PKK’ nin Çözülüşüne Seyirci Kalınmamalı
Derin devlet’in, tüm çabalarına karşın, PKK’nın çözülmeye başlaması yeni yaklaşımları kaçınılmaz kılıyor. Çözülüş sürecinin başlamasında ve belli dönemlerde hızlanmasında birden çok etken söz konusudur:
a) Öcalan’ın yakalanmasından sonraki tavrı, genelde Kürt halkını özelde de gerillayı rencide etmiştir; Öcalana şüpheyle bakan Kürtler dahi, bu kadar rezaleti görmek istemiyorlardı; Öcalan, yıllarca, pratiğiyle hizmet ettiği devletine, Kemalist kimliğiyle teorik olarak da hizmet etmeye başladı. Bu durum hem PKK içindeki dürüst insanları rahatsız etti hem de halkın desteğini azaltmaya başladı; güneydeki olumlu gelişmelere karşı, Türk milliyetçileriyle ortak hareket ederek provokatif bir rol üstlenen Öcalan, Kürt sorununun kişisel sorunları ve beklentileri için bir araç olduğunu açıkça göstermeye başladı.( Öcalan’ın iheneti ne zaman başladı sorusuna, farklı yaklaşımlar vardır. İhanetçi kimliğinin başlangıçtan beri var olduğu güçlü bir ihtimal olmasına karşın, bu konunun ayrıntılı bir araştırmaya ihtiyaç duyduğu ortadadır)
b) Güney kürdistandaki gelişmeler, kuzeydeki Kürt aydınlarını cesaretlendirerek, olumsuzlukları daha sesli dile getirmelerini sağlamıştır.( Kuzeydeki Kürt aydınlarının aydınlığı ayrı bir tartışma konusudur, burada aydın kelimesi “aydın” olduğu varsayılanlar için kullanılmıştır sadece) Alternatif Kürt hareketlerinin yaşam bulmaması için, devletle birlikte her türlü çabayı sarf eden PKK, güneydeki gelişmelerden sonra engelleyici gücünü kaybetmiştir. Şüphesiz daha bir çok etkenden söz edilebilir, ancak bu iki etken belirleyici özelliğe sahiptirler.
NE YAPMALI?
PKK’yı homojen bir yapı olarak ele almak, doğru bir tavır takınmayı olanaksız kılar; bunun yerine, PKK’yı oluşturan katmanları iyi belirlemek ve onları ayrıştırmak gerekiyor. PKK içindeki katmanları kabaca dörde ayırmak mümkün:
a) ALT KATMAN: Bunlar Kürt halkının özgürlüğü için canlarını ortaya koyarak, her türlü fedakarlığı yapan, kişisel hiçbir kaygı taşımayan, küçük hesaplar peşinde olmayan insanlardır. Bunları sadece PKK’nın tabanı olarak görmemek lazım; bunlar, tüm Kürt halkının sahip çıkması gereken unsurlardır; onları yönetenlerin ihaneti, yaptıkları fedakarlığı gölgelememeli. Ortalıkta dolaşan senaryolar gereği bu katmandan olup da yaşayanlar evlerine döndüğünde, rencide edilmelerine izin vermemeli ve her açıdan sahip çıkılmalı…
b) TÜCCAR KATMAN: Kişisel çıkarları gereği yurtsever! Olan bu kesim, özelde gerilla’nın kanını genelde ise Kürt halkının kazanımlarını peşkeş çekerek zenginleşenlerdir. Bunlar arasında, çocuklarını-kardeşlerini- yakınlarını dağa göndererek kendilerini kamufle etmek suretiyle bu işi daha rahat yapanların varlığını hepimiz biliyoruz. Yapılması gereken şey, 84’den bu yana bunların malvarlığındaki artışı araştırmak, ani büyüme ve nedenlerini ortaya koymaktır. Daha sonra da, mallarına el konularak, (hayatını kaybeden gerilla ailelerine, eve dönecek gerillalara ve metropollerin varoşlarında zor koşullarda yaşayan insanlara yardım amaçlı) bir fon’a aktarmaktır.
c) UMDUĞUNDAN FAZLASINI BULANLAR: Hiçbir özellikleri yokken, Öcalan ve yakın çevresine yakın durarak söz sahibi olanlardır bunlar; daha çok politik ortamda boy gösteren bu kesim, ekonomik olarak da ortamdan yararlanmışlardır. Öcalan sona doğru yaklaşırken, herkesten çok ona saldıracak ve kendilerini aklamaya çalışacak olan da bu kesimdir; manevra kabiliyeti fazla olan bu kesim, son günlerde yavaş yavaş piyasada görünmeye başlayıp günah çıkarmaya başladılar; biçimsel kibarlık göstermek anlamsızdır, gerekirse tek tek isimleri verilerek teşhir edilmeleri gerekiyor, aksi durumda halka güven vermek olanaksızdır.
Bir anektod Küçük bir anı, istendiğinde isim tarih ve tanıklarla ispatlayabileceğim bir olaydır, şimdilik kimleri tam olarak kastettiğim açıklığa kavuşsun diye, genel hatlarıyla ve isim vermeden aktaracağım: 1991 yılı, 13 yaşında vurulan bir gerillanın cenazesini almak için bulunduğum eve gelenlerden biri kahramanımız. Gerillanın annesi ve ablası da ( ki çok ağır yaşıyorlardı, üzüntülerini göstermemek için olağanüstü bir çaba sarfediyorlardı) gelmişti, kahramanımız gazete muhabiriydi ve o anda tek düşüncesi yazacağı haberle biraz popüler olmaktı.
Dışardan liseyi bitiren kahramanımız, duygu yüklü bir ortamda, hayellerinden söz ediyordu ve en büyük hayalinin BASIN YAYIN okumak olduğunu sık sık vurguluyordu. Bu kahramanımız birkaç ay sonra parlamentoya ( t.c parlamentosu) girmekle kalmadı, kısa süre zarfında kürt halkının uluslar arası en büyük temsilcisi oldu.
Ölen gençlerimizin kanı üzerinde popüler olma sevdasındaki bu tip insanların en önemli (belki de tek)özelliği, Öcalan’ın yanınlarının el eteklerini öpmekti; böylelerinin Kürt halkı adına konuşması, hem gerillaya hem de Kürt halkına büyük bir hakarettir.Bu kesimde yer alanları en azından biraz dinlendirerek, insanların yüzüne bir süre bakmamaları ve utanmayı öğrenmeleri gerektiği gösterilmelidir.
d) BÜYÜK TANRILAR: Bunlar Zeus (Apo) ve yakın çevresidir; ihanetin bilincinde olan bu kesim, binlerce Kürdün ölümünden sorumludur. Devlet ile yapacakları anlaşma ne olursa olsun, Kürt halkına hesap vermeleri gereken bu kesime karşı ortak ve kitlesel eylemler yapılarak, ihanetleri haykırılmalıdır; koşullar olgunlaştığında da mutlaka yargılanıp cezalandırılmalıdırlar.
Sonuç olarak, kime karşı nasıl bir tavır geliştirileceğini iyi hesaplamadan, PKK içindeki farklı kesimleri hak ettikleri yere koymadan, sağlıklı bir duruş sergilenemez. Özellikle üzerinde durulması ve önemsenmesi gereken kesim alt katmandır; gelinen nokta ne olursa olsun,onlar yiğit-fedakar-özverili ve haklı bir mücadelenin savunucuları olarak saygı görmelidirler. Hayata geçirilecek senaryo ne olursa olsun ve içinde kimler olursa olsun( bunlara güneydeki Kürt liderler de dahildir, gerçi onların rivayet edilen senaryoda rol alacaklarına ihtimal vermek istemiyorum) ,özgürlük savaşçılarımızı rencide etmeden, onurlu bir yaşam sürmeleri için ne gerekiyorsa yapılmalıdır; onurlu Kürtlerin bundan kaçınmaması dilekleriyle…



Yorumlar (18 gönderildi):
Kemalizmi öven,Misakı Milliyi tanıyan
Kürdleri bir 80 sene daha kandırmaya çalışanlar ve bunu alenen yapıyorlarken,gerçektende bunların ayrıca teşhir edilmeleri gerekmemektedir,zira kendileri ne kadar Kürd ve Kürdistan'i olmadıklarını zaten
tescilliyorlar.
Ayrıca;Kürd halkı dediğinizde 1,5-2 milyon Kürdten ibaret olmasa gerek,bunlarada zamanla neyin,ne oldugunu anlayacaklardır.
Ev ne analîza mine, ev yek bi daxwiyaniya George W.Bush li Oval Office ku tê de gotibû "PKK dujmunê Amerikaye!" ashkere xwiya bû!Heger hêza PKK heye li hemberî Amerîka ku zora wê bibe,ew tishtekî din,lê bawer nakim!
Ne tenê ji ber ku george W.Bush waha gotiye, her waha ji ber ku PKK bi eskerî,bi ideolojîk û bi polîtîk têkchûye, ev yek waha ye. Berovajiya demagojiyên serkêshên PKK, ev partî ne marksîste! PKK bi awakî ideolojîk û polîtîk ,îroj wersiyoneka Kurdiye ji Baasî û Kemalîzmê! Bi gotina "ez Marksîstim " kes nabe Marksîst!Heger biba îroj Özdemîr Ince yê kemalîst wê biba, ku "Das Kapîtal" a Marx wergerandiye tirkî!
Demagojiya ku pê serê xelkê gêj dikin û dibêjin dunya hemû li hemberî PKK ye , dereweke bêbingeh û qelewe! Ji ber ku li hemû ^dunyayê riya xwe tanzîmkirinê ji PKK re hate vekirin! Ji Australia heya Russia! Lê belê PKK ne xercê dozêye!
Erê di serî de Amerîka, hemû welatên demokratik, ji PKK re digotin " Ji APO re na, ji PKK re erê!" Vê yekê abdoist zanin! Lê ew heya îro ji ya xwe daneketin û xwatin gelê Kurd bikin qurbana Apo/abdo! Lê belê bibuhurin! Ne dunya, ne jî gelê Kurd nahêle ku netewek bibe qurbana despotekî!
Di satranca dunyayê de PKK bûbe lîstok û hew! PKK di sherê xwe de têk chû û ji Hîtlerê nazî û virve, li dunya yê yên ku cengê de sernakevin, têk dahrin û derdikevin ber dadgehê! Mîlosevîch,Saddam û rêberên Chechen numûneyên tazenin ji dîroka nêzîk!Apo/abdo ne istisnaye û ji bo xatrê gelê Kurd be jî ew û hevalên wî, "ji ber ku di cenga xwe de têk chûnin, wê bên mehkemekirin!"
Rê nemaye,PKK ya ku ev 30 salin dijberê Amerîkaye, nikare cîh ji xwe re di dunyayeka ku Amerîka îdara wê dike bibîne!Xwesh, nexwesh ev yek waha ye!
Û heya roja me bi hezaran chekdarên PKK xwe teslîmî PDK kirinin û bi sedan jî li cem YNK nin. Rê dîsa ewe, yan ew chekdarna wê li bashûr bimînin, yan jî wê bi serên xwe ji xwe re jiyaneka kesane avabikin!
Mixabin îroj li nav Kurdên bakur hêzeke waha nîne ku xwedî li shervanên PKK derkeve!Bi xwe eve,pirs û problema bingehîn ku dihêle li Kurdistana bakur demeke dirêj em bi travma bijîn!
Organizasyonên wek "baris meclisi" ji entegrekirina vê hêza PKK bi Tirkî û pê ve ne tishtekî dine! Apo/abdo hîn berya 9 salan digot, ku komiteyên Kurdistan dikarin bi konsolosên Tirkî li Awrûpa bixebitin. Û pishtî wê "pîr"ê Abdo, Ali Haydar Celasûn bi ala Tirkî û ya PKK derket "Europe tour" Lê belê bingehê welatparêz yên di tabana PKK de rê neda vê yekê!Iroj ev yek mimkune?Nizanim!
Em binêrin bê Yevgenî Prîmakov û Mam Celal chi ji hev re dibêjin!
Birincisi, Nasname, “Özgür Bireyler Topluluğu”dur. Kürd halkının ulusal talepleri önceliğimiz ve ortak paydamızdır. Bunun dışında farklı anlayışlara sahibiz ve herkes yazdıklarından sorumludur sadece. Kendi aramızda yaşanan tartışmalara dikkat etseydiniz bu farklılığı görürdünüz. Sanırım farklı seslere alışık olmamanızdan kaynaklı bir durum söz konusu bu nedenle de sizi suçlamıyorum. Hiçbir yazımda hiçbir zaman AKP’yi çözümün adresi olarak göstermediğimi, iddianızın doğru olmadığını söyleme gereği duyuyorum.(tüm yazılarım Nasname’de mevcuttur bakabilirsiniz)
İkincisi, Alt katman olarak değerlendirdiğim kesim, Kemalizm’i yüceltmek amacıyla değil, bağımsızlık için dağa çıkmış insanlardır. Bu nedenle de kişi ve örgütleri aşan bir anlayışla onlara yaklaşmak ve sahip çıkmak gerektiğine inanıyorum. Güney’in, bu güne kadar onlarla karşı karşıya gelmemek için gösterdiği çabayı görmemeniz, gerçekleri görmemek noktasında oldukça kararlı olduğunuzu gösteriyor.
Söz konusu onurlu insanları, “Demokratik Özerklik” “Konfederalizm” “Ekolojik toplum” gibi tuhaf, kafa karıştırıcı ve aynı zamanda da Ulusal sorunla ilgisi olmayan düşüncelerle ölüme gönderen şahsı görmemeniz düşündürücü. Gerillayı, Türkmen Cephesi’nin askeri gücü yaparak Güney’deki kazanımlara saldırmak için çırpınan aynı şahıstan övgüyle söz etmeniz, Ulusal Sorun’dan başka kaygılar içinde olduğunuzu gösteriyor…
Üçüncüsü, Öcalan ile Atatürk’ü kol kola gösteren fotoğraf, yaşanan gerçekliği simgeliyor sadece. Aynı zamanda içinde bulunduğumuz trajikomik durumu göstermesi açısından da çarpıcı. Düşünce olarak Atatürk’le bu kadar iç içe geçen birini olumlamanıza karşın, bu ilişkiyi mizahi bir tarzda verenlere yüklenmeniz olayların özünden çok biçimine önem verdiğinizi gösteriyor. “Tertemiz Kürd halkının ölesiye önem verdiği bir lider” tanımlamanız doğruluğunun göstergesi olamaz. Hitler, Saddam Ve benzerleri için de tertemiz insanlar ölüme gidebiliyordu.
Dördüncüsü, size “mürit” demiyorum, ama yorumunuzda bu sıfata uygun davrandığınız için sadece isimlendiriyorum. Ayrıca, yorumunuzda kullandığınız dil ve eleştiri biçiminizin ahlak dersi vermeye pek elverişli olmadığını da hatırlatmak istiyorum…
ikinci konu ise berzan boti yilardir PKK nin cozuldugunu yazar durur; hatta bir yazisinda PKK tasviye ediliyor gerillar guney kurdistan ordusuna alinsinalr diyordu, yani yanginda mal kaciricasina yaklasiyordu ki baya komik bir durum bu! ki gun gectikcede PKK cozulmuyor tam tersine gucleniyor.
Sahi PKK tasviye olsa kurdler ne kazanir ne kaybeder?
uncu konu ise bu sitenin tum yazilari APO ve PKK karsiti yazilar var; PKK yi elestiriyorlar mi? bence degil, PKK ve APO nun ihanetci oldugunu ajan oldugu yaziliyor ciziliyor. Bunun disinda pek fazla teze rastlanmiyor.
bu site bu gorunusuyle niyeti ne olursa olsun TC yi memnun ediyordur bence!
sonra PKK icinde ki ic infazlardan abhs ediyor.suphesiz ki PKK de yanlislikla yada hizipcilik suclamasiyla infazlar yapilmistir; ne kadardir bilmiyoruz ancak bunlar dunyada ki tum hareketlerde olduu gibi PKK de e olmustur; bunlari bulmak delil leriyle aciga ikarmak ta gerekiyor; ancak bu sitede neredeyse SEHID olan tum PKK lileri PKK oldurtu soylemine denk gelen yazilar bol bol var; bu da yapmak istedigini bosa cikariyorsun;
ortadoguda ki tum develtlerde ve orgutlerde ic infazlar olur; PKK de de oldu.
Ancak bana kalirsa PKK icimizi kanatan bu infazalri yapmamis olsaydi PKK bugun turk solunundurumuna duserdi ve onlarca PKK olurdu hepside marjinallasirlardi; bu infazlarla mucadelenin parcalanamsi onlenmistir;
ortadoguda bu gercekler vardir;
isinize gelirse yayinlayin gelemse yayinlamayin pek sorun degildir bu; ama mdem ozgur bireyler itesidir yayinlayin yoksa bu iddia zi kendiniz bosa cikarmis olursunuz!
saygilarimla
Kurd halki kan davalisi oldugu bir aileye yada bir kisiyi firsat bulduklarinda hic afetmeden
Ilk firsat ta oldurecekleri zaman bile o aileye ,o kiseye asla iftira atmazlar.Ancak kurdlerin siyasetinde ,politikasinda intikam duygusunu da asan ,hedefledigi orgut yada bireylere her turlu camuru iftirayi bir birlerinden esirgemezler. Bu durumu butun kurd orgutlerinde gormek mumkundur. PKK de de bu var ocalan dab u yola bolca basvurmustur ayrica PKK ve OCALAN a karsi olanlarda ayni durumu PKK ve OCALAN a karsi bol bol uygulamaktadirlar.Adeta sen bize yaparsin da biz yapmazmiyiz der gibi hic bir kaide ve kural tanimadan bu isi yapiyorlar. Eger iyi niyetle elestiri mekanizmasini kulanacaksak bir butun olarak kurd siyaset anlayisini masaya yatirmak zorundayiz. Yoksa ben topyekun puru pak, digerleri kapkara ve bozuk anlayisi ile yaklasirsak her seyden once kendimize bile faydamiz olmaz. Ben bir PKK taraftariyim! APOCU dunya gorusunu benimsemis bir kurd bireyiyim.
Bu degerlendirmelerimi bunu dikkate alarak okumanizi istiyorum. Pekii ben bir murid miyim? PKK ye koru koruna mi destek veriyorum? APO yu hic bir sey bilmeden yada tek tarafli PKK nin propaganda dokumanterleriyle beyni yikanmis biriyim? “APO ne diyorsa dogrudur, bizim kafamiz almaz boyle seyleri, bir onder diyorsa dogru soyluyordur” mantigiyla mi yaklasiyorum? Bu bilgi caginda “IHANET” etmis, “KEMALIZME BIAT ETMIS” birini lider olarak Kabul edecek aptal birisimiyim? Ben kendi adima soyluyeyim, sadece kurd sorunuyla ilgili degil topyekun ortadogu daki sorunlarla ilgili internet t ve real de ulasabildigim, fransizca da okuyorum , okuyup anlayabildigim her gun yiginla makale ,haber kitap okuyan bir insanim. Orta doguda neler oluyor ,hangi guc kiminle niye ittifak yapiyor? Hangi gucun cikarlari nelerdir? Ogrenmeye calisan cok siradan bir kurd bireyiyim, bazen makalede yaziyorum PKK siteleri disinda ki sitelerden de yayinlaniyor. PKK nin entelektuel bir yapiyi dogru algilayamadigi , PKK nin bin tane dogru sunu sirala, birde eksigini yada yanlisini ekle o yaziyi yayinlamazlar. Bu yonuyle PKK ye yuklenmek, PKK nin icinde oldugu gibi PKK tarafindan taninmayan bireyler yada gucler tarafindan da PKK nin yanlis ve eksiklerinin soylenebilecegini , soylenemsi gerektigini bilmek ve alismak zorunda olduklarini bilmelidirler. APO benim onderimdir. Ama APO benim komutanim ben bir eri degilim. Apo nun katildigim yonleri var. Katilmadigim yonleri var.
Apo nun kemalizm ile ilgili dusuncelerini okuyorum, Kendimce degerlendirebiliyorum. Kemalizmi kurdlerin ruhunda, dininde, siyasetinde ve hayatinda koparip atan APO nun onderlik etigi PKK dir. Bu gun kurdler hergun katlediliyorlar; gerekce ise kurdlerin kemalizm e ihanet etikleridir;” Ataturk un cumhuriyetini kurdler bolmek istiyor” gerekcesiyle kurdlere soy kirim uygulanmaktadir! Yani kurdler icin kemalizm demek yok edilmek, asimilasyonu Kabul etmek , kurdlugunden uzaklasmaktir.Kemalizm turkiyede adeta bir dindir. Kurdlere karsi verilen savas ta “kemalizm” imaniyla turkler kitlesel destek vermektedirler. Mustafa
Kemalin once kurdlerin ayagina gittigi, sivas erzurum kongreleri ni de biliyoruz, ataturkun o donem ki konusmalarini az cok ulasip okuyabiliyoruz, kisaca “ bu topraklar kurdler in turklerin ortak topraklaridir, bu topraklari ortak bir mucadele ile kurtaracagiz , bu cumhuriyeti de ortak kuracagiz “ diyor. SONRA NE OLUYOR ? kurdlerin her kesiminin bildigi ve halen acilarini unutamadigimiz , katliam, surgun, asimilasyon, iskence, yani kurd cografyasi ceheneme donuyor! Kurdler ataturke ihanet etmiyor tam tersine ataturk kurdlere ihanet ediyor. Zaten PKK nin cikisi bu ihanetten kaynaklidir; PKK nin kurdler tarafindan desteklenmesi ve 30 binden fazla gencini topraga vermesi bu aci ihanetin unutulamadigindandir. APO yilardir bunlari soyluyordu , babam da soyluyordu bunlari hic okul yuzu bile gormeden kurdler bunu zaten biliyorlardi! APO nun sorumlulugu onderlik sorumlulugudur. Politika uretmek, politika orgutlemek, guc toplamaktir. Ucuz kahramanlik
Gonlumuzu oksar ama bizi bir yere tasiyamaz.
APO kisaca sunu yapmaya caliyor; madem bu cumhuriyet ataturk cumhuriyetidir. Ataturk ilk yola ciktiginda kurdleri inkar etmedi, tam tersine kurdlerin ayagina gitti ve bu sayede guc olabildi, bu sayede meclis kurdu, ilk meclise kurdler kendi kimlik ve kulturleriyle katildilar,
Ataturk bu sayede ataturk olabildi, siz eger ataturk cu iseniz sizde gidip kurdleri Kabul edeceksiniz, onlari inkar degil, Kabul edeceksiniz onlarla guc birligi yapacaksiniz, bunu yapamas saniz bu cumhuriyet demokratiklesemez, demokratiklesmeyen cumhuriyet e kurd sorunu cozulemez, kurd sorunu cozulemes se bu topraklarda savas lar bitmez, yani kurdleri inkar eden, imha eden, bir kemalizmden, kurdleri Kabul eden , kurdle yasayabilecek bir kemalizm dusuncesi yaratma cabasi var ; bu turkiyede bazi kemalist demokrat ,aydin tarafindan algilaniyor ancak bir butun olarak dusundugun zaman APO nun buna bu kadar zaman ayirmasina degmez bence, sonra ataturk o zaman gidip kurd temsilcileriyle gorustu, madem ataturk cusunuz , bugun de kurdlerin temsilcisi benim gelin benimle gorusun muhatap olin diyor. Pratik bir zeka ile yapiliyor ancak basari sansini goremiyorum, ABD onculugunde bir bati mudahalesi olmadan TC nin kurd sorunu konusunda en ufak bir adim atabilecegine ben sahsen inanmiyorum; yani durum budur; burda APO nun kemalistlestigini dusunmek safliktir. APO kemalizme biat etmiyor ancak bazen olcuyu kaciriyor; “ataturk u akliyor” durumuna dusuyor .APO bu konulara girerken kendi kosularini ve devletin psikolojik savasini ve kurdlerin siyaset anlayisini hesaplamak zorundadir; cunku gerek APO nun tutukluluk kosulari gerekse de bu konularin karmasikligi birde APO nun uslubu yanlis anlasilmaya musaitir. APO bunu bilmelidir; gorusme notlaririnin APO nun agzindan ciktigi gibi geldigini dusunmek safliktir. Birde APO nun kemalizm ile ilgili bu tezleri olmasin, APO nun her hafta bu gorusme notlarin da izin verilmez bence, APO devleti kulanmak istiyor, devlet e APO yu kulanmak istiyor; devlet APO yu kulanmaktan cok bitirmek cabasindadir; cunku APO varligiyla kurdler de psikolojik olarak bir guc katiyor; mucadele nin her turlu oyuna ragmen parcalanamayisinda APO nun varliginin buyuk katkisi var.
Eger bu yazi yayinlanirsa devami ni yazmak istiyorum
SAYGILARIMLA
Birincisi, yorumunuz hakaret içermediği için yayınlanarak bu konuda Nasname’nin farklı bir platform olduğu görüldü.
İkincisi, PKK'nin çözülmesine dair yaklaşımımı eleştirmişsiniz... Çözülme, düşünsel ve fiziki olarak iki şekilde olur diye düşünüyorum.
Düşünsel çözülme, duygu, değer, amaç- hedeflerde değişiklik, ahlaki olanı da kapsar. "Bağımsız Birleşik Kürdistan" söylem ve hedefinden, "Bir af çıkartın silah bırakıp teslim olalım" anlamına gelen 'Demokratik özerklik' noktasına gelmeyi çözülme olarak görmek PKK'ye yapılmış bir haksızlık olmaz; sadece realite dile getirilmiştir.
Fiziksel çözülmenin engellenmesi için, devletin Kürdlere karşı “sivil-faşistler” aracılığıyla Mersin gibi şehirlerde uyguladığı, anti-Kürd kampanyalarını hatırlarsınız. Ayrıca Güney’e saldırı ve karşılıklı yapılan bazı prokovatif eylemler de bu amaca yönelikti diye düşünüyorum. Buna rağmen son üç yılda PKK’den ayrılıp Güney’de kalmaya karar veren gerilla sayısının tahmininizden çok fazla olduğu bir gerçek. Gerillanın Türkiye’ye teslim olup rencide edilmesindense, Güney’e sığınmasının daha onurlu bir davranış olacağını hala savunuyorum.
Üçüncüsü, iç infazların abartıldığını düşünüyorsunuz! Dünyada hiçbir devrimci harekette bu denli sistemli bir iç temizleme yaşanmamıştır; bu yönüyle Öcalan özellikli bir yere sahiptir. Ancak, ‘bu işleyiş Ortadoğu’ya özgüdür’ değerlendirmenize katılıyorum. Ortadoğu’da geçerli bir yöntemdir diye devrimci insanlarımızın ‘birliği sağlama, parçalanmayı engelleme, bireysel iktidarı sağlamlaştırma’ adına katledilmesine onay vermek, yaşanan değer erozyonuna verilebilecek en çarpıcı örnektir.
İkinci yorumunuza gelince; Öcalan’ın Kemalizm savunusundan rahatsız olmanız sevindirici ama bunu gerekçelendirmeniz fazla iyi niyetli diye düşünüyorum. Diğer örgütlenmelere yönelik eleştirilerinize ben de katılıyorum ve bunu değişik yazılarımda ifade ettim. Ancak hiçbir örgüt ne bu kadar güç olabilmiş ne de bu kadar tahribat yapabilmiştir. Kürd halkının kaderi üzerinde etkide bulunma gücü olduğu için doğal olarak eleştiriler PKK üzerinde yoğunlaşmaktadır. Öcalan’ı eleştirirken birilerini aklama kaygısına düşülmediğinden emin olabilirsiniz. Başka bir deyişle Öcalan’ın yanlışları başkalarının hatalarını görmemize engel değildir, olmayacak da. Zaten hiçbir örgütsel bağımızın olmaması, diğer örgütlerin hatalarını görmeme gibi bir kaygıyı taşımadığımızın ispatıdır. Ayrıca hata ile suç arasında ayırım yapmamız gerektiğine inanıyorum; bu ayırımı yaptığımızda neden birilerine daha fazla yüklendiğimiz de anlaşılır. Hoşçakal
Biz kurdlerin ozgun gercekleri vardir .Politiklesmek demek bilgi birikim sahibi olmak ve sorunlara cozum urete bilme yetenegine erismektir.Ancak biz kurdlerde boyle olmadi , Halende olmuyor yada kismen oluyor. Eger ayni orgutu destekliyorsak sorun yok, konusaulacak bir seyde yok, Orgutumuzu ayakta tutan insanlari abartarak « vay anasina nasil da sunu soyledi ! nasil da bunu yapti » gibi yaklasarak biji ha biji diyoruz. Ama eger baska baska orgutleri destekliyorsak, istedikleri kadar kurd orgutleri olsun, istedigi kadar kurdler icin mucadele etsin biz orasina pek bakmayiz, ayriyiz ya mutlaka biri ajan yada dusman digeri kahramandir.
Benim bir kardesim var. O PSK liydi. Ben PKK liydim. Ikimizde siradan taraftarlardik.Koyde olan ayni evde yasiyorduk. Ikimizde “devrimciydik” ailemize bir iki sey ogretecegimize ailenin basina bela olmustuk, iki kardes iki dusman olmuslardi. Ne o taviz veriyordu ne de ben. O Apo ya ajan provakator diyordu. Bende BURKAY a diyordum. Kus dursak konusmasak aile rahat edecek. Ama o halimizle tartismaktan da geri durmuyorduk. « devrimciyiz « ya mutlaka tatismamiz gerekiyor sanirdik.Tartistigimiz bir teori falan da yoktu. Ikimizde durmadan kitaplar dergiler okuyoruz ; ancak dergilerde kitaplardaki teorileri bile tartismiyorduk, « PKK nerde hangi PSK li katletmis » « PSK nerde bir PKK liyi katletmis » gundem bu. Tabii ikimizin belin de de o gunun modasi silah var. Tartismalarimiz en fazla 10 dakika yi buluyordu ; o 10 dakika da ya onun agzinda APO ajandir kelimesi cikiyordu, yada benim agzimda PSK lilerin devletin ajani olduklari cikiyordu. SONUC ? Kavga ! o kizdiginda buyuk u ben oldugum icin tokat atamiyordu ; ama diyordu buyuk um olmasan seni doverdim diyordu, ama benim oyle bir sorunum yoktu gozunun ustune yumrugu yapistirirdim. SONRA ? silaha davranirdi bende, elimizde bir kaza cikmadiysa aslinda cesaretsizligimizin eseriydi belki, yoksa kardeslik bitmisti , iki dusmandik artik, biz genctik bir sure sonra bunun anlamsizligina hatta sacmaligini kavradik, simdi kardesimle bunu mizah konusu yaparak gulerek o gunleri aniyoruz ! Ama isin korkunc yani bizim sergiledigimiz sacmaligin halen kurdlerin en tepelerinde yasanmasidir. Zaten bizim orgutlerde oyle yaklasiyorlardi , halen yaklasiyorlar.
Biz kurdlerin acil gorevi bu sacmaligi kavrayip, bir birimizin iyi yanlarini gorup , kotu yonlerimizi dostca elestirmektir.Inan politika yapan bireylerimizin , yazar ve cizerlerimizin, liderlerimizin, hepsi bir birine benzerler. Bizde farklilik lara tahamul olayi epey zayiftir ; kimse bu konu da puru pak degildir.
PKK icinde ki ic infazlara gelince, evet yasanmama si gerekirdi ; en azindan bundan sonra yasanma masi gerekiyor. Sadece PKK demi oldu bunlar ;KDP de YNK de ne kadar insan olduruldu. Bu orgutlerin ic infazlarinda ve bir birinden oldurdukleri kurdlerin hati hesabi yoktur. YNK iran gucleriyle KDP ye neler yapti, KDP saddamla isbirligi yapip YNK ye neler yapti? Bu iki partinin TC ordusuyla “sandwich” “balyoz” Operasyonunda PKK ye neler yaptilar. PKK nin ilk cikisini hatirliyorum. Diger kurd orgutleriyle bir birine neler yapmadilar ki? Kuzey kurdistan da PKK disindaki kurd orgutleri bir birinden kac insan oldurduler. Bilmiyor muyuz? Eger bir yanlisi mahkum edeceksek dogru ve tarafsiz yapalim. PKK nin demokratik cumhuriyet tezine, halklarin kardesligi tezine ates puskurtenlerin, necirwan barzanin TC ile isbirligine politika diyebiliyorlar! Guney federe bolgesi var ama merkezi hukumet de var; iki esit hukumet yok, merkezi hukumet var; tek devlet var; tek bayrakta var; genel bayrak irak merkezi bayragidir. Bunun yanina kurdistan bayragi da asiyorlar. Yani PKK nin birlikte esitce yasayabilme tezine karsi cikanlarin , guneyin ayni politikalararina ses cikarmamak durustluk degildir. PKK ye karsi isek, bu ABD nin TC ile birlikte PKK saldirmasinda sucu mutlaka PKK atma anlayisina ne diyecegiz?
TC nin guneye saldiri olayina gelince, PKK defalarca ateskes ilan eti, ki son ateskesi ABD , guney kurd gucleri istediler, PKK ilan eti, TC nin guneye saldirsinin amaci nin sadece PKK olmadigini soylemeye bile gerek, hedef topyekun kurdlerdir. Kim oldugu onemli degildir. Kurdler icin bir sey istiyorsa yapiyorsa yetiyor. TC kendini ABD ye satarak kurdleri geriletmek icin ABD den destek aliyor. Simdi kalkip “PKK provakatif eylemler yapiyor” Hatta kalkip “bu eylemleri turk ordusu ile birlikte tezgahlandi” demekte , intikam almak anlayisi var ama vijdansiz yaklasimlardir. Ha sun u derlerse, PKK nin silahli mucadelesi turk iyede askerlerin elini guclendiriyor derlerse evet bu konu tatisilir. Savas olmasa belki askerin konumu bu kadar guclu olmaya bilir. Ancak Turk cumhuriyetin nin kurulusundan bu yana askeri irade her seyin ustundedir. Bu PKK nin cikisindan sonra boyle olmamsitir. Bir de PKK nin silahli mucadelesi askerin konumunu guclendiriyor diye birakamaz, kurdler silah biraksin hic bir sey elde edemezler; PKK silah biraksa kurd sorunu cozulur diyenlerin cok iyi niyetli saf olduklarini dusunuyorum.
PKK cok yanlislar yapmistir. APO da cok yanlislari olmustur halende var. ama buna ragmen PKK nin kurdler icin yaptigini gormemeyi cok iyi niyetli bulmuyorum. Kurdlerin mucadelesini kucumsemektir.hele hele PKK kurdlerin mucadele mevzilerini bir bir yok eti diyenler de var; tek kelimeyle SACMALIKTIR; dogrusu PKK elestirmek dogru; yanlislarina hatta suclarina toplumsal tepki vermek dogrudur; ama bir o kadarda desteklemek gorevimiz vardir. PKK uzayda gelmedi, hepimizin ailesinden katilan kurd genclerinden olusuyor.BIZIM PARTIMIZDIR; Bizim destegimizle yukseliyor. Destek vermek, onu savunmak korumak ve bu canlarimizin kanlarimizin emeklerimizin kimsenin baba sinin mali olmadigi bilinciyle APO da dahil elestirebilmek Kontrol edebilmek ortamini yaratalim.
Bana gore kurdistan da en cok yanlisi yapanda PKK en cok dogruyu yapanda PKK dir.
Allah askina PKK yi kaldirsak geriye ne kalir !
saygilarimla
İnsan hür olmak ister. Hür olmak için yaşar. Sömürüyü, köleliği, boyun eğmişliği, ikiyüzlülüğü, zulmü, iğdişliği karşı müthiş bir kin ve nefret vardır.
İnsan doğası gereği hep biraz da özgürlük ister, ya da özgür olma arayışı içerisinde olur. Bir çocuğa tepe den bakın o size bu aşağılanmaya karşı mutlaka bir yol yöntemle karşı durur. Bu sizden kaçmakla olur, size dilini çıkarmasıyla olur, antipati beslemesiyle derken size kendi tepkisini his ettirerek olur. Bu bir arayış, kendi içindeki bene ulaşma arayışı. Bilinçsizce de olsa bu böyledir.
Yukarıda dile gelen bir iki noktadan yola çıkararak tepeden bakılmalara, horlamalara, küçümsemelere, dışlanmalara, öteki yakada olma muamelesi görmelere ve suyun diğer yakasında bırakılma yaklaşımlarına tepki duyacaklardır. Direneceklerdir. İsyan edeceklerdir. Başkaldıracaklardır. İpini koparacaklardır. Eğer çözüm tüm bu özveriye rağmen gelişmiyorsa kimi insan daha radikal bir yol bulmak için yola çıkacaktır. Ya yola girmeden düşecek ve esir alınacak, ya yürüyecek ve düşecek, ya da aldığı kararı özgürleşmesi istenen bir ruh için sonuna kadar giderek mücadele edecek!
İşte savaşım başlamıştır. Hele hele bu bireysel ruhsal daralmalar bir halkın geneline yayılmışsa, toplumsallaşmışsa, o zaman yapılacak olan bu toplumun özgürlük istemiyle bireysel özgürlük arayışlarını birleştirerek yola daha kararlı adımlarla yürümek olacaktır.
Toplumun tüm acılarını bedeninden his ederek onun amaçlarıyla bütünleşmek, ilkinden daha fazla özveri gerektirir. Çünkü sömürülen bir toplumun özgürlüğünü isteme ya da sömürüye karşı durma kaçınılmaz olarak bir savaşıma yol açar. Eğer karşıtlar anlayışlı olsaydı bu belki bu kadar acımasız olmayacak, müşterek noktalarda ortak paydalar bulunarak sertleşmeden çözülebilme ihtimali her zaman olabilecekti.
Ne var ki sömürünün en katmerlisini, ezmelerin, inkârların, imhaların hatta senin kültürünü kendi kültür yayılması için zemin olarak kullanan bir zihniyetle oturup akıllı olgun insanlar olarak konuşmak neredeyse olanaksızdır. Olanaksızlıkların ötesinde tam bir çıkmazdır. Bu zıtlaşmadır, bu çekişmedir, bu çatışkıdır, bu çatışmadır, bu savaştır. İşte onun için kötü bir şey olduğunu söyledik. Bir taraftan özgürlük sorununa çözüm getirecek yegâne araç diğer taraftan da kan,barut ve ölüm.
Hele hele seni sömüren, ezen, inkâr ve imha eden güçler birde çağın çok gerisinde, çağda nasibini almamış kültürel düzeyiyle halen at sırtında yürüyorlarsa, halkları kazığa dikme geleneklerinden sıyrılmamışlarsa, halkların çocuklarını esir aldıktan sonra cinsel tatmin için-özel de erkeklerini kendilerine oğlan diye kullanıyorlarsa-, bu rejimin yaklaşımlarından rahatsız olarak bu toprakları terk etmeye kalkıştıklarından kuyulara diri diri gömülüyorlar ise, toplu olarak bir buçuk milyon insan sistematik olarak soykırımda geçiriliyorlarsa, erkeklerini çırılçıplak ederek kadınlarının sırtlarına vererek “eşekler” gibi anırmasını tüm köy halkının önünde zorla yaptırıyorlarsa, zindanlarda direnenlerine cop sokarak sonra da lağımlara atıyorlarsa, kızlarına meydanlarda tecavüz ediliyor ise, kameralarının önünde poz vererek henüz bıyığı terlememiş gençlerinin kollarını kırıyorlarsa, kadınlarına toplu dayak atılıyor ise, it sürüsü gibi gencecik insanlarını saldırılıyor ise, sayın kelimesinden dolayı cezalara çarptırılıyorlarsa, kendi dilini kullandıkları için içerilere tıkatılıyorlarsa, yasak olan misket bombalarıyla bu halkın evlatlarına bomba yağdırılıyorsa, kimyasal silahlar kullanarak Halepçe'de olduğu gibi ülkenin birçok yerinde bu silahlar kullanılıyorsa, ormanları ve coğrafyası bombardıman ve toplarla zoraki değişime uğratılıyorsa ve de bu halkın savunucu güçleri olan gerillasına zehirler verilerek katlediliyorsa…
Bu vahşete karşı; siz ne yapacaksınız diye sorulduğunda vereceğiniz cevap ne olacaktır? Unutmayalım, tüm söylemlerinize rağmen bu toplum feodalizmin birçok derin geleneklerini ve kültürel dokusunu taşıyor. Faşizmin tüm şiddetini yaşamıştır. Dini fanatizmi tümden aşmamıştır. Bu toplumun bireyleri de bu karakter yapılanmasına çok uzak değildir. Tüm insanlık değerlerini savunma amaçlı verilen eğitimlere rağmen bu toplumun bireyleri bu karakter yapısının derin izlerini taşıyacaktır. Taşıyor da. Tüm radikal insani ve sosyalist söylemlerine rağmen bu böyledir.
Peki, bunlar bilinmesine rağmen bu kadar insanlık dışı saldırı neden? Bu kadar aşağılık yol yöntemler neden? Bu kadar kirlilik ve hukuk dışılık neden?
Kürt Oldugunu söyleyip bu dava için mücadele veren insanlar bile,kalkıpta bu hareketi ve onun önderini bu sitede eleştirebilrme hakkını kendilerinde bulabiliyorlarsa ve bu yapılanlar bir bütün yani hepimizi kapsayan bir hareketse o zaman harcanmayın kendimizi eleştirecek vaktimiz yok.Bu Kadar savaş deneyimi yaşamış bi hareket savunduğu kişilerim eleştirilerine maruz kalacaksa yazıklar Olsun o Kişilere ( Berzan BOTİ) Yayınlamanız objektif ve tarafsızlıgınızı gösterecektir.Saygılar...
Yorumunuzda, çok sağlıklı ve haklı tespitlerinize katılıyorum ve bu konuda farklı düşünmediğimi söylemek istiyorum. Sadece Öcalan’a dair yaklaşımınıza katılmıyorum. İlginç ve de düşündürücü olan Öcalan’a yönelik eleştirilerimin, tam da sizin yazdığınız nedenlerden kaynaklanmasıdır.
Türkiye’ye dair (faşizan uygulamaları, barbarlığı, savaşı dayatması v.s…) tespitinizi paylaşıyorum. Savaşa, bir halkı köleleştirmek için başvuran (Türkiye) ile kölelikten kurtulmak için başvuranı (Kürdler) aynı kefeye koymak haksızlıktır ve sömürünün devamına yeşil ışık yakmaktır.
Eleştiriye açık olan, Kürd halkının özgürleşmek uğruna savaşmaktan başka çare bulamaması değildir, olmamalı; eleştirilmesi gereken nokta, Ulusal hiçbir talebi kalmamış, Kenan Evren’in 20-25 eyalet anlayışını benimseyecek noktaya gelmiş, bir halkın özgürlük mücadelesini Öcalan’ın sağlık koşullarına indirgeyen, “tek bayrak, tek devlet ve Misakı-Milli” ile sorunu olmayan, kısacası Kürd halkının ulusal demokratik taleplerinden tamamıyla vazgeçmiş bir anlayışın Kürd gençlerini savaştırarak rant elde etmesi olabilir ancak.
Bir halkın haklı taleplerini ve değerlerini savunmak ile Öcalan’ı savunmak arasında kurduğunuz zorunlu ilişki, doğrunun savunusunu, bir insanın tüm olumsuzluklarını görmeme koşuluna bağlamaktır; bu yaklaşımınız, hem mantık ilkelerine, hem realiteye hem de evrensel değerlerle örtüşmediğini siz de çok iyi biliyorsunuz.
Türkiye’nin sömürgeci yapısını, faşizan uygulamalarını, tekçi-ırkçı, inkarcı anlayışını Kemalizm’den soyutlamak, ayrı değerlendirmek olanaklı değildir.(Eminim siz de aynı düşüncedesiniz)
Gerillaya sahip çıkıp(ki gerillayı her hangi bir kişinin, partinin üyesi olarak değil, bir halkın özgürlük savaşçıları olarak görüyorum) Öcalan’ı neden eleştirdiğimi, uyutulmaya çalışılan toplumsal hafızayı biraz canlandırmak için birkaç örnek vereceğim sadece…
1-Kemalizm’i olumlamak ile devleti ve onun tüm insanlık dışı uygulamalarını olumlamak aynı şey değil mi?
Kemalizm’i savunan Öcalan’ı eleştiriyorum.
2- Devletin katlettiğinden daha çok devrimciyi, iktidarı, egosu ve bağlantıları gereği katleden Öcalan’ı eleştiriyorum.
3- Sömürgecilerin istihbarat örgütleriyle işbirliği yapıp, kendisini eleştiren cesur insanları katleden, katlettiği insanların annesini (Çocuğuyla birlikte mücadele eden, zindan kapılarında acı çeken, haksızlığa, işkenceye karşı cesurca haykıran, önce “Kürd anası” sıfatı uygun görülen, Saliha Şener’den söz ediyorum) suçlayacak kadar ileri gidebilen Öcalan’ı eleştiriyorum.
4- Abimeal Guzman, Kafeste bile haykırıp Peru’lu faşistleri korkuturken; daha bir kaç gün önce ETA liderlerinden Francisco Javier Lopez Pena yakalandığında, “Çok yaşa ETA”, “Çok yaşa özgür Bask ülkesi” diye slogan atarken; Yakalandığında göz bandının en büyük işkence aracı olduğunu sanan, devlete hizmet etmek istediğini söyleyecek kadar korkak ve dönek bir profil çizen Öcalan’ı eleştiriyorum.
5- 13 yaşında gençler özgürlük uğruna ölüme giderken, az karpuz verildi diye yakınan Öcalan’ı eleştiriyorum….
Öcalan’a dair listeyi uzatmak gerekmiyor sanırım. Çünkü (siz dahil) herkes biliyor artık.
Kürd halkının özgürlük mücadelesini, gerillayı, devrimci değerleri savunmak adına ben Öcalan’ı eleştirirken, aynı gerekçelerle siz onu savunuyorsunuz. Tuhaflık burada.
Böyle bir kişiliği eleştirdiğim için ” yazıklar olsun” demeniz, yazıklar olsunu hak etse de, ortak değerlerimiz ve bu ortaklıkları geliştirmek adına ben size “yazıklar olsun” demeyeceğim.. Hoşçakalın.
"Ancak bana kalirsa PKK icimizi kanatan bu infazalri yapmamis olsaydi PKK bugun turk solunundurumuna duserdi ve onlarca PKK olurdu hepside marjinallasirlardi; bu infazlarla mucadelenin parcalanamsi onlenmistir;
ortadoguda bu gercekler vardir;"
Evet baskalarida benzer sekilde infazlar yapti, mesela Stalin ve PolPot. Sadece Ortadoguya ozgu degilmis.
Belkide Pol Pot ve Stalinde Parti yada ulke bolunmesi diye bu infazlari gerceklestirdi ama Sovietlerin ve Pol Pot un sonu ne oldugunu belki biliyorsundur. Ha birde PKK yi sorarsan sonunda Kemalist oldu,. Yoksam gene Parti bolunmesin diyemi Kemalist oldu? Yok babam Parti de bolundu, gittikcede PKK eriyor, bagimsiz Kurdistan istioyrdu, simdi ise bir cakil tasi istemiyor. Keske bu infazlar olmadan once PKK dagilsaydi ve Kemalist oldugunu ilan etmis olsaydi.
BİJİ KDP
BİJİ YNK
BİJİ PKK
BİJİ PJAK
BİJİ KNK
BİJİ YEKİTİYA KURD U KÜRDİSTAN
BİJİ KURDİSTANA SERBİXWE
Yorum yaz