AKP İle DTP Hesaplaşmasında Kürdlerin Tutumu Üzerine
Yapılabilecek en büyük yanlış, AKP'ye yönelik tepkiyi DTP'ye oy vererek göstermek olur. Unutulmamalıdır ki DTP, "fiziki temas" gerekçesiyle yaşlı-çocuk demeden yurtsever halkı sokağa dökerek, yıllardır yaptığı gibi ulusal duyarlılıkların İmralı potasında erimesi için çirkince bir oyun oynadı/oynuyor
Demokrasi yönündeki atılan adımların temelinde iç dinamikler belirleyici rol oynuyorsa, bu adımların atılmasına öncülük eden kişi ve kurumların demokratlığından söz edilebilir.
Şayet atılan demokratik adımları belirleyen dış dinamikler ise, içselleştirilmemiş bir demokrasinin havarisi rolüne soyunanların demokratlığı biçimin ötesine geçemez; bu biçimce demokrat olanlara olsa olsa ‘zoraki demokrat' nitelemesi yapılabilir.
‘Zoraki demokratlar', belli toplumsal olaylarda gerçek kişiliklerini/rollerini ortaya koyarak demokrasiye ne kadar uzak olduklarını belli ederler; Tayip Erdoğan örneğinde olduğu gibi.
Merkezi (sistemi) ellerinde bulunduran Kemalist elitler, çevrenin (halkın) merkeze sızmasına ve söz sahibi olmasına engel olmak için çeşitli yasal barikatlar kurarlar. Kendi insiyatifleriyle ve kendi çıkarları doğrultusunda çıkarılan yasalar sızmalara karşı gerekli etkiyi göstermediği zaman, kendi yasalarını çiğneyerek yasal olmayan yollara başvurmada da tereddüt etmezler.
Kemalist elitlerin yasal ve yasa dışı tüm önlemlerine rağmen çevreden merkeze bazı sızmalar yine de olur. Bu durumda başvurulan yöntem ‘uzlaşma, sağduyu, milli çıkarlar' söylemiyle sızanı kendilerine benzetmek olur.
Sistemin bu benzetme ve benzeterek eritme yönteminde başarılı olduğu da yadsınamaz.
AKP ve Erdoğan'ın sistem dışılığı tartışmalı olsa da, Kemalistler tarafından istenmedikleri gerçeği tartışma gerektirmeyecek kadar açıktır.
Sistemle çatıştığı için çevrenin/halkın (özellikle de Kürdlerin) büyük desteğini alan AKP, asker nezdinde sistemle yakınlaşma/uzlaşma yoluna gittiği için de halkın desteğinden aldığı payın azalması şaşırtıcı olmamalı.
Başta Erdoğan olmak üzere, bazı AKP'li yetkililerin son günlerdeki ırkçı söylemleri, geleneklerinde var olan ve belli (özellikle de Kürd sorununda) dönemlerde kendisini görünür kılan faşist damarlarının kabarmasıyla açıklanabilir.
AKP'nin bu gün için çizdiği profil, belli kesimlerde hayal kırıklığı yaratmıştır. Bu hayal kırıklığının, AKP'ye abartılı anlam yükleyen insanlarda daha yoğun olması anlaşılırdır.
Bu tür hayal kırıklıklarını bir daha yaşamamak için mutlak/değişmez/kalıcı olumlamalar ve olumsuzlamalardan kaçınmak gerekiyor.
Düşünce sistemimizdeki eksikliklere duygusal yoğunluk ta eklenince, yüceltme ve mahkûm etme noktasında pek sınır tanımayız. Bu nedenle, hain ve kahramanlarımız sık sık yer değiştirir. Bu yer değiştirmelerin sıklaşması inandırıcılığımızı yok ettiği gibi kendimize olan güvenimizi/saygımızı da yavaş yavaş ortadan kaldırır.
Bu olumsuzluktan kurtulmak için değerlendirmelerimizde, klasik mantığın sınırlarını aşmak ve diyalektik mantığın çok yönlü düşünme/değerlendirme olanaklarından yararlanmamız gerekiyor.
