Anasayfa | Yazarlar | Berzan Botî | Kürdlere Yine Amigoluk Rolü Verilmek İsteniyor

Kürdlere Yine Amigoluk Rolü Verilmek İsteniyor

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image Amigoluk mu? Bir daha asla! Berzan BOTÎ

Sorunu, filistin halkının yaşadığı sıkıntılara karşı duyarlılık olarak göstermeye çalışan Türk-İslam anlayışının sözcüleri, Kürdistan’ı işgal altında tutan ve sayısız katliam/soykırıma imza atan T.C’yi mahkûm etmedikleri sürece kimseye insanlık dersi veremezler... Kürdistan'daki savaşı, açlığı, çocuk ölümlerini görmeyen/görmek istemeyen"sivil toplum örgütleri"nin sivil ve herkese eşit mesafede olduklarına inanmamızı istiyorlar.





 

 

Kürdlere Yine Amigoluk Rolü Verilmek İsteniyor

Türk basınında yaşanan tartışma programlarında sıkça karşılaştığımız Türkçü egemen anlayışın, Kürd/Kürdistanlı tartışmacılara,  “Önce PKK’nin terörist olduğunu söyleyin” ya da “PKK terörist mi, değil mi?” dayatması tartışmaların verimli geçmesine hep engel oluyor. Zaten bu dayatmada bulunanların amacı da sorunu insani boyutuyla tartışmak  yerine, tartışıyor gibi yapıp sonuçta devletin ırkçı politikalarını haklı çıkartmaktır.

PKK’ye yönelik mesafesi ne kadar uzak ve eleştiri dozu ne kadar fazla olursa olsun, bir Kürd yurtseverinin/demokratının bu dayatmaya boyun eğip “PKK teröristtir” demesi hem kişiliksizliğinin göstergesidir, hem de devletin ırkçı politikalarının yedeği olduğunun ispatıdır.

Terörizm, “sivil, savunmasız insanlara karşı uygulanan şiddet” olarak tanımlanırsa, devletçilerin dayatmasına karşı verilmesi gereken cevap, “en büyük terörist devlettir” olacaktır. Bu cevap hem bir gerçeği ifade etmektedir, hem de sonuç olarak karşımıza çıkan ve tali olan hedeflere odaklanıp devleti aklama kurnazlığına prim vermemeyi sağlar. Bu tutum, PKK’yi savunmak, eleştiriden muaf tutmak değildir. Sadece büyük resmin, gerçek sorumlunun (devletin) gözden kaybolmasına ve katliamlarını/soykırımlarını unutturmasına izin vermemektir.

Devletçiler, PKK eleştirisi yaparken ve onu mahkûm etmeye çalışırken, aynı zamanda Kürd/Kürdistan Sorununu da mahkûm etme, erteleme en azından soğutma gibi bir kurnazlığa başvuruyorlar. Bu noktada da devlet politikalarına hizmet etmemek için duyarlı insanların dikkat etmesi gereken şey, PKK eleştirisini devlet ağzıyla yapmamak ve PKK eleştirilirken Kürdistan halkının ulusal demokratik haklarının savunulmasında her zamankinden daha fazla ısrarcı olmaktır. Devletin inkârcı, ırkçı ve katliamcı politikalarına ısrarla vurgu yapmadan PKK’yi eleştirmek devlet politikalarına hizmet etmekten başka bir şey değildir.

Türk devletinin öncülük ettiği ve İran, Suriye gibi sömürgeci/gerici devletlerin de içinde olduğu “İsrail karşıtlığı”nda da Kürdler, devletin amigoluğunu yapmadan kendilerine ait düşüncelerle değerlendirmelerde bulunmalı ve ona göre pozisyon almalıdır. Hangi tonda, kim(ler)e, nasıl bir tepki verileceğine Kürdlerin kendisi karar vermeli; soykırımcı devletin bekası için inancı alet eden Türk-İslamcılar değil.

Filistin halkının ulusal mücadelesini/devletleşmesini koşulsuz savunan ve dönem dönem fiilen bu mücadelede yer alan Kürdistanlı devrimciler, Hamas gibi karanlık, geric bir örgütün “cihad” siyasetine alet olmak ile Filistin halkının meşru haklarını savunmanın aynı şey olmadığının bilinciyle hareket etmeliler. Filistin halkı kadar İsrail ve tüm dünya halklarının da özgürce, insanca ve korkudan uzak yaşamasını savunmak, hem vicdanlı olmanın hem de evrensel değerleri kriter almanın doğal sonucudur.


İsrail devletinin insanlık dışı baskı ve katliamlarını kınarken, gericilerin İsrail halkını bir bütün olarak hedef alan ve Yahudi düşmanlığına dönüşen dinsel faşizmine alet olmamak gerekiyor.

İsrail devletinin sivil, savunmasız insanlara karşı giriştiği her eylemi dün olduğu gibi bu gün de tereddütsüz kınarken, Hamas’ın da sivil insanlara yönelik şiddet eylemlerini tereddütsüz kınıyoruz. Bu noktada ikiyüzlü davranan Türk İslamcıların “vicdanlara seslenmesi” sadece vicdandan yoksunluklarını gösteriyor.

Yüz yıldır Kürdlere katliam/soykırım uygulayan devletleri bile eleştirirken, Arap, Fars ve Türk halkını hedef almamamız doğru bir tutumdur; aynı tutumu İsrail halkına karşı almamız eleştiri konusu olamaz/olmamalıdır. Bu noktada eleştiri yapanlar devlet ile halkı özdeşleştiren ve halkı kutsal devletin tebası olarak gören gerici insanlardır sadece.

Devletin fetihçi/gerici politikalarının onaylayıcısı olmamayı “İsrail hayranlığı” olarak lanse etmeye çalışan Türk-İslam’cılar, Kürdlerin dini duyarlılıklarını kullanarak devletlerine bir kez daha hizmet edilmesini sağlamaya çalışıyorlar.

1915’te (tıpkı bugün gibi) ortak inançtan yararlanarak Hıristiyan halklara karşı “cihad” ilan edenler, bazı Kürdlere amigoluk, tetikçilik rolünü vermeyi ve onları soykırıma ortak etmeyi başardılar ne yazık ki. Bu gün hala acısını, sıkıntısını her alanda çektiğimiz bu trajediden çıkaracağımız dersler olmalıdır. 1915 Soykırımının karar alıcıları, bu insanlık suçunun karşılığı olarak bir “Türk” devletine sahip oldular. Amigoluk, tetikçilik yapan bazı Kürdler ise, aynı karar alıcıların Kürdlere asimilasyon, katliam ve soykırım uygulamasının zeminini hazırlamış oldular. Aynı coğrafyayı paylaştığımız ve ortak kadere sahip olduğumuz komşularımızın/renklerimizin yok edilmesi sadece insani/manevi açıdan derin kederlere sebep olmadı; aynı zamanda büyük çoğunluğu Hıristiyan halklardan oluşan “orta sınıf” yok edilerek toplumsal gelişmenin de önüne geçildi.

Soykırım kültürünü sindirmede özellikli bir yere sahip olan Türk devleti, ne Filistin halkının, ne de ezilen başka bir halkın insanca yaşama talebinin hesapsız destekleyicisi olamaz. Türk devleti de tıpkı diğer gerici Arap devletleri gibi, bugüne kadar hep Filistin halkının piyasadaki pazarlamacıları oldular ve piyasa yasalarına göre hareket ederek “ne kadar kazandırır” mantığıyla olaya baktılar. Bu pazarlamacıların “Filistin Aşkı” çok çirkin ve tüccar mantıklarının sonucudur. Bu çirkinliğe Kürdleri ortak etmek ile etmemek tartışması yaşanıyor bugün.

Kürdlerin bu çirkinliğe ortak edilmesi, işgal güçlerine karşı gelişen/gelişmesi gereken tepkinin İsrail’e yönelmesi ve ulusal-demokratik taleplerden uzaklaşılarak devlete hizmet edecek olan “cihad” söylemine kanmasıyla olanaklı olur. İnançlarını sömürgeci ve ırkçı devlete/devletlere alet etmek istemeyen muhafazakâr Kürdler, herkesten çok bu çirkinliğe tepki vermelidirler.

2006’da yaşanan ve Lübnan’ın kısmen işgaliyle sonuçlanan “İsrail-Hizbullah” savaşı sırasında yaratılmaya çalışılan ortamla bugün yaratılmaya çalışılan ortam hemen hemen aynıdır. Yine bir yanda yerel gerici devletler (Türkiye, Suriye, İran v.s) diğer yanda Batı’lı emperyalist devletler. Ve yine işlenen “din kardeşliği” ile Kürdlerin sokaklara dökülmesi ve Halepçe’ye gösterilmeyen tepkinin/hassasiyetin Lübnan’a (Hizbullah’a) gösterilmesi. Devlet’in bu çirkin oyunu sık sık oynaması, oynanan oyunu görmede ve teşhir etmede yetersiz olduğumuzun göstergesidir. Dahası bu çirkin oyuna bazı Kürdlerin ısrarla alet olmasıdır.

2006’da yaşananlarla bu gün yaşananlar, devletin yaratmaya çalıştığı algı açısından aynı olduğu için, o dönemde yazdığım “ORTADOĞU’DA İŞLE(ME)YEN MANTIK” başlıklı yazı güncelliğini koruyor. Bu nedenle söz konusu yazı, bugünkü değerlendirmelerde tamamlayıcı bir işlev görebilir...

http://www.nasname.com/Yazarlar/bboti/257.html

2006’da tıpkı bugün gibi kin kusan, “meydan okuyan” ve Kürdleri İsrail’e karşı sokaklara dökmeye çalışan Türk-İslam’cıların o tarihten sonra İsrail ile geliştirdikleri ilişkilere kısaca bakmak ve birkaç örnek vermek bile yaşanan çirkin oyunun, iki yüzlülüğün boyutunu göstermeye yetecektir:

M60 tanklarının onarımı tamamlanıp Türk devletine teslim edildi;

F4 ve F5’ler onarıldı, ekstra kameralar yerleştirildi;

Türkiye-İsrail arasındaki ticaret hacmi 2007 de 2. 6 milyar dolar oldu ve bu ticaretin yüzde altmışını İsrail’den alınan silahlar oluşturdu....

Sorun, böyle ikiyüzlü bir devletin politikalarına alet olup olmama sorunudur.

Sorunu, filistin halkının yaşadığı sıkıntılara karşı duyarlılık olarak göstermeye çalışan Türk-İslam anlayışının sözcüleri, Kürdistan’ı işgal altında tutan ve sayısız katliam/soykırıma imza atan T.C’yi mahkûm etmedikleri sürece kimseye insanlık dersi veremezler...

PKK'ye terörist deyip Türk devletinin teröristliliğini gizlemeye çalışan Türk-İslam sözcüleri, İsrail'e de terörist deyip Hamas'ın teröristliğini gizlemeye çalışıyorlar. Hamas'ı "seçilmiş" gerekçesiyle meşru bir hareket olarak gören zihniyet, Kürdistan'da seçilmişleri içeri tıkmakta ve "terörist" damgası vurmakta sakınca görmemektedir.

Kürdistan'daki savaşı, açlığı, çocuk ölümlerini görmeyen/görmek istemeyen"sivil toplum örgütleri"nin sivil ve herkese eşit mesafede olduklarına inanmamızı istiyorlar.

Devlet politikalarına hizmet eden her eylemde göze çarpan bu "sivil toplum örgütleri", Filistin, Çeçen, Kuzey Kıbrıs, Azerbaycan ve Türk bayraklarıyla meydanları süslerken, din kardeşliği adı altında Kürdleri de bu çirkinliğe davet ederken bir tek Kürdistan bayrağı taşıma gereği duymuyorlar. Kürdlerin dindar kesimi Kürdistan bayrağıyla bu eylemlerde yer alacaksa ve diğer “din kardeşlerinden“ tepki almayacaksa bu organizasyonların devletten/devletçilerden bağımsız olduğuna inanabiliriz. Ama “din kardeşleri” Kürdistan bayrağına tahammül edemiyorlarsa, ırkçı ve fetihçi bir anlayışa hizmet edildiği gerçeğiyle yüzleşmek zorundadırlar. Ve bir daha devlet politikalarına alet olmamak, amigoluk yapmamak için yeni bir duruş sergilemek durumundadırlar.

Türk devleti, Kürdistan'ı işgal altında tutan ve Ortaçağ karanlığını aratmayan yöntemlerle Kürdleri yok etmeye çalışan çete başları Ahmedinecad ve Esat'ı dünya kamuoyuna sevimli göstermek için her türlü şaklabanlığı yaparken, Kürdlerin bu cellatlarıyla aynı saflarda, hatta onların önünde İsrail'e düşmanlık yapmasını isteyebiliyor...

Asıl sorunu/asıl düşmanı unutturmak ve kendi çıkarlarına hizmet edecek şekilde Kürdleri başka hedeflere yöneltmek ne insanlığa, ne inanca ne de vicdana sığar. Filistin halkı, ulusal haklar noktasında Kürdlerden çok daha ilerdedir. Filistin halkının sahip olduğu hakların yarısına bile Kuzey Kürdleri sahip olsaydı yaşanan çirkin savaş yaşanmayacaktı bugün.

Ulusal açlığı giderilmemiş olan Kürdistan halkının henüz karnı duymamışken/açlıktan zil çalarken, başka halkların (iyi-kötü, az-çok) yediği, karnını doyurduğu yemekten sonra 'hangi tatlıyı yemeleri gerekir' kavgasına sürüklenmesi, amigoluk yapmasının istenmesi ahlak - vicdan sınırlarının çok ötesindedir ve aynı zamanda da trajikomiktir.. Kürdler artık amigoluğu reddedikleri için birileri tarafından “haksızın yanında yer alınıyor” diye suçlanması ise ayrı bir komedidir.

NOT: Yayın Kurulu imzasıyla yayınlanan "Ortadoğu kaynarken Kürdler yine ikilem yaşıyor" başlıklı yazı verimli tartışmalara neden oldu. Bazen kırıcı olsa da ve kişiselleştirilse de farklı yaklaşımların, anlayışların değerlendirmelerde bulunması hem tartışma kültürümüzün geliştiğini hem de dışardan dayatılan egemen düşüncelerin eskisi gibi etkili olamayacağını gösterdi. Düzeyden feragat etmemek koşuluyla yapılacak her tartışma mutlaka verimli olacaktır...

berzanboti@hotmail.com

8 Haziran 2010

 

Yorumlar (11 gönderildi):

Hüseyin .. 09 Jun, 2010 06:38:35
avatar
Berzan boti eline saglik tipki İlhami Sertkaya nin yazdiklari nin baska bir ifadeyle ela almisin emegine saglik ikinizinde ilerici insanlik adina onunuzde saygiyla egiliyorum goruyorsunuz ne kadar celiskilerle dolu sahtekar dostluklarla dolu ne kadar sahte din kardesligi nin bize gulunc duruma getiren oyonlariyla donatilmisiz dusunuze biliyormusunuz 80 yilarda adeta barbarliklari nin en katmerini uygularken her seyimize sahte din kardesligi altinda yaparken ve bulgar türkleri nin isimleri yasaklaniyor diye feryadi kopariyorlardi ve bizlerde bulgaristandaki türk kardeslerimize hungur hungur aglatiyorlardi bende aglamistim yasim ufakti babam ceza evindeydi tv lerde bulgar zulumunu gosteren aysel isimli bir türk kizin filimi gosteriliyordu....... ve nerden neriye geldik demeki bizlerden halen umitlerini kesmemisler halen onlarin ... aldatici kardesligine inandimizi saniyorlarki bizlerin kafalarini ve eger varsa daha halen oyle kürt lerin duygularini kulaniriz bunlar bu denli umitli olduklarina gore demeki halen aramizda inanan kucumsenmiyecek kadar kürt vardir zira burdaki tartismaya baktimizda cok prafosyonelce etkiliye biliyorlar dikat edin bu site de kac gundur neyi tartisiyoruz halen kimin dost kimin dusman oldunu tartisiyoruz aslinda bunlar bizler icin ne kadar faydali yol gosterici ufkumuzu acan yazilar olsada.....
ortadogu nin gercekliginde girdirabindan dustumuz kuyu nin ne kadar derin oldunu gosteriyor hiza ediyor ve kanitliyor eger bunlari bilimemize ragmen kürt ler arasindaki farkli fikirleri dusunceleri asaglayici dusmana hizmet eden tavirlarla dusman agziyla konusursak bizler icin simdi kadar yapilanlarin milyon katini yaparlar bunlarda ne vijdan var bunlarda allah korkusu var bunlarda kul haki var bunlarda din kardesligi var diye inanirsak ve yapilanlara ragmen inanirsak gercekten pkk bitsin pkk nin elinde silahli gerila guruplari olmasin sen gor bunlari ... hitlere mosoloniye frankoya 10 degil milyon cekerler yapacaklarinida zaten bize defalarca kanitladilar ben sagsen son söz olarak musluman kardesligi alevi kardesligi yahudi kardesligi bilmem ne kardesligini kenara itip kürt kardesligini pekistirmemiz gerekiyor kutsal kürt davasi nin hakli mucadelesi nin icinde olmasak bile en azindan kenarindan kiyisindan yer almamiz gerekiyor.........
bunin disindaki soylemler kelime oyunlari aldatmacadir gafletir kimse pkk ye kutsal kürt degerlerine hakret ederekten asagliyarak dusman agziyla konusaraktan kürt lerin kurtulusu kürt lerin dostuymus ayaklar yapmasin ve yapilmasinada musade edilmemesi gerekiyor yoksam tahrihin yada musluman bir tabirle ahirete hesabini veremezler vebali agir olur
SAYGILARIMLA
Nemrut .. 09 Jun, 2010 07:24:35
avatar
Sayin Boti ayni kulvarda ve ayni dusuncede olmayabiliriz gercektende cok guzel bir yazi yazmissin kelimelerle eklenecek bir sey yok herseyi cok guzel analiz etmissin kendi yarasina merhem olmayanlar baskalarina hekim kesiliyor bu gun de yapilmak istenen budur ama onlar tarih onunde gulunc duruma dusmekten kurtulamayacaklardir.bu nedenle yazinizin altina imzami koyuyorum.selam ve saygilar..
Dr.Ali GÜN .. 09 Jun, 2010 11:54:07
avatar
Sayın Boti,

PKK'nin kuruluşundan beri bir Ergenekon projesi olarak bir Kürtkıran hareketi olduğu artık biliniyor.

Bu durum Ergenekon yargılamalarında daha da açığa çıkacaktır.

Ancak Ergenekon karşıtı olarak Türkiye'de yayımlanan Taraf Gazetesinin de belirttiği gibi Elazığ'daki 33 sivil askerin öldürülmesi,Dağlıca,Aktütün,Tokat en sonda İskenderun'daki asker ölümlerinin ya doğrudan TSK içindeki Ergenekon yapılanması tarafından yapıldığı yada herşey ayarlandıktan sonra kolaylaştırılmış pusu ile PKK'lilere yaptırtıldığı biliniyor.

Bu konuları benden daha iyi bildiğinizi sanıyorum. Ben son 3-4 senedir gerçekleri tam olarak şekillendirmeye başladım.

Türk ırkçıları'nın ''PKK'nin terörist olduğunu söyleyin'' diye dayatmalarına Kürt'lerin vereceği cevaplar:

Eğer şahıs Türk ve/veya Kürt Ergenekonundan kormuyorsa:
'' PKK'yi Ergenekon kurdurdu. Terörüde Ergenekon yapıyor PKK sahipleniyor. PKK terörist bir örgüt ancak onu ve benzerlerini kurdurtan ve bu terörü yaptıran Ergenekon ise bunların anası yani terörist örgütlerin asenası.( Anne kurt)

Eğer şahıs temkinli ve korku duyuyorsa: Terörü kim yapıyorsa ve/veya yaptırtıyorsa Devlet de olsa PKK'de olsa lanetlenmelidir.''

Yani hiç bir şekilde PKK savunulmamalıdır.

PKK'yi savunmak tam da Ergenekon'un istediği birşeydir.

Ergenekon PKK'yi kurdururken onu Kürt'lere onların en büyük savunucusu,gelmiş geçmiş en büyük örgütleri olarak lanse ettirmek için epeyce tiyatro oynadılar. Yukarda bahsedilen baskınlar gibi birçok baskın hatta eroin taşıyan devletin helikopterini bile PKK'nin helikopteri olarak lanse ettirdiler.

Türk'lere de PKK'yi Türk Devleti için en tehlikeli ,en terörist örgüt olarak lanse ettirdiler.

Nihai amaç Kürdistan'ı ve Kürt Halkını zamana da yayarak tamamen ortadan kaldırmaktı.

Bu soykırımı ve savaş suçları eğer AK Parti hükümetinin yaptığı son Anayasa değişiklikleri Ergenekon'cu Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmezse referandumda da kabul edilirse Ergenekon'un sonu gelebilir.

Eğer anayasa değişiklikleri Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilirse bunun devamı olarak kesinlikle AK Partinin kapatılması ve Erdoğan ve arkadaşlarının cezalandırılmaları mutlaka gündeme gelecektir.

Kürt'leri de soykırımının beklediğini unutmayalım.

Bu durumda AK Parti erken seçim yapacaktır.

Bu seçimde de Kürt'lerin kayıtsız ve şartsız olarak AK Partiyi desteklemeleri gerekir hatta zorunludur.

Bu durumları net olarak bilen biri olarak daha yol gösterici yazılarınızı umut ediyorum.

Sağlık ve başarı dileklerimle.
Faruk BORAN .. 10 Jun, 2010 01:08:29
avatar
Sevgili Berzan hocam,israilin son saldırısından sonra kafaları iyice karıştıran hedefi belirsiz, dini ve milli histeryanın tekrar uyanışına karşı,belirlemeler ve önermeler içeren son iki makaleniz daha öncekiler gibi aydınlatıcı yol gösterici nitelikte.
Çalışmanız için kendi adıma çok teşekkür ederim.
sağlık ve başarı dileklerimle...
ALISER1 .. 10 Jun, 2010 01:23:16
avatar
SLAV U REZ
Sayin Bezan Boti yaziniz oldukca ufuk acici. Bir kurd ulusalcisinin nasil bir yaklasim icinde olmasi gerektigin en güzel örnegini veriyorsunuz.
Bazi arkadaslar ismi lazim degil musluman kardesligi öylesine ruhlarina islamiski ikilemde kaliyorlar. Bu gibi insanlar yüzünden Kürdistan muslüman sömürgeciler tarafindan sömürgelestirildi. Bunlarin verdikleri zarar cok buyuk. ..
Iicinde bulundugumuz sürec dini bir arac olarak kullanip Kürdleri manupile edip Kullanmaya calisacaklar. Buna karsi uyanik olmak gerekir. Eger gercekten Kendine "Ben muslümanim" diyen varsa önce kendi ülkesindeki zulme bas kaldirmalidir. Kürd bir muslüman Kürdistandaki zulme seyirci kalip Gazze icin TC,nin gazina gelip en önde gidiyorsa o bir munafiktir. ve Rantiyecidir.
Butun Güzümüzü enerjimizi Kürdistan icin harcamaliyiz. Kürdistanin özgürlügü ve Bagimsizligi icin her turlu olanak ve imkandan faydalanilmalidir.
Daha önceki makalemde ifade ettim israil ile Kürdlerin dusmanlari aynidir. bu durum sevsekte, sevmesekte bir gercektir. ve bunun neticesindede israil ve Kurdler dogal muttefik durumundadir.
israilin bu gelismelerden sonra Kürd sorununu gündeme getirecegini ifade ettim nitekim simdikten israil gündeme getirmeye basladi bile.
Kuskusuz israil bunu yaparken Kürdleri cok sevdigi icin degil, cikarlari onu gerektirdigi icin yapiyor
tipki ABD,nin iraka müdahalesinde Kürdlerle ittifak yapmak zorundaydi cunku cikarlari onu gerektiriyordu, bölgede baskada ittifak yapacak bir güc yoktu. tabi bu durum hem ABD acisindan, hemde Kürdler acisinda mevcut Bugünkü Güney kürdistan olgusunu yaratti.
israil Kürd iliskilerine bakarken bu boyuttan yaklasmak gerekir. gayet dogal olarak karsilikli cikarlari esas alir.
Bu arada unutmadan vurgulamak istedigin bir nokta pkk,nin irana iliskin tavridir.
BM irana yeni yaptirimlar uygulama kararina karsi pkk irandan yana bir tavir aldi ve ilginctir iranda TC ile beraber kandili bombaliyor ve Kürd genclerini asiyor
bu politika Kürdlere kazandiracak birseyi yok tam tersine iran ,tc ve suriyeye uygulanacak her türlü yaptirim Kürdlerin lehinedir
saygilar
Miro .. 10 Jun, 2010 02:49:13
avatar
Antisemit, gerici islamofasist cephenin kalemsörlügünü ve savunuculugunu yapan din ve vicdan tüccarlarina hatirlatilir. "masum" hamasin "masum" eylemlerinden birkaci.
"Rakamlar net değil ama 1993’ten bugüne kadar Hamas’ın başta intihar saldırısı yöntemiyle olmak üzere öldürdüğü İsrailli sivil sayısı 500 olarak tahmin ediliyor. Akılda kalan saldırılardan bazıları şunlar:
Haziran 2001’de Tel Aviv’de bir diskotekte, 21 ölü;
Ağustos 2001’de Kudüs’te bir pizzacıda, 15 ölü;
Mart 2002’de Netanya’da bir otelde, 28 ölü;
Haziran 2002’de Kudüs’te bir otobüste, 19 ölü.
Bu eylemleri İzzettin el Kasım Tugayları olarak bilinen silahlı kanadınca gerçekleştiriyor Hamas.(Kaynak; Radikal)"
AZAD .. 10 Jun, 2010 10:59:07
avatar
Sevgili Botan

bu yaziniz icin tesekurler.

binlerce sene yahudilerle ic ice yasamamiza ragmen ve yahudiler ile alip veremedigimiz hic bir sey olmamasina ragmen neden kurtler hep yahudi karsiti olarak yetistirmeye calisildigini hepimiz biliyoruz.

Hernedense kurt koylerine gelen cami imamlari, ogretmenler ilk yapacaklari is yahudileri ve ermenileri kotulemek. Turk sehirlere gitiklerinde boyle bir tartisma kendi aralarinda gecmiyor.

Simdide benzer olaylar FACEBOOK uzeri gundemde. Kurtlerin bulunduklari yerlerde anti yahudicilik siyaseti gundemde.

Allahaskina millyonlarca kurt ezidiyi, kurt alevisini, kurt yahudisini olduren yahudilermiydi yoksa osmanlimiydilar.

Bugunden sonra turkler, araplar, farslar guc yetirebiliyorlar ise kendiler gidip isreale karsi savassinlar. kurtleri bu savasin icine sokmasinlar. Baskalarin rahatligi icin olmeye niyetimiz yok artik. olecek isede kendi cocuklarimizin rahati icin olmeye hazir olacagiz.

yasasin kurdistan
macin .. 10 Jun, 2010 11:55:36
avatar
Iyi bir ideolog diye bildigim Botinin son yazisi da total dusunce dunyasinin disa vurumu yine. Sol dusunce geleneginin mihenk taslarindan din karsitligi soylemi, kendisini; filistin halkina goturulen bir yardimi, kurdlerin son yuzyil pratigine eklemleyerek, kurt aydinlari icin teori uretim calismasina vardirmis.
Bir teorisyen , teori ile pratigin sinirlarini karistirdiginda , ortaya cikan fikir urunu, ileride sonuclari tamir edilemez olaylara mesnet teskil edebilir.
Boti,....Hamas gibi karanlık, gerici bir örgüt.. nitelemesine nasil variyor? Gerici kavraminin kimler tarafindan ve nasil kullanildigini anlatmaya gerek yok herhalde.
Boti,..Devletçiler, PKK eleştirisi yaparken ve onu mahkûm etmeye çalışırken, aynı zamanda Kürd/Kürdistan Sorununu da mahkûm etme, erteleme en azından soğutma gibi bir kurnazlığa başvuruyorlar.. derken ,ayni sekilde kendisi de genel anlamda islamcilarin kurt sorununa vurdumduymazliklarindan hareketle islamI ve kurd muslumanlarini mahkum etme kurnazligini yapiyor.
Boti,sirf somurgeciler destekledigi icin ,somurululenlerle dayanisma yapilmamasina goturen siyasi argumanlara ulasiyor.
Botiye somurgecilerimiz ve islamcilarin kurt sorununa tavirlari konusundaki elestirilerine katiliyoruz. Ama bunlardan olan hosnutsuzlugumuz bizi, kimligimizin bir parcasi olan Islamin ruhuna ve ogretisine aykiri tavirlar gelistirmemiz anlamina gelecek Israil ile dayanismaya goturmez.
Bireysel olarak kurd insaninin tavrini, sosyal bir unite olarak parti/devlet yaklasimi ile karistirmayalim. Cikarlar icin her hangi bir devlet ile olasi birliktelik ,bir dayanisma ayri, bireysel musluman bir kurd olarak Siyonist yahudiye yaklasim ayridir.
1915 teki bilincsizligimiz emperyal devletlere karsi durmadan ziyade , ulus olarak organize ve orgutsuzlukten gelen beceriksizlik olarak degerlendirilmelidir. Bu konuda Saidi Kurdinin pratigi , zaman ve mekan icinde islamci bir tavirdir.
Sapla samani, elma ile armutlari karistirmayalim sayin Boti. Ayni botta isek kavramlarimiza ve tavirlarimiza –kimligimizin unsurlari islam ve kurdlukten gelen- saygi beklemek hakkimizdir.
ali .. 10 Jun, 2010 12:02:06
avatar
sayın boti!!
ben bir soru soracağım. bu dindar kürtlerden talepleriniz nedir somut olarak bizim kamuoyuna bildiri şeklinde yayınlayın. bekliyorum. dindarlaerın yapabileceği ama yapmadığı şeyler nelerdir? bu sorum arada kaynamasın. ama dindar kalmalarına itirazınızın olmayacağı...

kürtlerin somut eylemlerinde kürtçe resmi dil olsun diye bir talebi var mı? gündemleri somut olaylar mı belirliyor yoksa soyut olayalar mı? somutlaştırılacak objektif kaç talebi olmuştur kürtlerin...beş madde de bunu açıkLAYABİLİR MİSİNİZ?

miro arkadaş!!!
hamas belli dönem bu intihar denen eylemleri yaptı. hamas bu eylemlerden vaz geçtiiği tarih artık senin de veri bulmakta zorlandığın tarihtir. yani 2002 den sonra bu eylemler islam dünyasında çok tartışıldı ve bir fikir birliğine varıldı. intihar eyleminin askerlre yönelik olmadığı yani silahlı güce yönelik olmadığı muddetçe gayri meşru ilan edildi. bunu savunan çok az kimse kaldı. bu konuda fethullah hocanın çabalarının hakkını yememek lazım!!!

kürdistan bayrağı newrozda yoktu. kürdistan bayrağı siyasi kürtler sahib çıkmıyor. kürdistan bayrağı neden islamcılardan isteniyor. ki emin olun filistin bayrağı dene bayrak ne zaman bir devletin bayrağı olduysa kimse taşımaz. şimdi bir halkın bayrağıdır. malesef kürtler kendi milli marşlarını dahi bir kaç tane yapacak kadar tuhahlaştı. geçen nette ey rakibin 3 veya 4 versiyonunu gördüm. pkk taraftarları marşı kuşa çevirmiş. başkaları müslümanı eklemiş. başkalarını o kelimeyi çıkarmış. yani kürtler yani bu işin iiçinde olan kürtler ki bir fikirbirliğinde değil. müslümanlığımız sadece filistinde tartışma konusu değil ki marşta da hayatta da!!! kimse bu tavrın kürdistani olduğu konusunda bir vaaz vermesiin. sen kendi insanlarının varlığını kabul etmekte zorlanacaksın ama neden onlar bana bir şey demiyor diyede sızlanacaksın..

emin olun ben bir islamcı kürt olarak kürtlerin talaplerinin ne olduğu konsunda bir türlü net bir kafaya ulaşamadım.şunu söyleyen bir kürde de rastlamadım. reel şartlar el vermese de ben bağımsız bir kürdistan istiyorum...

kürtler olarak akpyi tartıştık. pkk yi tatrtıştık ama sitenin damına asılacak ciddiyette burda taleplerin netliğini görmedik. içine idoloji veya başka bir şeyin karışmadığı taleplerin sıralnamış veya rafine edilmiş hali...
Berzan BOTÎ. .. 11 Jun, 2010 12:41:59
avatar
Hedef inanç değil, inancı araç olarak kullananlardır...
Sayın Macin, Bir önceki "İsrail ile Hamas Kıskacında Politika yapmak" yazı ile birlikte bu yazıyı değerlendirdiğinizde,bu eleştirinizin,

"ayni sekilde kendisi de genel anlamda islamcilarin kurt sorununa vurdumduymazliklarindan hareketle islamI ve kurd muslumanlarini mahkum etme kurnazligini yapiyor.
Boti,sirf somurgeciler destekledigi icin ,somurululenlerle dayanisma yapilmamasina goturen siyasi argumanlara ulasiyor." haksızlığını göreceksiniz.

Çünkü eleştiri, inancın kendisine değil, o inancı ırkçı politikaları için kullananlara yöneliktir. Ayrıca eleştiri sadece belli bir kesime yönelik değil inançları ve düşünceleri kullanan her kesime yöneliktir. Zaten ilk yazıda özellikle bu ayırıma dikkat çektiğim gibi "Ümmetçilik ve enternasyonalizm" kullanılarak... diyorum.

Eleştirim,'Kürd İslamcılar neden İsrail'e tepki gösteriyor'a değil, Devletin politikalarına hizmet edecek şekilde tepki gösterilmesinedir.

Kürdler, kime neye ve nasıl tepki göstereceklerine kendileri karar versin ve sömürgecilerin argümanlarını kullanmasın diyorum.

Farklı anlayışlarda olsak ta, TOPLUM-DER'in açıklaması, benim açımdan olması gereken Kürd İslamcı tutumudur.

Aşağıda verdiğim Toplum-der açıklaması, hem yerel gerici devletlere yönelik eleştiri yapabiliyor (onların ağzıyla konuşmuyor)hem de son paragrafta Kürd/Kürdistan sorununa da değinme gereği duyarak, Kürdi bir tepki veriyor; türki değil! Aslolan budur bence.


Gerici kavramını da en çok Kemalistler ve şoven sol için kullanıyorum. Bu kullanım, statükodan yana olan, değişime direnen ve özgürlükleri çeşitli gerekçelerle ret edenler içindir; inanç ile sınırlı bir kullanım değildir. Umarım yanlış anlamaları ortadan kaldırmıştır bu açıklamam...

Sayın Ali, sorunuzun cevabı, Kürdlüklerine sırt çevirmeden ve başkalarına hizmet etmeden ne yapılacaksa yapılsındır. Belki de en iyi cevap TOPLUM-DER'in açıklaması olur. Selamlar..




TOPLUM-DER’DEN İSRAİL’İ KINAMA!

TOPLUM-DER/ 01.06.2010 - Kurulduğu günden bu yana her türlü şiddet ve terör eyleminden kaçınmayan, sürekli ve sistematik bir şekilde masum insanların kanını döken Siyonist İsrail devleti yaklaşık bundan bir buçuk yıl önce çocuk, kadın, yaşlı ve sivil ayırımı gözetmeden Filistin halkına yönelik yine orantısız güç kullanarak büyük bir katliama girişmişti.
Bütün dünya kamuoyu halen hafızalarda tazeliğini koruyan ve insan kanını dondurur nitelikte olan İsrail’in bu katliamını resmeden trajik görüntüleri üç hafta boyunca ekranlarından izlemişlerdi. Bu olaydan sonra İsrail devleti Gazze’ye yönelik saldırılarını sivillere yönelik ambargoyla farklı bir boyuta taşımıştı.

İsrail’in ilk saldırılarını aratmayan bu sonraki süreçte yaşanan mağduriyeti gidermeye yönelik birçok ülkeden ve inanıştan duyarlı insanların topladığı yardımlar gemilerle yakın zamanda Gazze’ye ulaştırılmaya çalışıldı. İsrail’in tehditlerine rağmen yola çıkan ve yaklaşık 600 sivilden oluşan bu “insani yardım konvoyu”, İsrail’in işgali altında olan sınırlara ulaşamadan, henüz uluslar arası sularda iken İsrail ordusunun donanımlı birliklerinin havadan ve denizden saldırılarına maruz kalmış ve yaşanan bu saldırı sonucu dokuz yardımsever yaşamını yitirmiş, onlarca insan da yaralanmıştır.

Bütün dünyanın gözü önünde sınır tanımadan tehditler savuran, eylemler yapan ve kirli siciline her gün bir yenisini katan Siyonist İsrail Devletinin sivil bir yardım konvoyuna düzenlediği bu saldırı, bizleri derinden üzmekle birlikte bir hayli de düşündürmüştür. Yaşanan bu son trajik olayın birinci dereceden sorumlusu olarak saldırgan ruh haliyle kendini yaşatan Siyonist İsrail Devleti’nin olduğuna inanmakla birlikte, bu devletin askeri gücünü ve imkânlarını işbirlikçi sözde Müslüman Ülkelere borçlu olduğunu, cesaretini bu ülkelerin gaflet ve ihanet içerisindeki yöneticilerinin tutumlarından aldığını ve bu şekilde eylem sahasını her geçen gün artırdığını da hatırlatmakta fayda görüyoruz.

Yeni Selahaddîn-î Eyyûbî’leri beklediğimiz bu süreçte bütün İslam ümmetinin yöneticilerine düşen Filistin meselesi üzerinden “siyaset üreterek istismar etmeyi bırakıp biran önce somut adımlar atarak Ortadoğu coğrafyasına ve tarihine uygun gerçekçil çözümler üretebilmeliler.” Ümmetin bugün birlik olmaya, tek güç olmaya ve mazlumun yanında net bir duruş sergilemeye daha çok ihtiyaç duyduğu bu zamanda, Müslüman yöneticilerle birlikte tüm Müslümanları üzerlerine düşen İnsani, İslamî ve tarihî görevlerini yerine getirmeye davet ediyoruz.

Sivil insanlara yönelik gerçekleştirilen bu alçak saldırıdan dolayı siyonist devleti nefretle kınıyor ve siyonist devlet tarafından tutulanların en kısa sürede ülkelerine iadelerini istiyoruz. Ayrıca bu saldırı sonucu hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet ve yaralılara acil şifalar diliyoruz.

Temennimiz, bugün Ortadoğu’da başta Kürt ve Kürdistan meselesi olmak üzere, Filistin ve İsrail arasındaki sorunların da çözümüyle birlikte bu tür acıların bir an önce son bulması ve kan gölüne dönüşen mazlum Ortadoğu coğrafyasının hakkettiği barış ve huzura kavuşmasıdır.
Kamuoyuna Saygılarımızla…

TOPLUM-DER GENEL MERKEZİ
Yikilmis hayaller .. 12 Jun, 2010 09:16:43
avatar
pkk icerisindeki muhalefetin etkin olamamasinin sebeblerinden biride terorist ve ergenekon soylemleridir bu soylemler ocalan ve ailesinin arzuladigi tablodur bu yaklasim kurd muhalefetinin gelismesinide etkiliyor dtp den uzaklasan kurdlerin diger kurdi yapilar yerine sistem partilerini tercih etmelerinin sebeblerinden biride bu yaklasimdir tabi buna birde pkk nin bizden olmayan herkes haindir propagandasi eklendiyinde kurd muhalefeti istenilen guce ulasamiyor hem pkk icerisinde hemde disinda ocalan ve ailesi ya bizden olacan yada tcden diyor diyer bir kesim ya akp den olacan yada ergenekon-pkk- dan olacan pkk ve sistem kendileri disinda 3. bir olusum istemiyor bugun hakpar ve kadep akp den taban kazanmaya baslasa ertesi gun kapatilir filistinden kaynakli tartismalarda bence kurd-islam gruplarinin zayif kalmasindan kaynaklaniyor yani kurdleri turk-islam yada arap-islam altinda toplanmaya davet edeceklerine kurd-islam sentezini gelistirmis olsalardi bugun bu konularda tartisma olmazdi diye dusunuyorum...

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu: