Anasayfa | Yazarlar | Berzan Botî | ELEŞTİRİ BİR SANAT OLARAK KALMALI

ELEŞTİRİ BİR SANAT OLARAK KALMALI

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font

Antikçağ Yunanlıların “ kritike tekhne “ dedikleri eleştiri sanatı, sanatçı inceliği gösterildiği ölçüde icra edilebilen bir sanattır.

Eleştiri tek taraflı olduğu sürece anlamlı olmaz, tek taraflı bir yaklaşım yeni düşüncelerin üretilmesine olanak vermez.

 Evet farklılıklar zenginliktir, bu zenginliği yeşertmek ve korumak için de, özgürce tartışma olanaklarının yaratılması gerekir. Tartışma, birbirine karşıt düşüncelerin karşılıklı savunulması olduğuna göre, islami kesimden insanların görüşlerine yer vermeniz, beni rahatsız etmek bir yana sevindiriyor. Ayrıca, kendi insiyatifinizdeki bir sitede kime , nasıl yer verdiğiniz de sizi ilgilendiren bir durum. Bir tek durumda sitem edilebilir; o da, eleştiriye maruz kalındığında cevap hakkının tanınmamasıdır.

Şimdiye dek kendi adıma böyle bir durumla karşılaşmış değilim. Çok yazı aldığınız için, ayrıntılı bir gözden geçirme olanağına ve zamana sahip olmadığınızı tahmin edebiliyorum. Bu durumda bazı olumsuzlukların yaşanması doğaldır.

 Aynı şekilde bu olumsuzlukları (gördüğümüz oranda ) yazmak-eleştirmek de doğaldır. Son tartışmalarda düzeyin yeteri kadar korunmadığı dikkatli okuyucuların gözünden kaçmamıştır. Sayın Karaduman’ın yazısını okuduğumda çok şaşırdım, başlangıçta hakarete uğramış birinin olgun itirazları varken, devamında maruz kaldığını söylediği hakaretten çok daha ağırını kendisi yapmış ne yazık ki.

Sayın Karaduman’ın kullandığı bazı kelimeler, düzeyli bir tartışmada olmaması gereken kelimelerdir. BİR ÖRNEK, ”KARUZAT” bunun anlamı ,” DIŞKIDIR.” Sanırım bu örnek tek başına yeterlidir olumsuzluğu göstermek için. Gerçi Sayın Tasar’ı hedef aldığını belirtmiştir ve cevap hakkı öncelikle Sayın Tasar’ındır. Ancak Sayın Karaduman’ın bazı sözleri herkesi rahatsız edecek niteliktedir..

 Evet fikir namustur, insanın namusuna sahip çıkması gerekir, bunda hemfikiriz; ama farklı isimle yazı yazmanın namusuna sahip çıkmamak, ve devamında kullandığı cümleler, farklı isimle yazan herkese yöneltilmiş çok ağır bir suçlamadır.. Ben kendi adıma düzeyimden fedakarlık etmeden, o suçlamalara tepkimi ortaya koymak isterim….

Demokratik bir ülkede yaşamadığımız için insanlar farklı isimlerle yazabilirler, bu sistemin ayıbıdır. Bu Devletin mahkemelerinden yüz yılı aşkın ceza almış, on bir yıllık cezaevi sürecinden sonra şartlı salıverilmiş birinin gerçek ismiyle yazmaması, eleştiri konusu oluyorsa bu kimin ayıbı?

not: geçen yıl çıkarılan “memnu hakların iadesi” yasasından yararlanmadım; çünkü 1987 aralık ayına kadar işlenen suçları kapsıyordu, ben 87’den sonra cezaevinde (onuruma sahip çıkmak adına ) geçerli yasalara göre suçişlediğim için bu yasadan yararlanmadım.Benimle aynı durumda olsaydı, Sayın Karaduman ne yapardı acaba?

Sayın Karaduman’ın “WEKE MERAN” davetine de hazır olduğumu belirtmek isterim, NASNAME’de bana ait bilgilere ek olarak isteyene, yerimi-adresimi- yaşam tarzımı v.s…ayrıntılı olarak vermekten keyif alırım. Ayrıca Sayın Karaduman dahil görüşme isteği olan herkesle her koşulda görüşebileceğimi belirtmek isterim.

TARTIŞMA VE ELEŞTİRİNİN SANAT OLMAKTAN ÇIKMAMASI DİLEĞİYLE … 


Yorumlar (0 gönderildi):

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin
Puanlama
0