Anasayfa | Yazarlar | Berzan Botî | Savaşa Güç Veren Barışseverler(!)

Savaşa Güç Veren Barışseverler(!)

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image

Devlet ve PKK’nin savaşı, şiddeti bir yaşam felsefesi olarak benimsedikleri gerçeği, anlaşmalı ve birbirlerini besleyen bu iki güce karşı aynı anda tavır almayı zorunlu kılıyor. Barışı tehdit eden sadece kaba şiddet değildir. Bir ülkeyi işgal etmenin en büyük şiddet olduğu ve her türlü şiddete de zemin hazırladığı gerçeği, barıştan yana olmanın zorunlu koşulunun, TC’nin Kürdistan’ı işgaline karşı durmak olduğunun kabullenilmesi ve buna uygun davranılmasını gerektiriyor.







Danışıklı savaşın yarattığı tahribatlardan çoğu insan rahatsız gibi görünüyor. Ancak rahatsız olduğunu iddia edenler şiddet ortamının bitmesi için gerçekçi, samimi davranmıyorlar.

Ya devletin işgal kuvvetlerini kutsayarak/şehit edebiyatı yaparak mevcut işgal ve inkâr durumunu olumluyorlar; ya da PKK'ye yaslanarak Kürdlere hiçbir şey kazandırmayan ve Kürdlükle ilgisi olmayan PKK poltikalarına kayıtsız şartsız destek veriyorlar.

Karşıt gibi görünen her iki tutum da sonuçta devlet politikalarına hizmet etmekte, iktidar/rant kavgasında şiddetin devamına katkı sunmakta ve insanların yok yere öldürülmesine zemin hazırlamaktadır.

Gözden kaçırılmaması gereken nokta; Devlete yüklenerek PKK'yi aklamak ile PKK'ye yüklenerek Devleti aklamak arasında özce hiçbir farkın olmadığıdır. Sonuçta her iki tutum da devletin savaş politikalarına hizmet etmektedir. 

Şiddete karşı olmak, Kürdlerin doğal haklarından yana olmayı zorunlu kılıyor. Yani ‘ben şiddet ortamına karşıyım’ diyenler, Kürdlerin ulus olmaktan kaynaklanan haklarını koşulsuz savunmadıkları ve gasp edilen hakların iadesi için mücadele etmedikleri takdirde, sürece olumlu bir katkı sunamazlar ve sadece kendilerini tatmin etmeye yarayan “romantik barışseverlik” çemberinde dolanırlar.

Aynı şekilde; PKK’nin devlet ile olan kirli bağını; PKK’nin, Kürdlerin doğal haklarından yana olmadığını ve Kürdlerin ulusal potansiyelinden yararlanarak kendi iktidarı için mücadele ettiğini görmeyenler; PKK’yi savunmak ile Kürdlerin doğal haklarını savunmanın farklı (hatta karşıt) şeyler olduğu ayırımını yapmayarak PKK’nin talepleri ile Kürdlerin ulusal haklarını özdeşleştirenler de barışa değil, savaşa ve devlet politikalarına hizmet etmiş oluyorlar.

Bu insanlar da ‘ezilenden yana, Hümanist’ bir etiketle var olmanın yarattığı psikolojik rahatlamanın ötesinde bir işe yaramıyorlar ve yine devlet politikalarının hayata geçmesine ve başarı kazanmasına zemin hazırlıyorlar.

Şiddete karşı ve barıştan yana olmanın gereklilikleri bellidir; bunlar kişiden kişiye göre de değişmez.

Bunlar;

Barış, savaşa neden olan koşulların ortadan kalkmasını gerektirdiğine göre; bu gereklilik, Kürdlerin, Emperyalist devletler ile yerel sömürgeci devletlerin çıkar ve karar ortaklığıyla gasp edilen devletleşme hakkının iadesi için mücadele etmek ve Kürdistan’daki işgale koşulsuz karşı çıkmakla yerine getirilebilinir.

Kürdlerin ulus olmaktan kaynaklanan haklarını hiçbir parti/örgüte endekslemeden (PKK vasıtasıyla savunmadan ve yine PKK vasıtasıyla mahkûm etmeden) savunmak ve bunun için mücadele etmektir.

Gerekçeleri ve kullandıkları değerler ne olursa olsun, halka karşı şiddet uygulayanlar arasında ayırım yapmadan onları lanetleyebilmektir.

Devlet ve PKK’nin savaşı, şiddeti bir yaşam felsefesi olarak benimsedikleri gerçeği, anlaşmalı ve birbirlerini besleyen bu iki güce karşı aynı anda tavır almayı zorunlu kılıyor.

Barışı tehdit eden sadece kaba şiddet değildir. Bir ülkeyi işgal etmenin en büyük şiddet olduğu ve her türlü şiddete de zemin hazırladığı gerçeği, barıştan yana olmanın zorunlu koşulunun, TC’nin Kürdistan’ı işgaline karşı durmak olduğunun kabullenilmesi ve buna uygun davranılmasını gerektiriyor.

İlginç ve düşündürücü olan, PKK ve PKK politikalarını destekleyen yapıların, barışın zorunlu koşulunu yerine getirmek gibi bir düşünceye sahip olmamalarıdır. Ne PKK ne de PKK politikalarına destek veren oluşumların hiçbiri ‘barış için Kürdistan’daki işgalin son bulması’ gibi barışın zorunlu koşulunu ne dillendiriyorlar ne de yaptıkları gizli/açık görüşmelerde bunu bir şart olarak öne sürüyorlar. Dahası başta PKK, Türk solu ve Türk-İslamcılar olmak üzere politik arenada barış çağrıları yapanların hiçbirinin, barışın tüm koşullarını ortadan kaldıran  ve işgale  meşruiyet kazandıran ‘Misak-ı Milli’ ile bir sorunları yoktur; hatta 'Misak-ı Milli’ye olan sadakatlerini sık sık dillendirmekten de geri kalmıyorlar.

Hem barıştan yana olmak hem de Misak-ı Milli’yi savunmak gibi bir paradoksu aş(a)mayanların barış söylemi, ya samimiyetsiz, ya da romantik olduklarının göstergesidir.

Birinciler; (samimiyetsizler) barış maskesini takmasına karşın savaştan beslenen, savaşı kalıcı kılmak için çaba sarf eden ve devlet politikalarına bilinçli olarak hizmet eden kişi/kurumlardır…

İkinciler; (romantikler)tek tek olaylardan etkilenen ama bu olayların nedeni olan toplumsal olguları çözümleyecek düşünsel alt yapıdan yoksun, insani tepkilerini çoğu zaman ağlayarak gösteren, gereklerini yerine getirmeseler de samimi olarak barış isteyenlerdir. Romantiklerin samimiyeti ve iyi niyeti barışa katkı yapmaktan çok, barış maskesi takan samimiyetsizler tarafından kullanılmaya yarıyor ne yazık ki.

Bu çerçevede bakıldığında denilebilir ki, Türkiye ve Kürdistan’da “Barış havarisi”  kesilenler gerçek anlamda barışın gereklerini yerine getirmiş olsaydı, barış için bu gün bu kadar çırpınmak gerekmeyecekti.

Şiddete karşı durup barıştan yana olanların ve bunun gereklerini yerine getirenlerin sayısı ‘mitinglerde ve medyada boy gösterenlerin aksine’ çok azdır.

Barıştan yana insanların sayıca azlığına karşın, bu konuda umut verici gelişmeler de yok değil!.

İki güçten birine yaslanmayan, barışı sadece silahların susması olarak algılamayan, devletin inkâr, asimilasyon ve işgalinden kaynaklı haksızlığa da hayır diyecek seslerin çıkmaya başlayacağına dair girişimler göze çarpıyor..

Bu olumlu ama henüz tam olarak olgunlaşmamış girişimlerden biri “Benim adıma Öldürme” kampanyası, bir diğeri de Anarşistlerin “Anarşistlerden Herkese”* bağlığıyla yayınladıkları açıklamadaki tutumlarıdır.

Sonuç olarak; barış, savaşa neden olan koşulların ortadan kalkmasıdır. Sadece bugün değil, son yüz yıllık savaş ve şiddetin temel nedeni ise, tartışma gerektirmeyecek açıklıkta olan TC’nin Kürdistan’ı işgalidir. Barıştan yana olmak, işgale karşı olmayı şart koşuyor. Sanıldığı gibi barıştan yana olmak masumca “barış istemek” ya da “her türlü şiddete karşıyım” gibi hümanist söylemlerde bulunmak değildir; sistemi ve onun yerel ayaklarını kökten sarsacak ve barış isteyenin de rahatını bozacak radikal, devrimci bir duruştur. Başka bir deyişle barıştan yana olmak, "Tanrılarla", "kutsallarla" savaşmak gibi zor ve riskli bir duruş gerektiriyor.

 

Berzanboti@hotmail.com

 

*Not: Konu ile bağlantısından dolayı Anarşistlerin basında yer alan yazısı aşağıda aktarılmıştır.

 .........................................................................

Anarşistlerden Herkese

 

 

Politika hayatımızın her alanını kirletiyor. Artık en yalın insanî duyarlılıklarla yapılan girişimler bile politik angajmanların etkisiyle yaftalanıp itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor. Bunun son örneklerinden biri de, bir grup insanın başlattığı “Benim Adıma Öldürme” kampanyasına karşı gösterilen tepkilerle ortaya çıktı. Önyargısız her insanın içinden geçeni ifade eden “benim adıma öldürme” sloganı, ne yazık ki özgürlük ve eşitlik zemininde yer alan kimi muhalif kişi veya gruplar tarafından bile, devletin ve sivil savaşın uzantısı olarak değerlendirildi. Biz anarşistler, özgürlük adına yapılan bu savaş ve şiddet kışkırtıcılığının karşısında olduğumuzu ifade etmek istiyoruz.

Bütün silahlı güçlerin “bizim adımıza öldürdüğünün” farkındayız. Bu nedenle “Benim adıma öldürme” diyen arkadaşları destekliyoruz.

Bizim açımızdan, “benim adıma öldürme” demek, “benim adıma toplumsal kaynaklara zorla el koyma” demek. “Gencecik insanları askere alarak savaşa sürme, onları ölmek ya da öldürmek ikilemiyle karşı karşıya bırakma, sınırın ötesinde ya da berisinde operasyonlar yapma” demek. “Faili meçhul ya da malûm cinayetlerle insanları öldürüp toplu mezarlara gömme, köyleri zorla boşaltma, ormanları yakma” demek. “Bütün bu terörü uygulayıp katliamlar yaparken toplumun huzur ve güvenini sağlama maskesini takma” demek. Ve “benim adıma öldürme” demek, sözüm ona “özgürlük mücadelesi deyip Kürt toplumunun hak ve eşitlik taleplerini iktidar ve egemenlik mücadelesinin aracı haline getirme” demek.

“Bunun uğruna asker ya da sivil insanları öldürme” demek. Biliyoruz ki şiddet tekelini elinde bulundurmak iktidara giden yolun kilometre taşlarından biridir. Örgütlü şiddet egemenlik mücadelesinde belki yararlı olabilir, ancak özgürlük mücadelesine zarar verdiği açıktır.

Aşağıda isimleri yazılı olan biz anarşistler, her türlü şiddet ve savaş kışkırtıcılığını, silahlı bütün güç ve tarafların hayatlarımızı baskı altına aldığı bu şiddet sarmalını kınıyor ve reddediyoruz.

 

Ahmet Kurt, Çağatay Apaydın, Defne Sandalcı, Gazi Bertal, Hülya Kurt, Kubilay Duru, Mayıs, Murat Yılmaz, Remzi Gürkan, Tayfun Gönül, Ufuk Ahıska, Yavuz Atan, Zelha Cangi.

 

Yorumlar (12 gönderildi):

"Aliser" .. 06 Oct, 2011 03:31:29
avatar
Sayin Boti;taktir edersiniz ki, Ulusal burjuva hareketler sinifsal karekteri geregi cogu kez iki yüzlüdürler.
Bu nedenledirki bakmissiniz bir gün ezilenden ,sömrülenden ,mazlumdan yana olan bir hareket ,diger bir gün ,hasmini aratmayan cok zalim bir karektere evrilebiliyor.
Dünyadaki bir cok ulusal hareketler bu özzeliklere fazlasi ile sahiptirler.
pkk de bu belirttigim özellikleri fazlasi ile bünyesinde tasiyan bir harekettir.
Düsman ile arasina sinif idelojisine dayali bir fark koymadigi icin,daha dogrusu koyma yetisinde olmadigi icin, bu tür gel ,gittileri yasamasi gayet anlasilir bir durumdur.
Fakat her ulusal harekette oldugu gibi pkk ,ezilen ulusa mensup olmaktan kaynakli "mazlumluluga" soyunmasi karsisinda ,ona biraz daha toleransli davranmaimizi kacinilmaz kiliyor kanatindeyim.
Su olmaz; hem bir taraftan dünyanin her hangi bir ülkesindeki ,her hangi bir ulusal icerikli hareketine destek vereceksin , hemde sira pkk ye geldiginde kili kirk yaracaksin.Buna litaratörde cifte standart denilir.
Dolayisi ile bizlere düsen görev ;kürdistani özelliklerini cuzi bir sekildede olsa tasidigi sürece bu vb. örgütlere destek vermek,onlari gercek ulusal demokratik harekete yaklastirilmalarina etkide bulunmak,bu özelliklerinden uzaklastiklari oranda ise onlara köstek olmaktir.
Renkler sadece siyah ve beyazdan olusmuyor maalesef!Hem marifet reklerin salt dis görünüsünü görmek degil, esas marifet gerektiginde bir uzmanin titizligi ile ,renklerin icindeki ince ayrintilari mercek altina alip onlari ortaya cikarmaktir.
Bir hareketide bu titizlikle degerlendirdigimiz oranda hem kendimiz ile daha barisik oluruz ve hemde kime nerede ve zaman nasil davranacagimizi daha iyi belirleriz.
Her seyin bir iyi ,bir kötü ,bir zayif, bir güclü yani vardir.
Hic bir sey ne tümden iyi olur ve nede tümden kötü.Ararsaniz kötünün icerisinde iyi bir sey bulabilceginiz gibi,cok iyi bildiginiz bir sey in icerisnde kötü bir yan bulmanizda pekala mümkündür.
Marifet bunlari titiz ve sabirli bir sekilde ayirt edip ,isinize geleni alip ,gelmeyeni tutup atmaktir.

Akp Türk/islami/Sömürgeci fasist parti bu gün resmen, sivil fasist bir cunta gibi insanlarimiza adeta kan kusturuyor.Dolaysisi ile pkk ile bunlari ayni kefeye koymak hicte hakaniyetli bir degerlendirme olmaz.
Bu gün Pkk mücadeleyi en geri reformist bir noktaya cekmesine ragmen,Akp nin hala bu fasizan politikada israr etmesinin tek bir amaci vardir;
Oda diger sömürgeciler gibi, Kürdi hic bir kücük olusuma dahi tahamül bile etmek istemedigi icindir.
Yani tabiri caiz ise bu noktada tamda Sömürgeci sinif karekterine uygun bir politika izliyor.
Dolayisi ile , burada sucu pkk vb.kesimlerde arayacagimiza ,Tc sömürgecilerinde arasak daha isabetli bir tutum almis oluruz.
Tamda bundan ötürü kürdistandaki , ister bu günkü tüm sorunlarin ve tabiati ile ezeli sorunlarin adresi olmasi nedeni ile, okun sivri ucunu Tc sömürgecilerine dogrultmamiz yurtsever ve demokrat olmanin asgari ölcüsüdür.
selami .. 06 Oct, 2011 09:53:45
avatar
twitter da bu kampanyanın nasıl başladığına tanıklık eden bir okuyucu olarak anarşist denilenlerin sözüm ona bu kampanyayı destelmeleri sadece durmudan vazife çıkarmış olmasıdır.

erol göka gibi bir faşistin bir kürt kızının sopontane cümlesini alıp taga çevirerek "benim için öldürme" sözü o duygusal atmosferde çokça alıcısı oldu.

ama aynı tagın bir kaç gün sönrası polis kanireşte bir kadını vurdu. bekledik bu adamlar yine benim için öldürme diye bir tag yapacaklar...poli benim adıma öldürme...olmadı. batman oldu. açıktı ki tavandan giren kurşun panzer kurşunuydu...evet bekledik benim adıma öldürme diyecekler demediler.

peki sözüm ona kendi başlatmadığı bir kampanyayı destekleyen bu arkadaşlar sonraki polis kurşunana neden türk cephesinden güçlü bir dalga gelmediğini söyleyebilirler mi?

işte sahtakarlık budur. pkk kurşununda duygusal atmosferle hemen benim adıma öldürme diye taglar açacaksın. ama polis kurşununda havaya bakıp ıslık çalacaksın. sözüm ona anarşist olduğunu söyleyenlerde kendi başlatmadığı kampanının siyasi ve enkazi sorumluluğuna talip....
MIR MIZARI .. 06 Oct, 2011 03:22:07
avatar
Sevgili Aliser,PKK yi Akp yi ayni kefeye koymak tabiki yanlistir.Kurtlerin meselesi AKP,iktidarini elestirmek demokratik cizgiye cekip,TC,Devletinin sömurgeci zihiniyetini degistirmek olmasi gerek.Su andaki savas adeta(kck ve akp)kavgasi haline getirildi.Tipki Chp ve ergenekoncu zihiniyetin simdiki iktidarea karsi elbirligiyle yok etmek istekleri gibi.Kurt halkinin hedefi ve amaci,(kim iktidarda olursa olsun)TC.sömurgeci talanci fasist ideolojisini degistirmek"Kurt halkinin hakki olan kendi kendisini yunetme hakkidir siyarini savunmaktir.Ancak AKP ve sömurgeci devlet mantigi Kurtlerin kendi kendisini yunetmesini birakinsani (vatandaslik) hakkini bile fazla gurmekteler.Adeta Kurtlerin milli degerleriylen oynuyorlar.Kurtlerin oylariylan parlementoya giden sözum ona"KURT"milletvekilleri(Fasist irkci inkarci yemini okumaktan sikilmadilar).Peki AKP mi zorlan okuttular?O irkci zihiniyetin yeminini!BDP secimden önce diyemezlermiydi Ey Kurt Halki bizi parlementoya layik guruyorsunuz bizde size layik olmak icin ilk isimiz parlementoya gidebilmek icin (Mevcut olan irkci yemini degistirmeden yemin etmeyiz.Bana gure su andaki gecici"SAVAS ILANI"Özgur Kurdistana Mudahale etmektir.Guney bati Krdistani ve Suryenin demokratiklesmesi icin"Guney Kurdistanlilarin"duruslar cok önemlidir.Su anda butun dunya yani basimizda "Suryeylen"ugrasirken Bizim Surye Kurdistaniylen ilgili hic bir hazirlik ve girisimlerimiz yoktur.Adeta Tayip Erdoganin vicdanina birakilmistir.)910km.Kurdistan sinirini kendi sinirlari ve akrabalari diye dunyaya tanitiyor ve savunuiyor.KCK BDP ve PKK de nasil Imraliylen diyalog kursun diye cirpinsinlar.Bence Kurt Halki sunu iyi bilmelidir ki PKK ve Öcalan Kurtler icin(UZAKTA KOMANDALi BIR BOMBADIR)PKK yi Ve Öcalani yunetenler istedigi zaman istedigi yerde O bombayi Kurtlere karsi Kulaniyorlar.Tarih bunu Gusterecektir.
Seyhmus Ceylan .. 06 Oct, 2011 03:29:24
avatar
Yukarda adlari olan ÖZGUR KISILERI candan destekliyor ve onlari candan kutluyorum.Cok yakinda bu dusunceye milyonlarca kisilikli,iradeli,aydin kisiler sempati duyacak ve toplumuzdaki bu kirli,korkunc zulum sona erecektir.
gündi .. 07 Oct, 2011 09:10:36
avatar
bu gün kürtlrin en büyük baş belası pkk ve yamaları kck bdp .vs. bunların bu saatden sonra yapacakları en güzel şey kürtler adına hiç bir işe girişmemeleridir.
Eğer gerçekten kürtleri seviyorlarsa buyursunlar yeni anayasayı değiştirsinler yardımcı olsunlar ülkeyi CUNTA anayasasından kurtarsınlar nerdeyse ERGENEKON un avukatlığı kürt siyasetçilerine kalmış yazıklar olsun kürtler bilinçlendikce bu sahte kürt siyasetçi eliti eriyecektir.
Fırat Brusk .. 08 Oct, 2011 04:27:34
avatar
serhildana çağrı varrrrr...
duyduk duymadık demeyin pireyi deve yapmayın...
serhildana çağrı varrrrr...
ne edem ne diyem...
bu belasız başıma neler getirildi nasıl yazam...
anladık hakiki 'kürt' sün...
soyadının 'türk' olması beni hiç ama hiç ırgalamaz...
anan seni doğururken 'türk' olarak doğurdum demedi ki...
baban var ya baban...
hacı sinan ...
sanırım hep onun kabahati...
2 temmuz 1942'de mardin'in derik ilçesi'nde doğduğunda
tuttu seni 'türk' olarak nüfüs memurunun kulağına fısldadı...
beho-ağa deden de baban hacı sinan'ın kulağına ne fısıldadı onu da baban bilir...
hüseyin ibrahim paşa da deden beho-ağa'nın kulağına ne fısıldadı onu da 'lücifer' bilir...
aktif politik hayatın milletvekili ağabeyin abdürrahim türk’ün öldürülmesi ile başladı...
ilk defa milletvekilliği'ne XV. tbmm döneminde (1973) demokratik parti’den mardin milletvekilli olarak seçildin... daha sonra bu partiden istifa ederek chp'ye katıldın...
buraya kadar herşey normal...
amma velakin bundan sonrası ve geldiğin şu aşama çokkkk da normal gözükmüyor 'türk'...
serhildana çağrı varrrrr...
'barış için, toplumsal uzlaşı için, kürt sorunun çözümü için büyük gayret gösteren sayın öcalan’a koyulan tecrit savaş politikasıdır'...diye bağırıyorsun...
sen kürt sorununun çözümü nedir gerçekten biliyor musun...
öc-alan'ın neye doğru öc aldığını kavrayabildin mi...
tecrit nedir biliyor musun gerçekten...
savaş politikası nedir hakikatten kavrayabiliyor musun...
'sayın öcalan’ın barış için rol oynaması için İmralı’ya yürüyeceğiz'diye tilili çekiyorsun...
sen...
'yürümekle yollar aşınmaz diyen' bir adam duydun mu...
hani şu kır atı olan zat...
saçlarında kırarmış 'türk'...
ne edem ne diyem...
'ciddi demokratik başkaldırıyı yaratmalıyız'demişsin...
baş-kaldırıyı anladık da şu 'demokratik' olan şeyi bize bir zahmet anlat...
bulunduğun partide nasıl bir yerde...
yiyorlar mı yoksa adama yediriyorlar mı...
kavun değil ki koklayıp anlayasın değil mi...
serhildana çağrı varrrrr...
kck diye bir şey tuturulmuş gidiyor...
yapmayın beyler 'yamanmış aydınlar' kaka yapmayın...
kaka dereken yanlış anlaşılmasın...
ünlü futbolcu 'kaka' gibi çalım atmayın demek istiyorum yanlışa mahal yok...
serhildana çağrı varrrrr...
neden bu aykırılıklar...
dokunma yarin zülfü teline...
'dokunulsun artık kürt ergenekonuna'...
serhildana çağrı varrrrr...
peki gelmedik...
biz ne oluyoruz...
siz gittiniz...
siz ne oluyorsunuz...
zamanla 'zaman' derdi şifa oluyor...
'türk' amca her yemekten sonra birer tablet alman sonucu bütün dileklerin kabul oluyor...

fırat brusk
ferhat .. 08 Oct, 2011 04:49:07
avatar
merhaba dostlar lutfen cevap 1 cevap benim midem cok kotu bulaniyor kotu his ediyorum . belkide bu duyarli olmamdan kaynaklaniyor eger duyarsiz olsaydim para kazanmayi dusunseydim bu sorunum olmayacakti . lakin duyarliyim benim sucum degil bu olanlari net goruyorum simdi kalkip devletin karsisina gecip protesto edebiliriz ya kurt diktalarinin karsisina gecip ayni seyi yapabilirmiyiz imkansiz . oldurseler neysede hain damgasini vurup tamamen pasifize etmek . benim gibi kac kisi vardir boyle caresiz . nasnameyi onaylamak vesteklemekle birlikte korkularimda var bunu gorunce kurtler benim ozgurlugumu savunmasin diyesim geliyor allah askina brakin bari boyle yasayalim . bazen yazilariniz cok uzuyor beni . tabi benim hosuma gidecek yazilar yazmak zorunda degilsiniz ama politik olarak en azindan ikna olmaliyim . nedense sol solcu dusmanligi goruyorum bazen alevileri dislamis goruyorum icinizde ezidilerede yer yok gibi turkleride top yekun fasist kategorisine sokuyorsunuz barzaniya dusman var besikciye dusman var. az bucuk 1 seyler yapan 1 yerlere gelmeye calisan kurtlere acimasizlik var yani her hangi 1 konuda yazar olur doktor olur sanatci olur hemen buyuk beklentiler ya kardesim kolaymi hayat zaten hirpalanmisiz daha dogmamis 50 yil sonra dogacak cocuklarimiz bile gunahkarmis gibi dogacak 1 seyler yapin sizde boyle hatalara dusmeyin allahtan bazen kemal burkay hakkinda iyi konusuyorsunuzda hic degilse azda olsa iyi oluyorum sizde kendi kendinizi harap ederseniz kimim var benim kime siginalim belki bugunlere gelmeniz yani sizden bahsediyorum nasname belkide cok yakin akrabamin buyuk payi var tetiklemesi acisindan diyorum . hangi kurtle dertleselim etrafimizdaki yurtseverdir yani ters 1 sey soylesen hainsin yurtsever derken onun algisi malum pkk dir geriye yozlasan kesim var yada yobazlasan . yobaz derken haci hocadan bahsetmiyorum at gozluklu bakan her tur yobaz cikarci fasist yobazda olur bazen sosyalist yobazda . soyleyin simdi ne yapayim midem cok kotu bulaniyor toplanip devletemi saldirsin insanlar yoksa pkk lileremi . umudami sarilsin insanlar yoksa yilanami farkli sesleri cok seviyorum .ama ne yazikki kurtler buna aliskin degil bizim devletimiz olsa biz birbirimizi yeriz diyorum bazen birbirimize kirdirirlar bizi . davranislara baktigimda cikan sonuc bu . sizde giderseniz kimimiz var nasname elestirmek guzeldir her onumuze cikanida elestirirsek onun yerine koymadan kendimizi vay halimize bizim ornegin kurtce yazamadigim icin benide elestirebilirsiniz saygim var .kafamada takiliyor yani bazen simdi hic kurtce bilmeyen candan 1 yurtsevermi makbul mukemmel kurtce konusup halkini satan mhp liden daha fazla mhp li olan kurtmu celiskiye bak .insanlarin kafasini daha fazla sisirmek istemiyorum . sadece anlamaya calisin benim uzerimden halkin psikolojisini anlamaya calisin sizin icin soyledim beni doyuracak 1 cevap bekliyorum dostlardan ve sizden sende olmasan nasname kimimiz var . saygilar sevgiler
selma batmaz .. 22 Oct, 2011 08:16:23
avatar
kamuoyuna,12 yildir alamanyada yasiyorum.2 ay önce guneyli aydin parti ve örgütlerinin bir toplantisina .eski söylemlerin disinda yeni bir sey söylenmedi,gittigimede pisman oldum.12 yildir hic bir etkinlige katilmamistim,kurtlerin cephesinde yeni birsey olabilirmi umudunu tasiyarak gittim.orda söz alarak konustum elestiri ve önerimi yaptim,birde buyuk bir alkis aldim nedense? kurtlerin gundemini dusmanlarimiz belirliyor diye birilerine dokundurdum.kaldiki fikrimi gerektigi yerde acikca beyan eden biriyimde.kurdum,kurdistanliyim.kurt davasinada yillarca hizmet ettim,dusman sorgularindada halkima layik olmaya calistim,bu bir sorumluluktu bende uzerime duseni yaptim.butun israrlara ragmen siyaseten uzak kalmayi tercih ettim,halkima zararimolmasin diye,dogru olani sectim.bir kadin ve anne olarak kirlilige ortak olmadim.bunu muzafer ve sabri ok la konustum ve yapmayacagimi acikca ifade ettim.bana surekli el emegine sahip cik dediler,bu ise devam edersem kendi emegime ihanet etmis olurum dedim ve hic kimseye hesap vermek zorunda olmadigimida söyledim.burda uzun yillardir( bana devletin yaptigi iskencelerden dolayi)TEDAVI GÖRUYORUM.toplam 7 defa ameliyat oldum % 60 sakatim,6 defa daha ameliyat olmam gerekiyor,iskencelerin izlerini bedenimde ve ruhumda tasiyorum.direnmenin bedeli her zaman agir olmustur.bunlarda yetmezmis gibi tecavuze ugradim.her seye ragmen direnmenin guzel ve onurlu oldugunu bildigimden,dusmanimizida iyi tanidigimdan dolayi ruhsal olarak iyi olmaya calisiyorum.benim dramim halkimim yasadiklarinin bir parcasidir.hic birsey beni hakli mucadelemden ayiramazdi ama ayrilmak zorunda kaldim,ben halkima karsi islenen suclarin bir parcASI OLMADIM:orgut karsiti bir pratikte bulunmadim,halkimada zarar vermedim,vermemde.kurtler adina hani kötulugu yaparlarsa yapsinlar asla halkimin karsiti olmam,bunu asla beceremiyeceklerde.karalama,iftira ve saldirilar beni yildiramazda ayrica hic kimsedende korkmuyorum,bu gune kadar nasil yasadiysam öyle yasayacaim.kimseye karsi bir karsit faaliyet icinde olmayacagim,beni karsit yapmayi beceremiyecekler,ama,dogrulari söylemeyede devam edeceim buda boyle biline.arkamda birilerinin oldugunu söyleyenler utanmazca bunu dile getirdiler,hic kimsenin yaninda degilim,ben sadece mazlum halkimin yaninda yine olurum.kimsenin oyununa gelemiyeceimide iyi bilmeleri gerekir bana saldiranlarin.4 gun arayla pkk nin saldirisina ugradim ve polis tarafindan hastahaneye kaldirildim.bu saldirilarda bir kulagim iki yerden patladi.diger kulagim kikirdagi kirildi cenem ve vucudum yaralandi.vucudumda darp izleri hastahane ve doktur raporlarinda mevcuttur.polis tutanaklarida bulunuyor.can guvenligimin olmadiginida biliyorum.buna ragmen kimseden kacmiyorum ve eski yasamima devam ediyorum.bana saldiranlar bilmeliki hukuki olarak bu davanin takipcisi olacaim.Azmettirenide,beni ihbar edenide biliyorum.buna alet olan bingollu donerci kemal, heval ismindeki suriye kurdu ve sahin ismindedekilerde buna alet oldular.yeni dagdan gelen pkk li ve arif Engizek bunun tek sorumlusudurlar.Toplantida bulunanlardan birileride beni pkk ye jurnalladi,bu kisi zaten zurnalcilikla geciniyor ve meslegide budur.kendisinide iyi tanirim.olaydan birkac gun sonra pkk.nin yayin organlarina olayi bildirdim,bir muhabir gönderdiler ve konustum ama ne yazikki haber degeri olmadigindan yayinlamadilar.tv bana belkide senin kocan seni dövmustur (bunu diyende ordaki yönetici)bende esim 21 yil önce dagda olduruldu,mezarindan kalkip beni dövdu ve mezarina geri döndu dedim.oda olabilar dedi,ben en buyuk haber bu olur dedim bir ölü dirildi,bu gercek dunyada bir ilktir önce siz yayinlarsaniz önemli bir haber degerini dunya ilk sizden duymus olur.ayrica polis tutanaklari ve hastahane raporlarida var,belgeli bir saldiridir dedim telefon yuzume kapatildi.tekrar aradigimda biz seninle ugrasamayiz,zaten zorlu bir surecten geciyoruz deyip telefonu kapattlar.maalesef saldiriyida üstlendiler böylece.2 hafta oldu hic bir kurt(dostlarim disinda)bana gecmis olsun dileginde bulunmadi ve beni gördukleri yerdede basini cevirdiler.Oysa bunlar her firsata pkk nin rezil oldugunu defalarca dile getirdiler.hele jurnalci bir cok yerde sahidimdir resmen düsman gibi hakaretler ediyor.kadina yönelik siddeti kinayanlar bir kadini herkesin gozu önunde dövup agir hakaretler ettiler,bu gucu nerde buldular acaba?tabiiki suc örgutunde buldular,onlarda ne kadar aptal varsa kendilerine ALET ediyorlar.acaba cekecekleri cezayada ortak olacaklarmi? HAYIR HAYIR.olmayacaklar bunlari kuöllandilar ve her zamanki gibi bir kenara atacaklar.ASIL SUCLULAR DAHA NICE SIDDET EYLEMININ TALIMATINI VERECEKLER:Siddet dagdan köye.köyden sehire,ordanda metropollara yayildi ve capi buyudu.bU SUC VE SIDDET ORGUTU DAHA FAZLA KAN DOKECEK,KENDI YASAM GEREKCEISI OLAN SIDDETI ARTTIRACAK;SIVILLER;KADIN;COCUK VE DOGMAMIS BEBEKLERLER ÖLMEYE DEVAM EDECEK;EDECEK:BANA;SIVILLERE;KADIN;COCUKLARA;DOGMAMIS BEBEGE OLAN SALDIRILARI SIDDETLE KINIYORUM VE DIYORUMKI DÖKTUGUN KANDA BOGULACAK,duyarli olanlarin bilgisine SUNARIM.SAYGILARIMLA. SELMA BATMAZ
selma batmaz .. 25 Oct, 2011 06:23:33
avatar
İçeriğine bakılmaksızın, büyük harflerle yazılan yorumlar verilmez.
NASNAME
selma batmaz .. 25 Oct, 2011 07:20:06
avatar
halkimiza bassaligi diliyorum,ölenlere rahmet,yaralilara sifa diliyorum.halkimiz en büyük felaketi 30 yillik savasla yasadi,doga afetide buna bir felaket daha ekledi,umarim bu felaketle birlikte, en büyük afet olan savasta son bulur,kürtlerin cografyasi kana,aciya,felakete doydu artik,o cografyaninda barisa,insanca yasamaya hakki var ve coktan bu verilmedi.umudum vs dilegim,icimden bir ses bu savas bu kisla sona erecek.ben hislerime güveniyorum vede yanilmamda.Deprem sonraki felaketi izledigimde cok büyük aci cekiyorum,aci cekiyoruz.Insallah bu acilar son bulacak,eger pravakatörler yine is basina gecmezlerse bu olacak,düsmanini icinde tasiyan bir halk gercekligimiz bu düsmanda derinliklerde karanlik guclerle ortak sinsice planlar yapip halkimizin ruhu ve beyniyle oynuyorlar,kendi karsita dönüsturuyorlar.egemenlerimiz bunu becermedelidir,halkimiz bu tehlikeyi görürse kazanan kürt halki olur.selam ve sevilerimle,selma batmaz
betül .. 25 Oct, 2011 04:57:03
avatar
yani yazar illa ayrı bir kürt devleti kuracağım diyor. ben de HAYIR diyorum İSTEMİYORUM.Şimdiye kadar kürt sorunu yokduda şimdi mi çıktı. Bu yazı bana israelkurd sitesinde okuduğum yazıları anımsattı ne hikmetse aynı.
selma batmaz .. 28 Oct, 2011 11:33:40
avatar
Sayın Selma Batmaz, söz konusu yazıyı yorum olarak yazmış ve eklemişsiniz. Yaşadığınız acıya ve uğradığınız haksızlığa karşın duyarlılığınızı yitirmemiş olmanız saygın bir duruştur. Söz konusu yazıyı hemen vereceğiz. Yaşananların daha sağlıklı haberleştirilmesi için, nasnamenews@yahho.de veya sözünü ettiğiniz arkadaşların E-postaları vasıtasıyla iletişime geçmenizi rica ediyoruz.
Selamlar, saygılar
Nasname

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu: