Nasname Ozgur Bireyler Toplulugu: ZAMANI GELMEDİ Mİ? ZAMANI GELMEDİ Mİ? ================================================================================ Berzan Botî on 23 Aug, 2007 03:54:00 22 Temmuz seçim sonuçları saÄŸlıklı ve ayrıntılı bir deÄŸerlendirmeye tabi tutulduÄŸunda, Türkiye ve Kuzey Kürdistan'da olası geliÅŸmeler ve bu geliÅŸmelere göre takınılması gereken tavır konusunda önemli ve yararlı sonuçlara ulaÅŸmak olanaklı olur. Seçim sonuçları, Kürd halkının mevcut siyasal tercihlerini yansıtırken aynı zamanda deÄŸiÅŸimini, beklentilerini ve tercihinin altında yatan nedenleri de yorumlama imkanı yarattı. Türkiye'de çöküÅŸ sürecinde bulunan resmi ideolojinin ağır bir darbe yediÄŸi, toparlanma/ayakta kalma ÅŸansını yitirdiÄŸi, bu nedenle ömrünü uzatmak için her türlü provokasyona baÅŸvurabileceÄŸi bir sürecin yaÅŸanacağını gösterdi seçim sonuçları. Türkiye'de olduÄŸu gibi (aynı zamanda Türkiye ile baÄŸlantılı ve onun yansıması olan Öcalancı anlayış) Kürdistan'da da egemen anlayış ağır bir darbe yedi bu seçimlerde. Alternatifsiz olduÄŸu halde Kürd halkının sadece yüzde yirmisinin oyunu alan egemen anlayışın, Kürdleri temsil iddiası inandırıcılığını yitirmeye baÅŸlamıştır. Kürd halkının egemen anlayıştan uzaklaÅŸmasını 'ulusal sorundan uzaklaÅŸma' olarak deÄŸerlendirmek haksızlık olur. Tam tersine ulusal sorundan uzaklaÅŸan egemen anlayışa, bu uzaklaÅŸmadan dolayı tepki göstermiÅŸtir Kürd halkı. Karşısında baÅŸka seçenek bulamayan Kürd halkı, sistemle sorunları olan ve kendisine karşı ırkçı, saldırgan bir söylem içinde yer almayan AKP'ye yönelmek durumunda kalmıştır. AKP'ye yönelmek dışında seçenek bulamayan Kürd halkını seçiminden dolayı eleÅŸtirmek yerine, halka alternatif sunamayan Kürd politik aktörlerine yüklenmek gerekiyor. PKK dışındaki Kürd muhalefetinin yakın zamana kadar varlık gösterememesini bir ölçüde anlamak mümkün. Gerek T.C gerekse Kürd egemen anlayışı Kürd muhalefetinin varlık göstermemesi için her türlü baskı ve sindirme yoluna baÅŸvurdu yakın zamana kadar. Bu durum Kürd muhalefetini sorumluluktan tamamıyla kurtarmazsa da, neden bir güç olarak ortaya çıkamadığının gerekçelerini anlamamızı saÄŸlayabilir. Güneydeki olumlu geliÅŸmeler Kuzey Kürd muhalefetinin varlık göstermesi için moral motivasyon saÄŸladığı gibi, Öcalancı anlayışın, 'tek ve alternatifsiz' olma rahatlığını da ortadan kaldırmış oldu. Bu geliÅŸme Kürd muhalefeti üstündeki baskıları da önemli ölçüde hafifletti. Buna raÄŸmen gerekli varlığı gösteremeyen Kürd muhalefetinin bundan sonra koÅŸulları bahane etmesi inandırıcı olmayacaktır. Siyasal alanın boÅŸluk kaldırmayacağı gerçeÄŸi dikkate alındığında hem AKP'nin geçici olarak doldurduÄŸu boÅŸluÄŸun hem de DTP'den yüz çevireceklerce oluÅŸacak siyasal boÅŸluÄŸun doldurulması için gerekli adımlar kısa sürede atılmalı. Bu adımı atmayan Kürd aydını yaÅŸanabilecek olumsuzluklarda önemli ölçüde pay sahibi olacak. EleÅŸtiri, hele hele dokunulmazlara/kutsallara karşı yapılan eleÅŸtiri çok anlamlı ve de etkilidir.. Belli bir dönem sadece eleÅŸtirmekle yetinilebilir. Ancak belli bir aÅŸamadan sonra eleÅŸtiriye siyasal pratikte eÅŸlik etmeli. Öcalan ve anlayışının mahkum edilmesinde cesur ve kiÅŸisel kaygı taşımayanların eleÅŸtirileri belirleyici rol oynadı. Ve bu eleÅŸtirilerden dolayı da bir çok aydın yaÅŸamından oldu ya da yaÅŸamında zorluklarla karşılaÅŸtı. Gelinen aÅŸamada Kürd muhalefeti üstündeki baskıların etkisini yitirdiÄŸini, en azından psikolojik açıdan 'korku eÅŸiÄŸi'nin aşıldığını söylemek mümkün. Kürd ulusal sorununa duyarlı insanların önünde iki seçenek var: Ya maçı trübünden izleyerek birilerinin baÅŸarısını alkışlamak, birilerinin de baÅŸarısızlığına sevinmekle yetinecekler; ya da sahaya inerek kendi gelecekleri/kaderleri üzerinde söz sahibi olacaklar. Marks'ın, bazı filozoflara yönelik eleÅŸtirisi Kürd aydınının içinde bulunduÄŸu ikileme uyarlanabilir. BilindiÄŸi gibi Marks, dünyayı yorumlamakla yetinen ve soyut felsefi kavramlar içinde çırpınan filozoflara yönelik eleÅŸtirisinde, dünyayı yorumlamanın yeterli olmadığını, aslolanın dünyayı deÄŸiÅŸtirmek olduÄŸuna dikkat çekmiÅŸti. Kürd aydını için de ÅŸunu söyleyebiliriz, 'artık eleÅŸtirmek tek başına yeterli deÄŸil, önemli olan Kürd halkının yaÅŸadığı ulusal yoksunluÄŸu deÄŸiÅŸtirmektir' Bunun için öncelikli iÅŸ, nasıl bir örgüt ve örgütlenme? hangi ilkeler doÄŸrultusunda ulusal birlik? Ulusal soruna duyarlı kesimleri bir araya getirmenin çerçevesi ne olmalı gibi sorunları kısa sürede tartışarak sonuçlandırmak gerekiyor. Bu tartışmanın saÄŸlıklı ve verimli olabilmesi için herkesin 'özgür bir birey' olarak tartışmaya katılması, geçmiÅŸin kalıplarından, grup sözcüsü psikolojisinden ve örgüt fetiÅŸizminden sıyrılması gerekiyor...