Anasayfa | Yazarlar | Berzan Botî | Rant İktidar Ve Şehit Edebiyatı

Rant İktidar Ve Şehit Edebiyatı

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image KAN İLE BESLENENLER

Devlete göre daha tecrübesiz (ya da pervasız) olan Kürd Kemalistler, öldürülen Kürd gençlerini önce hain ilan etmekte daha sonra ‘ölü affı’ çıkartarak onları “şehit” ilan edebilmektedir. İç infazla yakınının katledildiği bilinmesine rağmen, bazı insanlar yakınlarının şehit ilan edilmesi için televizyonlarda ‘tanrıya’ yalvarabilmektedir.

                                                 

İlginç aynı zamanda umut verici bir süreçten geçiyoruz...

Yüz yıllık çete devletinin ‘demokrasi, Cumhuriyet, Laiklik’ gibi kavramlarla gizlenmeye çalışılan gerçek niteliği sorgulanmaya başlandı.

 

 Aynı şekilde sistemin Kürdistan’daki ayağı da otuz yıllık bir saltanattan sonra sorgulanmaya, çatırdamaya başladı.

 

Sorgulamadaki eşzamanlılık, zaman ve uygulanma alanları farklılık gösterse de,  ikisinin de aynı anlayışla, aynı amaçla ve aynı uygulama biçimleriyle hayata geçirilmesinden kaynaklanıyor.

 

Ortak anlayışın tek kanıtı, Öcalan’ın Kemalizm savunusu değildir kuşkusuz.

 

Gerçekliğin görülmemesi için yaratılan kutsallıklar ve bu kutsallıklara atfedilen anlamların gördüğü işlev, halkı uyutmada, susturmada, pasifize etmede en önemli silahtır.

 

Halkı küçümseme, aşağılama, kendilerini halkın varlık koşulu olarak görme Kemalist elit’in en belirgin özelliğidir.

 

 En ağır koşullarda yaşayan insanlara bile ‘bizim sayemizde yaşıyorsunuz, biz olmasaydık haliniz ne olurdu’ mesajını sürekli ve sistemli bir biçimde ileten Kemalist rejim,  bir tek koşulla ve geçici süreliğine halkı insan yerine koyuyor.

 

Halk için, insan muamelesi görmenin koşulu, sistemin yarattığı kutsallıklar uğruna kendisini feda etmesidir. Halkın bir anlığına da olsa insan muamelesi gördüğü en belirgin yer cenaze törenleridir.

 

Çocuğunu kaybeden anne-babaların yaşadığı acı ne kadar büyük olursa olsun bir rütbelinin dokunuşu, teskin edici yaklaşımı ve ölenin kutsallıkları korumak adına ne kadar iyi bir şey yaptığına dair ‘Şehit-şehitlik’ sözleri ön plana çıkıyor.

 

Böyle bir ortamda bulunan Ebeveynlerin acısı dinmese de, insan yerine konmuş olmaktan kaynaklanan bir ‘var olmayı’ yaşadıkları rahatça gözlenebiliyor.

 

Kemalist rejimin kutsanmış kurumları Dehak’ı aratmayacak kadar kanla beslenmeye ihtiyaç duyarlar.

 

Kemalizm’in Kürd versiyonunu ayrıca anlatmak gerekmiyor; aynı kutsama, aynı kan ihtiyacı, aynı aşağılama ve sonrasında biraz insan yerine koyma…

 

Devlete göre daha tecrübesiz (ya da pervasız) olan Kürd Kemalistler, öldürülen Kürd gençlerini önce hain ilan etmekte daha sonra ‘ölü affı’ çıkartarak onları “şehit” ilan edebilmektedir.

 

İç infazla yakınının katledildiği bilinmesine rağmen, bazı insanlar yakınlarının şehit ilan edilmesi için televizyonlarda ‘tanrıya’ yalvarabilmektedir.

 

Sadece belirsiz olaylarda değil, en somut olayda bile insanlar ölülerine sahip çıkamıyorlar ve katledenlerden hesap sormaya kalkışmıyorlar. Yaratılan ‘kutsallık’ o kadar etkili bir uyuşturucu ki, çocuk ve kardeş sevgisini bile unutturabiliyor. Bu durumu açıklamaya, toplumsal yanılsama veya akıl tutulması gibi tanımlamalar da yetersiz kalıyor. Sadece korku veya var olma isteği ile de açıklanamaz.

 

Sessiz kalanların farklı konumları sessizlik nedenlerini de çoğaltıyor;

Kimi korktuğu için konuşmuyor;

kimi toplumda saygın bir yer edinmek için.

Kimi çirkinliğe bulaştığından konuşmuyor;

Kimi de rant elde etmek için.

Hepsinin ortak yanı, ‘şehit edebiyatı’ yaparak gençlerin kanından yararlanmaktır.

Anne - babalarıın bile Dehak'laşabildiği korkunç bir dönemden geçiyoruz. Bu dönemin kapanacağına dair belirtiller umut vericidir; buna katkı yaptığımız oranda insanlıktan pay alabiliriz ancak.

