Anasayfa | Yazarlar | Cevdet Akbay | Ergenekon Tetikçisine Gecikmeli Cevabımdır (1)

Ergenekon Tetikçisine Gecikmeli Cevabımdır (1)

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image Ergenekon tetikcisi

Şuan F-Tipi cezaevinde bulunan Ergenekon Çetesi’nin önemli isimlerinden biri, 16 Ekim 1996’da Amerika’da, “Sevgili Cevdet Akbay’ımıza ne oldu? Bilen var mı?” diye sormuş... Ergenekon tetikçisine gecikmeli de olsa cevap vereceğim ama önce soruyla birlikte hafızamda canlanan geçmiş bazı olayları sizinle de paylaşmak istiyorum.

Şuan F-Tipi cezaevinde bulunan Ergenekon Çetesi’nin önemli isimlerinden biri, 16 Ekim 1996’da Amerika’da, “Sevgili Cevdet Akbay’ımıza ne oldu? Bilen var mı?” diye sormuş. Sorudan, yaklaşık 12 sene sonra, Ergenekon İddianamesi ile ilgili bazı dosyalardaki bilgilerden bahseden bir arkadaş sayesinde haberdar oldum. Soruyu soran Ergenekon’cu aslında bana ne olduğunu çok iyi biliyordu, çünkü alın terimle kazandığım bursumu kestirip beni mağdur eden, Türkiye’de mahkemelerle, disiplin soruşturmalarıyla, psikolojik baskılarla boğuşmama sebep olan çetenin en faal üyelerinden biriydi. Beni mağdur etmeden bir müddet önce, “Gösteririz sana!” tarzında tehditler savurmuşlardı. Gayri ciddi sorusuyla, “Cevdet Akbay’ı susturacağımızı söyledik, susturduk; ayağınızı denk almazsanız sizleri de sustururuz” mesajıyla muhaliflere göz dağı veriyordu aslında. Şimdi F-Tipi cezaevinde gün sayan Ergenekon tetikçisine gecikmeli de olsa cevap vereceğim ama önce soruyla birlikte hafızamda canlanan geçmiş bazı olayları sizinle de paylaşmak istiyorum.

1994’un sonlarında, takma isimli birilerinin, şimdi Google’a bağlı olan soc.culture.turkish (SCT) adlı sanal tartışma grubunda Hz. Peygamber’e çok ağır hakaretler ettiklerini, seviyesizce saldırdıklarını duydum. Hz. Peygamber’in Hz. Ayşe ile evlenmesini “Sübyancılık” (ki Hz. Ayşe evlendiğinde, iddia edildiği gibi 9 değil 17 yaşlarındaydı), müşriklerle mücadelesini “Eşkıyalık” olarak sunuyorlardı. Muşrikler tarafından bile “Güvenilir Muhammed” olarak anılan Allah Resulü’ne “Yalancı” “Katil” diyerek saldırıyor, yazıya dökmekten utandığım küfür ve hakaretler ediyorlardı. İslam ve Hz. Muhammed (sav) tarih boyunca eleştirilegelmişlerdir ama bunların yaptığı eleştiri değil edepsizce bir saldırıydı. Bunların hakaretlerini gorunce suskun kalamadım, bilgim dahilinde cevap vermeye başladım. Bursumun kesilmesine sebep olan SCT maceram böyle başladı. 1994’un sonundan bursumun kesildiği 1996’nın ortalarına kadar, bir müddet de tekrar Amerika’ya döndüğüm 1997’den sonra, SCT’de çeşitli konularda tartışmalara katıldım. Sayısını tam hatırlamıyorum; uzunlu kısalı oldukça çok mesaj yazmışımdır.

Ocak 1995’ten sonra (27 Kasım 1996’ya kadar), bu birileri, “MİTHAT” kullanıcı adı altında birleşerek İlhan Arsel’in hezeyanlarını SCT’ye göndermeye başladılar. MİTHAT, Ermenilere karşı da yazılar yazıyordu. Ermenilere ait sanal grupta Osmanlı’yı savunurken, SCT’de Osmanlı’nın kutsallarına hakaret ediyordu. Ücret mukabili çalışan tipik bir ajanı andırıyordu. Birçok konunun yanında Uğur Mumcu’nun Şeyh Said ile ilgili resmi tarih paralelindeki yalan bilgileri de SCT’ye gönderiyorlardı. Tartışmalar yeni konuları, yeni konular da farklı tartışmaları beraberinde getiriyordu. Hz. Peygamber’e olan saldırılarına verdiğim cevaplardan dolayı “İrticacı,” Şeyh Said ve Kürdler hakkındaki yanlış bilgilere itiraz ettiğim için de “PKK’cı” ve “Kürd ayrılıkçısı” damgasını yemiştim. Doktora çalışması yaptığım Louisiana Eyaleti’nin Baton Rouge şehrinde bulunan Louisiana Eyalet Üniversitesi’ndeki kişisel web siteme Risale-i Nur gibi İslami linklerin yanısıra Kürdçe Dili ve Kültürü ile ilgili bağlantılar da vermiştim. MİTHAT çetesinin Baton Rouge’daki bir militanı, benim PKK’cı olduğuma delil olarak bu web sitemi SCT’ye gönderdi. Çok örgütlü bir şekilde çalışıyorlardı; devlet içindeki bazı güçlü kurumlardan istihbarat ile birlikte maddi destek aldıkları anlaşılıyordu.

Kısacası, mahiyetini tam bilmediğim, sahte isim kullandıklarından üyelerini tanımadığım karanlık bir örgütle birkaç yılımı sanal alemde mücadele ederek geçirdim. Aşağıda da görüleceği gibi, meğer bu karanlık örgüt, MİTHAT ismini kullanan Ergenekon terör örgütünün ABD uzantısıymış! MİTHAT çetesi, İlhan Arsel ile irtibatlı, Ataturk Society of America (Atatürk Amerika Cemiyeti, ASA) adlı faşist derneğin çatısı altında faaliyet gösteren bir gruptu. Bunların, 28 Şubat Süreci’ni hazırlayan derin kişi ve kurumlar adına çalıştıkları ve onlardan maddi destek aldıkarı söyleniyordu. ABD’deki dindar insanları, özellikle Anadolu’nun ücra köşelerinden burs kazanarak ABD’ye gelen bursiyerleri mağdur etmek için SCT gibi sanal ortamlarda farklı isimlerle Atatürk’e hakaret ediyor (daha önce bursiyerlerin torpilli olduğunu iddia ediyorlardı, bu iddia tutmayınca bu kirli yönteme başvurmak zorunda kaldılar), hakeretten sonra da Hürriyet ve Cumhuriyet gibi derin devletle ilişkili gazetelerde aleyhte kamuoyu oluşturarak bursiyerleri mağdur etmekle görevlendirilen YÖK Başkanı Kemal Gürüz’ün elini güçlendiriyorlardı.

ASA’nın Cumhuriyet Gazetesi’ne gönderdiği bir şikayet yazısı Emine Kaplan imzasıyla 28 Ocak 1996’da “ABD’de devlet bursuyla şeriatçılık” başlığıyla çıktı. Kirli planlarını göstermek için sözkonusu haberden kısa bir kesit vereceğim: “Atatürk Amerika Cemiyeti, YÖK ve Milli Eğitim Bakanlığı'ndan Önlem Alınmasını İstedi… Yurtdışına öğretim üyesi yetiştirilmek üzere gönderilen öğrencilerin ‘laiklik ve Atatürk karşıtı’ propaganda yapmalarından duyulan rahatsızlık ciddi boyutlara ulaştı. Atatürk Amerika Cemiyeti, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve Milli Eğitim Bakanlığı'na gönderdiği mektupta, ABD'de devlet bursuyla yüksek lisans yapan öğrencilerin şeriat yanlısı örgütlenme içinde olduklarına dikkat çekti. Cemiyet öğrencilerin internet aracılığıyla Atatürk'e ‘Atadönme, Yahudi köpeği ve fahişe çocuğu’ gibi hakaretlerde bulunduklarını bildirdi. ABD'de eğitimini sürdüren Louisiana Devlet Üniversitesi Türk Amerikan Öğrenci Derneği Yönetim Kurulu üyesi Ercüment Özer, burslu öğrencilerin denetlenmesi için Türkiye'nin Washington'daki Eğitim Ataşeliği'ne başvurdu.”

Haberde ismi geçen Ercüment Özer, ASA’nın Baton Rouge’daki fişleme görevlisiydi. Kuleli Askeri Lisesi mezunudur (1984). Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği’nden sırasıyla lisans (1990) ve yüksek lisans (1992) derecelerini aldıktan sonra (http://www.ercumentozer.com/03_ogrenimi.htm) doktora çalışması için Louisiana Eyalet Üniversitesi Kimya Mühendisliği’ne gelmiş fakat bu bölümü bitiremeden (iddiaya göre başarısızlıktan dolayı) Biyoloji Mühendisliği’ne geçmiş; oradan mezun oldu. Devletten burs alamayışının verdiği kışkançlıktan olsa gerek, biz burslulara karşı hadsiz bir garazı vardı. Biz dindarlara karşı olmasına rağmen bizler Baton Rouge’a gelmeden önce camiye de gidermiş (bu gidişin menfaat beklentisinden kaynaklandığını tahmin ediyorum). Tez dolduruluşa gelebilen, kullanılmaya elverişli bir kişiliği vardı. Derneği perde arkasından yöneten Kenan isimli sakın fakat sinsi bir şahsın direktifiyle hareket ederdi. Cumhuriyet’in haberinde yazıldığının aksine, Özer o sıralar derneğin Yönetim Kurulu üyesi değil, Kenan gibi dostlarıyla birlikte derneğin rantından yararlanan biriydi. Şöyle ki:

Her sene Türkiye’den Baton Rouge’a bircok emniyet amiri gelir, birkaç hafta veya birkaç ay kadar staj görür geri dönerlerdi. ABD’de bulundukları müddet süresince İngilizce-Türkçe tercümanlara ihtiyaç duyulduğundan, okul bu ihtiyaç için Türk Öğrenci Derneği’ne başvururdu. Saatliğine çok iyi ücret verilen tercümanlık işini (20 dolar civarı olduğu söyleniyordu) Özer ve diğer vatansever(!)Kemalist arkadaşları aralarında paylaşırlardı. Bundan baska, bilemedigimiz baska kaymakli isler var mıydı, bilemiyorum. Tabir caizse, Türkiye’de Rahmi Koç ve Aydın Doğan gibi TÜSİAD üyelerinin taktiklerini ABD’de ASA ve Özer gibi insanlar kullanırlardı. “Sizin burdan asistanlıgınız var, bizim de Türkiye’den bursumuz; bazı arkadaşların ise ne bursu ne de asistanlığı var, bu işleri onlara verseniz daha iyi olmaz mı?” gibi tavsiyelerimizi Washington Konsoloslugu’na ve Türkiye’deki hassas odaklara “Murteciler derneği ele geçirmeye çalışıyor” gibi yansıtıyor, bizleri “İrticacı, Atatürk ilke ve inkılaplarına karşı propagandacı” diye fişlenerek ASA’ya, onlar da Washington Konsolosluğu’na bildirirlerdi.

Ercüment ve Kenan, derneği fişleme merkezi olarak kullandıklarından, bu zihniyetin dernekten mutlaka uzaklaştırılması gerektiğine kanaat getirdik. Çünkü bunlar, üniversitedeki Türkiye’li öğrenciler arasına laik-antilaik fitnesi sokup bizleri birbirimize düşürüyorlar, Baton Rouge’a yerleşmiş Türkiye’li aileleri bize karşı kışkırtıyorlardı. Oysa aralarında Ercüment ve Kenan’ın da bulunduğu birkaç kişi haric, dindar-dinsiz, laik-antilaik, Alevi-Sünni, Kürd-Türk ayrımı yapmıyorduk; birbirimizle ilişkimiz iyiydi. 1995’in başlarındaki dernek seçimlerine tam kadro katıldık, Kenan ve Ercüment bize, “Siz aidatınızı ödemediğiniz için üye değilsiniz, dolayısıyla oy kullanamazsınız!” dediler. Bizimle aynı durumda olan, yani Baton Rouge’a sonradan gelen, ama kendilerine oy vereceklerinden emin oldukları birkaç kişiye ise oy kullandırttılar. “Tamam, aidatımızı şimdi ödeyip üye oluyoruz” dedik. “Aidatinizi simdi odeseniz de ancak gelecek sene oy kullanabilirsiniz” dediler. Biz, “Dernek tüzüğünde bunlar yazıyor mu?” diye sorunca, birbirine bakışmaya başladılar çünkü ortada dernek tüzüğü diye bir belge yoktu; tamamen keyfi hareket ediyorlardı. Birkaç gün uğraştıktan sonra 1970’lerden kalma tüzüğü zar zor bulmuşlar. Seçim günü kargaşa çıkmasın diye oy kullanmak için ısrar etmedik, ayrıldık.

Bu olaydan sonra fişleme işine hız verdiler; “Dinciler, ABD’deki Atatürkçü ögrenci derneklerini ele geçiriyorlar!” diye yalan yanlış haber yaymaya, Hürriyet ve Cumhuriyet gibi gazetelerde haber yaptırmaya başladilar. Fişleme, korkutma taktikleriyle sindirme operasyonlarını bütün Amerika’ya yaydılar. Şimdi Ergenekon terör örgütü ile birlikte çalıştıkları anlaşılan bir avuç fanatik insan, ABD’de cadı kazanı kaynatıp hoşlanmadıkları, problemli gördükleri herkesi (dindar olsun veya olmasın) “irticacı” veya “PKK’ci/Kürd ayrılıkçısı” (Kürd olsun veya olmasın) diye damgalıyorlardı. Başka eyaletlerden, “Babam sosyal demokrat, ben de sosyal demokratım, ömrümde namaz kılmışlıgım yoktur, beni dinci diye fişlemişler” gibi şikayetler geliyordu.

Artık dernek üyesi olduğumuz için 1996’daki dernek şeçimlerine katıldık. Ercüment ve Kenan, Cumhuriyet Gazetesi’ndeki haberde ismi geçen Aydın ismindeki bir arkadaşı destekleyeceğimizi sanıyorlardı; kızgınlıklarının bir sebebi de buydu. Aydın’ın gözü dernek başkanlığında olduğu için, bir zamanlar yedikleri ve içtikleri ayrı gitmeyen aile dostları Aydın’ı bile kendilerine rakip görüyorlardı; altın yumurtlayan tavuğu (derneği) kimseyle paylaşmak istemiyorlardı. Aydın, tanıdığım kadarıyla Türk Milliyetçisi, kimseye zararı olmayan sakin bir insandı; derneği asıl evirip çeviren, piknik, toplantı gibi faaliyetleri düzenleyen, kısacası derneğin ağır yükünü taşıyan kendisi ve eşiydi. Biz Baton Rouge’a gelmeden önce Cuma namazlarını da kılarmış (bu arkadaşın, Cuma namazı kıldığını şahsen hatırlamıyorum); Ercüment ve Kenan’ın şerrinden kurtulmak ve/veya dernek başkanlığını elde etmek için olsa gerek, önce Cuma namazlarını terketmiş, ardından da eşinin başörtüsünü çıkarttırmış. Kanı beş kuruş etmez kişiliksiz birkaç kişiye yaranmak için değerlerinden vazgeçmek gibi çok hazin bir durumu kabul etmesi bile onu çok korktugu şerrirlerin şerrinden koruyamadı (bu durum herkese ders olmalı aslında); hepimizden önce onun bursunu keserek Türkiye’ye çağırdılar.

Aydın gibi, değersiz bir dernek başkanlığı için çok kıymetli değerlerini feda eden birisini destekleme niyetimiz yoktu zaten. Bir makam için değerlerini satan, o makamda kalabilmek için herşeyini, en yakın dostlarını bile satmaktan çekinmez. Arkadaşlarla konuştuk, demokrat olarak gördüğümüz bir bayan arkadaşı desteklemeye karar verdik. Seçim günü dernek üyelerine dağıtmak için, ASA fişçisi Ercüment’in Cumhuriyet Gazetesi’ne gönderdiği yazının bilgisayar çıktısının kenarlarına, yazıda geçen iddialara kalemle kısa cevaplar yazarak 40-50 tane fotokopisini çektim. Başkan adayı bayan arkadaşı bir kenara çekip konuştuk; seçilmesi durumunda Ercüment ve Kenan gibi yapmayacağına dair söz verdi. Oy verme işlemi bittiğinde rantiyeci güruh alaşağı olmuştu. O seçimden sonra ne Kenan ve Ercüment ne de onların benzerleri bir daha derneğe sahip olamadılar. Bu ufak operasyonumuz Ercüment, onu kullanan Kenan ve onların arkasındaki ASA’yı çok rahatsız etti. Rahatsız olmalarının sebebi laikliğin kalesi derneğin düşmesi falan değildi; çünkü yeni dernek başkanı da en az kendileri kadar laik birisiydi. Asıl mesele, derneği kullanamama kaygısıydı, ranttı; irtica, ilke ve inkılaplar meselesi işin maskesiydi. Teşbihte hata olmaz, ortalığı velveleye veren ASA ve yandaşları, 28 Şubat sürecinde kalabalıkları sokağa döküp, “Türkiye laiktir, laik kalacak!” gibi sloganlar attırarak milletin 90 milyar dolarını ceplerine indiren zihniyetin ABD’deki küçük bir versiyonuydular.

Öğrenci derneğini kontrollerinde bulundurduklarında, Baton Rouge’daki bazı ailelere de dilekçe yazdırarak bizi Washington Konsolosluğu’na şikayet ettiriyorlarmış; sonradan öğrendik. Bizi şikayet edenlerden birisiyle 2002’de karşılaştım; ismi Nabi idi, benden 5-10 yaş büyüktü; bir hastahanede hemşire olarak çalışıyordu. Kendisine, “Sen beni tanıyor musun?” diye sordum, “Hayır” dedi; “Peki, benimle oturup iki laf etmişliğin var mıdır?” dedim; “Hayır” dedi. “Benim sana şahsi bir zararım dokunmuş mudur?” dedim, “Hayır” dedi. “O halde, tanımadığın, konuşmadığın, zararını görmediğin birisini şikayet etmekten utanmıyor musun?” deyince şaşırdı, yüzüme baktı. “Ben, şikayet ettiğin kişiyim; beni PKK’ci diye şikayet etmişsin, doğru mu?” diye sordum. Yüzüme biraz daha baktı, ayağa kalktı, “Sen ve senin gibiler vatan hainisiniz!” dedi. “Ben mi vatan hainiyim sen mi?” deyip ona doğru gittim. Yolun kenarında park ettiği arabasına doğru kostu; peşinden gittim, “Seninle konuşacaklarım daha bitmedi, soytarı seni!” dedim.

Arkadaşlar o sıra futbol oynuyorlardı, biz seyrediyorduk. Yanımızda Malatya’lı bir genç vardı, koşup önümü kesti, “Abi lütfen yapma!” dedi. Nabi’ye vuracağımı sanmıştı “Birşey yapmıyorum, sadece konuşacağım” dedim. Biz konuşurken Nabi arabaya binip kaçmıştı. Futbol oynayanlar maçı bırakıp bizi izliyorlardı. Aslında Nabi’nin bizi şikayet ettiğini daha önce duymuştum, hatta bir iki defa karşılaştığım halde, “Bir cahillik yapmıştır, geçmişi canlandırmanın gereği yoktur” deyip birşey dememiştim. Bir müddet sonra, ABD’de bir televizyon programına çıkıp, “Türkiye’de okumama, çalışmama izin verilmiyor” gibi ifadeler kullanan başörtülü bir bayanı şikayet için televizyon kanalini aradığını, başörtülü bayanı Washington Konsolosluğu’na şikayet ettiğini duyunca kendi kendimi suçlamıştım, “Beni şikayet etti, suskun kaldım; demek suskunluğum bunun cesaretini artırmış” dedim kendi kendime. Kavgacı değilim, sakın, halim-selim bir insanım; ama o anki amacım Nabi’yi korkutmaktı, gerekirse bir iki tokat çekip yaptığının karşılıksız kalmayacağını hatırlatmaktı. Kaçtı… Bir daha da görmedim. Umarım o günkü konuşmamızdan ders çıkartmıştır da başka masumların hayatına burnunu sokmamıştır.

Washington Konsolosluğu, hedef alınan bizlerin bilgisine başvurma gereği duymadan, ASA için çalışan Ercüment, Kenan, Nabi gibi insanlardan aldığı fişleme raporlarını (en azından bildiğim birisini),  “T.C. Dışişleri Bakanlığı” antetli kağıda basılı İAGY-III/(KÖKT.)-957-22 sayı ve 26 Mart 1996 tarihli bir üst yazıyla Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, Başbakanlık, İç İşleri Bakanlıgı, Milli Güvenlik Kurulu, Genelkurmay Başkanlığı, Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı başta olmak üzere Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve bagli bulundugum CBÜ'ne gönderdi. O zaman bu yazının gönderildiğinden haberim yoktu ama ASA militanlarının SCT’ye ve özel mesajıma gonderdikleri tehdit mesajları, YÖK’ün danışman hocama başvurarak (başka arkadaşların böyle bir durumu olmadı) başarı durumumu sorması (amaçları, danışman hocamdan “başarısızdır” gibi negatif bir ifade alıp başarısızlıktan dolayı bursumu kesmekti), bazı işlerin döndüğünü, kirli planlarin devreye sokuldugunu hissetmiştim. Danışman hocam YÖK’ten gelen faksi bana gösterdi; ilgili yerleri beraber doldurarak YÖK’e faksladım. Yüksek Lisans çalışmasına yeni başladığım halde bir bilimsel çalışmam basılmak üzere gönderilmiş, bir diğerinin de deneysel çalışmaları bitmişti; ayrıca birkaç bilimsel toplantıda sunumlarım olmuştu. Normalde YÖK’ün direk bir üniversite asistanı ile (ki o zaman CBÜ’ye bağlı çalışan bir asistandım) muhatap olması adetten değildi; demek hakkımdaki şikayetlerden dolayı benimle özel olarak ilgileniyorlardı.

Devam edecek...

20 Agustos 2008

Yorumlar (22 gönderildi):

rojda .. 20 Aug, 2008 02:42:38
avatar
Amerika daki bir "türk" derneğinin içinde geçmiş bu saçmalıkları kürdlere neden anlatıyorsunuz..
bir ergenekoncunun “Sevgili Cevdet Akbay’ımıza ne oldu? Bilen var mı?” diye sormasını, siz bize " sizi tehdit ettiği " şeklinde algılamamız gerektiği çabasındasınız...bırakında buna biz karar verelim...
at izinin it izine karıştığı bu zamanda kimlerin kimlere hizmet ettiğini kavrayabilmek çok zor...herkes kendini aklama peşinde...
bazı kürdler ulusal kurtuluş hareketleri dışında her yerde cirit atıyorlar...tarih bunların elbetteki hesabını soracaktır..

( sayın Gülmüş bunu yayınlamayacaksınız biliyorum, başka bir mesajıma yaptığınız gibi...pkk karşıtlığı üzerinden, gülencileri allayıp pullayıp bu halka mı satacaksınız...her halükarda bu halka düşmanlıktır..ihanettir..ben bütün derdi bağımsız Kürdistan olan bir kürdüm )saygılar
Berfin .. 20 Aug, 2008 05:22:52
avatar
Birtek gayem vardır:
O da, mezara yaklaştığım bu zamanda, İslâm memleketi olan bu vatanda bolşevik baykuşlarının seslerini işitiyoruz. Bu ses, âlem-i İslâmın İmân esaslarını zedeliyor. Halkı, bilhassa gençleri imansız yaparak kendisine bağlıyor. Ben bütün mevcudiyetimle bunlarla mücâdele ederek gençleri ve Müslümanları imana dâvet ediyorum. Bu imansız kitleye karşı mücadele ediyorum. Bu mücahedemle inşaallah Allah huzuruna girmek istiyorum. Bütün faaliyetim budur. Beni bu gayemden alıkoyanlar da, korkarım ki bolşevikler olsun. Bu İmân düşmanlarına karşı mücahede açan dindar kuvvetlerle el ele vermek, benim için mukaddes bir gayedir. Beni serbest bırakınız, el birliğiyle, komünistlikle zehirlenen gençlerin ıslahına ve memleketin imanına, Allah'ın birliğine hizmet edeyim.
Mevkuf Said Kürdi(Nursi)
Evet yedi ceddim kürttür ama ben asla Kürtçülük peşinde değilim.Hatta İslamın dışında her türlü izme karşıyım.Ve her şeyi ile hayatını ortaya koyan,ömrü IRKÇILIK la mücadelede geçen her ne kadar neseben KÜRTD olsa bile hiç bir ayırım yapmadan Bütün unsurların imanları için çalışan Üstadımız Melle Said Kürdi ye ittiba etmişim.Kemalizmin Kominizmin sultasından kurtulduğumuz gün hiç bir meselemiz kalmayacak.KÜRD ler le TÜRK ler bu vatanın asli unsurlarıdır.Her iki millet kardeştir asla bir birimize ihanet etmeyeceğiz.Aramıza nifak sokanlar,İslamın ezeli düşmanlarıdır.Cevdet kardeşimize saldıranların mahiyetini makasatlarını anlamış değilim.Ayırım yaparak Kürdü Türke Türkü Kürde düşman yapanları Allah kahretsin.Kürdüm ama 35 tane işçim Türktür.Hiç bir problemimiz yoktu.Tek sıkıntımız Kemalizmin despotluğu nifakkarlığıdır ve vatanımızda bize parya muamelesi yapmalarıdır.İnşallah oda bitecektir.Hak yolun yolcularına selamlar olsun.
Cevdet Akbay .. 20 Aug, 2008 05:42:27
avatar
Sevgili Rojda;

"Sacmaliklar"in en altinda "Devam edecek..." yaziyor, yani yazi, sizin ifadenizle, "sacmaliklar" daha bitmedi...

"Butun derdi bagimsiz Kurdistan olan" sizin, Kurdler aleyhindeki kirli planlarin hep bir "Turk" derneginde, lokalinde, meyhanesinde hazirlanip daglarimizda uygulanmaya sokuldugunu bilmiyor olamazsiniz!

Veli Kucuk, Sener Eruygur, Dogu Perincek gibi derin devletin kiralik tetikcileri kararlarini nerede aliyorlardi sizce? Perincek, alinan kararlari gazeteci kisvesiyle Abdullah Ocalan'a getirir, Ocalan da uygulamaya sokardi (al gulum-ver gulum fotograflarini gormussunuzdur).

Sizi uzmek gibi olmasin ama kizginliginizin bana ve bu yazima oldugunu sanmiyorum. Kizginliginizin baska yazilarimdan kaynaklandigini, hatta Ergenekon cetesine dokundurmalarimdan rahatsiz oldugunuzu saniyorum.

Ergenekon Operasyonu ortaya ciktiginda "fasa fiso" deyip hafife alan, iddianame ciktiginda dudak bukup "sacmalik" diyenler cikti. Bunlarin su veya bu sekilde Ergenekonla iliskili kisiler oldugunu gorduk, kalanini da gorecegiz.

Kanaatime gore, Kurdler aleyhine oynana kirli oyunlarin farkina varmaniz icin bir cuval dolusu "Sacmalik" okumaniz gerekiyor. Kurdleri perisan eden kirli planlari ve isbirlikcilerini bilmeden, onlari diskalifiye etmeden, kusura bakmayiniz, Kurdistan degil bir tavuk kumesi dahi kuramazsiniz.
Sidar .. 20 Aug, 2008 05:54:06
avatar
Önce Nasnameyi bize kazandıran Xoca'GÜLMÜŞ'e teşekkürler.Allah razi olsun,istikametten ayırmasın.Vakit buldukça nasnameye okur tararım.Bu gün çok hoşuma giden Berfin kardeşimizin bir yazısı yorumu o kadar hoşuma gittiki beni adeta hislendirdi.Berfin kardeşimizden Allah razi olsun.Aynen bende onun gibi düşünüyorum.Şükrü Xoca böyle güzel faydalı yazılara fırsat verirseniz seviniriz.Zira böyle yazilar inanın bizleri ümitlendiriyor sevindiriyor haya bağlıyor.Selamlar.
murat .. 20 Aug, 2008 06:09:13
avatar
Berfin, benimde tek gayen bu topraklarda islami rejimin yesermemesi, ve mezara yaklastigim bu gunde umarim tanri bu musluman cahillere verdigim mucadeleyle cikarim....
rojda .. 20 Aug, 2008 06:46:58
avatar
Sayın Cevdet Akbay,
Kızgınlığım, Kürdlerin ergenekoncu Apoculara kanmaları, turancı türk ırkçısı Fettulaha kanmaları..
Kızgınlığım Berfin adıyla yazan kesinkille bir kürd kadını olduğunu düşünmediğim şahsın saçmalıkları..bunlardan dolayı çok haklısınız ki; biz değil Kürdistan'ı tavuk kümesi bile kuramayız...

sizin ergenekonlu dokundurmalarınızdan rahatsızlık duymam için apocu yada fetullahçı yada hizbulsatırcı olmam gerekirdi...
ümidimiz çuval dolusu saçmalıkların içinde kürdlerin adını duymamak..
Delil Dersimi .. 20 Aug, 2008 07:13:49
avatar
berfin ve sidarin yazilari sahtekarliktir.
yeddi cedlerinin kürd oldugunu iddia edenler asla ve asla fasist,türkarap,acem kardesligi savunmazlar,bunlarin amaci bellidir,kürd türk ,arap,acem kardesligi safsatadan öteye gecmez,tek bayrak,tek milletcilerdir bunlar.
planli yazilardir.
önce berfin islam adina yazi yazacak,daha onra sidar xoceye dualar edip bu yazilarin yazilmasi icin destek sundugunu aciklayacak,bakmayin onlarin berfin ve sidar ismini aldiklarina bunlarin hepsi sahtekarliktir ve merkezi bir yerden yönlendiriliyorlar.

berfin xanim yedi ceddim kürdtür diyor ama kürdcülük pesinde olmadigini söylüyor,bizimde yedi ceddimiz müslümandir ve elhamdullah müslümaniz ama ülkemiz ve topragimiz sömürge iken islam adina hareket edecek degilim.

islami koruyacak bir tek kürdler yasamiyor yeryüzünde,islamin sonsuz nimetlerinden yararlanan ve bu nimetlerden dolayi tuvalete gitmeye bile üsenip,fistaninin altinda tuvaletini yapacak kadar islam nimetlerinden yararlaanan ve yillardir kürdleri katleden bunu yaparkende islami kendilerine barikat yapan arap kardeslerimiz yeterince islami savunuyorlar.

berfin xanimin handikaplari ve devsirmeligi bununla sinirli kalmiyor,ve sözü getirip kürdlerin ve türklerin kardes olduguna getiriyor bunu yaparkende bu güne kadar kürdlerle türklerin arasinda hic bir olumsuzluk olmadigini söylerken bile yaninda calisitirdigi 25 iscinin türk oldugunu söylüyor.
yok arkadas yok biz türklerle kardes degiliz,hic olmayacagizda yerin dibine batsin türklerle kardesligi isteyenler.

yedi cedi kürd olan berfin xanim senin yedi ceddinde bu arap,fars, ve fasist türklere hep köle olarak yasamistir,hep üstümüzde islam kilicini sallayarak bizi köle birakanlarin kardseligi yerin dibine batsin biz böyle bir kardeslik istemiyoruz ve istemyecegioz.
senin gibi yeri sicak olan ve yaninda 25 türk iscisi calistiaranlara kutlu ve mutlu olsun fasits,türk,acem ve araplarin kardesligi.



kahrolsun kürdleri katledenler.
kahrolsun islam kardesligi adi altinda kürdlere köleligini dayatanlar.
bunlar bizi enayi yerine koyuyur galiba
.. 20 Aug, 2008 08:52:23
avatar
berfin kürtlük için bişeyler yap.şuan islami bir sorun yok.olsa bile biz solcular buna da destek veririz.sen kürt sorununa destek veriyon mu?biz hertürlü özgürlüge destek veriyoruz.biz de allah huzuruna giderken namzımızla orucumuzla gidecegiz.ayrıca haksızlıga ugrayan insanların, halkların sorunlarını savunarak gidecegiz.çok dinsiz arkadaşım var.ama ben namazımı kılıyor.onlara örnek olmaya çalışıyom.onlara karşı başka ne yapabilirsin adam inanmıyorsa.dışlayacakmısın.islama hizmet etmek diger sorunlardan soyutlanamayarak mı oluyor.islamcı dediginiz tayip ülkeyi batırdı.insanlar açlıkla karşı karşıya.bunlarda hırsız ayrıca.borç aldı kafayı gitti.türkleri görüyorsun en islamcısı bile kendi kültürünü yaşatıyor dayatıyor.bunları görde biraz da kendi milletin için çalış
mahirTAYLAN .. 20 Aug, 2008 10:12:52
avatar
Böyle boş seylerle ugraşacagımıza kürdu kürdistan için ele ele verıup mucadele edelım bırı dını savunuyor diğeri ateistlık yapıyor 30 yılık mucadelemızde allah rızası için bişey olmadığı için sonu göruyoruz bir fıkra sıze anlatıyım yezidi kürdlerden biri eşekle degermene gidiyor patıka yolda eşeği devrılıyor ya melek'ê tawus ya melekê tawus dıyor esek kıpardanmıyor ya ALLAH deyınce eşek bir cırpıda ayaga kalkıyor sevgılı kürd kardesım orda dıyor ki melekê tawus bir *** olmadığını önceden de bılıyordum ne yapalım sana ınanmışsız bır kere kürd içinde sosyalızmın care olmadığını bılıyoruz ama ne care tuturmuşuz bir kere bide murat kardesım öbur taraf ta mark lenın senı kurtarmaya gelırler selamlar
Cevdet Akbay .. 20 Aug, 2008 10:51:38
avatar
Sevgili Rojda,

Ergenekoncu olmadiginiza sevindim.

Turkiye'deki faili mechul cinayetlerin, kaos ve terorun arkasinda Ergenekon gibi derin devletin cinayet araclari vardir, bu aracin mafya, cete, teror orgutleri gibi kirli carklari vardir. Bunlara karsi ancak elbirligi yaparak basarili olabiliriz. Elbirligi derken, fikri ne olursa olsun butun Kurdleri, Turkleri, Laz ve Cerkezleri vesaire, kisacasi butun halklari kasdediyorum.

Herkes kendi irkini sevecek elbet, karsi irka zulmetmedigi, onu asagilamadigi muddetce bunda bir sorun yok. Onun icin "Falan Turk'tur veya filan Ermenidir" diye dislayamayiz, dislamamamiz gerekir. Dislarsak ne olur? Ergenekon gibi orgutlere karsi gucumuz azalir.

Bugun butun Kurdler aralarindaki farkliliklari bir kenara birakip bir araya gelsek dahi, diger insanlarin yardimi olmadan cok fazla bir ilerleme kaydedebilecegimizi sanmiyorum. Derin devlete karsi mucadele bunu gerektiriyor, cunku bu kirli yapinin uluslararasi destekcileri vardir; silah tuccarlari, paraya hukmeden isadamlari, medyayi kontrol eden (dolayisiyla gundemi manipule edebilen) patronlari vardir. Generali, politikacisi, emniyet amiri vesaireleri vardir. Ayni zamanda korkaktirlar cunku yaptiklari is illegaldir, onun icin gizli ve perde altinda calisirlar. Desifre edilmekten korkarlar. Desifre olmaktan cok korkarlar, cunku gizli kaldikca guclu ve korkutucudurlar, desifre olduklarinda biterler. Bunlari desifre etmek icin gucbirligi lazim.

Iki de bir benim Fethullahci oldugum soyleniyor. Insanlari etiketleyip dislamak cok cirkin bir yontemdir. Eskiden “komunist” diye etiketlerlerdi, sonra “Irticaci” modasi cikti, sirasiyla Kurdcu, Turkcu, Alevi vesaire versiyonlari cikti.

Fethullahci olsam ne olmasam ne? Hangi Kurd bu cemaatten zarar gormus, ne gibi bir zarar gormus, cok merak ediyorum. Fethullah Hoca mi Dogu Perincek mi Kurdlere daha yakin? Fethullah Hoca mi darbeci askerler mi Kurdlere daha dost? Fethullah Hoca mi Abdullah Ocalan mi Kurdlere cok zarar vermis? Bana gore Ocalan’in Kurdlere verdigi zarari bin tane Fethullah Hoca bir araya gelse veremez. O halde nedir bu Fethullah Hoca takintisi, dusmanligi anlamis degilim. “Turkleri seviyor, dunyada actigi okullarda Turkce ogretiyor” diye elestiriliyor. Biz de guclenelim dunyaya Kurdce ogretelim; buna Fethullah Gulen mi engel oluyor yani? Fethullah Gulen’in Kurdlere kari dokunur zarari dokunmaz bana gore. Tamam, cemaat icinde nahos insanlar olabilir, buna birsey diyemem, ama sahis olarak Fethullah Hoca’nin Kurdlere karsi oldugunu sanmiyorum, “Karsidir” dersek iftira atmis oluruz.

Yani bu acidan bakip olaylari genis cercevede degerlendirirsek, cemaatle herhangi bir organik bagim olmadigi halde, evet Fethullahci’yim. Sadece Fethullahci degil, ayni zamanda Erbakanci’yim da. Sasiracaksiniz ama, ayni zamanda eli silahli ve urganli olmayan, masum insanlari domuz bagiyla katletmeyen Hizbullahci, derin devletle isbirligi yapmayan PKKci'yim da. Hrant Dink'i katledenlere karsi oldugum icin Ermeniyim; Malatya ve Trabzon'da katledilen masum Hiristiyanlari savundum; Basbaglar Katliamini lanetledigim gibi Sivas'ta onlarca insani diri diri yakan canileri de lanetledim. Ne kaldi geriye? Suculuk buculuk diye toptancilik yapmiyorum. Bunu yapmak suc ise, evet sucluyum.

Yapmamiz gereken sey cok basit: hakli kim olursa olsun ondan yana, haksiz da kim olursa olsun ona karsi olmak… Cok basit bir formul.

Ben kalkip Kurdum diye Kurd bir zalimi, katili, namussuzu savunursam, Turk de cikar kendi katilini, namussuzunu, zalimini savunur. Bu durumda benimle onun arasinda ne fark var? Hic. Ikimiz de kendi katilimizi savunuyoruz, yani ikimiz de katiliz. Herkesi kendi katiline arka ciktigi bir ortamda cinayetlerin sonu gelir mi? Gelmez. Cozum aciktir. Zalim kim olursa olsun karsi olmak. Bitti. Bu kadar basit.

Ben katil, zalim bir Kurdu niye savunayim simdi kardesim? “Falan Turk kendi katilini savunuyor ama” demek bahane olmaz. O kendi katilini savunuyorsa o da katildir. O katil diye ben de katil olmak zorunda miyim? Masum bir Turk’e, Arap’a, Ermeni’ye, Yahudi’ye, Cerkez veya Laza vesaireye niye karsi olayim?

Suclu Kurd, suclu Turk, suclu Ermeni, suclu Yahudi, suclu Laz, suclu Arap, suclu Cerkez vesaire yok; irki, rengi, dini ne olursa olsun sadece "suclu" vardir. Masum da hakeza, bir masum var.

Adam masum, zalim demeden butun Ermenilere karsi; 1915’lerdeki cinayetleri ortbas ediyor, hatta daha ileri gidip savunuyor. Tamam, ceteci Ermenileri savunamayiz, ama yuzbinlerce masum Ermeni’nin kabahati neydi?

Adam Yahudilere karsi oldugu icin, milyonlarca Yahudi’yi katleden zalim Hitler’e rahmet okuyor. Bu kadar ahmaklik, canilik olmaz ki! Kasap $aron Yahudi diye masum Yahudilere dusman olanin $aron’dan ne farki var? Ben bir fark goremiyorum. Irkcilik hastaligi iste. Bu irkcilik simdi cemaatcilik hastaligina donustu. Yani su adam su cemaatten, at cope. Toptanci zihniyet. Bize yakismaz boyle toptancilik.

