Susmak Erdem Değil Artık, İhanetin Akrabasıdır.
Sistemin bile artık gizlemekte aciz kaldığı kirli ilişkileri görmemek körlüktür; görüp dillendirmemek/susmak en basitinden korkaklıktır; bu korkuyu aşamadıkları için susanların yeniden/tekrar siyaset sahnesinde görünme çabaları yüzsüzlüktür. Doğruyu dile getirmenin “ihanet” olarak algılandığı dönemlerde ‘ihanetçi’ damgasını göze alamamak/susmak gerçek ihanettir.
Susmanın erdem olduğu yerler ve zamanlar vardır…
Sorguda/işkencede susmak, susarak arkadaşlarını/değerlerini korumak erdemlerin başında gelir belki de.
Kişisel hiçbir kaygı duymadan, sadece doğru olduğuna inanılan bir amaç için susmak; susmanın/konuşmamanın acı çekmek olduğunu bilerek susmak; konuşmaktansa ölümü göze alıp susmak, erdemli bir davranış olduğu gibi irade ve dayanıklılığın da göstergesidir.
Yaranmanın revaçta olduğu dönemlerde susmak, kişilikli oluşun ve sürüden ayrılışın göstergesidir.
Tanrıları kutsama törenlerinde susmak, kulluğa razı olmamanın göstergesidir.
Söylenenlerin üstüne yeni bir şeyler katma olanağı olmayan ortamlarda susmak, kendini bilmenin göstergesidir.
“Söz gümüşse sükut altındır” sözü, en çok bu ve benzeri durumlar için geçerlidir kuşkusuz.
İnsanın susmayacağı, susmaması gerektiği yer ve zamanlar da vardır.
Baskının/şiddetin yasalar güvencesinde uygulandığı ülkelerde sisteme karşı mücadele etmemek/kayıtsız kalmak/susmak kişiliksizlik ve korkaklıktır.
Ismarlama ve işbirlikçi ‘önder ve rehber’ lerin maskesini düşürmek için çaba sarf etmemek/susmak, korkaklık, cehalet veya çıkarcılıktır.
Fethullah Gülen ve benzerlerini Kürd halkına çözüm adresi olarak sunmak ve onların ‘Türk-İslam’ sentezciliğini teşhir etmemek/susmak, inancı istismar ederek halkı kandırmaktır.
Gülen ve benzerlerinin ‘Türkçü’ yanını bahane edip, kürdlük adına, Hizbullah’ın yakın zamanda uyguladığı vahşeti örtbas etmeye çalışmak/teşhir etmemek/susmak, Ortaçağ karanlığına davetiye çıkarmaktır.
Sisteme yaranmak adına ‘laikliğin güvencesi biziz, Kürd haması yaratılmaya çalışılıyor’ gibi söylemlerle, yeni bir iç çatışma zemini hazırlayanların işbirlikçi/ihanetçi kimliklerini teşhir etmemek/susmak, ırkçı/Kemalist sisteme hizmet etmektir.
Sistemin bile artık gizlemekte aciz kaldığı kirli ilişkileri görmemek körlüktür; görüp dillendirmemek/susmak en basitinden korkaklıktır; bu korkuyu aşamadıkları için susanların yeniden/tekrar siyaset sahnesinde görünme çabaları yüzsüzlüktür.
Doğruyu dile getirmenin “ihanet” olarak algılandığı dönemlerde ‘ihanetçi’ damgasını göze alamamak/susmak gerçek ihanettir.
Sistemin piyasaya sürdüğü ya da sistemin politikalarına uygun pratik sergileyenler bir birlerinin alternatifi değillerdir; aynı amaca hizmet eden ve bütünü oluşturan farklı parçalardır. Devlet kullanım süresi dolanları devre dışı bırakırken kendisi yeni bir seçenek de sunuyor. Sistemin sunduğu seçeneklerden birinin daha kötü/çirkin olması bir diğerinin meşruiyet nedeni olmamalıdır.
Yapılması gereken şey, sunulan seçeneklerden birini meşrulaştırmak değil, kendi seçeneğimizi yaratmak/dayatmaktır.
İster Ergenekon densin isterse de başka bir şey, devletin gizli, faşist yapılanmaları olduğu ve bunların artık deşifre olmaya başladığı bir gerçek. Gerçek olan başka bir şey de, Öcalan’ın bu yapılanmalar adına hareket ettiğidir.
Bu ilişkiyi göremeyecek kadar yanılsama dünyasında yaşayan ve ortalama bilinçten yoksun olanlara söyleyecek fazla bir şey yok. Çünkü görememek, düşünememek suç değil, ama bu tür insanlar ‘yol gösterici’ rolüne soyunurlarsa (siyaset sahnesi bunlarla doludur ne yazık ki) onlara, ‘dur’ dememek/susmak, cahil cesaretinin pervasızlaşmasına katkı sunmaktır.
İhanet ilişkisini görüp sessiz kalanların bir kısmını anlamak mümkündür:
İnsani bir duygu olan korkudan dolayı susanları anlamak mümkündür.
Hayal kırıklığı yaşayıp inzivaya çekildiği için susanları anlamak mümkündür.
Özgür Kürdistan amacıyla yıllarca mücadele ettikten sonra Kemalizm’e hizmet ettiğini gören insanların yaşama küsmesini/susmasını anlamak mümkündür.
Politikadan uzaklaşıp bireysel kaygılarını öncelik olarak belirleyenlerin susmasını anlamak mümkündür…
Anlaşılmayan ise, yıllarca PKK’nin üst düzeyinde görev yapmış, Kürd halkına karşı işlenen birçok suçta karar merciinde yer almış bazı insanların durumudur.
Bunlar geçmişle hesaplaşmadan, Öcalan’ın tutumunu gerekçe gösterip PKK’den ayrıldılar. Şayet PKK bir ihanet projesi ise, (ki öyle olduğu inkar edilemez artık) yıllarca bu projenin içinde/üst kademelerinde görev alanlar hem kendileriyle hesaplaşmak hem de halka hesap vermek gibi bir sorumluluğa sahip olmazlar mı?
Bu sorumluluğun gereği olarak, kendi paylarına düşeni üstlenerek tüm çirkin ilişkileri ortaya dökmeleri gerekmez miydi (ki bunu yapanlar oldu ve ihanetin görülmesine de sanıldığından fazla katkı sundular - Ş. Gülmüş, S. Çürükkaya gibi)
Geçmişe dair ketum davranan bu kesim, hiçbir şey olmamış gibi yeni isimlerle örgüt kurarak halkın özgürleşmesi için öncülüğe (!) soyunabiliyorlar.
Yaşanan bunca tahribatta söz sahibi olanlar samimi bir özeleştiri yapmadan, Öcalan ve çevresine karşı gerekli tavrı sergilemeden, tanık oldukları ve içinde yer aldıkları çirkinlikleri söylemeden/mahkûm etmeden inandırıcı olabilirler mi?
Susmak ile konuşmak arasında (belirsiz, anlaşılmaz mırıldanmalar denilebilir ancak) bir yerlerde durmaya çalışan bu kesimi ‘bilinçli susanlar’ olarak tanımlamak gerekiyor.
Ya iddiasız olup susacaklar ya da gerçek anlamda konuşacaklar artık.
Hiçbir zaman (siyaset sahnesinde olup gerçekliği görenler açısından) susmak ile ihanet bu kadar yakın olmamıştı birbirine.
Susmak ile ihanetin özdeşleşmesine ramak kala ya gerçek anlamda konuşsunlar ya da halk adına siyaset yapma iddiasında bulunmasınlar….
30 Temmuz 08



Yorumlar (6 gönderildi):
gerçekler gün yüzüne çıkıyor
kürtlerin 30yılını yiyen ikide bir görüş degitire ve onun muritlerine isyanım var hesap verecekler
susmayalım konuşalım
özgür kürdistan yolunda
Bu yüzden bundan sonra susmayi tercih ediyorum. Gözüm görmesin, kulagim duymasin, bilmeyeyim daha iyidir. Ben görevimi yaptim ve vicdanim rahattir. Bütün yazilarim, ara$tirmalarim, önerilerim, dü$üncelerim Kürt milleti icindir, Kürt halki icindir, Kürt örgütleri ve Kürt siyasetcileri icindir. Kürt fedaileri icindir. Isteyen bunlari alip Kürt ulusal cikarlari dogrultusunda kullanabilir.
Nedense bizimkiler degilde dü$man diye tabir ettigimiz gücler bizden faydalanmi$tir. Bu da beni oldukca rahatsiz etmektedir. Dolayisiyla susmak daha iyidir benim acimdan.
Kisa kesiyorum, PKKye bir cizgi önerdim, isterlerse onu uygulayabilirler. Bu ayni zamanda öz PKK cizgisidir. Ama bu cizgiye sahip cikmazlarsa yarin öbür gün bu cizgiyi kar$ilarinda bulabilirler. Bunu da son olarak burda bildirmeyi görev biliyorum.
Tüm arkada$lara, okurlara ve yazarlara selam ve saygilar sunarim
Ibrahim Serhat
Yorum yaz