 

 Öbür dünya olsaydı, katledilenler, kanlarıyla beslenenlerden (başta sessiz kalan yakınları olmak üzere) hesap sorardı.

 

Gerçek dünyada ise, uyuşturulamayan yeni gençler bu vahşetin takipçisi olacaklardır.

Hem ölen insanlara saygının gereği hem de bu kabustan kurtulmak için biraz cesaret biraz da insanlık gerekiyor herkese….

 

berzanboti@hotmail.com

   

Yorumlar (4 gönderildi):

munzur mahmutoglu .. 06 Sep, 2008 11:05:47
avatar
Sevgili Berzan BOTI!Sanirim "sehit!kavrami dinsel bir tanim.Hatirlarsan 12-eylul oncesi bu tanim yoktu.Tabi her t.oplum kendi mesrebine denk kavramlar ve ritueler olusturur.Toplumun genel degerlerine saygiliyiz.Ancak bunu politik kaprislerine alet edip dejenere edenlere karsi cikmak zorundayiz.Halkimiz buyuk fdakarliklar yapti.Ama gel gelelim "AVDO"ve suclular koalisyonu herseyin icini bosaltarak kendi kisisel kaprislerine alet ederek butun degerleri hoyratca kullanip kirlttiler.Kurdistan devrimini engell3mek icin butun yol ve yontemlere basvurdular.PKK"yi ikiye ayirmak gerekir;Ankara pkk ile Diyarbekir PKK sini ayird etmeliyiz.Yoksa saplan samani ayrismakda zorlaniriz.Bizim bugun sahip ciktigimiz Diyarbekir PKK sidir.Yoksa "AVDO"ve ergeneon ekibinin pkk si kendi halkina karsi orgutlendigini her sagduyu murekkep yalamis namuslu kurt bilir.Tarihin bizi hakli kilacagina olan inancim tamdir.Bugun anlasilmiyorsaki cogunluk tarafindan bunun cesitli nedenleri var.Hakikatlar gercekler zor ve gec anlasilir.Varsin dumua ugramis coguluklar kendi cellatlarina asiknolmayi surdursun,bi inatlan dervis sabriyla hzakikat arciligini bir avucda olsak israrimizi deliligimizi surdurecegiz.Selam ,sevgi,saygilar..
Amed Geneve .. 07 Sep, 2008 02:15:49
avatar
Sayin Boti;

Bu "sehit!" edebiyati herhalde sadece Kürt'lerin veya Türk'lerin bir edebiyati olmasa gerek,mesala Viyetnam'a gittim,ve gördüm,her tarafta sehit isimleri,anitlari vs.ilen karsilasmak mümkün,yine "sehit!" kelimesinin bir çok dilde anlami mevcut!olduguna göre,bizde anlamsizlastirmana hiç bir anlam veremedim!,Peki;Melle,Mustafa Barzani'ye Seyh Saide,Seyit Riza'ya,Agit'e,Mazlum Dogan'a ve daha bir çok milleti ve topraklari için can vermis canlara sehit demeyelimmi? "bir edebiyat kurbanlari" mi diyelim!.Veya sizler açisindan "sehit" ligin anlami ne?.inanki merak ettim?¨.
Hüseyin .. 07 Sep, 2008 03:21:54
avatar
Sayın Ahmet Geneve
Berzan Boti'nin yazısını bir daha okumanızı öneriyorum.
Selamlar ve sevgilerimle
Berzan Botî .. 07 Sep, 2008 08:12:38
avatar
Sayın Amed Geneve, Yazıda şehitlik kavramı sorgulanmamış, mehkum edilmeye çalışılmamış; etimolojisi, gerçek ve yan anlamı, kökeni ve sonrasında uğradığı değişimler üzerinde durulmamış.

Dikkat ettiyseniz Şehit hep " " içinde verilmeye çalışılmış. Yazıda anlatılmak istenen, iktidarların (diğer kavramlarda olduğu gibi) bu kavramda da pragmatist yaklaşımı gereği değişik anlamlar yüklemeye çelıştığı, halkı uyutmak için bir araç olarak kullandığı, kutsallıklar yaratıp (ordu gibi, soyut vatan, devlet kavramları gibi, şehitlik gibi...) insanların bu kutsallıklar uğruna ölüme nasıl gönderildiği üzerinde durulmaya çalışılmış.

Sanırım yanlış anlamışsınız.
Sizden sonra yorum yapan Hüseyin Arkadaşımızın (duyarlılığından kaynaklı uyarısı için Hüseyin arkadaşımıza teşekkür ederim.)önerisini tekrarlamak durumundayım: Mümkünse bir daha yazıyı okuyun!. Eleştirilerinize ve konuyu tartışmaya açmanıza gerekçe olarak gösterdikleriniz yazıda işlenmemiştir. Bu nedenle yanlış bir anlama üzerine kurgulanmış sorularınıza cevap vermem çok anlamlı olmaz. Dahası sağlıklı bir tartışma ortamına katkı sağlamaz. Teşekkürler...

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin