Anasayfa | Yazarlar | Cevdet Akbay | Cuntacıların Finansörü Kim?

Cuntacıların Finansörü Kim?

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image Cuntacilar isbasinda!

Saldırı yöntemini, kirli planın hazırlayıcı, uygulayıcı ve finansörlerini saklamak için kullanıyorlar. Psikolojik savaşın bir taktiğidir bu. Madem Yaşar Paşa Taraf’in finansörünü merak ediyor, biz de illegal “Eylem Planı”nın finansör veya finansörlerini merak ediyoruz! Öyle ya, bir ton eylemin parasız olması mümkün görünmediğine göre bunca parayı nereden finanse edecekler?

İllegal “Eylem Planı”nın Finansörleri Kim?

 

Genelkurmay Başkanı Yaşar Paşa, illegal “Eylem Planı”nın Taraf Gazetesi tarafından gün yüzüne çıkartılmasına çok kızmış olmalı ki Taraf’a çamur atmaya çalışıyor (aslında illegal eylem planı gereği “Çamur atma işi” Aydın Doğan’in Vatan’ına ihale edilmiş durumda). Sabah’tan Muharrem Sarıkaya’ya konuşurkan Taraf’ı hedef gösteriyor: “O gazeteyi finanse eden kim, siz ona bakın; bakın sadece o gazetenin finansörü diyorum!”

 

Saldırı yöntemini, kirli planın hazırlayıcı, uygulayıcı ve finansörlerini saklamak için kullanıyorlar. Psikolojik savaşın bir taktiğidir bu. Madem Yaşar Paşa Taraf’in finansörünü merak ediyor, biz de illegal “Eylem Planı”nın finansör veya finansörlerini merak ediyoruz! Öyle ya, bir ton eylemin parasız olması mümkün görünmediğine göre bunca parayı nereden finanse edecekler?

 

Taraf Gazetesi, illegal olarak hazırlanıp uygulamaya sokulan “Genelkurmay’in Türkiye’yi Biçimlendirme Plani”nı ortaya çıkarması hem Genelkurmay’daki cuntacıları hem de onların medyadaki uzantılarını tedirgin etti. “Medyadaki uzantıları” ifadesi yerine illegal “Eylem Plani”nda geçen, “TSK'nın temel değerlerini savunan ve koruyan niteliklere sahip sivil personelden oluşan bir kadro ile sözleşme yapılmalıdır” ifadesinden yola çıkarak, “Genelkurmay’in medyadaki sözleşmeli propaganda memurları” ifadesini kullanmak daha isabetli olur.

 

Genelkurmay Başkanlığı sözkonusu illegal “Eylem Plani”ni inkar etmedi, sadece “Komuta Katı tarafından onaylanmış böyle bir resmi evrak veya plan bulunmamaktadır” demekle yetindi! 28 Şubat’in illegal Batı Çalışma Grubu’nun (BÇG) hazırladığı fişlemeler, Andıçlar, yazışmalar, kısacası bütün evraklar da Komuta Katı tarafından imzalanmıyordu ama bu durum BÇG’nın yokluğunu göstermiyordu çünkü vardı ve faal olarak çalışıyordu; tıpkı Yaşar Pasa’nin inkar etmeye çalıştığı illegal “Eylem Plani”nin Eylül 2007’den beri uygulamada olduğu gibi…

 

Kısacası, Yaşar Paşa “Eylem Plani” hakkında doğruları söylemiyor, zaten doğruyu gizleyince yüz ifadesi, jestleri, ifade tarzı değişiyor. 2003-2004’lerde istisnasız bütün Kuvvet Komutanları’nin faal olarak darbe hazırlığı yaptıklarını aktaran Özden Örnek’in günlükleri hakkında, “Arşivleri arattım, öyle birşey yok!” diyerek yalanlamaya çalışırken yüzündeki ifade, jest ve mimikleriyle adeta, “Doğruyu söylemiyorum” diyordu. Nitekim günlüklerin varlığı mahkeme kararıyla doğrulandı.

 

Millet, kendi güvenliklerini sağlasınlar diye vergileriyle TSK’nin bütün giderlerini karşılıyor ama 2003, 2004'teki istisnasız bütün kuvvet komutanları, yani Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruygur, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İbrahim Fırtına ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Örnek, halkın ve ülkenin güvenliğini sağlamak olan asli görevlerini bırakıp halkın aleyhine, halkın güvenliğini tehlikeye atacak, üstelik anayasaya göre suç sayılan askeri bir darbenin hazırlığını yapıyolar! Bu illegal çalışmaları öyle boş vakitlerinde, hafta sonlarında, resmi tatil günlerinde falan değil, karşılığında halkın vergileriyle karşılanan yüklü miktarda maaş aldıkları görevleri başında yapıyorlar!

 

Bir bakkal çırağı, mahalledeki güvercinlerin peşine düşüp işini savsaklasa, patronu bir iki uyarır, devam etse kulağını çeker, uslanmazsa bu sefer işten atar ama kos koca kuvvet komutanları bir gün değil, bir hafta, hatta bir ay da değil, bir seneden fazla, belki iki seneye yakın bir süre zarfında, karşılığında, eli nasırlı köylülerimizin, alnı terli işçilerimizin, cüzi bir maaş karşılığı geçimini sağlamaya çalışan memurlarımızın, açlık sınırında yaşayan vatandaşlarımızın vergilerinden kesilen parayla çok yüklü miktarda maaş aldıkları görevlerini bırakıp illegal bir faaliyet içinde bulunuyorlar ve en ufak bir soruşturma bile geçirmiyorlar! Olacak iş mi? Hakkını teslim etmek lazım, Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkok, “Ne halt peşinde olduğunuzu biliyorum, ya vazgeçersiniz ya da yapacağımı bilirim!” dedikten sonra dörtlü çete ayrılmış ama bunlardan bir tanesi “Ayisigi” adi altinda faaliyetine devam etmis, simdi ayni isi ADD baskani sifatiyla yapiyor (TSK destekli “Cumhuriyet mitingleri” projesi de bu zatin eseriydi) ve ne hikmetse devletin kahraman savcilari lütfedip ifadesine bile başvuramıyorler!

 

Gelelim illegal Eylem Plani’nin finansörlük konusuna…

 

Eylem Plani’nı hazırlayan cuntacılar, hedeflerinin nasıl gerçekleştirileceği konusunu, “Faaliyet, yöntem, işlem makamı, koordine makamı ve düşünceler” başlıkları altında bölümlere ayırdıkları “Faaliyet çizelgesi”nde her bir uygulamanın aşamalarına, uygulama takibini yapacak sorumlulara ve (konumuzla yakından ilgili olan) eylem planının finansman işine kadar herşeyi ayrıntılarıyla yazmışlar. Finansörler olmadan bu eylemin başarılı olma şansı yoktur, bunu kendileri de biliyor.


Mesela, illegal planda, üst yargı organları ve medya başta olmak üzere toplumda önemli yer tutan kuruluş ve yöneticileriyle “İş yemekleri” adı altında biraraya gelinmesi isteniyor. Pahalı şarap müptelaşı Aydın Doğan, Ertuğrul Özkök gibi zevatın da bu yemeklere katıldığını hesaba katarsak yemeğin ağır faturasını tahmin etmek bile güç. Peki bu yemekli toplantıların masrafını kim karşılayacak? Diğer bir ifadeyle, “İş yemekleri toplantıları”nin finansörü kim veya kimlerdir?

 

Paraya, hem de yüklü paraya ihtiyaç duyulan “Sözleşmeli medya” veya daha doğrusu “Kiralık medya” ayağı var planın… Konuyla ilgili olarak illegal planda şu ifadeler geçiyor: “TSK’yı yıpratmayı amaçlayanlar hakkındaki bilgilerin uygun medya (Doğan Medya ve Cumhuriyet kasdediliyor, CA) kanalları kullanılarak kamuoyuna yansıtılması: Kamuoyunun bilgilendirilmesi için uygun medya organları, uygun yöntemlerle etkin olarak kullanılacaktır. Bahse konu bilgiler İsth.Bşk.lığınca toplanacak ve Hrk. Bşk.lığına gönderilecektir. Bu bilgiler Hrk.Bşk.lığınca medyanın ilgisini çekecek hale getirilecektir. Dolaylı olarak medyaya yansıtılması gereken konulara ilişkin işlemler Bilgi. Des.D.Bşk.lığınca yapılacaktır. Haberlerin hazırlanması, medya organları ile sürekli iletişim halinde olunması ve medyada amacı gerçekleştirecek şekilde yer almasını sağlamak için profesyonel destek alınmalıdır.”

 

Bu cümleden hemen sonra şu dikkat çekici ifadeler var: “Bu bağlamda TSK'nin temel değerlerini savunan ve koruyan niteliklere sahip sivil personelden oluşan bir kadro ile sözleşme yapılmalıdır.” Sözleşmeli elamanlar, “TSK’nin temel degerlerini savunan ve koruyan” niteliklere sahip olacak (Aydın Doğan Medyası ve Cumhuriyet Gazetesi’nin birkaç üyesi hariç bütün elemanları bu vasfı taşıyor)! Plan devam ediyor, “TSK'ya yönelik planlı ve sistemli yıpratma çabalarını etkisiz kılmak ve bu saldırıları yapan kişi ve kuruluşların amaçları hakkında kamuoyunu bilgilendirmek maksadıyla radyo ve TV programları, basını bilgilendirme toplantıları gibi iletişim vasıtaları etkin olarak kullanılacaktır.”

 

Bütün bu faaliyetler finansör olmadan gercekleşemez. Kim karşılayacak bütün bu masrafları; medya işlerini finanse eden/edecek finansör kim? Diyelim ki televizyonlar ekranlarını, gazeteler sayfalarını Allah rızası (veya patronların ilerideki ihale, teşfik hatırı için) açtılar; peki ayda 40-50 bin dolar maaş aldığı söylenen köşe yazarlarının maaşına finansör mü dayanır? Üstelik öyle bir-iki yazardan değil, yüzlerce kadrodan bahsediyoruz. Haydi Ahmet Hakan’i, Mustafa Mutlu gibi çömezleri birkaç bin dolarla kandırabildiler diyelim (Hürriyet’e katılan Yaşar Nuri Öztürk dindar olduğ için işini Allah rızası için yapar farzediyoruz), diğer “Ağır” yazarlar öyle birkaç bin dolarla ikna olmaz. Masum insanların çesetlerini öğütecek, ruhlarını lime lime edecek bu illegal değirmenin suyu nereden gelecek? Finansörü kim olacak?

 

Bu acımasız cani cuntanın Güneydoğu ve Doğu’daki Kürdleri taciz etme, canlarından bezdirme planı insanın kanını donduracak cinsten. Onun için bu kirli planın vicdansız hazırlayıcılarını, uygulayıcı cellatlarını ve kandan beslenen finansörlerini mutlaka gün yüzüne çıkartmamız gerekiyor: “Irak'ın kuzeyindeki desteği kesmek için bölge halkını (Güneydoğu ve Doğu’daki Kürdler kasdediliyor, CA) terörle mücadele bağlamında 'rahatsız' edecek ve teröre yardım ettikleri sürece bu rahatsızlıkların devam edeceği mesajını verecek faaliyetler icra edilecektir. Teröre sağlanan desteğin bedelsiz kalmayacağı, sıklıkla yapılacak aramalar, operasyonlar v.b faaliyetler ile bölge halkına hissettirilecek.”

 

Faili meçhul cinayetler, işkenceler, tacizler, hakaretler gibi “faaliyetler” iki harfin (v.b.) içine dercedilmiş! Onur Dirik, bozuk ağzı ve seviyesiz ahlağıyla Kürd köylülerine, “Köylülere karşı uygulayacağımız politikalar olmalı. Si…. git politikası. Senin ananı si… politikası... Sen hainsin politikası… Si… köylüyü ben... ama onu kullanmam lazım benim…” şeklindeki seviyesiz küfürlerinin, gün yüzüne çıkan illegal “Eylem Planı” çerçevesinde yapıldığı anlaşılıyor.

 

Genelkurmay’daki askeri cunta, halkın verdiği vergilerle maaşlarını alan ve halkın güvenliğini sağlamaktan sorumlu olan görevlileri illegal eylemleri için kullandığı, devleti ve vergisini veren halkı bu illegal eylemlerinin finansörü olarak kullandığı ve kullanmaya devam ettiği anlaşılıyor. Görevlileri bu illegal plana alet eden sorumsuz sorumlular kimlerdir?

 

Plan’da ayrıca, “Irak Kuzeyi bölgesinde Türkiye sınırına yakın bölgelerde yaşayan Irak halkına ise ağır silah ateşleri icra edilerek aynı mesaj verilecektir. Bu şekilde PKK'ya desteklerinin sürmesi halinde bu rahatsızlıkların artarak devam edeceği duygusu hakim kılınacaktır. İşlem Makamı Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Koordine makamı Genelkurmay Harekat Başkanlığı'dır.”

 

Meğer, “Sınır ötesi operasyon” PKK’yi bertaraf etmek için değil, bölge halkına mesaj vermek içinmiş! Zaten Genelkurmay’in PKK’yi tasfiye etme gibi bir planının olmadığını; PKK’nin, Genelkurmay’in kontrolünde ve sorumluluğunda bulunan İmralı Adası’ndan yönetildiğini; Genelkurmay yetkililerinin bundan bihaber olmalarının mümkün olmadığını, dolayısıyla PKK’nin İmrali’dan yönetilmesine göz yumarak suç ilediklerini, teröre yatakçılık ettiklerini biliyoruz. Finansör çerçevesinde sorulması gereken soru şudur: Bir savaş uçağı, yerden kalkmasından inmesine kadar ne kadara malloluyor? Atılan mermileri, pilotların her uçuş için aldıkları tazminatı da hesaba kattığımızda bir sortinin milyonlarca dolara mallolduğu söyleniyor. “Bu masrafların finansörü kim?” diye sormayacağım lakin askeri cuntanin, devleti kendi illegal planlarına alet ettigi (ve suç işlediği) anlaşılıyor.

 

İllegal Plan’dan aktarma yapmaya devam edelim: “TSK'nın din karşıtı olmadığı, Atatürk'ün ifadesi ile 'Dinin lüzumlu bir müessese' olduğuna olan inanç hedef kitlelere hissettirilecek, özellikle asker olarak yüce din duygularının Mehmetçiğin muharebe sahasındaki motivasyonu açısından önemli olduğu, TSK'nın çağdaşlaşmanın hep öncülüğünü yapmış bir kurum olarak batı demokrasilerinde yer alan sivil-asker ilişkilerini ve laikliği benimsediği vurgulanacaktır.” Kim vurgulayacak? İllegal plana göre, “Kanaat önderleri!”

İllegal planın ilgili bölümünü okuyalım: “Kanaat önderinin kişiliğine uygun olarak irtibat doğrudan veya dolaylı olarak kurulacaktır. Kanaat önderleri dolaylı olarak ve uygun yöntemlerle desteklenecektir. Kanaat önderleri, özellikle ‘TSK'nın din karşıtı olmadığı, milletin milli ve dini değerlerine saygılı olduğu…’ ‘din sömürüsü, tarikat-ticaret ilişkileri, irticacı dolandırıcılar, anayasa paketinin milli devlete karşı olduğu’ vb. genel ve güncel konuları da işleyecektir. Kanaat önderleri güvenilir kişiler arasından seçilecektir. İrtibat resmi olmayan yöntemlerle (dostluk, arkadaşlık ilişkisi) sağlanacaktır. Kanaat önderlerinin faaliyetlerinin maliyetleri doğrudan veya dolaylı olarak karşılanmasına ihtiyaç vardır.

 

Karşılanmasına ihtiyaç olduğu malum da kim karşılayacak, finansör kim? Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı, Deniz Baykal veya Mesut Yılmaz Başbakan olsaydı (Aydın Doğan Medyası bu iki kişiye oynaması boşuna değilmiş, bu da eylem planının bir parçası) bütün bu masraflar Örtülü Ödenek’ten karşılanacaktı! Doğan Medyası’nin, özellikle çamur atmaktan sorumlu Vatan’in “Örtülü Ödenek” işine el atması boşuna değil! 28 Şubat sürecinde mantar gibi türeyen ve süreçte aktif rol alan birçok derneğin Örtülü Ödenek’ten beslendiğini biliyoruz. Örtülü Ödenek’ten karşılanmadığına göre “Kanaat önderleri”nin kirli maaşları nereden gelecek?


Illegal Eylem planinda finansore ihtiyac duyulacak baska faaliyetleri de var: “Uygun STÖ'ler ile iletişim ve işbirliği imkanlarının geliştirilmesi: Kurumun risk altına girmemesi için ‘güvenilir kişiler’ üzerinden ‘dolaylı’ ve ‘örtülü’ olarak kullanılacaktır. Tam kontrollü STÖ'ler yerine ‘etki edilen ve harekete geçirilebilen’ STÖ'ler kullanılacaktır.”

 

STÖ’ler bütün bu işleri babalarının hayrına yapmayacaklar herhalde. Ben Kemalistleri çok iyi bilirim, çok laf yaparlar ama ceplerinden bir kuruş çıkarabilmek için yüz tane göbek çatlatmak gerekiyor. Tuncay Özkan’a, “TV’ni neden Fethullahçılara sattın?” diye soranlara ağlayarak, “Kemalistler yardım etmedi” manasında sözler söylemişti. Bir ara dindarların okul açma seferberliğinden esinlenerek Kemalist okul projeleri geliştirmek istemişlerdi de bir sene süren yoğun çalışmalar sonunda ancak bir ilkokul parası toplayabilmişlerdi! Demek Genelkurmay’daki askeri cunta, bu tür faaliyetler için bireysel cimri Kemalistlere değil, zengin finansörlere ihtiyaç duyacak? Kimdir bu finansör veya finansörler. Rahmi Koç’un planin organizatorlugunun yaninda bir de finansörlük görevi de var mı acaba?

 

İşın film, dizi, belgesel, şarkı ayağı da var. Bunların çok para isteyen işler olduğunu cuntacılar da kabul ediyor: “Toplumu ve kamuoyunu yönlendirmek amaçlı sinema veya TV filmleri dolaylı yöntemler kullanılarak yaptırılacaktır… Sinema filmleri ve/veya TV dizisi şeklinde yaptırılabilecektir. Kamuoyunda etkili olan ve yayımlanmaya devam eden dizi filmlere TSK lehine girdiler yapılması yoluna da gidilebilecektir. Sinema, TV veya belgesel filmlerin yapım maliyeti yüksektir. Bu maliyetin karşılanmasına ihtiyaç vardır.” Evet, ihtiyaç vardır da kim karşılayacak?

 

“Müzik işi kolay… Fazıl Say, Zülfü Livaneli ve diğer Kemalist sanatçılar bu işi çevirir; film işlerine de Tarık Akan, Berhan Şimşek v.b. gibi zevat el atar; belgesel işine Tuncay Özkan omuz verir; dizi işleri de zaten kolay, bir sürü genç artist var piyasada, onlara yaptırılır…” denebilir ama kazın ayağı hiç de öyle değil. İsimlerini saydığım Kemalistler’in çoğu Allah’a inanmadıkları için öyle “Allah rızası” için falan çalışmazlar. Tarık Akan’a gidip bir ekmek arası kavurma parası istesinler bakayım, verecek mi? Bunlar hep almaya alıştırılmış, vermeyi öğrenmeye vakitleri olmamış. Kibirli olduklarından kendilerini ucuza da kiralatmazlar. Paralarını, hemde çok yüksek meblağdaki paralarını almak için, asker masker demezler, adamın ümmügünü sıkarlar! Tuncay Özkan örneği ortada, taş patlasa birkaç bin dolara malolacak bir belgeseli, en yakın dostları olan CHP’lilere milyonlarca dolara patlattı!

 

Şimdi sorum şu! Ey Genelkurmay’daki cuntacılar! Bütün bu işleriniz için finansörünüz kim? TÜSİAD mi? Onların işleri iyi gidiyor ama bu kadar parayı teminat almadan, “Eylem plani”nizin ve getireceği karların yüzde 51’ine haciz koydurmadan yapmazlar. Analarının gözüdürler, yumurtlayamayacak tavuğa darı, sağılamayacak ineğe zırnık miktar yem yedirmezler! Siz ise ne yumurtlayabilir ne de süt verebilirsiniz! Pisliğinizden gübre bile olmaz, bitkileri mitkileri zehirlersiniz. O halde finansörünüz kim? Banka hortumcusu Mustafa Süzer mi (Ergenekon davasından içeri atılan bir tetikçi bu zatın ismini vermişti), onun ABD’deki Neokon dostları mı? Kim?

 

Yoksa kirli planınızı bizim vergilerimizle icra etmeyi mi düşünüyorsunuz? Taraf Gazetesi kirli çamaşırlarınızı ortaya çıkartmasaydı belki, ama bundan sonra asla! “Haydi Allah versin!” demeyeceğim lakın Allah sizin gibi zararlı haşaratlara vermez… O halde başka kapıya!

 

23 Haziran 2008

Yorumlar (2 gönderildi):

bir dost .. 24 Jun, 2008 01:57:30
avatar
Ağzına sağlık dostum. az bile söyledin. tek türkiye, vatan millet sakarya naraları atan STV yi unutmuşsun, fetullahçıları(O Allah ismine kurban olsunlar) unutmuşsun. işin film dizi ve dini istismar ederek kullanmayı bunlara devretmişler.
ESKALANİ .. 24 Jun, 2008 06:20:35
avatar
Allah razı olsun Cevdet bey.Bravo şiddetle destekliyoruz.Zalimlerin hainlerin gizli finans merkezlerini deşifreye devam.Tesbitlerinizi haber vaktim.com da okudum orijinalinide nasnamede okuduk aynen doğru.Allah sizi doğru yolda daim kılsın selamlar.

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin