2007 SEÇİMLERİ KUZEY KÜRDLERİNİ BÖLECEK
DTP Genel Başkanı Ahmet TÜRK ve beraberindeki heyetin Milliyet gazetesini ziyaretleri sırasında verdikleri mesajlar, yakın zamanda safların netleşeceğini, herkesin ait olduğu cephede (Devlet ve karşıtlarından oluşan iki cephenin oluşması kaçınılmaz gibi görünüyor) yerini alacağını gösteriyor. Derya Sazak’ın, FEDERASYON UYARISI başlığıyla kaleme aldığı yazıda, sohbet sırasında geçen bazı konuşmalara atıfta bulunuluyor. Ve anlaşılan Derya Sazak bu ziyaretten, verilen mesajlardan epey hoşnut kalmış. Görüşmede geçen bazı konuşmalar DTP’ nin, hala bazı kesimlerce görülmek istenmeyen gerçek niteliğini ortaya koyması bakımından dikkat çekiciydi. Görüşmede, Ahmet TÜRK tarafından dile getirilen görüşler alt alta konulup bir bütün olarak değerlendirildiğinde ortaya çıkan manzara, bu kadar da olmaz dedirtecek denli rahatsız edicidir…
Mehmet Ağar a övgünün ihmal edilmediği görüşmede 2007 seçimleriyle ilgili bilgi de veren A. TÜRK, “ Solda bir ittifak yapılacağını umuyorduk. CHP bu konuda istekli değil. Güneydoğu’da insanlar ise baraj nedeniyle seçimde oylarımız boşa gidiyor diye bizi eleştiriyorlar. Tabanımız seçime bağımsız adaylarla girmemizi istiyor demiş. Anlaşılan CHP istekli olsa, DTP’nin ittifak yapma konusunda tereddütü yoktur. CHP’nin Kürd halkına yönelik tutumunun, MHP’yi gölgede bırakacak kadar faşizanca olduğu ortada. CHP ile ittifak isteği, Öcalan- Genelkurmay ittifakının legal alana yansıtılmak istenmesinden başka hiçbir anlam ifade etmiyor. Güneydeki kazanımlardan rahatsızlığın, üniter devlet yapısına olan bağlılığın dolaylı ifadesi anlamına da gelen federasyon karşıtlığının gerekçesini açıklama ihtiyacı duyan TÜRK, ‘ Kürtlerin on milyonu Güneydoğu’da yaşıyorsa on milyonu da batıda yaşıyor. Burası Irak değil. Orada Araplarla Kürtler arasında evlilik bile yok. Türkiye’yi nasıl bölersiniz? Federasyon tarzı çözümleri biz gerçekçi bulmuyoruz. HAK-PAR’ın toplantısına da o nedenle katılmadık demiş.
Kürtler Kürt sorununa nasıl bakıyor toplantısına katılmama gerekçesini açıklayan Ahmet TÜRK, “federasyon talebine neden tepki göstermediniz” diye eleştiriye uğradıklarını söylüyor. Eleştiriyi yapan kişi de, hepimizin tanıdığı ve uzun süredir dinlenen/dinlendirilen; İmralı’dan kopamayan, aynı zamanda Güneyde kendisine gelecek hazırlamaya çalışan Leyla Zana imiş! Epeydir dinlendirilen Zana, neden böyle bir sivrilikle tekrar sahneye çıkma gereği duymuş (yada çıkartılmış) olabilir? Zana Federasyon talebine neden tepki göstermediniz derken, nasıl bir tepki öngörüyordu acaba? Tepkilerine aşina olduğumuz derinlere miydi (Devlet-PKK) esas çağrısı? Popüler varlığını Öcalan’a borçlu olan Zana, popülaritesini geri almaya mı çalışıyor? Amacı ne olursa olsun Zana’nın sözleri açık tercihini ifade ediyor: Bu tercih, Öcalan’ın, dolayısıyla devletin yanında, Kürd halkının karşısında yer almaktır. Bu tercih, aynı zamanda el-etek öperek popüler olmakla, sade ama onurlu bir birey olarak yaşamak arasında da yapılmıştır.
Öcalan’ın, devlet politikalarını hayata geçirmekle görevli olduğunu bildikleri halde, seçimlerde DTP ile ittifak arayışına giren Kürd oluşumlarının amacı/beklentisi ne olabilir? Gerekçeleri, PKK/DTP’ nin yurtsever tabanıyla bağ kurmak ve onu ulusal duyarlılıklarından soğutmadan, bağlı oldukları yönetimlerden koparmaksa, bu kısmen anlaşılırdır. Ancak böyle bir ittifakın Öcalan’ı meşrulaştırma ve ömrünü uzatma işlevi de göreceği kesin. Öcalan Genelkurmaydan, DTP de Öcalan’dan kopamayacağına göre, DTP ile geliştirilecek bir ittifakın Kürd halkına zarar vermekten başka bir işlev görebilmesi mümkün mü? Bu ittifakta ısrar etmek, DTP’nin potansiyelinden yararlanarak meclise girme isteği bir etken olabilir mi? Ne pahasına olursa olsun seçimlere girmek gerekiyor mu? İşbirlikçi olarak ilan ettikleri anlayışla geliştirecekleri bir seçim ittifakı onları şaibe altına sokmaz mı?
Türkiye’de, ismen yeni ama anlayış olarak eski bir çok cephe (Müdafaa-i Hukuk Cephesi, Vatansever Cephe, Yurtsever Cephe v.s) piyasada boy gösteriyor. Hepsi aynı cephede görünmese de, devletin yanında yer aldıkları/alacakları kesin. Öcalan da bu kesimin meşru olmayan bir parçasıdır. DTP de bu kesimlerle legal zeminde yer almanın hesapları içindedir. Bu durum, Kürd muhalefetinin karşıt bir cephede yer almasını zorunlu hale getiriyor. Alınacak oy’un hesabı yapılmaksızın, Kürd halkının özgürlüğünden yana olanların (devlete karşıt cephede) farklılıklara karşın bir araya gelmeleri ve ortak tavır belirlemeleri en uygun çözüm gibi görünüyor. Açık tercihini Öcalan’dan, dolayısıyla devletten yana koyan DTP ile birlikte hareket edilemeyeceğine göre, ayrışmayı hızlandırmak, Öcalan ve destekçilerini teşhir etmek öncelikli ve gerekli bir politika olmalıdır. Seçimi bir amaç olarak görüp, meclise girme hesapları yapılırsa, sorgulanmak istenmeyen ittifakların içine girilebilir. Meclise birkaç milletvekiliyle girmenin halka verebileceği önemli bir şey yoktur. Ama, Öcalan’ın ihanetçi kimliğine ve onun yandaşlarına yönelik teşhir kampanyası, Kürd halkının özgürlük mücadelesine önemli katkı yapacağı gibi, tanrılara yeni kurbanlar vermenin de önünü kesecektir. DTP’ yi dışlayan bir Kürd ittifakı, parçalanmaya neden olmayacaktır. Tam tersine ayrışmayı, netleşmeyi sağlayacağından sağlıklı ve gerçek bir birliğin zeminini döşemiş olacaktır. Birlik zemininin oluşmasıyla elde edilecek başarı, seçimlerde alınacak oyların miktarıyla orantılı değildir kuşkusuz. Seçimlere girilmese de, yada girilip çok cüzi bir oy alınsa da, bu durum birlik zemininin oluşmasıyla elde edilecek başarıyı gölgelemez.
Mehmet Ağar a övgünün ihmal edilmediği görüşmede 2007 seçimleriyle ilgili bilgi de veren A. TÜRK, “ Solda bir ittifak yapılacağını umuyorduk. CHP bu konuda istekli değil. Güneydoğu’da insanlar ise baraj nedeniyle seçimde oylarımız boşa gidiyor diye bizi eleştiriyorlar. Tabanımız seçime bağımsız adaylarla girmemizi istiyor demiş. Anlaşılan CHP istekli olsa, DTP’nin ittifak yapma konusunda tereddütü yoktur. CHP’nin Kürd halkına yönelik tutumunun, MHP’yi gölgede bırakacak kadar faşizanca olduğu ortada. CHP ile ittifak isteği, Öcalan- Genelkurmay ittifakının legal alana yansıtılmak istenmesinden başka hiçbir anlam ifade etmiyor. Güneydeki kazanımlardan rahatsızlığın, üniter devlet yapısına olan bağlılığın dolaylı ifadesi anlamına da gelen federasyon karşıtlığının gerekçesini açıklama ihtiyacı duyan TÜRK, ‘ Kürtlerin on milyonu Güneydoğu’da yaşıyorsa on milyonu da batıda yaşıyor. Burası Irak değil. Orada Araplarla Kürtler arasında evlilik bile yok. Türkiye’yi nasıl bölersiniz? Federasyon tarzı çözümleri biz gerçekçi bulmuyoruz. HAK-PAR’ın toplantısına da o nedenle katılmadık demiş.
Kürtler Kürt sorununa nasıl bakıyor toplantısına katılmama gerekçesini açıklayan Ahmet TÜRK, “federasyon talebine neden tepki göstermediniz” diye eleştiriye uğradıklarını söylüyor. Eleştiriyi yapan kişi de, hepimizin tanıdığı ve uzun süredir dinlenen/dinlendirilen; İmralı’dan kopamayan, aynı zamanda Güneyde kendisine gelecek hazırlamaya çalışan Leyla Zana imiş! Epeydir dinlendirilen Zana, neden böyle bir sivrilikle tekrar sahneye çıkma gereği duymuş (yada çıkartılmış) olabilir? Zana Federasyon talebine neden tepki göstermediniz derken, nasıl bir tepki öngörüyordu acaba? Tepkilerine aşina olduğumuz derinlere miydi (Devlet-PKK) esas çağrısı? Popüler varlığını Öcalan’a borçlu olan Zana, popülaritesini geri almaya mı çalışıyor? Amacı ne olursa olsun Zana’nın sözleri açık tercihini ifade ediyor: Bu tercih, Öcalan’ın, dolayısıyla devletin yanında, Kürd halkının karşısında yer almaktır. Bu tercih, aynı zamanda el-etek öperek popüler olmakla, sade ama onurlu bir birey olarak yaşamak arasında da yapılmıştır.
Öcalan’ın, devlet politikalarını hayata geçirmekle görevli olduğunu bildikleri halde, seçimlerde DTP ile ittifak arayışına giren Kürd oluşumlarının amacı/beklentisi ne olabilir? Gerekçeleri, PKK/DTP’ nin yurtsever tabanıyla bağ kurmak ve onu ulusal duyarlılıklarından soğutmadan, bağlı oldukları yönetimlerden koparmaksa, bu kısmen anlaşılırdır. Ancak böyle bir ittifakın Öcalan’ı meşrulaştırma ve ömrünü uzatma işlevi de göreceği kesin. Öcalan Genelkurmaydan, DTP de Öcalan’dan kopamayacağına göre, DTP ile geliştirilecek bir ittifakın Kürd halkına zarar vermekten başka bir işlev görebilmesi mümkün mü? Bu ittifakta ısrar etmek, DTP’nin potansiyelinden yararlanarak meclise girme isteği bir etken olabilir mi? Ne pahasına olursa olsun seçimlere girmek gerekiyor mu? İşbirlikçi olarak ilan ettikleri anlayışla geliştirecekleri bir seçim ittifakı onları şaibe altına sokmaz mı?
Türkiye’de, ismen yeni ama anlayış olarak eski bir çok cephe (Müdafaa-i Hukuk Cephesi, Vatansever Cephe, Yurtsever Cephe v.s) piyasada boy gösteriyor. Hepsi aynı cephede görünmese de, devletin yanında yer aldıkları/alacakları kesin. Öcalan da bu kesimin meşru olmayan bir parçasıdır. DTP de bu kesimlerle legal zeminde yer almanın hesapları içindedir. Bu durum, Kürd muhalefetinin karşıt bir cephede yer almasını zorunlu hale getiriyor. Alınacak oy’un hesabı yapılmaksızın, Kürd halkının özgürlüğünden yana olanların (devlete karşıt cephede) farklılıklara karşın bir araya gelmeleri ve ortak tavır belirlemeleri en uygun çözüm gibi görünüyor. Açık tercihini Öcalan’dan, dolayısıyla devletten yana koyan DTP ile birlikte hareket edilemeyeceğine göre, ayrışmayı hızlandırmak, Öcalan ve destekçilerini teşhir etmek öncelikli ve gerekli bir politika olmalıdır. Seçimi bir amaç olarak görüp, meclise girme hesapları yapılırsa, sorgulanmak istenmeyen ittifakların içine girilebilir. Meclise birkaç milletvekiliyle girmenin halka verebileceği önemli bir şey yoktur. Ama, Öcalan’ın ihanetçi kimliğine ve onun yandaşlarına yönelik teşhir kampanyası, Kürd halkının özgürlük mücadelesine önemli katkı yapacağı gibi, tanrılara yeni kurbanlar vermenin de önünü kesecektir. DTP’ yi dışlayan bir Kürd ittifakı, parçalanmaya neden olmayacaktır. Tam tersine ayrışmayı, netleşmeyi sağlayacağından sağlıklı ve gerçek bir birliğin zeminini döşemiş olacaktır. Birlik zemininin oluşmasıyla elde edilecek başarı, seçimlerde alınacak oyların miktarıyla orantılı değildir kuşkusuz. Seçimlere girilmese de, yada girilip çok cüzi bir oy alınsa da, bu durum birlik zemininin oluşmasıyla elde edilecek başarıyı gölgelemez.
Puanlama



Yorumlar (1 gönderildi):
Yorum yaz