kahpe aciya dayanamiyor ve yasami sona eriyor.
Sen Urfan Alpaslan`in zeki`nin yegeni tarafindan vuruldugunu süyliyerek cok büüyk bir haksizlik yapiyorsun. Ve büylece zeki Adsiz`a olan kinini kusuyorsun. sana bilmedigin konular hakinda yorum yazma dedim. sen bir kac gün Bekaa da zeki onlarla kaldin hepsi o kadar. Urfan onlar güneye geciyorlar, güneyde murat (zeki`nin yegeni) kaciyor. urfan Alpaslan`in sehid düstügü catismadan sag kurtulan iki arkadas vardir.
PKK nin aciklamalari varmis, ne aciklamasiymis. pkk bizden dahami iyi biliyor. Eger sen urfan Alpaslanin gurubunu gürdüysen Ferid ve selim arkadaslari taniman gerekir. ikiside o catismadan sag kurtuldular ve halen yasiyorlar. sen bunu nerden uyduruyorsun.
ikiside murat^in güneyde gruptan ayrildigini ve yakalandigini süylüyorlar. murat hic uludere bölgesine gitmiyor.
Sayin Dîroknas`in sorusu hala yanitsiz:
Soruyu dikkatle okuyun:
1.yourumda Dîroknas"Daha once bir yorumunuzda Zeki Adsiz grubuna bagli gerillalara taktikleri Onunla birlikte verdiginizi,Qami$lo`dan idare ettiginizi yazmi$tiniz."diyor.
2.yorumunda ise yine Sayin Dîroknas"Yani 1.yorumda silahli hareket sirasinda rahmetli Zeki ve Urfan ile birebir ili$kin oldugunu,hatta askeri yonetimde oldugunu soylerken, 2.yorumunda bu ili$kinin olmadigini,daha once bittigini soyluyorsun"diyor.
Dolayisiyla Urfan Alpaslan`in silahli mucadele ba$lattigi donemde senin askeri konseyde Zeki Adsiz ile birlikte komuta ettigini ve taktik verdigini senin yazina dayanarak soyluyor.
Eger bu boyle degilse daha once yazmi$ oldugun yazin Nasnamede asili.Ben de okudum.Ve gercekten orada sen Urfan Alpaslan Silahli mucadele verirken senin de Zeki Adsiz ile taktik verdigini soyluyorsun.
Acaba benim ya da Sayin Dîroknas`in dediklerinde dediklerimde bir yanli$lik var mi?
Varsa Nasnamede yazili daha onceki yorumunu nasil aciklamak lazim?
Benim hem Bekaa ile ilgili ve hemde bizim guney Kurdistan hakkin'da yazmis oldugu seylerin hepsi'de gercek olan seylerdir. Ben bazi kisiliksiz insanlar gibi bazi cikarlar elde etmek icin bu yorumda bulunmadim. Benim Keki Serdar hakkin'da ki yorumumun bilgisine onceden o Qamislo'da iken o kamptan kalmis olan bizim bu guneybati Kurdistan'da ki iki yurtsever'den almistim. Onlar bu aciklamayi ''kampta ilgili birimlerde sorumlu ve de gorevli kisiler tarafin'dan edindiklerini soylemislerdi''. Zaten bu konu ile ilgili olarak ben Keki Zekiyi o yegenini tesfik etti diye bir yorum'da bulunmuyorum, onun bilgisi disin'da olmus bir olaydir demek istiyorum. Sizler'de sanki aynen dusman'in halkimiza yonelik yapmis oldugu bol-parcala, ayirimcilikla Kurdleri biri birine kirdir, yontemiyle saldiriya geciyorsunuz, orta anadolu Kurdlerine yonelik kin, nefret dolusu saldiriya geciyorsunuz. Amaciniz nedir yani, Orta anadolu Kurdlerini halkimiz arasin'da tecritmi etmek istiyorsunuz. Bir daha Berivan'in yorumunu okuyuin, ona karsi benim yazmis oldugum sizin idda ettiginiz gibi kin, nefret dolu bir karsilik degil, bir kardeslik, dostluk yorumumu okuyun, daha sonra'da Diroknas'in bana yonelik yorumunu okuyun on'dan sonra insanca bir karar verin.
Anlatın,yazın,doğru veya eğrisiyle ama kişiselliğe dönüştürmeyin,bilmediğimiz şeyler ortaya çıksın,amacımız yargılamak değil,bir daha hata işlememek ve başkalarının oyununa alet olmamak için tartışın ama asla kavga etmeyin.Bilinçli haraket eden bir avuç insan kaldı,başkaları şow peşinde,bari sizler akıllı davranın.saygı ve sevgilerimle.
***
Rodin Roni: slm cevdet abi öncelikle dünkü yazımdaki seviyesizlikten dolayı yaptığım saygısızlığımı bağışlayın, ben o adama ve mücadeleyi yürüten yapıya büyük bir saygı duyuyorum ve özümsüyorum son dönemdeki baskılarda biraz sinirlerimi bozmuş çok doğru bir tespit. kafamda çok soru işareti var sizinle paylaşmak ve sorularıma cevap almak istiyorum... cevap verdiğiniz içinde ayrıca teşkkür ediyorum.
C.Akbay: Sevgili Rodin Roni, sizing Ocalan’i sevmenizi, ozumsemenizi anliyorum. Benim de onu Kurd lideri olarak kabul etmedigimi anlayiniz.
R.R: 1.derin 'o' ve derin yapı diyorsunuz ve bu düşünce bugün kürtlerin kökünü kurutmaya çalışanların da kürtlere israrla söylediği psikolojik olarak yürütüğü savaşın söylemi değil mi neden düşünceleriniz kürt düşmanlarının düşüncesiyle parallel
C.A: 1. Kurdlerin kokunu kurutmaya calisanlarin “Ocalan derin devletin, yani bizim elemanimizdir” dedigini duymadim, aksine bunu israrla sakliyorlar. Bazi soylemler benzer olsa da (mesela, solcularin “halklarin karde$ligi” soylemini benim de benimsiyor olmam veya seslendirmem beni solcu/komunist yapmaz) niyete bakmak lazim. Onlarin niyeti, duygulariyla hareket eden Kurd genclerini galeyana getirip fanatik Ocalanci yapmak, Ocalan’in etrafina kenetlemektir. Bizim amacimiz ise hakikatleri gostermek, kirli i$birligini de$ifre etmek, $imdiye kadarki kirli sava$in Kurdlern sava$i olmadigini gostermek, Kurd genclerinin uyanmasini saglamaktir.
R.R: 2.O zeki bir adamdır sedative (uyuşturucu) ilacın etkisinden tam sıyrılmadan herkesin ezberini bozacak cümleler sarf etti. yaşadığımız ülkenin bir gerçeği var. türkler ve kürtler halk olarak artık kaynaşmışlar ve kurdistan coğrafyası nerdeyse türkiyenin hepsidir çünkü kürtlerin yaşamadığı yer yok tabi bunun değişik sebepleri var kimi sürgünle kimi göçle yerleşmiş ama oralarıda artık vatan edinmişler.istanbulda, izmirde, ankarada, mersinde,aydında,adanada artık seçimlerde aldığımız belediyeler var çıkardığımız vekiller var ve burda yaşayan insanların yüzde 50 sine yakını tamamen yerleşmiş buralara, oralardan ne kadarı döner söyler misiniz? 'O' tutuklandıktan sonra demokratik cumhuriyetten bahsetmedi ki 90 daki yazılarına röportajlarında bile bunu dile getiriyor. kurdistan bir irlanda yada cezayir değilki yüzlerce kilometre uzaktan sömürgeciler tarafından sömürülsün sende savaş ve sömürgecileri deffet. çağdaş dünyamızda sınırlar artık kaldırılırken çok da önemli değil devlet kurmak.demek istediğim hiçkimse günümüzde kürtleri onun kadar iyi çözmemiş ve hiçkimse onun kadar iyi çözüm sunmuyor. neden sizin 20 yıldır sunduğunuz çözümler hep onun antitezi şeklinde savaş döneminde neden siyasetle olur bu iş diyordunuz barış döneminde neden savaş istiyorsunuz.ortada büyük bir güç varsa ya onun parçası olacan yada karşısında durcan mantığı ile mi yaklaşıyorsunuz?
C.A: 2. Zekidir mutlaka, Hitler de zekiydi, Saddam da… Her zekinin her yaptigi muteber degildir, malum. “Herkesin ezberini bozacak cumleler sarfetti” diyorsunuz, bu cumleleri merak ediyorum dogrusu. Bir iki tanesini aktarabilir misiniz? Arastirdiniz mi hic, ondan once bu cumleleri sarfeden yok muydu? Ocalan’in ortaya ciktigi donemde hali hazirda mucadele eden Kurdler vardi (partiler, dernekler, gruplar vesaire). Cogu, $iddet kar$iti bir yol takip ediyorlardi. Ocalan ciktigi zaman ilk i$i devletle degil, bu gruplarla silahli cati$maya girerek onlari tasfiye etmek oldu. Kurd Hareketini bir nevi $iddete bula$tirdi. $iddet taraftari olan Turk Devleti’nin istedigi de buydu zaten. Katledilen masum cobanlarin yaniba$ina neden silah birakildigini hic merak ettiniz mi? Masumlari oldururken bile $iddeti bahane etmek. “Ocalan 90’li yillarda da ‘demokratik cumhuriyet’ diyordu” diye beni duzelttiniz. Haklisiniz, aslinda Ocalan’in teslim olduktan ve ondan sonra sarfettigi herseyi daha once de soyluyordu (bazilarini belki kendisine sakliyordu), dolayisiyla “somurgecilerden kurtulma, ozgur bir Kurdistan kurma” gibi derdi de yoktu. Bu gibi dertleri olan insanlari ce$itli yontemlerle (“ajan” damgasiyla, kur$unla, korkutmayla vs) pasifize etti diyebiliriz. Dolayisiyla Ocalan’in hareketi ile Cezayirlilerin (ve digerin) hareketlerini kiyaslamak dogru degildir. Nitekim, devlet kurmaya karsi oldugunu sIk sIk tekrarlar (siz de “cagdas dunyada sinirlar kaldirilirken devlete gerek yok” diyorsunuz). Peki, silahla demokratik cumhuriyet kuruldugu dunyanin neresinde gorulmustur? En guclu silahlari bulunan TSK demokratik cumhuriyet kurabilir mi? Kursa kursa militarist bir sistem kurabilir, bu kadar. PKK de bundan oteye gidemez. Kursa kursa militarizmin bir benzerini, yani Ocalan’in hayrani oldugu M. Kemal’in “tek $ahis diktatoryasi” olan sozde “cumhuriyet” sistemini kurabilir. Ocalan’in veya kurdugu sistemin demokrasi olacagini hic sanmiyorum, olamaz (M.Kemal’inkisi de hicbir zaman demokrasi degildi). “Hiçkimse günümüzde kürtleri onun kadar iyi çözmemiş ve hiçkimse onun kadar iyi çözüm sunmuyor” diyorsunuz. Birinci kismina, yani “Kurdleri cozme” konusunda hemfikirim. En basiti “sizden adam olmaz, sizi ben yarattim, ben olmdan siz bir hictiniz, kure kereler” gibi ifadelerle a$agilayarak, kufrederek, gikini cikarani “ajan” diye damgalatip oldurterek, birakin muhalif sesler, yorumlarini yorumlayanlari bile katlettirerek Kurdlerin kendine guven duygusunu yerle bir etmi$tir, diger bir ifadeyle “Kurdleri iyi cozmu$tur”. “En iyi cozum” diye sundugunuz silahli mucadelenin neticesi de ortada. 5000 binden fazla koyumuz yakilip yikilmis, milyonlarca insanimiz buyuk $ehirlerin gettolarinda sefalete mahkum, 3 milyondan fazla insanimiz yut disinda surgun hayati yasiyor, 40-50 bin genci feda ettikten sonra hedeflediginiz $eyi elde etmi$seniz, buna “tamam, kaybimiz oldu ama sonucda istedigimizi aldik” diye ovunulebilirsiniz belki ama ortada bagimsiz bir Kurdistan olmadigi gibi Ocalan’in agzinin tadinda bir “demokratik cumhuriyet” bile yok! Bu nasil bir “zaferdir” anlatiniz da benim gibi insanlar da anlasin bari. Dusununuz, bir tuccar, 50 bin liralik parayla basliyor, 25 sene sonra dukkanin terekleri bile curumus durumda ama o “ben tuccarim” diye ovunuyor, utanmadan. Evet, tuccardir ama muflis bir tuccardir o. Ocalan da mucadele etti, ama yontemiyle, her$eyiyle bu muflis tuccardan bir farki yoktur. Diyeceksiniz ki “Kurdlerin sesini duyurdu”, dogrudur. Kurdlerin sesi duyuruldu ama bunun ucreti yukarida saydigimiz seyler midir? Bir yumurta icin 50 bin lira odemek kar midir, size soruyorum? Ayni sesi, 1000 ki$i, aclik grevi yaparak, Gandhi gibi, M. Luther King gibi $iddet kar$iti mucadele ederek de elde edilebilirdi; en azindan neticede binlerce gencimiz hayatta olurdu bugun. Ocalan’in kazanci su oldu: PKK’yi bir aile $irketine donu$turdu, Kurdlerden topladigi paralarla bir Kurdistan kuramadi (oyle bir amaci da yoktu zaten) ama buyuk bir holding kurdu, bu holding bagli medyasi, dernekleri, partisi vesaire var. M. Kemal’in yolunda gidiyor yani; o da millet acliktan kivrilirken binlerce donumluk araziye sahipti, milyonlarca dolar odeyip Savarona Yati almisti, vefat ettiginde Turkiye’nin en zenginleri arasindaydi. Kemalist Turklere gore M. Kemal Turkleri medenile$tirdi, kurtardi falan; bizim Apoistlere gore de Ocalan Kurdleri uyandirdi, medenile$tirdi… Her ikisi de buyuk bir yalan.
R.R.: 3. 49-50 bin kürt gencinin öldürüldüğünü savaşa kurban verildiğini söylüyorsunuz allah aşkına cevdet abi kürtler kaç yıldır bu topraklarda durmadan katlediliyor. sadece dersim isyanında 80 binin üzerinde kürt öldürülmedi mi ya şex seit isyanında ve daha nice katliamlarda ne kadar kürdün öldüğünü çok iyi biliyorsunuz.bu yapının öncesinde defalarca binlerce kişi yola çıkmadı mı neden sonuç alamadılar. çünkü liderlik vasıfları bir şex ve ağalıktan öteye gitmiyor du da ondan. yani 50 bin gencin onurlu bir şekilde ölmeyip asimile olmuş 20 milyon türk olmasını mı isterdiniz. ve gençlerini kaybeden anne ve babalarda bir şehite sahip olmanın onuru ile yaşıyorlar, çünkü yaratılan değerler ortada. kürt isminin yasak olduğu bir dönemden bu güne geldik kimin sayesinde insanlar artık kürt oldukları için utanmıyorlar verilen binlerce şehit sayesinde değil mi... kürt ulusal bilinci yavaş yavaş kürtler arasına yayılmaya serpişmeye başladı..onca gencimiz öldü ama bugün muazzam bir güç yokmu ortada kürtler için. eğer bu savaş verilmeseydi daha mı az ölürdük siz psk liler yola çıkarken 60 kişi ile çıktınız ama onlar 6 kişi ile neden bin kişilik bir güç kurup çok daha fazla sizin değişinizle değer yaratmadınız.
C.A: 3. Tarihte Dersim Isyani veya Seyx Said Isyani diye bir vakia yoktur, zalime Kemalist rejimin cinayeti vardir. Gercek tarih bilenler, ne $ehit Seyyid Riza’nin ne de $ehit Seyx Said’in “ayaklanma” cikardigini bilir. Dersim’de Kurdleri toptan katletme plani vardi, kundaktaki bebekler bile asker sungusuyle katledildiler. 90 binden fazla masum ve mazlum katledildi. Seyx Said konusu da M. Kemal’in entrikasindan ba$ka bir$ey degildir. Entrikanin mahiyetine bakmak icin “Dersim Katliamı'nın Özeti: "Eyvo, Zılumo, Qetlıyamo!" (1)” baslikli yazima bakilabilir (http://www.nasname.com/Yazarlar/cakbay/5368.html). Tarihimizin farkli donemlerinde merkezi veya yerel yonetimin uygulamalarina karsi rahatsizligimiz olmustur, baskilara direnmemiz olmustur, bunlarin cogu da Kemalist diktatoryasina denk gelmektedir. Ama planli bir ayaklanmayi ben sahsen bilmiyorum, bilen varsa ogretsin. “Daha iyi, demek kimse ayaklanmayi aklina getiremedi, bizim onderligimiz zeki oldugu icin ilk ayaklanmayi o cikardi” diyeceksiniz belki, sizi hayal kirikligina ugratayim, Ocalan’in hareketi de ayaklanma degildir, hakli Kurd Mucadelesini sulandirmak ve ba$arisiz kilmaktir Ocalan’in yaptigi. Seyx Said ve Seyyid Riza’yi (ve benzerlerini) a$agilamak (en hafif bir tabirle hafife almak) icin “çünkü liderlik vasıfları bir şex ve ağalıktan öteye gitmiyor du da ondan” diyorsunuz. Birincisi, hem vasifliydilar hem de onurlu. Hicbiri yakalandiginda “Anam da Turktur, ne gorev verilirse yaparim” diyecek kadar kendisini ve Kurdleri a$agilamami$, onurunu postallarin altinda ezdirmemi$tir. Ikincisi, Abdullah Ocalan seyx olamaz zaten ama bir agadan ne farki var? Iki tane farkini bana soyleyin ben de size hak vereyim! Bir tanesini ben soyleyeyim, Abddullah isminden sonra “Aga” sifati yok (Abdullah Aga diye bilinmiyor). Ikincisini siz soyleyin. “Yani 50 bin gencin onurlu bir şekilde ölmeyip asimile olmuş 20 milyon türk olmasını mı isterdiniz” diyorsunuz, siz olmediniz de asimile mi oldunuz yani $imdi? Ben olen 50 bin ki$iyi degil, onlari olume gonderen Ocalan’I ele$tiriyorum. 50 bin tane candan bahsediyoruz, 50 tane koyundan degil! 50 tane koyunu kaybeden bir cobani i$ten atarlar,hatta belki kulagindan tutup hapse bile atarlar, ama biz 50 bin tane evladimizi kurtlara ku$lara yem eden cobani goklere cikariyoruz! Allah bize akil fikir versin. “Yaratılan değerler ortada. kürt isminin yasak olduğu bir dönemden bu güne geldik kimin sayesinde insanlar artık kürt oldukları için utanmıyorlar verilen binlerce şehit sayesinde değil mi?” diyorsunuz. Kurd isimleri AB sureci dogrultusunda yapilan duzenlemelerle serbest olmaya ba$ladi. Ocalan, Sener Eruygur ve diger postalli darbecilere destek cikmak icin ate$kes kararini bozmasaydi bugun olan bircok $ey 5-6 yil once olacakti. Ocalan sabote etti, tipki simdi Demokratiklesme Sureci’ni sabote etmek icin. Bir, bu kazanimlari PKK’ya malletmek dogru degildir, iki, malledilse bile bu Ocalan’in metodunun iflasini ve ba$arisizligini gosterir. 50 bin cana (ve siraladigimiz diger bedellere) karsi Kurd ismini kazanmak muflis tuccarliktan ba$ka bir$ey degildir. Bunca bedele kar$in elde edilen sozde kazanimlarla(!) ovunmek kadat utanilacak bir $ey yoktur. Ocalan utanmiyor, bari onun yerine siz utaniniz. Evet, Ocalan olmasaydi bu kadar kazanim(!) icin bu kadar agir bedel odenmezdi.
R.R: 4. diyelim ki o adam derin peki bundan çıkarı ne adam hergün ölüyor ona rağmen direniyor,ailesinin durumu ortada kürtler neden size itibar etmiyor da ona ve onlara itibar ediyor milyonlarca kürdün hepsi salak mı şimdi yani...
C.A: 4. Cikari ne? Enaniyetli bir kisi icin cikar nedir? “Allah Allah, onderligimiz Hegel’I bile gecti” ve benzeri kuru laflarla pohpohlanacak bir konuma gelmesi bir cikardir mesela. Onunde el pence durulmasi bir cikardir. $ansi yaver gitseydi (gitme $ansi yoktu da, biz oyle farzedelim) M. Kemal gibi Atakurd olacakti; bunu du$unmesi bile bir cikardir. “Adam hergün ölüyor” diyorsunuz (bir ikaz, onun huzurunda ona “adam” demeniz, idaminiz icin yeterli oldugunu biliyor musunuz? Siz Onderlige nasil “adam” dersiniz?!! Mesajimi anladiniz mi?) Adam hergun olmuyor, 1000 kisinin guvenligini sagladigi, birkac doktorun 24 saat hizmetinde oldugu, ozel yemeklerle beslendigi bir yerde rahat bir hayat ya$iyor. Kuzey Kurdistan’da kac ki$iye bir doktor du$uyor, biliyor musunuz? Asil Suriye’den Turkiye’ye teslim olmasaydi $imdiye kadar olmu$ olacakti; “dayi”lari, onu tehlikede gorunce bir planla Bekaa Karargahi’ndan alip Imrali Karargahi’na aldilar. Ailesinin durumu kotu mu? Simdiye kadar soyadi Ocalan olan kac kisi hayatini kaybetmi$, soyler misiniz? (Ayni soruyu ayni tezgahin diger tarafi, Buyukanit, Ba$bug, Baykal vs icin de soruyorum). Ocalan ailesi, Hidistan’daki kutsal kisiler gibi tapiliyor neredeyse. Apoistler kimin ellerini opuyor? Mesela, Zana siradan bir Kurd kadininin elini operbilir mi? Soyadi Ocalan olan birisinin elini opuyor. Boyle “durum”a can kurban!!! Keske her Kurd de ayni “durum”da olsaydi!
“Kürtler neden size itibar etmiyor da ona ve onlara itibar ediyor milyonlarca kürdün hepsi salak mı şimdi yani?” diye soruyorsunuz. Ocalan’in pesinden giden butun Kurdlerin salak oldugunu sanmiyorum (iclerinde salak olanlar da var elbet, menfaatperestler ve cingozluler var tabi), bu bir. Ikincisi, birkac kisiyle PKK’yi kurduktan sonra diger Kurd yapilanmalara karsi teror estirince TC sessiz kaldi, hatta onun onunu acti, ona dokunmazken diger gruplarin uzerine gitti. Yani onu palazladi, Kurdlerin gozunde guclu gosterilmesine yardimci oldu. Eger butun sebzeleri yasaklar ve sadece patatesi serbest birakirsaniz, herkes patatesci olur, bunu unutmayiniz. Bu, patatesin kerametinden degildir. Ayni seyi Ozal icin de soyleyebiliriz. Eger Demirel, Erbakan, Ecevit serbest olsaydi, Ozal iktidara gelebilir miydi? Yani keramet Ocalan’da degil, soyadi Ocalmayan biri olsaydi da farketmeyecekti. Ucuncusu, 12 Eylul ihtilali oldugunda bircok PKK’li, adresleri biliniyormus gibi toplanirken, bizim onderligimiz solugu yurtdisinda almisti bile (cok zeki ya, darbe olacagini daha onceden sezmisti). Yurtdisina cikarken ona “rehberlik” yapanin kim veya kimler oldugunu siz ara$tirin artik. Bir fiske dahi yemeden “Anam da Turk’tur, ne gorev verirseniz yaparim” diyen, kurdugu orgutun butun sirlarini devlete veren Ocalan, eger kacmayip tutuklansaydi, diger Kurdler gibi insanlik disi iskencelerden gecseydi durumu ne olurdu acaba? Bulbul olup $akir $akir oter, ve o gun biterdi. Dort, Diyarbakri Zindani gibi iskencehaneler “PKK’ye eleman yeti$tirme enstituleri” olarak faaliyet gostermeseydi, PKK eleman kazanmayacakti. Nitekim ilk cati$ma, oradan cikip daga cikanlarin yogun oldugu 1984’te gercekle$ti. Be$, Karakuvvetlir Komutani Atilla Ate$’in 16 Eylul 1998’de Hatay’in Reyhanli ilcesinden Suriye’ye kukremesi, Ocalan’in Imrali Karargahi’na yerle$me surecinin ba$i olarak kabul edilir. Bunu Ocalan da kabul ediyor. Atilla Ates, kukremesini Genelkurmay adina yapmisti tabi. $imdi sormak lazim, Genelkurmay, Ocalan’in Suriye’de oldugunu yeni mi ogrenmi$ti? $emdinli ve Eruh saldirilari 19 Agustos 1984’te gercekle$ti, Genelkurmay 16 Eylul 1998’de degil de 14 yil once (yani yukarida saydigimiz bunca bedel odenmeden cok once), 16 Eylul 1984’te Suriye’ye kukreseydi Ocalan’I gene kovdurabilirdi (Suriye o zaman super guc degildi, Genelkurmay ise 1998’e gore bence daha gucluydu, butun ipler onun elindeydi). Niye 1984 degil de 1998? Soylenecek cok sey var, ama bu kadariyla iktifa edecegim. Butun bunlar size bir$ey soylemiyor mu?
R.R: 5.siz ve sizin düşüncenizde olan insanlar bu gün türkiye de kürt düşmanları tarafından el üstünde tutuluyor...sizce bu bir çelişki değilmi veya size birşey anlatmıyor mu, kürt tarihi, dili, kültürü ve sanatı bugünkü konumuna getirenler kimler ehmede xanileri, cigerxwinleri, eyşe şanı açılan parklara sokaklara kültür merkezlerine isimleri verilerek mi kürtler yok edilecek tarihte yok sayılan alay edilen bir dili kim herşeyini kaybetmeyi göze alarak çıkıp mecliste konuştu... ve siz sanırım sayınız binin üzerinde vardır bana kürtler için yaptığınız tek birşeyi söyler misiniz (bilmediğim iiçin soruyorum). yararı değilde verdiğiniz zararı söyleyebilirim ben mesela memet uzun kitaplarının kürtçesi yayınlanmadan türkçeye çevirip satan muhsin kızılkayanın düşünceleride sizinle aynı ve şu an trt 6 te çalışıyor dünyanın parasını alarak, kürtlerin otoasimilasyonuna müthiş hizmet ediyorsunuz yanılıyor muyum...!
C.A: 5. Kurd tarihi, dili, kulturu, sahsiyetlerine hizmet edenleri (PKK’li de olsa) takdir ederim. Bu konuda hicbir itirazim yoktur. Bana Kizilkaya’lari, Metiner’leri sunlari bunlari ornek gostermeyiniz (onlari a$agiladigimdan dolayi degil). Herkes kendi yaptigindan sorumludur ve herkes kendi yaptiklariyla degerlendirilir. Ben ancak kendi adima konu$abilirim. Ne silahli bir orgutum, ne bir partim, bir dernegim, holdingim var. Sermayem fikirlerimdir (hepsinin mukemmel ve dogru oldugunu da iddia etmiyorum). Ocalan ile Genelkurmay iliskisini konu edinen bir yazimdan dolayi Genelkurmay’in istegiyle dava acildi, Turkiye’ye giris yaptigimda gozaltina alindim, bir gece nezarethanede gecirdikten sonra ertesi sabah saat 9’dan ogle sonrasi 4’e, savciya ifade verene kadar Istanbul’da eli kelepceli olarak dolastirildim. Mahkeme devam ediyor, akibetinden bir haberim yok. Yani Genelkurmay’in beni el ustunde tuttugu yok, elimi kelepceli ister. 1993’te, ulusal capta acilan sinavi kazanip aldigim bursla ABD’ye geldim; 1996’da, ABD’deki Ergenekon uzantilarinin ispiyonlamasiyla bursum kesildi, Turkiye’ye donmeye zorlandim. Sahsi sitemde Kurd kulturune link verdigim icin beni PKK’ci, Said-e Nursi linki verdigim icin beni murteci diye damgalayip Genelkurmay’dan Cumhurbaskanligi’na kadar herkese sikayet ettiler. Rapor yazan kisi de bugun Ergenekon’dan tutuklu bulunan Umit Sayin’dir (o ABD’nin kuzeydeki bir eyaletinde, ben de guneydeki bir eyaletteydim). Bursumu kesen, gorevden atip tutuklatmaya calisan da gene Ergenekon’dan yargilanan Kemal Guruz’dur. Bunlari, sandiginiz gibi el ustunde tutulmadigimi soylemek icin anlatiyorum. $iddetin Kurdlerin yararina degil, aksine zararina oldugunu israrla soyluyorum. Kurd genclerimizin okumasi gerektigini, birer ogretmen olup cocuklarimizi egitmesini, avukat olup insanlarimizi savunmasini, doktor olup hastalarimizi tedavi etmesini istiyorum. Kurdler icin kotu birsey mi istiyorum? Ocalan’in, Kurdlerin ba$ina TC tarafindan musallat edilen bir felaket, bir veba, bir bela oldugunu soyluyorum. Kotu mu? Bunu yapmakla hem eli silahli PKK’nin hem de eli silahli TSK’nin hedefi oluyorum. Kurdler kendileri icin faydali olan yolu secsinler, $iddetten arinsinlar, biz feda olalim, muhim degil.
R.R: 6.ben kendi halinde bir kürdüm ve ulusal bilinci olan burda yayınlanan tek kürtçe gazeteye aboneyim ve kürtçe okuyup kürtçe yazıyorum geniş bi ailem var yeni doğan kuzenlerime yiğenlerime amca çocuklarımı ısrarla kürtçe yetiştirilmeleri yönünde uyyarıyor sonuç alana kadar da bunu sürdürüyorum ve bunların hepsini de sizin derin dediğiniz kişi ve kurum sayesinde yapabiliyorum sizce ergenekoncular derinciler bunu yapmamı isterler mi, ben bu yazdıklarımdan dolayı tutuklanabilirim ama siz bu düşüncelerinizden dolayı genelkurmaydan bile alkış alırsınız...
C.A: 6. “Ben kendi halinde bir kürdüm ve ulusal bilinci olan burda yayınlanan tek kürtçe gazeteye aboneyim ve kürtçe okuyup kürtçe yazıyorum geniş bi ailem var yeni doğan kuzenlerime yiğenlerime amca çocuklarımı ısrarla kürtçe yetiştirilmeleri yönünde uyyarıyor sonuç alana kadar da bunu sürdürüyorum” diyorsunuz. “Sizi tebrik ederim” demekten baska ne soyleyebilirim. Sizi gercekten tebrik ederim. “Bunların hepsini de sizin derin dediğiniz kişi ve kurum sayesinde yapabiliyorum” diyorsunuz. Ben de diyorum ki, eger o “derin adam”dan olmasaydi, bugun de ayni belki daha guzel $artlara sahip olacaktiniz. Ben derin-TSK ile derin-PKK ili$kisi uzerine yaziyorum, hem TSK hem de PKK icindeki derinleri rahatsiz ediyorum bunlari yazarak. $imdiye kadar ne Genelkurmay’dan ne de PKK’den herhangi bir alki$ almadim. Alsam, “nerede hata yaptim da beni alki$liyorlar” diye kendimden $uphelenir, kendime ceki duzen verirdim.
R.R: 7.o adam yıllar önce oluşumun içinde derin yapılanmaların olduğunu tespit etmişti ve çoğunu da teşhir etti. neden bunu görmüyorsunuz da söylediği birkaç cümle ile onu derin yapıyorsunuz...somut birşey varsa elinizde lütfen söyleyin. bende bu yapının eleştirilecek çok yanının olduğunu farkındayım ama bu kadar muazzam bir düşmanla mücadele ederken düşmana yem vermem insan çocukları ile karısı ile yaşadığı eksiklikleri ailenin dişina taşar mı. maraş katliamında rol alanları(AKP) nasıl bu kadar yüceltirsiniz anlamış değlim.! ayıptır bırakın düşmanlarımız bunu söylesin siz söylemeyin ve gelin yüzyıllık kürt ihanetinin ve ihanetçiliğin kürtlerin kaderi olmadığını herkese gösterelim cevabınızı bekliyorum saygılarımı sunuyorum.
C.A: 7. Peki, “o adam”in olu$um icinde tesbit vet e$hir ettigi ki$ilerin gercekten “derin devletin ajani” oldugunu nereden bilecegiz? Siz nereden biliyorsunuz? Var mi bir delil? Yoksa “Onderlik oyle diyorsa oyledir” mi diyorsunuz? Bir orgutun icine sokulan “ajan”in ozelligi herkesi “ajan olmadigi”na dair ikna etmektir (ya korkutarak, ya da zekasiyla). “Icimizde bir ajan” var diyerek butun dikkatleri kendisinden uzakla$tirir. “Sen ajansin” diyenleri cesitli entrikalarla “icimize ajan olarak girmi$tir” diyerek ortadan kaldirir. Ocalan’in cesitli entrikalarla tasfiye ettigi insanlari derin devletin ajani olarak kabul ediyorsunuz da (hicbir delil olmadan), Ocalan’in derin devletin ajani olabilecegi ihtimalini niye kabul etmiyorsunuz? Adamin biri zamaninda “Ru$vetin belgesi mi olur?” demi$ti, ben de “Ocalan’in ajanligin belgesi mi olur?” diyorum. Ayni yapi icin calisiyorlar, bu yetmez mi? Mesela, bir elmanin elma oldugunu nasil ispatlarsiniz? Tadina bakarsiniz, kokusuna, yapisina vesaire (bazen bunlar bile yaniltici olabilir). Ocalan’in icraatlarina bakiniz. Bir taraftan o bir taraftan derin-TSK vurarak 50 binden fazla Kurdu katlettiler. 17 bin faili mechulun en az yarisinin derin-PKK tarafindan i$lendi desem mubalaga olmaz. Biraz yakinlara gelelim; AK Parti Hukumeti kuruldugunda OHAL’I kaldirdi, Zana ve arkadaslarini serbest biraktilar, AB yolunda bircok iyilesmeleri yaptilar, ozellikle Kurdlerin faydasina olan gelismeler oldu (yeterli degil elbet ama yapildi)… Daha bircok duzenleme daha yapilacakti ki Ocalan, ate$kes kararini bozdurarak karga$anin fitilini yakti. Ocalan gerekce olarak “Hukumet adim atmiyor” diyordu, Ecevit 4 senede cok mu adim atmi$ti da (hem de kendisini sozde yakalayan adam) Ecevit’in doneminde ate$kesi bozdurmadi da AB yolunda demokratikle$me adimlari atan daha 1 bucuk senelik AK Parti doneminde ate$kesi bozdu? Ate$kesin bozulmasindan sonra Kuzey Kurdistan’a 250 binden fazla asker sevkedildi, bolge gayriresmi bir OHAL’a geri donderildi. $emdinli Olayi gibi bircok olay oldu, cinayetler i$lendi, insanlar oldu. Iyi mi oldu? Devam eden Ergenekon Davasi gosterdi ki, $ener Eruygur, Hur$it Tolon ve cuntaci arkada$lari (medyayi da ekleyiniz) 2003-2004’lerde haril hurul darbe plani yapiyormu$ (Sarikiz, Yakamoz, Eldiven, ismini siz verin). Ocalan’in ate$kesi tam da bu donemde bozmasi tesaduf mu sizce? Apoletli darbecilerle apoletsiz (belki gizli apoletleri de var, bilemiyorum) Ocalan’in i$birligi icinde oldugu suphesi uyanmiyor mu sizde? $ener Eruygur ve diger kuvvet komutanlari, darbeye engel olan Genelkurmay Baskani Hilmi Ozkok’un kuyusunu kazdigi bir donemde Ocalan’in Imrali’dan “Radyodan dinledim. Hilmi Özkök’ün güvenlik anlayışı devleti uçuruma götürür” demesi ne manaya geliyor acaba (http://www.nasname.com/Yazarlar/cakbay/5861.html)? Bu mubarek radyo Eruygur’un darbe faaliyetlerini gormuyor muydu, sadece Ozkok’un guvenlik anlayisina mi odaklanmi$ti? 2007’ye geliyorsunuz, darbeciler tam gaz faaliyetteler, milleti sokaklara dokmus me$ru hukumeti ala$agi etmek icin ugrasiyorlar. Bakiyorsunuz Daglica saldirisiyla Ocalan da bu darbecilere omuz veriyor. Ocalan’in PKK’si asker olduruyor (asker dediginiz Ilker Ba$bug gibi sava$ taraftari generallerin evladi degil, garip gurebanin evlatlari, ne tesaduf, cogu da Kurd), cenaze merasimleri duzenleniyor, Ergenekoncular “$ehitler olmez, ulke bolunmez” slogani atiyor, hukumeti istifaya davet ediyorlar (oysa beceriksizlik Genelkurmay’a ait, onlari istifaya davet eden yoktu). Ocalan’la Ergenekoncular arasinda bir i$birligi gorulmuyor mu $imdi? $imdiye geliyoruz, ortada bir demokratikle$me sureci var, insanlarin insanca yasayabilecegi demokratik bir zemin olu$turulmaya cali$iliyor. Bu sureci sabote etmek icin Ocalan gene meydanda... Butun bu “deliller” yetmiyor mu sevgili karde$im? Yetmiyorsa, “Allah hepimize feraset ve akil versin!” demekten ba$ka ne diyeyim. “Insan çocukları ile karısı ile yaşadığı eksiklikleri ailenin dişina taşar mı?” diyorsunuz; Ocalan’in “disari”nin icimize, ailemize soktugu “bizden” gibi gorunen “disarinin ajani” oldugu ihtimalini neden gormek istemezsiniz? Aileden biri diger fertleri katlediyorsa, i$kence ediyorsa, baski altinda tutuyorsa, neden di$ariya ta$imayalim? Hepimizi katletmesini mi bekleyelim? AK Parti’yi yuceltmiyorum, hakkini veriyorum. Kurdlerin yararina olan demokratikle$me yolunda elini ta$in altina koymu$sa, desteklerim. Demokratikle$meden vazgecerse ele$tiririm, koru koruna destek gelmez benden (Mara$ olaylarinda AK Parti’nin nasil bir fonksiyonu olmus, merak ettim?).
Ben meselenin nitelikte olduğunu söylemiyeceğim, çünkü sorun nitelik sorunudur dediğimizde, sanki bizim insanlarımızda "çeçen"lerde bulunan cesaretin olmadığı anlamı çıkabilir. Ama bu iş farklı bir nitelikte. Kesinlikle cesaret anlamında Çeçenlerden az değil Kürtler. Ama sorun cesaret değil. Sorun Kürtlerin Düşmanlarına Karşı Beslediği "Aşk"tadır. İçimizde dışımızda milyonlarca Türk hayranı var. Türkçe konuşurken duyduğu onur, Türk arkadaşlarının olmasından duyduğu onur... Sayarak bitmez...
Kürtlerin 40 milyon olduğunu söylenler var. Ben diyorum ki özgürleşmek isteyen taş çatlasa ancak 3 milyon Kürt çıkar. Gerisi çıkar peşinde, kürtlüğünden uzak, tanısa da gerçekliğini onun uğrunda mücadele etmekten uzaktır.
Ben şahsen de Kürdüm. Şunu söyliyeyim, birşey bir ideoloji, bazı sözlerle geleceğe dair umutlar veriyorsa, ve savaş diyenleri durduruyorsa, bütün sorumluğu üstlenmiş olacaktır.
kürtler savaşırdı, ancak barış yaptık! İçimizdeki savaş kinini yıktık. Hem de kendi elmizle, gel de Türklere öfke ve kin beslemeyi yeniden dene. Olsun diyoruz, barışacaz. Aynen takip ettiğimiz tarz Mahatma Ghandi tarzıdır. Bu tarz aslında İsa'nın "Vurarsalar öbür yüzünü döndür oraya da vursun" tarzından çok ötedir, çünkü mesele sadece vurma değil ölüm ve işkencedir. Öldürseler de inadına barış! Ölülerle kim barış yaparsa artıK! Barışı yapacak olan güçtür. Gücünü kaybedersen işte o zaman sözlerle sokak eylemleriyle Filistan tarzıyla barış yapamazsın. Bu imkansız! Kimse takmaz seni!
Avrupa Kürtleri neden "terör listesine" aldı. Çünkü savaş gücünü kaybetti. İran savaş açtı bize..
Savaşıyoruz diyenlere şunu demek istiyorum, bir iki asker öldürürek 40 milyon halkın üstündeki zülüm cenderesi kaldırılamaz.Kimse de klavye silahşörlüğü demesin. Varsın önü açılsın, herkes olduğu yerden vurur, yakar. Bunlar bu dilden anlıyor kardeşim bu dilden! ...Milletvekilimizin yüzüne yumruk vuruluyor ya! Nerde kaldı onurumuz?
Yorum yaz