Bunun için olayları değerlendirirken iyi ve kötü yönlerini birlikte görmek, iyi ve kötünün neye/kime göre olduğunu vurgulamak, mutlak doğru/yanlış ikilemi arasına sıkışmadan birçok olasılığı hesaba katmak durumundayız.
AKP'ye görece (sistem partilerine göre) iyiliği/demokratlığı yakıştırıp, dış dinamiklerin desteği/beklentisi gereği demokratik adımlar atma zorunluluğunu hesaba katanlar gelinen noktada fazla hayal kırıklığı yaşamadıkları gibi düşüncelerinde/toplumsal çözümlemelerinde tutarlılık noktasında da şüpheye düşmezler. Dahası, mutlak olumlayanların yaşadığı utangaç ve tereddütlü eleştirilerin aksine, AKP'nin faşist söylemlerini acımasızca eleştirebilirler.
Gelinen noktada AKP'nin göreli iyiliğini/demokratlığını tamamıyla yitirdiğini ve sisteme kayıtsız şartsız teslim olduğunu ya da uzlaştığını söylemek de doğru bir değerlendirme olmaz.
Kemalist elitin AKP'yi hala sindiremediği, sıkışmışlıktan/zorunluluktan dolayı kerhen kabullendiği; buna karşın AKP'nin de değişim/demokratikleşme konusundaki misyonunu tamamlamadığı ve statükocu partilerle aynı çizgiye henüz gelmediğini söylemek gerçekçi bir yaklaşım olur.
Düşüncenin çok yönlülüğü içermesi ona bir esneklik sağlar.(esneklik, uzlaşmacılık veya ilkesizlik değildir) Bu esneklik, gelişmelerin varabileceği birçok yönü de içerdiği için kırılmalara yol açmaz.
Buna karşın mutlak ve tek yönlü bakış sadece bir olasılığı kaba/katı bir tarzda öngördüğü için farklı bir gelişme karşısında kırılır/dağılır.
Görünen o ki AKP ve Erdoğan, kırdıkları putları telafi yoluna gidecekler.
Hatta seçime az bir zaman kala Kürd sorunu ve bağlantılı olarak demokratik açılımlar konusunda önemli sayılabilecek bazı adımları da atacaklar.
Buna karşın ırkçı söylemlerin süreklilik göstermesi, sistemle mutlak bir uzlaşma/teslimiyet yoluna gidilmesi de ihtimal dahilindedir.
İyimserlik ve kötümserlikte ihtiyatı elden bırakmamak en iyi yöntemdir kuşkusuz.
Ne olursa olsun, Erdoğan, DTP ile “kale savaşlarını” yaparken Kürd halkını da incitmiştir.
Kürdler bu seçimde demokratik tepkilerini göstermelidirler.Ancak, Kürdistan halkı AKP'nin yanlışlarından dolayı haklı tepkisini gösterirken, başka bir yanlışa düşmemelidir.
Yapılabilecek en büyük yanlış, AKP'ye yönelik tepkiyi DTP'ye oy vererek göstermek olur.
Unutulmamalıdır ki DTP, “fiziki temas” gerekçesiyle yaşlı-çocuk demeden yurtsever halkı sokağa dökerek, yıllardır yaptığı gibi ulusal duyarlılıkların İmralı potasında erimesi için çirkince bir oyun oynadı/oynuyor.
AKP hiçbir zaman Kürd sorununun çözüm adresi olmadı/olmayacak da.
DTP'nin de, mevcut söylemiyle AKP'nin ilerisinde olduğunu söyleyemeyiz.
Bir önceki seçimde AKP, “Her Şey Türkiye İçin”
DTP ise, “Türkiye'ye sözümüz var” sloganını kullandı;
aynı şeyi söylediler.
Bu gün de, “tek bayrak”, “Tek vatan”, Tek devlet” gibi en temel noktalarda da farklı bir şey söylemiyorlar.
Sonuçta iki parti de, sistem içi bir çözüm(!) dayatıyor.
İki partinin de entegrasyona yönelik anlayışları, Kürdistan halkının beklentilerinden çok uzaktır.
Kürd sorununun çözümü noktasında DTP'nin, AKP'den en belirgin farkı, binlerce insanın kanı, sürgünü, umudu üzerinde inşa edilmiş bir parti olmasıdır.
Bu nedenle hesap sorma noktasında DTP öncelikli bir yere sahip olmalıdır.
2009 yerel seçimlerinde, ‘ne AKP ne DTP' söylemi halkın çıkış noktası olmalıdır. İdeal olan, Halkın üçüncü bir seçenek olarak kendi adayını çıkarmasıdır. çıkacak bu üçüncü seçeneğin alacağı oy oranı ne kadar düşük olursa olsun, halkın iki yanlıştan birine mahkûm olmadığını göstermek ve gelecekte bu üçüncü seçenek etrafında ulusal - demokratik güçleri bir araya getirmek asıl amaç olmalıdır. berzanboti@hotmail.com



Yorumlar (23 gönderildi):
2. ve en önemlisi akp nin ya da sözde islamcıların kemalizmin muhalifi olduğu iddiası.
hayır. ben bunların danışıklı dövüştüklerini söylüyorum. kemalizm yakınlık kuramadığı kürtleri bizzati yol verdiği sözde islamcılarla kontrol altında tutuyor. kürtler de bu da bizim gibi mazlum diyip onlara angaje oluyorlar. öte yandan kemalist dikta da avrupayı ben olmasam fundamantalistler gelir diye korkutup onların desteğini iktidarına gebe bırakıyor.
pkk yi devlet yönlendiriyor da bu sözde islamcılara niye yakıştırılmıyor tc uşaklığı.
bu oyunu daha ne kadar yutacağız.
Dünya ve insanlik tarihinde bu halk kadar özgürlük icin can vermis ,bedel ödemis ve hala kendini ya$atmayi ba$armi$ olmami$tir.malasef buna ragmende hala kendini kurtaramami$ nihai bi zafer elde etmemi$tir.tek sebebi talihsizöiktir.
talihsizlik $udur ihanet Kurdü talihsiz konuma koymustr.
$u an dtp yirtinarak soyluyor biz ne federasyon ne otonomi ve nede hic bi etniki hak istemiyoruz.
AKP diyor tek m.tek v.tek.bayrak
ey xudeee kullar cevap veremez halde dü$ünemiyenlere bi akil ver ve akp ile dtp nin sloganin hic bir farki olmadigi gercegini inandir bu halki.
evet nedir farki varsa farki biijibiji diyenlerden biri cevap versin.
heval şahin! gotına te raste. ewén ku lı ser navé islamé dı peyıvın hé xırabtırın ew wek puş u qalın. geh lı vi ali u geh lı wi aline. Bı hésani téne xapandın. islamé qet qet naxwinın havéna zanebuné bı wan re nine. lı ser navé islamé neyartıya mılleté xwe dıkın. lé dı heqiqeté de ew jı islamé u jı ınsanıyeté ji pır pır durın. lé belé em jıbir nekın ku muslumanén heqnas sıyasetzan watanperwer alım u adıl peyderpey zéde dıbın. şiyar dıbın. heqiqetan eşkere dıkın. Hemın em ne behsa wan dıkın.
dı herdu tarafén ku herdu hevalan rexneyén xwe lı wan kırin de mo dıbiné ku çıqas tırkén dagırker dıjmınıya wan dıkın ew her dıjmınıya hevudu dıkın. lı gor dindaran dewlet u çep tev yekın. lı gor sosyalistan ji dindar u faşistén mhp é u akp é yekın. Véca herdu taraf dev jı neyarén dur yén esli berdıdın u bı hevbendén wan dıgrın. Ma ewqas kuştın u talanén jı sala 90 i heya 97 an ne jı bo vé yekibu. Çendan seré hefsar lı ciki di bu.
Ya sev ya terket ! sözünün mantığını sadece Tayyipte aramamak gerekir...
Kaanatimce Artık t.c.de yaşanılmaz niye diye sorarsanız? .Kürd- Dewlet Çatışması '' Kürt - Türk '' Çatışmasına Döndü... T.c., Doğuda Dağlarımızda Kardeşime sawaşçıma namlu uzatatıyor. buda yetmiyor köylerimizi yakıyor, sivil mahsum insanlarımızı katedebilior. bu durum t.c.nin batı illeri içinde geçerli,
okumaya giden öğrencilerimiz bıçaklanıyor Çalışmaya giden insanlarımız Tartaklanıyor şiddet görüyor öldürülüyor.yani doğuda Dewlet Batıda Türkler bizi bitirmek için uğraşıyor... Ve bunu göremeyecek kadar Kör olan bazı soydaşlarımız hala tayyipin kuyruğunu tutmuş . Kürt özgürlük hareketini yalanlayabiliyor...
Bugün kürdistanda aleyhimize uygulanan jenositler ve bu politikalar. Sadece Tayyip T.c. .Tsk Ve türkler tarafından değil,kendi soydaşlarımız tarafından da destekleniyor... Bunca Zulme inkara imhaya ,Satılmışlığa Ve bunca Soydaşımızın ihanetini görünce, Yönetimden t.c.den Tayyipten Ve Hatta Kendi Soydaşımdan Bile Nefret Etmememek Elde Değil... Böyle bir olgu ,anlayış zihniyet, fikir, polika we bu dewlet çatısı altında yaşamak istemiyorummmmm.
Evet Tayyip Herzamanki gibi Güçlü Olan Kazanırr... bu doğanın kuralı ve deişmek zordan öte..... Evet Tayyip .Artık t.c. hakimyeti altındaki Kürdistanda yaşamak istemiyorum. Sevmediğimden Değil.. Yurdumu Dağlarımı direnişçi İnsanımı Herkesten Çok Seviyorum.... Senden Tskdan T.c.den Hareketimizi Yalanlayan Herkesten Nefret Ediyorumm ve bu yüzden senin dewletinin seni sawunan insanın yanında yaşamak istemiyorum...
Bir Kürd evladıyım ve uzun yıllar topraklarından uzak yaşayan, ama uzaktan uzağa hep buraları takip eden biriyim ve sizin yukarıda yaptığınız tespite cani gönülden katılıyorum. Sürekli beklediğim bir şey bu. Kürdleri ifade edecek başka bir seçenek yok mu? Niye bizler hep bu ikisi arasında bir seçim yapmak zorunda bırakılmışız.
Bence de, ne akp, ne dtp tam olarak ifade edemiyor bu milletin derdini ve ikisinin de sundukları çözum de sakat. Ama seçenek nerde? Bir site ve yazılar olarak buldum üçüncü seçeneğimi. Ama bir parti, siyatçi veya kurum olarak ortaya çıkacak üçüncü seçeneği de bekliyorum.
Site yönetıcilerine de teşekkür ediyorum.
Hayrullah Gezgör bey böyle yorumlamış bu söylemi.
Biri devletin dinci kanadı diğeri de kemalist kanadı. İkisine de hayır demek ve Kürd ulusal sorununa sahip çıkan bir anlayışı desteklemek en iyi yoldur. Anlaşılan tek seçenek olmaya alışmış Apocular korkmaya başladı.
Kürd'ün tepki anlamda ve ...yavuz karışımı tayyibe ve Jakoben erki ölümüne sürdürmeye kalkışanlara verilecek en iyi cevap elbetteki kullanacağımız oyumuzdur, o da milliyeti ruhiyemizin ayakta kalması ve varlığımızı sürdürebilme adına yapabileceğimiz çok az imkandan birinin Kürd'ün bir nevi legal siyaset laboratuvarının ön çalışmasının yapıldığı DTP.'ye oy vermekle çok da fazla bir gafletin içinde olacağımızı düşünmüyorum.
Benim Kürd'iliğim yaşadığı sürece varsın köyümün çobanı da kentin zengini de legal çerçevede ruhumu/cigerimi temsil edenlerin olduğunu bilme mutluluğunu bize çok görmeyin, evet onlar biji biji diye hiç haketmeyen birinin adını şu an için bakın şu an için yüceltilmesi işinden kendi varlık sebeplerini sağlama edepsizliğini yapıyor olabilirler, ama Mevlam bilir ki kara toprak kimleri bağrına basmamıştır ki; Elbette kendileri de ölümü tadıp Serok'luğu gittiğinde biz de yolumuzu yeni perspektifle çizmesini biliriz... Sadece konumda bizim tayyip gibi devşirmelere ve onun yaranmaya çalıştığı 72 milletten türeme, güdük Kemalist ideoloji putperestlerine vereceğimiz en iyi cevap her şeye rağmen DTP.'dir.
Hani diyor ya Dersim ayaklanmasında Seyidimiz, Pirimiz merxas'lardan biri "sizin oyunlarınızla başedemedim, bu bana dert oldu, ben de diz çökmedim, bu da size dert olsun" hesabı aşağı-yukarı böyle bir şey söylemişti. Lütfen PKK.'nin ucubele yöneticilerinin hataları yüzünden Kürd'leri ellerinde kalan birkaç kozdan birinden mahrum bırakmayın, ha buna alternatif Özgürlükçü/Liberal bütün kesimleri kapsacıyı bir yapı kurgulanır ve potansiyel gerektiğinde bence reklam yapın ve yapmanızı da önemle isteriz, ama yok.... ve bu haliyle Yerel Yönetim denen devletleşme deneyimlerinin kısmen kavranabileceği deneysel alanları kendi insanlarınıza çok görmeyin, saygılarımla.
Ben geçen seçimde Tayyip Efendi için oy kullandım.Pişman değilim.Bazı beklentiler içerisindeydik,ama olmadı.En azından kumaşını görme şansımız oldu.ben aynı şeyi DTP için söyleyemiyorum,çünkü kumaşlarının kalitesizliğini taa başından beri biliyorum.Kürdi ve Kürdistani hiç bir derde deva olamayacaklarını,Kürdistan'ın Büyük Davasını temsil kabiliyetine kişilikleriyle ve kof projeleriyle asla layık olamadıklarını hep gözlemliyorum.Dolayısıyla,Tayyip'e tepki olsun diye DTP'ye gidecek her oy'un ziyan olacağını ve bunların Halkımızdan alacağı kredi yüzünden sahaya daha asil bir duruşla çıkmaya niyetli bir çok Kürt evladının motivasyon kaybına uğrayacağını düşünüyorum.Dolayısıyla şayet seçime katılacaklarsa,küçük Kürt partilerinin desteklenmesinin daha hayırlı olacağını söylemek istiyorum.Ki,DTP çizgisinde siyaset yapanlar da kendilerine bir çeki-düzen vermek zorunda kalsınlar,Apoculuk çizgisindeki siyasetten bizar olan diğer Kürt çevreler de biraz cesaret bulabilsinler.Apocu siyaset tarzı da Kürtlerin kendisine mahkum olmadığını ayan beyan görsün bir kere.Tabii bu çağrım İslami hassasiyeti olan geniş Kürt kitlelerinedir de aynı zamanda.Aman vijdanınızı harekete geçirin ve sakın İslamcıdırlar diye,ne AKP'ye ne de SP'ye artık oy vermeyin.Mazlum Halkımızın önemli bir silahı olan demokratik hak kullanımını ucuz harcamayalım...Ey dindar Kürtler,lütfen bu sefer DİKKAT!..Tayyip ve avanesi bu kez,hanyayı konyayı görmeli.Ey dindar Kürtler,ya siz de bir siyasi parti kurun ya da ÇP'ye (ÇÖP PARTİ) oy hediye edin.Esas onurlu bir duruş sergileyen bir KÜRT partisi ortaya çıkmadığı sürece,en güzel Kürt oyu "çöp tenekesi"ne giden Kürt oyudur,bana göre.Bu Kürtlerin sivil itaatsizlik bağlamında gelişecek en tabii haklarıdır,demokratik bir haktır...Ben öyle yapacağım,sandığa gideceğim ve mührü hem DTP hem de AKP ablemine basacağım,bundan iyi mesaj olamaz,anlayan anlar.Saygılarımla
Devlet tarafindan yüzlerce resmi calisani katledilen (ki bunlarin katillerinden hemen hemen hic biri yargi önüne cikarilmamistir) bir partiyi, devletin irkci gelenegini en iyi sekilde dillendiren iktidar partisi ile eslestirmek, objektivizimden öte, cok bilincli bir sekilde, bir amaca yönelik yazilmistir. Kimin ekmegine yag sürmektir bu cagri? Kimin cikarina hizmet etmektir böyle bir anlayis? Devletin önümüzdeki dönemde Kürtler'in yasal alandaki kazanimlarini engellemek icin yaptiklarini göz önüne getirdikce, böyle bir cagrinin, Türk devletinin secim calismalarinin Kürtler arasinda basladiginin ispati olarak görüyorum.
Selamlar...
Acaba diger Nasname yazarlari bu cagriyi nasil degerlendiriyor?
kuzey kurdistan da kurd kitlesinin oylari coktan verilecegi yerleri zihinlerde bulmus vaziyette.
marjinal durumda kalmis bizlerin dt hakkinda (veya akp hakkinda) ne dusundugumuzden cok, kuzeydeki kurd kitlesinin oylarini neye gore veridiklerini bilmek lazim.
kuzey kurdistan da
henuz kurd olarak uluslasma surecinn parcasi olmamis kesimler oylarini buyuk olasilikla akp ye verecek. bir kisim dtp kizgini kurd ulusalcisi da akp ye verebilir (gecen secimlere oranla bu kesimde cok buyuk bir azalma olacg kesin).
bu dtp ye kizgin kurd ulusalcilari simdiki secimde
ikiye ayrilacak
bir kesimi oy kullanmayacakoteki kesimi istemeye istemeye dtp ye oy verecek.
ortada olmayan
ucuncu partilerdir
bagimsiz adaylarin da sansinin olmayacgi asikar.
ucuncu partilerin bugune kadar gosterdikleri performans pek iyi olmayabilir ancak bunlarin toplum icinde guclenememesinin asil sebebi toplumun yapisal arazlarindan kaynaklanmakta.
bu toplum oyunu demokratik yontemlerle orgutenip, makul bir programi olan partiye oy vermez. hangi oy sahibi kurd oy attigi partinin programinin ozetinden haberdardir?
bu toplum onun kulagina ulasan ve kendi sirdan kriterlerine uygun olan partiye oy verir.
dtp nin oy tabani
dtp nin ust duzey yoneticilerinin attigi her admi
sarfettigi her zirvayi bizler gibi izlemez.
cok buyuk cogunluk icin dtp kurd partisi olarak bilinir-bundan otesi de ilgilenmedikleri detaylardan ibarettir.
sagimizda solumuzdaki yakinlarimiza bakarak bile bu gercekleri grmek mumkun.
benim annem abduulah ocalan a bugun kars olan kurdler o donemlerde beklenti icinde bakarken bile
--bu sumuklu herif nerden cikti?
diye diye oylarini hep hadep dtp ye verdi
gene verecek.
dtp ust kadrolari ile bana gore berbat bir parti.
standard demokratik kosullarda oy verilecek bir parti hic degil. ancak kurdistan da kitlelerin kriterleri bizim burda sandigimiz gibi degil.
kuzey kurdistan da henuz ne boykotu orgutleyebilecegimiz kivamda bir kitle ve kultur var
ne de siradan yontemlerle orgutlenen partlerin sansi var.
dtp nin butun sansi da arkasinda pkk gibi dagda silah patlatan bir orgut olmasidir.
kurdler yuz yillik tarumar olmus onurlarini gururlarini ancak dagdaki adamlarin karakollara saldirmasiyla tamir ediyorlar. kurdlerin bu goreceli ilkel tatmin olma aliskanligi kurd uluslasmasi onunde ayak bagidir ve apo ve tc bunu gayet iyi tesbit etmis durumda. darisi muhaliflerin basina.
bu ezik ruhlu kitleyi eziklikten kurtarip kentlere ozgu yontemlerle kendi ayakgi uzerinde yukselerek ezikligine care bulacagini ogretmeden pkk ye alernatif akp olmak durumunda. dtp ise sadece vitrinden ibarettir.
ne yazik ki dunya da kurdlerin tc ye karsi olup olmadigini
halen bir tek bu vitrine bakarak karar veriyor.
yani:
dtp oy almazsa uluslararasi ortamda tc nin eli cok guclenecek demektir.
ne yazik ki boyle bir pardox ile karsi karsiyayiz
ve bir yanda lackalamis bir kurdlugu ust kadrolariyla kitleye zerk etmeye cabalayan dtp
ote yanda tc
baska da gercekci ise yarayacak yol yok.
eninde sonunda bize daha yakin veya bizlere yakinlasabilecek kitlenin cok buyuk kesimi dtp ye oy verecegi icin, bu durumu o kadar da kotu bir seymis gibi yorumlamamak gerek BB bu yorumunu gozden gecirmeli.
dtp elbette kendine verilen oylari politikasina verilen onay gibi gorecek. apo ve apocular da boyle gorecek. ancak hayatin gercekleri bence oyle degil.
bence herseye ragmen bizler oncelikle KURDISTAN"liyiz.DTP"nin tabani samimi yurtseverlerden olusuyor.Bu taban erveya gec bazi seylerin farkina varacakdir.Secim nedeniyl tc nin butun partileri DTP"yekarsi AKP yi destekliyorlar.Keza devletin butun kurumlari AKP"den yana burada esit olmayan bir yaris var.DTP" si icindede samimi yurtseverler var cesitli platforumlarda zayifda olsa kimligine ve bolgesine sahip cikiyorlar.Bu zor secim doneminde oylarimizi bolmemeliyiz.Eksik ve zaaflarda barindiriyrlar,cizgi ve yonetim sorunlari olmasin ragmen bizim kotulerimiz.ence omuz vermeliyiz diye dusunuyorum.Selamlrimla.
gelelim dtp ye.önceden de demiştim; bu dtp den ne köy olur ne kasaba.siyeset ile silahlı mücadele bir arada yürümez.kapatma davasının savunmasında diyorlar'bizim pkk ile organik bagımız yok'.tabi millette bunu yedi!demokratik bir şekilde hakkınızı arıyorsanız bırakın silahlı mücadeleyi sokak mücadeleleri bile yanlıştır.çünkü sistem bunu agzı sulu bir şekilde bekliyor.bu anlamda izlenecek yol çok önemli.kürtlerin kendi içinde çıkaracagı bagımsız adaylar ile seçime girmesi bu başı bozuk yolun sonu olacaktır.dtp ile entegrasyon sürecinin durması olacaktır.
akıllarda sadece dtp kürt partisi bliniyor.bu yanlış.farklı kürt partileride var.hakpar kadep gibi.tabi halk olarak armut piş agzıma düş tarzıyla olaylara yaklaştıgımız için farklı alternatifler yaratamıyoruz.ve yahut destekleyemiyoruz.oy kullanırken asla şunu dememişimdir.''kardeşim bu partinin tabanı ve geniş bir halk destegi yoktur''.benim görüşüme uyuyor mu uymuyor mu? diye bakarım.ona göre veririm.yıllarca bunu yapamadıgımız için bu hallere geldik.rakabet ortamı ve yahut farklı politikalar yaratamadık.
bu bölümde munzur mahmutogluna sesleniyorum.dtp ye veren büyük bir kitle olabilir.ama bu kitle kuzey kürdistanın yarısı bile degil..dtp ye verenler çogu saf temiz yurtsever olabilir.ama dtp bunu heba ediyor.dtp politikaları kurdewari degildir,türkevaridir.bunun için dtp ye vermek işin traşı olacaktır.kürtleri sisteme entegre eden yola koyacaktır.birlik mesajın önemli fakat adres yanlış.biz her seçimde bunu mu diyecegiz?bu saatten sonra dtpnin düzelmesini beklemek hayalperestlik olur.ne kadar da düzelse yıpranmışlıktan kurtulamaz.
saygilar
Sayın munzur MAHMUT MAHMUTOĞLU Sizin yırumlarınızı kendime çok yakın bulan biriyim.ancak yukaridaki yorumunuzda aşırı derecede duygusallık sergilemektesiniz.diyorsunuzki eksik ve zaafları olmasına rağmen DTP i desteklenmelidir doğru eksik ve yetmezliklerin giderilmesi için elbete destek verilmeli ancak yerel yönetimler iki dönemdir bunların egemenliğindedir. bunlar sistem partilerin belediyelerinde farklı hiç bir tavır sergiliyememişlerdir partizanlık onlarda vardı bunlardada var ihale yolsuzlukları onlarda vardı bunlardada var adam kayırma onlarda vardı bunlardada var halkı cidiye almama onlarda vardı bunlardada mevcut peki bütün bu olumsuzlukları sergileyen belediyelere KÜRDİ belediyelerdir diye bilmemiz olanaklımı veyahut etikmidir kaldiki tüzük ve programı asla pratik hayata uygulanmıyor parti hukuku asla işletilmiyor.kimin tarafında yönetildiği dahi beli değildir halkın tanımadığı devrimci mücadelede hiç emeği geçmemiş insanları tepede atayıp adayınız budur diyen partiye nasıl kan vereceksin anlamıyorum.demokrasinin D i bile kendi içinde işletmeyen bir partiye nasıl güç vereceksin ozaman anti demokratik davranış gösterenlere omuz vermiş olmuyormusun? bunu yeniden düşünmeni isterim en sıcak sevgilerimle.....
héja yi xwendıné ye.
Ahmet Turk: Tirkek ji kurdekê Iraqê nêzîktirî me ye – me federasyon navêt
» Ahmet Turk şanaziyê bi alaya tirkan dike
DIYARBEKIR, 17/11 2008 — Serokê DTP-ê Ahmet Turkî îro di hevpeyvînekê de ji rojnameya tirkî Akşamê re got ew li Tirkiyeyê daxwaza federasyonê yan desthilateka wisa nakin û got Tirkiye welatê wî ye û tirkek ji kurdekê Iraqê nêzîktirî wî ye.
Ahmet Turkî got ew ji hinek formûlasyonên di qanûna esasî ya dewleta tirkan de aciz dibe û got heger qanûna esasî nebêje ko "zimanê TC-yê tirkî ye" û di şûna wê de bibêje "zimanê resmî yê TC-yê tirkî ye" û rê ji nasname û perwerdeya bi zimanê kurdî re vebe ti poblem namînin.
Yanî Ahmet Turk naxwaze ko zimanê kurdî jî bibe zimanê resmî yê bakurê Kurdistanê û Tirkiyeyê û ew naxwaze ko kurdan li Diyarbekirê jî parlamentoyek û dethilateka herêmî hebe û di heqê alaya tirkan de jî dibêje ew şanaziyê pê dike û qet behsa hebûna alayeka Kurdistanê jî nake.
Ahmet Turkî di heqê başûrê Kurdistanê de got:
— Em insanên vî welatî [Tirkiyeyê] ne. Em dixwazin li vêderê bijîn. Daxwaza me ya ko em bi brayên xwe yên wêderê re bibin yek nîne. Em xwe pirtir nêzîkî Tirkiyeyê û tirkan his dikin. Em yên vêderê ne.
Berî demekî wezîrê karûbarên navçeyên derveyî herêma Kurdistanê Mihemed Ihsanî jî li Necefê ji ereban re got kurdên Iraqê xwe pirtir nêzîkî ereban his dikin û got kurdekê Besrayê yan Necefê ji kurdekê Tirkiyeyê nêzîktirî wan e.
Siyasetmedarên kurd yên bakur û başûr bi helwêstên xwe dînamêtê diêxin bin esasê avahiya neteweyî ya miletê kurd û paşê jî dema hinek behsa nakokiyên kurdan û neyekmiletbûna wan dikin kurd xwe aciz dikin.
-----------------------------------
Nivîskar: Nefel-Nûçe
Weşandin: 2008-11-17
Xwendin: 353
Yorum yaz