Anasayfa | Yazarlar | Berzan Botî | KARDEŞLİK ISRARI

KARDEŞLİK ISRARI

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font

Öncelikle Midyat da saldırıya uğrayan Süryanilere, içten duygularla geçmiş olsun diyorum ve saldırıyı yapanları( milliyeti,dini kökeni ne olursa olsun) lanetliyorum.

 Sayın A.BUĞDAY, Süryanilerin maruz kaldığı ( yüzyıllarla ifade edilebilecek uzun bir süre devam eden insanlık dışı uygulamalar söz konusu) baskılara, haksızlıklara karşı tepkisini dile getirirken, haklı olarak bir duygu yoğunluğu yaşıyor.

 Yabancısı olmadığımız bu duygu, insanidir-içtendir ve anlaşılırdır. Umarım yazılanlar bir savunma refleksi olarak algılanmaz, sadece yaşanan ve yaşanabilecek olumsuzlukların kaynağı hakkında, bireysel bir yaklaşım olarak değerlendirilmeli.

Evet, Kürtler ( süni Kürtler) Dinlerinden dolayı baskıya maruz kalmadılar Türkiye’de, sadece milliyetlerinden dolayı baskı gördüler; diğer Halklar ( Ermeniler, Süryaniler, Hiristiyanlar ve diğer gayri Müslimler) hem milliyetlerinden hem de Dinlerinden dolayı çift yönlü saldırıya uğradılar. Bu çerçevede bakıldığında Müslüman olmayanlara yönelik saldırılarda yönlendirici kimlik, Kürtlük değil Müslümanlıktır.

 Bu da, inançların politikleşmesinin sakıncalarını göstermesi bakımından önemli bir ayırımdır. Ayrıca, yasaların güvencesinde işlenen suçlar ile, bireysel ve çete tarzı suçları ayırmak gerekiyor; ağır ve bağışlanamaz önceliğe sahip olan yasalarla korunan esarettir.

 Kürtler dönem dönem Devletle birlikte hareket ederek, Müslüman olmayanlara karşı baskılarda rol oynadılar. Özellikle Ermeni soykırımında aktif olarak yer aldılar ve mallarına el koydular. Bunlar Tarihsel gerçeklerdir ve bunu görmemek, kabullenmemek yaşanan vahşetlere suç ortaklığıdır. Canlı tanıklarından dinlediğimiz katliamlarda çoğumuzun dedesi rol almıştır; bizler dedelerimizi seçme hakkına sahip olmadığımız için, torunları olarak suçlanmamalıyız, ama yaşananları onaylamadığımızı, lanetlediğimizi haykırma cesareti göstermemiz koşuluyla.

Hiç bir Halk, tümden iyi veya tümden kötü olamaz; yaşanılan tarihsel koşullarla bağlantılı olarak her Halkın iyi ve kötü dönemleri olmuştur. Bu nedenle her hangi bir halkı (tüm tarihini kapsayacak şekilde) yüceltmek ve ya lanetlemek doğru bir yaklaşım olmasa gerek.

 S.N. BUĞDAY, son saldırılarda rol oynayanların kimliği hakkında sağlıklı bilgi vererek, doğru bir değerlendirme yapma olanağı sunmuştur. Devlet bağlantılı bir feodal, Süryanilere saldırdığı gibi, Kürt sorununa duyarlı Kürtlere de saldırabiliyor; yıllardır bu tür saldırılarda yüzlerce Kürt insanı yaşamını kaybetmiştir. Bu da gösteriyor ki, saldırganları harekete geçiren kimliğin niteliği üzerinde durmanın gerekliliğidir.

 Süryanilere karşı yapılan son saldırıda, işbirlikçi ve feodal kimliklerinin yanında Kürt kimliği etkisiz bir kimlik olarak yer almaktadır. Evet bu topraklar hepimizin ve hep beraber kardeşçe yaşamanın koşullarını sonuna kadar zorlamalıyız; hiçbir din ve milliyetin egemen olmadığı, herkesin eşitçe yaşadığı bir birliktelik ancak kardeşçe olabilir.Hiçbir amaç ve hedef, (insana baskıyı da içinde barındırıyorsa) uğruna savaşmaya değmez. Kuzeyde kurulacak bir Kürt devleti, bir Süryaniye veya başka bir inanca sahip birine karşı, inancından dolayı baskıyı öngörüyorsa, peşinen lanetleme hakkımı kullanmanın huzuruyla, tekrar geçmiş olsun diyorum.

Yorumlar (0 gönderildi):

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin
Puanlama
0