Irkcilik pisligine bulasmayalim diyorum; ama “Ben ille de bulasacagim, bu lagimin icinde yuzecegim” diyorsa birisi, ben ne diyebilirim ki! "Allah bizi bu pislikten korusun!" demekten baska!?
Cevdet Akbay .. 21 Aug, 2008 12:58:16
avatar
Butun yorumculara (yorumlarina katilayim veya katilmayayim, farketmez)tesekkur ediyorum. Bazen bir fikir hosumuza gitmese de istifade edebiliriz. Farklilik cogu zaman zenginliktir. Zenginlik ise guzeldir. Guzellige simdi daha cok ihtiyacimiz var.
R.Z.Ö .. 21 Aug, 2008 01:12:03
avatar
Rojda adındaki bayan kesin Avdocudur .O kelimelerini Hizbulahçı berfin gibi seçerek yeri geldiğinde kıvırarak tamam abi ben böyle demedim sen beni yanlış anladın kıvraklığıyla nabız yokluyor acemi seni gidi.Cevdet parmaklarına ve aklına sağlık .Bunların kurnazlıklarına cevap vermeye bile değmiyor.Selamlar Bongılanlı
baz_x .. 21 Aug, 2008 03:31:49
avatar
berfin ve berfin gibiler cok varmi kürtler arasinda
xoca allahini seversen sen bana cevap ver ben kürdüm allahina kadar ama yezidi kürdüm her ne kadar tam olarak sizler gibi dusnumuyorsamda bir kürt devrimcisi oldugunuz icin sizleri seviyor ve okuyorum yalniz söyle bakayim hocam nasil oluyorda bu tür insanlara hic tepkiniz olmiyor bütün kürtler musulman olmak zorundami ben kürt ve kurdistan olayinda milyonda bir derce bile islamiyetin yerinin olmamasi hatta tüm inanclarin kürt ve kurdistan davasindan uzak olmasini en dogru oldugunu dusnuyorum ama dikat ediyorum nasnamede bu tür ve utanmadan kürt ilen kurdistan baglantili cok okuyucunuz var ve sizden herhangi bir tepki görmuslugum yok samimice söylemrisin hoca sende de böyle bir egilim varmi muhamed isa ,ali, yezid gibi masal kahr aman larini ülke davasinin önundemi göruyorsun
saygilar
mehmet .. 21 Aug, 2008 06:12:28
avatar
merhaba,
cevdet beyin burada yazdıkları çok ilginç ve ibretlik şeyler.şahsen cevdet beyin her yazısını dikkatle okuyan ve takdir eden bir okuyucuyum.bizim böyle akademisyen bir insanın yaşadığı tecrübeden haberdar olmamızın saçmalık olduğunu düşünen rojda gibi arkadaşların kendilerini dar bakış açılarından kurtarmalarını tavsiye ederim.hele delil dersimi denen beyefendiye birinin kendine gel demesi gerekiyor.sayın delil dersiminin her şeye maydanoz olma aşkıyla habire yorum yazdığını görüyorum.dostum sen tipik bir beko avane ruhuyla malül bir portre çiziyorsun.kürtlerin bir birini anlamalarını,farklı düşüncelerde bile olsalar bir platformda tartışmalarını ve böylelikle aradaki duvarları kaldırıp zihni bir tanışıklığa yönelmelerini bir türlü içine sindiremiyorsun.bu ne kin bu ne garez hevalimin?bu kafa yapısı daha dün denilecek bir zamanda yüzlerce genç fidanı taramalara/satırlamalara kurban verdi.tipik bir apocu zihniyet;kendi görüşünden kendi mezhebinden-meşrebinden başka hiç bir şeye tahammül edemeyen ve hemen "söyletmeyin vurun" anlayışı geliştiren bir yapı...hepimiz biliyoruz ki bu sıfır toleranslı yaklaşım geçmişte tamiri mümkün olmayan tahribatlara yol açtı,bay delil dersimi.. sen hala bu noktada durmanın ne tür bir fayda sağlayacağını sanıyorsun kürtlere?olabilir,sana kalsa milyonlarca kürdü tek zihniyet üreten tornadan geçirmek gerekecek ama buna imkan yok ki.tahammül etmezsen başkası da sana tahammül etmez,sonuç ne olur?sonucun ne olduğunu dün gördük;şefin öcalan 1989 tarihinde din üzerine çöümlemeler diye bir zırva yayınladı ve orada kürdistandaki gerici unsurları imhaya yönelme talimatı verdi.merak edenler o yazıyı bulup okusunlar,pekiyi sonuç ne oldu?kendi halinde dindar olan olan binlerce kürt insanı velioğlunun etrafında kenetlenerek sözüm ona nefsi müdafaa durumuna geçip kürdün de kürdün mensup olduğu dinin de düşmanı olan güçlerin keyifle izlediği bir savaş meydana geldi.şimdi sana kalsa bu savaşı avrupa sokaklarına taşıyacaksın.ümit ederim bu intikamcı ruh halinden sıyrılırsın.(em di bijin tefekkür u xwandin tu dibiji na na illa kushtin...)belli ki herkesimde senin gibi kışkırtıcılara prim verildiği için biz birbirimizi yemekten bir yere varamıyoruz.biz değerli şükrü xoce nin dediği gibi,kendilerine hizb...diyenlere diyoruz ki;tuttuğunuz yol yanlıştı tövbe edin,bir iç muhasebe yapın -ki yapanlar da küçümsenmeyecek kadar az değil duyumlarımıza göre-sen tutmuş avrupa sokaklarını rövanş alanına çevirelim çağrıları yapıyorsun. e de hadi gazan mübarek olsun hemşerim,bakalım kime hizmete çıkar bu kapı.belki de hizbçilerle aranda kan davası var bilemem,ama inanıyorum ki bugün kürtlerin geldiği uyanıklık noktası bu tür kan davası gütme niyetlerini,hatta türk ve araplara karşı hakaret ve tarihi intikam alma çağrılarını anlamsız kılacak yetkinliktedir.yıllarca uzağında seyrettiğimiz hoşgörü iklimi lazım bize stalinist ruh yapısı değil.ben şahsen islamcı bir insanım,ama islamcı sitelerden önce nasnameyi okuyorum,nasnamede yeralan sol düşüncedeki yazıları da merakla takip ediyorum,bu sana bir şey hatırlatmıyor mu?renkliliğe tahammül ve kucak açma başka birşeydir...samimiyetle tekrar ifade etmek istiyorum ben hizbçilerin islama hizmet etmekte olduklarına inanmıyorum ama senin gibi insanların stalinist yaklaşımları onları (gürehar) yaptı,şimdi de eserinizin diş izleri poponuzda durduğu için hem o eski acıyla hem de yeni korkularla panik halinde yeni bir fitne ateşine odun hamallığı yaapmaya çalışıyorsunuz.selam herkese
Delil Dersimi .. 21 Aug, 2008 11:00:59
avatar
mehmet mahlasli kisiye.
bizim karsi ciktigimiz,dinini yasayan ve gercek müslümanlar degildir,eger hedefimde gercek müslümanlar olsaydi buna ben ve ailemde dahildir.
cünkü ben kendimi sendende hizbulkatillerdende daha iyi bir müslüman olarak görüyorum.
hüseyin veli denen katilin etrafinda hic bir zaman onbinler olmamistir,hüseyin veli etrafinda kana susasmis,türk devletinin gönüllü kontralari olmustur ve onlarda sadece kürd kani dökmüstür.
anlasilan ucu sanada tebiyesizlik yapma derim sana.
ben kürdüm ve istedigim yaziya yorum yazarim,burasida n senin nede hizbullkatilerin aklanma sahasi degildir.
ben avrupa sahasini savas sahasi yapmayacagim bu alcak katillerin pesinde olacagim ve onlari hukuk disina cikmadan bu katillerin isledikleri katliamlarin hesabini vermelerini saglayacagim.
senin de yaran oldugu belli,ben asla stalinits degilim,dünyada nefret eetigim düsüncelerin basinda stalinizm gelir,sen öyle safarada konusacagina önce insanlari tani ondan sonra yaz.

bana kim kendine gel diyebilir?yanan yüregime bir kova su serpecek birileri varsa buyursun ben kendime gelirim yok öyle sahtekarca ben hizbullahci degilim bilmem ne safsatalarina siginip maske takarak hizbullahi burada aklamak isteyenlere cevabimiz vardir.
öyle haricten gazel okuma bana.
maydanoz olan sen ve senin gibi katillerdir,umarim bu terbiyesizligini devam ettirmezsin.
sen mi bana kendine gel diyeceksin katillerin avukati hadi ordan,sizin ne mal oldugunuzu cok iyi biliyorum,hepiniz ayni merkezden yaziyorsunuz,biri birini tamamliyor.

iyi dinle mehmet ne efendi.
sen kimsin ve nesin?birileri delile dur demeli derken bana sansürmü istiyorsun?
yazilarim seni rahasiz ediyorsa okumazsin,ama and olsun sende bu katilerdensin,bunda anlamadigimizi zanetme.
burad bu katiller sürüsü yazdikca bizde burdayiz ve yazacagiz bunu aklindan cikarma.

hele bakin bu katiller sürüsüne,her dakikada bir mahlas degistirip organizeli sekilde söyledileri hep ayni.
mehmet diyor ben nasnamenin iyi bir okuyucusum,ama müslümanim bu delili susuturun.
berfin geldi bize türk kürd kardesligini yamamaya calisti,ardindan sidar ciktio sükrü xoce bize nasnameyi kazandirdigi icin minetarim ama bende berfini destekliyorum.

ahmet geldi biz nasnamenin demokrat oldugunu düsünüyorduk bilmem ne safsatasiyla cikti.
amedi geldi biz nasnamenin cizgisine hayraniyiz ama hüsyein veli kontra degildir ,hizbullah katiler sürüsü degildir dioyr.

heye memet ne efendi sana dokuna ne oldu,söyle bakalim öyle ortaya cikip iki laf ettin,he senin neyine dokunuyorum bir söyle.
eger bizim hizbulkatillerle oturup anlasacagimizi saniyorsan hop orda dur derim,birak bu katiller sürüsüyle konusmayi,yazmayi,anlasmayi bu katiller sürüsünü bir yerlere tikip insanligi bu katillerden korumayi niye önermiyorsun?

sende hizbulkatillerdensin bu hemen kendini belli ediyor.
bu katillerin sigindigi tek sey pkk nin hatalarinin ardina siginip öldürüdkleri kürdlerin katlinin vacip oldugunu söylemeye calisiyorlar.
memet ne efendi bunlari yemezler,pkk nin yanlislari sizin dogru oldugunuz anlamina gelmiyor,bunu kafaniza sokun.
pkknin yanlislari her gün sokak aralarinda insanlarin kafasina satir gecirmeyi gerektirmiyor,pkknin yanlislari 3 oglu gerillada olan yasli bir insanin sirf ogullari gerilladadir diye ´kafasina kursuin sikilmasini gerektirmiyor.
pkk nin yanlislari sirf yurtsever kürdtür diye evinin önünde oturan gerilla babasini öldürme hakkini size vermiyor.

sonuc itibariyla sen de onlardansin,bu taktigi hepimiz biliyoruz,biri yazacak digeri destekleyecek ve burdaki yurtseverleri islevsiz kilacaksiniz bunu yaparkende ,ben uzun süreden beri nasname okuyucusum,tiryakisi oldum,müslümanim ama burdaki sosyalisteleride begenerek okuyorum,burasi demokrat bir sitedir,sükrü xoce sen sagol burayi kazandirdigin icin gibi bir ton methiye ile burayi kendinize aklama basamagi yapmaya calistiginiz biliyoruz ve görüyoruz.
sunuda aklindan cikarma ben ensenizdeyim en azindan kendi payima düsen hesabimi sizden soracagim bunu aklinizdan cikarmayin.
yok öyle katiller sürüs yok öyle.
yaptiginiz katilamlarin hesabini vereceksiniz bundan kurtulusunuz yok.
ya hep böyle kovuklarda yasayacaksiniz toplum icine cikamadan,yada bu yaptiklarinizin hesabini kanun önünde vereceksiniz.
anladinmi hizbulkatil memet ne efendi.
,yüregi yanik insanlarin sesini kesmeye senin gibi katillerin gücü yetmez bunu kafandan cikarma.
pasori .. 21 Aug, 2008 01:02:50
avatar
Ben islami rengimden asla vazgeçmeden katil örgütleri hizbülvahşeti ve pkk yi uyguladıkları vahşetten dolayı kınadım ve kınıyorum.
Bu siteyi takip etmemin en önemli nedeni şiddete karşı çıkması ve bireyin özgürlüğüne vurgu yapması.
Herkes istediğini savunmaya ve ifade etmeye hakkına sahiptir.Bunu ne nasname engeller, ne de yorum yapan engeller.
Ben yezidiye saygı duyarım. Malına, mülküne el koymak için inancını bahane ederek ,onu yurdundan eden, kendine müslüman diyen kürde lanet olsun.
yıkılmış, virane olmuş, kürd yezidi kardeşimin köyü içimi parçalar.
yezidi kardeşim sana düşman olan müslüman değil, dini kullanan ihtiraslı, açgözlü, ıslaha muhtaç insan olamamış zalimlerdir.
Zülfü Livaneli'nin köşesinden
Din, dil, ırk ya da zaman farkı, doğruyu görebilen gözleri engellemez.

13. yüzyılda Mevlânâ Celaleddin Rumi

“Dünle beraber gitti düne ait ne varsa cancağızım

Bugün yeni şeyler söylemek lazım!” demiyor muydu?

Yüzyıllar sonra Albert Einstein da şunları söylüyor:

“Hiçbir sorun, o sorunu yaratan zihniyetle çözülemez.”

Yani, yeni şeyler söylemek gerekiyor.

Kine son vererek farklılıklarımızı koruyarak saygı çerçevesinde tartışmya devam, ama yeter birbirmizi vurduğumuz, kırdığımız. Cevdet Akbay kendi kişisel
hikayesini anlatmıyor.
Kişisel menfaatleri takip edenlerin ideolojileri nasıl kullnadıklarını teşhir ediyor.Özgür birey olmak için bilinçli birey olmak gerek.
Ibrahim .. 23 Aug, 2008 03:41:43
avatar
Cevdet ile ayni yilda Amerika'ya burslu geldim. Cevdet ne bir Musluman, ne bir Kurd ve nede bir Turk icin bu cetelerle mucadele etti. Cevdet bir insan olarak ve insanlik icin bu kudurmus cetelerle mucadele etti. O zaman Social.cult.turkish teki yazilarini okur, cesaretine hayran kalirdim.

Bence Cevdetin gordugu muamele ve verdigi mucadele bugunku olaylara isik tutabilecek niteliktedir. Belki Cevdet bu cetelere karsi ilk mucadeleyi ve en cetinini vermistir.

Bu cetelere karsi susmak veya TARAFSIZ OLMAK, insanliga karsi suctur. Ve tarafsizlik Kurdlerden gelse hainliktir... Bu ceteler, duymayan midelerini doldurmak icin 30 bin Kurd gencini katlettiler...

Bu tarihi bir yazi. Cevdet, bunlari kitap yap.

Sevgilerle.
Ibrahim
Şükrü Gülmüş .. 23 Aug, 2008 01:55:27
avatar
Sevgili İbrahim,
Senden ricam; sen de Cevdet kardeşimizi yanlız bırakma ve onun gibi sende klaviyenin tuşlarına bas.

İmkanlar ölçüsünde sevgili Cevdet'in yazılarını kitaplaştıracağız.

Yakında Akkoyun, Boti ve Akbay'ın yazılarını Nasname Yayınları arasında kitaplaştıracağız.

Selam ve selametle
Xoca
Ibrahim .. 23 Aug, 2008 08:31:35
avatar
Uzun zamandir Nasnameyi takip edenlerdenim. Sukru hocanin ve Cevdetin cesareti beni surekli bu sayfaya cekti. Parti ve ideoloji rengim yoktur. Sadece Kurdistan/Kurdi rengim var; yani herseyi Kurdistan/Kurdi icin tartiya vururum. Fakat, sunu da cok iyi biliyorum: insanlik icin calisan kisi Kurdistan/Kurdi icin de hayirlidir. Ideolojisi, vatani, rengi ve irki ne olursa olsun. Buna parallel olarak, insanligin barisina karsi olan cetelerin Kurdler icin hayirli olacagi ihtimali yoktur.

Turkiyedeki ceteler sadece Kurdleri degil butun insanlarin anasini aglatti. Kurd topragini tarumar ve Kurd evlatlarini katlettiler. Bankalari bosaltip, Avrupa/Amerikadaki hesaplarina gonderince Turk milliyetciligi dusunmediler. Herturlu eroin ve kacakcilik yaparken, Turk milliyetciligini unuttular. Genclerimizi katlederken veya Ataturke taparken, kendilerini korumak icin yaptiklar. Ve belki Kurdistanda ucuz taseronlar bulduklari Kurdistani tarumar ettiler. Onun icin bunlarin ne Turk sevdasi ve nede ideolojik rengi var. Bunlara karsi, TARAF olmak dinci, komunist, ateist olmak gerekmez. Insan olmak yeterli.

Bazi yorumcularin yazdigi gibi, Cevdet’e dinci etiketini yapistirarak bu isi hafife almak akil isi degil. Belki, Cevdet bu cetelerle mucadele ederken, dini hassasiyetini on plana cikarmistir. Fakat, bu ceteleri hissetmis ve mucadele etmistir. En azinda TARAFSIZ olayim dememistir. Bu, CESARET ve FERASET ister. En buyuk zarari Kurdistana veren bu insalik dusmani ceteye TARAFSIZ olun emrini veren LIDER fena sekilde kendini ele verdi. Umudum odurki, o emirle Kurd gencleri Ergenekonun taseronlugunu yapmaz . Kurd hassasiyeti olmayanlara canlarini feda etmezler.

Kurd tarihi Sukru ve Cevdet gibi cesareti , Kurd ve insanlik hassasiyeti olanlardan ovgu ile bahsedecektir

Saygilarla,
Ibrahim
Cevdet Akbay .. 26 Aug, 2008 02:28:30
avatar
Sevgili Ibrahim (gercek isminiz degil saniyorum), Sukru Hoca'nin dedigi gibi, siz de de klavyelere yavas yavas burmalisiniz bence.

"Ergenekon Operasyonu" adi altinda bir ameliyat basladi ve bu operasyon tam demokratik bir Turkiye ile sonuclanacak. Siz bakmayin bazilarinin, "Bir ise yaramaz" soylemlerine... Bu tur soylemleri ya Ergenekon'un ne kadar guclu oldugunu gostermeye calisan Ergenekoncular sarfediyor, ya da bu tur propagandalara aldanip Ergenekon'un gercekten guclu ve dokunulamaz olduguna inanan saf insanlar...

Evet, binlerce cinayete imza atmis Ergenekon ve onu destekleyenler (medya, is dunyasi, siyaset, TSK, emniyet vs'deki guclu insanlar) gercekten gucludurler. Ama... Isin "ama"si var. Isleri illegal oldugu icin butun faaliyetlerini buyuk bir gizlilik icinde yapmak zorundalar. Ustlerindeki perde veya maske kaldirilmasindan cok korkarlar. Onun icin simdi enerjilerinin buyuk bir kismini yuzlerindeki maskenin dusmemesi icin harciyorlar; bu ugurda Veli Kucuk, Dogu Perincek, Sener Eruygur gibi bircok tetikcilerini de feda etmekten cekinmiyorlar.

Simdi yapilan maskelerin dusurulmesi operasyonudur. Operasyon "agac budama" yontemiyle ilerliyor. Yani, kesildiginde etrafina zarar verecek buyuk bir agacin once dallarini budamakla ise baslanir. Kucuk dallar, sonra biraz buyucek olan dallar vesaire, sonunda govdeye gelir sira. Simdi "derin devlet"in dallari budaniyor.

Onun icin Ergenekon, yakalanan birkac capulcudan ibaret degildir, kimse "Tamam, Veli Kucuk, Sener Eruygur, Dogu Perincek yakalandi, is bitti" demesin. Asil bunlari tetikci olarak kullanan "Beyefendi ve hamfendi"ler yakalandiginda, "A a, olamaz" diyecegimiz gunler gelecek. Bugun vergi rekortmeni veya buyuk isadami, medya patronu, buyuk bilimadami, unlu siyasetci gibi sifatlarla tanidigimiz nicelerinin yuzundeki maske dusuruldugunde altindaki kirli yuzu gorecegiz insaallah. Ergenekon Operasyonu bazilarin fena halde tedirgin etmis durumda zaten.

Benim bundan on kusur yil onca bilmeden bulastiklarimin Ergenekon cetesi oldugunu bilmiyordum. Sanal bir kavga vardi, ben de karsimdakilerle sanal ortamda mucadele ediyordum. BUnlarin Ergenekoncu oldugunu hatirlatan arkadas da o zamanlar SCT'yi takip eden birisiydi (ismini bilmiyorum, Ibrahim gibi takma isim kullaniyor).

Benim yaptigim Don Kisot'luktu belki; tek fark, masum yel degirmenleri yerine cinayet sebekesi olan Ergenekon'la bogusuyormusum da haberim yokmus.

Ergenekon Cetesi'ni kucuk goren medyayi anliyorum da bu kirli yapiyi basit olarak goren Kurdleri anlamakta zorluk cekiyorum. Bugun yakalanan istisnasiz hemen hemen butun Ergenekon saniklarinin ellerinde mutlaka az veya cok Kurd kani vardir. Bu cinayet sebekesini hafife alanin insanligindan suphe ederim (bu cetenin mensubuysa zaten insan degil, birer canavardirlar).
Ibrahim .. 26 Aug, 2008 08:28:20
avatar
Amerikada "Follow the Money" derler biliyorsun. Yani parayi takip et. Turkiyede henuz parayi takip eden yok. Sanirim para takip edilirse, pislikler bir bir cozulur. Sizinle ayni zamanda Ohio da PhD yapan ve SCT e yazan bir Turk ogrenci vardi. Yazismalarindan cok duygusal bir insan oldugu anlasiliyordu. Ataturku ve Ataturkculeri hedef almisti. Hergun hergun yazardi. Sanirim ismi Sukru idi. Orda yasayan ve onu taniyan biri ile konustum. Sunlari soyledi:

Sukru bir gun konsolosluga cagrilmis ve tehdit edilmisti. Telesekreterine yuzlerce tehdit ve kufur mesajlari birakilmisti. Sukru bir gece gec saatlerde okuldan eve gelirken, arabasi yoldan cikar ve Sukru vefat eder. Arkadasin anlattigina gore yolun hiz limiti 25 mil. Insanin aklina acaba bunlar mi oldurdu diye soru isaretleri geliyor. Yetim bir cocukmus...

Bu canavarlar binlerce insani yetim biraktilar. Yetimi bile oldurduler. Evet katiliyorum, bunlarin ne dini, ne irki ve ne mensubiyeti var. Para hirsi olan canavardirlar.

Saygilarimla.
Ibrahim (Evet Sanal isim)
Cevdet Akbay .. 26 Aug, 2008 05:52:16
avatar
Sukru Gultop'un konsolosluga cagrildigindan haberim yoktu ama SCT ortaminda tehdit ediliyordu zaten. Yazinin devaminda bunlarin ne gibi isler cevirdigini yazacagim, dolayisiyla onun katilleri elbette ki bu hainler olabilir. Allah rahmet eylesin, guzel insandi.

Kokteyl duzenlemekten baska isi olmayan, omrunde Turkiye'ye ugramamais konsolosluk gorevlileri (Mosyo diyorlar bunlara) var. Halktan kopuk bir azinliktan seciliyorlar(di) bunlar. Simdi nasildir, tam bilemiyorum. Ama bizim zamanda cuntacilarla beraber calisiyorlardi.

Keser doner sap doner, gun gelir hesap doner!

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin