PKK’den Kürdistan Halkına Çirkin Tehdit!
PKK ve Öcalan, Halka karşı işledikleri insanlık suçlarından dolayı mutlaka yargılanacaklar ve tarih önünde mahkum olacaklardır. Bunun bilincinde olan PKK çırpınıyor; çırpındıkça da zavallılığını, çirkinliğini, ihanetini ve Kürd/Kürdistan düşmanlığını daha da belirginleştiriyor…
Her gün isim değiştiren ama bir türlü halka zarar vermeye ve karanlık güçlere hizmet etmeye programlanmış düşüncelerini değiştirmeyen PKK, KCK adıyla yayınladığı açıklamada Kürdleri yine tehdit etti.
Şimdiye kadar devletin öldürdüğünden kat be kat fazla Kürd öldüren PKK, anlaşılan hala kana duymamış; Dehak’ı yaşatmak ve sömürgecilere yaptığı hizmetin gereği olarak hala kan istiyor. Sıkıştığında “birlik” ve “demokrasi” çağrısı yapan PKK, farklı bir ses çıktığında gerçek yüzünü gösteriyor ve halkı etkileyebildiği tek yönteme; şiddete başvuruyor.“KCK Yüksek Adalet Divanı” adıyla yapılan açıklamadan bir Bölüm:
“ Kölelik koşullarından daha kötü koşullardaki Kürt halkını dünyanın en gelişkin demokrasi güçlerinden bir tanesi durumuna getiren Önder Abdullah Öcalan'dır”
Halkı korkutan, öldüren, tehdit eden ve aykırı bir ses çıkarmasına bile tahammül etmeyen PKK ve onun karanlık lideri, nasıl oluyor da Kürdleri “dünyanın en gelişkin demokrasi güçlerinden bir tanesi” haline getirebiliyor? KCK’nin 8 Maddelik “hak ve görevler” başlığıyla yayınladığı tehditler:
Türk devleti ve AKP hükümetinin Kürdistan'daki kültürel asimilasyon ve zulüm politikalarına karşı demokrasiye duyarlı güçlerin hak, görev ve yaptırımları:
1-Şiddette sınır tanımayan politika ve devletin uygulamalarına karşı, Kürtlerin bütün alanlarda kendilerini savunma hakları doğmuştur. Bunun için Kürtler başlattıkları direnişlerini yükselterek sürdürmelidirler. KCK Toplumsal Adalet Bildirgesi, suça karşı yaptırımlar bölümünde de belirtildiği gibi protesto eylemlerinden öz savunma eylemlerine kadar geniş bir yelpazede direnişlerini geliştirmeliler. Bunun için örgütlülüklerini derinleştirip, yaygınlaştırmalıdırlar.
2-Devlet, Kürtlerin iradelerini tanımadığı ve Kürtlerle anlaşmaya yanaşmadığı için Kürtler kendi iradeleriyle kendilerini yönetmek durumunda kalmışlardır. Bunun için Kürtler, demokratik özerklik temelinde, örgütlü yapıları etrafında kenetlenerek, kendi öz yönetimlerini oluşturmalıdırlar.
3-Kültürel soykırım eşliğinde Kürtler üzerinde geliştirilen yargısız infazlar, faili meçhul cinayetler ve operasyonlara karşı Kürtlerin meşru savunma hakları doğmuştur. Bu anlamda HPG'nin aktif savunma durumuna geçmesi, Kürtlerin varlıklarını koruyabilmesi için zorunlu, haklı ve yerinde bir tavırdır.
4-Kürdistan'da yürütülen bu politikalarda Türk devleti ve AKP ile işbirliği yapanlar, ihanet suçunu işliyorlar. Bir halkın varlığını kendi bireysel ve ailesel çıkarları uğruna yok etmeye çalışmak büyük insanlık suçudur. Farkında olmadan, kandırılarak Kürdistan'da uygulanan bu politikalara alet olanlar derhal öz eleştirilerini verip, kendilerini bu politikadan geri çekmelidirler. Kürdistan'da toplum kırım politikaları bu kadar açık bir şekilde uygulanırken, kendini AKP'nin ve Türk devletinin özel savaş politikalarına aktif yatıranları, meşru savunma çizgisi temelinde yaptırımlara tabi tutmak HPG'nin görevidir.
5-Türk devleti ve AKP ile işbirliğine girip özel savaş politikalarına alet olanlara karşı Kürtlerin toplum olarak da yaptırımlarda bulunma hak ve görevleri vardır. Kürtlerin bu tür kişi ve ya gruplara karşı sosyal, ekonomik ilişkileri kesmeden, toplumsal yapıdan tümden dıştalamaya kadar; caydırıcı demokratik etkili yöntemleri uygulamadan, öz savunma hakkını kullanmaya kadar, yaptırım ve tavırları olmalıdır.
6-HPG'nin meşru savunma çizgisini aşan hiçbir eylemi ve uygulaması KCK'ye ait olmayacak; meşru görülmeyecektir.
7-Başta BM ve AB olmak üzere demokrasiye duyarlı tüm uluslar arası güçlerin, Kürtler üzerinde uyguladıkları bu politikalardan dolayı Türk devletine baskı uygulama sorumlulukları vardır. Bu güçler siyasi baskı, ekonomik ve askeri ambargo uygulamalarıyla Türk devletini demokratik bir çözüme zorlamalıdırlar. Aksini yaparak, Türk Devletiyle işbirliğine girmeleri bu güçlerin kendilerini inkarı anlamına gelir.
8-İnsan hakları kuruluşlarının, sivil toplum örgütlerinin ve demokrasiye duyarlı tüm toplumsal kesimlerin, Kürtler üzerinde sürdürülen bu adaletsizlik giderilinceye kadar teşhir, protesto ve gerçekleri kamuoyuna açıklama temelinde Türk devleti üzerinde baskı oluşturma sorumlulukları vardır.
Bu “Hak ve görevler” Kürdlere şunu dayatıyor:
Köleliği kabul edeceksiniz.
Yaptığımız hiçbir şeye itiraz etmeyeceksiniz.
Devletle /Ergenekon ile işbirliğimizi dillendirmeyeceksiniz.
Hastalıklı ve devlet politikalarının piyonu olan Öcalan’ı kutsayacaksınız.
Verdiğimiz emirler dışında hareket etmeyeceksiniz ve iradenizi bize teslim edeceksiniz.
Kürdistan’daki dinamikleri tahrip etmeye devam edeceğiz ve Kemalizm’i/Apoculuğu egemen kılıncaya kadar mücadelemiz devam edecek….
PKK’nin referandum sürecinde aldığı “boykot” kararına karşın, kendisi dışındaki tüm Kürd politik oluşumları ve bireyleri kerhen de olsa “evet” kararı aldılar. Tek güç ve tek belirleyen olma durumunu/saltanatını kaybeden PKK korkuyor. Çünkü alternatifler ortaya çıkıyor, çıktıkça da PKK’nin ihaneti daha çok deşifre oluyor.
PKK ve Öcalan, Halka karşı işledikleri insanlık suçlarından dolayı mutlaka yargılanacaklar ve tarih önünde mahkum olacaklardır. Bunun bilincinde olan PKK çırpınıyor; çırpındıkça da zavallılığını, çirkinliğini, ihanetini ve Kürd/Kürdistan düşmanlığını daha da belirginleştiriyor…
Bu çirkin tehdidi yapanlara soruyoruz?
Siz değil misiniz Kemalizm’i savunan?
Siz değil misiniz “Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünü tartıştırmayan?
Siz değil misiniz Güney Kürdistan’ın da işgalini öngören Misakı- milliyi savunan?
Siz değil misiniz Türk Meclisinde “namusunuz –şerefiniz” üzerine yemin eden?
Siz değil misiniz Ergenekon ile kol kola eylem yapan?
Siz değil misiniz çocuklarınızı Avrupa'da veya kolejlerde okutup halkın çocuklarını panzerlere yem yapan?
Sizin zavallı lideriniz değil mi “devlete hizmet etmeye hazırım” diyen?
Zavallı lideriniz değil mi canını kurtarmak için “Annesini Türk” yapan?
Devletçiliğiniz ve çirkinlikleriniz saymakla bitmez…
Tehdidinizi anladık ama bu tehditleri “Kürdlük” adına yapmanızı anlayamadık!
Çünkü siz Kemalistsiniz, devletçisiniz hem de devletin en karanlık bölümünün hizmetindesiniz. Bu nedenle devletinizden korkmadığımız gibi sizden de korkmuyoruz ve çirkin tehdidinize aldırmıyoruz.
Bu tehditlere alışığız ama “Kürdlük" adına değil;
MHP’den alışığız.
Özel Tim’den alışığız.
Kemalistlerden alışığız.
Jitem’den alışığız.
Irkçı/gericilerden alışığız.
Ne Kürdlük adına ne de demokrasi adına böyle tehdit görmedik bu güne kadar.
Bu çirkin ve onur kırıcı tehdit karşısında duyarlı ve onurlu insanların susmaması gerekiyor.
Başta Kürdistan’lı duyarlı insanlar, partiler ve sivil Toplum Örgütleri olmak üzere tüm demokrasi güçlerini tepki vermeye ve PKK’nin bu çirkinliğini kınamaya davet ediyoruz.
Dolaylı, âmâlı, fakatlı değil, bu kadar açık, çirkin ve insan onurunu zedeleyen tehdit karşısında açıkça tutum almaya çağırıyoruz herkesi; en çok ta PKK'ye yakınlık duyan, onlara inanan ve peşlerinden giden kitleden bekliyoruz bu tepkiyi. Bu tepkiyi vermeyenler, ne ezilen Kürdistan halkının özgürlük taleplerine ne de demokrasiye hiçbir katkı sunamazlar…
ÖZGÜR BİREYLER TOPLULUĞU
(NASNAME)



Yorumlar (25 gönderildi):
Bunlara meydani bo$ birakmayiz.Kurd halki capulcu Kurd Kemalistlerine eyvallah etmez.TC haric her turlu Anti-Awdocu guc biraraya gelir.Awdocular yigit degildir;onlari iyi tanirim;kewandedirler,odlektirler, Awdo gibidirler.
Kurdistan halkina kimse despotizmi dayatamaz.En iyi yol ise teker teker temizlik ...
Ke$ke Awdo`yu Imrali`nin di$ina cikarsalar.Gorulecek hesabimiz var.
HAK
Hêzên Adaleta Kurdistan
Sanıyorum AK parti hükümeti de Kürt Ergenekonu'nun her türlü pisliğe bulaştırılacağını biliyor.
Öyleki kendi içlerinden bile sevilen bir ismi öldürtüp bunun Kürt'lerde oluşturacağı kini AK Partiye ve referanduma yöneltmek isteyebilirler.
Türk Ergenekon'u bu konuda her türlü desteği verecektir.
Türkiye'nin batısında da turistlere saldırıp Avrupa halkının Kürt'lerden nefret etmelerini özellikle teşvik edeceklerdir.
Türk Ergenekonu böylelikle Türkiye ve Dünya kamuoyuna Kürt halkının ne kadar terörist bir halk olduğunu ,bağımsız bir halk olurlarsa Dünya'nın da başlarına bela olacağını bu nedenle Türk Devletinin terörizmle mücadelesine destek verilmesini isteyeceklerdir.
Kürdistan'lıların artık yürekli ve onurlu olmalarının zamanı gelmiştir. Çünkü eskiden yönetimlerde Ergenekonun tesirinde kalan ve onları destekleyen hükümetler vardı. Şimdi Ergenekon'cu hükümet yok.
Bu durum Ergenekon'un ve onların Kürt ajanlarının işlerini çok zorlaştıracaktır.
Kürt'lerin demokratik haklarını almak için tek çareleri var. Referandumda evet diyerek demokrasinin kapısının açılmasını sağlamak.
Ergenekon'da zaten bunu önlemek için saldırganlaşıyor.
Kürt Ergenekonu'nun sonu yaklaşıyor.
Referandumda evet çıktıktan sonra, Kürt Ergenekonu'nun yaptıklarıyla ilgili olarak dudağımızın uçuklayacağı gelişmeleri görmemiz ve duymamız yakındır.
Sağlık ve başarı dileklerimle.
Umut arkadaşımızn dediği gibi, devletinden, jiteminden korkmadık Öcalan piyonundan mı korkacağız.
Umutmayalım cesur olmadan korkakların saltanatını yıkamayız.
Özal hükümetinin çıkarttığı şartlı salıverme kanununda Kürd ve Türk vatandaşlar arasında çok açık bir ayırım yapılmıştı. Kürd mahkumlar yüsek yargıya ve anayasa mahkemesine başvurarak itirazda bulundular. Fakat bu mahkemeler, "herkes kanun önünde eşittir" anyasa hükmünü açıkça çiğnedi. Bu nedenle Türk idamların cezası 10 yıla indi, Kurdler 20 yıl yattı. Ömürboyu cezalar Türkler 7,5 yıl Kürdler 15 yıl yattı ve diyer cezalarda da Kürdler iki kat yattı. Şemdinli Kitapevi olayından tutun, Kürdlerle ilgili bütün açık ve kanundışı soruşturma ve cezalandırma ihlalleri olan hangi olay Yargıtay'da onaylamadan geri dönmüştür. Bunun için AB mahkemesi bir sürü davadan TC'yi cezalandırdı.
PKK'nin Apo'dan aldığı bir sloganı vardır, diyor ki Apo: "Kürdlerin tohumuna para mı vermişım, ölüyorsa ölsün!" Yani hangi Kürd ölmüş ve ya hangisi ceza almış ya da iki kat üç kat yatmış Apo ve PKK'nin umurunda mı!? Hata daha faydalı görüyorlar, çünkü hayrını görmüşler: kim dağa çıkıyor, ölüyor ve ya tutuklanıyorsa, aile ve akrabalarıından kaç kişi varsa kazanıyorlar ve diyorlar: "silahı yerde kalmış, namusunuz yok mu ki silahını yerde bırakıyorsunuz?!
Anti-pkk'cılığınız zaten biliniyor, olabilir herkesi, her düşünceyi sevmek zorunda değil kimse, ama böyle akıldan uzak yaptığınız yorumları ve o yorumlara alkış tutanlarıda anlamak güç...
Sonuçta bi savaş bu, türk devletinin yaptığı operasyonlara aynı yollardan cevap vermek anlaşılmayacak bi durum değil? burada tehdit devlet yanlısı ve akp işbirlikçilerine yapılmış, üzerinize alındığınıza göre bahsedilen sizlersiniz! bu tür tehditleri jitem, mhp vs örgütlerden aldığınızı söylüyorsunuz, siz nesiniz ki iki düşmanın da düşmanı oluyorsunuz? burda apo-pkk propagandası yapmak değil niyetim ama koyduğunuz yazıdaki mantıksızlığa dikkat çekmek istedim.
Sürçi-ihsan ettiysem affola.
saygılarımla
12 eylülde yapılacak olan darbe anayasasının kısmi değişim referandumu başta insanlık ve tüm toplumsal yığınlar için hayati bir önem taşımaktadır.
insanlığa karşı işlenen bütün suçların temel dayanağı bu faşist darbe anayasasıdır.işkencecilere,gezici,seyar celatlara ortamı hazırlayan bu anayasadır.
otuz yıldır kürt coğrafyasında sürdürülen kirli savaşın aktürlerinin referans aldığı,yaslandığı ve onda cesaret aldığı yine bu metindir.
Ülkenin genelinde yapılmamak istenen bütün demokratik açılımların önünde barikatlık görevini yapan insan hak ve hürriyetini engeleyen bu darbe anayasası mutlaka değişmelidir.
Yürülükte olan bu anayasa en büyük tahribatı kürdistanda yapmıştır kürtler sandıkta bununla hesaplaşmalı ve kesinlikle EVET Demelidir.
şidet ve kaosta beslenenler kontorllü gerilim stratejileri gereği hayır diyeceklerdir bu politikayı güdenlerin oyununa gelmeyin onları sorgulayın, yanlışlarını yüzlerine vurun çekinmeyin.
DEĞİŞECEK OLAN bütün madeler insanlığın toplumsal barışın yararına olduğu açık ve nettir ileri bir hamledir yenilikçidir ve çağdaştır sadece kanla beslenen vampirler içinde bitimdir
tercih yine mazlum kürt halkınındır......
Ben Belcikada yasiyorum ve buradaki Kurd arkadaslarla bu referendum konuyu konustugumda cok negatif cevaplar aliyorum. Cevaplar hep ayni 'Recep bizi acilim soz etti, biz baris elcisi gönderdik o bize orduyu gönderdi(sankit hukumetin askeriye yetkisi varmis gibi). Artik biliyorum ki orta insan fikrini kendi yaratmiyor, onun ortami ve baktigi medya ne diyorsa ona inaniyor.
Ben kendim bu referduma EVET diyorum cunku, tam eski anayasanin tarihini bilmedime rahmen, bu hukumet bassa geldin den beri sadece economi degisikligi degil, bizi buyuk bir dusunce degisikligi yaratti. On sene önce orta Turk aylelerdi Kurd konusu konusulamiyordu cunku bu insanlar medyada tek bir visyon göruyordu. Ben kemdim yasadim bunu. Ben 6-7 sene(kendim30 yasindayim) önce ayle ortamda Kurt konusunu actigimda bana kizgin bakislardan baska birsey hatirliyamiyorum. Bugun artik rahat konusabiliyorsun ve positif karsilikta veriyorlar. Tabiki bu Cumhuriyet cocuklari birden cocuklugunden beri inandigini birden birakamas. Bakin bi ortam nasil degisti artik Kurt tv kanali var, artik Kurt-sorunu deniliyor. Eskiden mumkun muydu?
Tabiki yeterli degil ama bunlar adim adim olacaktir. Kinle nefretle agressionla olmaz.
Bu buyuk dusunce degisikligi AKPnin basarisi. Tabiki onlarda hatalar yapardir. Hata yapmak her insana ayittir.
Bir konuyada daha gelmek istiyorum. Bir yorumda okuyorum 'AKP her mitingde TEK MILLET, TEK BAYRAK,... deyor' 'Bundan Kurtere ne hayir gelebilir' deyor.
Simdi bunu politik perspektifden bakmak lazim. AKPye oy verenin yuzde 90 Turkdur sanirim(bunun arastirmasini yapmadim). Simdi bu Turkler Turkiye Cumhuriyetin egitim sisteminde bugumus insanlar. Bunlar bebeklik'ten TEK BAYRAK, TEK MILLET ve bunun gibi diyer seylerle buyuduler.
Simdi bu insanlar AKPye oy verme sebebi anayasa, Kurt sorunu yada askerdevleti degildi bunlar ekonomi ve diyer partilere inanmadigi icin oy verdiler. Simdi AKP bu sloganlari tekrarlamassa oposition(CHP,MHP) bunu surekli tekrarlicak ve bu AKP'ye buyuk politik zarar olur. Bu konuya daha derin girilebilir'de maalesef zamanim yok.
Herkese iyi geceler ve hepimize icin bir guzel gelecek diliyorum.(evet ve hayir diyenlere)
Akli vicdani olan bunlari gozununde tutsun ve bu referandumda destek versin hukumetin demokratiklesme paketine.
Yazilarinizla Özgür Birey arasindaki mesafeyi ölcmede zorlaniyorum. Özgür bireyler böyle kinci olmaz. Genis olun.
Neyse....
EDİTÖRDEN: Bu haksız ve ön yargılı bir suçlamadır. İnsan görmek istemeyince, görmüyor işte...
Zahmet duyup sadece aşağıdaki linkleri tıklarsanız, Nasname'ye ilişkin düşüncenizin çok yetersiz ve ön yargılı olduğunu görürsünüz!
1) http://www.nasname.com/Yazarlar/sakkoyun/353.html
2) http://www.nasname.com/Yazarlar/sakkoyun/804.html
Evdo-PKK, Diktasinda bir beraberlik mi?
Aydin olmak bu mu? Kurdu dirilten yok,
Kurd,zaten 8 bin senedir var...
TSK nasıl ki her 10 yılda bir elindeki silahlı gücü halkına ve Kürdlere karşı kullanmaktan geri durmadıysa yani silahlı gücünü kullandıysa,bu gün de PKK ve zihniyeti ellerindeki silahlı gücü(gerillayı) Kürdlere karşı bir tehdit olarak kullanmaktan açık ve net şekilde bahseder oldular.Buna dayanarak herkesi " hizaya getirmek " için tehdit ediyorlar.
He bu halk çocuklarını " Kürdistan sevdası " ile dağa çıkarıp hem de orda rehin alacaksın ve kendi halkına karşı kullanacaksın! Bunu hala anlamak istemeyenlere neyi nasıl anlatmalı bilemiyorum!...
Ey Kürdistanin asil Kürd gençleri!
Ey cefakar ve zülüm altında cokuklarıni besleyen Kürd kadınları !
Ey içlerine gözyaşları akıtan Babalar!
Kürd halk düşmanı pkk´ya dikat edin!
Yeter artık kapalı gözle ve kemalist pkk´nin gözüyle Kürdistan ulusal davaya bakmayın lütfen!
Kandilde devletin bekçiliğini yapanlara yani „Kendi fedaileri olarak isimlediren“ Kandildeki iradesizlere ulasmak icin „devlettn açik bir kanal isteyen“ yalancı Öcalan, sanki her gün ve saat başi Kandille irtibatli deyilmiş bibi davranmak ve kamuoyunu özellikle Kürdleri yanlış sitikamete sürüklek içim başınızı döndürmeye devam ettiği sürece sizler bu halde olucaksiz!
Pkk´ya dikat edin ve oyuna gelmeyin. Bilinki pkk Kürd bir parti deyildir. Kürd adı altında sizleri aldatiyor, yalan söylüyor ve herhangi bir ulusal hakki elde etmemesi için sizleri uğraştiriliyor! Hele Kürdistan davasi için mücadele etmiyor! Bu gözü boyanmış reklam ve boş sloganlarina kanmayın.
Bakın ölen asker ve Öcalan´nin fedaileri?
Herhangi Bir hareket Kürdistan için fedai ordusunu kurar kişiler için deyil! Bunu nasıl olurda siz anlamiyorsunuz?
Genelkurmayla ve MHP ile birlikte sizleri öldürüyor bu kemalist pkk.
Dünyanin ters yönde dündügünü varsayan fasit ve bir okadakda Kürd ve Kürdistan halkina düsman olan Partiya Karkeren Kemalista(pkk) devletle/Genekurmayla beraber Kürd davasini engellemek ve Kendi arkasinda yörüyen ve destekleyen dahil olmak üzere öz davasindan arindirmak kusuluyla bütün opsiyonlarini devreye sukarak, sanki ihanet ve düsmanlik yapan o deyilmis gibi davranarakbugün kürdleri öldürmek icin harekeete gecmeye basladilar; „Kürdistan’da devletle işbirliği yapan kesim ve ‘ihanetçilerin’ önümüzdeki süreçte meşru savunma ekseninde yargılanacağını söyledi. Bu kesimler şu anda AKP içerisinde yer alanlar olduğu gibi elinde silahla koruculuk yapanlarda vardır. Halk bu kesimlere karşı geniş bir yelpazede tavır ve tutum içerisinde olmalıdır. Bu kesimleri teşhir etmelidir. Selamını kesmelidir. Esnafsa ticaretini kesmelidir. Bu kesimlere karşı her yöntem uygulanabilinir ve bu da meşru savunma temelindedir.
„…Yine ihanet içerisinde olan kesimler var. Bunlara karşı önümüzdeki süreçte meşru savunma ekseninde yargılamalar olacaktır. Bu açıdan ciddi bir çalışma içerisindeyiz. Şartlarımız elverdiği oranda özellikle ihanet içerisinde olan kesimlerin yargılamaları olacaktır. Örneğin, devletin özel savaş aygıtının bir parçası olarak siyasi partilerde yer alan kesimler var. Biz bunların demokrasi ve özgürlük çerçevesinde ele alamayız. Çünkü bu partiler Kürt halkına karşı yürütülen savaşın bir parçasıdırlar. Bunlara karşı da meşru savunma ekseninde bir mücadele içerisinde olunacaktır. Halkımızda kişisel çıkarları için halkın değerlerini ayaklar altına alan bu kesimlere karşı sessiz kalmamalı. Sosyal ilişkilerini kesmeden tutalım ticari ilişkilerini kesmeye kadar öz savunmaya kadar mücadele içerisinde olmalıdırlar. (kck li Qazi Avare anf 31.7.10)
24 Eylül 2010 dan Kandilde İmrali emirlerini yerine getirmek için, Kürdlere karşi daha fazla öldürme eylemlerine girişamek için açik bir öldürme listesi açıklamişti. Şimdi o öldürme emri yerine getirmek için buğün yokarıda okunduğunuz gibi fiililayta başlamış bulunmaktadır bu isrz düşmanı kemalist pkk.
Kürdistan Başsavcılıği ve mahkemeleri bu Öldürmeye seyirci kalmamali!
İhanet ve düşmanlık içinde olan pkk Kürdlere ders verme hakki yoktur.
Düşmanla bir olup Kürdleri 20 yıldır öldürmeye, sindirmeye, yıkılmaya, aileleri parçlanmaya devam eden kemalist pkk Kürdistanda ve özellikle Güneyde bir mahkemenin kurulmasini ve bu düşman unsurlarını mahkeme önüne getirilmesini özellikle Kürdistan Başkanından ve Hukumetinde Kürd halkı adına ismekteyim.
Asil pkk´yi ihanet ve düsmanlik yapmakla cezalandirmaya hakki olan bir halk varsa oda Kürd ve Kürdistan halkidir.
Devletin özel göclerin bir aygiti olan kemalist pkk Kürdistanda gereken cezayi almalidir.
Kürd halki bu düsman örgütü Kürd hareketi adina deyil Düsman bir sebeke olarak ele almali ve acilen bütün konuya iliskin herkes tarfindan bunu ele amlmalidir.
Kemalist pkk Kürd halkina karsi isgalci devletin yürüten mücadelenin bir parcasi olarak hemen Kürdistanda atmalidir ve nefretle silinmelidir.
AKP icinde yer almis herhangi bir Kürde ihanetle cezalandirmaya kalkmis olmasi, onu ihanet olarak gören kemalit pkk 25 yildir sözde Kürd adi altinda Kürd halkina karsi dusmanin bir asil cete örgütü olarak Kürdistani allakbulak edip mücadele icinde olan ve 50 binden fazlasi Kürdün kanina giren bu barbar kemalit pkk örgütünü bütür öldürme tehditlerine karsi herkesimden hep berraber karsi koymasi gerekmekedir.
…“Benim birdenbire çekilmem durumunda bir patlama olabilirdi“, (28.7.10av.gör) emreden düşman öcalan/pkk efendileri tarafından oturmasıni uzatan devlet aygıtına mahkum olduğunu nasıl siz Kürd gençleri anlamiyorsunz?
Bunun tersi tercumesi MHP ile sokaklara dalin emrini veren bu düşmana yardim ve desteğinizi yeter artık, çekin, ey Kürd gençleri, Anaları ve Babalrı!
Kemalist pkk devletin özel savas aygitinin asil parsi olarak Kürdistandan atilmalidir.
Demokrasinin “d” sini kanla anlayip besleyen bu devlet aygiti pkk kimseyede demokrasi dersi verme curettini veremez!
Ey Kürd anne ve babalar! Kemalizmin örgütü olan pkk Kürd gençlerini kanlı sokaklara gözü dünmüş düşmana, devletin özel kunumu için salmaya musade etmeyin! Bir miletin davsını savunmak ve o uğurda kendini feda etmek ayrı bir şeydir. Kemalist örgüt pkk´nin yapmiş olduğu ve yapmaya devam ettiği şeyler büzbütün olarak ayrı bir şeydir. Bunu lütfen anlayın ey Kürd geçleri!!!
Kemalist pkk´nin bu ahlaksızlık ve düşmanlık siyasetine dur deyin!
Îsmaîl Girikî
31.7.2010
PKK Kürt Özgürlük Hareketi adı altında eylemlere başladı. Ama sonuçta görüldü ki bu hareket Kürt Özgürlük Potansiyelini Manipule hareketidir.
Kürdistanda işlenen tüm cinayetler PKK'nin ya bizzat kendi eliyle ya da yurtsever insanları deşifresi sonucu yandaşları tarafından işlenmiştir.
Fakir köylü çocuğu erleri ve arada bir öldürülen subayları saymazsak bu savaşta Tük devletinin de PKK'nın da öldürdüklerinin hemen hepsi Kürtlerdir.
Ayrıca Faili Meçhul denen olaylarda imha edilen kişilerin hepsi Kürtlerin en aydın ve en dinamik kesiminden olan kişilerdirler. PKK bunları herhangi bir şekilde deşifre ediyordu, Derin çeteler veya bizzatihi PKK infaz ediyordu.
Akabinde de PKK bunları şehit diye sahiplenip bundan kendilerine siyasi prestij oluşturmaya çalışıyordu... Bunda da oldukça başarılı oluyordu.
Şimdi herşey gün gibi ortalığa saçılınca da kudurmuş gibi ne yapacaklarını bilmeden sağa sola saldırıyorlar.
Bu saldırıler PKK nın stratejisine hiç de uymuyor.
Türkiye için Demokratik devlet isteyen, Türkiyenin bölünmez bütünlüğünü savunan bir örgütün aynı zamanda Türk askerine saldırması normalde bu örgütüm stratejisine çok ters şeylerdir.
Demek ki amaçları Türke vuruyorum adı altında Kürtlerin Ulusal ve Demokratik çıkarlarının önünü tıkamaktır.
Başka da hiç bir amaçları olamaz.
ismınızı ilk defa taraf gazetesınde duydum.açıkçası duyduğumda aklıma olumlu şeyler geldı.ama sıtenıze gırınce maalesef hiç de bekledığim şeylerın olmadığını gordum.açıkçası yıllardır turk medyası turk devlet kurumlarının ağız bırlığı etmışçesine uyguladığı polıtıkalrın ortak noktası kurt halkının ve dunyanın butun coğrafyalarında yaşayan benzer etnık kımlıklerın sahıp olduğu haklarını yok saymasıydı. temelde de bu etnık kımlığı mıllıyetı yok sayıyordu.Şimdi yayın polıtıkanıza bakınca sızın o kesımle soylemlerınızden başka çok ortak noktalarınızın olduğunu goruyorum amaç yıne aynı kurtlerı yok saymak sızın gıbı dusunenler guya kurtlerın demokratık haklarının savunuculuğunda bulunuyorlar AKP ye dını ve ekonomık temelden oy veren kurtlerı bı tarafta tutarsak DTP ye oy vermış turkıyede yaşayan butun kurtlerı aşağilıyorsunuz.ÇUNKU DTP YI AŞAĞILIYORSUNUZ bunu da sözde, kurtlerın haklarını savunarak yaptığınızı iddıa edıyorsunuz.gerçek ırade kurt halkının oylarıyle meclıste bulunan mılletvekıllerıdır. Evet bu ınsanlarında hataları yok değil yerı geldığınde eleştırmek lazımdır ona da katılıyorum ama yayın polıtıkanıza bakınca sankı AKP nın basın burosunda çalışan kurt arkadaşların sıteyı hazırldığı ızlenımı verıyor.Amacınız referandumda evet oyu aldırmak bu da gayet net bı şekılde ortada.
Kurtler anayasa da kendılerını ılgılendıren en ufak bır maddesı olmayan bı referandumu ne yapsın
keşke butun coğrafyanın sorunlarını asgarıde çözebılecek bır anayasa metnı olsaydı da hepımız bu faşist 12 eylul anayasasını lağvedebılseydık.
Pratıkte AKP mensuplarının gelecekte kendılerını tehdıt edebılecek tehlıkelerı şimdıden bertaraf etmek ıstedıklerı bı anayasa paketı olmaktan başka bı anlamı olmayacaktır
saygılarımla
umarım yayınlarsınız bu yazımı
Yorum yaz