Anasayfa | Biz Kimiz?
toplam: 29 | gösteriliyor: 1 - 29

Biz Kimiz?

image

Referandum: Maskeler Düşmeye Devam Ediyor!..

Bu sonuç ve alınan tutumlar anlaşılırdır. Anlaşılır olmayan ise, en yoksul kesim içinde yer alan ve en büyük baskıyı gören Kürdlerin de değişime karşı zenginlerin/statükonun yanında yer alması için PKK/BDP’nin gösterdiği olağanüstü çabadır. PKK’nin Referanduma ilişkin aldığı tavrın; ne ekonomik, ne siyasal, ne de ulusal açıdan Kürdler adına anlaşılır bir tarafı yoktur.
devamı

Evet mi, Hayır mı?

image
Anayasa değişiklikleri sırasında yaşanan tartışmalar, direkt-dolaylı ittifaklar o kadar açıktı ki hiçbir yoruma gerek bırakmadı. Kemalist kurumların/statükonun korunması için her şeyini ortaya koyan CHP, MHP, DSP’den oluşan ırkçı/Kemalist ittifak ve onların yanında yer almakta sakınca görmeyen Kürd Kemalist BDP/PKK....
devamı

23 Nisan Çocuğundan “Ahlak” Dersi!!!

image
Yanılsama bitti!!! Sen ve senin gibi 23 Nisan çocukları artık gerçeklikle yüzleşmek zorundalar. Ne sizin ne de sizi piyasaya süren ve konuşturanların hükmü kalmadı artık. Ne tehditleriniz ne de şantajlarınız bir işe yaramıyor ve emin olun yakın zamanda korkutacak insan bulamayacaksınız artık. Sizi kullandılar, kandırdılar ve oyun oynadılar. Hepsi bir şakaydı; başkanlığınız, hükmetmeniz, Kürdlüğünüz, demokratlığınız, yiğitliğiniz… ...
devamı

PKK'nin "Eylemsizlik" Kararı Ve Yapılması Gerekenler...

image
1-PKK’nin, Öcalan’ın kişisel pazarlık gücünü arttırmak için sürdürdüğü ve dönem dönem taktiksel olarak ara verdiği silahlı mücadeleden tamamen vazgeçmesi… 2-Gerillanın rencide edilmesine ve Devletin “zafer” ilan etmesine izin vermemek için, Türkiye veya Birleşmiş Milletler yerine Silahların Kürdistan Hükümetine teslim edilmesi… 3-Kürdistan Hükümetinin Silah bırakan gerillalara güvence vermesi ve gelecek kaygısı taşımalarının önüne geçmesi… ...
devamı

PKK'ye "Yeter Artık" Dememek Düşkünlüktür..

image
Nasname: “Kim yaptıysa kınıyoruz” gibi belirsizlik ve korkaklık içeren açıklamalar, PKK’ye bundan sonra da Yurtseverleri Katletme cesareti vermek dışında bir işe yaramayacaktır. Gelinen aşamada, on binlerce ölümden sorumlu olan PKK’nin geçmiş suçlarına sessiz kalarak ortak olanlar, bundan sonra ses vererek bu suç ortaklığından kurtulabilirler ancak......
devamı

Beşikçi İle Kürdistan’nın Birlikte Yargılanması Ve Ulusal-Demokratik Cephenin İlk Adımı!

image
PKK, Kürdlerin devletleşmesi hakkına çok net olarak karşı dururken aynı zamanda bilime, insanlığa ve doğal olana da karşı duruyor. Böyle bir anlayışa insani bir anlam yüklemek insanlığa ve değerlere hakarettir. PKK’nin duruşu ile Beşikçi’yi yargılayan anlayış arasında hiçbir fark yoktur. Bir fark yaratmak için çırpınmak, somut gerçekliği görmemekte ısrar etmek ve kendisiyle birlikte kitleleri de kandırmaktır. Herkes olması gereken yerdedir ve bilinmeyen, görülmeyen bir şey kalmamış artık. Bu nedenle herkesin bulunduğu yeri açıkça söylemek insan olmanın, dürüst olmanın ve cesur olmanın zorunlu sonucudur....
devamı

“Demokratik Özerklik”, Yanılsama Ve Gerçeklik

image
İnsanlık tarihinin gördüğü en ırkçı, en faşizan içeriğe sahip olan ve Kemalist Sistemin özeti olan “Milli Marş”tan rahatsız olmayan, katliam ve soykırımlardan rengini alan “bayrak”a saygı duyan bir anlayıştan; kim/nasıl ulusal duyarlılıktan söz edebilir?...
devamı

PKK’den Kürdistan Halkına Çirkin Tehdit!

image
PKK ve Öcalan, Halka karşı işledikleri insanlık suçlarından dolayı mutlaka yargılanacaklar ve tarih önünde mahkum olacaklardır. Bunun bilincinde olan PKK çırpınıyor; çırpındıkça da zavallılığını, çirkinliğini, ihanetini ve Kürd/Kürdistan düşmanlığını daha da belirginleştiriyor…...
devamı

Kürd/Kürdistan Ve Kırmızı Çizgilerimiz

image
Özgür Bireyler Topluluğu olarak diyoruz ki; ismimizi, (KÜRD) ülkemizin ismini (KÜRDİSTAN) ve Güney’deki kurumumuzun (KÜRDİSTAN BÖLGE YÖNETİMİ, ya da FEDERAL KÜRDİSTAN) ismini doğru telaffuz etme cesareti/samimiyeti göstermeyen hiç kimse bizim gerçek dostumuz değildir, olamaz da......
devamı

Çağrı...

image
Özgür Bireyler Topluluğu olarak, devlet ve devletin güdümündeki Öcalan'ın partisi olan PKK'nin başvurduğu şiddet eylemlerini kınıyoruz. Bu çirkin, danışıklı savaştan nemalanmayan ve rahatsız olan herkesi "Çirkin Savaşa Hayır", "Şiddete Hayır", "Demokratik Diyalog ve Barış için, dayanışma"ya çağırıyoruz. ...
devamı

Savaşa Hayır!

image
Kirli bir savaşın yeniden tırmandırıldığı Kürdistan'da, yeni tahribatların, yeni Faili meçhullerin(!) ve yeni katliamların baş göstereceği, bu oyunu teşhir etmeyi ve bu oyuna karşı tavır almayı İnsani/Kürdistan’i bir sorumluluk olarak görüyoruz. AKP'nin "Yeni Osmanlıcılık" hevesiyle yerel/bölgesel gerici güçlerle geliştirmeye çalıştığı ve halkımızın geleceğini tehdit eden ittifak arayışlarına en sert tepkiyi verirken, içerde Kemalist rejimin ekmeğine yağ sürecek bir duruş sergilemekten de özenle kaçınmak gerektiğine inanıyoruz....
devamı

İnkârcılar; inkârdan vazgeçmek zorunda kalıyorsa…

image
Yüzyıllık bir gecikmeyle de olsa tarihsel akış Kürdlerin özgürleştiğine-özgürleşeceğine işaret ediyor. Bu işaretin ortaya çıkmasında genel olarak Güney Kürdistan politik çevrelerinin özel olarak da Mesut Barzani’nin sürece yaptığı olumlu katkının rolü yadsınamaz....
devamı

Ortadoğu Kaynarken Kürdler Yine İkilem Yaşıyor!

image
Ortadoğu yeniden şekillenirken, sömürgeci devletlerden her hangi biriyle veya Türkiye’deki Türk-İslamcı ve Kemalist kesimlerden biriyle yapacakları her ittifak, onları yeniden felakete sürükleyecektir. ...
devamı

Yine Neler Oluyor?

Ahmet Türk’e yapılan çirkin saldırının arkasında Kemalist-Militarist çetelerin olduğu açıktır. Enerji Bakanına da aynı çetelerin saldırdığı ve bu çetelerin amacı da bellidir. Bütün bu bilinenlere rağmen PKK neden Samsun ve Mardin’de silahlı eylemler yaptı? “Derin” Devletin istediği tam da bu değil miydi? Bu konu üzerinde durmak, ayrıntılı bir şekilde düşünmek ve doğruları Kürdistan halkıyla paylaşmak, yurtseverlik-demokratlık iddiası olan herkesin sorumluluğudur. ...
devamı

Soykırımcıları Lanetliyoruz!

İttihat-Terraki'nin devamı olan Kemalist cumhuriyet, soykırım kültürünü de olduğu gibi devralmıştır. “tek bayrak, tek millet, tek devlet, tek inanç” anlayışı, soykırımın düşünsel zeminini hazırlamıştır ve bu anlayış hala Türkiye’de egemendir. Bu anlayış yıkılmadığı sürece yeni katliamların, soykırımların bir daha yaşanmamasının garantisi olamaz. ...
devamı

Kürdler, Demokratlar ve Utangaç Kemalistler

PKK’ye yönelik eleştiri yapanlar geçmişte “ihanet” ile suçlanırdı. Bu dönemde ise, “AKP’li, Fethulahçı, Amerikancı” suçlaması önplana çıktı. Bu yapay tutumun Kürdlükle harmanlanarak topluma sunulması, özünde; Kürd halkının ulusal demokratik hakları için yola çıktıklarını iddia edenlerin, Türk Kemalistleriyle aynılaştıklarını ifade eder. “Kemalistlere kıyasla AKP daha ılımlıdır, Kürdlerin gerçek düşmanı Kemalistlerdir” gibi bir değerlendirme yapan herkesin anında olmadıkları bir şey ile ve aynı güçler tarafından suçlanmaları bundan dolayıdır. ...
devamı

Mağdur Edenler Mağdur Olursa!..

Bilindiği gibi Öcalan’da, gencecik insanları zevkle ölüme gönderirken ve cezaevlerinde çürümelerinden zerre kadar rahatsız olmazken, kaşıntıları, verilen karpuz diliminin küçüklüğü ve penceresinin darlığı gibi nedenlerden dolayı büyük bir mağduriyet (!) içinde hayatını sürdürüyor. Öcalan’ın bu “mağdur” halinden etkilenen gençler de sokaklara dökülebiliyor ve kendilerini panzerlerin önüne atarak feda edebiliyorlar......
devamı

Kamuoyuna

Alışılagelmiş bir tarzda, “gidenin yeri doldurulur” gibi bir basitliğe kaçmayacağız ve “kimse kimsenin yerini doldurmaz, herkes kendisi olduğu için değerlidir” anlayışından hareketle ayrılan arkadaşların bizim için çok önemli bir kan kaybı olduğunu özellikle belirtmek istiyoruz....
devamı

Şükrü Gülmüş’le yollarımız ayrıldı!

Özgür Bireyler Topluluğu olarak son dört yılda giriştiğimiz kurumsallaşma çabasında, düşünsel çeşitliliğin daha özgür dışavurumunu sağlamak için mümkün olduğunca kurallardan sıyrılmaya çalıştık. Bu nedenle kurallardan ziyade çok temel ve esnek ilkelerle yetindik. Tüm yazar arkadaşların onayından geçen bu temel ilkelerden amaç; halkımızın Ulusal-Demokratik Mücadelesi’ne öncelik tanımak ve iç işleyişimizde demokrasinin evrensel kurallarını-değerlerini referans almaktı. ...
devamı

Umarız BDP Mahmut Esat Bozkurt’u onaylamaz!

Hiçbir değişiklik mevcut durumdan daha kötü olamaz ve hiçbir gerekçe bu faşist kurumların devamına katkı sağlamayı haklı gösteremez. BDP, İmralı veya başka karanlık odakların direktifleriyle hareket edip, Kemalist kurumların devamına katkı sunmak ile halkın beklentileri doğrultusunda Kemalist kurumların saltanatına son verecek değişimlerin önünü açmak gibi bir tercihle karşı karşıyadır. Birincisi, Mahmut Esat Bozkurt’u onaylamaktır, İkincisi ise,özgürlüğe giden yolda kapı aralamaktır. Umarız BDP ikincisini seçer... ...
devamı

PKK; “Birlik zamanıdır” derken, ne demek istiyor?

PKK sözcülerinin sıklıkla dile getirdiği “birlik zamanıdır”, “birlikten yana olmayanlar devlete hizmet eder” gibi söylemleri, özünde; “kayıtsız şartsız politikalarımızı onaylayın, Öcalan’ı sorgulamadan itaat edin ve onun sunduğu kurtuluş reçeteleri (!) dışında düşünce üretmeyin” anlamındadır....
devamı

NASNAME YAYIN KURULUNDAN

Özgür Bireyler Topluluğu olarak; yönetme-yönetilme ilişkisinin olmadığı, kimsenin kimseye bağımlı olmadığı ve birilerinin başkalarını peşinden sürükleme hevesine prim verilmeyip, herkesin özgünlüğünü koruyarak, birlikte, ortak bir amaç için yan yana yürüdüğü bir anlayışı bu platformda yerleştirmeye çalıştık. ...
devamı

Helebçe Soykırımdır!

Doğru tanımlanmayan bir suçun sorumluları, hakettikleri cezaya hiçbir zaman gerektiği gibi çarptırılamazlar. Hakeza, cezalandırılıp mahkûm edilmeyen suçlar da her an tekrarlanma riski taşırlar. Bu nedenle suçları, özellikle de insanlığa karşı işlenen suçları doğru tanımlayarak mahkûm etmek, hem söz konusu suçlara hedef olanların vicdan rahatlığı ve hem de bu suçların bir daha tekrarlanmaması açısından, çok önemlidir....
devamı

Taraf olmak ya da taraftar olmak…

Değişimin tarafı olmamız, bizi AKP taraftarı yapmadığı gibi; BDP’nin statükoculardan uzaklaşmasını destekliyor olmamız da, BDP’nin politikalarını mutlak surette onayladığımız veya BDP’ye taraftar olduğumuz anlamına gelmez. Aynı şekilde TARAF gazetesinin değişimden yana tutumunu alkışlarken, Kürd siyaseti konusunda, bizce objektif olmayan yaklaşımlarını ve olası eksikliklerini de eleştirmemiz, en doğal hakkımızdır....
devamı

Demokrasi; uzlaşmak mı, çarpışmak mı?

Türkiye’de sıkça kullanılan “Demokrasi bir uzlaşma rejimidir” söylemi de genel bir doğruyu dile getirmesine karşın, Türkiye’nin somut koşullarıyla bağlantılı olarak ele alındığında, geçerliliğini kaybediyor ve statükoyu koruma kaygısı taşıyanların medet umduğu bir söylem görevi görüyor. ...
devamı

Sözün bittiği ve Maskelerin düştüğü noktadayız!

Militaristliği defalarca tescil edilmiş olan bu insanlar-kurumlar, bir yandan, statüsü hem Irak Anayasası ve hem de dünya kamuoyunca onaylanmış bulunan Güney Kürdistan’daki Federe Devletine ver yansın ederken, öte yandan da PKK’yi eleştirmemizden neden rahatsız olmaktadırlar? Kemalist kurumların bizi etiketlendirme ve engelleme çabaları, ne halkımızın Ulusal Demokratik Haklarının kazanılmasına verdiğimiz önceliği, ne demokratik iç işleyişimize, ne de çok sesli, farklı görüşlü düşünsel zenginliğimizi ortadan kaldırmaya yetmeyecektir....
devamı

NASNAME TÜZÜK :

1- Nasname Karar Organı; Koordinatör, Türkçe Editör, Kürdçe Editör ve Yorumlar Editöründen oluşan Yayın Kurulu'dur.2- ...
devamı

NASNAME YAYIN İLKELERİ:

1- Nasname, insani olan Evrensel Basın Meslek İlkelerini uygular. 2- Yayın merkezine İNSANI ve İNSANIN DOĞUMLA ...
devamı

NASNAME VE ÖZGÜR BİREYİN TARİHSEL MİSYONU

Geçmişi Antik Yunan'a dayanan ve Ortaçağın en önemli tartışma konusu olan genel kavramlara (Tümeller Sorunu) yüklediğimiz anlam, düşünsel gelişmişliğimizin en belirgin göstergesidir. Tartışmanın tarafları ve savundukları düşüncelere bakıldığında, gelişmişliğimizin, ortaçağı aşmışlığımızın sadece biçimsel olduğu, düşünsel anlamda pek de ileri olmadığımızı rahatlıkla görebiliriz....
devamı