Anasayfa | Yazarlar | Dr. Cevdet Akbay | DTP Kapatıldı… Sırada AK Parti Var

DTP Kapatıldı… Sırada AK Parti Var

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image

Kürdlerin sempatisini kazanan iki parti var, DTP ve AK Parti… İlki kapatıldı, ikincisi için malzeme toplanıyor. Darbe anayasası en kısa zamanda değiştirilmezse AK Parti'nin kapısına da kilit vurulacak. Daha önce Anayasa'yı değiştirmeye teşebbüs ettiği için kapatılma davasıyla karşılaşan AK Parti, Anayasa'yı değiştirmeye bir türlü cesaret edemiyor.

 

DTP Kapatıldı… Sırada AK Parti Var


Kürdlerin sempatisini kazanan iki parti var, DTP ve AK Parti… İlki kapatıldı, ikincisi için malzeme toplanıyor.


Darbe anayasası en kısa zamanda değiştirilmezse AK Parti'nin kapısına da kilit vurulacak. Daha önce Anayasa'yı değiştirmeye teşebbüs ettiği için kapatılma davasıyla karşılaşan AK Parti, Anayasa'yı değiştirmeye bir türlü cesaret edemiyor.


Bu cesaretsizliğin cezası kapatılma olacak gibi görünüyor. AK Parti'nin cesaretsizliği karşı tarafı merhamete getirmiyor, aksine daha da pervasızlaştırıyor.


Kendileri cesaret edemiyorsa, hazırlanan anayasayı halka sunsunlar, varsın kararı halk versin. Halkı da kapatamazlar ya! Iliklerine kadar korku sinmiş bir parti bunu da yapamaz.


Pısırıklıktan sıyrılıp darbe anayasasını kaldıramayacaklar… Bu gidişle, darbe anayasasından güç alan Ergenekon'un sistem içindeki uzantıları tarafından kendileri kaldırılacak. Bunların aklını ancak büyük bir musibet başlarına getirebilir! Malum, “bir musibet bin nasihattan daha tesirlidir.”


DTP'nin kapatılma gerekçesi “terörle bağlantı”…  Oysa, DTP'lilerin, eline silah alıp cinayet işledikleri duyulmamıştır, bombalama eylemlerine katıldıkları da…


“PKK'ye sempatileri var” deniyor… Olabilir. Sempati, milyonlarca kişinin Meclis'e taşıdığı bir partiyi kapatmak için gerekçe olamaz.


Anayasa Mahkemesi'nin sunduğu gerekçeler birer bahaneden ibarettir. Kurt kuzuyu yemeye karar verince, “suyumu bulandırıyorsun” diye bahane üretir.


Eğer terör estiren bir örgüte sempati kapatma gerekçesi olsaydı, Ergenekon Terör örgütü'nün avukatlığını yapan Deniz Baykal'ın partisinin de kapatılması gerekirdi.


Lideri, Ergenekon liderliğinden dolayı Silivri'de tutuklu bulunan Doğu Perinçek'in partisinin kapatılması şöyle dursun, hakkında açılmış bir kapatma davasi bile yok.


Yanlış anlaşılmasın, “DTP kapatıldıysa bunlar da kapatılsın!” demek istemiyorum; çivisi çıkmış, Ergenekona angaje olmuş sistemdeki çifte standarda dikkat çekmeye çalışıyorum.


DTP, günahıyla, sevabıyla, siyasi bir partiydi… Milyonlarca insanın desteğiyle Meclis'e girmişti. Gözleri ve kulaklari öcalan'da olsa da dayandığı asıl güc halkın iradesiydi (Meclis'te bulunduklari süre zarfında Kürd halkı için ne yaptıklari başka bir konu).


Şiddete dayalı PKK'ya alternatif bir yapıydı; şiddetten medet uman içindeki bazı şahin siyasetçilere rağmen Kürd Sorunu'nu şiddet arenasından siyaset zeminine çekiyordu.


Kürd Sorunu'nu şiddetten arındırıp legal zemine kaydırması, başta öcalan ve derin-PKK'si olmak üzere, PKK'yi darbe zemini oluşturma aracı olarak kullanan derin devleti rahatsız ediyordu. Bahaneler bulup kapattılar.


Oysa partileri yalnızca halk kapatmalı. Birçoğu halk tarafından kapatıldıği için, bir zamanlar Türkiye'yi yöneten partilerin yerinde yeller esiyor şimdi.


Mesela, Cumhurbaşkanlığı seçiminde cuntacıların güdümüne girip Meclis'i protesto eden ANAP ve DYP partileri tarihe karıştı. Biri seçime girmeye bile cesaret edemedi, eriyip bitti… Diğeri seçimde halktan tokat yedi, battı, gitti.


Derin devletin bir adamı, bu iki cesetten bir canlı çıkarmaya çalışıyor şimdi! “DTP kapandı, AK Parti de kapatılacak, 28 Şubat'ta olduğu gibi aradan sıyrılıp iktidara geliriz” hesabı da yapıyordur  büyük ihtimalle.


Sadece o değil, DTP'nin kapatılmasına sevinen başkaları da var.


Bazıları için şaşırtıcı gelebilir belki ama DTP'nin kapatılmasına en çok PKK sevinmiştir, şiddetten beslenen bir yapının demokratik bir yapıdan hazetmesi beklenemez.


öcalan da memnun… O da bütün varlığını şiddete borçlu. Hiçbir zaman siyasi bir parti kurma taraftarı olmamıştı, halkın baskısıyla kurdu siyasi partileri.


Görebildiğim kadarıyla öcalan'ın niyeti şuydu: “Partiyi kurarız, kapatılması için bütün malzemeyi veririz, parti kapatıldığı zaman ‘işte bakınız, siyasi zemine girmemize müsaade edilmiyor, savaşa devam' deriz, savaşa devam ederiz.”


Ayrıca, öcalan, DTP'deki barış ve demokrasi destekçilerinden rahatsızlık duyuyordu. Onları dışlamak istese de Kürdlerin tepkisinden çekindiği için yapamadı… Anayasa Mahkemesi, ona partiyi şahinlere teslim etme fırsatı verdi. Şahinler, partiyi Kürdlerin sorunlarını çözmek için değil, alet olacakları provokatif hareketlerle PKK'yi canlı tutma aracı olarak kullanacaklar.


öcalan için şahsi menfaat Kürdlerin sorunlarından önde gelir. Kürd Sorunu demokratik ortamda çözülebilir, öcalan'ın egosu ise ancak kaotik ortamda tatmin edilebilir. Kaotik ortam için ise PKK gibi şiddete proğramlanmış yapılara ihtiyaç vardır. Onun için de bu yapının canlı tutulması öcalan için hayati öneme sahiptir.


Anayasa Mahkemesi, öcalan'ın arzusunu yerine getirdi adeta… Partideki barışçı kanadı budadı… Parti artık şahinlerin kontrolünde!


DTP'nin kapatılmasından Ergenekoncular da memnun, Genelkurmay Karargahı'ndaki cuntacılar da…


Partinin kapatılmasıyla PKK'nin tekrar silaha sarılacağını düşünen silah tüccarları ve aracıları da memnun…  Kaotik ortam oluşacağı için kaostan rant sağlayan holdingciler de…  Kargaşadan yararlanıp iktidar koltuğuna göz diken, halktan kopuk siyasetçiler de memnun.


Kısacası, barış isteyenlerin dışındaki herkes memnun…


Evet… Haksız ve hukuksuz, vicdanlari yaralayan bir karar verildi. Demokratik süreci baltalamaya hizmet amaçlı bir karar... Maalesef bu noktadan sonra bu kararın düzeltilmesi de mümkün görünmüyor. Kapatma geride kaldı, geçmişe takılıp kalmak yerine ileriye odaklanmak gerekiyor. Orası de DTP'ye kalmiş bir konu.


Umarım Meclis'te kalmaya devam edip, geçmiş hatalardan ders alıp yeni bir vizyonla yeniden yapılanır, hizmet alanlarının odağına, kendilerini Meclis'e taşıyan Kürdleri koyarlar. Onların sorunlarıyla daha ciddi ve daha yakından ilgilenirler.


Hiçbir şey olmamış gibi yollarına devam ederlerse, bir sonraki partinin kapatılacağına da kesin gözüyle bakılabilir. Kürdlerin, şiddete daha fazla tahammül edeceklerini sanmiyorum. Şiddette israr eden yeni partiyle yollarını ayırmak isteyeceklerdir. Şimdi DTP içinde bulunan barış taraftarı siyasetcilerin yakın bir gelecekte daha barışçı bir parti kurmaları ihtimal dahilindedir.


Refah ve Fazilet Partilerinin kapatılmasından sonra Erbakan'ın güdümündeki parti yerine AK Parti'yi kuran kadro gibi, şimdi DTP'de bulunan bir kadro da öcalan'ın güdümünde yoluna devam etmek yerine daha geniş vizyonlu yeni bir parti kurup daha güçlü olarak Meclis'e girebilirler.


13 Aralik 2009

 

Yorumlar (3 gönderildi):

Cevdet Akbay .. 13 Dec, 2009 06:27:34
avatar
DTP'li makul siyasetcilerin (yani E. Ayna ayarindakilerin disinda kalanlarin) zamanlar olgunlastiklari bir gercektir. Bunda, bu fa$ist rejimin en agir i$kencelerinden gecen Ahmet Turk'un cok emegi oldugu da muhakkaktir. Bugun Ahmet Turk'un elini kolunu baglamakla DTP'yi PKK'lestirmenin mumkun olmadigi artik ortadadir. DTP icinde gercekten bari$ isteyen cok insan var, Ocalan ve derin PKK'sinin onlari tasfiye etmeye gucleri yetecegini sanmiyorum.

Zihinsel iklim acisindan 180 derecelik bir aci olsa da, gidi$atlari arasinda bag kurdugum RP/FP ornegi var. Bu iki parti Erbakan'a itaat edenlerle doluydu, 1970'lerden kalma retorikler esliginde siyaset yapmaya alismis, Erbakan'in emri disinda bir adim atmayan Erbakan'in aile partisine donusmustu. Fakat, degisen dunyaya ayak uydurmasini bilen, ayak uydurmayanin varligini surduremeyeceginden haberdar olan "Yenilikci" bir kesim vardi: Abdullah Gul, R. Tayyip Erdogan, Bulent Arinc vesaire.. Gul, yeni partiye baskan adayi oldu, onu "kutsal Erbakan'a ragmen aday oldugu icin" ihanetle suclayanlar, ajanlikla itham eden fanatikler cikti. Kongrede de devam etti bu fanatik kalki$malar.

Bir tarafta "degismem" diye direten bir "Eskici kafa", diger tarafta dunyadaki gelismeleri goren, ona gore tarz gelistiren "Yenilikciler". Ayni degerlere sahip olsalar da partiyi "Erbakan'in aile partisi" olmasinda israr eden eskilerle bir yere varilamayacagini anlayan yenilikciler ayrilip yeni bir parti kurdular. 2002'den bu yana iktidarda olan AK Parti iste bu yenilikcilerin kurdugu partidir. Erbakan'in aile partisi ise SP olarak yoluna devam ediyor, oy orani en son yuzde 2 civarindaydi, kendilerini degistirmedikleri muddetce de sittin sene barajin ustunu goremezler.

DTP icindeki yenilikcilerin, yani degisen dunyaya gore tarz belirleyenlerin de neticede bu noktaay geleceklerini tahmin ediyorum. Siyaset bunu gerektirir. Simdiki DTP yari-feodal bir yapidir, Imrali'daki Aga tarafindan yonetiliyor, onun emirlerinin disina cikamiyor. Ocalan ise tipki Erbakan gibi 1970'lerin kafasiyla hareket ediyor, dunyanin degistiginden bihaber, hala ucuz ayak oyunlariyla gemisini yurutecegini saniyor. Yaniliyor tabi.

DTP icineki yenilikci kanat degismek zorunda, cunku $iddetten cok ceken Kurdler onlari buna zorlayacak. Hatta Ocalan'a bagli olan insanlar da bunu isteyecek. "Ocalan'a saygimiz var ama, siyaset ba$ka, itaat ba$ka" deyip Ocalan'a saygi gostermekle birlikte kendilerine yeni bir yol cizecekler. Bugun AK Parti icindekilerin Erbakan'in sahsina hala saygilari var, ama Erbakan'daki ihtirasini sevmezler; ihtiras acisindan Ocalan da Erbakan'a benzer "Gorevi ehline verin" derken basparmaklariyla kendilerini gosterirler hep..

Degi$im $art...
macin .. 13 Dec, 2009 08:16:53
avatar
asagidaki linkte, kapatilmadan sonra yazilan ,rastladigim en guzel yorum var. paylasmak istedim...mumtazer turkone-zaman gazetesi...

http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=926632&title=simdi-ne-olacak
Mehmet .. 14 Dec, 2009 10:45:20
avatar
Cevdet bey yazilarinizi takip ediyorum cogu tahmininizde oldugu bu yazinizdaki tahminlerinizle de ayni fikirdeyim. Bunlari ABD'de yasiyor olmaniza da bagliyorum. Genel olarak her canlinin hayatta kalabilmesi icin Darwinizm dedigimiz teoriye uygun olarak doganin sartlarina uyum saglamasi gerekiyor, bu degisimi AK Parti yapti ve sira DTP'de. Yeni yapilanmayla bunu basaracaklarini ve daha guclu olarak doneceklerine inaniyorum. 1 Turk olur 10 Turk dogar irony'sini de Ahmet Turk icin yapmak istiyorum. Bu yapilanmanin icine diger demokratlari da icine katip daha genis halk kitlesine hitap edecegini bekliyorum. Turkiye bir degisimden geciyor diyoruz ve bu birden bire olmuyor, insanlarin uzerinden bir musibet gececek ki bu tip yapilanmalar ciksin. Bu da Kurtlerin 28 Subati olacak gibi gozukuyor.

Charlie Chaplin'in 1940 yapimi Great Dictator filminde son konusmasi gunumuz Turkiyesini cok guzel ozetliyor 70 yil oncesinden. Halklarin uyanisi basladi ve bu devam edecek kitleler halinde. Fasizm hic bir zaman iktidarini uzun sure surduremez.
http://www.youtube.com/watch?v=Yqnk4qNlAZk

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu: